Taksim. Serin bir ilkbahar akşamı. Gezi Parkı’nın meydan tarafına bakan yanı. O ne! Seyyar köfteci tekme attı sucu çocuğa. Kitapçı Cengiz köfteciye çıkıştı. Köfteci kılıç gibi çekti bıçağını. Ce… dahası →
Yurttan Sesleryurttansesler wrote 3 months ago: Taksim. Serin bir ilkbahar akşamı. Gezi Parkı’nın meydan tarafına bakan yanı. O ne! Seyyar köf … more →
yurttansesler wrote 9 months ago: Sabahtı. “İşler nasıl gidiyor?” demişti minibüsüne atıp eski, baba yadigârı sandığı getiren Simon. “ … more →
yurttansesler wrote 10 months ago: Karton kutunun altı ıslanmıştı yağmurdan. Islak kartona dikkatle bakınca küçük olukları görünüyordu; … more →
yurttansesler wrote 1 year ago: “Kaybetmek mi kaybolmak mı?” diye başlanabilirdi hikâyeye. Rokoko bir iç çekişle de deva … more →
yurttansesler wrote 1 year ago: Fanilasının göbeğine erikleri doldurmuş koşarak geliyordu. Apo’yla Fethi ağızları sulanarak ge … more →
yurttansesler wrote 1 year ago: Saat on’u on geçiyordu. Cahit gergin; kepengin önüne oturdu. Parmaklarının arasından kıvrıla döne tü … more →
yurttansesler wrote 1 year ago: Düşüncesini fark etmeden seslendirdi, “Bunu bana benden başka kimse yapamaz.” dedi Derin; halıya uza … more →
yurttansesler wrote 1 year ago: Bahadır, Tarkan ile Uygur’un babası. Gülistan’ın kocası. İki katlı gecekondunun çatısında bira içiyo … more →