<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>cekim-yasasi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/cekim-yasasi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "cekim-yasasi"</description>
	<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 13:44:31 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Ayşe Arman'ı kandırmışlar - Çekim Yasası sahtekarlığı]]></title>
<link>http://simgesel.wordpress.com/2007/06/24/ayse-armani-kandirmislar/</link>
<pubDate>Sun, 24 Jun 2007 12:26:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>simge</dc:creator>
<guid>http://simgesel.tr.wordpress.com/2007/06/24/ayse-armani-kandirmislar/</guid>
<description><![CDATA[ Ayşe Arman, 3 Haziran 2007&#8242;de Hürriyet&#8217;te yayınlanan Rhonda Byrne röportajı ile il]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> Ayşe Arman, 3 Haziran 2007'de Hürriyet'te yayınlanan <a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=6636746&#38;yazarid=12" target="_blank">Rhonda Byrne röportajı</a> ile ilgili şok bir itirafta bulunmuş bugün. Arman, <a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6767931.asp?yazarid=12&#38;gid=61" target="_blank">bugün Hürriyet Pazar'daki yazısında</a>, tüm dünyada "Best Seller" olmuş kitapların yayıncısı Birol Gündoğdu'nun kendisine, Byrne adına cevaplanmış soruları gönderdiğini, ancak Amerika'daki şirketin bu soruların yanıtladığını inkar ettiğini söylemiş.</p>
<p>O yazıyı ben de okumuştum. Aslında verilen cevapları ve dolayısıyla röportajın tamamını çok yetersiz ve yüzysel bulduğumu bile söyleyebilirim. Şimdi hukuksal bir süreç başlayacak sanırım. Bunu biraz daha fazla kitap satmak için yapanlarınsa (doğruysa tüm bunlar tabii) cesaretine şaştım kaldım.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nilgün Nart'ın "Çekim Yasası"na yorumu... yorumsuz...]]></title>
<link>http://simgesel.wordpress.com/2007/06/22/nilgun-nartin-cekim-yasasina-yorumu-yorumsuz/</link>
<pubDate>Fri, 22 Jun 2007 11:51:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>simge</dc:creator>
<guid>http://simgesel.tr.wordpress.com/2007/06/22/nilgun-nartin-cekim-yasasina-yorumu-yorumsuz/</guid>
<description><![CDATA[ÇEKİM YASASINDAKİ EKSİK PARÇA
“Secret” Çekim Yasası eksik bir yasadır. Evrende her yasan]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;">ÇEKİM YASASINDAKİ EKSİK PARÇA</span><br />
“Secret” Çekim Yasası eksik bir yasadır. Evrende her yasanın oturduğu bir zemin ve bir neden vardır. Nedeni bilinmeyen veya gönül gözüyle zemini algılanmayan yasa eksiktir.<br />
Çekim Yasasının yavaş işlemesi veya bazı insanlarda işlememesi zemini ve nedeni anlaşılamamış olmasındandır.<br />
Çekim yasasının bazı insanlarda dilediğini kendine çekmesi olarak tezahür etmesi, bunu uygulayan insanların bir şekilde Çekim yasasının zemini ile uyumlu olmalarından ve nedeni bilmeseler de nedene göre doğal olarak hareket ediyor olmalarındandı r.<br />
Çekim Yasasının zemini, diğer yasalarında temel nedenidir. Hepsi birbirini tetikleyerek harekete geçerler. Temel anlaşılmadan uygulanırsa yasaların bazısı harekete geçer bazısı geçmez. Yasaların hepsini tetiklemek için zemindeki, temel nedenle etkileşim içinde ve onun bilincinde olmanız gerekir.<!--more--><br />
Aslında tek yasa vardır. Diğerleri hepsi onun içindedir. Temel nedeni algılayabilirseniz hepsine bilirsiniz.<br />
Herkes kendi bulunduğu bilinç seviyesine göre yasaları hareket geçirebilir. Bilmediğiniz ve farkında olmadığınız bir bilincin yasasını nasıl harekete geçirebilirsiniz ki?<br />
Evren bu kadar muhteşem bir sistemi hiç bilmeyenlerin eline bırakabilir mi?<br />
Bilenlerle bilmeyenler bir olabilir mi?<br />
Çekim Yasasını uygulayıp istediği ve arzu ettiği nesnelere ve durumlara sahip olamayan veya sahip olup ta memnun olmayanlar veya görünüşe çıkma uzadığı için vaz geçenler; bütün bu zihin kaynaklı enerjiyi kısa bir süre devam ettirebilmekteler. Zihnin kapasitesi gerçek Yaratım için sınırlı olduğundan enerjisi bir süre sonra tükenir. Yaratımınız eksik olur. Gerçekleşmez. Ya da sizin o nesneye karşı arzularınız kaybolur.<br />
Yaratım coşku demektir. Zihin biraz maymun iştahlı olduğundan coşkuyu uzun süre belleğinde besleyemez. İmajları tutamaz. Acele eder. Morali bozulur. . Öfkelenir. Bunların hepsi biziz.<br />
Bu yaratımın zihinden yapıldığını gösterir.<br />
Halbuki Yaratım sürekli bir dinginlik ve coşku halidir.<br />
Siz bir bilgisayarda çalışıyor olsanız ikide bir elektrik kesilse işinizi yapabilir misiniz?<br />
Zihin de işini bir türlü kesintiler yüzünden gerçekleştiremez. Coşkusunu yitirir, hevesini yitirir, dikkati dağılır, imajlarını kaybeder.<br />
Çekim Yasasının temel zemini ve ilk nedeni VERMEKTİR. Ya da AKMAKTIR.</p>
<p style="text-align:center;">&#160;</p>
<p style="text-align:center;">Vermenin Bilgeliği her yasayı kapsar, içerir. Ve ilk nedendir.</p>
<p style="text-align:center;">&#160;</p>
<p style="text-align:center;">Evren verme sistemi üzerine kurulmuştur.<br />
Bilinmeyen sürekli olarak bilinene bir akış halindedir.<br />
Evren verme eğilimindedir.<br />
Çiçekler büyür. Yağmurlar yağar. Güneş doğar. İnsanlar verir paylaşır.<br />
Bütün evrende doğal olanı VERME eylemidir.<br />
Çekim yasası, Verme bilgeliği olmadan kullanıldığında nefsi büyütür, arzuları keskinleştirir.<br />
Geçici bir süre verme Bilgeliği olmadan yapıldığında rahatlarsınız, her şey iyi gidiyor gibi görünür. Ama sonra birden her şey eski halini alır. Her şey gelir yine eskisi gibi hayatımızda yerini alır.<br />
Ve tekrarlar ile Kaderiniz gerçekleşir. Çünkü siz her gün aynı sizsiniz. Değişmediniz. Değişim yok. Arzuların değişmesi değişim değildir.<br />
Benlik oluşumunuzun ve algınızın değişmesi değişimdir.<br />
Ego değişmez sürekli makyaj yeniler ama yine eskisidir.<br />
Ego sahte, benlik sınırlı bir var oluşa sahiptir. Ve arzularına akıtacağı yaratım enerjisi de sınırlıdır. Arzuların kimisi gerçekleşir kimisi gerçekleşmez.<br />
Çekim yasası alma üzerine kurulu bir sistemdir.<br />
Bilinç alma bilincidir.<br />
Ev isteriz, araba isteriz, para isteriz.<br />
Kariyer, iş, dostlar, sevgili isteriz.<br />
Hepsini birden yaşadığımız fiziksel realitede sahip olmak isteriz.<br />
Yani almak isteriz. Her şeyi her zaman almak isteriz.<br />
Bütün bu düşündüklerimiz ve zihnimizde imajine ederek yaşamımıza çekmek istediklerimiz, fiziksel evrenden bize gelecek olan nesneler ve durumlardır.<br />
Bunları fiziksel evrenden almak isteriz.<br />
Sürekli almak isteyen egodur. Siz bütün bunları isterken egoyla çalışıyorsunuz.<br />
Egoyla çalışınca sistemde devreye girecek olan fiziksel yasalardır.<br />
Şu anda kendinize çekmek istediğiniz bütün o güzel şeyleri çekememenizin nedeni sizin ego tabanlı almaya dayalı yaratma eyleminde bulunmanızdır.<br />
Çekim Yasası Amerika topraklarında, yani Küresel sermayenin başşehrinde başlatılmış bir oyundur.<br />
Çekim Yasası zemini ve nedeni, yani VERME Bilgeliği anlaşılmadan uygulanırsa bütün insanlık bilincini, egoları süptil düzeyde körükler. Keskinleştirir.<br />
İnsanoğlunu açgözlülüğün karanlığında bırakacak dualistik bir yaklaşımdır. Ve zihnin ince bir oyunudur.<br />
Sahip olma hedefli ve alma eğilimli bir oyun.<br />
Gerçek An’da yaratmak verme sanatını öğrenebildiğinizde ve Sevgi Bilincine evrilebildiğiniz de mümkündür.<br />
Evren verme ve akma üzerine kurulu muhteşem bir sistemdir.<br />
Sonsuz sınırsız yaratıcı Güç, fiziksel realiteye Verme Bilgeliğini bilenlerden ve verenlerden akar.<br />
Nasıl ki havaya taş attığınızda yere düşüyorsa yerçekimi kanuna göre. Yaratıcı Güçte verenlerden akacaktır.<br />
Ruh Yaratır. Yaratım Ruhun Yasalarına göre işler. Ruh verme zemininde ve ilk prensipte, nedende çalışır. Çünkü Ruh ayrılık bilmediği için her şeyi Tek görür. Ve her şeyde kendini görür.<br />
Yeter ki Ruhun önü, nefs tarafından kesilmesin.<br />
Yeter ki siz, SİZİN önünüzden çekilin her düşünüz gerçek olur.<br />
Zihin Yaratamaz. Sadece yaratıcılık oyunu oynayabilir.<br />
Siz ne kadar çok verirseniz Ruh, yaratım enerjisi sizden, o kadar çok akar. ( Her şey içerden gelir.)<br />
Evrenin fiziksel realiteye aktığı kanal olursunuz.<br />
Siz sonsuz sınırsız potansiyelle o kadar dolarsınız ki akarsanız. Taşarsınız.<br />
Ve Evrensel yaratım enerjisi sizden aktığı için yani yaratım enerjisi sizin vizyonlarınızın bulunduğu yüreğinizden aktığı için, kalbinizde olmasını istediğiniz niyetlerinizin tezahürü olarak görünüşe çıkar. Bir başka şekli mümkün değildir.<br />
Niyetleriniz fiziksel realiteye ektiğiniz tohumlardır. Ne ekerseniz onu biçersiniz.<br />
Evren muhteşem bir sistem olduğu için, Verme Sanatını öğrenmeden sizden akmaz. Akamaz. Verme Sanatını öğrenen, bilen, idrak eden bir kişi zaten bilge bir kişi olduğu için yüreğindeki niyetleri de herkesin hayrına olacaktır. Ve hepsi gerçek olacaktır.<br />
Ve Bilge kişinin de fiziksel realiteye ekeceği tohumlarda onun biçecekleri olacaktır.<br />
Egodan gelen yaratımlar düşük titreşimli olduğundan yüksek titreşimli nesneleri ve objeleri yaratamaz. Yüksek titreşimleri nesneleri yaratmak için Ruhunuzdan yaratmanız gerekir.<br />
Ruhtan yaratmanın yasası da Vermenin Bilgeliğidir.<br />
Fiziksel Evrende hiçbir şeyi vermeden alamazsınız.<br />
Her şeyin bir bedeli vardır.<br />
Ya da alacaklarınız verecekleriniz kadardır.<br />
İstediğiniz kadar beyninizde imaj tutun. Hiçbir işe yaramaz<br />
Verme sanatını öğrenmeden, verme ve sevgi bilincine yükselmeden hiçbir şey olamaz. Olsa bile eksik olur. Olsa bile bir süre sonra kaybolur.<br />
Ve verme sanatının püf noktası “Koşulsuzluktur” .<br />
Sizin koşullarınız var ise sizden akan yaratım enerjisi engellenir.<br />
Engel egodur. Egonun koşulları vardır. Mutlaka vereceğinin bir karşılığı vardır.<br />
Ego dulaistik çalışır ve bu sistemde vermenin karşılığı almaktır.<br />
Nefsi arındırmak yaratıcı kanal olarak sizi arındırmaktır.<br />
Koşulsuzluk vermenin koşulsuzluğudur.<br />
İhtiyaçsızlık vermenin ihtiyaçsızlığıdır.<br />
Zararsızlık vermenin zararsızlığıdır.<br />
Şimdiki insan bilincinde dünyada kıtlığın açlığın ve sefaletin savaşın olmasının nedeni de alma sistemi üzerine kurgulanmış olmasıdır.<br />
Yaratıcı kanal olarak insanlar karşılıksız vermeyi bilmediği için yaratıcı enerji dünyaya bolluğu ve refahı yaratacak şekilde akamamaktadır.<br />
Herkes bir şeyler istiyor<br />
Herkes bir şeyler almak istiyor.<br />
Herkes isterken kim kime ne verecek? Kimin kime verecek neyi var?<br />
İstediğiniz her şeyi vererek yaratabilirsiniz.<br />
Ruhsal alemde ruhsal kurallar işler.<br />
Fiziksel alemde fiziksel kurallar vardır.<br />
Ruhsal kurallar tekliktir ve Bir yasasına göre çalışır.<br />
Fiziksel kurallar dualistiktir. Ve ikilik üzerine çalışır.<br />
Ruhun Teklikten çıkan Tek eylemi vardır. Akmak. Ruh için her şey Bir’dir. Ve her şey Kendisidir.<br />
Fizikselin kuralı sınırlamaktır. Her şeyi ayrı bilir. Ayrı bildiği içinde hep almak ve sadece kendisine almak ister.<br />
Birlik bilincini taşıdığınızda ruhun yasalarına tabi olursunuz. Sürekli akarsınız. Yani verirsiniz. Herkese ve her şeye. Fiziksel olarak bu boyutta olmanız hiçbir şeyi değiştirmez. Çünkü ruhun kuralları fiziksel kuralların üstündedir. Yüksek titreşim devreye girdiği zaman düşük titreşim sistem dışı olur.<br />
Ruhun kurallarının fiziki evrende tezahürüne de Mucize denir.<br />
Birlik bilincinde olanların etrafına mucizelerin olmasının nedeni de<br />
Ruhun yüksek yasaları ile çalışıyor olmalarıdır.<br />
Ruhun yasaları fiziksel kuralları iptal eder.<br />
An’da mucizeler ve yaratım gerçekleşir.<br />
Ruh sınırları yoktur. Çünkü Ruh sonsuz sınırsız potansiyeldir.<br />
Ve bu da Yaratmaktır.<br />
Çekim Yasası vardır. Ama eksiktir.<br />
Gerçek çekim yasasının sırrı VERMENİN SIRRIDIR. Vermenin bilgisi ve bilgeliğidir.<br />
Sır; sır elinizden geleni, gönlünüzden geleni hiçbir koşula bağlamadan ve sizden istenilmeden vermektir.<br />
Bu arada imajlarınızı ve niyetlerinizi yüreğinizde tutmaya devam edin. Hissedin.<br />
Siz koşulsuzca verirken ( ne verebiliyorsanı z mutlaka her zaman verecek bir şeyler vardır.) yaratıcı enerji sizin yüreğinizden akarak hepsini tezahür ettirecektir.<br />
Verdiklerinizi, yüreğinizdekilerin olması için vermeyin. Koşulsuz olun.<br />
Bir elinizin verdiğini diğer eliniz görmesin.<br />
Onlar zaten olacaktır.<br />
Başka çaresi yoktur.<br />
Yaratıcı enerji sizin yüreğinizden yeryüzüne akarken kalbinizdekiler sizin fiziksel evreninize yansıyacak ve görünüşe çıkacaktır. Yağmurun yağması çiçeğin kokması insanın sevmesi kadar doğal olan şey budur.<br />
Başkası mümkün değildir.<br />
Siz enerjiyle birlikte yaratacaksınız.<br />
VERMEK, birlikte yaratmaktır.<br />
Vermek, almaktır.<br />
Vermeye başlayınca almaya da başlarsınız.<br />
Ve aldıklarınız sonsuza kadar siz de kalır.<br />
Şükür etmek ise verebildiğinize şükretmektir.<br />
Koşulsuzca verebiliyorsanı z Kendinizsinizdir.<br />
Sizin sunduğunuzu alabilecek birilerini bulduğunuza şükretmektir.<br />
Şükür ettikçe daha çok verme kapasitesine kavuşursunuz.<br />
Daha çok verdikçe yaratıcı enerjiyi daha fazla çekersiniz.<br />
Daha fazla yaratıcı enerji yüreğinizdeki arzuların daha çabuk ve daha kısa sürede gerçekleşmesi demektir.<br />
Dünya gezegeninde almak isteyen çok varlık vardır.<br />
Herkes almak ister. Koşulsuzca veren ise hemen hemen hiç yoktur.<br />
Verenler var ise de karşılığında bir şeyler bekleyerek verenledir.<br />
Hatta alamadıklarında sizi yalnız bırakan veya bir şekilde cezalandıran insanlardır.<br />
Vermenin bilgeliği tam bir yaratım sistemidir.<br />
Koşulsuzca Vermek, gerçek İNSAN olmaktır.<br />
Koşulsuzca vermek güvende olmaktır.<br />
Evrende tek güvence “Kendini Bilmektir”.<br />
Sonsuz sınırsız Evrende Kendini Bilmekten başka hiçbir güvence yoktur.<br />
Sırrı bilmek aynada Kendini görmektir.<br />
<span style="font-weight:bold;"></span></p>
<p style="text-align:center;"><span style="font-weight:bold;"> Yazan Nilgün Nart</span></p>
<p style="text-align:center;">http://www.ucnokta.com/modules.php?name=roportaj&#38;file=printpdf&#38;artid=334</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sır: Çekim Yasası *Evritingz gana bi olrayt!*]]></title>
<link>http://simgesel.wordpress.com/2007/06/22/sir-cekim-yasasi-evritings-gona-bi-olrayt/</link>
<pubDate>Fri, 22 Jun 2007 08:54:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>simge</dc:creator>
<guid>http://simgesel.tr.wordpress.com/2007/06/22/sir-cekim-yasasi-evritings-gona-bi-olrayt/</guid>
<description><![CDATA[Ne kadar çok ihtiyacımız var değil mi, birinin çıkıp bize &#8220;Her şey çok güzel olacak!]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ne kadar çok ihtiyacımız var değil mi, birinin çıkıp bize "Her şey çok güzel olacak!" demesine? Var ki, The Secret (Law of Attraction) kitabı ve DVD'si bütün dünyada yok satıyor. Bilgelerin, liderlerin, alıp başını gidenlerin, köşeyi dönenlerin, yaşadıkları toplumda veya dünyada değişim yaratanların sırrı artık biz aciz kullara da açıklanıyor. Çekim Yasası'nın varlığına ve bunu hayatlarında uygulamayı başardığına inananlar kızmasınlar. Ben de biliyorum umuda ihtiyacımız olduğunu. Kimin yok ki? Kimse içinde kötülük barındırmasa, herkes bolluk ve refah içinde olsa, sağlıklı, mutlu mutlu yaşasak fena mı olur?</p>
<p>İki gün önce filmini izledim ben de. Bir inanası geliyor ki insanın, hepimiz saf enerji olsak, bufff! bir patlasak, uzaydan büyük bir mıknatısla çekilmiş gibi çıksa gitse sefalet, savaş, açgözlülük, kirlilik, kötülük o içimizdeki cani ruh! Sonra bahar gelse, çiçekler açsa, kuşlar yuva yapacak ağaç bulmuş, nesli tükenmeyen varlıklar gibi şarkı söylese cik cik. Dinler, ırklar bir anda alam(sızlığ)ını yitirse, önyargı, dedikodu, bağnazlık olmasa, rengarenk bir karnaval başlasa...<!--more--></p>
<p>Ben inanıyorum. Olumlu düşünen, olaylara iyi tarafından bakmaya çalışan, kendisine etrafındaki tüm varlıklara sevgi, saygı duyan, içinde bulunduğu durumun olumsuzluklarına değil de güzelliklerine odaklanıp onlarla mutlu olmayı bilen ve daha iyisi için çalışan, gülümseyen insanların daha güzelini hak ettiklerine ve alacaklarına inanıyorum. Yukarıda saydığım özelliklere bir bakın. Yanlış birşey var mı? Bilmediğimiz birşey var mı? Çoğumuz biliyor. Ama hatırlatılması gerekiyor sanırım. O yüzden bildiğimiz şeylere bizi yeniden inandırsınlar diye okuyoruz galiba bu kitapları.</p>
<p>Sadece bilmek yetmiyor tabii. Uygulayabilme sorunu var. Filmde, kafalarımızda bizi kötü hissettiren resimleri tutmamamız için öneride bulunuyor "guru"lar. O zaman biraz durup düşünüyorum: Yanı başımızda bir savaş, ülkede terör, sokaklarda çocuklar, linç deyince azının suyu akan insanlar, yoksulluk... (Amerika'da "Secret" a inanmak ve uygulamak daha mı kolay acaba? Beckham için öyle olduğu kesin de... ) Peki o zaman, haber izlemeyeyim, gazete okumayayım, bu konular hakkında konuşup tartışmayayım. Beni sadece benim refahım, zenginliğim, mutluluğum ilgilendirsin. Bilip, "HAYIR!"  deyince başım göğe mi erecek. İşte "secret" la ilgili kafamı karıştıran temel nokta buydu benim ilk izlediğimde. "Yoksa birileri bizim dikkatimizi mi dağıtıyor? Yoksa esas yasa "herkesin bir fiyatı vardır" yasası mı?". Biliyorum, Secret'ı eleştirenler, en çok bunun için eleştiriyorlar.  Ama sırf " ‘otuzikidiş' gülümseyen dolar milyonerlerine gıcık olduğum için" ve Secret sayesinde esas mutluluğu, zenginliği, şöhreti yakalayanların onlar olduğunu bildiğim için var olduğu öne sürülen "çekim yasası"nı üzerinde biraz kafa yormadan bir kenara atmak işime gelmiyor.  Çünkü umuda ihtiyacım var. "SAVAŞA HAYIR" demek yerine "BARIŞA EVET" demenin gerçekten faydası olacak mı? Ya da seçim öncesi "Tayyip'e HAYIR" diye bağırdığımız için, Tayip Erdoğan yine başbakan mı olacak? Olabilir. Ancak kitabı okuyup, filmi izleyenlerin "nasıl zengin olabilirim" heyecanına kapılıp savaşla barışla, seçimle uğraşmayı bırakmaları (son 20 yıldır zaten yaptıkları gibi) en büyük tehlike olarak görülüyor anladığım kadarıyla.</p>
<p>Birileri Çekim Yasası'nın varlığına inanıp neşe ve umut içinde geçerliliğini sınayabilecek kadar şanslı doğuyor. Misal, ben. Bu "Sır" a en çok ihtiyacı olanlarınsa ne etraflarında bir kitapçı, ne bu kitaba harcayacak paraları ne de umutları var.</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
