<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>bilimsel &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/bilimsel/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "bilimsel"</description>
	<pubDate>Sun, 12 Oct 2008 14:09:16 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Prof. Salih Fatih Özatay]]></title>
<link>http://kimkimdirkim.wordpress.com/2008/06/23/prof-salih-fatih-ozatay/</link>
<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 21:35:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>kimkimdirkim</dc:creator>
<guid>http://kimkimdirkim.tr.wordpress.com/2008/06/23/prof-salih-fatih-ozatay/</guid>
<description><![CDATA[Prof. Salih Fatih Özatay 			 			 			 		 		 		 				 			    	 	 	 		  		 Öğrenim Durumu
Lise: Konya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Salih Fatih Özatay 			 			 			 		 		 		 				 			    	 	 	 		  		 Öğrenim Durumu<br />
Lise: Konya Maarif Koleji (Konya Meram Anadolu Lisesi); 1966 - 1973<br />
Lisans: ODTÜ, Makine Mühendisliği; 1973 - 1978<br />
Doktora: Ankara Üniversitesi, SBF, İktisat Bölümü; 1979 - 1986</p>
<p>Görevler<br />
TOBB-ETÜ, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı; Nisan 2006 -<br />
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Başkan Yardımcısı; Mayıs 2001 - Nisan 2006<br />
Ankara Üniversitesi, SBF, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi; Şubat 1995 - Mayıs 2001</p>
<p>Profesör: Mayıs 2001<br />
Doçent: Mart 1996<br />
Yardımcı Doçent: Şubat 1995</p>
<p>- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Araştırma Genel Müdürlüğü Ekonomisti; Eylül 1994 - Şubat 1995<br />
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Araştırma Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı; Kasım 1992 - Eylül 1994<br />
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Araştırma Genel Müdürlüğü Ekonomisti; Haziran 1987 - Kasım 1992<br />
- STFA Holding Yatırımlar Koordinatör Yardımcısı; Haziran 1985 - Haziran 1997<br />
- DPT, İktisadi Planlama Başkanlığı Uzman Yardımcısı ve Uzmanı; Ağustos 1978 - Haziran 1985<br />
- TCDD, Yol Dairesi, Makine Mühendisi; Ağustos 1977 - Ağustos 1978</p>
<p>Ders verdiği üniversiteler<br />
Bilkent Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü; 1994 - 1995 (Yarı zamanlı)<br />
Para, Banka ve Finansal Kurumlar (Lisans); Parasal İktisat (Lisans)</p>
<p>Ankara Üniversitesi, SBF, İktisat Bölümü; 1995 - 2001<br />
Makro İktisat (Lisans); Para, Banka ve Finansal Kurumlar (Lisans); Para Politikası (Lisans); Matematiksel İktisat (Lisans); Makro İktisat (Lisansüstü); Zaman Serileri Analizi (Lisansüstü); Matematiksel İktisat (Lisansüstü)</p>
<p>Ankara Üniversitesi, SBF, İktisat Bölümü; 2001 - 2006 (Yarı zamanlı)<br />
Makro İktisat (Lisansüstü); İktisatta Seçilmiş Konular (Lisansüstü)</p>
<p>ODTÜ, İİBF, İktisat Bölümü; 1999 - 2006 (Yarı zamanlı)<br />
Matematiksel İktisat (Lisans), Parasal İktisatta Seçilmiş Konular (Lisans), Uluslararası Finans ve Bankacılık (Lisans), Makro İktisat (Lisansüstü)</p>
<p>Yayınlar</p>
<p>1. Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler</p>
<p>1.1 SSCI kapsamındakiler</p>
<p>1) Public Sector Price Controls and Electoral Cycles, Applied Economics, Yayımlanmak üzere 13 Nisan 2005de kabul edildi.</p>
<p>2) Effects of US Interest Rates and News on the Daily Interest Rates of a Highly Indebted Emerging Country: Evidence from Turkey, Applied Economics, Yayımlanmak üzere 3 Nisan 2005de kabul edildi, Olcay Yucel Emir ve Gülbin Şahinbeyoğlu ile ortak çalışma.</p>
<p>3) Effects of Contemporaneous Aggregation on the Predictive Power of Information Variables, Applied Economic Letters, 9, 339-342, 2002.</p>
<p>4) Financial Liberalization in Turkey: Why was the Impact on Growth Limited? , Emerging Markets Finance and Trade, 38(5), 6-22, Güven Sak ile ortak çalışma, 2002.</p>
<p>5)A Quarterly Macroeconometric Model for a Highly Indebted and Inflationary Economy: Turkey, Economic Modelling, 17(1), 1-11, 2000.</p>
<p>[Ayrıntılar İçin: A Quarterly Macroeconometric Model for a Highly Indebted and Inflationary Economy: Turkey, Yapı Kredi Araştırma Tebliği, No: 97-05, 1997.]</p>
<p>6) Sustainability of Fiscal Deficits, Monetary Policy and Inflation Stabilization: The Case of Turkey, Journal of Policy Modeling, 19(6), 661-681, 1997.</p>
<p>1.2 ECONLIT (Journal of Economic Literature) kapsamındakiler</p>
<p>7) The 1994 Currency Crisis in Turkey, The Journal of Policy Reform, 3(4), 327-352, 2000.</p>
<p>2. Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında basılan bildiriler.</p>
<p>8) Monetary and Exchange Rate Policies in the Post-crisis Period in Turkey, Foreign Exchange Market Intervention in Emerging Markets: Motives, Techniques and Implications, BIS Papers No 24 içinde, 283-291, Bank for International Settlements, Basel, 2005.</p>
<p>9) High Public Debt, Multiple Equilibria and Inflation Targeting in Turkey, Globalisation and Monetary Policy in Emerging Markets, BIS Papers No 23 içinde, 275-279, Bank for International Settlements, Basel, 2005.</p>
<p>10) The Role of Public Sector Prices in Price Dynamics in Turkey, Hasan Ersel tarafından derlenen Price Dynamics içinde, Central Bank of Turkey, Ankara, 33-69, 1992.</p>
<p>3. Yazılan uluslararası kitaplar veya kitaplarda bölümler</p>
<p>11) Monetary Policy Challenges for Turkey in European Union Accession Process, Erdem Başçı, Jurgen von Hagen ve Sübidey Togan tarafından derlenen Macroeconomic Policies for EU Accession içinde, Edward Elgar Publishing, Yayımlanma Aşamasında, (Çağrılı), 2005.</p>
<p>12) Banking Sector Fragility and Turkeys 2000-01 Financial Crisis, Susan M. Collins ve Dani Rodrik tarafından derlenen Brookings Trade Forum 2002 içinde, 121-172, Brookings Institution, Washington, D.C., Güven Sak ile ortak çalışma, (Çağrılı), 2002.</p>
<p>4. Ulusal hakemli dergilerde yayımlanan makaleler</p>
<p>4.1 ECONLIT kapsamındakiler</p>
<p>13) Populist Policies and the Role of Economic Institutions in the Performance of the Turkish Economy, Yapı Kredi Economic Review, 10(1), 13-26, 1999.</p>
<p>14) The Lessons from the 1994 Crisis in Turkey: Public Debt (Mis)Management and Confidence Crisis, in Yapı Kredi Economic Review 7(1), 21-37, 1996.</p>
<p>15) Parasal Şok ve Reel Ekonomik Etkinlik Üzerine Bir Not, ODTÜ Gelişme Dergisi, 17(1), 213-222, 1990.</p>
<p>4.2 Diğerleri</p>
<p>16) Ortodoks Bir İstikrar Programı Yeterli mi?, İktisat, İşletme ve Finans, 124, 19-29, 1996.</p>
<p>17) 1994 Krizinden Alınacak Dersler: Kamu İç Borç Yönetiminde Yapılan Yanlışlıklar ve Güven Bunalımı, İktisat, İşletme ve Finans, 109, 17-33, 1995.</p>
<p>18) Merkez Bankası Üç Aylık Makroekonometrik Modeli (TCMB2) TCMB Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 1(2), 1-42, 1990.</p>
<p>19) DİEnin İmalat Sanayii İndekslerine İlişkin Not: Nitelikleri ve Kullanımlarında Yanlışlıklar, TCMB Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 1(1), 29-36, Ercan Uygur ve Haluk Tükel ile ortak çalışma, 1989.</p>
<p>20) Sanayi Üretim Endeksi, TCMB Üç Aylık Bülten, III, 1-12, Melike Altınkemer ve Lerzan İskenderoğlu ile ortak çalışma, 1988.</p>
<p>5. Yazılan ulusal kitaplar veya kitaplarda bölümler</p>
<p>21) Şirketler Kesiminin Finansman Sorunları ve Alternatif Finansman Kaynakları, TUSIAD, T-96/1-192, Emin Öztürk ve Güven Sak ile ortak çalışma, 1996.</p>
<p>22) 1980 Sonrasında Kaynakların Kamu ve Özel Sektör Arasında Paylaşımı ve Sonuçları, TUSIAD-T/96-1/189, Emin Öztürk ve Güven Sak ile ortak çalışma, 1996.</p>
<p>6. Diğer yayınlar</p>
<p>23) Türkiye Ekonomisinde Devresel Hareketler, Ankara Üniversitesi, Yayımlanmamış doktora tezi, 1986.</p>
<p>Akademik İlgi Alanları<br />
Parasal İktisat, Uluslararası İktisat, İstikrar Programları, Para Krizleri, Reform, Politik İktisat, Büyüme Kuramları</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aziz Meker ( 1877)- (1941)]]></title>
<link>http://kimkimdirkim.wordpress.com/2008/06/17/aziz-meker-1877-1941/</link>
<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 21:35:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>kimkimdirkim</dc:creator>
<guid>http://kimkimdirkim.tr.wordpress.com/2008/06/17/aziz-meker-1877-1941/</guid>
<description><![CDATA[     Aziz Meker ( 1877)- (1941)       
Bilim ve toplum adamı, diplomat ve yazar. 1877 yılında Kaf]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>     Aziz Meker ( 1877)- (1941)       </p>
<p>Bilim ve toplum adamı, diplomat ve yazar. 1877 yılında Kafkasya'da, bugünkü Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nin sınırları içinde bulunan Biberdkuace köyünde doğdu. Anadili Abazaca ve Adıgeceydi. Köyünde ve Batalpaşinsk (Çerkesk) kasabasında öğrenim gördü. Ailesinin Türkiye'ye hicret ederek Eskişehir yöresinde yerleşmesi üzerine öğrenimini İstanbul'da sürdürdü. Daha sonra Fransa'ya gönderilerek Tarım konusunda yüksek öğrenim gördü. İstanbul'da Halkalı Ziraat Okulu'nda öğretmenlik yaptı (1907).</p>
<p>Kafkas sürgünleri tarafından oluşturulan ve başka yerlerde de şubeler açan -Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti-, -Şimali Kafkas Cemiyeti-, -Kafkasya İstiklal Komitesi-, -Türkiye'de Kuzey Kafkasya Siyasi Göçmenleri Komitesi- gibi örgütlerde aktif görevler üstlendi. İdeal arkadaşlarından Hüseyin Tosun (Vubıh) Beyle birlikte -Köylü Bilgi Cemiyeti-nin de kurucu ve yöneticileri arasında yer aldı (1914) ve bu derneğin yayınlarında rol oynadı. Tüm bu derneklerde konferanslar verdi, broşürler yayınladı.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı sırasında Mareşal Fuad Paşa'nın başkanlığındaki bir Kafkas delegasyonuna dahil olarak Viyana, Berlin, Lozan vb. Avrupa merkezlerinde Kafkasya bağımsızlık davası lehinde görüşmelere katıldı. Bu konuda broşürler ve çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yayınladı. Çeşitli devlet adamlarıyla, Cenevre'de sürgünde yaşamakta olan V. İ. Lenin'le görüştü. Mütareke döneminde yine İsmail Hakkı Berkok, Mustafa Butbay vb. kişilerin de yer aldığı bir kurul içinde Kafkasya'ya gönderilerek Dağıstan-Çeçenistan yörelerinde Kafkasya bağımsızlığı lehinde siyasi çalışmalar yaptı (1920).</p>
<p>Türkiye'ye dönüşünde Anadolu'daki kurtuluş hareketine katıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Sovyet Rusya'ya gönderilen elçilik kurulunda Başkatip olarak görevlendirildi. Moskova'da Lenin, Çiçerin, Stalin ve diğer Sovyet devlet adamlarıyla yapılan politik görüşmelere katıldı (1922). Aynı kurulda görevli bulunan Mehmed Fuad Carım, Tahsin Rüştü ve diğer Kafkasyalı arkadaşlarıyla birlikte, bağımsız bir Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'nin kurulması ve sürdürülmesi yolundaki çabalara destek verdi. 1923 yılında Ankara'ya dönerek Ziraat Okulu'nda (Fakülte) profesör ve öğretim üyesi, Ziraat Enstitüsü'nde başkanlık, Tarım Bakanlığı'nda müsteşarlık görevlerinde bulundu. Adigece, Abhaz-Abazaca ve Türkçe'den başka Rusça, Fransızca ve Almanca'yı da iyi biliyordu. 1941 yılında Ankara'da öldü.</p>
<p>Profesör Aziz Meker'in, İstanbul'da, İsviçre, Almanya ve başka Avrupa ülkelerinde çıkan birçok gazetede Kafkasya'yı tanıtan ve Kafkas bağımsızlığını savunan makaleleri yayınlanmıştır. Tarım konusundaki eserleri ve bilimsel makalelerinden başka Kafkasya konusunda çeşitli dillerde yayınlanmış broşürleri de bulunmaktadır: -Kafkasya'nın Ahval-i İçtimaiye ve İktisadiyesine Dair Konferans- (İstanbul 1918), -Les Russes en Circassie, 1760-1864- (Ruslar Çerkesya'da 1760-1864, Fransızca, Berne 1919)</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Talat Turhan]]></title>
<link>http://kimkimdirkim.wordpress.com/2008/06/16/talat-turhan/</link>
<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 21:35:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>kimkimdirkim</dc:creator>
<guid>http://kimkimdirkim.tr.wordpress.com/2008/06/16/talat-turhan/</guid>
<description><![CDATA[Talat Turhan
 emekli kurmay yarbay, araştırmacı-yazar
1924 Elazığ doğumlu olup 1964 yılında ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Talat Turhan<br />
 emekli kurmay yarbay, araştırmacı-yazar</p>
<p>1924 Elazığ doğumlu olup 1964 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nden re'sen emekli edilmiştir. İlerlemiş yaşına rağmen dinamik bir tempoda çalışan, oldukça üretken bir yazardır. </p>
<p>ESERLERİ<br />
1-bomba davası-savunma 2 cilt<br />
2-doruk operasyonu<br />
3-özel savaş,terör ve kontrgerilla<br />
4-emperyalizmin bataklığında istihbarat örgütleri<br />
5-mehmet eymür-ziverbey'den susurluk'a bir mit'çinin portresi<br />
6-çeteleşme-kontrgerilla<br />
7-27 mayıs 1960 tan 28 şubat 1997'ye..devrimci bir kurmay subayın etkinlikleri<br />
8-atatürk'ün yarbayı: talat turhan için ne dediler ?<br />
9-türk istiklal harbi'nde büyük taarruz ve başkomutan meydan muhaberesi<br />
10-küresel Çete</p>
<p>hazırlanmakta olan eseri :<br />
derin abd,nato ve bush'lar<br />
x</p>
<p>http://www.tturhan.8m.net/<br />
x </p>
<p>emekli kurmay yarbay. 12 martta darbeciler tarafından darbecilikle suçlanıp, Ziverbey Köşkü'nde sorgulanmıştır. Talat Turhan burada karşılaştığı -biz kontrgerillayız adamı...- sözlerine çok içerlemiş ve serbest kalır kalmaz bu konu üzerine yazmaya başlamıştır. Elinde oldukça önemli belgeler vardır ve bunların bir çoğunu ilk kez o yayımlamıştır. </p>
<p>x</p>
<p>27 Mayıs 1960'tan 28 Şubat 1997'ye...<br />
Devrimci Bir Kurmay Subayın Etkinlikleri<br />
1. Kitap<br />
Talat Turhan<br />
Sorun Y. İstanbul 2001</p>
<p>Talat Turhan TSK'dan yetişen devrimci kimlik ve kişiliği ile öne çıkanlardan birisidir. Onun amacı ve düşünce-davranış çizgisini çeşitli faaliyetleri arasında görmek ve tanımlamak mümkündür. Bu kitap Talat Turhan'ın amaç ve evrimini doğrudan belgeleyen bir içeriğe sahiptir. Devrimci bir kimlik ve kişilik taşıyanların amaç-araç diyalektiğini ne ölçüde gözettiği, hangi süreçte neler yaptığı doğrudan yaptığı işlerde görünür-aranır. TSK'dan gelen devrimcilerde öne çıkan en belirgin nitelik, Türkiye'nin sorunlarına -çözüm- üretilmesi ve emperyalizme karşı mücadeledeki tutarlılıkta aranır.</p>
<p>Elimizdeki kitap, aynı zamanda askeri-sivil bürokrasi hakkında Sol'un politikasızlığına da işaret ediyor... Devrimci ve Marksist Sol'un günümüzde sıçrama cevap arayanların, TSK'dan gelen Talat Turhan'ın düşünsel evriminden öğretici ders ve sonuçlar çıkarması gerekiyor. </p>
<p>Kuşkusuz -yurt ve dünya- sorunlarına çözüm konusu tartışılırken, bilimsel bir yöntem ve sınıfsal bir bakış gereklidir. Tutarlılık bu zeminde gözlenir. Talat Turhan eylemini yazıya döktüğü için, hakkındaki değerlendirme her türlü spekülasyonun dışındadır. Hele emperyalizmin insana ve insanlığa saldırdığı bir süreçte (gericilik döneminde) ezilen ve sömürülenlerden yana tavır almak, özgür, eşitlikçi, demokratik bir dünya idealini kendine özgü taktik yöntemlerle saptamak, önerilerde bulunmak, insanlığın genel ilerici-devrimci cephesinde çeşitli etkinliklerde saf tutmak çok önemlidir.</p>
<p>Ulusal-sosyal kurtuluşunu bir türlü gerçekleştirememiş Türkiye'nin -düze çıkması- konusu tartışılırken 27 Mayıs'tan 28 Şubat'a sarkan süreçteki olayları yerli yerine koymak gerekiyor. Bilimsel inceleme ve araştırma yapmaya aday genç insanlarımızın yararlanacağı pek çok malzeme bu kitapta fazlasıyla mevcuttur. Elimizdeki kitap Talat Turhan arkadaşımızın binbir emekle oluşturduğu arşivinden belli bir sistematiğe göre derlenerek hazırlandı. -27 Mayıs'tan 28 Şubat'a... Devrimci Bir Kurmay Subay'ın Etkinlikleri- adıyla okurlarımıza sunulan 1. Kitap'tan sonra, 2. ve 3. kitaplarda gereken ilgiye kavuşunca, yazarın arşivindeki malzemelerin ayrıca gün ışığına çıkarılarak kitaplaştırılması planlanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ebu Yusuf Yakup İshak El-kindi (800-873)]]></title>
<link>http://kimkimdirkim.wordpress.com/2008/06/12/ebu-yusuf-yakup-ishak-el-kindi-800-873/</link>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 21:35:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>kimkimdirkim</dc:creator>
<guid>http://kimkimdirkim.tr.wordpress.com/2008/06/12/ebu-yusuf-yakup-ishak-el-kindi-800-873/</guid>
<description><![CDATA[Ebu Yusuf Yakup İshak  El-Kindi (800-873) 			 			 			 		 		 		 				 			    	 	 	 		  		 Ebu Yusuf Y]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ebu Yusuf Yakup İshak  El-Kindi (800-873) 			 			 			 		 		 		 				 			    	 	 	 		  		 Ebu Yusuf Yakup İshak El-Kindi İS. 800 civarında Kufe'de doğdu. Babası Harun el-Reşit'in bir memuru idi. El-Kindi; el-Memun, el-Mutasım ve el-Mütevekkil'in bir çağdaşı idi ve büyük ölçüde Bağdat'ta yetişti. Mütevekkil tarafından resmi olarak bir hattat olarak görevlendirildi. Onun felsefi görüşlerinden dolayı, Mütevekkil ona sinirlendi ve bütün kitaplarına el koydu. Ancak, bunlar sonradan iade edildi. El-Mutamid'in hükümdarlığı esnasında 873'te öldü.</p>
<p>El-Kindi, bir filozof, matematikçi, fizikçi, astronom, hekim, coğrafyacı ve hatta müzikte bir uzman idi. Onun bu alanların tamamına özgün katkılar yapmış olması şaşırtıcıdır. Eserlerinden dolayı, Arapların Filozofu olarak bilinir.</p>
<p>Matematikte, sayı sistemi üzerine dört kitap yazmıştır ve modern aritmetiğin büyük bir bölümünün kuruluşunu hazırlamıştır. Arap sayılar sisteminin büyük ölçüde el-Harizmi tarafından geliştirilmiş olduğundan şüphe yoktur, ancak El-Kindi de bu konu üzerine zengin katkılarda bulunmuştur. Aynı zamanda, astronomi ile ilgili çalışmalarında yardım etmesi için küresel geometriye de katkıda bulunmuştur.</p>
<p>Kimyada, baz metallerin değerli metallere dönüştürülebileceği fikrine karşı gelmiştir. Hüküm süren simya ile ilgili görüşlerin aksine, kimyasal reaksiyonların elementlerin transformasyonunu meydana getiremeyeceğinde ısrarlı olmuştu. Fizikte, geometrik optiğe zenign katkılarda bulunmuş ve bunun üzerine bir kitap yazmıştır. Bu kitap daha sonra Roger Bacon gibi ünlü bilim adamlarına rehberlik ve ilham sağlamıştır.</p>
<p>Tıpta, başlıca katkısı, sistematik olarak o zaman bilinen tüm ilaçlara uygulanabilecek dozları belirleyen ilk kişi olması gerçeğini kapsamaktaydı. Bu, hekimler arasında reçete yazmada zorluklara neden olan dozaj üzerine hüküm süren çelişkili görüşleri çözmüştür.</p>
<p>Onun zamanında müziğin bilimsel yönlerine ilişkin çok az şey bilinmektedir. Armoni üretmek için bir araya getirilen çeşitli notaların her birinin belirli bir perdeye sahip olduğuna dikkat çekmiştir. Bu yüzden, perdesi çok düşük veya çok yüksek olan notalar hoş değildir. Armoninin derecesi notaların frekansına bağlıdır, vb. Aynı zamanda bir ses çıkarıldığında, bunun havada kulak zarına çarpan dalgalar oluşturduğu gerçeğini ileri sürmüştür. Eseri perdenin belirlenmesi üzerine bir terkim usulünü içermekteydi.</p>
<p>O, üretken bir yazardı: onun tarafından yazılan kitapların toplam sayısı 241 idi. Göze çarpanları, aşağıdaki gibi bölünmüştü: Astronomi 16, Aritmetik 11, Geometri 32, Tıp 22, Fizik 12, Felsefe 22, Mantık 9, Psikoloji 5, ve Müzik 7.</p>
<p>Buna ilaveten, onun tarafından yazılmış çeşitli biyografiler, gelgitler, astronomi ile ilgili cihazlar, kayalar, değerli taşlar vb. ile ilgilidir. Aynı zamanda, Yunanca eserleri Arapça'ya çeviren ilk tercümanlardan biriydi, fakat bu gerçek onun sayısız özgün eserleri tarafından büyük ölçüde gölgelenmişti. Kitaplarının çoğunun artık mevcut olmaması büyük bir talihsizliktir, fakat mevcut olanlar onun oldukça yüksek alimlik standardını ve katkılarını ortaya koymaktadır. Latince'de Alkindus olarak bilinir ve çok sayıdaki kitabı Cremonalı Gherard tarafından Latince'ye çevrilmiştir. Orta çağ boyunca Latince'ye çevrilen kitapları Risale der Tanzim, İhtiyarat'ül-Ayyam, İlahiyat-e-Aristu, el-Mosika, Met-o-Cezr, ve Edviyeh Murakkaba idi. El-Kindi'nin bilim ve felsefenin gelişimine etkisi, dönemdeki bilimlerin uyanışında önemlidir. Orta Çağda, Cardano onu en büyük on iki dahiden biri olarak düşünmekteydi. Eserleri, gerçekten, yüzyıllar boyunca, başta fizik, matematik, tıp ve müzik olmak üzere çeşitli konuların ilerideki gelişimine öndelik etmiştir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ülkemizde Güvercin Yetiştiriciliğinin İçinde Bulunduğu Durum]]></title>
<link>http://www.hayvanlarim.com/ulkemizde-guvercin-yetistiriciliginin-icinde-bulundugu-durum-556/</link>
<pubDate>Sun, 27 Apr 2008 09:30:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>hayvansehri</dc:creator>
<guid>http://hayvansehri.tr.wordpress.com/2008/04/27/ulkemizde-guvercin-yetistiriciliginin-icinde-bulundugu-durum/</guid>
<description><![CDATA[Ülkemizde güvercin yetiştiriciliği köklü bir geçmişe ve kültüre sahiptir. Daha önceki dö]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Arial">Ülkemizde güvercin yetiştiriciliği köklü bir geçmişe ve kültüre sahiptir. Daha önceki dönemleri gözardı etsek bile, sadece Türklerin yaşamaya başladığı andan itibaren Anadolu’da yaklaşık 1000 yıldır güvercin yetiştirilmektedir. Türklerden önceki dönemlerde ise Anadolu’da güvercin yetiştiriciliğinin tarihinin günümüzden 5000 yıl öncesine kadar gittiği arkeolojik bulgularla belirlenmiştir. Güvercin yetiştiriciliği konusunda dünya üzerinde böylesine köklü bir geleneğe sahip ülke sayısı çok azdır. Uygarlıklar beşiği olarak da bilinen Anadolu, kendine özgü bir kuş kültürü geliştirmiştir. Bir çok evcil güvercin ırkına ev sahipliği yapmış, ırkların geliştirilmesi ve dünyaya yayılmasında öncülük etmiştir. Günümüzde dünya üzerinde bulunan güvercin ırklarının çoğu Anadolu kökenlidir. Neslini koruyamadığımız bir çok güvercin ırkımız bulunmakla birlikte, bugün ülkemizde 80’den fazla güvercin ırkı yetiştiriliyor olması bile, sahip olunan zenginlik hakkında bir fikir vermektedir. Ülkemizde böylesine köklü bir gelenek temelinde yükselen önemli bir güvercin kültürü bulunmakla birlikte, ülkemiz güvercin yetiştiriciliği dünya üzerinde ne yazık ki hak ettiği yerde bulunmamaktadır. Bunun nedenleri üzerinde düşündüğümüzde ülkemizdeki güvercin yetiştiriciliğinin başlıca sorunları ile karşı karşıya geliriz.<br />
<font size="2">BİLİMSEL BİLGİ ÜRETİMİ VE PAYLAŞIMININ YOKLUĞU </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">Ülkemiz güvercin yetiştiriciliğinin kanımızca en önemli sorunu, bilimsel bilgi eksikliği ve bilimsel bir tarzın genel olarak geliştirilememiş olmasıdır. Güvercin yetiştiriciliği ülkemizde yüz yıllardır atadan dededen öğrenilen yöntemlerle devam etmiştir. Yeni bilgi üretimi ve paylaşımı neredeyse hiç yoktur. Böyle olduğunda her yeni kuşak aslında bilinen şeyleri yeniden keşfetmek durumunda kalmıştır. Sonuçta yerinde sayan, gelişmeye kapalı, güdük bir yapı oluşmuştur. Bilimsel tarzın temelini, bilginin sistematik olarak yeniden üretilip geliştirilmesi oluşturur. Geliştirilen bilgi depolanır ve depolanan bilgiler ise paylaşıma açılır. Paylaşılan bilgiler, yeni bilgilerin geliştirilmesini sağlar. Böyle olduğunda, sorunlara daha geniş çerçeveden bakabilme ve kendi içine kapalı sistemin dışına çıkabilme fırsatını da yakalayabiliriz. Ülkemizde güvercin konusunda yapılmış araştırma, neredeyse yok denecek kadar azdır. Ulaşabilen yazılı dokümanların çoğu ise bilimsel nitelikte olmayıp haber niteliği taşımaktadır. Buradan çıkan sonuç, ülkemizde güvercin yetiştiriciliği konusunda bir bilgi üretiminin bulunmadığıdır. Bilginin üretilmediği yerde bilimsellikten ve gelişmeden bahsedemeyiz. Bilgi üretiminin olmayışının ülkemize özgü çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Her şeyden önce güvercin yetiştiriciliği bir hobidir ve işin ticari boyutu, örneğin tavukçuluk alanında olduğu gibi fazla değildir. Konunun diğer bir yanı da bu hobi ile uğraşanların ağırlıklı çoğunluğunu oluşturan kesimin ne yazık ki bilgi talebinde bulunmamasıdır. Ülkemizde güvercin yetiştiricilerinin çoğunluğu eğitimsiz kişilerdir. Bilgiye talep olmadığında bilginin üretimi de olmamaktadır. Ülkemizde güvercin yetiştiriciliği konusunda bilgi açlığı çeken ve konuya daha bilimsel bakan kişilerin oranının tüm yetiştiricilerimiz içinde %10’dan fazla olmadığını düşünüyoruz. Ancak ülkemiz güvercin yetiştiriciliğini geliştirebilecek ve bugün bulunduğu kısır döngünün dışına taşıyabilecek kesim bu %10’luk kesimdir. Son yıllarda, özellikle de son dört yıldır internetin sağladığı hızlı iletişim ve bilgi paylaşımı sonucu yetiştiricilerimiz birbirleri ile bağlantı kurmaya, bilgi paylaşmaya, hatta sanal ortamda da olsa örgütlenmeye başlamışlardır. Bütün bunlar sevindirici gelişmelerdir. </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">ÖRGÜTLENME </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">Ülkemizde güvercin yetiştiriciliğinin yaygın olduğu illerimizin hemen hemen hepsinde bir “güvercin sevenler derneği” bulunur. Bu derneklerin varlığına bakarak örgütlü olduğumuz, hatta bir federasyona ihtiyaç duyduğumuz bile söylenebilir. Ancak bizler bu kanıda değiliz. Bizce önemli olan dernek sayısı değil, derneklerin niteliğidir. Bu derneklerin çoğu bildiğimiz gibi aynı zamanda birer kuşçu kahvesidir. Buralar boş zamana sahip insanların oyalandıkları ve vakitlerini kağıt oyunları geçirdikleri yerlerdir. Daha çok ticari bir yapıları vardır. Belli günlerde kuş ihaleleri yapılır vb. Bizler kuşçular kahvesi mantığı ile ülkemiz güvercin yetiştiriciliğinin geliştirilebileceğini düşünmüyoruz. Ülkemizin konuya ciddi ve bilimsel yaklaşan bir örgütlenmeye ihtiyacı vardır. Böyle bir örgütlenmenin zamana ve gelişmelere bağlı olarak ülkemizde ileride oluşabileceği düşüncesindeyiz. Türkiye Güvercin Kültürü Kulübü, bu gelişim içinde Ankara’da ortaya çıkmış sanal bir örgütsel süreçtir. </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">BAĞLANTILI DİĞER SORUNLAR </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">Yukarıda açıklamaya çalıştığımız şekilde bilimsel bilgi üretim ve paylaşım eksikliği ile örgütlenme yokluğu ülkemiz güvercin yetiştiriciliğinin temel sorunlarını oluşturmaktadır. Bu temel sorunlar çerçevesinde gelişen bir çok yan sorun daha sayılabilir. Bu yan sorunların gerçek anlamda çözümlerinin temel sorunlarımızın çözümü ile yakından ilişkili olduğunu düşünüyoruz. Bu sorunlar şöyle sıralanabilir: </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">1) Yurt içi ve yurt dışında bir imaj sorunu yaşamaktayız. Güvercin yetiştiricileri eski devirlerden beri sözüne güvenilmeyen, başıboş, aylak takımından insanlar olarak görülmektedirler. Osmanlı devleti döneminde güvercin yetiştirenlerin mahkeme şahitliği bile kabul edilmemektedir. Ne yazık ki bu belirlemeler belli oranlarda günümüze kadar taşınmıştır. Elbette bu konumda olan kişilerin sorumluluğunu tüm yetiştiricilere mal etmek doğru bir tavır değildir. Bizlerin bu kötü imajdan arınabilmek için doğru ve sistemli bir çalışma içine girmemiz gerekmektedir. Bu konuda organize bir çalışma içine girilmemiş olması olumsuz imajın devamında en önemli etkendir. Ancak iyi ve sistemli bir halkla ilişkiler organizasyonu yaratarak bu imajı kırabiliriz. Düzenlenecek bilimsel sempozyumlar, basın açıklamaları ve düzeyli haberlerle yeni imajımızı kabul ettirmek çok zor olmayacaktır. Yurt dışında ise kötü bir imaj sahibi olmaktan çok, imaj sahibi olamama gibi bir sorunla karşı karşıya olduğumuz söylenebilir. </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">2) Yetiştiricilik bilincinin gelişmemiş olması, örgütlü bir yapımızın bulunmaması, yurt dışında kendi ırklarını koruyamayan, onlara sahip çıkamayan bir ülke konumuna düşmemize yol açmıştır. Uluslararası güvercin birliklerinin onayladığı ırklar listelerinde Türk güvercin ırklarının yer almıyor olması ülkemiz adına çok üzücü bir durumdur. Buna bazı ülkelerin bizim ırklarımızı kendi ırkları gibi dünyaya lanse etmeleri de eklenince sorun daha da vahim bir hal almaktadır. Ülkemizdeki güvercin ırklarını tespit etmek ve bunların standartlarını belirlemek acil sorunlarımızdan biridir. Buna bağlı olarak ırkların korunması ve çeşitli şekillerde kırılmasını önlemek gerekmektedir. Kendi standartlarımızı belirleyip ilan ettiğimizde yurt dışı imaj sorununa da büyük oranda çözüm bulabiliriz. </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">3) Güvercinlerimize marka takılması ve bir marka kayıt sisteminin geliştirilmesi, markasız güvercin alım satımının önlenmesi önemli bir görev olarak bizleri beklemektedir. Bu durum ırklarımızın kendi içinde kalitesini yükselteceği gibi aynı anda ülkemizde hayli yaygın olan güvercin hırsızlıklarına da bir çözüm olabilir. Markasız güvercin değersiz olarak kabul edilirse ve pazarda alıcı bulamazsa çalıntı kuşları tespit edebilmek çok kolay olacaktır. </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">4) Güvercin yetiştiriciliğimizde ticari kaygılar ön plana çıkmıştır. Ticari kaygıların ön plana çıkması bazı ırklarımızın bozulmasına yol açmaktadır. Sırf pazarda daha iyi para edecek diye özellikle performans ırklarımızda görüntü ön plana çıkartılmakta ve farklı kırmalarla ırkın özellikleri geriletilmektedir. Bu durum ırklarımızı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Irk standartlarının netleştirilmesi ve bu konuda kararlı bir birliktelik izlenmesi acil bir gerekliliktir. </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">5) Gösteri, yarış ve kupa gibi organizasyonların belli bir ciddiyetle ele alınması şarttır. Bu tür organizasyonların yetiştiriciliğimizi doğru yönde teşvik etmesi esas olmalıdır. Kuş pazarı gibi genel satış mekanlarının Avrupa standartlarına uygun ve hayvan haklarına saygılı bir biçimde yeniden yapılandırılması gerekmektedir. </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">TÜRKİYE GÜVERCİN KÜLTÜRÜ KULÜBÜ </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2">Yukarıda sıralamaya çalıştığımız bir çok sorun bizleri bir kulüp çatısı altında birleşerek daha örgütlü bir şekilde çaba göstermeye yöneltti. Oluşturmaya çalıştığımız Türkiye Güvercin Kültürü Kulübü bu çabanın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Kulübümüzün öncelikli amacı Ankara’daki güvercin yetiştiricilerini bir araya getirerek daha örgütlü ve bilinçli bir birliktelik yaratabilmektir. Güvercin yetiştiriciliğinin bir kültür olduğunu vurgulayabilmek, bu kültürün kaynaklarını ortaya çıkartmak, kültürel dokumuz içindeki yerini ve önemini belirleyerek, güvercin kültürümüzü ülke içinde ve dışında hak ettiği konuma yükseltmek temel uğraşı alanımız olacaktır. Bu kültürü oluşturabilmek için uygun olan bütün kitle iletişim araçlarının kullanılması gerektiği kanısındayız. Güvercin konusunda ülkemizde özellikle eksikliği hissedilen bu araçlar, kitap, dergi, bülten, poster, afiş, takvim, kartpostal gibi her türlü basılı yayının yanı sıra VCD, DVD, interaktif CD gibi görsel materyali de içermektedir. Sempozyumlar, tanıtım toplantıları, paneller ve internet üzerinden tanıtımla birlikte, baskılı t-shirt, gift-shop gibi görsel ve hediyelik eşya üretimi de yapılması gereken halkla ilişkiler çalışmalarının bir parçasını oluşturmaktadır. Bütün bu alanlarda aktif ve etkin bir yapı oluşturabilmeyi hedefliyoruz. Bunun için uzun bir süreç ve yoğun bir çalışma gerektiği açıktır. Bu süreçte ülke genelinde tüm yetiştiricilerimizin ilgi ve desteğini beklemekteyiz. Kulübümüz bizlerle aynı amaçları paylaşan tüm güvercin severlere açıktır. Bu birlikteliğin ileride bütün yurda yayılabilmesi ya da örnek oluşturabilecek bir model olması en büyük dileğimizdir. </font></font><br />
<font face="Arial, Helvetica"><font size="2"><br />
YAZAN: YAVUZ İŞÇEN </font></font><!-- / message --></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkçemiz ve Geleceği]]></title>
<link>http://dilbilim.wordpress.com/2007/09/22/turkcemiz-ve-gelecegi/</link>
<pubDate>Sat, 22 Sep 2007 15:50:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>dilbilim</dc:creator>
<guid>http://dilbilim.tr.wordpress.com/2007/09/22/turkcemiz-ve-gelecegi/</guid>
<description><![CDATA[Türkçe&#8217;nin söz hazinesi bu CD&#8217;de
Türkçemiz adına çok güzel gelişmeler oluyor.  ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font COLOR="#008000">Türkçe'nin söz hazinesi bu CD'de</font></strong></p>
<p><img ALIGN="right" HEIGHT="160" WIDTH="100" BORDER="0" SRC="http://www.tdk.gov.tr/TR/resimgoster.aspx?DIL=1&#38;BELGEANAH=2521&#38;RESIMISIM=turkce_sozluk.jpg" />Türkçemiz adına çok güzel gelişmeler oluyor.  Bizde dilbilimciler olarak  sevinerek takip ediyoruz. Ötüken Türkçe sözlükten sonra çok değerli bir çalışmada TDK mızdan geldi.Emeği geçen herkese minnet borçluyum.Türk dili Türk kimliğinin en önemli özüdür. Bir etnisitenn yerel dili değil imparatorluklar kurmuş Asya'dan Avrupa'ya ticaretin, askerliğin,ilmin ve kültürün dili olmuştur. Türkçenin macerası bir anlamda medeniyetin macerasıdır.Şimdi konuyla ilgili haberi sizlere sunuyorum.<br />
Türk Dil Kurumu'nda (TDK), 75. Dil Bayramı dolayısıyla Türkçe sözlük, yazım kılavuzu, kelime oyunları, tekerleme ve bulmaca yardımı gibi yazılımları içeren 110 bin kelimelik sesli eğitim CD'si hazırlandı.</p>
<p>TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, ses, biçim ve söz varlığı bakımından diller arasında son derece güçlü bir konumda bulunan Türkçe'yi gençlere ve çocuklara sevdirmek ve keyifli şekilde öğrenmelerini sağlamak için eğitim CD'si hazırladıklarını söyledi.<br />
Akalın, dünyada yaklaşık 220 milyon kişinin Türk dilinin çeşitli lehçelerini ve yazı dilini kullandığını bildirerek, coğrafi olarak yaklaşık 12 milyon metrekare alanda Türkçe konuşulduğunu belirtti.</p>
<p>Türkçe'nin geliştirilmesi için TDK'nın yoğun çalıştığını anlatan Prof. Dr. Akalın, ''Bütün Türkiye Türkçesi'nin söz hazinesi bu kutunun içinde. Gençlerimiz ve çocuklarımız keyifle bundan yararlanabilir'' dedi.</p>
<p><font COLOR="#008000"><strong>-</strong><strong>600 BİN SÖZ VARLIĞI-</strong></font></p>
<p>Akalın, kitle iletişim araçlarındaki yayınların Türkçe konuşan herkes tarafından takip edilebildiğini hatırlatarak, bu durumun ''insanların anayurtlarıyla ilişkilerini koparmamasında'' etkili olduğunu ifade etti.</p>
<p>''Ancak insanlarımız Türkçe'nin gücünden haberdar değiller, 200 kelimeyle konuşuyorlar'' eleştirisinde bulunan Akalın, ''Oysa yazı dilimizin söz varlığı 110 binin üzerinde. Deyimlerimiz ve atasözlerimiz önemli sayıda. Bilim ve sanat terimlerimizin sayısı 190 bin gibi zengin bir sayıda. Kabaca bir hesapla 600 bine ulaşan bir söz varlığına sahip Türkçe'' dedi.</p>
<p><!--more--></p>
<p><strong><font COLOR="#008000">-SANAL ORTAMDA TÜRKÇE-</font></strong></p>
<p>Akalın, TDK'nın sanal ortamdan hizmet verdiğini de hatırlatarak, ''Sözlüklerimiz ve yazım kılavuzumuz, bilim ve sanat terimleri sözlüğümüz de kullanımda. Ayrıca cep telefonlarından da sözlüklerimize ulaşılabiliyor. TDK olarak bütün alanlarda Türkçe'nin kullanımını yaygınlaştırmak için çalışıyoruz, bütün kaynakları seferber ettik'' dedi.</p>
<p>TDK'nın 75. Dil Bayramı dolayısıyla bu CD'yi hazırladığını kaydeden Akalın, ''Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu'' isimli bu CD'yi 26 Eylül Dil Bayramı'nda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e sunacaklarını bildirdi.</p>
<p>CD'de, Güncel Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzunun yanı sıra kelimelerin okunuşlarına ilişkin seslendirme bölümüne de yer verdiklerini anlatan Akalın, ''Kelimelerin söylenişleriyle ilgili sıkıntılar vardı. Bu CD'de doğru ve örnek söylenişlerini, TRT spikerleri Göksel Durna ile Rahmi Aydın seslendirdiler. Kullanıcı sözün söylenişini duyduktan sonra kendisi de tekrarlayarak öğrenebilir doğru söyleyişi. Söyleyiş bozukluğunu düzeltebilir'' diye konuştu.</p>
<p>CD içerisinde 110 bin 804 sözcük bulunduğunu kaydeden Akalın, seslendirilmiş sözcük sayısının ise 68 bin 640 olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong><font COLOR="#008000">-OYUNLAR-</font></strong></p>
<p>Akalın, Türkçe öğrenmeyi keyifli hale getirmek için CD'ye oyunlar koyduklarını belirterek, dağıtacakları CD'nin içerisindeki oyunları ''Çocukların, gençlerin, Türkçe'ye meraklı herkesin oynayabileceği 4 oyun var. Oyunlarla söz varlığımızı özümsemek ve Türkçe'yi zenginleştirmek daha da kolay hale gelecek ve zevkli olacak. Oyunlar, 'sözcük türetme', 'deyim' ve 'atasözü türetme', TDK'nın türettiği terimleri daha da yaygınlaştırmak için yapılan bir çalışma 'terim avı' ve son oyunumuz ise son derece zor bir oyun. Türk diline ilişkin atasözü ve özdeyişlerin yer aldığı bir oyun'' sözleriyle tanıttı.</p>
<p>Oyunların yanı sıra CD'de bulmaca çözümüne yardımcı bir yazılımın da bulunduğunu kaydeden Akalın, ''Bu yazılımda, kelimedeki harf sayısını ve harfleri verdiğinizde program size bunun olasılıklarını veriyor. Ayrıca kafiye üzerine de bir program var. Burada da kelimeyi yazdığınızda kafiyeli kelimeyi veriyor. Son olarak tekerlemelerimiz var. Dil yeteneğini geliştirmek isteyenlere yönelik bir çalışma bu. Tekerlemeler seslendirildi'' dedi.</p>
<p>Akalın, CD'nin herkesin alabilmesi için en fazla 10 YTL'ye satışa sunulacağını söyledi.</p>
<p>TDK'nın 1953'ten beri yayınladığı ''Belleten'' isimli derginin de bütün sayılarına ulaşmada bazı sorunlar yaşandığını belirten Akalın, 75. Dil Bayramı dolayısıyla derginin tüm sayılarının da CD haline getirildiğini bildirdi.<br />
<strong><font COLOR="#99cc00"><br />
</font></strong><strong><font COLOR="#008000">-DİL BAYRAMI ETKİNLİKLERİ-</font></strong><font COLOR="#99cc00"><br />
</font><br />
Prof. Dr. Akalın, 26 Eylül 1932'de Dolmabahçe Sarayı'nda Atatürk'ün önderliğinde başlayan Türk Dil Kurultayı'nın 75. yılının etkinliklerle kutlanacağını hatırlatarak, 26 Eylül'de başlayacak etkinliklerin 3 gün süreceğini söyledi.</p>
<p>Türk Dil kurultaylarının Türkçenin geliştirilmesi, özleştirilmesi için önemli ortamlar yarattığını belirten Akalın, Türkiye'de dil seferberliğinin bu kurultaylarla başladığını kaydetti.</p>
<p>''26 Eylül, Dil Devrimi'nin başladığı tarihtir'' diyen Akalın, bu tarihin daha sonra verilen bir önergeyle ''Dil Bayramı'' olarak kutlandığını ifade etti.</p>
<p>75. Dil Bayramı'nın, Türkçe'nin durumu ve gelişiminin değerlendirileceği bir etkinlik olacağını anlatan Akalın, ''Biz bunların değerlendirilmesi amacıyla etkinliklerimizi 1 yıla yayma kararı aldık. Gençlerimizi topladık. Sözü öncelikle gençlerimize verdik. Türkçe'ye Genç Bakış Kurultayı düzenledik. O kurultay da Dolmabahçe Sarayı'nda, yapıldı. 60'ı aşan yayın hazırladık ve 75. yıl kapsamında yayınlanıyor'' dedi.</p>
<p><strong><font COLOR="#008000">-HER ALANDA TÜRKÇE-</font></strong></p>
<p>Prof. Dr. Akalın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da katılımıyla 26 Eylül'de başlayacak Dil Bayramı kapsamında düzenlenecek konferanslarda sağlık, siyaset, ekonomi, kitle iletişim araçlarının da aralarında bulunduğu her alanda Türkçe'nin durumunun değerlendirileceğini belirtti.</p>
<p>Türkçe'nin 75 yılda geçirdiği değişimlerin ele alınacağı bu konferansta ''Kitle İletişim Alanında Türkçe'' oturumuna, Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanı Zahid Akman'ın başkanlık edeceğini bildiren Akalın, oturumda TRT Genel Müdür Vekili Ali Güney, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hilmi Bengi ile bazı köşe yazarları ve sunucuların da konuşmacı olacağını belirtti.</p>
<p>Sağlık Bilimleri oturumunda tıbbi kelimelerin Türkçeleştirilmesinin değerlendirileceğini anlatan Akalın, Türkçe'nin kullanıldığı her alandaki durumunun ve gelecekte neler yapılması gerektiğinin ayrıntılı olarak değerlendirileceğini söyledi.</p>
<p>Akalın, TRT ile TDK işbirliğinde Dil Bayramı 75. Yıl Özel Programının da TRT'den canlı yayınlanacağını bildirdi.</p>
<p>Kaynak; zaman gazetesi</p>
<p>Detaylı bilgi;<font COLOR="#ff0000"><a HREF="http://www.tdk.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFA037F55E9FE41DF2" TARGET="_blank"> </a></font><a HREF="http://www.tdk.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFA037F55E9FE41DF2" TARGET="_blank"><font COLOR="#ff0000">TDK</font></a></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
