<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>bizden-yansiyanlar &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/bizden-yansiyanlar/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "bizden-yansiyanlar"</description>
	<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 07:13:07 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Müminlerin Mizah dergisi]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/?p=670</link>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 18:19:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2008/09/11/muminlerin-mizah-dergisi/</guid>
<description><![CDATA[CAFCAF DERGİSİ
Gençler mizahı seviyor biliyoruz.
Ellerinde mizah dergisi diye ahlaksızlıkları]]></description>
<content:encoded><![CDATA[[caption id="" align="aligncenter" width="582" caption="CAFCAF DERGİSİ"]<img src="http://image.haber5.com/haber/13210.jpg" alt="CAFCAF DERGİSİ" width="582" height="828" />[/caption]
<p><strong>Gençler mizahı seviyor biliyoruz.</strong></p>
<p><strong>Ellerinde mizah dergisi diye ahlaksızlıklarını satan dergileri taşıdıklarını biliyoruz.</strong></p>
<p><strong>Belden aşağı konuşarak komiklik yaptıklarını sananları biliyoruz.</strong></p>
<p><strong>Gençlerimizi bunların eline bırakmayacaklarınıda biliyorduk.</strong></p>
<p><strong>Genç Dergisiyle beraber yayımlanan Cafcaf dergisi artık müstakil bir dergi.</strong></p>
<p><strong>Hem de haftalık çıkacak. 10 Temmuz da ilk sayısı elimize ulaşacak inşallah.</strong></p>
<p><strong>Dergi oldukça ucuz bence. </strong></p>
<p><strong>Kesnlikle destek olmalıyız. Bu dergiyi gençler arasında popüler yapmaya çalışmalıyız.</strong></p>
<p><strong>Gençler gülecekse bile bu dergilerle gülmeli.</strong></p>
<p><strong>Dergide çok ilginç yazarlar var.</strong></p>
<p><strong>Bunlardan biride YeniŞafak gazetesi yazarı Hakan Albayrak.</strong></p>
<p><strong>Hakan Albayrakla mizahın ne alakası var diyebilirsiniz ama öyle:)</strong></p>
<p><strong>Hakan Albayrak daha öncede mizahi yazılar yazmış biri.</strong></p>
<p><strong>Hakan Albayrak'ı bilenler bilir. Yine Gerçek Hayattan Asım Gültekin de bu dergide mizah yapıyor.</strong></p>
<p><strong>Hayır cihadı sulandırmıyorlar. Buda bir tür mevzidir ve o mevziyi ele geçirmeye çalışıyorlar.</strong></p>
<p><strong>İslami kesimde böyle bir eksiklik vardı ama inşallah dolacak.</strong></p>
<p><strong>Çocuklarımız espiri adı altında sapıklıklara şahit olmayacak.</strong></p>
<p><strong>http://www.cafcafdergisi.net/2008/09/01/cafcaf-abonelik-kampanyasi-baslatti/</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Müslümanların ağlama vakti bitsin de artık gülelim.</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.cafcafdergisi.net/2008/09/01/cafcaf-abonelik-kampanyasi-baslatti/" target="_blank">hadi başlayalım inşallah.</a></strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İzindeydik]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/?p=645</link>
<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 15:31:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2008/08/31/izindeydik/</guid>
<description><![CDATA[Evet tatilimiz bitti, köyden döndük.
İznimizin bitişiyle daha bir şevkle hizmet edeceğiz.
Kö]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://img354.imageshack.us/img354/3230/izindeyiz0ma.gif" class="alignleft" width="400" height="256" /><strong>Evet tatilimiz bitti, köyden döndük.<br />
İznimizin bitişiyle daha bir şevkle hizmet edeceğiz.<br />
Köyde malum tarla-tapan işleri, koyun-keçi otlatma falan derken bir hayli yorulduk.Tatlı bir yorulmaydı bu ama değdi doğrusu.<br />
Köyün havası adama başka bir ferahlık veriyor.<br />
Velhasıl tatil sona erdi, mücadele başladı...<br />
Başkaları gibi izne çıkınca izindeyiz diye levha asmayı uygun görmedik..İznimizin bittiğini belirten bu levha maksada daha matuf.</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mübarek Mirac Kandilinizi tebrik ederiz]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/?p=496</link>
<pubDate>Tue, 29 Jul 2008 18:38:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2008/07/29/mubarek-mirac-kandilinizi-tebrik-ederiz/</guid>
<description><![CDATA[Kandiliniz Mübarek Olsun
Mübarek kandilinizi içtenlikle kutlarız. Rabbimiz hepimizi salih ve sal]]></description>
<content:encoded><![CDATA[[caption id="" align="alignnone" width="542" caption="Kandiliniz Mübarek Olsun"]<img src="http://img0.bloggum.com/upload/lib/img/9846/o/r_c20gsihzoapanlpnz44j.jpg" alt="Kandiliniz Mübarek Olsun" width="542" height="542" />[/caption]
<p>Mübarek kandilinizi içtenlikle kutlarız. Rabbimiz hepimizi salih ve saliha kullarından eylesin.</p>
<p>Bu mübarek geceyi en iyi şekilde değerlendirmeyi nasip etsin. Rabbimiz dünyada zulme uğrayan tüm insanların sıkıntılarını gidersin. İhtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları giderilsin.</p>
<p>Bugün dua zamanı. Nasıl ki namazın,orucun vakti varsa bazen duanın da vakti olur.</p>
<p>İşte bu vakitleri kaçırmamak lazım. Hepimiz öncelikle kardeşlerimize dua etmeliyiz.</p>
<p>Dünyada ki tüm Müslümanlara,ülkemize ve darda kalmış herkese dualar etmeliyiz.</p>
<p>Hem de hissederek, Yüreğimizden gelerek.</p>
<p>Şu zor zamanda ayakalrımız zor duruyor istikamette. Etraf günah bataklığı. Biz bu bataklıkta çırpınanlarız.</p>
<p>Kendi payıma ne kenara çıkabilmişiz ne tam içerdeyiz.</p>
<p>Bu rahatsız edici halden kurtulmak için dular etmeliyiz.</p>
<p>Zannedersem kandil Akşam vaktinin girmesiyle başlıyor ve yarın Akşam vaktinin çıkmasıyla bitiyor.</p>
<p>Ama bizler Miladi takvime göre kafayı çalıştırdığımız için sabahın ilk saatleriyle birlikte mesajlar gelmeye başladı. Bu konuda detaylı bilgim yok gerçi. Ama araştırmak lazım.</p>
<p>Hicri takvimle miladi takvim arasında belli başlı farklar var.</p>
<p>Bunları iyi bilmek gere. Çünkü bizim ibadetlerimiz hicri takvime göre düzenleniyor.</p>
<p><span style="font-size:small;"><span style="color:royalblue;"><strong>Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla</strong></span></span></p>
<p><strong><span style="font-size:small;"><span style="color:royalblue;">1- Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah yücedir.(*) Gerçekten O, işitendir görendir.</span></span></strong></p>
<p><a href="http://www.gencislam.com/forum/showthread.php?t=14527" target="_blank">(*)</a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bab-ı Çarşamba]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/?p=472</link>
<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 03:30:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2008/07/23/bab-i-carsamba/</guid>
<description><![CDATA[Bir gün mescitte otururken tefeül edelim dedik.  Benim bahtıma “Tek bir kapıdan girmeyin, far]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><strong>Bir gün mescitte otururken tefeül edelim dedik.  Benim bahtıma “Tek bir kapıdan girmeyin, farklı kapılardan girin” ayeti geldi.  Bunu bir işaret olarak kabul edip her vakit başka bir kapıdan girmeye çalıştık.  Mescid-i Haramın 99 kapısı var Mescidi Nebevinin ise yanılmıyorsam 35 kapısı var.  Her kapının farklı bir ismi var.  Biz de her vakit  farklı kapılardan girip oralardakilerle tanışacağız diye bakıyoruz. Bir kapının girişinde ise bizim Çarşamba (İsmailağa) cemaatinin gençlerinin yoğunlaştıklarını gördük. Genç, pırıl pırıl sarıkları mahirane sarılmış, bembeyaz cübbeleri ve mübarek sakalları ile ortalıkta dolaşırken adeta meleklerin dolaştığı hissini yayan bu insanlar etrafta <span> </span>büyük saygı ve hayranlık uyandırıyordu. Osmanlı saatinin bulunduğu bu kısımda Kuran hıfzı yapanlar, Arapça çalışanlar, Hadis kitapları okuyanlar ile adeta meleknumun bir tavır sergiliyorlardı. Biz de burada bir sıcaklık hissettik. Bu kapıya Bab-ı Çarşamba adını verdik. Artık çoğu kez mescide buradan girip çıktık. Bunu bir nedeni de şuydu: Her memleket kendi yöresel giysileri içinde mescide bulunuyorlar, elbise ve takkelerinden kimin hangi milletten olduğunu şıp diye anlayıveriyordunuz. Araplar farklı entarileri ile büyük bir çoğunluk arzediyorlar, Pakistan ve Afganistanlılar da Afgani diye adlandırılan cübbe- entari arası bir giysi giyiyorlardı. Türklerin klasik giysileri olan tişört ve pantolon başta örme takke ile ve eyninde çapraz bağlanmış çantayla gördüğünüzde bu haza Türk’tür diyordunuz. Diğer milletlerin daha islami kabul edilen giysileri yanında bizim daha batı tarzı giyimimiz;Türkler iyice Avrupanın dümenine girmiş yargısı oluşturuyordu.  Ama Çarşamba cemaatini görenler -zira <span> </span>cübbeleri ve sarıklarıyla herkesten farklı idiler, NeTürki, Ne Afgani, Ne Entari.- bunlar kim, acaba İranlı mı yoksa Turanlı mı diye bir türlü kalıba sokamıyorlardı. Biz bunu bildiğimiz için diğer eksikliği burada telafi ediyor bu vesile ile kendimizi biraz rahat hissediyorduk. Diğer milletlere "en kralı bizde" diye hava yapıyorduk.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><strong>Bir gün arkadaşlarla alınlarında iz olan bir millet gördük. Bu iz neyin nesidir diye onun peşine düştük. Sonunda dayanamayarak bir tanesine sorduk;“Kardeş bu iz neyin nesidir.” O pek İngilizce bilmiyordu ya da cevaplamak istemedi. Başka bir Pakistanlı “Bunlar <span> </span>medreselerde yaşayan insanlar, çok secde ettiklerinden alınlarında iz oluşuyor” diye açıklama yaptı. Sonra aramızda bir muhabbet başladı. O da bize Çarşamba ashabını göstererek “bunlar kimler” diye sordu. Biz <span> </span><span> </span>onların Türkiye’den bir cemaat olduklarını söyleyince çok şaşırdı. “Ben Türkiye’de böyle bir grup olacağına ihtimal veremiyordum. Acaba İran mı diye merak ediyordum” dedi. “Sünnete en uygun giyinen, en uygun sakal bırakan, en uygun davranan bunlardır bütün mescitte -yani Alemi İslam’da” <span> </span>dedi. ‘İsterseniz sizi tanıştıralım’ teklifimizi sevinçle kabul etti. Derhal yanlarına gittik, ama bizimle konuşacaklarından pek emin değildik. Suudiler öyle toplu muhabbetleri sevmiyorlarmış, hemen uyarıyorlarmış, o yüzden sohbetler mescitte değil evlerde, otellerde oluyormuş. Yine de sağ olsunlar kırmadılar bir tanışma faslı oldu. Pakistanlı Çarşamba (İsmailağa) cemaatinin Nakşi olduğunu öğrenince ayrı bir sevince kapıldı: “Bende Nakşiyim” diyerek karşılık verdi. “Sohbeti hangi dilde yapacağız” dedim, “Arapça biliyorsanız anlaşın” diye söyledim ama Pakistanlının Arapçası yoktu, İngilizce olarak konuştuk. Bu sohbette de ilginç olan; ayet ve hadisler evrensel bir lisan olmuştu. Örneğin “va’tesım bi hablillah” (Allahın ipine sımsıkı sarılın) dendiğinde iki tarafta anlamını biliyor bunun tercümesine ihtiyaç olmuyordu. Yani ayet ve hadisler bizi birbirimize bağlayan bir hayt-ı vuslat, bir bağlantı noktasıydı. İnnemel mü’minune ihvetün.Fe eslihu beyne ebeveyküm”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><strong>Kıssadan hisse:</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><strong>1-İmkanı olan derhal umreye gitmelidir.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><strong>2-İmkanı olmayan imkanları zorlamalıdır.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><strong>3-Ziyaret boyunca t</strong></span><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><strong>anışmak için bahaneler aranmalıdır.</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:small;font-family:Times New Roman;"><strong>5-İngilizce mescitlerde dahi Arapçanın tahtını zorlamaktadır.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ümmetçiyim,  Ümmetçisin,  Ümmetçi...]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/?p=465</link>
<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 15:15:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2008/07/21/ummetciyim-ummetcisinummetci/</guid>
<description><![CDATA[Umreye yada hacca gelenler ümmetin temsilcileridir dedik ya gelmişken temsilciler arasında muhabb]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Umreye yada hacca gelenler ümmetin temsilcileridir dedik ya gelmişken temsilciler arasında muhabbeti tesis için sık sık muhabbetler ettik. Hacc ve Umreler ümmetin kaynaşması için en büyük vesilelerdir, değerlendirmek lazım dedik.İbadetü taata, evradü ezkara ayırdığımız kadar vakti de bu sohbetlere ayırdık.<br />
</strong></p>
<p><strong>Öncelikle ilk sohbeti yaptığımız bir İranlı idi. Selamün Aleyküm, Aleyküm Selam evrensel selamından sonra koyu bir muhabbete daldık. İranlı ile  İngilizce anlaşabileceklerimizi tükettikten sonra (What is your name,  Where are you from, How old are you) O Farsça bize bir şeyler anlatmaya başladı, biz ona Türkçe cevaplar verdik. Mevlana demişki aynı dili konuşanlar değil aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir. Bizde gayet güzel anlaştık. Sevgi diliyle konuştuk yani. Bizi izlemekte olan Farsça ve İngilizce bilen Iraklı bir Arapça muallimi bize rahmeyledi yanımıza sokuldu. Derken bendenizde az buçuk İngilizce bildiğimden Türkçe-İngilizce-Farsça muhabbetimiz devam etti. Bizim arkadaşlar bana Türkçe söylüyorlar, ben İngilizceye tercüme ediyorum, Iraklı hoca bu sözleri Farsçaya çeviriyor, İranlı Farsça cevaplıyor, Iraklı İngilizceye tercüme ediyor, ben Türkçeye tercüme ediyorum.</strong></p>
<p><strong>Öncelikle İranlıların Türkiye'yi çok yakından takip ettikleri anlaşılıyordu, yani ümmet ümmetin derdiyle ilgileniyordu. Bize güncel ve aktüel çok fazla soru sormaları bizi oldukça şaşırttı. Doğrusu biz İranın iç meselelerini o kadar bilmiyorduk.</strong></p>
<p><strong> Yalnız İranlıların direk kendilerini savunmaya geçmelerinden, İslam aleminde bir dışlanmışlık hissettikleri anlaşılıyordu. Konuşmaya biz rafızi değiliz, puta tapmıyoruz, mecusi değiliz diyerek izahlar yapmaya çalışmaları, neden namazları öyle kıldıklarını anlatmaya çalışmaları, bizi aslında üzdü. Neden İslam aleminde böyle birbirini çok yanlış anlamalar var diye üzüldük. Bizim onlara "Rabbimiz bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir, taa bine kadar bir bir..." tekerlemesiyle cevaplar vermemiz onları çok sevindirdi. Bu sıcaklığı hisseden diğer İranlılar da yaklaştı, sohbet halemiz hayli genişledi. Bilhassa -Şii olduğunu zannettiğim-Iraklı Arapça mualliminin, "Bizi birbirimize düşman göstermeye çalışanlar avuçlarını yalayacaklar, halkla devletler çok farklı, ümmet artık uyandı. Bizim size karşı olan sevgimiz nihayetsiz" sözlerini sarfettiğimizde  çok duygulandığını hissettik.</strong> <strong> İranlılar bize adreslerini veriyor,İrana gelirsek musafir edecekelrini söylüyor, kimi cebinde değerli nesi varsa  çıkararak hatıra olarak vermeye çalışıyordu. Manzara gerçekten göz yaşartıcıydı.<br />
</strong></p>
<p><strong>Namaz vakti geldiğinden, sarılıp vedalaşarak ayrıldık.</strong></p>
<p>Devamı gelecek inşallah</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Parayı Araplara Kaptıramadık vesselam]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/?p=458</link>
<pubDate>Mon, 21 Jul 2008 04:48:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2008/07/21/parayi-araplara-kaptiramadik/</guid>
<description><![CDATA[Bismillah-i Allahu Ekber
Rabbi Yessir Vela Tuassir Rabbi Temim Bil Hayr
Sevgili Kardeşlerim,
Üç h]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Bismillah-i Allahu Ekber</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Rabbi Yessir Vela Tuassir Rabbi Temim Bil Hayr</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Sevgili Kardeşlerim,</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Üç hafta boyunca sizle beraber olamadığımın nedeni umre ziyaretidir.Rabbimizin lütfuyla hesapta kitapta yoğiken nasip olan umre ziyaretimden bahsetmek istiyorum.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Öncelikle umrenin hacdan önce mutlaka yapılması gereken bir ziyaret olduğunu belirterek başlayacağım. Zira hac esnasında, o kalabalıkta görülmesi mümkün olmayan yerler ancak umrede görülebilir. Efendimizin ravzasını ziyaret, Kabede her vakit Kabeyi görerek namaz kılmak hacta mümkün olmayacak şeyler. Bunlar umrede rahatlıkla yapılabiliyor.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Yurt dışına çıkış için izin almaya gittiğimde –devlet memuru olduğumuz için prosedür gereği izin almamız gerekiyor- müdürlerden bir müdür “e kardeşim sen hacca gittin mi de umreye gidiyorsun” dedi. Ben de;“Müdürüm<span> </span>farz namazlardan önce sünnet kılınır, farz hacdan öncede umre yapılsa fena mı olur” dedim.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Her neyse insanların zihnindeki çoluğu çocuğu everdikten, bir ev, bir araba, bir yazlık, bir kışlık ve dahi bir kabir yeri satın aldıktan sonra hacc edilir, hacca gidip geldikten sonra eğer hala ölmemişsen birkaç sene sonrada umreye gidilir düşüncesini yıkmak için dahi umreye gitmek fevkalade faydalıdır. Umre esnasında bunu fark etmiş yabancı hacılardan biri bize “Türk kardeşler, sizin beyaz sakallılarınız nerede?” diye sordu.. Yani 'hep beyaz sakallı görmeye alışmıştık, siz gençler de nereden çıktınız' diyerek şaşkınlığını dile getirdi. </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Efendim seyahat sırasında öğreniyoruz ki; buraya ancak davet edilenler gelir.(Üç çeşit davet vardır; Allah'ın daveti:Gelir, haccını umresini yapar, orada vefat eder. Resulullah'ın daveti:Gelir güzelce haccını umresini yapar.döner. Hayatını buraya göre tanzim eder. Şeytanın daveti:Gelir ziyaretleri turist gibi yapar, döner.Hayatında hiçbir şeyi değiştirmeden öylece yaşar gider.Allah üçüncüsünden korusun)<br />
</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Mescid-i Nebeviye gelenler Efendimizin misafirleri, Kabe’yi ziyaret edenler Allahın misafirleridir.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Buraya gelenler ümmetin temsilcilerdir. Yani kılınan namazların 1000 ve 70 000 ve 100 000 olmasının nedeni o kadar insanı temsil ediyor olmadan ileri gelmektedir. Allahın kullarını temsilen oraya gidiyor onun misafiri oluyorsun. Cenab-ı Hak’ta bir kıldığın namazı bazı yerde 1000, bazı yerde 70 000, bazı yerde de 100 000 sayıyor.Hiç bir şey için olmasa bu şerefi kazanmak için insanın hırz-u can etmesi gerekiyor. Hem umre de o kadar pahalı bir şey değildir, 750 ila 1000 avro arasında masrafla gitmek mümkündür. Evine bir koltuk takımı alacağına oraya gitmen fevkalade önemlidir.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Parayı Araplara kaptıramadık..</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Hatırlayacağınız üzre küfrün önderlerinden biri 'hacca gitmek istiyorum, bana yardımcı olur musun' diyen bir partilisine 'boş ver oraya gitme, parayı Araplara kaptırma, kumara mumara verip zayi et' deyu haşlamış idi. Bende bu konuya içerlemiş; <a href="http://irtica.wordpress.com/2008/05/27/parayiaraplarakaptiralimcom/">p</a><a href="http://irtica.wordpress.com/wp-admin/post.php?action=edit&#38;post=431">arayu Araplara kapturalım nokta kom</a> isimli bir yazı yazmış idim. Malumdur ki sözün tesirli olabilmesi içün evvela söyleyenin sözüyle amel etmesi gerekir. Ben dahi bu ziyaretim esnasında  parayı Araplara kaptırma konusunda azmettim. Amma gel gör ki, büyük de <span> </span>gayret etmeme rağmen parayı Araplara kaptıramadım. Nasıl mı, aynen şöyle:</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Bir Türk şirketine yazıldığım için toplam harcadığım paranın yüzde doksanını bu şirkete verdim. Bir Türk’e kaptırdım yani. Bana şirketin verdiği biletten anladığıma göre paranın tamı tamına yarısı bilet masrafıdır. 913 ytl gidiş-geliş bilet parası THY ye kaptırılmıştır. Zaten paranın harcanacağı yer organizasyon, bilet, otel ve yemek masrafıdır. Organize ve bileti Türklere kaptırdık, bari otel dedim. Medine’deye ulaştığımızda kalacağımız otelin Milli Görüş'ün oteli olduğunu öğrendim. Paranın harcanacağı üçüncü ana kalem yani oteli dahi Türklere kaptırdık. Belki kalan diğer kısmını Araplara kaptırırım diye baktım ama o da olmadı. 4. ana harcama kalemi yemekti. Yemek parasını belki Araplara kaptırım diye baktım. Ancak ziyareti organize edenler yemek şirketi olarak  diyanetin mutfağı ile anlaşmıştı.  Son kalemi dahi diyanete yani bir Türk devlet kuruluşuna kaptırmıştık. </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Bari alışverişimi Araplardan yapayım,  önder savcıyı çatlatayım, parayı  Araplar kapsın dedim ama o dahi olmadı. Satıcılar genelde Türk, Afgan (Özbek) ve Bangladeşli idi. Pek azı Yemenli idi. Ivır zıvır ihtiyacımız için  alışverişimizi Özbek kökenli bir Afgandan yaptık. </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Hadi hurma götüreceğiz Türkiye’ye, eş dost hurma gözler, onun parasını bari<span> </span>Araplara kaptıralım dedim; o dahi olmadı. Onu da oraya yerleşmiş bir Türk’ten aldık.(Daha doğrusu almak zorunda kaldık. Adam 'sizi hurma bahçesine geziye götüreceğim'  dedi. Biz de nerede beleş timsalince balıklamasına daldık. Ama gezi sonunda kurnaz satıcının hurma paketlerini sergilemesi, ve geziye katılan herkesin sipariş vermeye başlamasıyla hurma halini gezemeden 'hurma bahçesini gezme oyunuyla' hurmaları oradan, yani bir Türk tüccardan alıverdik.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Zaten zemzem satılmadığı, gelen herkese hediye olarak verildiği için ona da para harcayamadık.</strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Velhasıl ne kadar çabalasan da burada Araplara para kaptıramıyorsun nokta kom.</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Blogcular Çankayaya Ne Zaman Davet Edilecek?]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/?p=433</link>
<pubDate>Fri, 30 May 2008 12:07:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2008/05/30/blogcular-cankayaya-ne-zaman-davet-edilecek/</guid>
<description><![CDATA[
Efendim, acer Cumhurbaşkanımızın icat ettiği konulardan biri de; Çankaya sofralarıdır. Gün]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://image.haber7.com/haber/76134.jpg' alt='' class='alignleft' /></p>
<p><strong>Efendim, acer Cumhurbaşkanımızın icat ettiği konulardan biri de; Çankaya sofralarıdır. Gün geçmiyor ki basın yayından duymuş olmayalım; 'Cumhurbaşkanı Çankaya sofrasına felankesleri davet etti' diye.  Hayır, yemekte içmekte gözüm yok; tansiyon, şeker maaşallah atbaşı gidiyor, yarış ediyorlar. Bir kıskançlık ta söz konusu değil.  Anlatmak istediğim nokta; Cumhurbaşkanının  modası geçmiş adamları Çankaya'ya davet etmesinin bir hedef yanılması olduğudur! Çankaya'ya davet ettiğin 100 yaşına merdiven dayamış adamlarla kime hangi mesaj vermek istiyorsun? Hedef kitlen kimdir?</strong></p>
<p><strong>Şimdi gençlere sorsak Halil İnalcık'ı kim tanır? Adalet Ağaoğlu kimdir?  Sanatçılar dersen hepsi trendi geçmiş insanlar. Orhan Gencebay, Mazhar Alanson bir tane bile plağı satılmayan adamlar! İsabetli tek isim var ki; o da Neşet Ertaştır. Keskin'de 5 yıl ikamet etmiş biri olarak(dikkat edilsin kaamet değil, ikamet!) davetlerdeki tek makul ismin o olduğunu düşünüyorum. O'nun dışındakilerin ne Çankaya'ya, ne Gül'e hayrı olur, ne de kimse bu meseleyi konuşur. </strong></p>
<p><strong>Şimdi sözüm protokol müdürüne,</strong></p>
<p><strong>A be müdür! Davet bu mudur? Trendi yakalamak, topluma mesaj vermek böyle midir? Eğer bu sofraların bir hayrı dokunsun istiyorsan, bir daha ki sefere blogcuları çağır. Bak meydan nasıl gümbür gümbür gümbürdüyor! Şöyle bir hafızanı yokla, şimdiye kadar Çankaya'ya davet ettiğin kişilerden akılda kalan tek kişi kimdir? Hani şu kırmızı ayakkabı ile Çankayaya çıkan kişiden başka akla biri geliyor mu? Gelmez! Neden, zira trend odur şimdi.. </strong></p>
<p><strong>Cumhurbaşkanını oraya seçtiren kimlerdir? Elbette blogculardır! Bloglar 367'ye en sert muhalefeti yapmış, bloglar bu adaletsizliği halka duyurmuş, bloglar özgür ve genç Türkiye'nin sesi olmuştur! Doğan medyasının da, kartel medyasının diğer efradının da iflahını kesen, anasını ağlatan blogların ve blogcuların görmezden gelinmesi kabul edilemez bir hatadır!  Sayın Protokol müdürü, oraya ahbabını, eşini, dostunu çağırmaktan vazgeç! Torununa sor;"kimi davet edeyim?" diye o sana söyleyecektir!</strong></p>
<p><strong>"Peki anlaşıldı efendim, blogcuları davete edeceğiz de, kimi acaba?" dersen; birincisi ben, elde var bir!  İkincisi <a href="http://bekirlyildirim.wordpress.com/">wordpressten  Bekir abiyi</a>, blogspottan, blogcudan da kafana göre birisini seçersin olur biter!<br />
Ancak davette mutlaka bulunması gereken kişi, blogcuların piri sayılan, bugünlerde dinlenmeye çekilen, <a href="http://www.izlenimler.net/">izlenimler yazarı Fethi Ağabeyimizdir</a>! Böylelikle hem kendisine bir jest yapılarak tekrar yazmaya başlaması sağlanır, blog camiasının yüzü güler, hem de bir dahaki seçimlerden sonra ikamet edeceği Çankaya köşkünü şimdiden tanımaya başlama imkanı sağlanmış olur! Ayrıca halef-selef buluşmasıyla tarihi bir gün yaşanır.<br />
Kıyafet meselesine gelince, ben şahsen söz veriyorum; takım elbise altına (şalvarım ve cübbemden müteşekkildir)  mes giyip geleceğim, üzerine de frak bağlayacağım.</strong></p>
<p><strong>Aslında kendiside bir blogcu olan haazır ki cumhurbaşkanının blogcuları sofraya davet ederek bu vefa borcunu ödemesi gerekmektedir! Tepkiler vesayreye karşı yapması gereken de; kulağına pamuk tıkamasıdır!</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anadolu jet Son bilgiler]]></title>
<link>http://anadolujet.wordpress.com/?p=23</link>
<pubDate>Wed, 07 May 2008 12:37:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>anadolujet</dc:creator>
<guid>http://anadolujet.tr.wordpress.com/2008/05/07/anadolu-jet-son-bilgiler/</guid>
<description><![CDATA[Anadolu jet le ilgili olarak uçuşların başladığını zaten herkes biliyor. (www.anadolujetair.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anadolu jet</strong> le ilgili olarak uçuşların başladığını zaten herkes biliyor. (<a title="anadolu jet" href="http://www.anadolujetair.com">www.anadolujetair.com</a>)Belirlenen uçuş noktaları haricinde Konya, Isparta ve Sivas'ın da <strong>Anadolu jet</strong> uçuşlarından fayadalanarak ucuz uçak bileti imkanına kavuşmak istediği son duyumlar arasında. Hatta Isparta bu konuyu il koordinasyon kurulu toplantısında gündem maddesi yaparak bakandan randevu alıp, heyet oluşturup, görüşme yapacağı söyleniyor. Ucuz uçak bileti imkanına kavuşmak isteyen bu illerin de Anadolujet uçuşları arasına en kısa sürede katılmasını diliyoruz.</p>
<p>Halen <strong>Anadolu jet</strong> uçuşları <span style="color:#000000;">Ankara merkezli olarak ; İzmir, Gaziantep, Antalya, Adana, Bodrum, Diyarbakır, Malatya, Şanlıurfa, Van, Erzurum, Dalaman,  Kahramanmaraş, Hatay,  Adıyaman, Mardin,  Erzincan, Batman, Muş,  Kars, Samsun ve Trabzon 'a karşılıklı olarak programlanmıştır. </span></p>
<p>Bunun yanında <strong>Anadolu jet</strong> uçuşlarıyla ilgili ilk memnuniyetsizlik bilgisi Anadolujet Forum sitesinden ( <a href="http://www.anadolujetair.info">www.anadolujetair.info</a> )     okuduğumuz kadarıyla</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td align="left"><span class="msgtitle"><strong>Cvp:uçanlar keşke yorum yazsa </strong></span><span class="msgdate" title="02">2 Gün, 15 Saat önce</span></td>
<td align="right"><span class="msgkarma"><strong>Karma: 0   </strong></span></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" valign="top">
<div class="msgtext"><strong><img style="vertical-align:middle;border-width:0;" src="http://www.anadolujetair.info/components/com_fireboard/template/default/images/turkish/emoticons/angry.png" alt="" /></strong> şimdi bakın beyefendi ben ilk uçanlardanım daha önce uçmadım keşke önce thy ile uçup binseydim aktarmalı bir uçusuna bindım ilk uçuş fena değildi ama ikinci uçuşum berbattı iki kez uçak pisti pas geçti uçak eski idi başım acayip döndü ama görevliler pilot falan iyiydi .<br />
uçakları eski ben ona bağlıyorum geriye dönmek için aldığım biileti iptal edip otobüsle döndüm buradan görevli arkadaşlara ço teşekkür ederim tekrar ama ben bi daha o uçaklarla uçmam ha belki ben ilk uçtuğum içindir belkide artık benim uçuş korkum var .<br />
<img style="vertical-align:middle;border-width:0;" src="http://www.anadolujetair.info/components/com_fireboard/template/default/images/turkish/emoticons/blush.png" alt="" /><br />
eşimde aynı uçaktaydı oda biraz rahatsızlandı pilot arkadaşıma sordum tk uçuşu diyor bi şey olmaz korkma<br />
başka sorun olursa gene cevaplarım</div>
<p>birde bagajlarda az alınıyor 15 kg gibi fakat ben baktım millet yanına aldığı küçük valizlerle oişde halletmiş <img style="vertical-align:middle;border-width:0;" src="http://www.anadolujetair.info/components/com_fireboard/template/default/images/turkish/emoticons/blush.png" alt="" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Umarız Anadolu jet uçuşlarında başkada memnuniyetsizlik oluşturacak durumlar oluşmuyordur.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Taze Bismillah]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/?p=378</link>
<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 20:19:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2008/04/23/taze-bismillah/</guid>
<description><![CDATA[Yaklaşık yedi aydır süren WordPress yasağı nedeniyle sitemizi güncelleyememiştik.
Şimdenge]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaklaşık yedi aydır süren Wordpress yasağı nedeniyle sitemizi güncelleyememiştik.</strong></p>
<p><strong>Şimdengeru İrtica.Wordpress İnşallah yeniden sizlerle olacak....</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Komplekslerine Zincirli Esmer Delikanlı; Doğu]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2007/07/07/komplekslerine-zincirli-esmer-delikanli-dogu/</link>
<pubDate>Sat, 07 Jul 2007 13:20:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2007/07/07/komplekslerine-zincirli-esmer-delikanli-dogu/</guid>
<description><![CDATA[Doğu.
Doğu kitabının İslam cüz&#8217;ü bütün bir doğu mistisizmini, doğu felsefesini ifad]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#ff0000">Doğu.</font></p>
<p><strong>Doğu kitabının İslam cüz'ü bütün bir doğu mistisizmini, doğu felsefesini ifade etmese de, inancım odur ki İslam medeniyeti, topyekün doğu kültürünün en leziz rayihası, en arı hülasasıdır.. <font color="#ff6600">O nedenle "doğu"dan kasıt İslam medeniyetinin emzirdiği coğrafyadır.</font></strong></p>
<p><strong>Doğu, üç boyutlu bir tarih algısında enine, boyuna ve derinliğine kök salmış bir medeniyet iklimidir. Oryantalist indirgemeciliğiyle yalnızca şehrazat'ın binbir geceler ülkesi, harem debdebeleri, romantik ve şehvetperest prenslerin atlarının keskin nal darbelerinin altında yoğrulan bir dilberler otağı değil, toprağından filizlenen kalem süvarilerinin mürekkepleriyle ademoğlu'nun ruh buudunu emziren bir fikirler menbaı olmuştur.</strong></p>
<p><strong> Oysa bugün doğu, aşkla dudaklarını batının çelik balyozlarına uzatmış,  kendi öz hikayesini batının ağzından dinlemeye, kaleminden okumaya mahkum etmiştir kendini. </strong></p>
<p><strong><font color="#ff6600">Zihnini bedelsizce batının hizmetine sunmuş doğunun sömürge aydını, azad kabul etmez bendesi olduğu batının efsunlu flütünün peşinden, kendilerine kör dev boy aynaları peşinde panayır panayır dolaşmakta, panayır panayır kendinden kaçmaktadır</font>..</strong></p>
<p><strong>İslam'ın medeniyet tasavvuru çerçevesinde hayat bulmuş İslam devletleri, İslam'ın ruhundan uzaklaşmadıkları dönemlerde, çağlarının en ileri devletleri olmuşlardır. Şam, Bağdat, Kurtuba (Cordoba), İstanbul dönemlerinin zirve kültür merkezleri, çekim alanları olmuştur. <font color="#0000ff"> </font></strong></p>
<p><strong><font color="#0000ff">Günümüz aydınının batılı bir görünüm elde etmek için bıraktığı "keçi sakal" ın, genetik olarak yalnızca çenelerinden sakal çıkan Endülüslü arapları taklit etmek için batılı aydınların icat ettikleri bir kesim türü olduğu bilinmektedir</font>. </strong></p>
<p><strong>Sosyoloji biliminin babalarından kabul edilen İbn Haldun'un da mukaddime adlı eserinde belirttiği gibi, <font color="#ff6600">medeni olmayan toplumlar, medeni olan toplumları taklit ederler. </font></strong></p>
<p><strong>Yaklaşık 700 yıl önce verilmiş bu hüküm, yazıldığı o dönemden 700 sene önceki insanı da bağlıyordu, 700 sene sonraki bizi de bağlıyor, dünya ömrü sürdükçe de bu hükmün geçerliliğini koruyacağından şüphemiz yok.</strong></p>
<p><strong> Zira insan Hz. Adem'den bu yana aynı ihtiyaçlardan muzdarip, aynı zaaflarla donanmış bir varlıktır. Her çağda benzer etkilere benzer tepkiler vermiştir, ihtimal vermeye devam edecektir. </strong></p>
<p><strong>Dolayısıyla günümüz doğu aydınlanmasının(!) zihinleri karanlık kimi aydınlarının içlerinde bulunduğu durumu en kaba çizgileriyle endülüs dönemi keçi sakallı avrupalı aydınlarına benzetebiliriz. Ben bu örneğin onları anlamak için hakkıyla seçilmiş bir örnek olduğunu düşünüyorum.</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir bilmecem var]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2007/07/07/bir-bilmecem-var/</link>
<pubDate>Sat, 07 Jul 2007 13:18:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2007/07/07/bir-bilmecem-var/</guid>
<description><![CDATA[

Bir bilmecem var arkadaşlar size!


Haydi sor, sor! dediğnizi duyar gibiyim..


Sorayım:



Ö]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>
<h3>Bir bilmecem var arkadaşlar size!</h3>
</li>
<li>
<h3>Haydi sor, sor! dediğnizi duyar gibiyim..</h3>
</li>
<li>
<h3>Sorayım:</h3>
</li>
</ul>
<h3></h3>
<h3>ÖSS' ye giremez,</h3>
<h3>Üniversitede okuyamaz,</h3>
<h3>Kamusal alana giremez,</h3>
<h3>Yemin törenlerine alınmaz.</h3>
<h3>Memur olamaz,</h3>
<h3>İşçi olamaz,</h3>
<h3>Milletvekili olamaz,</h3>
<h3>Cumhurbaşkanı hiç olamaz,</h3>
<h3>Sistem için potansiyel tehlikedir!</h3>
<h3></h3>
<h3>Kimdir bu insanlar?</h3>
<h3></h3>
<h3>İpucu mu istiyorsunuz?</h3>
<h3></h3>
<h3>1. İpucu : Vatanı için şehit olsun diye evlat büyütebilirler...</h3>
<h3>2. İpucu : Vatanı için elbette vergi verecektirler...</h3>
<h3>3. İpucu :  Siyasiler için en değerli potansiyel vaat sebebi olabilirler...</h3>
<h3>4. İpucu : Peruk satıcılarının en değerli müşterileridir...</h3>
<h3>5. İpucu : Hep gözü yaşlı, hep gözü yaşlıdırlar...</h3>
<h3></h3>
<h3>Kimdir bu insanlar?</h3>
<h3></h3>
<blockquote>
<h3>ÖSS' ye alınmayan ya da peruk takmak zorunda kalan kardeşlerimden, onlar adına dua etmekten ötede aciz olduğum için, özür dilerim. Rabbimiz her şeye gücü yetendir.</h3>
<h3></h3>
<h3>ÖSS' ye giren arkadaşların  hayırlı sonuçlarla karşılaşmalarını temenni ederim.</h3>
<h3>Alıntı: <a href="http://ustaplan.blogcu.com/3315696/">http://ustaplan.blogcu.com/3315696/</a></h3>
</blockquote>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Eskişehiri cin çarptı]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2007/03/04/eskisehiri-cin-carpti/</link>
<pubDate>Sun, 04 Mar 2007 19:30:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2007/03/04/eskisehiri-cin-carpti/</guid>
<description><![CDATA[Sevgili okuyucularımız,
Eskişehir vilayetimiz çağdaş laik bir kentimizdir.
(niçin CHP&#8217;n]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgili okuyucularımız,</strong></p>
<p><strong>Eskişehir vilayetimiz çağdaş laik bir kentimizdir.</strong></p>
<p><strong>(niçin CHP'nin seçim kazandığı yerlere böyle derler anlamam)</strong></p>
<p><strong>İç anadoluda düşmeyen tek kale Eskişehirdir. </strong></p>
<p><strong>İrticaya yenik düşmeyen ve denize kıyısı olmayan tek şehrimizdir.</strong></p>
<p><strong>(bunu seçim görevlisi iken öğrendim. </strong></p>
<p><strong>Gaziantepte CHP kaybedince okul müdürü "eyvah Antep düşmüş" dedi bende "hocam Antep nereye düşmüş" deyince "hönk" etti. </strong></p>
<p><strong>Demek ki düşmeyen bir Eskişehir var, oda düşer inşallah)</strong></p>
<p><strong>İç Anadoluda Ankara bir zaman yıkılmayan kale olarak görülürdü.</strong></p>
<p><strong>son 15 yıldır gerici tayfası bir türlü Ankarayı geri vermiyor.</strong></p>
<p><strong>beyit:</strong></p>
<p><strong>bir kulunu çok sevdim o beni hiç sevmiyor,</strong></p>
<p><strong> kalbimi ona verdim artık geri gelmiyor</strong></p>
<p><strong> Haliyle düşmeyen  bir Eskişehir kaldı.</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.sakaryagazetesi.com.tr/yazi.asp?id=4011&#38;yazar=1">İşte bu Eskişehirde son günlerde bir cin vakasıdır aldı başını gidiyor.</a></strong></p>
<p><strong>Hikaye şöyle:</strong></p>
<p><strong>sabah erken vakitlerde hamam giden bir vatandaş hamamda eli ayağı çarpık kişiler görür,korkup hamamdan çıkar kapıdaki görevliye içerdeki adamların şekillerinden bahseder.</strong></p>
<p><strong>oda ellerini göstererek "böyle miydi?" der.</strong></p>
<p><strong>bu hikaye sizede tanıdık gelmiştir sanırım.işte eskişehir bir aydır bu hikaye ile çalkalanıyor. </strong></p>
<p><strong><a href="http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=104373">Vali, Emniyet müdürü açıklamalar yaptılar. En son müftü cuma vaazını cinler hakkında vererek :"cinlerin bir mekanı basmalrı söz konusu değildir, onlar bizden korkarlar" dedi.</a></strong></p>
<p><strong> Böyle bir söyletinin çıkmasını Eskişehire yakıştıramadım. </strong></p>
<p><strong>Eğer bu söylenti Konya,Kayseri, Erzurum  gibi şehirlerde çıksa anlaşılırdı ama Eskişehir gibi ilerici bir şehirde bu söylentilerin yayılması bence laikliğin zayıflaması anlamına geliyor.</strong></p>
<p><strong>Eskişehirde görülse görülse muasır medeniyetlerde görülen hortlaklar,periler ve hayalaetler görülebilir. Cinler görülmemeli idi.</strong></p>
<p><strong>Beni en çok üzen ise bu söylentilerin orduevi ve üniversite gibi nezih ortamlarda da dillendirilmesi.</strong></p>
<p><strong>Belkide Konya, Kayseri ve Trabzondaki nefesi kuvvetli hocalar Eskişehiri fethetmek için cinleri öncü birlik olarak göndermiş olabiliriler.</strong></p>
<p><strong>Cinlerle ilgili müftünün söyledikleride ilginç;" esas onlar bizden korkuyorlar." vallahi hocamız haklı;  yıllardır cinlerin zarar verdiği insanlara pek rastlamadım(medyum ketoyu saymazsak), ama insanların zarar vermediği kimse yok.</strong></p>
<p><strong>Haber üzerine okuyucu yorumları oldukça eğlenceli:</strong></p>
<p><strong>Bazıları, efendim bu devirde cin mi olurmuş diyorlar. </strong></p>
<p><strong>Efendim; eski devirlerde mevcut olan cinlerin, yirmibirinci asır geldi diye nesillerinin tükenmesi sözkonusu değildir. Eğer böyle bir şey varsa mahlukat bahçelerinde korumaya alınmalı cinler.</strong></p>
<p><strong>Polisin cine müdahelesinden bahsediliyor,polislerin cine müdahele niyetleri varsa bence polis cinlerle müdahele etmeliler. Çünkü it iti ısırmaz ama cin cini kovalar(tutuklayabilir mi bilemiyorum).</strong></p>
<p><strong>Bir arkadaş cinleri mossad, kgb ve cianın kullandığını söylemiş.Bu meretlerinde kullanmadığı yok. Ancak bizde çağdaş uygarlık seviyesini yakalamak adına, bir iki cin beslesek fena olmaz diyorum.Hem bordro yaparken kolaylık olur hemde tasarruflu olur.(tasarruflu ampul gibi)</strong></p>
<p><strong>Biri görmediğime inanmam arkadaş diyor:</strong></p>
<p><strong>Öyleyse körlerin hiç bir şeye özellikle elektriğe inanmamaları gerekiyor.( Elektriğin altını özellikle çiziyorum.)</strong></p>
<p><strong>Son iki geyik;</strong></p>
<p><strong>Eti cindir o gördükleri demiş biri , biride yetmişlik cinden sonra görmüş olabilir diye yorum yapmışlar.</strong></p>
<p><strong>Milletin ağzı torba değil ki büzesin.</strong></p>
<p><strong>Eskişehirimize geçmiş olsun derken, aslında sıcak sularının ve kaplıcalarının varlığını bütün Türkiyeye duyurduğu için bu cin tayfasına teşekkür etmeleri gerektiğini düşünüyorum.</strong></p>
<p><strong>Sağlıcakla kalın</strong></p>
<p><strong>(3 felak,nas,ihlas ile yatalım ne olur ne olmaz)</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rüya tabiri:Mustafa Kemali rüyada görmek]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2007/02/14/ruya-tabirimustafa-kemali-ruyada-gormek/</link>
<pubDate>Wed, 14 Feb 2007 05:28:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2007/02/14/ruya-tabirimustafa-kemali-ruyada-gormek/</guid>
<description><![CDATA[Yıl:1965. 
Hatay ilinde bir camide imamlık yapmakta olan fazıl bir zat bir Cuma günü sabaha kar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font face="Times New Roman"><!--more-->Yıl:1965. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Hatay ilinde bir camide imamlık yapmakta olan fazıl bir zat bir Cuma günü sabaha karşı bir rüya görür. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Rüyasında Cuma namazını kıldırmak üzere abdestini alıp evinden çıkar.</font></strong><strong><font face="Times New Roman"><span> </span></font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"><span></span>Camiye vardığında cami girişinde bir kalabalığın olduğunu görür.</font></strong><strong><font face="Times New Roman"><span> </span></font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"><span></span>Yakınlaştığında asker üniformalı kişiler olduğunu görür. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Daha da yaklaştığında heyecanı daha da artar.</font></strong><strong><font face="Times New Roman"><span> </span></font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"><span></span>Asker üniformalı kişilerin başında Mustafa Kemal Paşa vardır. <!--more--></font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Hemen camiyi açar, içeriye buyur eder..</font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Paşa imama hutbeyi kendisinin vereceğini söyler.</font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Gittikçe olay heyecanlanmaktadır.</font></strong><strong><font face="Times New Roman"><span> </span></font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"><span></span>İmam şaşkındır “Tabii, paşam” der. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Neyse vakit gelir iç ezan okunur. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Paşa hutbeye çıkar.</font></strong><strong><font face="Times New Roman"><span> </span></font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"><span></span>Yüksek sesle, sinirli bir tonajda içinde bolca irtica ve laiklik kelimelerini geçtiği oldukça sert bir hutbe verir. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Hutbe bittiğinde aşağı iner, imam "Hutbeyi siz okudunuz, buyurun namazı da  kıldırın" der. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Ancak Paşa kabul etmez, "namazı sen kıldır" der.</font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"><span> </span>Namazdan sonra hoca, paşayı uğurlar, paşanın yüzü hala asıktır. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Yüz hatları oldukça gergindir. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Paşa camiden ayrılırken hocanın eline bir miktar para tutuştur. </font></strong><strong><font face="Times New Roman">Hoca hayretler içindedir.</font></strong><strong><font face="Times New Roman"><span> </span></font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"><span></span>Heyecanla uyanır. Kan ter içinde kalmıştır.</font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"> </font></strong><strong><font face="Times New Roman">Rüyanın manasını düşünür,  ancak bir türlü anlam veremez. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">O sıralarda İstanbul da tahsil almakta olan oğlu Emin Işık’a bir mektup yazarak rüyasını detaylı bir şekilde yazar ve o sıralarda İstanbul’da yaşayan ve rüya yorumlarında isabetiyle meşhur bir hocanın adresini vererek ona mektubu götürüp okumasını ve rüyanın tabirini acilen kendisine yazmasını ister.</font></strong><strong><font face="Times New Roman"><span> </span></font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman"><span></span>Oğlu Emin Işık (şu anda profesördür) gider tarif edilen yerdeki zata rüyayı okur.</font></strong></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>O zat derki;” Merak edilecek bir şey yoktur. </strong></font><font face="Times New Roman"><strong>Rüya hayırdır.”</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>“Rüyada görülen caminin önündeki  kalabalık bu günlerin güft-ü gusuna işarettir.”</strong></font></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">“Paşanın hutbeyi okuması; hutbe söz, laf anlamına gelir. Bu günler seçim sathı mailidir. Çok etrafta söz dolaşacak, irtica, laiklik sözleri çok sarf edilecek." </font></strong><strong><font face="Times New Roman"> </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">"Namazı  hocanın kıldırması ise hocanın siyasi düşüncesine yakın bir partinin seçimleri kazanacağına işaret eder, Kemal Paşanın kıldırmaması ise onun düşüncesini savunanların çok söz edeceklerini o partiye çok yükleneceklerini ancak iktidarı ele geçirmeyeceklerini gösterir."</font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">"<span> </span>En son ayrılırken paşanın hocanın eline para tutuşturması ise yeni gelecek hükümetin imamların maaşına zam yapacağını gösterir” der. </font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">“Bu rüyanın yorumu böyledir” der.”Aynen mektuba böyle yazarsın, gönderirsin”</font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Gerçekten seçimler yapılır ve tabir edildiği gibi rüya çıkar.</font></strong></p>
<p><strong><font face="Times New Roman">Bu yazıyı İsmail kara hocanın şeyh efendinin rüyasındaki Türkiye isimli kitabından özetle aktardık.</font></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[yılbaşında yapılacaklar,yapılmayacaklar]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2007/01/19/hicri-yilbasinda-yapilacaklaryapilmayacaklar/</link>
<pubDate>Fri, 19 Jan 2007 20:07:02 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2007/01/19/hicri-yilbasinda-yapilacaklaryapilmayacaklar/</guid>
<description><![CDATA[Bir önceki yazımızda konudan bahsetmiştik.Şimdi sitemize uygun bir formatta düzenleyelim.
Hicr]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="left"><strong><!--more-->Bir önceki </strong><a target="_blank" href="http://irtica.wordpress.com/2007/01/19/hicri-yilbasiniz-mubarek-olsun/" title="a"><strong>yazımızda</strong></a><strong> konudan bahsetmiştik.Şimdi sitemize uygun bir formatta düzenleyelim.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında ne yapılır,ne yenir,ne içilir,nereye gidilir....</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yıl başında içki içilmez varsa zemzem içilir ve şükredilir,yoksa sabredilir ve tevekkül edilir.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında kadın-erkek bir arada dans edemez imkan varsa mevlana gibi dönülür yahut halka halinde zikir çekilir.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında hindi yenmez.Eğer kurban bayramından et kalmışsa onlar tüketilebilir.O da yoksa kasaptan bir kilo kıyma alıp üç ihlas,bir fatiha okuduktan sonra yiyebilirsiniz.</strong></p>
<p align="left"><strong>Dikkat edin.Kıyma çiğken dualar okunacak.</strong></p>
<p align="left"><strong>Ayrıca kredi kartıyla yada veresiye olarak aldığınız kıymalar sakıncalı olabilir.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında kafe,bar gibi yerlere gidilmez.Varsa zikir hanelere gidilir.Eğer mütevazı veya dar gelirli bir aileyseniz en yakın camiiye gidebilirsiniz.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşını çocuklarınızın idrak etmesini istiyorsanız noel papa hikayeleri ve geyiklerden değil mevlanadan ve onun ney'inden yahut nasreddin hoca ve eşşeğinden bahsedebilirsiniz.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında diğer bayramların aksine baklava börek değil aşure çorbası yapılır.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında havai fişek yahut kız kaçıran türünden abuk sabuk şiddet içeren şeyler yapılmaz.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında taksim meydanında özel bir canlılık yoktur ve hiç bir haber programı o gün bu konuyla ilgilenmez.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşının farkında bile olmayan milyonlarca müslümanında olduğunu hatırlatmak zorundayız.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında Ahmed Necdet Sezer bayram tebriği duyurmaz.</strong></p>
<p align="left"><strong>Hicri yılbaşında, özel olarak hazırlanmış aksesuarlar yoktur.Çocuklarınıza o günü hatırlatacak oyuncaklarda alamazsınız.Dolayısıyla çocuklarınız bu işin idrakinde olmayacak.O yüzden hicri yılbaşına ait sevimli hikayecikler uydurup çocuklarınıza anlatabilirsiniz.Böylece çocuklarınız hicri yılbaşının ne kadar sevimli bir gün olduğunu anlayacaklar.</strong></p>
<p align="left"><strong>Mesela Ak sakkallı deden bahsedebilirsiniz.hani şu sürekli rüyalara girip sayısalda çıkacak rakamları söyleyen ded.</strong></p>
<p align="left"><strong>Onu sarıklı,cübbeli şirin bir hacı dede olarak anlatabilirsiniz.</strong></p>
<p align="left"><strong>Mümkünse heybesinde hediyeler de olsun.Çocuklar hediyeleri pek severler.Ama yarın çocuğunuza aaa bugün hicri yılbaşı.Bugün çok güzel ve önemli bir gün.Sen bugünün ne olduğunu biliyor musun.Hadi gidip sana bir şeyler alalım derseniz çocuğunuz o günün farkında olacaktır.</strong></p>
<p align="left"><strong>hayırlı yıllar.</strong></p>
<p align="left"><strong>güle güle 1427 seni hiç unutmayacağız</strong></p>
<p align="left"><strong>Hoş geldin 1428</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir Menemen Analizi]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2007/01/17/irticadan-tarihi-degistirecek-bir-yaziturkiyenin-ilk-darbesimenemen-olayi/</link>
<pubDate>Wed, 17 Jan 2007 17:30:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2007/01/17/irticadan-tarihi-degistirecek-bir-yaziturkiyenin-ilk-darbesimenemen-olayi/</guid>
<description><![CDATA[Türkiyede ilk darbe ne zaman yapıldı diye sorulup bir anket yapılsa pek çoğumuz 1960 darbesi c]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin:0;"><strong><!--more-->Türkiyede ilk darbe ne zaman yapıldı diye sorulup bir anket yapılsa pek çoğumuz 1960 darbesi cevabını veririz.</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Ama  Menemen olayını incelediğimizde olayın öncesi, gelişimi ve sonuçları açısından bu olayın aslında Türkiyede yapılan ilk darbe olduğu ortaya çıkar. Bizi bu fikre iten nedenler ise;</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>1929 dünya ekonomik buhranından ziyadesiyle etkilenen Türkiyede henüz yedi yaşındaki cumhuriyet büyük işlere girişmiş, halkın pek te tasvip etmediği devrimler yapılmış,bunlara direnenlere reva görülen tarzı hareket cumhuriyeti zor durumda bırakmıştı.<!--more--></strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Halkın büyük memnuniyetsizliğine neden olan bu değişimler ekonomik buhranla birleşince yeni devlet için içinden çıkılmaz bir hal almıştı.</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Bu sıralarda halkın bu tepkilerini azaltmak için kurulan Serbest Fırkaya ise halkın teveccühü büyüktü. Halkın tepkilerini azaltmak için kurulan bu partinin birden halk nazarında bu kadar tutulur olması yüneticileri korkutmuş ve kurulan Serbest Fırka bir kaç ay içerisinde kapatılmıştı. </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Atılan bir adımdan geri dönmek, halka verilen bir hakkın geri alınması olarak görülmüş ve   tepkiler iyice yükselmeye başlamıştı.</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>İşte Menemen Hadisesi böyle bir ortamda vuku bulmuştu.B</strong><strong>u olay bugünkü analizcilere sorduğumuzda zamanlama ve sonuçları açısından yüzde yüz komplo olarak nitelendirilecektir.</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Devlet sımsıkı bir şekilde bu Menemen Vakasına sarılarak halkın yaşanan ekonomik ve sosyal krizlere tepki vermesi engellenmiştir. Ortada yaratılan hava tam analamıyla bir darbe havası olmuştur. </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Serbest Fırka denemesinden sonra Türkiyenin yeniden demokrasiye dönüşü 1950 leri bulmuştur ki neredeyse demokrasinin yirmi yıl gecikmesi analamına gelir. </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Türkiyede yapılan diğer darbeleride incelediğimizde hemen hemen aynı karakterleri taşır:</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong> Partilerin kapatılması, hapisler idamlar, sürgünler, askeri rejim. </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Darbe öncesi yaşanan mizansenler ise yine hemen hemen aynıdır:</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>1960 darbesindeki yalan haberler, kıyma makinaları, </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>1980 yılında terörün bir günde bitmesi ve post modern darbe tabir edilen 28 şubattaki müslüm- fadime ortaoyunu, Menemen darbesinde de esrarkeşlere oynatılmıştır.</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Bugün devletin bu olayı sahiplenmesi, anma toplantıları vesaire ise bu olayı gizleme çabalarından başka bir şey değildir.</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Dolayısıyla bir saptama yaparak Menemen OlayınıTürkiye Cumhuriyetinin ilk darbesi olarak nitelendirmemiz gerekmektedirdir. </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Bütün enstrümanlar aynıdır sadece darbe teşhisi koyulmamış bir vakadır. </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>O yüzdende Menemen olayının o zamanki adı ile tertip günümüzdeki adlandırılması ile komplo olma olasılığı haylice yüksektir.</strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Bu meyanda Zaman gazetesinin bu yılki anmalarda genelkurmay arşivlerine dayanarak verdiği haberler bu iddiayı doğrular niteliktedir. </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Böylellikle yeni cumhuriyete uzun bir süre keyfi idare hakkı tanınmış oluyor, yanlışlıklara ititraz eden herkesi mürteci diye damgalayarak hataların örtülmesini sağlanıyordu. </strong></p>
<p style="margin:0;"><strong>Konun uzmanlarının, konuya bir de bu açıdan bakmaları dileğiyle..</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni Cumhurbaşkanının Misyonu]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2007/01/09/220/</link>
<pubDate>Tue, 09 Jan 2007 16:36:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2007/01/09/220/</guid>
<description><![CDATA[Türkiye artık 11. cumhurbaşkanı için gün sayıyor.
Türk üç şeye meftundur:
 Deliye, veliy]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family:Georgia;"><!--more-->Türkiye artık 11. cumhurbaşkanı için gün sayıyor.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Türk üç şeye meftundur:</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"> Deliye, veliye ve yeniye.</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">(burada deli eski anlamıyla cesur demektir)</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Ülkelerin ve insanlarının karakterlerini iyi tanırsak etkili sonuçlara varabiliriz.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Yeni cumhurbaşkanımız cesur olacaktır, Allahla irtibatı güçlü olacaktır ve yenilikçi olacaktır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Ya da daha doğru sıralarsak Allahla irtibatı güçlü (bir gönül insanı),y</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">enilikçi ve bunları uygulamada cesur bir insan olacaktır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"><!--more--></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">İşte bu üç sırrı bir araya getirdiği takdirde milletimiz onu candan sevecek ve pek çok onulmaz sandığımız problem çözülecektir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">İşte bu onulmaz problemlerin birincisini çözdüğümüzde Türkiyenin tüm problemleri kendiliğinden çözülecektir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Gordiyonun düğümünü çözer gibi tereddüt etmeden çözülmelidir problem.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Oda şudur:Türkiye cumhuriyeti kurulurken temellerini sağlamlaştırmak için iki şeyle savaş kararı aldı.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Bunlar Osmanlılar ve onların ideolojisi olan İslam idi.</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"> o günkü moda fikir akımlarına kapılarak bu ikisi ile mücadele edilirse ancak </span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Türkiye cumhuriyeti payidar olur zannedildi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Ancak geçtiğimiz yıllar bu fikirlerin hiçte doğru olmadığını bize gösterdi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Tarihine ve dinine bombalar yağdıran bir nesil yetişti </span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">ve bu nesil sığınacak liman olarak kendini ya Avrupa’nın bohem hayatında teselli aradı yada Rusya’nın batıl felsefesinde.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Halkıyla ve halkının değerleriyle bir türlü barışamayan cumhuriyet bir türlü halka inemedi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Hep seçkinlerin ya da devletin memurlarının dar dünyasına hapsoldu.</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Görkemli kutlamalar samimi değil yapmacık, heyecandan yoksun ve göstermelik törenlerle devlet bir türlü istediği heyecanı yakalayamadı.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Bu seferde suçu kendinde aramadı "aranızda hainler var" diyerek halkıyla çatışmaya girdi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Bu heyecan ancak bir şekilde sağlanır ;</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">tarihi ve dini ile barışarak.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Din ve Osmanlı ile mücadele edildikçe kendine zarar vermeye devam edecektir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Rahmetli Turgut Özal bunlardan birisini gerçekleştirerek </span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">zararı biraz azalttı diyebiliriz.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Zira onun zamanında devlet Osmanlı ile barışma kararı aldı.</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">artık tarih kitaplarından Osmanlıya edilen hakaretler silindi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Kızıl sultanlar vatan haini replikleri birer birer tarih oldu.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Artık geçmişimizden utanmıyor ne büyük bir tarihe sahip olduğumuz için övünüyorduk.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">İşte yeni cumhurbaşkanının misyonu da bu olmalıdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Devleti halkının dini ile ve peygamberi  Hazreti Muhammed Mustafa </span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">sallallahü aleyhi ve sellemle barıştırmalıdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;">Artık din türkiyede tabu olmaktan çıkmalıdır.Acaba cumaya gittiğimi görseler benim işime son verirlermi diyen üniversite hocası, yada asker olmamalıdır.Müslüman olmak, icaplarını yerine getirmek bir ar sayılmamalıdır. Evet yeni cumhurbaşkanı bunu mutlaka sağlamalıdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;">Dini ile devletini barıştıran, dini duygu ve düşüncenin geri,gericilik sayılmadığı bir ülkenin öğrencileri eminim daha faziletli olcaktır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Artık peygamberimiz bizim okullarımızda da anılmalıdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Onsuz bir neslin heba olacağı artık anlaşılmalıdır.  </span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">"Seni seviyorum ya resulallah" diyebilmelidir öğrencilerimiz okullarımızda.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Analar babalar gözlerinin nurlarını okullara gönderirken; acaba hangi kötü alışkanlığın pençesine düşecek evladım korkusundan kurtulmalıdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">Bunun tek çaresi vardır dinin hak ettiği yeri toplumsal hayatta almasıyla.</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;">İşte o zaman cumhuriyet halkıyla bütünleşecek tüm dargınlıklar bitecek ve Türkiye halkıyla kavga eden değil kendi iç meselelerini çözmüş bir ülke olarak dünyayla yarış edecektir.</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;">Ve bu yarıştaki yerimizde o zaman dünya liderliği olacaktır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;">bu çok zor bir şey de değildir.İstenen şey yapılamayacak olmayacak bir şey değildir.    </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;">Dün Osmanlı ile nasıl barıştıysak bu günde dinimiz ile barışmalıyız.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;">Artık Türkiye kendisine dar gelen bu zincirleri kırmalı, içindeki anlamsız tartışmalara, yersiz korkulara son vermeli ve artık yeryüzünün büyük aktörlerinden biri olarak tarihteki yerini yeniden almalıdır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;">İşte buda benim yeni cumhurbaşkanından beklediğim misyondur.</span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"> </span></strong></p>
<p style="margin:0;"><strong><span style="font-family:Georgia;">saygılarımla</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"></span></strong><strong><span style="font-family:Georgia;"></p>
<p align="right" style="margin:0;">&#160;</p>
<p align="left" style="margin:0;">&#160;</p>
<p></span></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kurtuluş Savaşında Din Adamlarının Rolü]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2007/01/07/kurtulus-savasinda-din-adamlarinin-rolu/</link>
<pubDate>Sun, 07 Jan 2007 07:50:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2007/01/07/kurtulus-savasinda-din-adamlarinin-rolu/</guid>
<description><![CDATA[Bu sayfalarda geçtiğimiz günlerde Kurtuluş Savaşı yıllarıyla ilgili bazı yazılar yayınlad]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><!--more-->Bu sayfalarda geçtiğimiz günlerde Kurtuluş Savaşı yıllarıyla ilgili bazı yazılar yayınladık.</strong></p>
<p><strong>Bunun nedeni Kurtuluş Savaşının dizi ve filimlerde gösterildiğinden farklı boyutları olduğunu anlatmaktı.</strong></p>
<p><strong>Maalesef tarih kasten tahrif edilerek o günlerde Din adamlarının yaptığı çalışmalar ve Kuvayı Milliyeyi aslında onların örgütlediği gerçeği gizlenmektedir.</strong></p>
<p><strong>Bu gün Kurtuluş Savaşında yaşanan  Fetva Savaşından bahsedeceğiz.</strong></p>
<p><strong>Milli mücadelede her tarafta kuvayı milliye teşkilatlarını kuranlar aslında o <a href="http://www.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?sayfa=9&#38;yid=27">bölgenin ileri gelen hocaları, alimleri olmuştu. </a></strong></p>
<p><strong>Pek çoğu savaşa bizzat iştirak etmiş, vaazlarıyla halkı milli mücadeleye teşvik etmiş, eline silahı alarak <a href="http://www.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?sayfa=8&#38;yid=27">dağa çıkanlar bile görülmüştü.</a></strong></p>
<p><strong>O günlerde Damat Ferit hükümetinin yayınladığı fetvaya karşı Ankara müftüsü Rıfat ve 11 arkadaşı bir karşı fetva hazırlarlar ve bu fetva tüm Anadoluya gönderilerek İstanbul hükümetinin yayınladığı fetvanın geçersiz,  baskı altında yazılmış ve  ingiliz hükümeti tarafından hazırlatılmış fetva olduğu açıklanır. </strong></p>
<p><strong>Tarihimize <a href="http://www.tekadamdevrimi.com/tekadamdevrimi/tad_diger/tad_fetvalar_02.htm">Ankara fetvası</a> olarak geçen bu belge milli mücadelenin dönüm noktalarından biridir diyebiliriz.  çünkü bu fetva ile Milli mücadele bir nevi meşruiyet kazanmış oluordu. Bu fetva o günlerde bütün vilayetlere gönderilerek 153 müftü tarafından imzalanır. Bu müftülerin pek çoğu zaten bulundukları bölgedeki Kuva-i Milliye teşkilatlarının reisleri yada kurucularıdır.</strong></p>
<p><strong> Bu gün bile 81 vilayet olduğu düşünülürse 153 il(vilayet)yada büyük ilçe(mutasarrıflık) müftüsünün bu fetvayı imzalaması aslında Milli Mücadelede Din adamlarının rolünün hiçte bize filimlerde yada dizilerde <a href="http://www.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?id=717&#38;yid=27&#38;sayfa=12">anlatıldığı gibi olmadığını gösterir.</a></strong></p>
<p><strong> Bu konuda vereceğim kaynak Diyanet işleri başkanlığının Milli Mücadelede Din Adamları isimli eser olacaktır. </strong></p>
<p><strong><a href="http://www.diyanet.gov.tr/turkish/weboku.asp?sayfa=1&#38;yid=27">Bu esere Diyanetin web sayfasından ulaşılabilmektedir.</a></strong></p>
<p><strong>Eser tamamen Meclis ve Genelkurmay arşivlerine dayanarak hazırlanmıştır. </strong></p>
<p><strong>Burada Ankara fetvasını imzalayan 153 müftünün hayatları kısaca anlatılmakta ve daha sonra aldıkları soyisimlerde verilmektedir.</strong></p>
<p><strong>Kimbilir belkide bu yazdığım yazıya itiraz edecek zevat orayı incelediğinde kendi soyismini de orada görecektir.</strong></p>
<p><strong>Belkide kendiside bu alimlerden birisini torunu olduğunu bu yazı dolayısıyla anlayacaktır.</strong></p>
<p><strong>Umarım bu yazıyı okuyanlar bizim artık insanların din mi devlet mi ikileminden kurtulması gerektiği kanaatimizi paylaşırlar.</strong></p>
<p><strong>Umarım artık Milli Mücadele ile ilgili din adamlarını aşağılayan iğrenç filim, dizi ve tiyatrolara son verilir.</strong></p>
<p><strong>Umarım bu fedakar din adamlarına devletin vefa borcunu ödemesi zamanı gelmiştir.</strong></p>
<p><strong>Umarım artık devletin kanları, canları pahasına milli mücadeleyi ateşleyen bu din adamlarına sarıklı mücahitlere iade-i itibar yapma zamanı gelmiştir.</strong></p>
<p><strong>Evet aklı selim sahibi herkesi bu isteğe katılmaya ve bunun dışında yazılan, çizilen ve söylenen şeylere tepki göstermeye davet ediyorum.</strong></p>
<p><strong>Bu arada bu konudan bahsetmişken bu konudaki eserleri ile tarihi aydınlatan <a href="http://www.kadirmisiroglu.com/">Kadir Mısıroğluna </a>minnettarlığımızı bildimemiz gerekiyor.</strong></p>
<p><strong>Kadir Mısıroğlu "Kurtuluş Savaşında Sarıklı Mücahitler" isimli eseriyle bu konuyu aydınlatmıştır.</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeni bir haftaya başlarken]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2006/12/25/yeni-bir-haftaya-baslarken/</link>
<pubDate>Mon, 25 Dec 2006 04:57:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2006/12/25/yeni-bir-haftaya-baslarken/</guid>
<description><![CDATA[Sevgili dostlarımız,
Bir haftayı geride bırakmış bulunuyoruz.Bu hafta boyunca neler yaptık k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><!--more-->Sevgili dostlarımız,<br />
Bir haftayı geride bırakmış bulunuyoruz.Bu hafta boyunca neler yaptık kısaca bunlara değineceğiz.</strong></p>
<p><strong>Öncelikle haftaya damgasını vuran olay Hürriyetin malum yalan haberi oldu diyebiliriz.Diyebilirizde habere yalan değilde düzmece, yalan, çarpıtma, tekmili birden bir haber diyebiliriz.Zira Hürriyet etinden,sütünden ve derisinden faaydalandı haberin.Bizde dilimiz döndüğünce ayıptır yaptığınız bak çarpılırsınız dedik kendilerine <a href="http://irtica.wordpress.com/2006/12/21/">bir yazımızla</a>.Bir yazıylada hocamız haberleri nasıl hazırladıklarını <a href="http://irtica.wordpress.com/2006/12/22/kartel-medya-towesde-siradan-bir-gun/">deşifre etti</a>.Dediğimiz gibide çıktı. ve Hürrriyet kelimenin tam anlamıyla çarpıldı.Haberi yalanlandı, hemde başlarına başka bir bela buldu.Yakın yol arkadaşları sabahla kapıştılar.Sabah gazetesi bu haberlerinin aslında vergi kaçaklarına bir türban olduğunu açıkladı.Meğer irtica bu kişilerin yolsuzluklarının bir örtüsü imiş bir kere daha gördük.<br />
Yine geçen hafta sitemizde yayınlanan <a href="http://irtica.wordpress.com/2006/12/19/">cumhuriyet gazetesinin islami versiyonu</a> okurlarımızın çok hoşuna gitti.Keşke böyle jestler yapsalar ama nerde kabilinden yorumlar yaptılar.Belli mi olur canım, malum cumhuriyet gazetesi 40lı yıllarda faşist, hitler hayranı bir gazete imiş, sonra çağa ayak uydurup önce kominizme merak salmış, kominizmde "benden bay" deyince bu sefer kemalizmi dalgakıran olarak kullanarak bu günkü "irtica düşmanlığı"na demir atmış.Biz bekliyoruz,ümitliyiz.<br />
Bir başka yeniliğimzi bir "istişare odası" açmak oldu.İstişare odasına geçen hafta şeriat mi demokrat olur cumhuriyet mi mukayesesini attık.Bu haftanın konusu ise "okul tiyatroları" olacak inşallah. Onu da bir yazı ile duyurup,sizlere sunacağız.Yorumlarınızı bekliyoruz.<br />
Yorum demişken sitemiz wordpress.comun bir üyesi olduğu için yorumlarda mail adresi gerekli yazıyor ama biz öyle bir şey istemiyoruz.Mail adresi olarak şu ortak adresi kullanılabilir:birisi@napacaan.com ,site adresi yazmak isteyenlerde önemli gördükleri bir siteyi yazabilirler.</strong></p>
<p><strong>Düzce kaynaşlıda bir öğretmenler günü kutlamasında sahnelenen bir okul tiyatrosunda başörtüsünün temsilen çıkarılıp yere atılması canımızı sıktı.Bizde bu olaya tepkimizi gösterdik, ama bu olaylara tepki göstermekle iş bitmiyor tabiiki, okul tiyatrolarının hemen hepsinde benzer hareketler tekrarlanıyor.Bu konuya el atmak istiyoruz.Bu konuda sizlerde görüş bildirebilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Bu haftaki son yazılarımız ise ahlaksızlığın artık hangi boyutlara geldiğinin görülmesi ile <a href="http://irtica.wordpress.com/2006/12/24/ulkeden-toplu-tecavuz-manzaralari/">ilgili </a>oldu.Cahiliyye dediğimiz bu hareketlerin bu çağda revaç bulmasıda gerçekten üzücü.Hindistandaki kız çocuklarının doğar doğmaz öldürülmeleri, Atinadaki bebek çiftliklei ve Türkiyeden bildik manzaralar.Bu cahiliyyeyle mücadele etmek lazım esas diye düşünüyoruz.<br />
Hilafetin nasıl kaldırdığına dair <a href="http://irtica.wordpress.com/2006/12/24/hilafet-nasil-kaldirildi/">bir yazı </a>ile bir arkadaşımızın gönderdiği yazısını yayınladık. Sizinde böyle önemli gördüğünüz yazılar varsa bize nasıl ulaşırsınız bölümümüdeki adreslere mail olarak gönderebilirsiniz.<br />
Bir müjdemiz dah var sevgili okurlarımız.Değerli hikayeleri ile bir ustamız yakında aralarımızda olacak.İnşallah yakında onun güzel hikayelerini bu adresten okuyabileceksiniz.Birde sitemizi için bir reklam hazırlatıyoruz.İnşallah yakında onuda sitemize koyacağız.<br />
Size şimdilik hoşça kalın derken,bol irticalı günler diliyorum.</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türbanlılar beri gelsin!]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2006/11/25/turbanlilar-beri-gelsin/</link>
<pubDate>Sat, 25 Nov 2006 13:12:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2006/11/25/turbanlilar-beri-gelsin/</guid>
<description><![CDATA[24 Kasım Öğretmenler Günü&#8217;nde Malatya Halk Evinde yapılan törende &#8220;Başörtülül]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><!--more-->24 Kasım Öğretmenler Günü'nde Malatya Halk Evinde yapılan törende "Başörtülüler ve türbanlılar" dışarı anonsu yapılmış.. Velilerden kimi anonsu dinlememiş kimi örtüsünü çıkarmış! </em></strong><a href="http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=201055"><strong><em>Haber</em></strong></a><strong><em> böyle.</em></strong></p>
<p><strong><em>Tamam artık.Ben bile sıkıldım böyle şeylere itiraz etmeye.Yok efendim bunlar din düşmanı yok islam düşmanı...gibi şeyler yazmaktan sıkıldım.Tabi ki bugünlük sıkıldım.Sonrasına bakarız.</em></strong></p>
<p><strong><em>Beni en çok üzen o anonsta değil zaten.Hani başka bir </em></strong><a href="http://irtica.wordpress.com/2006/11/07/muhur-kimde-ecevit/"><strong><em>yazımızda</em></strong></a><strong><em> ecevit döneminde yaşadığımız bir olayı anlatmıştık.O günlerde yaşadığım bir olay aklıma geldi.Cuma namazı çıkışında başörtü yasağını protesto etmek için cami önündeydik.Tabi ki bizim eylemlerimizde haremlik-selamlık.Polis bizi dağıtmaya çalışıyordu.Cuma namazından çıkan bizim hacılar,hocalar,dini bütün kardeşlerimiz,abilerimiz de bizi izliyorlardı.Alışkanlık tabiBir olay olduğu zaman bizimkiler kendilerini istasyonda zannediyorlar.Bir süre bizi izlediler.Sonra polisler kızların etrafını ayrı erkeklerin etrafını ayrı çevirdi.Polisler öyle bir daire kurmuşlardı ve o daireyi nasıl daraltıyorlardı ki içeride bulunan kızlar adeta denizin dalgalanma görüntüsünü andıran şekilde sarsılıyorlardı.Hatta bazıları baygınlık geçiriyordu.Bizim hacılar yine seyrine doyulmaz bir film izler pozisyonunda.</em></strong></p>
<p><strong><em>Uzun saçlı bir çocuk aramızda haykırmıştı.Tam yanımdaydı.Onlar bizim bacılarımız ulan idye bağırdığını hatırlıyorum.Bir polis de onu kendi taraflarına çekmek için geldi.Akıllı ol lan gibisinden şeyler söyledi.Adamı aramıza zor aldık.Bizim hacılar hala istasyonda.</em></strong></p>
<p><strong><em>Sonra bizleri ileri doğru sürmeye bşladılar.Kızlar önde biz arkada bazen de slogan atarak gidiyoruz.Benim yanımda sınıf arkadaşım var.Şimdi kendisi bir gözünü kaybetti.Yanımızdan yaşı çok ileri bir bayan geçiyordu.Yaşı o kadar ileri ki kadın fosilleşmiş resmen.Yüzüne sürdüğü yarım kilo civarında ki boya,cila gibi maddelerde kadının görünümünü kurtarmaya yetmiyor.yanımızdan geçeken bizim imamhatipli kızları kastederek "amann bari güzel olsalar dedi." kanıma çok dokunmuş ki çok ağır küfür etmiştim.Arkadaşımda gaza geldi galiba.O da etti.Kadında ettiğimiz küfre güldü.</em></strong></p>
<p><strong><em>Neyse işte.O kardeşlerimiz içinde yüz olarak güzel olanlarıda çoktu tabiFakat başörtü yasağını protesto etmekle güzellik arasında bir bağ kuramadık.güzelde değillerdi,o halde neden örtünme haklarını istiyorlardı!neyse yaşına verelim.zaten ne demiş cahit külebi:</em></strong></p>
<p><strong><em>Kamyonlar kavun taşır ve ben<br />
Boyuna onu düşünürdüm, </em></strong></p>
<p><strong><em>Sonra devam ediyoruz yürüyüşe.İleride bir tane örtülü kadın.Yanımızdan geçiyor.Yine arkadaşla ben yan yana.Yine suratımıza pişkin pişkin bakıp.Nolacak canım çıkarsınlar dedi.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ona da bir şey demiştim ama yalan yok küfretmedim.kısacası böyleyken böyle işte.Bizim cami çıkışında bizi izleyen hacılar mı daha suçlu yoksa ne olacak canım çıkarsınlar işte diyenler mi?</em></strong></p>
<p><strong><em>Yoksa o örtüye karşı olanlar mı bilinmez.</em></strong></p>
<p><strong><em>bakın orada bir bayan ne diyor:Anons sonrası başını açarak töreni izlemeye devam eden öğrenci velisi Nezahat Arıbal, ''Başörtüsü için anons yapıldı, biz de çıkardık. Öğrenci velisiyim. Saygı duyuyoruz tabii ki. Başörtümü program boyunca çıkardım. Dışarıda yeniden taktım'' dedi. </em></strong></p>
<p><strong><em>Öküzü anlamak için deneye gerek yok.Dolayısıyla ne tren gerek nede labaratuar yerine istasyon.O kendini belli eder.Kimse alınmasın ama lafım meclisten dışarı.<br />
</em></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir din dersinden canlı yayın!]]></title>
<link>http://irtica.wordpress.com/2006/11/13/bir-din-dersinden-canli-yayin/</link>
<pubDate>Mon, 13 Nov 2006 18:47:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>irtica</dc:creator>
<guid>http://irtica.tr.wordpress.com/2006/11/13/bir-din-dersinden-canli-yayin/</guid>
<description><![CDATA[

Yukarıda gördüğünüz video bir lisede çekiliyor.Ben bugün rastladım bu videoya.Bugünün b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sonsayfa.com/images/news/ogrenci.20061113163358.jpg"><strong><!--more--><img src="http://www.sonsayfa.com/images/news/ogrenci.20061113163358.jpg" /></strong></a></p>
<p><strong><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/JBMS9yRg6VA'></param><param name='wmode' value='transparent'></param><embed src='http://www.youtube.com/v/JBMS9yRg6VA&rel=0' type='application/x-shockwave-flash' wmode='transparent' width='425' height='350'></embed></object></span></strong></p>
<p><strong>Yukarıda gördüğünüz video bir lisede çekiliyor.Ben bugün rastladım bu videoya.Bugünün bir özelliği de 7 yıl aradan sonra  toplanacak ve 5 gün sürecek olan 17. Milli Eğitim Şûrâsı'nın başlangıç günü.</strong><a href="http://www.yenisafak.com.tr/gundem/?t=13.11.2006&#38;q=1&#38;c=1&#38;i=14721&#38;Şûrâ/7/yıl/sonra/toplanıyor"><strong>Şura </strong></a><strong>da eğitim sistemi,8 yıllık kesintisiz eğitim,üniversiteye girişte kat sayı hesapları gibi konular masaya yatırılacak.Tabi farklı kesimlerden eleştiri alıyor bu toplantılar.Kesimlerin farklı olduğuna bakmayın eleştiriler yıllardır tekrarlanan şeyler.Yani hep o farksızlardan,aynılardan.Eleştirelerin yoğunlaştığı yerler ise:Bu toplantıda 8 yıllık eğitim ve kat sayı aleyhinde sonuçlar çıkması olasılığı olarak kendini gösteriyor.8 Yıllık kesintisiz eğitimin amacı imamhatiplerin orta kısmını hedef alıyordu.8 yıllık kesintisiz eğitimle imamhatiplerin orta kısımları kapatıldı.Sonra kat sayı uygulamasında ki değişikliklerle meslek liseliler öss'De elli puan geriden başlatıldı.Bu da imamhatipleri hedef alıyordu.İmamhatip liseleri bu uygulamalardan sonra çok büyük bir öğrenci kaybı yaşadı.Daha dün eşimle konuşurken bir zamanlar üsküdar imamhatip lisesinin öğrenci yoğunluğuna çözüm getirmek için sınavla öğrenci aldığını konuşuyorduk.Beykoz imamhatipte okuyan bazı arkadaşları ümraniye imamhatip kurulur kurulmaz ümraniyeye zorunlu nakil yaptırmalarından bahsediyorduk.Yasaklar amacına ulaşmış görünüyor.Artık başörtüde yasak olduğuna göre bu okullara ne yapılmak istendiği ortada.Aslında okullar değilde o okuldakiler,o okuldakilerin düşünce yapısına ne yapılmak istendiği ortada.Dini eğitimin verildiği yerler kıskaç altında olmuştur hep.Birileri bu işleri pek sevmiyor galiba.O birileri güçlüde olmalı.Aksi taktirde bir toplumun inancıyla bu kadar alay edilemez.Hele bu toplum adına hiç yapılamaz.</strong></p>
<p><strong>Yukarıda ki videonun da din eğitimiyle bir kaç ilişkisi var.Birincisi, videoyu aldığım sitede bunun bir din dersinden alınan görüntü olduğu söyleniyordu.İkincisi ise her zaman belirttiğimiz şey.İşte yetiştirdiğiniz gençlik,işte istediğiniz eğitim,işte bunlar kimlik müslümanı laik çocuklarınız diyebileceğim görüntüler.kültürün yozlaaştırıldığı bir ülkedeyiz.Eğitim sistemini laik yapacağız diye islamı büsbütün hayatlardan uzaklaştırmayı hedefleyenler bu görüntüler hakkında ne düşünüyorlardır?Bu ve benzeri görüntüler bir süredir hep gündem de.Liseli kızların okulda striptiz yapmaları ve bunları internette yayınlamaları... gibi bir çok haber.7 aylık bir çocuğa tecavüz edilmesi.Bu tecavüzün annenin bilgisi ve müsaadesi dahilinde olması..Sürekli artan suç olayları...Toplumun dönüştüğü kesin.Dönüştürüldüğüde kesin.Peki çözüm ne?Daha laik/daha dinsiz eğitimde mi?Laiklik diye islamın üstüne daha fazla gelemekte mi?</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
