<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>asksiz &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/asksiz/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "asksiz"</description>
	<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 22:53:46 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Web Tasarımcısının Kariyerinde Yeni Dönem]]></title>
<link>http://kumrum.wordpress.com/?p=39</link>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 03:41:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>kumrum</dc:creator>
<guid>http://kumrum.tr.wordpress.com/2008/06/12/web-tasarimcisinin-kariyerinde-yeni-donem/</guid>
<description><![CDATA[Web tasarım konusunda uzmanlaşmışsanız, yani hayatınızı arayüz tasarımı yaparak kazanıyo]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hasanyalcin.com/wp-content/uploads/2007/02/all1.jpg" alt="all1.jpg" width="96" height="96" align="left" />Web tasarım konusunda uzmanlaşmışsanız, yani hayatınızı arayüz tasarımı yaparak kazanıyorsanız Türkiye şartlarında kariyer yapmak düşündüğünüz kadar kolay olmayabilir.</p>
<p>Çünkü yeni kuşak genç internet ajansları artık sizden daha fazlasını istiyor. Kariyer sitelerinde görülen ilanlar ne kadar gerçekçi bir de tasarımcı gözünden inceleyelim.</p>
<p><strong> Kurumlar yaratıcı bir tasarımcı mı, yoksa İsviçre Çakısı mı arıyorlar ?</strong><!--more--></p>
<p>Son dönemlerde kariyer sitelerinde yer alan ilanlar artık ilginç ve eğlenceliden öte, komik unsurlarda içermeye başladı. Bir önceki yazımızda söz ettiğimiz <a href="http://www.hasanyalcin.com/?p=213" target="_blank">Web Prodüksiyonunda görev dağılımı ve iş akışı</a> temellerine uygun bir kariyer ilanı görmek artık bilişim sektörünün ara yüz tasarımcıları için süpriz sayılıyor. Bu komik ilanları ele alırsak, neredeyse hepsinin tek bir kalemden çıkmış gibi durması ilk ortak özellikleri.</p>
<p>Yoksa bilişim firmaları sektörün gerçek ve deneyimli uzmanlarını ararken aslında ne istediklerini bilmiyor ve o dönemin trendine göre birbirlerinden kopyaladıkları ilanları mı yayınlıyorlar, yoksa insan kaynakları yöneticileri tembel ve yönetimden gelen personel talebini kendi yorumlarına göre başka ilanlara bakarak mı düzenliyorlar bunu bilmek imkansız. Bilinen en önemli gerçek yayında olan 10 ilandan 9′unun bibirinin neredeyse kopyası olması.</p>
<p>Peki web tasarımcı arayan bu kurumlar verdikleri ilanlarda hangi nitelikte elemanları kadrolarına katmak istiyorlar bir göz atalım.</p>
<ol>
<li>Çok iyi derecede  Dreamweaver, Photoshop, Fireworks, Flash, AfterEffects, Freehand bilgisi.</li>
<li>Tercihen 3D programlardan 3DMax v.b. programları kullanıyor olmak.</li>
<li>ASP, PHP veya .NET bilen.</li>
<li>HTML, dHTML, CSS, XML, ActionScript , JavaScript bilgisine ve deneyimine sahip.</li>
<li>İleri derecede HTML bilen ve asp kodlayabilen.</li>
<li>SQL, MySql, Access konularında deneyime sahip ve uygulama yapabilen.</li>
<li>Internet portal altyapısı ve yazılımı konusunda deneyimli, Oracle bilen.</li>
<li>Reklam, poster, katalog, buroşür gibi basılı materyal tasarımı konusunda tecrübeli.</li>
<li>Advergame tasarımı yapabilen, yaratıcı.</li>
<li>Esnek çalışma saatleri konusunda problem yaşamayacak.</li>
<li>Homesite, Notepad ve benzeri uygulamalar ile kod yazabilen .</li>
</ol>
<ul>Genel olarak bu aralar yayında olan ilanlardan ortak olarak toparlanan başlıklar bunlar, bu 11 maddeden en az 6 yada 7 maddenin bu ilanlarda birarada istenenen özellikler olduğu dikkate alınırsa, gerçektende web ajansları aslında yaratıcı birer arayüz tasarımcısından ziyade, bir İsviçre Çakısı’na sahip olmak istedikleri açık.Ya da düşük bir ihtimalde olsa gerçekten ne istediklerini bilmiyorlar yada bu ilanlarda <em>“O firma öyle vermiş bizde böyle verelim”</em> zihniyeti hakim..Bir web prodüksiyon departmanındaki ana bölümler ve uzmanlık alanlarına göre personel dağılımı nasıl olmalı sorusuna yanıt ise çok zor değil.En basit haliye, bir web arayüz tasarımcısı , bir html (css, xhtml, javascript) kodlayıcısı, bir flash uzmanı (Animasyon ve actionscript) , bir web yazılımcısı (asp ve/veya php), bir proje yöneticisi.<br />
Bu uzmanlar ile kurulmuş bir web prodüksiyon ekibinin temel web projeleri üretiminde doğacak ihtiyaçları karşılaması hiçde zor olmayacaktır şüphesiz.</p>
<p>Gereken ekstra durumlarda ise (3D Animasyon v.b) ekibin genişletilmesi en mantıklı seçim olacaktır.</p>
<p><strong>Herşeyden biraz anlayan, aslında hiçbirşeyden anlamaz! (Kanada Atasözü)</strong></p>
<p>Farklı uzmanlık alanları gerektiren seçenekleri bir kişi üzerine yığarak ortaya çıkarılan web projelerinde yaşanan hayal kırıklıkları, maddi olarak geri dönüşü olmayan kayıplara da sebebiyet verecektir.</p>
<p>Arayüz tasarımında uzmanlaşmış bir bilişim çalışanının detaylı bir flash animasyon, yada bir karakter illüstrasyonu, veya katalog ve broşür benzeri baskı işlerini ne derece verimli şekilde çıkarabileceği, ya da database uygulamaları, web dillerini yaptığı tasarıma uygulamasının nasıl bir zaman kaybına sebep olacağı ise en büyük soru işareti.</p>
<p>Esnek çalışma saatlerinin Türkçe açılımı ise mesai ücreti ödenmeden, personel yetersizliği yada iş planı yapılmamış projeler nedeni ile zaten her işi anında ve doğru olarak kıvıramayan adı tasarımcı elemanların bir çok çalışma gününde sabahlaması demek.</p>
<p>Oysa iyi bir tasarımcının en büyük ilacı olan “ilham”ın , esnek çalışma saatleri içerisinde gelmeme olasılığı ise çok yüksek.</p>
<p>Bu tip ilanlarına rastladığınız firmaların hemen hepsi nitelik yerine skor, uzman personel yerine, ucuz ve <em>ne iş olsa yaparım</em>‘cıları istihdam ettiği sürece Türkiye’de internet sektörünün bulunduğu yerde saymaya devam edeceği bir gerçek.</p>
<p>Web prodüksiyonunu hakkını vererek yapan uzman kişilerle donatılmış firmaların başarısı ise ortada. Yüksek gelir, kusursuz web projeleri ve üzerine kazanılan ödüller onlar için sıradan birer olgu.</p>
<p>Bilişim sektörünün titreyip kendine gelmesini beklerken bir sözde müşterilere!<br />
Siz siz olun web projenize imza atacak kurum yada kişileri ince eleyip sık dokuyun. Sonrasında 400 YTL karşılığı yaptırdığınız sitenizi 4000 USD’ye toplatmak zorunda kalmayın.</p>
<p>hasanyalcin.com</ul>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[beni güzel hatırla..]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=32</link>
<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 03:20:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/29/beni-guzel-hatirla/</guid>
<description><![CDATA[beni güzel hatırla .!
bunlar son satırlar ..
farzet ki , bir rüzgârdım , esip geçtim hayatın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>beni güzel hatırla .!</strong><br />
bunlar son satırlar ..<br />
farzet ki , bir rüzgârdım , esip geçtim hayatından ,<br />
ya da bir yağmur sel oldum sokağında ,<br />
sonra toprak çekti suyu ..<br />
<strong>kaybolup gittim</strong> , belki de bir rüya idim senin için ,<br />
uyandın <strong>ve ben bittim ..</strong></p>
<p><strong>beni güzel hatırla .! </strong><br />
çünkü ; <strong>sevdim seni ben</strong> , her şeyini ..<br />
sana sırdaş oldum , dost oldum ,<br />
koynumda ağladın .<br />
yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini ,<br />
beni üzdün , kınamadım .<br />
alışıktım vefasızlığa , <strong>el oldun aldırmadım .. </strong></p>
<p><strong>beni güzel hatırla .! </strong><br />
sayfalarca mektup bıraktım sana .<br />
şiirler yazdım her gece , çoğunu okutmadım .<br />
sakladım günahını , sevabını içimde<br />
<strong>sessizce gittim .. </strong><br />
senden öncekiler gibi sen de <strong>anlamadın .</strong></p>
<p><strong>beni güzel hatırla .!</strong><br />
sana unutulmaz geceler bıraktım<br />
sana en yorgun sabahlar ..<br />
gülüşümü , gözlerimi , sonra sesimi bıraktım .<br />
en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka ,<br />
söylenmemiş <em>"merhaba"</em> lar sakladım her köşeye<br />
vedalar bıraktım duraklarda .<br />
ne ararsan bir sevdanın içinde<br />
fazlasıyla bıraktım ardımda .</p>
<p><strong>beni güzel hatırla .!</strong><br />
dizlerimde uyuduğunu düşün ,<br />
saçını okşadığımı , üşüyen ellerini ısıttığımı ,<br />
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne .<br />
alnından öptüğüm dakikaları ..<br />
birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün<br />
şaşırtmayı severim biliyorsun .<br />
bu da sana son sürprizim olsun .<br />
şimdi , seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum</p>
<p><strong>beni güzel hatırla . </strong></p>
<p><strong>gidiyorum ..</strong></p>
<p>okan savcı</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[sende kalmış..]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=31</link>
<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 00:41:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/29/sende-kalmis/</guid>
<description><![CDATA[Bilmiyorum nerdeyim, ne haldeyim, ben kimim
Ayrılırken kimliğim, adresim sende kalmış.
Tebessü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bilmiyorum nerdeyim, ne haldeyim, ben kimim<br />
Ayrılırken kimliğim, adresim <strong>sende kalmış.</strong><br />
Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim<br />
Güldüğümü gösteren tek resim <strong>sende kalmış.<br />
</strong><br />
Akların kaybolduğu, rengin ahenk bulduğu<br />
Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu<br />
Bir gül için, bülbülün saçlarını yolduğu<br />
Aşkın harman olduğu o mevsim, <strong>sende kalmış.<br />
</strong><br />
Nerede o çocuksu, o şımarık hallerim,<br />
Saçlarına hasreti tanımayan ellerim,<br />
Rengarenk rüyalarım, toz pembe hayallerim<br />
Tekmil neşem, sevincim, hevesim, <strong>sende kalmış.<!--more--><br />
</strong><br />
Ayıplama, kınama, kahveye gidiyorsam,<br />
Avunabilmek için bir tavla atıyorsam,<br />
Garson çay uzatırken ben aklımda diyorsam,<br />
Sende kalmış demektir, ladesim <strong>sende kalmış.<br />
</strong><br />
Dostlar da muhabbeti kestiler, lüzum da yok.<br />
Zaten senden ziyade sohbetim, sözüm de yok.<br />
Sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok.<br />
Aynalarda kendimi göresim <strong>sende kalmış.<br />
</strong><br />
Sende kalmış umudum, saadet çağım sende,<br />
Sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende,<br />
Sende hayat kaynağım, duygu membağım sende,<br />
Can diyorum sana, can kafesim <strong>sende kalmış.<br />
</strong><br />
Allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa,<br />
Sanki her noksanımı mecburum itirafa,<br />
Hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa<br />
Sol diyorum sana sol, la sesim <strong>sende kalmış.<br />
</strong><br />
Gel Tanrı'ya borcunu teslim etsin bu yürek,<br />
Tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek,<br />
Kelime-i Şehadet getirmem için gerek,<br />
Son diyorum sana, son nefesim <strong>sende kalmış.</strong></p>
<p>Cemal Safi</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[sevgi..]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=26</link>
<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 00:15:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/29/sevgi/</guid>
<description><![CDATA[Sevgi arar, aratır
Sevgi özler, özletir
Sevgi sorar, sordurtur
Sevgi böler, paylaşır
Sevgi sar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgi</strong> arar, aratır<br />
<strong>Sevgi</strong> özler, özletir<br />
<strong>Sevgi</strong> sorar, sordurtur<br />
<strong>Sevgi</strong> böler, paylaşır<br />
<strong>Sevgi</strong> sarar, kuşatır<br />
<strong>Sevgi</strong> sevinç yaşatır<br />
<strong>Sevgi</strong> ağlar, ağlatır<br />
<strong>Sevgi</strong> hüzün bağlatır...</p>
<p><strong>Sevgi</strong> umman denizi<br />
Sığamaz dünyalara<br />
Sığdırmak istiyorsan<br />
Kalpte küçük bir nokta<br />
<strong>Sevgi</strong>nin denklemi yok<br />
Terazide yan ağır<br />
X'i bulmuşsan eğer<br />
Y'leri hemen bağır</p>
<p>-<strong>Sevgi</strong> SIRdan bir kutu<br />
Anahtarı olmalı<br />
-<strong>Sevgi</strong> çorap söküğü<br />
İlk ilmeği bulmalı<br />
Para ile alınmaz<br />
Okulu da bulunmaz<!--more--></p>
<p>Satın almak istersen<br />
Piyasada sunulmaz<br />
<strong>Sevgi</strong> İSden bir kurum<br />
Kararırsa ovulur</p>
<p><strong>Sevgi</strong> camdan bir giysi<br />
Kırılırsa dağılır<br />
-<strong>Sevgi</strong> ne nazlı bir şey<br />
Mutlak, yolu olmalı</p>
<p>-<strong>Sevgi</strong> çorap söküğü<br />
İlk ilmeği bulmalı<br />
İlk ilmeği ararsan<br />
İşte sır buradadır<br />
Güzellikte arama<br />
Maddiyatta da yok<br />
Diplomanın içinde<br />
Ne kadar yanıldın bak</p>
<p><strong>Sevgi</strong> gönüllerdedir<br />
<strong>Sevgi</strong> gözyaşlarında<br />
Belki çocuk kalbinde</p>
<p>Belki yaşlı bağrında<br />
<strong>Sevgi</strong> gözle görülmez<br />
Tutamaz ellerin de</p>
<p>Uyandın mı acıyla<br />
Gecenin bir yerinde<br />
Bunları duymak için<br />
Arın sıfatlarından<br />
Maddi çıkarlarından</p>
<p>Atla uçurumlara<br />
Uç benimle göklere<br />
Gelebilir misin<br />
Hâlâ düşünür müsün<br />
Eğer gelebilirsen<br />
Anahtarı alırsın<br />
Hâlâ düşünüyorsan<br />
Sınıfında kalırsın</p>
<p><strong>Sevgi</strong>de sen ben yok<br />
<strong>Sevgi</strong>de tek biz varız<br />
Duygularda bedende<br />
Hep o <strong>TEK</strong>'i yaşarız<br />
Ben, sen olmuşsam eğer<br />
Soyutla beni, değer<br />
Bulunduğum mevkiden<br />
Maddi çıkarlarımdan<br />
Sana gelen ben değil<br />
Benim öz benliğimdir<br />
Vazgeçmişsem kendimden<br />
Bil ki sevdiğimdendir</p>
<p>-<strong>Sevgi </strong>gurur kutusu<br />
Özveri de olmalı<br />
-<strong>Sevgi</strong> sırdan pranga<br />
İlk zinciri kırmalı</p>
<p><strong>Sevgi</strong> gözde bir DAMLA<br />
Tutamazsan ÇAĞLAYAN<br />
Sabredersen bir PINAR<br />
İşte <strong>SEVGİ</strong> ben buyum<br />
Tanıttım beni sana<br />
Şimdi sıra sende<br />
Tanıt kendini bana</p>
<p>-<strong>Sevgi </strong>gönülde bir köşk<br />
Mutlak yolu olmalı<br />
<strong>Sevgi</strong>nin şifresi var<br />
İlk harfini bulmalı<br />
-<strong>Sevgi</strong> bedende değil<br />
Bedendeki <strong>BEN</strong>'dedir<br />
Sevginin anahtarı<br />
Muhakkak ki <strong>SEN</strong>'dedir..</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[desem ki..]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=24</link>
<pubDate>Mon, 28 Apr 2008 17:40:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/28/desem-ki/</guid>
<description><![CDATA[desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
sende se]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır<br />
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor<br />
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini<br />
ormanların en kuytusunu sende görmekteyim<br />
senden kopardım çiçeklerin en solmazını<br />
toprakların en bereketlisini sende sürdüm<br />
sende tattım yemişlerin cümlesini<br />
desem ki sen benim için,<br />
hava kadar lazım,<br />
ekmek kadar mübarek,<br />
su gibi aziz bir şeysin;<br />
Nimettensin, nimettensin.</p>
<p>desem ki...<br />
inan bana sevgilim inan<br />
evimde şenliksin, bahçemde bahar;<br />
ve soframda en eski şarap.<br />
ben sende yaşıyorum,<br />
sen bende hüküm sürmektesin.<br />
bırak ben söyleyeyim güzelliğini,<br />
rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber.<br />
günlerden sonra bir gün,<br />
şayet sesimi fark edemezsen<br />
rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden,<br />
bil ki ölmüşüm.<br />
fakat yine üzülme müsterih ol<br />
kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini<br />
ve neden sonra<br />
tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede<br />
hatırla ki mahşer günüdür<br />
ortalığa düşmüşüm seni arıyorum</p>
<p>Cahit Sıtkı Tarancı</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ayrılmak mı yakışır?]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=12</link>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 16:41:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/27/ayrilmak-mi-yakisir/</guid>
<description><![CDATA[sevgisiz bir yüreği neye yarar taşımak
sevmek eğer suç ise gözler neden bakışır
madem bize]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">sevgisiz bir yüreği neye yarar taşımak<br />
sevmek eğer suç ise gözler neden bakışır<br />
madem bize yakışmaz gizli bir aşk yaşamak<br />
bağrımıza taş basıp <strong>ayrılmak mı yakışır ?</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">avunmaya çalışma "göze yasak yok" diye<br />
sakın beni suçlama "gözlerin bir ok" diye<br />
talihsiz aşkımızın sakıncası çok diye<br />
bağrımıza taş basıp <strong>ayrılmak mı yakışır?</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">kendin yarat şansını, sitem etme durmadan<br />
geçip gider mutluluk kapımızı vurmadan<br />
bir gün baş başa kalıp, hayal bile kurmadan<br />
bağrımıza taş basıp <strong>ayrılmak mı yakışır?</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">bundan böyle sevgiyle dönmesin mi çarkımız<br />
kesilsin mi dansımız, çalmasın mı şarkımız<br />
yaşayan bir ölüden kalmasın mı farkımız<br />
bağrımıza taş basıp <strong>ayrılmak mı yakışır?</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">sevmeyene hayat boş her sevene bir cefa<br />
aşka değer verip de süren yok mu bir sefa<br />
"seviyorum" deyip de sarılmadan bir defa<br />
bağrımıza taş basıp <strong>ayrılmak mı yakışır?</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;">saçlarını koklatma, gonca güller der bana<br />
her şeyim sana ait, sende var mı yer bana<br />
son defa soruyorum, cevabını ver bana<br />
bağrımıza taş basıp <strong>ayrılmak mı yakışır?</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong><span>Muammer Baydere</span></strong></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[cansu koç &amp; hasan sağındık - şiire gazele ( seninle başladım , bitsin seninle )]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=10</link>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 15:36:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/27/cansu-koc-hasan-sagindik-siire-gazele-seninle-basladim-bitsin-seninle/</guid>
<description><![CDATA[kısa bir açıkla şiiri okuyan abimiz hasan sağındık , diğer bayan şahıs yani şarkıyı ses]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">kısa bir açıkla şiiri okuyan abimiz <strong>hasan sağındık</strong> , diğer bayan şahıs yani şarkıyı seslendiren <strong>cansu koç</strong></span> ablamız.</p>
<p><span style="color:#000000;"><span><strong>seninle başladım , bitsin seninle ...</strong></span></span></p>
<div class="watch-video-desc"></div>
<div class="watch-video-desc"></div>
<div class="watch-video-desc"><span style="color:#000000;"><span>ve gün be gün, ben seni düşünürüm ..<br />
sen benim her şeyimsin ey sevgili .</span></span></div>
<div class="watch-video-desc">
<p><span style="color:#000000;">rüzgarlara ezberlettim türkülerimi ,<br />
ben hep uzaklara türkü yazarım</span></p>
<p><span style="color:#000000;">sılamsın , sevdamsın , sabır taşımsın<br />
<strong>kalemim adından başka ad yazmaz..<br />
bu kütükte başka bir ad okunmaz..<br />
</strong>narına nuruna kurban olduğum<br />
<strong>seven sevdiğinden asla yakınmaz..</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim<br />
terhis olsam gidecek bir yerim yok<br />
yüreğimden başka silah taşımam..</strong><br />
bütün adresleri iptal ettim<br />
benim senden özge gerçek yarim yok.<br />
sen benim her şeyimsin <strong>ey sevgili..<br />
</strong><br />
ben rol gereği aşık değilim<br />
deme bu garibin benimle işi ne…</span></p>
<p><span style="color:#000000;">aşkım beni teşhir eder , sesim içime saklanır<br />
<strong>aklanırsa adım, seninle aklanır..</strong></span></p>
<p><span style="color:#000000;"><strong>istersen durmadan adres değiştir,<br />
gözlerimi bağlasalar da bulurum seni..<br />
</strong>ben, türkülerde tanıdım fizan’ı, yemen’i<br />
anlasam ki sesim sesine değmiştir,<br />
bütün gemileri yakar gelirim.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bu bir taahhüttür ; sına beni..<br />
<strong>en deli rüzgarların önüne sür , bulut bulut ,<br />
bir yerde yanlış yaparsam adımı unut..<br />
</strong>son kurşunu kendime sıkar giderim..</span></p>
<p><span style="color:#000000;">bir et kemik torbası değilim ben<br />
<strong>bir hasar raporu değil yazdığım<br />
bir aşk mektubudur ey sevgili ..<br />
</strong>kızıl kıyametten önce…</span></p>
<p><span style="color:#000000;">ve görmek için bakmaya gerek yok<br />
<strong>her dilde güzeldir senin adın..<br />
</strong><br />
meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca<br />
yeter ki görecek göz , göz olsun.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">velhasıl uzun sözlere hiç gerek yok<br />
<strong>dil hicâbından lâl olmalı seni anarken..</strong><br />
ey benim tabibim, tacidarım<br />
gündönümüdür ben seni <strong>bekliyorum..</strong></span></div>
<div class="watch-video-desc"><span style="color:#000000;"><span><strong>seninle başladım , bitsin seninle..</strong></span></span></div>
<p><span style="color:#000000;"><strong>video</strong> ve <strong>mp3</strong>'ü..</span></p>
<p><span style="font-family:Courier New;color:#000000;">[dailymotion id=x5q4cz]</span></p>
<p><span style="color:#000000;"><a title="seninle başladım bitsin seninle" href="http://www.4shared.com/file/45558531/80f034ba/seninle_baladm_bitsin_seninle.html?dirPwdVerified=b7b4c934" target="_blank">klikleyerek <strong>mp3</strong>'ünü indirebilirsiniz.</a></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[en son bana gel...]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=7</link>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 13:39:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/27/en-son-bana-gel/</guid>
<description><![CDATA[ardı ardına yıkılsa en güzel hayallerin
duaların boşa çıkıpta olmazsa dileklerin
çökerse]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>ardı ardına yıkılsa en güzel hayallerin<br />
duaların boşa çıkıpta olmazsa dileklerin<br />
çökerse tek tek gönlünde ki mabetlerin<br />
tapınağın olurum <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>bekleyenin , özleyenin, isteyenin kalmazsa<br />
tek bir tanrı kulu bile yollarına bakmazsa<br />
gelişin kimselerde sevinçler yaratmazsa<br />
ben bekliyorum,ben özlüyorum <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>kömürler söner kül olursa sobanda<br />
kalmazsa ne sandalye ne masa odanda<br />
yorgun perişan kalırsan sokaklarda<br />
evim senin evindir <strong>en son bana gel…<br />
</strong><br />
bilmezsen derdini kimlere söyleyeceğini<br />
karartırsa zorluklar umutla dolu içini<br />
kederler alsa da sevinçlerin yerini<br />
dert ortağın olurum <strong>en son bana gel…<!--more--></strong></p>
<p>kesilirse birgün bütün yolların<br />
kapanırsa yüzüne açılmadan kapıların<br />
kovalarsa seni dünlerin yarınların<br />
kapım ebediyen açık <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>her gün bin işkence ile geçse de seneler<br />
gecelerinde dans ederse gölgeler<br />
kabuslara terk ederse yerini düşler<br />
rüyalarin ben olurum <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>günah defterinde olsa binlerce yaprak<br />
günahkar bedenini kabul etmezse toprak<br />
cezan olsa cehennem ateşinde yanmak<br />
cennetin ben olurum <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>terk ederse sevgililerin tek tek seni<br />
görmeden giderlerse gözlerindeki seli<br />
uzatmazlarsa son veda için bile ellerini<br />
sadakat ile bekliyorum <strong>en son bana gel…<br />
</strong><br />
boğulursan birgün kendi gözyaşlarında<br />
olmazsa onlari silip kurutan da<br />
karşılaşırsan kahredici vefasızlarla<br />
ana şefkati ile sararım <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>felç gibi inerse ayrılıklar kollarına<br />
hiç kimse bakmazsa özlemle yollarına<br />
değer bile verilmezse senli anılara<br />
başıma taç ederim <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>biterse hayattan tüm beklentilerin<br />
gelmezse ömür boyu beklediklerin<br />
sıcakta buz gibi erirse ümitlerin<br />
sana ümit olurum <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>dağılırsa dostların dört bir yana<br />
benzerse sevdiklerin göçmen kuşlara<br />
doyarsan birgün sahte dostluklara<br />
sana hep dost olurum <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>bilmezlerse insanlar birgün kıymetini<br />
tümüyle kaybedersen elindekileri , avucundakileri<br />
yitirirsen malı , mülkü , her şeyi<br />
ekmeğimi paylaşırım <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>değer verilmezse birgün sevgine<br />
kimseler bakmazsa sevdiğim yüzüne<br />
gülüp geçerlerse ağzında ki, sevda sözüne<br />
sevgin bende hiç bitmez <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>bir gün giderse sevenler,kalırsa anılar<br />
terk edilmek ruhuna açarsa derinden yaralar<br />
özlemle kaçarsa gündüz huzur,gece uykular<br />
ben teselli veririm <strong>en son bana gel..</strong></p>
<p>bıkıp usanırsan sürekli aldatılmaktan<br />
dost sandıkların vururlarsa sırtından<br />
bezdirirse nankörlükler hayatından<br />
seni seven biri var <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p>kurulursa yollarina çeşit çeşit tuzaklar<br />
uzayıp giderse hep yakın sandığın yollar<br />
dönüşsüz olursa gezdiğin tüm sokaklar<br />
sana da yol olurum <strong>en son bana gel..</strong></p>
<p>istemezlerse seni eş,dost hatta akraban<br />
farklari kalmazsa yedikat yabancıdan<br />
hatta vefa bulamazsan bile insanlardan<br />
senin her şeyin olurum <strong>en son bana gel…</strong></p>
<p><strong>” şiirin kimin tarafından yazıldığı tarafımca bilinmiyor.. ” </strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[varlığının canı cehenneme , yokluğunu alma bari...]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=6</link>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 13:28:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/27/varliginin-cani-cehenneme-yoklugunu-alma-bari/</guid>
<description><![CDATA[bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>bu gece yokluğunun dökümünü yapıyorum. aylar önce sensizliğe yazdığım şiiri okudum, bir de dün gece yazdığımı… hiç fark yok…</p>
<p>neden azalmıyorsun bende? Neden gidişin dün gibi?<br />
neden sana yazdığım her yazı,hep aynı yerde tıkanıyor?<br />
ben bugüne kadar kimseyi yokluğunda bu kadar önemsemedim… kimseyi yokluğunda bu kadar özlemedim…<br />
ve şuna emin ol;<br />
<strong>hiçkimse, yok’ken bu kadar sevilmedi… </strong></p>
<p>benim karşıma <strong>“aşk”</strong> diye bu sonucu çıkaran, <strong>yarım kalmış</strong>‘lıktan başka bir şey değil, bunun farkındayım.. ama iyi, ama kötü, bitmeli her hikaye.! sen bitmedin. bitmeyensin..<br />
ayrılığın adını koyamadık sevgilim.<br />
işte bu yüzden kopamadık birbirimizden bir türlü.. ben yarım kalan ve adı konmayan hiç birşeyi unutmam…<br />
<strong>…unutamam…..</strong><br />
içimde sızısı kalır.</p>
<p>ya herşey yaşanacağı yere kadar yaşanıp sona ermeli,<br />
ya da ayrılık söz konusu olduğunda bir daha kimsenin çıtı çıkmamalı!<br />
biz bunu başaramadık…<br />
<strong>ayrılamadık.! </strong></p>
<p>sen yaşanıp da bitseydin eğer hatırıma gelmezdin. seni bu kadar yazılası yapan,<br />
<strong>-yarım kalmışlığın-</strong>dır…</p>
<p>o gecenin sabahında, ayrılığın aklına nerden geldiğini biliyorum… anlamıştın benim soyuta tutkun olduğumu… o yüzden gittin kim bilir… sevilmek için , güzel hatırlanmak için , kayıplara karışmayı tercih ettin…<br />
haklıydın belki de…</p>
<p>olağan hiç birşeyi sevemedim ben hayatım boyunca…..<br />
Herkesin , her an yaşadığı hiç birşeyi benimsemedim…</p>
<p><strong>“ ben yaşadığım hiçbir aşkı hayatın akışına bırakmadım… “</strong></p>
<p>bunu yapanlar her zaman kaybeder… Zaman denilen kavram düşmanıdır aşkın…<br />
eğer ortada aşk denen bir şey varsa , ne yapıp edip zamanı durdurmalı.<br />
<strong>biz bunu başaramadık….</strong><br />
oysa bu o kadar zor bir şey değildi sevgili… Farklı bir dokunuş , ağızdan çıkan ve bugüne kadar kullanılmamış bir söz yeterdi zamanı durdurmaya…</p>
<p>ben , aşktan söz açıldığında zamanı durduramayan kimseyi sevemedim… ondandır belki de varlığında sevemediğim insanları , yokluğunda düşlemek… belki de ondandır , yanındaylen <strong>yüreğinin gurbetine düştüğüm bir sevgiliyi , sılasında özlemek… </strong></p>
<p><strong>“ yokluğun hiç de adil değil… “</strong><br />
beni yok ediyor, seni var ediyor sevdiğim..<br />
evet seviyorum seni varlığına rağmen!</p>
<p>üç mevsim değişti bu şehirde ama ben varlığınla-yokluğunun tezatını çözemedim…<br />
seni yaşamak istemiyorum! ….</p>
<p>öyle bir sen yarattım ki sen yokken , yaşanıldığı an yitirir anlamını…<br />
sen yokken yarattığım sen , yasakladı sana dokunmamı…<br />
sana düşman bir sen var içimde….</p>
<p><strong>“seni senle savaştırıyorum, olan bana oluyor…” </strong></p>
<p>tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zaman önce bir yerden duymuştum bu sözü,<br />
<strong>“hani ruhlarımız öpüşür ya? Başkasındayken ağzımız…”</strong><br />
şu an varlığınla yokluğunun tezatını bu şekilde tanımlıyorum , seni senle savaştırırken mağlup olan yüreğime…<br />
birkaç ay geçtikten sonra, daha anlaşılır bir tanım bulabilirim elbet ama şimdi gerçek olan bu;<br />
<strong>ruhlarımız öpüşüyor sevgilim…</strong></p>
<p>gidişin beni yaralamadı, aksine daha bir sevilir hale geldin…<br />
varlığındaki seni , yokluğundaki sen kadar sevemezdim…<br />
<strong>“keşke sen yanımda olsaydın, keşke bir şeyler yapıp da seninle zamanı durdursaydık”</strong> diye hayıflanmıyorum artık…..<br />
her ne kadar adı konmasa da bir kopuşun , her ne kadar vazgeçmeyi beceremesek de ,<br />
ayrılık ihtiyaçtandı bu hikayede….</p>
<p>yazık.! son sözü zaman söyleyecek…<br />
yazık.! bu sefer hayatın acımasız akışına bıraktık aşkı…</p>
<p>ben senden kalan ayrılığa bile yas tutamıyorum adam gibi!<br />
bunu engelleyen senin varlığın…<br />
ben bunca zaman yokluğundaki senle hayatı paylaşsaydım ve böyle bir senle ayrılığı yaşasaydım ,<br />
<strong>hiçbir şiir kolay kolay hayata döndüremezdi beni… </strong></p>
<p>işte bu kadar güzeldir senin yokluğun…<br />
işte bu kadar ayrılığına üzülmemi engelliyor<br />
…varlığın…</p>
<p><strong>VARLIĞININ CANI CEHENNEME , YOKLUĞUNU ALMA BARİ…</strong></p>
<p><strong>Mehmet Çoşkundeniz</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[hoşçakal...]]></title>
<link>http://siverekli.wordpress.com/?p=4</link>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 11:02:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>siverekli</dc:creator>
<guid>http://siverekli.tr.wordpress.com/2008/04/27/hoscakal/</guid>
<description><![CDATA[
sözlerin artık ikna etmediği bu yaşımda, ağlamakta artık zor geliyor, zoruma gidiyor.
benden]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="snap_preview">
<p>sözlerin artık ikna etmediği bu yaşımda, ağlamakta artık zor geliyor, zoruma gidiyor.</p>
<p>benden sana, söylemesi zor, yazması kolay bir kelime; hoşçakal.</p>
<p>aldatıldığımı bildiğim bu geceden sana son bir yazı, son bir hatıra.</p>
<p>seni her çağırdığımda, artık yüreğime yumruk atamayacaksın. ben de bir başkasının yasak bahçesine uğramayacağım. artık ne gelmeni isteyeceğim, ne de kalmanı....</p>
<p>bu akşam masamdaki tek bir mumu kendim için yaktım. senin oturduğun iskemle boş, ev boş... ihanetin resmi boşlukta çizili...</p>
<p>şimdi sen bir başka masada başka gözlerlesin. yüreğindeki pembe yalanlar büyüdükçe büyüyor. karaya çalan pembeler...</p>
<p>kim, kimi kandırıyor bu alemde? kumdan kalelerimiz her dalgada yıkılıyor.</p>
<p>kimseyi yolundan döndürecek gücüm yok artık. dayanıksızım, dayanaksızım...</p>
<p><strong>olduğun yerde kal...</strong></p>
<p><strong>hoşçakal...</strong></div>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
