<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>ailem &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/ailem/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "ailem"</description>
	<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 15:16:48 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Mehmet &amp; Nejla GÜNEY]]></title>
<link>http://evguney.wordpress.com/?p=61</link>
<pubDate>Fri, 02 May 2008 06:59:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>vildanguney</dc:creator>
<guid>http://evguney.wordpress.com/?p=61</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i157.photobucket.com/albums/t62/vildanguney/aile/DSC06404SonyPSP.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[CANIM BABAM]]></title>
<link>http://evguney.wordpress.com/?p=60</link>
<pubDate>Fri, 02 May 2008 06:58:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>vildanguney</dc:creator>
<guid>http://evguney.wordpress.com/?p=60</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i157.photobucket.com/albums/t62/vildanguney/aile/DSC05427SonyPSP.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yaşgünüm geldi neyime]]></title>
<link>http://hilmiapak.wordpress.com/2007/09/09/yasgunum-geldi-neyime/</link>
<pubDate>Sun, 09 Sep 2007 18:28:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>hilmiapak</dc:creator>
<guid>http://hilmiapak.wordpress.com/2007/09/09/yasgunum-geldi-neyime/</guid>
<description><![CDATA[Bilmemkaç Eylül 1961 &#8230;
Kütahyada soğuk bir ev. Sabahtan beri sancılar çeken Ayhan hanım]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bilmemkaç Eylül 1961 ...<br />
Kütahyada soğuk bir ev. Sabahtan beri sancılar çeken Ayhan hanım öylesine dayanıklı bilinmektedir ki, doktor bile çağırmaz sevgili ebem...Oysa koca kafa nazlanmaktadır dünyaya gelmek için sabahtan beri. Sonunda doktor çağırır babam kızarak. Forsepsle tanışmam o gün oldu işte.<br />
Dünyaya geldiğimde de herkes gibi ağlamışım. Öyle dediler.<br />
Bugün benim deyimime göre 46 bitti, 47 ye girdim. Çocuklara göre 3 yıldır 45 liğim.<br />
İlk önce sevgilim türkcell kutladı. Zaten kendisi hayatıma öyle girmiş ki, sabahın körü cumartesi pazar demez mesajlar yollar. Allahtan eşim kabullendi bu hayat ortağını. Zarar vermediğini söylüyor. Belki birgün kıskanır ve Aveaya geçeriz kimbilir...<br />
Günüm çok güzel geçti. Üniversiteye kaydolan öğrencileri karşıladık beyazıtta. Dr Turan bey ile tanıştık. Çok geç kalmış bir arkadaşlık oldu. Çok memnun oldum. Umarım devam eder.<br />
Beyazıtta doğayla içiçe çok güzel bir gündü. Öğrenciler ise çok heyecanlı. Hayırlı olsun onlara.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Koç müzesine gittik]]></title>
<link>http://hilmiapak.wordpress.com/2007/08/29/koc-muzesine-gittik/</link>
<pubDate>Wed, 29 Aug 2007 12:32:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>hilmiapak</dc:creator>
<guid>http://hilmiapak.wordpress.com/2007/08/29/koc-muzesine-gittik/</guid>
<description><![CDATA[Bugün oğullarımla &#8220;kaliteli vakit geçirme&#8221; adına Koç müzesine gittik. ben ilk kez]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün oğullarımla "kaliteli vakit geçirme" adına Koç müzesine gittik. ben ilk kez gidiyorum. Onlar da okulla gitmişler ama hızlı gezdikleri için tam anlamıyla görememişler istedikleri bazı şeyleri. İnanılmaz. Gerçekten inanılmaz bir müze. Her şey var. teknolojiden tutun, nostaljiye kadar. Hatta tren simulasyonu bile vardı. Siz de yarın bir iyilik yapn kendinize ve mutlaka gidin.  Internette siteleri var, hangi saatte açıklar, ücret nedir vsvs. Biraz gayret.</p>
<p>Birkaç gözlemim oldu: Birincisi denialtı askeri olmak hiç bana göre değilmiş. hem şişmanladığım için hem de klostrofobik bir durum. Bence orada çalışanlara ayrıca bir madalya daha verilmeli.</p>
<p>ikincisi: eskiden yaşam daha zormuş. Ama daha güzelmiş. Bir de ilk bilgisayarım olan zxspectrumu ve Bill gates in gençliğini gördüm. benim "monpak" programını yaptığım yılarda o da windowsu planlamış. Ama benim windowsum daha önce dünyaya geldi. Tek farkımız onun yaptığını insanlara gösterebilecek ve haklarını alabileceği bir düzende yaşamasıydı. Ben doktorlara yazdığım programı benden habersiz müşterisine satan Tepum firmasından nasihat almıştım.</p>
<p>Tamamen ahşap sürat motorları kısmını gezerken endimi 60 lı yıllarda büyükada kıyılarında rakınrol dinlerken hayal ettim. Gerçekten güzeldi.</p>
<p>Oğullarım Bora ve Ege de çok memnunlardı. Ancak tamamını yine gezemedik.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TÖVBE VADİSİ]]></title>
<link>http://iktibaslar.wordpress.com/2007/07/27/tovbe-vadisi/</link>
<pubDate>Fri, 27 Jul 2007 10:50:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>Mecnûn</dc:creator>
<guid>http://iktibaslar.wordpress.com/2007/07/27/tovbe-vadisi/</guid>
<description><![CDATA[Şükrederiz Rabb’imize tövbe ederken bize iki damla gözyaşı verdiği için&#8230;
İki damla ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h3 align="justify">Şükrederiz Rabb’imize tövbe ederken bize iki damla gözyaşı verdiği için...</h3>
<p align="justify"><img border="0" align="right" width="148" src="http://iktibaslar.wordpress.com/files/2007/07/tovbe.jpg" height="175" />İki damla gözyaşı, tövbenin süsüdür. İki damla gözyaşı tövbesinin belgesidir. Gecenin koyu karanlığı içinde açılan avuca damlayan iki damla gözyaşı, duanın kanadıdır.</p>
<p align="justify">Duayla çiçek açan tövbenin, vicdanın, kalbin, aklın, kısacası bütün vücudumuzun dile gelip:</p>
<p align="justify"><u><em>“Affeyle Allah’ım, sen bildirdin; ben bilemedim! </em></u></p>
<p align="justify"><u><em>Affeyle Allah’ım, sen öğrettin; ben unuttum!”</em></u> demesidir.</p>
<p align="justify">Beşer olmanın, insanlığın, insanın; insanı düşürdüğü yerde insanın kendini görmesinin adıdır tövbe.</p>
<p align="justify">Avuçlarımıza yanağımızı yaka yaka damlayan gözyaşı kalbimizi, vicdanımızı, ruhumuzu yakıp da kazanmıştır sıcaklığını.</p>
<p align="justify">Onun için yakıcıdır gözyaşı.</p>
<p align="justify">Hele tövbe için dökülen gözyaşı, daha bir yakıcıdır.</p>
<p align="justify">Pişmanlık vadisini boydan boya geçmiş, tövbe vadisine gelip Rabb’ine el açmıştır kul.</p>
<p align="justify">Yanmış, yakılmış, pişmiş ve “olmuş”tur.</p>
<p align="justify">İnsan tövbe vadisine geldiği zaman, şeytanın iplerinden kurtulmuş melek kanatlarının gölgesine sığınmıştır.</p>
<p align="justify">İnsan, yüce dergâha üzerindeki kirli kaftanı atıp beyazlara bürünmek için gelmiştir.</p>
<p align="justify">Peygamber <em><u>Efendimiz (sas), “Günahtan tövbe eden, bir günah işlememiş gibidir.” buyurmuş.</u></em></p>
<p align="justify"><em><u>“Kul bir günah işler, sonra da günahını itirafla tövbe ederse, Allah Teâlâ tövbesini kabul ve affeder.” buyurarak tövbe ve af kapının sonuna kadar açık olduğunu söylüyor Peygamber Efendimiz (sas) bir başka hadisinde.</u></em></p>
<p align="justify"><em><u>Ne büyük bir müjdedir bu, günaha batmış olana! </u></em></p>
<p align="justify"><em><u>Ne büyük bir çıkıştır bu, günaha dalmış olana! </u></em></p>
<p align="justify"><em><u>Ne büyük bir haberdir bu, günaha boğuldum diyene! </u></em></p>
<p align="justify"><em><u>Ne güzel bir dindir bu! </u></em></p>
<p align="justify"><em><u>Ne güzel bir kapıdır tövbe! </u></em></p>
<p align="justify"><em><u>Ne güzel bir arınma vadisidir tövbe! </u></em></p>
<p align="justify">Günah vadisinden, hata dağından, tövbe kapısından geçerek bizlere arınma imkanı sunan Rabb’imize şükrederiz.</p>
<p align="justify">Şükrederiz, daha nice nimetleri bizlere veren Rabb’imize.</p>
<p align="justify">Şükrederiz Rabb’imize, tövbe ederken bize iki damla gözyaşı verdiği için.</p>
<p align="justify">Şükrederiz, günahtan sıyrılıp tövbeye sığınacak bir kalbe sahip olduğumuz için.</p>
<p align="justify">___________________</p>
<pre><strong>Mustafa OĞUZ</strong></pre>
<pre><strong>Zaman-Ailem Dergisi</strong></pre>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ailem]]></title>
<link>http://nazlieceaktas.wordpress.com/2007/07/21/ailem/</link>
<pubDate>Sat, 21 Jul 2007 08:24:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>nazlieceaktas</dc:creator>
<guid>http://nazlieceaktas.wordpress.com/2007/07/21/ailem/</guid>
<description><![CDATA[Annem Zeynep Gül Aktaş.Babam Mümtaz Aktaş.
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Annem Zeynep Gül Aktaş.Babam Mümtaz Aktaş.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Görümcemin Kına Gecesi]]></title>
<link>http://evguney.wordpress.com/2007/07/20/kina-gecesi/</link>
<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 20:45:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>vildanguney</dc:creator>
<guid>http://evguney.wordpress.com/2007/07/20/kina-gecesi/</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" src="http://i157.photobucket.com/albums/t62/vildanguney/DSC06773SonyPSP.jpg" alt="kına gecesi" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zeki &amp; Irkım]]></title>
<link>http://evguney.wordpress.com/2007/07/20/zekiirkim/</link>
<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 20:26:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>vildanguney</dc:creator>
<guid>http://evguney.wordpress.com/2007/07/20/zekiirkim/</guid>
<description><![CDATA[
&nbsp;
Abra
Kadabra
Okuuuus
Pokuuuuuuuuuuuuuussss&#8230;.
&nbsp;

Neslihan &amp; Çağlayan çiftin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" src="http://i157.photobucket.com/albums/t62/vildanguney/DSC06943SonyPSP.jpg" alt="Abra Kadabra" /></p>
<p align="left">&#160;</p>
<p align="center"><strong>Abra</strong></p>
<p align="center"><strong>Kadabra</strong></p>
<p align="center"><strong>Okuuuus</strong></p>
<p align="center"><strong>Pokuuuuuuuuuuuuuussss....</strong></p>
<p align="left">&#160;</p>
<p><img border="0" src="http://i157.photobucket.com/albums/t62/vildanguney/DSC06944SonyPSP.jpg" alt="Zalaazuumm" /></p>
<p>Neslihan &#38; Çağlayan çiftinin düğününden sonra , Zeki ve Irkım çiftinin evinde misafir olarak kaldık. Sabah eğelenceli bir kaç resim çekindik. işte onlardan biri.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Oynama faslı]]></title>
<link>http://evguney.wordpress.com/2007/07/20/oymana-fasli/</link>
<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 20:19:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>vildanguney</dc:creator>
<guid>http://evguney.wordpress.com/2007/07/20/oymana-fasli/</guid>
<description><![CDATA[
Kocamla bir eğlendik bir eğlendik&#8230; sorma&#8230;
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" src="http://i157.photobucket.com/albums/t62/vildanguney/DSC06932SonyPSP.jpg" alt="ohh sağdan  soldan..." /></p>
<p>Kocamla bir eğlendik bir eğlendik... sorma...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Görümcemin Düğünü]]></title>
<link>http://evguney.wordpress.com/2007/07/20/gorumcemin-dugunu/</link>
<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 20:14:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>vildanguney</dc:creator>
<guid>http://evguney.wordpress.com/2007/07/20/gorumcemin-dugunu/</guid>
<description><![CDATA[Eğlenceli bir düğün merasimiydi&#8230;..

Ömür boyu mutluluklar diliyoruz&#8230;
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Eğlenceli bir düğün merasimiydi.....</p>
<p><img border="0" src="http://i157.photobucket.com/albums/t62/vildanguney/DSC06904SonyPSP.jpg" alt="Allah mesut etsin" /></p>
<p>Ömür boyu mutluluklar diliyoruz...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[3 Aylar ne demektir? Bize ne anlatır?]]></title>
<link>http://iktibaslar.wordpress.com/2007/07/16/uc-aylar/</link>
<pubDate>Mon, 16 Jul 2007 17:07:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>Mecnûn</dc:creator>
<guid>http://iktibaslar.wordpress.com/2007/07/16/uc-aylar/</guid>
<description><![CDATA[Ali DEMİREL 
İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimiz, saâdet meclisinde oturuyordu. Mesci]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><font color="#993366">Ali DEMİREL</font> </p>
<p align="justify"><img border="0" align="right" width="148" src="http://ailem.zaman.com.tr/images/2007/07/13/uc-aylar.jpg" height="175" />İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimiz, saâdet meclisinde oturuyordu. Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Resûlü (sas), bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü. Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor sonra bırakıyordu.</p>
<p align="justify">Sonra kendi yavrusunu buldu, bağrına bastı. Doyma bilmeden onu öpüyor, kokluyor, tekrar bağrına basıyordu. Allah Resûlü (sas) bu manzara karşısında iyice doldu. Hıçkıra hıçkıra ağlayarak parmağıyla yanındakilere bu kadını gösterdi ve: “Şu kadını görüyor musunuz?” dedi. Sahabe cevap verdi: “Evet Ya Rasulallah!” Allah Resûlü (sas) tekrar: “Bu kadın şu kucağındaki çocuğunu cehenneme atar mı?” diye sordu. Sahabe “Hayır ya Rasulallah!” karşılığını verdi. Ve işte bunun üzerine İki Cihan Serveri şu hikmet dolu sözleri söyledi: “Allah o kadından daha şefkatlidir, kullarını cehenneme atmak istemez.”</p>
<p align="justify">İşte böylesine başdöndürücü bir şefkat ve merhamete sahip olan Allahu Teala, sene içinde kulları için gönül dünyalarında adeta bir manevi hamle yapmaları adına bazı özel gün ve geceler yaratmıştır. Bu özel zaman dilimlerinde Cenab-ı Hakk’ın rahmet esintileri sağanak sağanak yağmaktadır. Şu günlerde bu zaman dilimlerinden “üç aylar”a kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Malum olduğu üzere halkımız arasında Arabi aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarına “üç aylar” deniyor.</p>
<p align="justify">Ahiret ticaretinin yapıldığı kazançlı bir pazar durumunda olan üç aylar, yılda ancak bir defa açılır ve üç ay boyunca devam eder. İstifade edebilenlerin çok şey kazandığı bu pazarı kaçıranlar gelecek mevsimi beklemek zorundadır. Tabii ömürleri yeterse. Kimse yarına çıkmaya garanti veremediği gibi gelecek mevsime yetişmeyi de taahhüt edemez. Öyleyse yapılacak iş, bu mevsimi çok iyi değerlendirmek, bunun için de onu elimize geçen son fırsat olarak kabul etmek.</p>
<p align="justify">Üç aylar fırsat günleridir, çok bereketli bir kazanç mevsimidir. Böylesine bir koyup binler alabileceğimiz kazanç kuşağında kaybetmemek için bu günleri iyi değerlendirmeliyiz.</p>
<p align="justify">***</p>
<p align="justify"><font size="+1"><strong>ÜÇ AYLARA HAZIR MISINIZ?</strong></font></p>
<p align="justify">Bu günlerde müminler, birbirleri ile tebrikleşmeli, birbirlerini yemeklere çağırmalı, çocuklar sevindirilmeli, fakirlerin gönlü alınmalı, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları giderilmeli, anne-babanın, masum ihtiyarların duaları alınmalı, hasılı bu aylar daha canlı ve daha verimli yaşanmalıdır.</p>
<p align="justify">Bütün bu yapılanlar bir yarış havası içinde yapılırken ihlaslı yapmaya da azami dikkat gösterilmeli. Zira ihlasla yapılan küçük bir amel, ihlassız yapılan pek çok amelden üstündür. Bu sayede hem cemiyete huzur gelmiş, hem de manevi bir atmosfer meydana getirilerek, ilahi rahmetin celbine zemin hazırlanmış olur. Yapılan ibadetler, okunan Kur’anlar, Cenab-ı Hakk’a yükselen inilti ve ızdırap dolu dualar, akıtılan gözyaşları, yapılan tevbe, istiğfarlar yağmuru çeken bulutlar gibi ilahi rahmeti kendisine çeker.</p>
<p align="justify">İlahi rahmet, semamızı kapladığı zaman onu hayat kaynağı yağmurlar gibi lütuflar, ihsanlar, ikramlar ve hediyeler takip eder. Böylece gelen rahmet damlaları günahlarımızdan, gafletimizden dolayı kirlenen manevi hayatımızı da temizler.</p>
<p align="justify">Öyleyse daha ne duruyoruz. Haydi hep beraber, ilahi rahmet ve lütuflara hasret insanlar olarak başımızı okşayacak rahmet bulutlarının celbine ve onu takip edecek ilahi ihsanlara kendimizi hazırlayalım.</p>
<p align="justify">_______________________________</p>
<p align="justify"><font size="+1"><strong>Bu bereketli günleri nasıl değerlendirelim?</strong></font></p>
<p align="justify"><strong>1.</strong> Bol bol Kur’ân-ı Kerim okuyalım.</p>
<p align="justify"><strong>2.</strong> Peygamber Efendimiz (sas)’in şefaatini ümit ederek, O’na salât ü selâmlar getirelim.</p>
<p align="justify"><strong>3. </strong>Kaza veya nafile namazlar kılalım.</p>
<p align="justify"><strong>4.</strong> Dünyaya gönderiliş amacımızı ve gidişatımızı düşünerek tefekkürde bulunalım.</p>
<p align="justify"><strong>5.</strong> İşlediğimiz günahlar için bu bereketli günlerin yüzü suyu hürmetine samimi ve gönlümüzden gele gele tevbe ve istiğfarda bulunalım.</p>
<p align="justify"><strong>6.</strong> Bir dua listesi oluşturarak sevdiğimiz insanlara bol bol dua edelim.</p>
<p align="justify"><strong>7. </strong>Geceleri değerlendirerek haftanın belirli günlerinde teheccüd namazı kılalım.</p>
<p align="justify"><strong>8.</strong> Bu günlerde Allah Resulü’nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu görüyoruz. Biz de tutabildiğimiz kadar oruç tutmalı ve elimizdeki imkanlar nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirmeliyiz.</p>
<p align="justify">_______________________________</p>
<p align="justify"><font size="+1"><strong><img border="0" align="left" width="100" src="http://ailem.zaman.com.tr/images/2007/07/13/kapak.jpg" height="137" />Rahmetin sağanak sağanak yağdığı günler geliyor</strong></font></p>
<h3 align="justify">REGAİB GECESİ</h3>
<p align="justify">Regaib, “çokça rağbet edilen, kıymetli, değerli, ihsan” manalarına gelen Ragibe kelimesinin çoğuludur. Buna göre Regaib Gecesi denilince; “çok lütuf ve ihsan dolu, kıymetli ve değeri büyük, çok iyi değerlendirilmesi gereken gece” manası anlaşılır. Halk arasında üç aylar diye meşhur olan Recep, Şaban ve Ramazan aylarından Recep ayının ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecesi olan Regaib Gecesi, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk habercisi olma şerefini taşımaktadır. Rahmet kapılarının ardına kadar açık olduğu bu gece gaflet içinde geçirilmemeli, bir fırsat gecesi olarak değerlendirilip ona göre hareket edilmelidir.</p>
<h3 align="justify">RECEP AYI</h3>
<p align="justify">Üç ayların ilki olan Recep, “tazim ve tekrim olunan ay” ve “hazırlanmak” manalarına gelmektedir. Peygamber Efendimiz (sas) bu aya ulaştıklarında “Allah’ım! Receb’i ve Şaban’ı hakkımızda mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur” diyerek dua ederlerdi. Bu ay içinde aynı zamanda Mi’rac, Berat ve Kadir Gecesi gibi mübarek zaman dilimlerinin de bir müjdecisi olan “Regaib” gecesi vardır. Regaib, pek çok ata ve ihsan” manasına gelen “Ragibe” kelimesinin çoğuludur. Bu gecede Cenab-ı Hak engin rahmetiyle tecelli edip sonsuz mağfiretiyle muamelede bulunduğu için geceye bu isim verilmiştir. Recep ayının 27. gecesi ise Mirac Kandili’dir. Mirac, kelime manası itibarıyla “merdiven”, “yükselecek yer”, “en yüksek makam” manalarına gelmektedir. Bu gecede İnsanlığın İftihar Tablosu (sas) bir mucize olarak Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya ve oradan da göklerin İlahi derinliklerine doğru pervaz edip ruhen ve bedenen Cenab-ı Hakk’ın huzuruna çıkmıştır.</p>
<h3 align="justify">ŞABAN AYI</h3>
<p align="justify">Üç ayların ikincisi olan Şaban, kelime manası itibarıyla “dağılan”, “saçılan” manalarına gelmektedir. Bir rivayete göre Efendimiz (sas), Şaban ayında Ramazan için pek çok hayır dağıldığı için bu aya bu ismin verildiğini ifade etmektedir. Şaban ayı içerisinde Berat Kandili vardır. Berat kelimesi, “borçtan, isnat edilen suçtan, ruha azap veren sıkıntılardan kurtulmak” manalarına gelmektedir. Bu gecede Kur’an-ı Kerim, Levh-i Mahfuz’dan alınmış ve bir bütün halinde dünya semasına indirilmeye başlanmıştır. Bu sebeple bu gece hürmetine pek çok günah bağışlandığı için geceye Berat Gecesi denilmiştir. Yine bu ay içinde hicretin ikinci senesi Müslümanların kıblesi Mescid-i Aksa’dan Kâbe’ye çevrilmiştir.</p>
<h3 align="justify">RAMAZAN AYI</h3>
<p align="justify">Üç ayların sonuncusu olan Ramazan ayı, on bir ayın sultanı ve ayların en faziletlisidir. Zira bu ayda Kur’an nazil olmaya başlamış ve ay boyunca oruç tutmak farz kılınmıştır. Ramazan kelimesi “kızgın taş” manasına gelen “Ramid” kelimesinden türetilmiştir. Ramazan ayı çok sıcak ve hararetli bir zaman dilimine tevafuk ettiği için ona bu isim verilmiştir. Ayrıca nasıl ki kızgın taş etrafındakini yakıp yok ederse Ramazan da kulların günahlarını yakıp mahvettiği için bu aya bu ismin verildiğini söyleyenler de olmuştur. Bazıları ise Ramazan kelimesinin “yağan yağmur” manasına gelen “ramıd” kelimesinden türetildiğini ve nasıl ki yağmurun yağması neticesinde yeryüzünün temizlenmesi gibi Ramazan ayında da günahların temizlenmesi sebebiyle bu aya bu ismin verildiğini söylemişlerdir. Kur’an’ın indirilmeye başlandığı bu ay içinde Kur’an-ı Kerim’deki ifadesiyle bin aydan daha hayırlı olan “Kadir Gecesi” vardır. Bu gece Allah’ın müminlere bahşettiği çok yüce bir ikramıdır. Ramazan’ın her gecesinin dolu dolu geçirilmesi için bu gecenin zamanı gizlenmiştir. Ancak Kadir gecesinin Ramazan’ın son on günü içinde olduğuna dair güçlü işaretler vardır.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zihin kirliliği ve unutkanlık]]></title>
<link>http://iktibaslar.wordpress.com/2007/06/29/zihin-kirliligi-ve-unutkanlik/</link>
<pubDate>Fri, 29 Jun 2007 13:00:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>Mecnûn</dc:creator>
<guid>http://iktibaslar.wordpress.com/2007/06/29/zihin-kirliligi-ve-unutkanlik/</guid>
<description><![CDATA[Zihin kirliliği unutkanlığa ve hafıza kaybına sebep oluyor
Hâfızayı zayıf düşüren ve unu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><strong><img border="0" align="right" width="148" src="http://ailem.zaman.com.tr/images/2007/06/29/zihin.jpg" height="175" />Zihin kirliliği unutkanlığa ve hafıza kaybına sebep oluyor</strong></p>
<p align="justify">Hâfızayı zayıf düşüren ve unutmaya sebebiyet veren pek çok illet sıralanabilir. Beyin ve hâfıza üzerinde çalışan uzmanlar, genellikle beynin ihtiyaç duyduğu oksijen, glikoz ve bazı enzimlerin yeterli miktarda sağlanamamasını, stres ve gerginlik gibi sebeplerle beynin enerjisinin hemen tükenmesinden dolayı çalışma akışının düzensizleşmesini, sadece bazı meseleler üzerine yoğunlaşmadan ötürü beynin bir bölümünün âtıl bırakılmasını ve sistemsiz düşünme alışkanlığını hemen akla gelebilecek sebepler olarak saymaktadırlar. Bazen de insanın fizyolojik yapısının ve fizikî durumunun hâfıza zayıflığına yol açabileceğini ve ileri yaşlarda vücut mekanizmasının bazı şubeleri yorgun düştüğü gibi beynin de onlara bağlı olarak bir kısım fonksiyonlarını eda edemez hale gelebileceğini belirtmektedirler.</p>
<p align="justify">Dünden bugüne bazı İslam alimleri, haddinden fazla uykunun beyni hantallaştırdığını, sürekli dolu olan midenin zihne menfi tesir ettiğini, sabah kerahatinde uyumanın ve harama bakmanın da unutkanlığa sebep olduğunu ifade etmişlerdir. Ayrıca, zihin kirliliğinin hâfızayı zayıflattığına inandıkları için mâlâyânî işlerden, faydasız muhaverelerden, çer-çöp sayılabilecek bilgi kırıntılarından ve kontrolsüz hayal kurmaktan uzak kalınması gerektiğini vurgulamışlardır. Hatta, sistemsiz düşünme alışkanlığına yol açabileceği ve zihni işe yaramayan bilgilerle dolduracağı endişesiyle mezar taşlarını okumayı bile mahzurlu görmüşlerdir; mezar taşlarını okumayı âdet edinmenin bugünkü reklam panolarının, araba plakalarının, televizyon ekranlarının ve gazete sayfalarının yaptığı tahribat çeşidinden zararlar verebileceğini düşünmüşlerdir.</p>
<p align="justify">_________</p>
<pre>iktibas: ailem dergisi</pre>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[hmmm yogurtta bir lezzetli Anlatamam]]></title>
<link>http://misirpatlagi.wordpress.com/2007/06/06/hmmm-yogurtta-bir-lezzetli-anlatamam/</link>
<pubDate>Wed, 06 Jun 2007 20:18:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>gcceylan</dc:creator>
<guid>http://misirpatlagi.wordpress.com/2007/06/06/hmmm-yogurtta-bir-lezzetli-anlatamam/</guid>
<description><![CDATA[Bugun yogurt yedim &#8230;.aman annem cok zorluyor bir yandan fatos bir yandan annem ooffff offf]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://misirpatlagi.wordpress.com/files/2007/06/dsc00176.jpg"><img width="366" src="http://misirpatlagi.wordpress.com/files/2007/06/dsc00176.jpg" height="473" style="width:251px;height:187px;" /></a>Bugun yogurt yedim ....aman annem cok zorluyor bir yandan fatos bir yandan annem ooffff offf.......</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
