<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>budur &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/budur/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "budur"</description>
	<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 07:10:02 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Punk BuduR]]></title>
<link>http://emolar.wordpress.com/?p=457</link>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2008 06:01:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>emolar</dc:creator>
<guid>http://emolar.tr.wordpress.com/2008/10/06/punk-budur/</guid>
<description><![CDATA[PUNK;düzen karşıtı bi yaşam tarzıdır.Evet PUNK bi yaşam tarzıdır.Çünkü sadece PUNK dinl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:x-small;">PUNK;düzen karşıtı bi yaşam tarzıdır.Evet PUNK bi yaşam tarzıdır.Çünkü sadece PUNK dinleyerek PuNK olamazsınız ya da sadece PuNK gibi giyinerek...PUNK kültür,moda,müzik,sanat.... herşeydir. </span></strong><br />
<strong><span style="font-size:x-small;">Bir PuNK olabilmek için öncelikle PUNK a inanmak lazım.Günümzüde PUNK a inanmayıp kendini PuNK zannedenlerin sayısı oldukça fazladır. </span></strong><br />
<strong><span style="font-size:x-small;">PuNK lar herzaman farklı olmaya eğimlidir. hiç kimseye weya hiç bi dier PuNK a benzemezler! ayrıca toplum tarafından farkedilmek de isterler. </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size:x-small;">PUNK; özgürlük demektir. Bu yüzden hiç bi PuNK özgürlüğünü kısıtlıçakk sorumlulukları yerine getrmez. </span></strong><br />
<strong><span style="font-size:x-small;">PUNKisyan demektir.Bi PuNK istemezse hiçbişi yapmaz we bunu söylemekten asla çekinmez. </span></strong><br />
<strong><span style="font-size:x-small;">PUNKeğlencedir. Bi PuNK canı sıkıldığı an kendini eğlendircek her şeye baswurabilir... </span></strong><br />
<strong><span style="font-size:x-small;">PUNK 4 HARFTEN DAHA FAZLASIDIR!</span></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bayramları bayram yapan, adları değildir!]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=856</link>
<pubDate>Tue, 30 Sep 2008 16:31:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/09/30/bayramlari-bayram-yapan-adlari-degildir/</guid>
<description><![CDATA[Ritüeller, törenler, kutlamalar, bayramlar&#8230; Hiçbirine karşı filan değilim; lakin hepsind]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ritüeller, törenler, kutlamalar, bayramlar... Hiçbirine karşı filan değilim; lakin hepsinde de bir tür kurumuşluk, özünden sapmışlık, lafta kalış, temsil ettiğinin değerini dondurup kalıplaştırıp ruhsuzlaştırma, söylemle yüzeyselleştirme görürüm. Bilirim ki insanların ezici çoğunluğu için bunlar, laf ola torba dola, iş olsun, adet yerini bulsun nev'inden "etkinlik"ler (!) demektir; temsil ettikleri değerlerin içi böylelikle boşalmış, koflaşmış, kuru kabuğa dönmüştür. Söylemsel sözde-değer, işaret ettiğinin gerçek değerini ikame etmektedir artık. "Gibi" yapılmakta, herkes bunu için için bilmekte ve fakat bu -deyim yerindeyse- riya, topluca görmezlikten gelinmektedir.</p>
<p>Onun içindir ki ben böyle toplu "etkinlik"lerde kendi küçük rolümü oynamaktan pek hazzetmem. Dışarıdan seyretmeyi yeğlerim. "Riya" orjisine katılmayı kendi kişisel ahlakımın temeline yerleştirilmiş bir dinamite benzetirim. Mecbur bırakılırsam, başka çare kalmazsa da, ne yapılacaksa bir çırpıda yapar, dertten kurtulurum. Tabii bu arada kendimi bir komedi oyuncusuna, palyaçoya, hatta bir illüzyoniste benzetmekten de alamam. (Yalnız, bayram kutlamalarında taktiğim farklıdır: Kuru, ruhsuz, basmakalıp kutlamaların ahlaksızlığına da, kiçleşme pahasına rokoko, baygın, süslü püslü kutlamaların sözde-içtenliğine de yüz vermeksizin, öze işaret etmeyi dert edinen bir ifadeleştirmeye özen göstermeye çalışırım!)</p>
<p>Dinsel bayramlarımız  konu edildikte "ah, nerede o eski bayramlar" klişesini tekrarlayacak değilim, hem onun yanlışlığını da biliyorum. Gelgelelim, çarpık çurpuk da olsa kapitalistleşme, sınaileşme, kentleşme süreçlerinin bayram manzaralarını da fena halde değiştirdiğini teslim etmek gerekir. Eskilerin naif bayramlaşmalarının yerini neyin aldığını uzun uzadıya tasvir etmek yerine, yukarıda bir parça açıklamaya çalıştığım "riya" olgusunun müesseseleşmiş olduğunu bayramlar esnasında  açık seçik görebileceğimizi iddia etmekle yetineceğim.</p>
<p>Ve riyada "Şeker"cilerin de, "Ramazan"cıların da birbiriyle yarışmayı yeğlediklerini vurgulayacağım. Şekerciler, kemalizm dininin icabı hem yıllar yılı Ramazancıları yok sayarak, olmadı, değerlerinin isimlerini bile aşağılayarak dinsel bayramlarda sui generis bir riya orjisi yaparlarken, Ramazancılar da isim fetişizmini tersten hortlatarak kendi değerlerinin özünü şekle kurban etmede ve bunu yaparken de kendilerini öteki konumuna hapsedenlerin tavrını taklit etmede hiç beis görmüyorlar.</p>
<p>Kabul edelim ki Türkiye toplumu son derece kendine özgü bir sosyokültürel heterojenlik arzediyor. Bu bir realitedir, verili bir gerçekliktir. Gözünü yummak, gördüğünü ortadan kaldırmaz. Söylem fetişizmi yapmak ve üstelik bir de bunu bir araç olarak kullanıp bir olgusal durumu siyasal istismara nesne etmek marifet midir yani? Öyle görünüyor ki başbakan, kendi kendini topuğundan vurmaktan başka anlama gelmeyen vahim yanlışlar serisini ısrar ve inatla sürdürüyor.</p>
<p>Oysa "şeker"in de "ramazan"ın da birer söylemsel mücadele aracı olmaktan kurtarılması ve birer bayram vesilesi olarak görülmesi daha doğru değil midir? Bunlar, Türkiye'nin sosyokültürel zenginliğinin birbirini bütünlemesi gereken birer parçası değil midir? Hem böyle davranarak sizi yıllar yılı ötekileştirmiş olana karşı da âlicenaplık dersi vermiş olmaz mısınız en azından?</p>
<p>I'ıh. Benim bu AKP'den hiç mi hiç ümidim kalmadı (zaten ümidim pek öyle fazla da değildi -biraz "ya tutarsa" hesabıydı). İlkel varoş politikacılığı düzeyini aşamıyorlar. Yazık.</p>
<p>Laikçi azgın azınlıktan zaten hiç ümidim yoktu.</p>
<p>Ortada, "kültürel müslümanlık" dersi verecek bir özgürlükçü sol da yok ne yazık ki.</p>
<p>İş yine samimi ve entelektüel müslümanlara, sağıyla soluyla liberal zihniyetlilere, bütün sağduyulu insanlara düşüyor. Hem ritüellerin temsil ediciliklerine sahicilik ve dürüstlük katmada, hem de birtakım değerleri ortak değerler payesine yükseltip hakkını hakkıyla teslim etmede akla, sağduyuya, sağlıklı analitik bakışa, içi doldurulmuş bir empati duygusuna ihtiyaç var. Basiretsiz politikacılara ve akıl tutulmasına uğramış toplum kesimlerine (hangi taraftan olurlarsa olsunlar) meydanı boş bırakmamak lazım.</p>
<p>Bu ülke hepimizin. Bu bayram da -bazıları bunu farketmese bile- hepimizin aslında.</p>
<p>Hem insan eliyle öyle boktanlaştırılmış bir dünyada yaşıyoruz ki, biraz sevinç duygusu yaratarak hayatımızda ufak umut, sevgi, barış parantezleri açmak hakkımız, hepimizin hakkı. Bu parantezlere hangi adı koyduğumuzun ne önemi var gerçekte? Simgeler savaşına filan ne lüzum var? Çocuksuluğu bırakalım da çocukluk sevinci yaşayalım biraz, bayram seyran diyerek.</p>
<p>Soğuk Yemek'te de ifade ettiğim üzere, herkese, kendi kendisiyle bayramlaşma fırsatı sunan bir bayram dilerim.</p>
<p>(Bu arada <a href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/bayramlara-muted-ir-131715.htm">biri</a> <strong>Yağmur Atsız</strong>'dan, <a href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/hay-allah-kime-satassam-131716.htm">diğeri</a> <strong>Ahmet Kekeç</strong>'ten iki de link vereyim konuya değinen.)</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Yıkılmadım ayaktayım"]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=767</link>
<pubDate>Tue, 29 Jul 2008 07:53:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/07/29/yikilmadim-ayaktayim/</guid>
<description><![CDATA[Tekrar edelim: Bu bir &#8220;yıkılmadım ayaktayım&#8221; bombası. Daha da dehşet saçacakları]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tekrar edelim: Bu bir "yıkılmadım ayaktayım" bombası. Daha da dehşet saçacaklarını tahmin etmek zor değil. Adı şu ya da bu bütün taşeronlarının da, organik bütünlüğü olan bir geniş yapı içerisinde kendi emirlerinde olduğu kabak gibi çıktı ortaya. Göz göre göre oyun oynuyorlar artık, başka çareleri kalmadı. Zavallı bebecikler, hamile kadınlar, suçsuz günahsız masum insanlar telef olsun, toplum korksun, sesini çıkaramasın, kafası iyice karışsın, meş'um tahakküm devam etsin.</p>
<p>Suçlu, ayağa kalk! Senin ciğerini tanıyoruz artık! Sıkıştın, dehşetine dehşet katıyorsun. Ama toplumsal uyanış dalgasının önünde duramayacak, bir süre daha korkunç acılar yaşatsan bile bize, sonunda kendi melanetinde boğulacaksın. Dış güçlerin karmaşık nüfuz mücadelelerinin yansıması olman falan da farketmez.</p>
<p>Yeter ki biz <a href="http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=719730&#38;title=katliamin-sorumlusu-kim">teşhisimizde</a> yanılmayalım bundan böyle.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kızılırmak Times nehrinin beşinci kolu mudur? Peki ya Ergene deresi?]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=750</link>
<pubDate>Mon, 28 Jul 2008 07:47:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/07/28/kizilirmak-times-nehrinin-besinci-kolu-mudur-peki-ya-ergene-deresi/</guid>
<description><![CDATA[Şurada Obli Bey ile Bülent Bey arasında devam eden diyalog, bize en baba Hollywood senaryosundan ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://jazzetta.wordpress.com/2008/07/18/yazmayi-yazinin-opoziti/#comment-14378">Şurada</a> <strong>Obli Bey</strong> ile <strong>Bülent Bey</strong> arasında devam eden diyalog, bize en baba Hollywood senaryosundan daha heyecanlı, daha müthiş şeyler sunuyor. Şu meşhuuuur İngiliz muhipliği hususunda filan. Ulu manitu, ne kaybolmayan sakızmış bu! "Eski solcu yeni liberaller"den daha haini var mı bu güzelim melmekette, var diyenin ağzını yırtarım. İmza: <strong>Gündüz Aktan Bey</strong> (Hay Allah, bu adam ulusalcı değil, yanlış imza!)</p>
<p>Neyse, ben kendisini "eski solcu yeni liberal" taifesinden saymadığı halde Bülent Bey &#38; Obli Bey'e yaranamayan <strong>Engin Ardıç Bey</strong>'den bir <a href="http://www.sabah.com.tr/ardic.html">yazıyla</a> güne beşamel sos katayım. </p>
<p>***</p>
<p>Şimdi aklıma birşey takıldı, paylaşmadan geçemiycim. Tamam, kazıdım artık iki gramlık aklımın bir köşesine; Obli Bey iflah olmaz bir reelpolitisisttir -gücetapınıcılık diyemem, hoş bir sıfat olmaz, yakıştıramam kendisine-, peki ya bir de üstüne üstlük sıkı bir <a href="http://www.sabah.com.tr/2008/07/27/haber,4EC718BD85C64419958B20D29A18F606.html">zohnerist</a> olmasın sakın?! </p>
<p>***</p>
<p>Alakasız not: Türkiye'de sol anahatlarıyla dörde ayrılır:</p>
<ul>
<li>1. Sahte (nasyonal sosyalist) sol,</li>
<li>2. Ortodoks sosyalist (kemalizm kuyrukçusu) sol,</li>
<li>3. "Özgürlükçü sosyalist" (çevirkazıyanmasıncı, yesinlerbirbirlerinici) sol,</li>
<li>4. Liberal sol. </li>
</ul>
<p>(Üçüncü gruptan fikir namusuna sahip olan bir alt kesimi de beşinci sıraya yerleştirebiliriz. Ama kelaynak nüfusundan da azlar maalesef.)</p>
<ul></ul>
<p>Bülent Bey &#38; Obli Bey, liberal solla "özgürlükçü sosyalist" sol arasındaki güncel tartışmaya da el atmışlar ve elbette ki kendini konuşlandırdığı yerde gerekirse <strong>Dr. Hannibal Lecter Bey</strong>'i bile müttefik ilan edecek olan Obli Bey, birinci ve ikinci kategorideki "sol"cu müttefiklerinin yanısıra "üçüncü yol"cuları da abalıya vuracaklar top-10'a yerleştirmeyi ihmal etmemiş. Şaşırmadım tabii.</p>
<p>Neyse, ben uzayayım. Melmeketi bu fakir kurtaracak değil, ekmek parası daha önemli şu anda.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Tahtakuruları nereye?"]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=725</link>
<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 12:37:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/07/23/tahtakurulari-nereye/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Uğursuz bir yıldönümü&#8221; diye başlık atacaktım ki benden erken kalkmış Yağmur ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Uğursuz bir yıldönümü" diye başlık atacaktım ki benden erken kalkmış <strong>Yağmur Atsız</strong>. Tam yüz yıldır <strong>Enver</strong>'in nesebi sahihleri (gayrısı yok, arzederim) tarafından derinden derinden "kurtar"ılıp duruyoruz. Bu kurtarıcıcılar -yanlış yazmadım, "kurtarıcılık satanlar" anlamındadır- Osmanlı'yı batırmakla yetinmediler, illa Türkiye'yi de batıracaklar ki içleri rahat etsin! Bizim siyasetimizin habis tümörü olan İttihatçılık, ne yazık ki aspirin tedavisiyle geçecek bir illet değil. (Bugünkü ameliye ise sadece vaziyeti idare etme babındadır fikrimce, hatta Türkiye'nin derin egemenlerinin birtakım dış dengeleri altüst edecek "çılgın"lıklara tevessül etme tehlikesini bertaraf etme saikiyle harekete geçen dış odakların etkisinde gerçekleşmiş bile olabilir, kimbilir. Taşra burjuvazisinin lumpen demokratlıktan bir adım öteye gidememiş olan siyasi temsilcisi AKP, gerçekten demokrasi nosyonunu içselleştirmiş olan bir siyasal fikriyata/duruşa/yapıya sahip olsaydı durum başka olabilirdi, ama değil işte. Ne yapabilirim de egemenlere şirin gözükebilirim, fazla ceza yemem derdinde zavallı AKP. Bu uğurda kendisine oy veren herkesi kolayca satabilecek meşrepte ki, bunun emarelerini çok gördük, pratiğini de.)</p>
<p>Parantez içiyle konuyu dağıttık. Ben sizi Yağmur Atsız'ın Star'daki <a href="http://www.stargazete.com/gazete/yazar/ugursuz-bir-yildonumu-115502.htm">şu</a> ve <strong>Ayhan Aktar</strong>'ın Taraf'taki (neuzübillah, tevbe estağfirullah!) <a href="http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?mid=1291">şu</a> köşeyazısına yönlendirerek aradan çekileyim. Edilecek çok laf var ya, bizde mecal yok. (Muhterem ırkçı babasının fikriyatına ihanet eden bi herifle AB yalakası bi herif! Bozacının [:bendeniz] şahidi şıracı [:bendeleri], di mi <strong>Obli Bey</strong>? Di. Ya da "da" -<strong>Dugin Bey</strong>'in* diliyle söylersek.)</p>
<p>Merak kediyi öldürürmüş: Enver Efendi bugünleri görseydi, sizce kimlerle gurur duyardı? Sizi siziiii! Kendisinden hiç hoşlanmayan sarışın mavi gözlü rakibinin adını "ist"leştirmiş Ergenekoncu torunlarıyla dediğinizi işitir gibiyim.</p>
<p>Bu arada, kağıt peçetede spermini teşhir etmeyi sanatsal bir "etkinlik" zanneden, sanat tarihine girse girse kitschler galerisi kapısından girebilecek olan CHP'li pseudo-ressam zibidisinin akıllara seza lakırdısını da yeni öğrendim. Yav, bi uzanıversin güneye de, kariyerini içsavaş fiştekleyip darbe yaparak 17'lik gençleri darağacında sallandırma ve sonrasında da dandik dandik nüler şeyttirme üzerine inşa etmiş olan paşa dedesinin elini öpüversin önce. Memleket ne gadder vatanperver evlatlar yetiştiriyor, kurur duydum valla!</p>
<p><em>(*) Selam söylen o yâre! Avrasya kendisiyle gurur duyuyor.</em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Azıcık da siz kesenin ağzını açın, belki gizli finansörlerden biri de siz oluverirsiniz!]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=676</link>
<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 08:01:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/06/23/azicik-da-siz-kesenin-agzini-acin-belki-gizli-finansorlerden-biri-de-siz-oluverirsiniz/</guid>
<description><![CDATA[Ben tuzu kuru olup da tuzu yaşların arasında yeralmayı tercih edeni, tuzu yaş olup da kendi hak]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ben tuzu kuru olup da tuzu yaşların arasında yeralmayı tercih edeni, tuzu yaş olup da kendi haklarını savunana göre daha dikkat çekici bulur ve daha çok severim. Hele de bunlar, sanatçı, reklamcı gibi tiplerse... O yüzden de mesela <strong>L</strong><strong>ale Mansur</strong>'u, <strong>Gökhan Özgün</strong>'ü daha bir severim. </p>
<p>Geçen hafta üzerinde çalıştığım bir iş tümüyle çöpe gitti. O yüzden gene bana saç baş yolduran bir meşguliyete düştüm. Tıraşı kısa keseceğim ve iki linkle buradan ikileyeceğim. Aha <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=705635">bu</a> birincisi. Bu da ikincisi diyordum ki baktım yenilememişler yazıyı. Kırk kuruşa kıyıp bugün bi Taraf alın, Gökhan Özgün'ün bugünkü yazısını okuyun, korkmayın demokratlık öcüsü yemez sizi. Kesenizden çıkan o kırk kuruşu da benim vaktiyle yıllarca nazi muhibbi yayın organına kaptırdığım paracıkların takriben 20x365x1.88'de birine sayıverin.</p>
<p>Hadi çav.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Çocuk" düşünüyor...]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=671</link>
<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 08:34:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/06/16/cocuk-dusunuyor/</guid>
<description><![CDATA[Taraf gazetesi ve Murat Belge&#8230; Bu topraklara insanlık onuru, hayatın kutsallığı, insan ha]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Taraf gazetesi ve <strong>Murat Belge</strong>... Bu topraklara insanlık onuru, hayatın kutsallığı, insan hakları ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü, demokrasi teşrif buyurduğunda hayırla yadedilecekler listesinin başında yeralacak iki isim... Biri medyanın, diğeri akademyanın yerlerde sürünen haysiyetini kurtaran iki isim... </p>
<p>Sabah gazetesindeki röportajından birkaç alıntı yapıyorum aşağıya Belge'nin. (Bastıran sıcaklar ve iş güç, bir de yaşadığımız absürd süreç insanda hal bırakmıyor, o yüzden şu sıralar uzun uzun yazamıyorum Jazzetta'ya, kusuruma bakmayın. Biraz böyle dolgu yapıyorum.)</p>
<p>***</p>
<p><em>Taraf gördüğüm kadarıyla benim düşüncelerime, bu demokrasi mücadelesine başından beri, bütünüyle angaje bir gazete. Ben sabah gazetelere bakmadan hayata başlamam. Taraf çıkınca fark ettim ki yıllardır adeta öfkelenmek için, sinirlenmek için bakıyormuşum basına! Birdenbire sinirlenmediğim, kendimi hemfikir hissettiğim, hoşlanarak, severek baktığım bir gazete görünce şaşırdım önce.* (...)</em></p>
<p><em>Adına bugün Türkiye Cumhuriyeti dediğimiz, Osmanlı'dan kalmış olan bu ulus devlet büyük ölçüde bürokrasi tarafından kurulmuştur. Askeri bürokrasi ise sivil bürokrasiden her zaman önde ve öncelikli olmuştur. Bu bürokrasi bir tür heykel yaratmış bir sanatkâr gibi kendi eserine de hayran! Onun herhangi bir şekilde değişmesine razı değil. Halbuki toplum bir heykel değildir. Toplumlar canlıdır, büyür, gelişir, değişir. Ama uzun zaman, babasının büyüdüğünü kabul etmediği bir çocuk gibi kaldı Türkiye toplumu. Onun için de biraz geri zekâlı çocuk haline geldi. Ama artık, Anadolu burjuvazisiyle, şusuyla busuyla o da bir toplum olma aşamasında. 'Rüştümü ispat etme yaşım geldi, bırak artık istediğim gibi yaşayayım' diyor babaya... (...)</em></p>
<p><em>Evet, babayı çocuğuna düşman falan etmek de istemiyorum, çünkü uzun vadede karşılıklı konuşmak ve uzlaşmak gerekir. Onun için hakaret etmeden söyleyeyim; pedagojisi sıfır bir baba bu! Ve Avrupa Birliği'ydi, şuydu buydu, bu demokratlaşma böyle bir babanın otoritesinin ortadan kalkması demek. Dolayısıyla baba kendi iktidarını bırakmamak için korkunç bir mücadele veriyor. Bir gün komünizm, bir gün Kürtçülük, bir gün irticayı öne sürüyor korku yaymak için. Ama asıl büyük tehlike, dördüncüdür; yani demokrasi. Asıl korktukları bu ülkenin demokrat olmasıdır. Onun adını söylemek ayıp kaçtığı için söylemezler, o yüzden öbürlerinin adını ortada dolaştırırlar. </em></p>
<p>(*) Türkiye'de cesaret, vicdan ve namusun böylesine teberrüz ettiği bir gazete ilk defa yayımlanıyor. Hem de çakallarla akbabaların meydanı bu kadar boş bulduğu böyle bir dönemde... Umarım bir kazaya uğramazlar.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Budur.]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=669</link>
<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 04:33:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/06/16/budur/</guid>
<description><![CDATA[Aslında burada keneye ihtiyaç yoktu.
Ne var ki, kene uzun uzun baktı&#8230;
Tam bana göre bir ce]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Aslında</em> <em>burada</em> <em>keneye</em> <em>ihtiyaç</em> <em>yoktu.</em><br />
<em>Ne</em> <em>var</em> <em>ki,</em> <em>kene</em> <em>uzun</em> <em>uzun</em> <em>baktı...</em><br />
<em>Tam</em> <em>bana</em> <em>göre</em> <em>bir</em> <em>cehennem</em> <em>burası,</em> <em>dedi.</em><br />
<em>En</em> <em>büyük</em> <em>kenelerin</em> <em>arasına</em> <em>hoş</em> <em>geldi!</em></p>
<p>Başka söze gerek yok. <strong>Umur Talu</strong> diyeceğini demiş.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Vencereis pero no convencereis!]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=662</link>
<pubDate>Mon, 09 Jun 2008 07:21:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/06/09/vencereis-pero-no-convencereis/</guid>
<description><![CDATA[Tarihi günler yaşıyoruz. Aslında biz bunu yüz yıldır yaşıyoruz da balık hafızamız manzar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi günler yaşıyoruz. Aslında biz bunu yüz yıldır yaşıyoruz da balık hafızamız manzarayı yukarıdan kuşbakışı görmemizi engelliyor. Aklıma geçen asrın ilk onyıllarındaki bazı ülkeler geliyor hep bugünlerde: Almanya, İspanya, Portekiz, vs...</p>
<p>Darbe yapmak isteyen İspanyol ordusu ummadığı bir direnişle karşılaştığı sıralarda, Salamanca Üniversitesi'nde düzenlenen bir toplantıda faşist generallerden biri bir konuşma yapar ve konuşmasını "Kahrolsun aydınlar, yaşasın ölüm!" diye bitirir.</p>
<p>Üniversitenin rektörü, ünlü ve büyük entelektüel, <strong>Unamuno</strong>'dur. Gerisini <strong><a href="http://www.sabah.com.tr/haber,D976360AC6564E8994F5B3C6D2E03400.html">Engin Ardıç</a></strong>'tan dinleyelim:</p>
<div class="haber line_height_def">"Hepiniz," diyor, "neler söyleyeceğimi merak ediyorsunuz. Öte yandan, beni çok iyi tanıyorsunuz. <br />
Böyle bir dönemde susamam. Susmak, yalan söylemek olur. Çünkü susmak, boyun eğmektir."</div>
<div class="haber line_height_def">Devam ediyor: "Az önce burada ölüsevicilerin anlamsız çığlığını duydum, 'yaşasın ölüm' diye bir slogan atıldı... Bunu söyleyen General Millan Astray bir sakattır. Cervantes de öyleydi. Fakat General Astray, Cervantes gibi büyük bir adam olmadığı için, amacı bütün İspanya'yı da sakatlamak, kendine benzetmek!"</div>
<div class="haber line_height_def">Ve sözlerini şöyle bitiriyor: "Siz kazanacaksınız, çünkü kaba kuvvet sizin elinizde... Fakat sizde akıl da yok, hak hukuk da... Sizin gibi insanlara 'İspanya'yı düşünün' demeye gerek bile görmüyorum..." <br />
Sonra da, tarihe geçecek o ünlü cümlesini söylüyor: "Yeneceksiniz fakat ikna edemeyeceksiniz!" <br />
Unamuno'nun yaptığı kelime oyunu ve uydurduğu kafiye ne yazık ki dilimize bozmadan tercüme edilemiyor. Cümlenin İspanyolca aslı şudur: "Vencereis pero no convencereis!" </div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiya maddesinin katı hali]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=653</link>
<pubDate>Wed, 21 May 2008 12:36:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/05/21/turkiya-maddesinin-kati-hali/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Biz kendi problemlerini büyüten ve sonra da o büyüklüğün altında ezilen bir ülkeye d]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>"Biz kendi problemlerini büyüten ve sonra da o büyüklü</em><span><em>ğ</em></span><em>ün altında ezilen bir ülkeye dönü</em><span><em>ş</em></span><em>tük.</em></p>
<p><em>Türkiye'nin daha ciddi </em><span><em>ş</em></span><em>eylerle u</em><span><em>ğ</em></span><em>ra</em><span><em>ş</em></span><em>ması lazım. Dünya üzerindeki konumu, enerji dengelerinde Türkiye'nin yeri, küresel ekonomide nasıl bir duru</em><span><em>ş</em></span><em> sergiledi</em><span><em>ğ</em></span><em>i, dünyanın biz ve ötekiler ayrımında Türkiye'nin nerede duraca</em><span><em>ğ</em></span><em>ı ve bu senaryonun yazılmasında bir rol sahibi olup olmayaca</em><span><em>ğ</em></span><em>ı...</em></p>
<p><em>Yani, Türkiye'nin yeni </em><span><em>ş</em></span><em>eyler dü</em><span><em>ş</em></span><em>ünmesi lazım. Biz bize biçilen rolü oynamaktan fazla bir </em><span><em>ş</em></span><em>ey yapmıyoruz."</em></p>
<p>Doğruya doğru. <strong>Deniz Ülke Arıboğan</strong> desem tanımazsınız belki, iyisi mi <strong>Mahir Kaynak</strong>'ın kızı diyeyim bunları söyleyen. <strong>Muzmin Bey</strong>'in (oh be, "Muzmin Bey" deme serbestim var şu anda!) <a href="http://muzminanonim.blogspot.com/2008/05/bir-baka-nefes-shhat-gibi.html">bloğundan</a> alıntıladım. Rahatsızlığım, işlerim ve bastıran sıcak, yazı yazmama elvermiyor. İtirazımı dile getirmekle yetineyim: Özne, bu cümlelerde Türkiye. İyi de, nedir bu? Kim ya da kimler düşünecek yeni şeyleri? Düşündüklerinde mutabık kalabilecekler mi düşünenler? Düşünen kaldı mı? Düşüncelerini dile getirenlerin dilini kesmiyorlar mı -herkesin değil tabii, "âli menfaatlar"a halel getirenlerin? Türkiya Türkiya deyu soyutlamacı ve yuvarlak konuşmasını Çanakkale'de şehit olmuş dedem de becerir -kıs kıs gülüyordur bulutların üstünden. </p>
<p>Bu itirazımın ötesinde, Deniz Hanım'ın bu sözlerine katılıyorum Muzmin Bey. İnanmayacaksınız emme, diğer söylediklerine de kısmen de olsa katılıyorum -vallahi sıvılamıyorum.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ankara Ankara ittihatçı Ankara, seni görmek ister her bahtı kara]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=640</link>
<pubDate>Tue, 06 May 2008 12:30:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/05/06/ankara-ankara-ittihatci-ankara-seni-gormek-ister-her-bahti-kara/</guid>
<description><![CDATA[Adına ister &#8220;Ankaralılaşma&#8221; deyin, ister &#8220;İttihatçılaşma&#8220;, AKP AKP ol]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Adına ister "<a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=156664">Ankaralılaşma</a>" deyin, ister "<a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=156645">İttihatçılaşma</a>", AKP AKP olmaktan çıkıyor. Zaten baştan beri neydi, o da tartışılır. AKP kendisine oy veren heterojen kitleyi derin güçlere bir pula satmaktan imtina etmiyor. Son zamanlarda tahminim değişti; inanmaya başladım ki AKP kapatılmayacak, buna gerek kalmayacak. Çünkü AKP'ye kendi kendini kapattırıyorlar. Rehin alarak. Kendilerine benzeterek. Çünkü AKP çoktan kapandı da haberimiz yok. Şöyle diyelim: Darbe süreci yeni bir aşamaya girdi. <strong>Cemil Ertem</strong>'in Taraf'ta dün ve bugün yayımlanan iki yazısı dikkat çekici (internet siteleri çalışmadığından link veremiyorum). 27 Nisan'da başlayan darbe sürecinin 14 Mart ve 1 Mayıs'ta olgunlaştığını ve ülkemizin 12 Mart'tan kalma unutulmaz deyişle "ara rejim"e girdiğini vurgulayan Ertem, bu savını 3 Mayıs'ta Maliye Bakanının beş yıllık orta vadeli mali çerçeveyi açıkladığı, sıradan bir ekonomik program açıklama toplantısı gibi gözüken toplantısında aslında çok önemli bir "makas değişikliği"ni gündeme getirdiğinden hareketle destekliyor. Bakanın artık faiz dışı fazlayı değil bütçe açığını önemsemesinin, eskisi gibi borçlanmayacağız diyerek AB ve IMF'yi artık takmaması ve muslukları açacağız diyerek bütçenin şaşması anlamına geldiğini söylüyor. "Kapatma davasına karşı direnmekten vazgeçerek uydur kaydır bir savunma veren, türban meselesini bile unutmaya hazır olan, 30 Nisan'da açık bir darbe olsaydı 1 Mayıs'ta neler olacak idiyse bunu 1 Mayıs'ta aynen yapan" AKP, Ertem'e göre şunu demeye getiriyor: "Darbe falan böyle şeylere gerek yok, biz gereğini yapıyoruz bakın!" <strong>Cemil Çiçek</strong>'lerin borusu bunun için daha gür ötüyor. Darbecilerin AB-demokrasi-türban-Kürt alerjisini azdırmama, egemen kesimler arasındaki kaynak aktarımının şimdilik durması, bürokratik-militer statükoya elleşmeme gibi hükümet tasarrufları, aslında "derin AKP"nin marifetleri değil midir? Derin AKP, yani Çiçekgiller ailesi. "Bütün bunlar için çetelere ne gerek var; zaten onlar deşifre oldu, bırakın bunları meşru hükümet yapsın." </p>
<p>Çiçekgiller, ipleri ekonomide de ele alıyor. Merkez Bankası piç gibi ortada bırakılıyor. Bu koşullarda azacak olan enflasyonla populizm atbaşı gidecek. Vs vs.</p>
<p>Sonuç: Kötü yıllar. </p>
<p>Sonrası: Bilinmiyor.</p>
<p>Bindik Çiçekgillerin alametine, gidiyoruz kıyamete vesselam.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Efferin oğlum Ahmet, sen bu yolda devam et!]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/?p=638</link>
<pubDate>Fri, 02 May 2008 08:24:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2008/05/02/efferin-oglum-ahmet-sen-bu-yolda-devam-et/</guid>
<description><![CDATA[1 Mayıs yine 12 Eylül ruhunun ayakları altında ezildi. Bu ayaklar başka ayak, Başbakanımız E]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>1 Mayıs yine 12 Eylül ruhunun ayakları altında ezildi. Bu ayaklar başka ayak, <strong>Başbakanımız Erdoğanımız</strong>'ın baş olmaya kalkışan ayakları değil. AKP ne yazık ki her gün irtifa kaybediyor. AKP kapatılma korkusuyla Ergenekon'a selam çakıyor, ruhuna fatiha bile okunmayacak, haberi yok. Zalimden aman dilemek üzere sen de zalimleşirsen en ölümcül hatayı yapmış olursun, thlknn frknd msnz ey AKP'lilerimiz? Ha, sakın ola ki içinden geçmekte olduğumuz faşist darbe sürecine selam çakan "solcu" ve de "devrimci" (siz bunu "mabadımın solcusu ve devrimcisi" şeklinde okuyunuz) sendika ağalarımızın "ille de Taksim"de ısrar eden kör (yok yok, hiç de kör olmayan) inadına alkış tuttuğumu sanmayınız; yanaşma sosyalistliğe ve provokasyona karnım tok. Ama bu, 1 Mayıs'a yine derinlerden derinlerden tekme tokat girişilmesi karşısında onursuzca susmamı gerektirmediği gibi, AKP'ye "hükümet" olmakla "iktidar" olmak arasındaki farkı anlamamak kadar <em>tersinden</em> anlamanın da feci bir yanılgı olduğunu hatırlatmama engel değildir.</p>
<p>Neyse, şunun şurasında ne kaldı ki zaten <a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=116758,10,104">21 Aralık 2012</a>'ye... Meleklerin cinsiyetini tartışmaya tiz başlayalım sayın Pompeililer! </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kazurata hayır!]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/11/19/kazurata-hayir/</link>
<pubDate>Mon, 19 Nov 2007 11:46:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/11/19/kazurata-hayir/</guid>
<description><![CDATA[Blog sahibi herkesi, % 52′den alıntıladığım bu yazıyı bloğuna yapıştırmaya ve http://si]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Blog sahibi herkesi, % 52′den alıntıladığım bu yazıyı bloğuna yapıştırmaya ve http://siyanurehayir.yuzde52.org sitesine link vermeye, üstüne de “bu ülke babanızın ayakyolu değil!” diye höykürmeye davet ediyorum:</p>
<p>KAZ DAĞLARI’NDA MEZAR KAZICILARA YER YOK!</p>
<p>Yine geliyorlar, havamızı, suyumuz, toprağımızı zehirlemeye… Bu kez siyanürle saldırıyor gaspçı katiller! Bergama’da, Eşme’de yaptıklarından sonra şimdi de Kaz dağlarını siyanürle dağlamaya geldiler, öyle mi? Kaz dağlarının altını oyarak, çıkaracakları altınlardan bahsediyorlar pişkin pişkin. Kaz dağlarında sadece mezar kazacaklarını bilmediğimizi mi, zehirli altınlarıyla gözlerimizi kör edebileceklerini mi sanıyorlar? Sanki hiçbir maliyeti yokmuş, altın için Kaz dağlarını kazmamak enayilikmiş gibi atıp tutuyorlar. Kaz dağlarında ne yapacaklarını biz çok iyi biliyoruz; tüm canlılar için mezarlar kazmaya geliyorlar! “Hayvanların anası, bin pınarlı İda”nın bağrını kazarak çalacakları altınlar gaspçıların ceplerini doldururken Kaz dağlarının altını boşaltacaklar; hesapta…</p>
<p>Kandaki oksijeni yok eden siyanür gibi dünyanın oksijeni en bol yerlerinden biri olan Kaz dağlarında oksijen bırakmayacak siyanürcü katiller. 1 gram altın için 1 ton toprak kazacak, altın için cennet gibi toprakların, hayat membaının altını üstüne getirecekler. Kullanacakları 400 bin ton siyanürün 100 bin tondan fazlası havaya karışacak. Sadece köknarlar değil, Kaz dağlarında kök salmış ne varsa hepsi, üzerinde bir daha asla ot bile bitmeyecek toprak yığınlarının altında kalacak. Siyanürcü katiller, ceplerini doldurmak için Çanakkale ilinin kullandığı kadar su kullanmakla kalmayacaklar, daha şimdiden çamur akıtmaya başladıkları pınarlardan denizlere de zehir akıtacaklar.</p>
<p>Hayır! Kazın ayağı öyle olmayacak! Yok öyle yağma, yok öyle talan! Kaz dağında mezar kazamayacaklar!</p>
<p>Altın gelecek yerden Kaz esirgenmez diyerek kimseyi kandıramazlar!</p>
<p>Hayvanları öldürerek, sadece Kaz dağlarında yetişen türleri, geniş ormanları yok ederek elde edecekleri altınlar Sarıkız’ın saçlarından, Kaz dağlarının hayat dolu yamaçlarından daha değerli olamaz. Doğumda, sünnette, düğünde, “mutlu günler”de takılan altınlar hep başkalarının felaketiydi; ama topraklar zehirlendikten, sular kirlendikten, ormanlar yok edildikten sonra o altınlarla kimsenin mutlu günü olmayacak! Yaşanacak toprak, solunacak hava, içilecek berrak sular, sırtını yaslayacak ağaçlar yoksa hayat da yok, gelecek de! Biz ölüm değil, hayat solumak istiyoruz. Siyanürcü katilleri de, kazacakları mezarlardan ölüm getirecek altınları da istemiyoruz. Siyanürlü gaspçıların, nükleerci katillerin, turizmci yalancıların suçuna ’sus payı’yla ortak olmayacak, hayatı talan etmelerine seyirci kalmayacağız! Altın için hayatı ayaklar altına alan gaspçılara izin vermeyeceğiz.</p>
<p>Kaz dağlarında mezar kazıcılara yer yok!</p>
<p>Siyanürlü katillere hayır!</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Takiye heyvanı, Kaptan Kustuo, gül gibi sararıp solmak ve dahi kendi serencamım vesaire...]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/08/10/takiye-heyvani-kaptan-kustu-gul-gibi-sararip-solmak-ve-dahi-kendi-serencamim-vesaire/</link>
<pubDate>Fri, 10 Aug 2007 08:10:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/08/10/takiye-heyvani-kaptan-kustu-gul-gibi-sararip-solmak-ve-dahi-kendi-serencamim-vesaire/</guid>
<description><![CDATA[Biliyorsunuz şu son iki üç aydır melmeketi kurtarmaktan vazgeçmiş idim. Bugün de kurtaracak h]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorsunuz şu son iki üç aydır melmeketi kurtarmaktan vazgeçmiş idim. Bugün de kurtaracak halim yoktu da, malum orospu çocuğu kaptan, kanımı beynime sıçrattı geçenki yazısıyla durduk yerde. Tam da "Dur ulan, şöyle eskisi gibi bir siyaset yazısı yazayım bari!" derken, tesadüfen <strong>Gökhan Özgün</strong>'ün <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=229518&#38;tarih=10/08/2007">yazısını</a> okumuş bulundum ve yazmaktan vazgeçtim. Düşündüğüm yazıyla birebir örtüşmüyor; o, takiye heyvanından yola çıkmış, ben başka yerden dalacaktım. Neyse, beni hiç canım istemiyorken laklaktan kurtarmış oldu. Bu saygıdeğer meslektaşa teşekkürümü kargoya vereyim.</p>
<p>Yazmaktan vazgeçtiğim yazının anafikri şuydu sayın okurcuklar:</p>
<p>AKP, azgın, arsız, demokrasi düşmanı oligarşinin karşısına, sözgelimi <strong>Sami Selçuk</strong> gibi bir CB adayı çıkarmayarak maça 1-0 yenik başladı.  Şimdi eğer tehditlere boyun eğip <strong>Abdullah Gül</strong>'ü CB yapmaktan vazgeçerse, bu, AKP'nin  hayattaki en büyük hatası olacaktır ve faturası da sadece kendine değil, demokrat kesime ve topluma kol gibi girecektir. Nokta.</p>
<p>Ben şimdi, bu güzide melmeketi değil kendimi kurtarma sendromuma geri dönüyor ve birikmiş bütün o güzel yorumlarınıza, mutluluğun resmini <strong>Abidin Dino</strong>'ya havale etmeyip bizzat kendim yapabildiğim gün güsel güsel cevaplar vereceğime andiçerek huzurlarınızdan ayrılıyorum efenim.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İşte sana h-muhtıra! % 20'ni "al da git" Rodos'a, h-aka dansı eşliğinde...]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/07/23/al-sana-h-muhtira-20ni-al-da-git-rodosa-h-aka-dansi-esliginde/</link>
<pubDate>Mon, 23 Jul 2007 05:32:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/07/23/al-sana-h-muhtira-20ni-al-da-git-rodosa-h-aka-dansi-esliginde/</guid>
<description><![CDATA[Bugün 23 Nisan -pardon, Temmuz-, sevinç doluyor insan. Medya maymunları bakalım nasıl kıvırta]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün 23 Nisan -pardon, Temmuz-, sevinç doluyor insan. Medya maymunları bakalım nasıl kıvırtacak şimdi!</p>
<p>% +1.3 AKP<br />
% - 2.9 CHP<br />
% + 3.7 MHP<br />
% - 0.6 DP<br />
% + 1.0 GP<br />
% - 1.0 DTP<br />
% - 1.5 SP ve diğer*</p>
<p>(*) Çıkan sonuçlara göre benim tahmini oranlarımın fazlalığı/eksikliği. "AKP + <strong>Baskın Oran</strong>" olamadı ama "AKP + <strong>Ufuk Uras</strong>" olarak gerçekleşti tahminim.</p>
<p>Okurcuklarımın hiç ilgi göstermeyerek beni bozuma uğrattığı <a href="http://jazzetta.wordpress.com/2007/07/20/siyasal-loto-weimar-roma-yuruyusu-vs/">seçim-totom</a>daki yanılma paylarım böyle... MHP'nin anamuhalefet olacağını öngörmekle yanılmışım, henüz toplumun akıl sağlığı o kadar da bozulmamış demek ki. CHP ise umduğumdan fazla oy aldı, getti deminki teselli tümcem!</p>
<p>Neyse, ben haka dansı yapmak için yola çıkıyorum, şöyle bi Marmaris'e doğru uzanacam. Gelen var mı benimle? <strong>Neonazi Denizbitti Bey</strong>'i uğurlayalım iskeleden Rodos'a doğru. Alsın % 20'sini de gitsin. Refakatçilerini söylemeyeyim, siz nasılsa biliyorsunuz.</p>
<p>----------------------------------------------------------------------</p>
<p>Yazı bittikten sonraki not: Heh he, <strong>Ahmet Kekeç</strong>'in şu lafı çok hoşuma gitti:</p>
<p>"BU HALK, ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR!"</p>
<p>İkinci not: Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı <strong>Joost Lagendijk</strong>'in <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=567511">şu sözleri</a> gerçeği apaçık yansıtıyor.</p>
<p>_____________________________</p>
<p>Görülen lüzum üzerine not: Başlıktaki "al da git" sözünün telif hakkı bana ait değildir; <strong>Erdoğan</strong> söylemiş, <strong>Baykal</strong> da seçim ilanlarıyla sahiplenmiştir.</p>
<p>_____________________________</p>
<p>Son bir not: "Budur!" demek isterdim ama ben o kadar iyimser olamıyorum bir türlü. Yine de belki <a href="http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp">budur</a>.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Siyasal loto, Weimar, Roma yürüyüşü vs.]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/07/20/siyasal-loto-weimar-roma-yuruyusu-vs/</link>
<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 13:39:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/07/20/siyasal-loto-weimar-roma-yuruyusu-vs/</guid>
<description><![CDATA[Kendime bir tür siyasal detoks uyguladım şu son günlerde. İyi geldi. Azıcık arındım zehirde]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kendime bir tür siyasal detoks uyguladım şu son günlerde. İyi geldi. Azıcık arındım zehirden. Ama her güzel şeyin bir sonu vardır bildiğiniz gibi. Ben de özüme dönüp, bütün Türkoglitürkler gibi memleketi -belini incitmeden- gurtarma aşkına düştüm yeniden.</p>
<p>Bir siyasal loto kuponuyla başlayak işe. Gerisini muhtemelen bu akşam cızıktırırım. Fakat dayanamiycim, önce "Budur!" diyciim. Çoktandır demiyorum, özledim. Evet, <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=227402&#38;tarih=20/07/2007">budur</a> ve <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=227456&#38;tarih=20/07/2007">budur</a>.</p>
<p>Ve gelelim loto kuponumuza. Bakalım 6'yı tutturabilecek miyim... Pazartesi sabahı göriciiiz. Ya ebemizin örekesini, ya ebemizin dîger örekesini. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete derler ya, o hesap saygıdeğer Arizonalılar.</p>
<p><a href="http://jazzetta.wordpress.com/files/2007/07/siyasalloto.jpg" title="siyasalloto.jpg"><img src="http://jazzetta.wordpress.com/files/2007/07/siyasalloto.jpg" alt="siyasalloto.jpg" height="382" width="513" /></a><a href="http://jazzetta.wordpress.com/files/2007/07/siyasalloto.jpg" title="siyasalloto.jpg"> </a><a href="http://jazzetta.wordpress.com/files/2007/07/tahminim.jpg" title="tahminim.jpg"> </a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şu yüce dağları duman kaplamış...]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/06/07/su-yuce-daglari-duman-kaplamis/</link>
<pubDate>Thu, 07 Jun 2007 07:30:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/06/07/su-yuce-daglari-duman-kaplamis/</guid>
<description><![CDATA[Muzmin Bey, büyük resmi görebilmeye yönelik önemli analiz ve tespitler yapıyor. Son yazısı, ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Muzmin Bey</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">, büyük resmi görebilmeye yönelik önemli analiz ve tespitler yapıyor. Son yazısı, Türkiye semalarını karabulutların sardığına dikkatimizi çeken ve çirkef medyadaki anlı şanlı kalemşorların zihinsel kifayetsizliklerini de dolaylı olarak açığa vuran bir <a href="http://muzminanonim.blogspot.com/2007/06/yine-mi-gurbetten-kara-haber-var.html">yazı</a>. Reelpolitisizmini her fırsatta eleştiri konusu yapsam da, ben Muzmin Bey’in her zaman ufuk açıcı yazılar ve yorumlar ürettiğini savunurum. Salak medyanın kendisini bir an önce keşfetmesini diliyorum -olmayacak duaya amin. (Bu cümle şöyle de okunabilir: İkinci bir <strong>Taha Kıvanç</strong> vak’ası. Ama tersinden!)</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Büyük resme baktığımızda, Türkiye’deki seçimlerin sonucunda neler olabileceği de çok-bileşenli bir bilinmeyen. Ben bu iç karartıcı ortamda bugünlük sadece iki adet şirin belde komedisini konu edeyim. <strong>Engin Ardıç</strong>, çarşafı diline <a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=79803,10,2">dolamış</a>, <strong>Perihan Mağden</strong> de benim kımılcan&#38;sünecanlar listemin başköşesinde yeralan <strong>Hokusfortçu Kiçler Padişahı İrbaam Datsızses Bey</strong> ile Genç Hokuspokusçular Partisi arasındaki düzeyli <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=223432">birlikteliği</a>…</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bugünlerde blogistana küçük kaçamaklar dışında vakit ayıramıyorum. Hazır buraya gelmişken, bir de mutlaka alınıp okunması ve kütüphanenizin deniz manzaralı, mutena bir köşesinde konuşlandırılması gereken bir dergiden sözedeyim. Daha doğrusu, editörü <strong>Mustafa Erdoğan</strong>‘a <a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=122742">bırakayım</a> sözü.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İttihat Terakkici Edi Bey ile Ağır Abi Büdü Bey, Babil'in asma bahçelerinde filan yani...]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/06/04/ittihat-terakkici-edi-bey-ile-agir-abi-budu-bey-babilin-asma-bahcelerinde-filan-yani/</link>
<pubDate>Mon, 04 Jun 2007 11:48:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/06/04/ittihat-terakkici-edi-bey-ile-agir-abi-budu-bey-babilin-asma-bahcelerinde-filan-yani/</guid>
<description><![CDATA[Engin Ardıç, bugünkü yazısında çirkef medyamızın geleneksel “Büdü‘yü Edi gösterme]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Engin Ardıç</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">, bugünkü <a href="http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=79568,10,2">yazısında</a> çirkef medyamızın geleneksel “<strong><span style="font-family:Verdana;">Büdü</span></strong>‘yü <strong><span style="font-family:Verdana;">Edi</span></strong> gösterme” cambazlığını diline dolamış. (Meraklısına not: Edi: “Sol”, Büdü: Sağ). Ve birtakım “çağdaş” yasalamalarımızın el çabukluğu marifet, Nazi Almanyası ve faşist İtalya mevzuatından bire bir kopyeleme usulünce yürütüldüğünün altını çizmiş:</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">“Çünkü bu tasarı (Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu tasarısı -MtP), Hitler Almanyası’nın ‘Erbhof’ yasasından birebir kopya edilmişti, hani Türk Ceza Kanunu’nun da Mussolini İtalyası’ndan fazlaca etkilendiği gibi!”</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Demagoji ve oportünizm deyince akla kim gelir? İşte onu şimdi de “solun babası” ilan etmiş çirkef medyamız. <strong><span style="font-family:Verdana;">Mehmet Altan</span></strong> da <a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=122477">düzeltiyor</a>: “Solun değil CHP’nin babası” diye. Yakışır! Bu arada, <strong><span style="font-family:Verdana;">İdris Küçükömer</span></strong>‘in vaktiyle mercek altına aldığı laforizmaları da epey ilginç, <strong><span style="font-family:Verdana;">The Godfather Bey</span></strong>‘in.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Ahmet Kekeç</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">, son zamanlarda İdris Küçükömer’in ünlü tespitinin yerli yersiz tekrarlanarak klişeleştirilmesinden duyduğu rahatsızlığı da not ederek, “merkez” sağ ve “merkez” “sol”u yeniden dizayn etmeye soyunan toplum mühendislerimizin en azından “DP” tasarımında madara olduğunu <a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=122462">anlatıyor</a>.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Eser Karakaş</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">, “Demokrat Parti güçlü bir şekilde seçimden çıkamaz ve koalisyon ortağı (muhtemelen AKP ile) olamaz ise, içinde bulunduğumuz krizden sivil çözümle çıkmak zorlaşır.” yorumunu yapan bir dostunun bu sözünden hareketle, militer güce mahallenin delisi muamelesini reva görme eğilimini <a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=122467">eleştiriyor</a>.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Koray Düzgören</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">, bugünkü <a href="http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=04.06.2007&#38;y=KorayDuzgoren">yazısında</a> AKP’nin bir yandan birtakım demokrat isimleri vitrinine alırken diğer yandan polis devleti öngören bir yasayı savunuşunu, şaşkalozluğunun (ve bence gün günden daha da belirginleşen samimiyetsizliğinin) taze örneği olarak gündeme getiriyor. Düzgören’in “ya savaş ve despotizm, ya da barış ve demokrasi” diyerek noktaladığı 1 Haziran tarihli <a href="http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=5451&#38;y=KorayDuzgoren">yazısını</a> ayrıca ele almak istiyorum, çünkü o çok önemli. <strong><span style="font-family:Verdana;">Doç. Melih Can</span></strong>‘ın “Son dönemde ayyuka çıkan rejim/sistem tartışmalarının temelinde de, aslında Türkiye’nin yeni rotası ve bu kapsamda yeni devlet yapılanması ve doktrini yatıyor.” tespitinde bulunduğu, ikinci bölümü yarın yayımlanacak olan <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=547507">yorumunu</a> da onunla birlikte değerlendirmek mümkün. <strong><span style="font-family:Verdana;">Erdal Güven</span></strong> de, olabilecek olanın adıyla sanıyla “savaş” olduğunu <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=223101">yazıyor</a>.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Mümtazer Türköne</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> de bubamızıng kulaklarını çınlatmış <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=547255">yazısında</a>. Okunmaya değer. Binaenaleyh devletin “arada sırada” (!) rutin dışına çıkma hakkı olduğunu bilmeyen vaaa mı aramızda ağkidişler?</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Sevgili hocam <strong><span style="font-family:Verdana;">Baskın Oran</span></strong> da, <strong><span style="font-family:Verdana;">Neşe Düzel</span></strong>‘le söyleşisinde, Engin Ardıç’ın söylediği şeyi <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=223097">söylüyor</a>, ama o nedense onaylayarak söylemiş. “Belçika, İtalya, Almanya, Fransa’dan kanunları, özellikle de İsviçre’den Medeni Kanun’u aynen tercüme ettirip aldı. Adapte falan etmedi, kopya etti. Çok da iyi etti.” Katılmıyorum hocam bu son cümlenize. Söyleşideki pek çok ifadenize katılıyorum ama tabii.</span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Soru: Türkiye ‘Ne AB ne ABD’ deyip, Rusya’yla ittifak yaparsa bunun sonucu ne olur?</span></em><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">Yanıt: Aynı zihniyet, aynı kafa biz bunları 1960′larda, 70′lerde söylerken, ‘Türkiye’yi dünyada yalnız bırakıyorsunuz’ diyerek bizi hapse atıyorlardı. Şimdi kalkmışlar IMF’ye teslim olmuş, Amerika’ya sadece sözde karşı çıkabilen bir Rusya’yı ve de Dünya Ticaret Örgütü’ne girerek kendini kurtarmak isteyen Çin’i Türkiye’nin müttefiki olarak düşünüyorlar. Hayal güçlerine hayranım. Lütfen, Batıcı değillerse, ‘Biz Kemalistiz’ demesinler. Eğer Rusya ve Çin’in gücü ileride belli bir blok oluşturursa, Türkiye tabii ki o zaman otomatik olarak ABD ve AB’ye karşı Doğu’yu denge olarak kullanmaya başlar. Fakat bugün dünyada denge olarak kullanılabilecek hiçbir Doğu gücü yoktur. Biz AB’yi dışladığımız anda karşımızda sadece ABD tekeli kalır.</span></em></span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Soru: Rusya’yla ittifak bugün dünyanın gerçeklerine uymuyorsa, Rusya’yı önerenler niye öneriyorlar?</span></em><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">Yanıt: Efendim, bunlar Batıcı değil. Bunlar Kemalist değil. Bunlar statükocu. Bir yanda, ‘laiklik elden gidiyor’ korkusu yaratarak kitleleri, diğer yanda da ‘milliyetçilik ve ulusalcılık’la seçkinleri tahakküm altında tutmaya çalışıyor bunlar. Laikliği bir din gibi algılıyorlar.</span></em></span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bu yanıtınızın ikinci cümlesi tartışılır. Gerçi Engin Ardıç da aynı şeyi söyler, ama adını da koyar; “Bunlar Enverist!” der. Tartışmak lazım. Türkiye’de kimin ne olduğu çok kafa karıştıran bir husustur zaten oldum olası. At iziyle it izi birbirine hep karışır.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Sevgili hocam Baskın Oran, MV adaylığının amacını “ezber bozmak” olarak niteliyor ve çarpıcı bir örnek veriyor bunun için. <strong><span style="font-family:Verdana;">Yıldırım Türker</span></strong>‘in <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=223096">yazısında</a> okuyabilirsiniz. Sürüsüne bereket sahtekar, faşist solcu bozuntularının karşısında, adam gibi, hakiki birkaç solcuyu yeni mecliste görmek bünyeye iyi gelecek bence de…</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bugün de yan yattık çamura battık böylelikle, kıymetli ve de Paraguaylı dost ve hemşehrilerim. Hadi çav!</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hanımköy'de var bir yılan...]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/28/hanimkoyde-var-bir-yilan/</link>
<pubDate>Mon, 28 May 2007 07:12:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/05/28/hanimkoyde-var-bir-yilan/</guid>
<description><![CDATA[Görmesini bilen için görmek zor değil. Ahmet Altan yazmış. Üzerine tek harf eklemeye gerek yo]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Görmesini bilen için görmek zor değil. <strong><span style="font-family:Verdana;">Ahmet Altan</span></strong> <a href="http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp">yazmış</a>. Üzerine tek harf eklemeye gerek yok bence:</span></p>
<p><span class="verdana11black"><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Aklıma hep o eski fıkra geliyor. Adam tren makasçısı olmak için sınava girmiş.</span></em></span><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Sormuşlar:</span></em><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">- Karşılıklı iki tren aynı hatta hızla birbirine doğru gidiyor… Ne yaparsın?</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">- Makası değiştiririm.</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">- Makas kilitlenmişse ne yaparsın?</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">- Manivelayla kilidi açmaya çalışırım.</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">- Kilit açılmıyorsa?</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">- Bizim hanımı çağırırım.</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">- Niye?</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">- Kazayı o da seyretsin diye.</span></em></span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Sanırım “hanımı” çağırma vakti yaklaşıyor.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Kazanın geldiğini görüyoruz ama ne makası değiştirebiliyoruz, ne kilidi açabiliyoruz.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bir büyük şehirde bombanın patlamasını epeydir bekliyordum, bir iki dostuma da söylemiştim.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Ankara’da bomba patlayınca sadece orada ölen insanlar için acı duymadım, geleceğimiz adına iyice korktum da.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Çünkü şimdi başka büyük şehirlerde bombalar patlayacağından ve suikastler olacağından endişeleniyorum.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">İnsanların “yeter artık, bir şeyler yapın” diye haykıracağı ve bir “sıkıyönetim” ilanını kaçınılmaz kılacak yeni belalar gelecek gibi görünüyor.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının, bombanın patladığı yerde ortaya çıkmaları ve “bunların devam edebileceğini” söylemeleri endişelerimi daha da artırdı.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bu arada, “Kuzey Irak’a girelim” konuşmaları da çoğaldı.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Genelkurmay sitesinde, birdenbire “Amerikan uçaklarının Türk hava sahasını ihlal ettiği” haberi yer aldı.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Türkiye ve Amerika iki NATO ülkesi, iki müttefik, böyle bir olayın kendi aralarında her zamanki uygulamalarla halledilmesi gerekirken bunun neredeyse düşmanca bir edayla açıklanması, güneydoğuda da bir şeyler beklememiz gerektiğini haber veriyor.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Şehirlerde bombaların patlaması, Kuzey Irak’ta çatışmalarla birleştiğinde ülkede tam bir “savaş hali” meydana gelir, sıkıyönetim ilan etmek çok kolaylaşır.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Olayları eleştirmek imkansızlaşır.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Ülke ve insanlar sessizleştirilir.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Seçimler ertelenebilir.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Ordu, adli bürokrasi, cumhurbaşkanı üçlüsü hukuka pek de aldırmayan alışkanlıklarıyla hükümeti değiştirebilir.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Sonrası Avrupa Birliği’nden ve Batı kampından uzaklaşmaktır.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Yeni ittifaklar ve ağır bir diktatörlüktür.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bütün bunların hedefi ilk bakışta AKP imiş gibi gözüküyor ama bence hedef o değil.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Hedef, demokrasi talepleri çok keskin olan Batı’dan uzaklaşmak.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">İktidarda AKP yerine başka bir parti olsaydı da fark etmezdi, aynı oyun oynanırdı.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">AKP yaptığı hatalarla bu oyunun oynanmasını kolaylaştırıyor, o kadar.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Peki, ne yapmalı?</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Birincisi, Avrupa’nın iyice körleşen yöneticilerine, olacakların sadece Türkiye’nin değil dünyanın da başını belaya sokacağını anlatmak.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Onların pek de akıllıca olmayan Türkiye politikalarını değiştirmeye çalışmak.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Avrupa Birliği ve demokrasi için çok güçlü ve inandırıcı bir kampanyayı süratle başlatmak.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">AKP’nin din vurgulu siyasetini derhal demokrasi vurgulu bir siyasete çevirmek.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">AKP’ye duydukları nefret nedeniyle “darbe” yandaşlığına bile sıcak bakan kitleleri, konunun AKP değil, çocuklarının geleceği olduğunu açıkça göstererek yeniden demokrasi yandaşlığına çekmek.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Her düşünceden, inançtan, görüşten insanlarla büyük bir demokrasi cephesi oluşturmak.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bütün bunlar işe yarar mı?</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Önümüzdeki vakit çok az.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Avrupalılar kör.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">AKP düşmanlığı, demokrasi düşmanlığıyla özdeşleştirildiği için demokratik talepler cılız.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Yani makas kilitlenmiş.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Manivelayı derhal kullanmak gerekiyor.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bu yapılamazsa…</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">O zaman “hanımınızı” çağırın.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bir ülke nasıl batıyor, o da seyretsin.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Yıldırım Türker</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">‘in <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=222450">yazısındaki</a> şu sözlerini de aktarmak istiyorum:</span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">(…) AKP’nin sonunu Şemdinli’de görmüştük. Şemdinli iddianamesini hazırlayan savcının yalnızlık, itibarsızlık, işsizlik cehennemine postalanmasına, Şemdinli davasının şimdi geldiği noktaya gelip örtbas edilmesine göz yumduğunda, ikide bir ‘faili meçhul’ bombaların hedefinde yaşayan halkın şahitliğini geçersiz ilan ettiğinde.</span></em><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">Şimdi demokrasi malûl gazileri pozunda, ‘boynubükük, gözü tok’ müsameresine alkış istiyorlar.</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">(…) Oyunun iyice kirlendiği, faşizmin sütüyle beslenen kitlelerin açıkça zehirlendiği şu günlere gelmemizde AKP’nin payı yok mu? Şimdi kendini demokrasinin temsilcisi olarak yansıtma çabalarını kim ciddiye alır?</span></em><br />
<em><span style="font-family:Verdana;">AKP’li milletvekillerinin Meclis’e sunduğu polis yetkilerini genişletmeye yönelik yasa tasarısı durumu özetliyor. (…)</span></em></span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Eser Karakaş</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">‘ın <a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=121787">yazısı</a> da konuyla yakından ilgili…*</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">—————————————————————————————</span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">(*) Meseleyi kendi açımdan aşağıda </span></em><strong><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Muzmin Bey</span></em></strong><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">‘e verdiğim şu cevapla özetleyerek hiç değilse iki satır da ben yazmış olayım:</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">“MİLLETİN SAHİBİ DEVLET”, kendisinin devletin “malı” olmaktan çıkıp artık “DEVLETİN SAHİBİ MİLLET” statüsüne yükselmesi gerektiğini anlamaya başlayan MİLLET’in uyanışından ürküyor! Egemen zorbalarımız, tarihten ve sosyolojiden ya hiç anlamıyor, ya da çok iyi anladıkları için darbeciliklerini ANLIK olmaktan çıkarıp SÜREÇSEL hale getiriyorlar.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[27, 12, 28 asal sayılar mıdır, assal-kessel sayılar mı?]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/27/27-12-28-asal-sayilar-midir-assal-kessel-sayilar-mi/</link>
<pubDate>Sun, 27 May 2007 19:18:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/05/27/27-12-28-asal-sayilar-midir-assal-kessel-sayilar-mi/</guid>
<description><![CDATA[İş bitmiyor arkadaş! Konstantin Bey kardeşimle izine rastlasak şu Şeytan Bey’in bacağını ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">İş bitmiyor arkadaş! <strong>Konstantin Bey</strong> kardeşimle izine rastlasak şu <strong>Şeytan Bey</strong>’in bacağını kıracağız ama adı geçen ikinci bey Bermuda’da diil maalesef. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bugün malikanemizde yine İnspor ile Cinspor derbisi oynanmakta, durum zıfır zıfır berabere şu an itibarıyla. Günün mana ve ehemmiyetini es geçmek olmaz hesabı, bi sesimizi çıkarak didim, affola. (Şu Word zımbırtısına hastayım; bak bu sefer de “didim”i şirin bi ilçemizin adı sandı garibim. Daha önce de çok enteresan bir vukuatı olmuştu –geçmiş gün, hatırlamıyorum. Yoksa bu Word porgramı, <strong>Küstah Bağyan Hanım</strong>’ın yandan çarklısı olmasın?)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Efenim böğün malumunuz üzre 27 Mayıs. Daha öncesini hariç tutarsak, yani Cumburliyet dönemini baz alırsak, darbelenip darp edilmelerimiz beyaz dizisinin hayatımıza fiili livata yoluyla duhul edildiği ilk gün. Ne desek boştur, hayatımız bir hoştur mirim. Yıllarca ama yıllarca Hürriyet ve Anayasa Bayramı adıyla vaftiz ettik durduk bu lanetli günü biz. Vay anasını beah, hem “hürriyet”, hem “anayasa”, hemi de “bayram” -aynen hem "Demokratik", hem "Sol" hemi de "Parti" kibin! <strong>Aziz Nesin Bey</strong>’in kendisini unutulmaz kılan bir laforizması vardır, derdi ki rahmetli: “12 Eylül’ün tek iyiliği, taksilere taksimetre koydurmasıdır.” Ben buna bi de bu “bayram”ı sessiz sedasız kaldırmasını ekleyeyim netekim. (Ulan bu dangalak Word porgramı –Küstah Bağyan Hanım, özellikle “porgram” deyom, yanlışlıkla düzeltmeyiniz!- inatla ve ısrarla <strong>Dingilimin Ressamı Bey</strong>’in “netekim”ini “nitekim” diye düzeltiyor aklınca netekim!)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Şimdi üşeniyom link mink vermeye sevgideğer Sıkkımlı dost ve akrabalarım, ya da size alakasız bi link verip muzırlık yapayım. 19 Mayıs tarihli Radical kazatasında yüzük kardeşim <strong>Perihan Mağden Hanım</strong> benim hababam illet ve gıcık ve sinir ve de uyuz olmaktan bıkıp usanmadığım menşur derin beylerimizden <strong>Asamkesem Bey</strong>’i de mevzu <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221700">edinmiş</a>. Yakışır da ayrıca, günün anlam ve önemine efenim! </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bu kıssanın hissesi: Ben aylardan bi tek Temmuz, Ekim ve de Aralık’ı seviyom. Niye, bilin bakalım!</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Ayşe[gül] tatile çıktı"]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/24/aysegul-tatile-cikti/</link>
<pubDate>Thu, 24 May 2007 11:40:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/05/24/aysegul-tatile-cikti/</guid>
<description><![CDATA[Ekrem Dumanlı, “Bunu her büyük şehirde bekleyebilirsiniz.” tümcesinin sebeb-i hikmetini anl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Ekrem Dumanlı</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">, “Bunu her büyük şehirde bekleyebilirsiniz.” tümcesinin sebeb-i hikmetini anla[ya]mamış! Bunun dışında <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=543428">yazısı</a> <strong><span style="font-family:Verdana;">Doğu Ergil</span></strong> hocamın radyoda söylediklerini teyit ediyor bir bakıma: Bu bir toplum mühendisliği projesi ve operasyonudur. Halk yutarsa ne alâ, yutmazsa da biz ümüğünü sıkar yine yuttururuz icabında’dır. Seçim engellenirse yeme de yanında yat, engellenemez ve fakat AKP beklediği başarıyı sağlayamazsa operasyonun “iç mekan düzenlemesi” aşaması devreye sokulur, amma velakin AKP mazallah 367 hokkabazlıklarının bile sökmeyeceği bir başarı kazanırsa işte o zaman al gözüm seyreyle salih. Düşünmesi bile ürkütüyor insanı.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***<br />
Egemenler zor durumda. Egemenlerin “güzellikle” kurtuluşu, bugüne kadar olduğu gibi yine AKP’nin cehalet, korkaklık ve beceriksizliğiyle, siyasal körlüğüyle mümkün -ki bu parti bugüne kadar inanılmaz yanlışlıklar yaptı. (Bkz: <strong><span style="font-family:Verdana;">Şahin Alpay</span></strong>’ın <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=543430">yazısı</a>.)</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***<br />
Bu arada, MV aday adayı listelerine dikkat ediyor musunuz dostlar? İbret verici! Fakat ben en çok birini önemli buluyorum: <strong><span style="font-family:Verdana;">Asamkesemci Bey</span></strong>‘i. (Burada iki kelime daha vardı.) Yerini bulmuş. Yeni Şafak yazarlarından biri yazmış bu konuda birkaç gün önce. Yazılarının birini bile kaçırmadan, son derece dikkatle okuduğum biridir o emekli diplomat olacak adam. Çünkü savurduğu örtülü ve açık tehditlerden tutun da, yaptığı analizlere, kullandığı dile kadar her ayrıntı, ülkemizin nereye götürülmekte olduğunu bir adım önceden gösterir bize. “Öyledir ve öyle kalacaktır”la demokrasiye karşı omuz omuza, ileri! (Bkz: <strong><span style="font-family:Verdana;">Murat Belge</span></strong>’nin vatan sevicilerle ilgili yazısı.) Sana da aferin <strong><span style="font-family:Verdana;">Türkan Teyze</span></strong>! “Ama bakın… Siz provokasyona çok açık bir insansınız galiba.” <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=540266">demiş</a> karşısındakine. Hah hayt! Fikri neyse, zikri de o.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***<br />
Bu arada CHF ile GP’nin ittifakını heyecanla bekliyorum. Çok eğlenceli olacak! Yalnızca hamilelik üç aya inmekle kalmayacak; Türkçe sözlükteki madde sayısı da neredeyse bir elin parmaklarının sayısına inecek: “Cumhuriyet, laiklik, irtica, sözde, birlikveberaberlik, kuvva, içdüşman, dışdüşman, ilkeveinkılap, milliyetçilik, liboş, hain, aydınlanma, ilhan, selçuk, devletinbekası, uluönder, sorosçocukları, münferit, iyiçocukturtanırım” vs.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***<strong><br />
</strong><strong><span style="font-family:Verdana;">Nihal Karaca</span></strong>’yı çok severim. Ondan ne güzel bir CB olurdu yarabbim! Geçenki <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazarno=1051">yazısında</a> “’Cumhuriyet elden gidiyor’ senaryosunun gerçekdışılığını kanıtlayan en hoş detaylardan biri, <strong><span style="font-family:Verdana;">Deniz Baykal</span></strong>‘ın genel seçimler için belirlenen 22 Temmuz tarihine ‘ama o tarihte bizim seçmenimiz tatildeeee’ şeklinde spontane bir itiraz getirmesi olmuştu.” diye başlayan yazısını öneririm, çok eğlenceli o da. <strong><span style="font-family:Verdana;">Turan Alkan</span></strong>’ın <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazarno=1020">fıkrasına</a> da –biliyor olsanız da- pek güleceksiniz.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***<br />
Genç Siviller’i ve % 52’yi ihmal etmeyiniz! Işık onlarda! Buyurganların, despotların karanlık ve suratsız diline karşı aydınlık ve gülücüklü bir dil, onlarda. Zorbalığa pabuç bırakmamanın taze rüzgarı onlarda. Beton duvarlarla dört bir yanı örülmüş hakiki örümcek kafaların ipliğini pazara çıkarma potansiyeli onlarda. Yeni düşünce koordinatları, taze bakışlar onlarda.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***<br />
Bugün siyasi ortamın mide bulandırıcı ve boğucu havasını solumak değil, bambaşka konuların hayat dolu esintisine kapılıp gitmekti niyetim. Yapamadım. Pardon.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tuz da koktu...]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/23/tuz-da-koktu/</link>
<pubDate>Wed, 23 May 2007 07:04:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/05/23/tuz-da-koktu/</guid>
<description><![CDATA[“Dememiş miydim!” nidası fenadır; bir yanda öngörünüzün doğrulanmasıyla yeşeren bir g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">“Dememiş miydim!” nidası fenadır; bir yanda öngörünüzün doğrulanmasıyla yeşeren bir gizli gurur, öte yanda ise istenmeyen, olumsuz, kötü bir olayın başa gelişinin yarattığı sıkıntı ve ona ilişkin öngörünüzle kendinizi sanki o olayın müsebbiplerinden biriymiş gibi hissedince üzerinize çöken suçluluk duygusunun bütün hücrelerinizi sarışı...</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Aslında artık bu dememiş miydimin de kıymet-i harbiyesi kalmadı. Ezberledik sular seller gibi: Zorba egemenlerimiz, kedinin fareyle oynadığı gibi oynamaya alışkın bu toplumla. Oyun dibine kadar bayatlasa da, hiçbir tuz bu kokuşmuşluğu bastıramasa da, önemi yok. Sihirli düğmeye basmaya karar verildi mi işlem tamam.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Ve sihirli düğmeye çoktaaan basıldı. Geliyorum diyen bombalar gelmeye <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=222051">başladı</a>. Filozofun kulakları çınlasın, aynı çamurlu ve kan kızıl suda bininci kez yıkanmaktayız. Egemenliğini ve zorbalığını sürdürmeye kararlı bir oligarşik zümrenin yap[a]mayacağı şey yoktur böyle ülkelerde.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Benim güzel, mahzun, yaralı ülkem! Biz seni yüreğimiz ve beynimizle seviyoruz ve seni arkadan o biçim sevenlerin şerrinden korkuyoruz.<br />
<strong><br />
Mehmet Altan</strong>’a <a href="http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=121346">bırakıyorum</a> sözü:</span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">“(…) Türkiye laik-antilaik olarak gerilmekte.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bundan amaçlanan hasat alınmadıysa, istenen sonuçlar sağlanmadıysa... (…)<br />
Başka bir gerginlik ateşi tutuşturmak... Ülkeyi yönetilemez hale sokmak... İçerde ve dışarı da birilerinin hedefi olabilir mi?</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Türkiye demokrasi yolundan savrulduğu için.. Provokatif bir süreç korkusu da büyüyor.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Seçim istenmiyorsa... Sandık istenmiyorsa... Ya da dışarıdan buraya ağır sinyaller vermek isteyenler var ise...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Veyahut... ‘Derinler’ dayanışması sayesinde varlığını sürdürmeyi hesaplayanlar mevcut ise...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bu ihtimallerin demokrasiyi hedeflemesi söz konusu.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Biz İttihat ve Terakki geleneğinden gelen bir ülkeyiz... Bu coğrafyada sağduyu ve akıl hep koltuk kavgalarının gölgesinde kaldı.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">İttihat ve Terakki, koltuk hırsı yüzünden İmparatorluğu batırdı. Bu nedenle, ülke içi iktidar kavgaları söz konusu olduğunda, komplo senaryoları da hızlanıyor.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Ama bunların çok da yersiz olduğunu söylemek kolay değil…</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">6-7 Eylül olaylarını başlatmak için Atatürk’ün evine bomba atmak ve bunun üzerinden kitleleri tahrik etmek...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Gazi Olayları’nı tezgahlayıp, kargaşa fitili yakmak...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Hep buraların kanlı ‘cinliği’...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bugün on mayıs. Yirmi iki temmuza seksen gün bile yok. Seçim öncesindeyiz.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Seçim istemeyenlerin...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Terörden medet umanların...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Yönetime sinyal gönderenlerin...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Hepsinin farklı hesapları olabilir.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Ne yapmalı? Yaşadığımız ve yaşayacağımız her olaya, bunun bir ‘provokasyon’ olabileceği ihtimaliyle bakmalı...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Toplumsal tepkilerimizi ona göre ayarlamalıyız. Kavga ve kamplaşma çok hızlandı çünkü. Ancak demokrasi dışı bir ortamda var olabilenler... Ülkeyi, toplumu hatta kendilerini bile yakacak... Bir yangını parlatacak bir çılgınlığa yaklaşmış görünüyorlar...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bundan kurtulabilmenin tek yolu, bu çılgınlığı paylaşmamak olacak.</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Varlığımız ve geleceğimiz...</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
<p><em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Unutmayın ki soğukkanlılığımıza bağlı."</span></em><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çelik Prens ve Yedi Cüceler]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/20/celik-prens-ve-yedi-cuceler/</link>
<pubDate>Sun, 20 May 2007 07:27:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/05/20/celik-prens-ve-yedi-cuceler/</guid>
<description><![CDATA[Suat Bey dostumun yazlığında önemli tartışmalar oluyor. Arkasından dedikodu yapmış gibi olm]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><strong>Suat Bey</strong> dostumun yazlığında önemli tartışmalar <a href="http://www.dusunceler.org/2007/05/18/halk-secsine-bir-bakis/">oluyor.</a> Arkasından dedikodu yapmış gibi olmayalım ama<strong> Bliyaal Bey</strong>, <strong>Serdar Turgut</strong> acentası olmaya soyunmuş ve Latin Amerika ülkelerinde yaşanmış bir oksimoron vak’asından (liberal düşünür düşünür- faşist cuntacı uygular!)* medet ummanın acınası gülünçlüğüne düşmüş. <strong>Bülent Bey</strong>’in orada verdiği <strong>Alev Alatlı</strong> <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=22866">linkine</a> de gitmek lazım. <strong>Muzmin Bey</strong>’in her yazısı önemlidir ama <strong>Perihan Mağden</strong>’i eleştirdiği <a href="http://muzminanonim.blogspot.com/2007/05/provokasyon-madeni.html">yazıyı</a> da okumalı.** Alev Hanım ile Muzmin Bey’in refleksleri örtüşüyor. Suat Bey’in malikanesinde Bülent Bey’e verdiğim cevapta şöyle dedim: </span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Muzmin Bey’in taammüden (bilerek ve isteyerek) “düş”tüğü “hata”ya sizin de sürekli düşmeye meyilli oluşunuza da dikkat çekmek istiyorum bu vesileyle: Köşeyazıları (eski deyimle “fıkra”lar) ve hatta gazete yorum yazıları ile akademik makale ve incelemeleri eş tutuyor ve böylelikle bilerek ve isteyerek bir usul hatası yapıp <strong>Murat Belge</strong>, Perihan Mağden gibi isimleri belaltından vuruyorsunuz sevgili dostum. Kusuruma bakmayınız ama ben bunu görmezden gelemiyorum. Keşke bu isimler de gönül indirip blog yazsalar da, bir güzel atışsanız, biz de oturup seyretsek! Arkalarından atıp tutuyoruz, bu çok kolay.*** (Medyadaki tırıvırı hödükleri bunun dışında tuttuğumu elbette tahmin etmeniz zor değil, beni tanıyorsunuz epeydir çünkü.) // Alev Hanım’ın yazısını okumadım, okuyayım, bakalım yine nasıl benzin dökmüş ateşe… Katıksız doğrularla katıksız yanlışları iyiden iyiye yapısallaştırdı bu hanımefendi kendi entelektüel dünyasında, inşallah sonu hayra gider bunun… </span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Alev Hanım’ın yazısını okuyunca da şöyle dedim: Tam da tahmin ettiğim gibi tepki vermiş Alev Hanım. O yazısını okurken Muzmin Bey’in gölgesini gördüm arkasında! Bir önceki yorumumun son cümlesini yine doğrulamış Alev Hanım. Yeni bir <strong>"Nihat Erim</strong> Allah Kerim" hükümetinde kendisini bakan olarak görmek hiç şaşırtmayacaktır bendenizi. Bu kadar zeka fazla bir insana, yoldan çıkarabiliyor kişiyi.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">***</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bu kısa değinilerden sonra, gelelim asıl konumuza. Ben hep “sahiplerimiz”den, “efendilerimiz”den bahsederim ya, sebepsiz değil elbet. Rejimimizin temel karakteristiği, Batıdaki gibi bir SINIF’ın (burjuvazinin) değil; devleti milletin, kendini de devletin sahibi olarak dayatan bir ZÜMRE’nin mutlak egemenliğine dayanıyor oluşudur. Bu bürokratik vesayet rejimi ile Batılı liberal demokrasinin arasında en ufak bir benzerlik yok özünde. (Hoş, bendeniz burjuva liberal demokrasisinin de pek matah birşey olduğu düşüncesinde değilim ya, o ayrı mevzu, şimdi lüks kaçar.)</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Şimdi, okumanızı çok arzu ettiğim iki ardışık makaleye link veriyorum. Solun namusunu kurtaran, bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki birkaç saygın isimden biri olan <strong>Ahmet İnsel</strong>’in <a href="http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&#38;haberno=6776">"Pretoryen Güçler ve Rejim"</a> ve <a href="http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&#38;haberno=7042">"Devletin Sahipleri"</a> başlıklı yazıları, benim “sahip/efendi” şeklindeki terminolojik vulgarizasyonuma siyasalbilimsel bir ciddiyet getiriyor. Ayrıca AKP’nin de ne mal olduğunu anlamak açısından iyi bir açılım sağlıyor. Okuyup fikirlerinizle konuya katkıda bulunursanız sevinirim. (Fincancı katırlarını ürkütmeden tabii… Biliyorsunuz versiyon 5.01’i yaşıyoruz şu sıra.) </span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">----------------------------------------------------------------------------------------</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><em>(*)  Bunun oksimoronal değil, tam da eşyanın (liberalizm "eşya"sının!) tabiatına uygun olduğunu Muzmin Bey'den, özellikle <strong>Afşar Bey</strong>'le olan tartışmalarından  duymuşluğumuz/bilmişliğimiz olduğu için buraya kendisinden esaslı bir  itiraz gelirse hiç şaşmam, siz de şaşmayınız!</em></span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><em>(**) Muzmin Bey'in (ve tabii Bülent Bey'in de!) Perihan Mağden'e de en az <strong>Yıldırım Türker</strong> kadar kıl olduğu, hepimizin malumu. Ben Mağden'in o yazısını BUDUR köşeciğimizde konu edinecektim, böylelikle gerek kalmadı. </em></span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><em>(***) Özellikle Muzmin Bey'inkini "arkadan atıp tutmak" olarak görmüyorum. Dostumuz, karşısına kim çıkarsa çıksın, canına okur. (BBED)**** </em></span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><em>(****) Dipnotun dipnotu: Bundan sonra, okurlardan konuya yabancı olanlar için gerektiğinde bu kısaltmayı kullanacağım. Açılımı: Bu Bir Espri Değildir.  </em></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Your body belongs to the nation! ]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/12/your-body-belongs-to-the-nation/</link>
<pubDate>Sat, 12 May 2007 19:03:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/05/12/your-body-belongs-to-the-nation/</guid>
<description><![CDATA[Murat Belge, statüko muhafızı yüksek yargının önemli isimlerinden birinin yaptığı konuşma]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Murat Belge</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">, statüko muhafızı yüksek yargının önemli isimlerinden birinin yaptığı konuşma vesilesiyle yine birkaç gün sürecek bir dizi yazıya <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221046&#38;tarih=12/05/2007">başlamış</a>. Belge, ağızlarındaki “irtica” sakızının iyice çürüdüğünü fark eden egemen çevrelerin çareyi, çapı genişletilmiş, yeni bir “mürteci” tanımı yapmakta gördüklerinden hareketle, “milli ideoloji”ye aykırı bulunan her türlü düşünce ve görüşün yasak olduğu bir rejime ne ad verileceğini soruyor. Belli tabii ki öyle bir rejimin adı! </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Erol Katırcıoğlu</span></strong><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> da, mevcut düzenin arkaik sloganlarının yeniden ve bu kez çok daha kuvvetli ve yaygın biçimde tedavüle çıkarılmış oluşuna değiniyor ve kendilerini bize “solcu” diye yutturan neonazilerin önderliğinde, zaten bir gıdımcık olan demokratik birikim ve görgümüzün hepten döt altına gitmekte olduğunu vurguluyor bugünkü <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221053&#38;tarih=12/05/2007">yazısında</a>. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Bugün iki kere “Budur!” demek zorunda kaldım, kusura bakmayınız muhterem Pencaplı hemşehrilerim.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Alamet-i sarika]]></title>
<link>http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/12/alamet-i-sarika/</link>
<pubDate>Sat, 12 May 2007 11:24:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>metin</dc:creator>
<guid>http://jazzetta.tr.wordpress.com/2007/05/12/alamet-i-sarika/</guid>
<description><![CDATA[Şu Gökhan Özgün Bey nereden çıktıysa meydane, Allah razı olsun! Pek bi hoşlaştım kendisin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;">Şu <strong>Gökhan Özgün Bey</strong> nereden çıktıysa meydane, Allah razı olsun! Pek bi hoşlaştım kendisinden efenim. “Türkan ve Hayrünnisa ve aşk ve ihanet ve intikam” başlıklı <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=220962&#38;tarih=11/05/2007">yazısını</a> okuyun derim, çok hoş. “Cumhuriyet” kod adını verdikleri otokrasiyi demokrasi adlı öcü karşısında canla başla savunanlar yine gıcık olacak ama ne yapalım, hayat ikinci bir emre kadar devam ediyor sayın seyirciler. </span><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"> </span></p>
<p><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"></span><span style="font-size:9pt;font-family:Verdana;"><strong><span style="font-size:9pt;color:black;font-family:Verdana;">Fikret Başkaya Hoca</span></strong></span><span style="font-size:9pt;color:black;font-family:Verdana;"> da “Tehlikede olan laiklik değil, elitlerin iktidarı” başlığı altında yazdığı iki yazıyla “</span><span style="font-size:9pt;color:black;font-family:Verdana;">Sorun, 'memleketin sahiplerinin' ayrıcalıklarının, dokunulmazlıklarının ve statülerinin korunması, bu amaçla da kitlelerin sürece müdahil olmasının engellenmesiyle ilgilidir, laiklikle değil...” diyerek teşhisini koymuş. </span><span></span><span> </span><a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=537626">Bu</a> ve <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=538093">bu</a> <span style="font-size:9pt;color:black;font-family:Verdana;">yazıyı da mutlaka okuyun derim.</span></p>
<p><span style="font-size:9pt;color:black;font-family:Verdana;"></span><span style="font-size:9pt;color:black;font-family:Verdana;">Zorba efendilerimizin hücumu devam ediyor. Ellerinden gelse seçim yapılmasını da engelleyeceklerdir. Seçim sonrası eğer AKP eliyle seçmen bunlara okkalı bir şamar atarsa al gözüm seyreyle Salih! İşte o zaman kendilerinden geçip iyice zıvanadan çıkabilirler. <strong>Ahmet Altan</strong> bu hususta son derece kötümser bir <a href="http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp">yazı</a> yazmış. Öyle bir ihtimali düşünmesi bile korkunç. Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete vesselam.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
