<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>cesitli-yazilar &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/cesitli-yazilar/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "cesitli-yazilar"</description>
	<pubDate>Sun, 20 Jul 2008 17:21:27 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[NEŞELİ OLMANIN GÜCÜ]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=378</link>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2008 12:37:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=378</guid>
<description><![CDATA[

“Siz önce güleryüzlü olmayı öğreniniz. İşte o zaman, alnınızda çizgiler olmaz. Ve i]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilgelikyolu.files.wordpress.com/2008/07/nese2.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-379" src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2008/07/nese2.jpg?w=300" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p class="Style3" style="text-indent:35.4pt;line-height:12.5pt;">
<p class="Style3" style="text-indent:35.4pt;line-height:12.5pt;"><strong><em><span class="FontStyle12"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">“Siz önce güleryüzlü olmayı öğreniniz. İşte o zaman, alnınızda çizgiler olmaz. Ve işte o zaman, bir gönüle girmenin anahtarı elinizdedir.”</span></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="Style3" style="margin-top:0.25pt;text-indent:32.9pt;line-height:12.5pt;"><span class="FontStyle12"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;"><strong><em>“Güleryüz, önce konuşan dilden önemlidir. Daha sonra dilinizle gözleriniz gülsün.”</em></strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:right;text-indent:35.4pt;line-height:normal;" align="right"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">(Ruhsal bir bilgiden)</span> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:right;text-indent:35.4pt;line-height:normal;" align="right">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:right;text-indent:35.4pt;line-height:normal;" align="right">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:right;text-indent:35.4pt;line-height:normal;" align="right">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">Dünya kederlerle, yoksulluklarla, hastalıklarla o kadar dolmuştur ki, ruhlarımıza çöken kara bulutları dağıtacak bir güneşe ihtiyacımız vardır. Dünyanın <strong>sevinç</strong> ve <strong>neşe</strong> ekici insanlara ihtiyacı vardır; yükselten ve ferahlandıran, ümit ve cesaret telkin eden insanlara.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">Neşeli bir ruh ne büyük bir zenginlik hazinesidir!. İyimser olabilmek kıymetli bir mirastır!. Zira sükûnet ve barış daima onunla beraberdir. Onun ışığı etrafındaki gölgeleri kovar; kederli kalpleri aydınlatır. Onun kudreti ümitsizlere bile sevinç ve cesaret getirir. Hele iyimserlik özelliği, sevimlilik, nezaket ve yüz güzelliğiyle bir arada bulunursa, yer yüzünün hiçbir hazinesi bununla kıyaslanamaz. Bu paha biçilmez nimeti elde etmek sanıldığı kadar zor değildir; zira neşeli bir yüz, sıcak ve cömert bir kalbin yansımasıdır.<span> </span>İçteki güneş, ilk önce yüzde değil ruhta doğar, oradan yüze yansır. Yüze parlaklık ve çekicilik veren tatlı gülümseme içimizdeki güneş ışığından başka bir şey değildir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">Karşılaştığımız insanlara sempati ve ilgi göstermelisiniz. Herkes için iyi düşünceler ve duygular beslemelisiniz. Kendinizde bulunan iyi özelliklerimizi geliştirirseniz, başkalarının güzel<span> </span>ve asil duygularını anlamaya ve bu duyguları onlarda da yaratmaya<span> </span>güç kazanabilirsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">Güneş gölgeleri kovduğu gibi, neşeli insanlar da ilişkide oldukları insanlardan kederi, tasa ve kaygıyı kovarlar. Neşeli insanlar somurtkanların bulundukları bir ortama girdikleri zaman, bulutlar arasından parlıyan güneş gibi ışık şaçarlar. Herkes yeni geleni görmekten huzur duyar; diller çözülür; ortam neşe ve sevinçle parlar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">Neşeli olabilmek hayatınızda kendinize ve başkalarına yapabileceğiniz iyiliklerin en büyüğüdür.<span> </span>Böyle bir ruh hali, yapacağınız her atılımda, mesleğinizde de sizi başarıya götürecektir.<span> </span>İşler, siz aramadan, kendiliğinden size gelecektir, dostlarınız sizi arayacaktır, toplum bütün kapılarını size açacaktır. Çünkü neşeli bir mizaçta çekim gücü vardır. O hayatın iyi şeylerini çeken bir mıknatıstır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;line-height:normal;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">Derleyen: Erol Yurderi</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">Kaynak :<span> </span><strong>Her İnsan Hükümdardır</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"><span style="font-size:14pt;font-family:&#34;">Orison Swett Marden</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0.0001pt;text-align:justify;text-indent:35.4pt;line-height:normal;"> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KIZILDERİLİ REİS SEATTLE'IN MEKTUBU]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=350</link>
<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 10:41:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=350</guid>
<description><![CDATA[1854 yılında ABD Başkanı Franklin Pierce yazdığı bir mektupla Amerika’ya gelen beyaz göçm]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:small;"><em><strong><span>1854 yılında ABD Başkanı Franklin Pierce yazdığı bir mektupla Amerika’ya gelen beyaz göçmenlere toprak bulmak amacıyla Kızılderililerden toprak istemiş ve bu isteği kabul edilecek olursa Kızılderililere rahatlıkla yaşayabilecekleri bir bölgenin ayrılacağını bildirmiştir.</span></strong></em><strong><em></em></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:small;"><em><strong><span>Topraklarının büyük bir bölümü zaten beyazlar tarafından zorla ellerinden alınmış olan Duwarmish Kızılderililerinin Reisi Seattle,<span>  </span>bir söylemiyle ABD Başkanına yanıt vermiş ve bu yanıt mektup olarak ABD başkanına gönderilmiştir. Mektubun aslı Amerika, Seattle, Squamish Müzesi’nde korunmaktadır.</span></strong></em><strong><em></em></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><em><strong><span><span style="font-size:small;">İnsan ve doğa diyalektiğini en güzel dile getiren metinlerden biri olarak günümüzde değeri daha çok anlaşılmaktadır.<span>  </span>Son zamanlarda UNEP (Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Teşkilatı) tarafından da yayınlanan bu mektup, çevre üzerine şimdiye dek bilinen en güzel ve en içten anlatım olarak tanımlanmıştır.</span></span></strong></em></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em><span style="font-size:small;font-family:Arial;"><a href="http://bilgelikyolu.files.wordpress.com/2008/06/reis2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-352" src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2008/06/reis2.jpg?w=172" alt="" width="172" height="300" /></a></span></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><em><strong></strong></em></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><em><strong></strong></em></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><em></em></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:12pt;">REİS SEATTLE’IN MEKTUBU</span></strong><span style="font-size:12pt;">:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Washington'daki Büyük Şef topraklarımızı satın almak istediğini bildiren sözünü göndermiş!.. Büyük Şef aynı zamanda dostluk ve iyi niyet sözlerini de göndermiş!.. Bu çok nazik bir davranış... Çünkü karşılık olarak bizim dostluğumuza hiç gereksinimi yok. Ama biz onun önerisini düşüneceğiz. Çünkü iyi biliyoruz ki eğer topraklarımızı satmazsak, beyaz adam silahlarla gelip onu gene elimizden alabilir. Ama biz bazı şeyleri anlamıyoruz. Gökyüzünü, toprağı, kayaların ısısını, nasıl olur da alıp satabilirsiniz? Bu düşünce bize garip geliyor! <span> </span>Eğer biz havanın tazeliğine ve suların pırıltılarına zaten sahip değilsek, siz onları nasıl satın alabilirsiniz?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Biz bunları belki de vahşi olduğumuz için anlayamıyoruz!.. Bu dünyanın her parçası benim insanlarım için kutsaldır. Her parlayan çam iğnesi, bütün o kumsallar ve sahiller, karanlık ormanlardaki sis, uçsuz bucaksız alanlar ve havada vızıldıyarak uçuşan her bir böcek, halkımızın anılarında kutsaldır. Ağaçların gövdelerinden sızan sular, Kızılderili'nin anılarını taşır. Beyaz adamın ölüleri, yıldızlar arasında yürümeye gittikleri vakit, doğdukları ülkeyi unuturlar. Halbuki bizim ölülerimiz bu güzel dünyayı asla unutmazlar. Çünkü o Kızılderili'nin anasıdır. Nasıl biz dünyanın bir parçası isek, o da bizim bir parçamızdır. Güzel kokulu çiçekler, bizim kızkardeşlerimizdir. Geyik, at, büyük kartal bunlar da bizim erkek kardeşimizdir. Kayalık tepeler, ıslak çayırlardaki damlalar, atın vücudundan bularlaşan ısı ve insan; hepsi aynı ailedendir. Öyleyse, Washington'daki Büyük Şef, topraklarımızı almak isterken bizden çok şey istemiş oluyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Büyük Şef bize rahatça yaşayabileceğimiz bir yer ayırdığını söylemiş. O bizim babamız ve biz de onun çocukları olacakmışız!.. Öyleyse topraklarımızı alma önerisini düşüneceğiz. Ama bu kolay olmayacak. Çünkü bu toprak bizim için önemlidir. Dereler ve nehirlerden akan pırıltılı sular, sadece su değildir. Onlar bizim atalarımızın kanıdır. Eğer toprağı size satarsak, onun kutsal olduğunu hatırlayınız ve bunu çocuklarınıza da öğretiniz. Göllerin berrak sularındaki her bir yansıma, halkımızın yaşamından olaylar ve anılar anlatır. Suyun mırıltısı, babalarımızın babalarının sesidir. Nehirler ise bizim erkek kardeşlerimizdir. Susuzluğumuzu giderirler, kanolarımızı taşırlar ve çocuklarımızı beslerler. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Eğer toprağımızı size satarsak hiçbir zaman unutmayın ve çocuklarınıza da öğretin ki, nehirler bizim olduğu kadar sizin de kardeşinizdir. Bu nedenle herhangi bir kardeşinize göstereceğiniz saygıyı nehirlere de göstermelisiniz. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Kızılderili her zaman, ilerleyen beyaz adamın önünde geri çekilmiştir. Tıpkı dağlardaki sisin sabah güneşi önünden kaçması gibi. Ama babalarımızın külleri kutsaldır. Mezarları kutsal topraklardır. Bu tepeler, ağaçlar dünyanın bu parçaları, bize sunulmuştur. Beyaz adamın bizim yollarımızı anlamadığını biliyoruz. Beyaz adam için, toprağın bir parçası diğeri ile aynıdır. O sadece geceleri bir hırsız gibi gelip, topraktan ihtiyacı olanı alıp giden bir yabancıdır. Aldıklarının kendinden parçalar olduğunun bilincinde değildir. Dünya onun anası değil düşmanıdır. Onu yendikçe ilerlemeye devam eder. Ve yolunda giderken babalarının mezarını geride bırakır. Buna da hiç aldırmaz. Dünyayı çocuklarından uzaklaştırır. Buna da aldırmaz. Babalarının mezarları, çocuklarının bu dünyadaki hakları unutulmuştur. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Beyaz adam, anası dünyaya ve kardeşi gökyüzüne sanki satın alınabilen veya yağma edilebilen bir mal gibi, koyunlara ve parlak boncuklara davrandığı gibi davranır. Onun bu iştahı ve hırsı bir gün dünyayı yiyip bitirecek ve geriye sadece çorak bir çöl bırakacaktır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Bilmiyorum, bizim yollarımız sizinkilerden farklı. Sizin kentlerinizin gürültüsü bile Kızılderili'nin gözlerine acı verir. Beyaz adamın kentlerinde sakin yer yoktur. Orada bahar gelince yaprakların açılışını veya böceklerin kanat seslerini dinleyecek yer bulunmaz. Ama bu belki de benim vahşi olduğumdan ve anlamadığımdandır. Çünkü, takırtı bizim kulaklarımıza bir hakaret gibi gelir. İnsan eğer bir kuşun yalnız başına ağlayışını veya su birikintisi etrafında tartışan kurbağaların seslerini dinleyemezse, yaşamın ne anlamı kalır? Ben Kızılderiliyim... Bunlardan başkasını anlayamam... </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Bir Kızılderili, su birikintisi üzerine vuran rüzgarın yumuşak sesini, yağmurun temizliğini, çam kokulu rüzgarı herşeye yeğler. Hayvanlar, ağaçlar, insanlar, hepsi aynı nefesi, aynı havayı paylaşır. Hava Kızılderililer için çok kutsaldır. Aldığı nefes, beyaz adamın dikkatini çekmiyor gibi. Beyaz adam, öleli uzun günler olmuş ve kötü kokuyla uyuşmuş gibidir. Ama eğer size toprağımızı satarsak, havanın bizim için çok değerli olduğunu hatırlamalısınız. Unutmamalısınız ki, hava sağladığı tüm yaşamla aynı ruhu taşır. Büyük babamıza ilk nefesi veren rüzgar, onun son soluğunu da kabul etmiştir ve aynı rüzgar çocuklarımıza yaşam ruhunu verir. Eğer size toprağımızı satarsak, çayırlardaki çiçeklerden tad alan rüzgarı koklamasını öğrenmelisiniz, onu korumalısınız ve kutsal tutmalısınız. Bu kokuya beyaz adamın bile gereksinmesi vardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Toprağımızı almak önerinizi düşüneceğiz. Eğer kabul etmeye karar verirsek, bir koşulumuz olacak: Beyaz adam bu toprağın hayvanlarına kardeşleri gibi davranacak... Kızılderililer sizin yollarınızı, sizin adetlerinizi anlamazlar. Çayırlarda çürüyen binlerce bufalo gördüm!.. Beyaz adamın, geçerken dumanlı demir attan vurup bıraktığı ve ne amaçla öldürdüğünü hala anlayamadığım binlerce bufalo.. Ben vahşiyim ve dumanlı demir atın bufalodan nasıl önemli olabileceğini anlayamıyorum!.. Ve biz vahşi olduğumuzdan bufaloyu yalnız aç kalmamak için öldürürüz. Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar yok olsaydı, insan ruhu o büyük yalnızlığa dayanamaz ölürdü. Ayakları altındaki toprakların, büyük babalarımızın külleri olduğunu çocuklarınıza öğretmelisiniz. Toprağın, akrabalarımızın yaşamlarıyla dolu olduğunu çocuklarınıza söyleyiniz. Böylece toprağa saygı duyarlar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Bizim çocuklarımıza öğrettiğimizi, siz de kendi çocuklarınıza öğretin: Dünya anamızdır. Dünyaya ne kötülük olursa, oğullarına da aynı kötülük olur. Eğer insanlar yere tükürürlerse, kendi yüzlerine tükürürler. Biz bunları biliyoruz. Dünya insanlara ait değildir. İnsanlar dünyaya aittir. Bütün her şey, aileyi bağlayan kan bağı gibi, birbirine bağlıdır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Halkım için ayrılan bölgeye gitme önerinizi düşüneceğiz. Ayrı ve barış içinde yaşayacağız. Geri kalan günlerimizi nerede geçireceğimiz o kadar önemli değil artık. Çünkü çocuklarımız babalarının aşağılandığını görürler. Kalan günlerimiz çok olmayacaktır. Bir zamanlar sizin gibi güçlü olanların ve ormanlarda özgürce dolaşanların mezarları da kalmayacak. Onları anmak ve yaslarını tutmak için, bir zamanlar bu dünyada yaşamış olanların çocukları da kalmayacak... Bunun için neden yas tutalım? </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Kabileleri insanlar yapar. İnsanlar gidince, kabileler de olmaz. Kızılderili de yok olur. Tıpkı denizin dalgaları gibi; insanlar gelir ve insanlar gider. Şimdi de sanki arkadaşıymış gibi kendisiyle konuşabilen Tanrısıyla birlikte beyaz adam gelmiştir. Bildiğim bir şey var ki, belki beyaz adam da bir gün bunu keşfedecektir. Siz nasıl şimdi bizim toprağımıza sahip çıkmak istiyorsanız ve sonunda sahip olduğunuza inanacaksanız, aynı şekilde Tanrınıza da sahip olduğunuza inanıyorsunuz. Ama hiçbir zaman olamayacaksınız!.. Eğer Tanrı sizin anlattığınız gibi gerçek Tanrı ise, sevecenliği yalnız beyaz adama olamaz. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Beyazlar da bir gün diğerleri gibi geçip gideceklerdir. Tıpkı denizin dalgaları gibi. Yatağına pislik yığmaya devam eden, bir gece kendi pisliğinde boğulacaktır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Son, bize bir sırdır... Sizin getirdiğiniz gibi bir sonu biz anlayamıyoruz. Dipdiri tepelerin konuşan tellerle lekelendiğini, ormanın gizli köşelerini neden pek çok beyaz adamın kokusunun doldurduğunu, vahşi atların neden tutsak edildiğini, bufaloların neden katledildiğini biz anlamıyoruz. Böyle bir son bize bir şey anlatmıyor. Çalılıklar nereye gitmiş?.. Kartal nereye kaybolmuş?.. Hızlı koşan bir ata ve av avlamaya neden veda etmek gerecekmiş?.. Bütün bunlar ne demektir?.. Yaşamın sonu... Ve; herhalde yeniden yaşamaya çalışmanın başlangıcı... </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Toprağımızı alma önerinizi düşüneceğiz. Kabul edersek, bu belki de bize vaat ettiğiniz bölge için olacaktır. Orada belki de kalan günlerimizi gönlümüzce yaşayabiliriz. Bu dünyada, son Kızılderili de yok olduğu zaman, yalnızca çayırlar üzerinde bulut gibi hareket eden bir anı kalacaktır. Bu kıyılar, bu ormanlar halkımın ruhunu koruyacaktır. Çünkü onlar bu dünyayı yeni doğan bir çocuk anasının yürek atışını nasıl severse, öyle severler... Öyle ise, toprağımızı alırsanız, onu bizim sevdiğimiz gibi seviniz. Onunla bizim ilgilendiğimiz gibi ilgileniniz. Anılarını da aynen saklayınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Onu çocuklarınız için; bütün gücünüzle, bütün aklınızla ve bütün kalbinizle koruyunuz ve seviniz.<span>  </span>Göreceksiniz... Bütün bunlardan sonra, kardeş de olabiliriz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:12pt;">Duwarmish Kızılderililerinin Reisi </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:12pt;">Reis<span>  </span>Seattle</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;">
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;"><span><strong></strong></span></span></p>
<p> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[EPİKTETOS'TAN DÜŞÜNCELER VE SOHBETLER]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=336</link>
<pubDate>Sat, 10 May 2008 12:21:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=336</guid>
<description><![CDATA[
Bir Yunan filozofu olan Epiktetos’un, milattan sonra 50 yıllarında PHRYGIA’da HIERAPOLIS’te]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilgelikyolu.files.wordpress.com/2008/05/epictetos1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-335" src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2008/05/epictetos1.jpg?w=177" alt="" width="177" height="228" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Bir Yunan filozofu olan Epiktetos’un, milattan sonra 50 yıllarında <strong>PHRYGIA</strong>’da <strong>HIERAPOLIS</strong>’te doğduğu söylenmektedir. Çocukken Roma’da imparator Neron’un azatlısı Epaphroditos’a satılmış bir köleydi. Asıl adı bilinmiyor ve Yunanca “satın alınmış adam – köle – uşak” anlamında <strong>“Epiktetos”</strong> ismini taşıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Epiktetos, Roma’da felsefe okuma imkânı bulmuş, kölelikten kurtulunca, felsefe öğretmenliği yapmış. 90-94 yıllarında Roma imparatoru Domitianus bütün filozofları yurdundan kovunca, Nikopolis’e gitmiş orada <strong>STOİK</strong> felsefe ilkelerini öğretmeye başlamıştır. <strong>Yokopolis</strong>’te yokluk içinde yaşamış ve burada ölmüştür. ( M.S 130)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Felsefesi; <strong>Tanrıya güvenmek, vicdan sesini dinlemek, insanların kardeşçe yaşamaları esasına dayanmaktadır.</strong> Hiçbir yazı bırakmamış, fakat büyük bir etki yapmıştır. Kendisini seven birçok öğrencileri olmuş, bunlardan <strong>Flavius Adrianus,</strong> Epiktetos’un öğrettiklerini, derslerdeki konuşmalarını toplamış ve sekiz bölüm olarak yayınlamıştır. Bunlardan dördü sonradan kaybolmuş. Konuşmalarından onun bütün felsefesini özetleyen “<strong>Düşünceler ve Sohbetler</strong>” adıyla küçük bir kitap meydana gelmiştir. <span> </span>Eser, ilk olarak sayın “Burhan Toprak” tarafından Türkçeye çevrilmiştir. <span> </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Kişisel gelişim açısından incelersek, Epiktetos’un düşüncelerinin bugün de geçerli olduğunu görebiliriz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Dünyada olup biten şeylerin bir bölümü elimizdedir. Bir bölümü elimizde değildir. Elimizde olanlar düşüncelerimiz, yaşayışımız, isteklerimiz, eğilimlerimiz, iğrenmelerimiz; bir kelimeyle bütün davranışlarımızdır. Elimizde olmayanlar; mal, şöhret, yüksek görev gibi şeylerdir.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Başına gelen belâlar yüzünden başkasını suçlamak bilgisizin yapacağı iştir. Yalnız kendini sorumlu bilmek, bu, gözü açılmak üzere olan bir adamın işidir.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;line-height:115%;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Hayatında olup biten şeylerin, dilediğin şekilde olmasını isteme: Nasıl oluyorlarsa, öyle olmalarını iste. Böylece her zaman mutlu olursun.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">İnsanların ruhlarından söküp atacakları iki şey vardır: Bencillik ve imansızlık.<span>   </span></span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Kendine filozof deme. Bilgisizlerin önünde güzel özlü sözleri sayıp dökme. En iyisi bu özlü sözlerin emrettikleri şeyleri yap.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Felsefe öğreniminde bir adamın ilerlediğine gerçek belirtiler; kimseyi yermez, kimseyi övmez, kimseden sızlanmaz, kimseyi suçlamaz, güçlü bir kişi imiş ya da bir şeyler bilirmiş gibi kendisinden hiç söz açmaz.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Hepimiz bedenin ölümünden korkuyoruz. Ama ruhun ölümünden korkan kimdir?</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Allah yalnız renkleri yaratmış ve onları ayırt edecek, görecek gözleri yaratmamış olsaydı bu renkler neye yarayacaktı? Renkleri ve gözleri yaratıp da ışığı yaratmasaydı renkler ve gözler neye yarayacaktı? Bu üç şeyi birbiri için yaratmış olan kimdir? Bu eşsiz birliğin yaratıcısı kimdir? Allahtır. Demek ki tanrısal bir kuvvet vardır. </span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Geceleyin kapılar kapanıp da lâmbalar söndüğü vakit, odanda yalnız kaldığını söyleme!. Çünkü yalnız değilsin.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Biraz duygumuz olsaydı yalnızken ya da kalabalık içindeyken, bütün hayatımızda, Allaha; bize bahşettiği ve ömrümüzün her anında faydalandığımız nimetler için şükretmekten başka bir şey yapamazdık. Evet, çapa çapalarken, tarla sürerken, yerken, gezerken, kalkar ve yatarken kısacası her hareketimizle haykıracaktık: “Allah ne büyüktür!”<span>  </span>Her şey bu haykırışla titreyecekti. </span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Her şeyi yoluna koyacak olan akıl sapıtırsa onu yoluna kim koyacak?</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Felsefe uzun ve yorucu bir yoldur deniliyor. Aldanıyorsun dostum. Bu o kadar uzun değildir. Felsefe sana ne öğretmek istiyor? Allah’ın yoluna gitmek, isteklerini düzene koymak, düşüncelerini iyi kullanmak.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Allah, bütün insanları mutlu olmaları için yaratmıştır; kara bahtlı oluyorlarsa kendi çelmeleri yüzünden oluyorlar.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;line-height:115%;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Bir güzel söz söyleme sanatı varsa, bir de güzel anlama ve dinleme sanatı vardır.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;line-height:115%;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Yaşadıkça ödevim, halk arasında ya da yalnızken her işte Allah’a şükretmek, onu her fırsatta övmek ve ölünceye kadar kutlamaktır.</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Kaptanın en küçük bir dalgınlığı bir gemiyi batırdığı gibi, yapacağımız en küçük unutkanlık, en küçük bir dikkatsizlik de felsefe öğreniminde bütün ilerlemeyi yok edebilir. Öyleyse uyanık olalım. Koruyacağımız şey altın yüklü bir gemiden daha değerlidir. Bu; temizlik, sözde durma, direnme, Allah’ın buyruklarına boyun eğme, acıdan, kaygıdan, korkudan kurtulma, kısacası gerçek özgürlüktür. </span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Derleyen: <strong>Erol Yurderi</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Kaynak:<span>  </span><strong>Epiktetos</strong> (<strong>Düşünceler ve Sohbetler)</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">Çeviren: Burhan Toprak</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 18pt;"><span style="font-size:12pt;">İnkılâp Kitabevi</span></p>
<p class="MsoListParagraph" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 0 36pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BAŞARININ YEDİ KANUNU]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=331</link>
<pubDate>Fri, 09 May 2008 15:13:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=331</guid>
<description><![CDATA[ 

İnsan potansiyeli alanında sayısız kitabı olan Deepak Chopra, ‘Başarının Kanunu’ adl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"> </p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"><a href="http://bilgelikyolu.files.wordpress.com/2008/05/basari2.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-334" src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2008/05/basari2.jpg?w=180" alt="" width="180" height="240" /></a></span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">İnsan potansiyeli alanında sayısız kitabı olan Deepak Chopra, <strong>‘Başarının Kanunu’</strong> adlı kitabında, başarıya götüren 7 anahtar veriyor.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;">
<div class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Başarı, hedeflere adım adım ulaşmak olarak tanımlanabilir. Başarı denince akla ilk olarak maddi başarı gelse de, bu başarının bir tek yönüdür. Başarı aynı zamanda, kendini ve yaşamı da başarmaktır: İyi ilişkiler, özgüven, özgürlük, duygusal ve psikolojik denge, mutluluk duygusu, iç huzur, v.s. Başarılı olmayı hemen herkes ister ama gene aynı çoğunluk başarının, çok çalışma ve gerektiğinde birilerine zarar verme pahasına elde edilebileceği düşünülür. Bedeli herkes için yüksektir kısacası.      </span><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">İşte Chopra’nın anlattığı, mutluluğa götüren yedi anahtar:</span></span></div>
<div class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"> <span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"> </span></span></span></span></span></span></span></div>
<div><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';"></span></div>
<div><strong></strong></div>
<div><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">1- Salt mümkünlük kanunu</span></span></strong></div>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Bu kurala göre, gerçek doğanızı, özünüzü ne kadar çok anlarsanız, salt mümkünlük alanına o kadar çok yaklaşırsınız.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Chopra’nın özellikle altını çizdiği noktalardan birisi, yargılamamak ve yargıda bulunmaktan kaçınma çalışması. ‘Bugün olup biten hiçbir şeyi yargılamayacağım’ diyerek güne başlayın ve gün boyunca yargıda bulunmaktan kaçının.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Her gün, en azından bir çiçeği koklayarak, mümkünse denizin, ya da bir akarsuyun sesini dinleyerek, günbatımını izleyerek doğayı, her canlıyı merakla gözlemlemek için zaman ayırın.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Her gün sessiz kalmak ve yalnızca var olmak için zaman ayırın.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">2- Verme kanunu</span></span></strong></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Evrenin işleyişi, sürekli alışverişle olur, vermek ve almak. Ne kadar çok verirseniz o kadar çok alırsınız, çünkü evrendeki bolluğun yaşamınızdaki dolaşımını korumuş olursunuz. Aslında, yaşamda değerli olan her şey vermekle çoğalır. Vermekle çoğalmayan şey ise ne vermeye, ne de almaya değerdir. Vermenin ve almanın ardındaki en önemli şey niyettir. Niyet, daima veren ve alan için mutluluk yaratmak olmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Nereye gitsem ve kiminle karşılaşsam, ona bir armağan götüreceğim: Bu armağan bir iltifat, bir çiçek ya da bir dua olabilir.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Bugün yaşamın bana sunduğu bütün armağanları minnet duygusuyla alacağım.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Birileriyle her karşılaştığımda, sessizce onlara mutluluk, sevinç ve kahkahalarla dolu bir hayat dileyeceğim. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">3- Neden sonuç kanunu</span></span></strong></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Her eylem bize aynı türde geri dönen bir enerji üretir, ne ekersek onu biçeriz. Düşüncelerimiz, sözcüklerimiz ve yaptıklarımız, etrafımıza ördüğümüz ağın iplikleridir. Başkalarına mutluluk getiren eylemleri seçtiğimizde, neden sonuç kuralının meyvesi mutluluk ve başarı olur.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Bugün, her an yaptığım seçimleri gözleyeceğim. Bu seçimleri yalnızca gözlemekle, onları bilinçli algılama alanıma getireceğim. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Ne zaman bir seçim yapsam, kendime iki soru soracağım: ‘Yapmakta olduğum bu seçimin sonuçları ne olabilir?’ ve ‘Bu seçim bana ve bu seçimden etkilenenlere başarı ve mutluluk getirecek mi?’</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Bana rehberlik etmesi için yüreğime danışacağım ve onun rahatlık ya da rahatsızlık mesajlarına göre yönümü tayin edeceğim. Eğer seçimim rahatsızlık duygusu veriyorsa duracak ve yüreğimin gözüyle eylemlerimin sonuçlarını izleyeceğim. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">4- Asgari çaba kanunu</span></span></strong></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Doğadaki her şey, çaba gerektirmeyen bir kolaylıkla ve sınırsız bir kaygısızlıkla işler. Kuşlar uçmaya çalışmaz, uçar; çiçekler açma çabası göstermez, sadece açarlar. Bu asgari çabanın, direnç göstermemenin ilkesidir. İşte bu nedenle de, uyum ve sevgi ilkesidir.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Bugün kişileri, olayları, durumları oldukları gibi kabul edeceğim. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Her şeyi olduğu gibi kabullenerek, içinde bulunduğum durumun ve sorun olarak gördüğüm bütün olayların sorumluluğunu üstleneceğim. Sorumluluğun, içinde bulunduğum durum için hiç kimseyi (kendim dahil) suçlamamak olduğunu biliyorum.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">5- Niyet ve arzu kanunu</span></span></strong></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Her niyet ve arzunun yapısında gerçekleşmesini sağlayan mekaniği mevcuttur. Bir niyeti salt mümkünlüğün bereketli zeminine attığımız zaman bu sonsuz düzenleme gücünün lehimize çalışmasını sağlarız.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Bütün arzularımın bir listesini yapacağım. Nereye gitsem bu listeyi de yanımda götüreceğim. Gece yatmadan önce, sabah uyandığımda bu listeye bakacağım.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Arzularımın bu listesini salıverip yaradılışa teslim edeceğim. Bunu yaparken işler istediğim gibi gitmediğinde bunun bir nedeni olduğuna ve evrensel planın benim için kendi tasarladıklarımdan çok daha büyük projeleri olduğuna inanacağım.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">6- Bağlanmama kanunu</span></span></strong></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Hiçbir şeye bağlanmamak belirsizliğin bilgeliğini barındırır. Belirsizliğin bilgeliğindeyse geçmişteki şartlanmaların hapishanesi olan bilinenden bağımsız olma vardır. Her şeyin mümkün olduğu bu alana, yani bilinmeyene geçmeyi istediğimiz zaman, kendimizi tüm evrenin dansını düzenleyen yaratıcı zekâya teslim etmiş oluruz.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Bugün kendime ve çevremdekilere oldukları gibi olma özgürlüğünü tanıyacağım. Sorunlara zorla çözüm bulmaya çalışarak, yeni sorunlar yaratmayacağım.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Bugün belirsizliği yaşantımın temel bir öğesi olarak kabul edeceğim. Belirsizliği gönülden kabul etmemle birlikte tüm karmaşanın içinde çözümler belirmeye başlayacaktır.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Tüm imkânlar alanına adım atacağım ve kendimi sonsuz seçeneklere açık tuttuğum zaman ortaya çıkacak mükemmel heyecanı bekleyeceğim. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">7- Yaşamın amacı kanunu</span></span></strong></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Yaşamın amacı (Dharma) kuralı, bir amaca ulaşmak için maddi şekle büründüğümüzü söylüyor. Herkesin yaşamda bir amacı vardır. Başkalarına vereceği benzersiz bir armağan ya da özel bir yetenek. Biz bu benzersiz yeteneği başkalarına hizmetle birleştirdiğimiz zaman, bütün amaçların nihai amacı olan kendi ruhumuzun coşkusunu ve mutluluğunu yaşarız.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- ‘Nasıl hizmet edebilirim?’ ve ‘Nasıl yardımcı olabilirim?’ sorularını kendime her gün soracağım. </span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">- Benzersiz yeteneklerimin ve onları ortaya koyarken yapmayı sevdiğim şeylerin tümünün bir listesini yapacağım. Benzersiz yeteneklerimi dışa vurup bunları insanlığın hizmetinde kullandığımda, zamanı unutur ve başkalarının yaşamına olduğu kadar kendi yaşamıma da zenginlik oluştururum.</span></p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"> </p>
<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Başarının Kanunu</span></strong><br />
<span style="font-size:12pt;font-family:'Arial','sans-serif';">Deepak Chopra<br />
Alkım Yayınları</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BİR SEVGİ EYLEMİYLE HARCANMAMIŞ BİR GÜN, KAYBEDİLMİŞ BİR GÜNDÜR]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=324</link>
<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 10:27:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=324</guid>
<description><![CDATA[
Sevmek için o kadar fırsatımız olmasına karşın dünyada o kadar az sevgi vardır ki. İnsanl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilgelikyolu.files.wordpress.com/2008/04/sevgi-eylemi.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-325" src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2008/04/sevgi-eylemi.jpg" alt="" width="215" height="259" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Sevmek için o kadar fırsatımız olmasına karşın dünyada o kadar az sevgi vardır ki. İnsanlar yalnız ağlamakta, yalnız ölmekteler. Çocuklara kötü muamele edilmekte, yaşlılar son günlerini sevecenlik ve sevgiden uzak geçirmektedirler. Sevgi gösterisine bu kadar çok ihtiyaç olan bir dünyada, yaşamımızdaki insanlara sadece sıcak bir kucaklama ya da uzatılan bir elden daha karmaşık olmayan bir hareketle yardım edecek büyük bir gücümüz olduğunu anlamak çok önemlidir. Avila'lı Teresa şöyle yalvarmaktadır: "Pek çok sevgi eylemine alıştırın kendinizi, çünkü bunlar ruhu tutuşturur ve eritir."</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Dünyayı daha iyi, daha sevgi dolu bir yer yapmak için neler yaptığımızı düşünmek için en uygun zaman günün sonudur. Geceler boyunca aklımıza hiçbir şey gelmiyorsa, dünyayı daha iyiye doğru nasıl değiştirebileceğimizi düşünmek için de uygun bir zamandır bu. Öyle çok büyük boyutlu şeyler yapmamıza da gerek yoktur; var olan basit şeyler üzerinde bir şeyler yapmak da yeterlidir: Etmediğimiz bir telefon, yazmayı ertelediğimiz o not, takdir etmediğimiz o iyilik. İş sevgiyi vermeye gelince fırsatlar sonsuzdur ve bunu hepimiz yapabiliriz. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><span style="font-size:12pt;">SEVGİ ANLAYIŞLA YAŞAR</span></strong><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Anlayış karşısındakinin görüşünü anlamaktır. Başkalarına kendine davranılmasını istediğin gibi davran kuralı, anlayışın bir örneğidir. Bu, kişisel ilişkilerimizi güçlendirmeye yarayan çok kuvvetli bir insan huyudur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Anlayış, başkalarının görüşünü kabul etmemiz gerektiği demek değildir. Sadece onu anlamaya çalışmaya hazır olduğumuz demektir. Herkesin, bizimkilere uymayan, kendileri için geçerli olan kendi deneyimleri olduğunu kabul etmedikçe, bunu yapamayız. Herkesin dünyayı bizim gibi görmesini bekleyemeyiz. Gerçek anlayış, ancak kendi dışımıza çıkabildiğimiz ve nesnelerin öteki insanlara nasıl göründüğünü anlamaya çalıştığımız zaman gelecektir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Pek çok kere ilk görüşte kolaylıkla umursanmayacak ve unutulacak insanlara rastlamışımdır. Ancak, onlar hakkında daha çok bilgi edinmek için zaman ayırdığımda, hemen hemen her zaman onların davranışlarını kabul edilebilir bulmuşumdur. Bu da bana olumsuz önyargılarımın çoğu zaman ne kadar yanlış olabileceğini öğretmiştir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Anlayış bir huy haline dönünce, artık o anın tutkusunun esiri değilizdir ve sevme yeteneğimiz sınırsıza ulaşacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><span style="font-size:12pt;">GÜÇLÜKLERİ SEVGİYLE YENMEK</span></strong><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Karşılaştığımız güçlükler eylem gerektirir. Sevgi eylemi çözüm getirir. Sevgimizin gücü, sorunlarla ve düş kırıklıklarıyla nasıl başa çıktığımızda kendini gösterir. Yaşamımızda her şey güzelce akıp giderken hoş ve olumlu olmak kolaydır. Ama yaşamın akışı değişip de geçici olarak bizi güçsüz bırakırsa, o zaman gerçek gücümüz ortaya çıkar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Sevgi bize "Neden ben?" diyerek zaman kaybetmemeyi, onun yerine, "Şimdi ne yapmalı?" demeyi öğretir. Birinci soru gereksiz ve anlamsız bir çatışmaya götürür, ama ikincisi kendine acımanın ve anlamsız suçlamanın yükünü taşımayan bir eylemi akla getirir. Eğer sevgi varsa, güçlükler bozulan ilişkilerin nedeni değildir.Aslında bu durum bizim değişip ayakta kalmamızı sağlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;">Derleyen:<strong> Erol Yurderi</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><span style="font-size:12pt;">LEO BUSCAGLIA</span></strong><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><em><span style="font-size:12pt;">Sevgi için doğmak</span></em><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;">(İnkılâp kitabevi )</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;"> </span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[OLUMLU DÜŞÜNMEK YETERLİ DEĞİLDİR]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=323</link>
<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 10:07:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=323</guid>
<description><![CDATA[
Hepimizin rüyaları vardır, değil mi? Hepimiz; ailemizde, arkadaşlarımızda ya da diğer kişi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilgelikyolu.files.wordpress.com/2008/04/dusunce12.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-322" src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2008/04/dusunce12.jpg" alt="" width="257" height="192" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Hepimizin rüyaları vardır, değil mi? Hepimiz; ailemizde, arkadaşlarımızda ya da diğer kişilerde belirgin bir yolla şu ya da bu şekilde fark yaratabilen, özel insanlar olduğumuza inanmak isteriz. Yaşamımızın herhangi bir anında, gerçekten neleri istediğimiz ve neleri hak ettiğimiz konusunda bir fikrimiz olmuştur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Bununla birlikte çoğumuz yaşamın güçlükleriyle karşılaşınca, rüyalarımızı unuturuz. Özlemlerimizin geleceğimizi şekillendirmedeki gücünü unutarak, onları bir kenara bırakırız. Güven ve ümidimizi kaybederiz. Yaşamda herşeyi değiştirecek gücün, içimizde uyuyor olduğunu hatırlamayız. <strong>Bugünden başlayarak, bu gücü uyandırabilir ve rüyalarınızı yaşama geçirebilirsiniz. </strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Olumlu düşünme</span></strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;">, şüphesiz önemli bir başlangıçtır. Elbette nelerin ne kadar yanlış olduğu yerine, nelerin nasıl çözümleneceği üzerinde durmalısınız. <strong>Ancak tek başına olumlu düşünce, yaşamımızı değiştirmek için yeterli değildir.</strong> Nasıl düşündüğünüzü, nasıl hissettiğinizi ve yaşadığınız her gün yaptığınızı değiştirmek için, bazı stratejilere ve adım adım neler yapacağınızı gösteren planlara sahip olmanız gerekir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Yaşamınızda bazı şeyleri değiştirmek ya da geliştirmek istiyorsunuz değil mi? Değiştirmek istediğiniz şeyleri iki grupta toplayabiliriz; ya hislerimizi (daha fazla güven duymak, korkularımızı yenmek, mutlu olmak, geçmişte olanlar için kendimizi daha iyi hissetmek gibi) ya da eylemlerimizi (sigarayı, içkiyi, ertelemeyi bırakma gibi farklı şeyleri) değiştirmek isteriz. Asıl sorun; herkesin bu değişiklikleri yapmak istemesine rağmen, çok az kişinin bunların nasıl yapılacağını bilmesi ve sonsuza kadar sürdürebilmesidir. Bunun için bazı temel teknikleri kullanarak, yaşamınızın kalitesini denetlemeye ve değiştirmeye başlayabilirsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Şu anda bu sürecin sizin lehinize çalışması için gerekli olan tek şey, değişimin mümkün olduğuna inanmakla işe başlamaktır. Geçmiş önemli değildir. Geçmişte işe yaramayan hiçbir şeyin, bugün yapacaklarınızla herhangi bir şekilde ilgisi yoktur.<strong> Şu anda yapacaklarınız, geleceğinizi şekillendirecektir</strong>. Hemen şimdi kendi kendinizin dostu olmalısınız. Olanlar için kendinizi yıpratmak yerine, derhal sorunlarınızın çözümü üzerinde yoğunlaşmalısınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;">YILGINLIK HİSLERİNİZİ TERSİNE ÇEVİREBİLİRSİNİZ</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Yaşamda sık sık, gerçekten kontrol edemeyeceğimiz olaylar olur. Çalıştığımız şirket küçülür ve işten çıkarılabiliriz. Eşimiz bizi terk edebilir. Aile fertlerinden biri hasta olabilir ya da ölüme çok yaklaşabilir. Bu gibi durumlarda artık yapabileceğimiz hiçbir şeyin olmadığı hissine kapılabiliriz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Belki de bir iş bulabilmek ya da sadece kendinizi daha mutlu hissedebilmek için, bildiğiniz her şeyi denemiş olabilirsiniz. Hiçbir şey işe yaramamış gibi gözükebilir. Elimizden gelenin en iyisini yaparak, yeni bir yaklaşımı denediğimizde hala amacımıza ulaşamamışsak, genellikle bunları tekrar denemeyiz. Niçin? Çünkü hepimiz acıdan kaçmak isteriz! Hiç kimse başarısızlığı tekrar yaşamak istemez. Hiç kimse sadece hayal kırıklığına uğramak için, bütünüyle kendisini vermez. Genellikle bu hayal kırıklığı deneyimlerinden sonra, tekrar denemekten vazgeçeriz! Böylece <strong>hiçbir şeyin</strong> işe yaramayacağına inandığımız noktaya geliriz. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Halbuki yanılıyorsunuz. Her şeyi yapabilirsiniz! Bugün, algılama ve eylemlerinizi değiştirerek yaşamınızdaki herhangi bir şeyi değiştirebilirsiniz. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Yaşamınızı tersine çevirmede ilk adım, <strong>bir şey yapamayacağınız ya da çaresiz olduğunuza ilişkin inancınızdan kurtulmaktır.</strong> Bunu nasıl yapabilirsiniz? Genellikle insanlar geçmişte denediklerini, fakat başaramadıklarını söylemektedirler. Yaşamım boyunca <strong>geçmiş geleceğiniz değildir </strong>ifadesini sık sık kullandığımı hatırlatmak isterim. Dün ne yaptığınız önemli değildir, şimdi ne yaptığınız önemlidir. Bugün yapacaklarınız üzerine yoğunlaşırsanız, her şey daha iyi olacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Mesaj basittir. <strong>Amaçlarınızın peşinde giderken, sabırla ve esneklik duygusunu kaybetmeden, yoğun ve sürekli eylemde bulunur ve çözüm yoktur duygusunu bir kenara bırakırsanız; eninde sonunda istediğinizi elde edersiniz.</strong> Derhal, küçük bile olsalar, bugün yapabileceğiniz eylemler üzerinde yoğunlaşmalısınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;">KARAR VERMEK</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Daha önce yaşamınızın herhangi bir kısmını değiştirebilecek güce sahip olduğunuzu söylemiştim. Peki, o nerededir? Onunla nasıl anlaşacağız? Hepimiz yeni sonuçlara ulaşmak için yeni eylemler yapmak zorunda olduğumuzu biliyoruz, fakat hepimiz eylemlerimize bir kararın babalık yaptığını anlamak zorundayız; <strong>kararın gücü, değişimin gücüdür.</strong> Tekrar belirtmeliyim ki, yaşamımızdaki olayları her zaman kontrol edemeyiz, fakat bu olaylarla ilgili olarak ne düşüneceğimizi, neye inanacağımızı, ne hissedeceğimizi ve ne yapacağımızı kontrol edebiliriz. Yaşamımızın her anında kendi kendimizi kabul etsek de, etmesek de; yeni seçimlerimizin, yeni eylemlerimizin ve yeni sonuçlarımızın nedeninin sadece bir ya da iki karara bağlı olduğunu hatırlamalıyız.<strong> SONUÇTA GELECEĞİMİZİ; YAŞAM KOŞULLARIMIZ DEĞİL, VERDİĞİMİZ KARARLAR BELİRLER. </strong></span><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Derleyen:<strong> Erol Yurderi</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Anthony Robbins </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">Bir Dosttan <strong>PUSULALAR </strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;color:#000000;">İnkılâp Kitabevi </span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KİŞİLİK MÜZİĞİ]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=320</link>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2008 12:35:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/?p=320</guid>
<description><![CDATA[
Birbirimizle anlaşmak için kullandığımız sözcüklerin ötesinde, bizlerin aramızda iletişi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilgelikyolu.files.wordpress.com/2008/04/kisilik-muzigi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-321" src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2008/04/kisilik-muzigi.jpg" alt="" width="240" height="167" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Birbirimizle anlaşmak için kullandığımız sözcüklerin ötesinde, bizlerin aramızda iletişim kurmamızı sağlayan bir ikinci lisan daha vardır; <strong>Müzik, ritm</strong> ya da <strong>ton</strong>. Ritm ve tonun, sözcüklerden farklı olarak, kulaklarımızın ötesinde duyumsanabilme özellikleri de mevcuttur. Dost canlısı bir insanın sesinde, kullandığı sözcüklerde, hareketlerinde ve karakterinde bir uyum gözlenir. İnsana pek de arkadaşça yaklaşmayan bir kimsenin hareketlerinde, ifadesinde, bakışlarında ve hatta yürüyüşünde ise, bütünüyle bir uyumsuzluk sergilenir. Kişilerin davranışları, ruhlarıyla bazen uyumlu, bazen de uyumsuz olur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Dışsal görüntüden, içsel özellikleri okuyabilme kuralı, aslında doğadaki herşey için geçerlidir. Yapmamız gereken yalnızca, nesnelere derinlemesine bakabilmektir. Bu yolla bir ağacı bile “okumanız” mümkündür. Ağaç üzerinde bulunan meyve veya çiçekler, o ağacın ne tür bir müzik yaydığını ve nasıl bir ruh yapısına sahip olduğunu gösterir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Görüleceği gibi, insanların hâl ve hareketlerinden, onların dostunuz mu, yoksa düşmanınız mı olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Bunun için, bu kişinin yaydığı müziği, “<strong>gönül kulağınızla”</strong> dinlemeniz yeterlidir.<span>  </span>İnsanları çekici ya da itici kılan, yaydıkları bu kesintisiz müzikal tınıdır. Kişilerin aynası sayılan bu <strong>“kişilik müziği”</strong>, onların tüm benliğini ortaya koyar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Çağlar boyunca yaşamış olan kutsal insanların ”üstün” kişilikleri, varlıklarını <strong>evrensel müzik</strong> ile birleştirebilmeleri sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu yolla, en büyük düşmanlarının bile sevgisini kazanmayı bilmişlerdir. Ancak bu, sadece kutsal insanlara özgü bir nitelik değildir. Aslında her insan, evrenin müziğiyle bir olmak ve onunla uyum gösterebilmek gücüne sahiptir. Çünkü hepsinin içinde, aynı <strong>“evrensel öz” </strong>mevcuttur. İnsanların uyumlu ve güzel olan şeylere kalpleri ne kadar açıksa, yani, içlerindeki o parlak ışığın üzerini ne kadar çok açabilirlerse, hayatları da o denli mutlu geçer.<span>  </span>Mutlu insan, her an yeni dostlar edinmeye hazır olan bir kişidir. Onun hayata bakış açısı arkadaşçadır. Ayrıca sadece insanlara karşı böyle davranmaz, nesnelere ve olaylara da dostça yaklaşır. <span> </span>Söz konusu biçimde kurulan dostluk köprüleriyle insanlar, ufuklarını genişletir ve zihinlerini saran duvarları yıkabilirler. İnsanlarla kurulan dostluklar, yani duvarların yıkılıp, özlerin buluşması, çoğalmayı, <strong>“birliği”</strong> getirir ve bu yolla “ulaşılamaz” olanla bütünleşme de kolaylaşır. Ulaşılamaz olanla gerçekleştirilecek bir bütünleşme, âlemlerin müziğini dinlemek ve ona katılmak anlamına gelir. Kişi bu ruhsal durumu, doğanın güzelliğinde, çiçeklerin renklerinde ya da günlük hayatında karşılaştığı her olayda tecrübe edebilir. Bu türlü davranış içine giren bir kimse, düşünceye daldığı yalnızlık anlarında, daima içinde o sihirli müziği duyar. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Derleyen: <strong>Erol Yurderi</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0 0 10pt;"><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Kaynak: </span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Sufî Inayat Khan</span></strong><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Müzik</span></strong><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;"> <span>  </span>(İnsan ve Evren arasındaki köprü)</span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:normal;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:12pt;font-family:&#34;">Arıtan Yayınevi</span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MANEVİ MİRASIM AKIL VE BİLİMDİR!..]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/09/23/manevi-mirasim-akil-ve-bilimdir/</link>
<pubDate>Sun, 23 Sep 2007 11:30:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/09/23/manevi-mirasim-akil-ve-bilimdir/</guid>
<description><![CDATA[

Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’in sorusuna,  Mustafa Kemal’in yanıtı.
 
“MANEVİ M]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/?attachment_id=312" rel="attachment wp-att-312"></a></p>
<p style="text-align:center;"><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/?attachment_id=312" rel="attachment wp-att-312"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/09/ataturk.jpg" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’in sorusuna,<span>  </span>Mustafa Kemal’in yanıtı.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">“MANEVİ MİRASIM AKIL VE BİLİMDİR!..”</span></strong><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">“Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir doğma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. <span> </span>Benim manevi mirasım <strong>bilim </strong>ve <strong>akıldır.</strong> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur...</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde <strong>akıl ve ilmin rehberliğini</strong> kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Mustafa Kemal</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"></span></strong><br />
<span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Kaynak: İsmet Giritli<br />
Kemalist Devrim ve İdeoloji, <span> </span>İ.Ü Yayınları</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:right;" align="right"><strong><span style="font-family:Arial;"> </span></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SEVGİ AYRIM YAPMAZ]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/08/05/sevgi-ayrim-yapmaz/</link>
<pubDate>Sun, 05 Aug 2007 10:01:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/08/05/sevgi-ayrim-yapmaz/</guid>
<description><![CDATA[ 
Dünyamız, üzerinde yaşayan milyarlarca varlığı ile birlikte, yeni bir çağa girmeye hazır]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/08/05/sevgi-ayrim-yapmaz/291/" rel="attachment wp-att-291" title="gelincikler1.jpg"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/08/gelincikler1.jpg" alt="gelincikler1.jpg" /></a><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/08/05/sevgi-ayrim-yapmaz/289/" rel="attachment wp-att-289" title="gelincikler.jpg"> </a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Dünyamız, üzerinde yaşayan milyarlarca varlığı ile birlikte, yeni bir çağa girmeye hazırlanıyor. Bu yeni çağın adı<span>  </span><strong>“Bilgi ve Sevgi”</strong> çağıdır. Yeni çağa geçerken hepimiz, çeşitli seviyelerde bu değişimi meydana getirecek başınçlar ve dejenerasyon alanları ile karşı karşıya bulunmaktayız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bizi stres altında bırakan, bu değişim operasyonu, ipek böceğinin kozadan çıkma zamanının gelmiş olmasından kaynaklanmaktadır. İpek böceği kısa bir süre sonra rengarenk kanatlarını açmış, büyük bir doğallıkla uçuşmaya başlayan bir kelebeğe dönüşecektir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Öyleyse Yeni Çağ’a geçişte sevgi kavramının ve özellikle <strong>ayrımsız sevginin</strong> tam manası ile anlaşılması bizim için büyük önem taşımaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Sevgi, evrende mevcut olan büyük güçtür ve bu güç hiçbir şeyle sınırlı değildir. Sevgi, Tansıral bir ışınım gibi bütün Kozmosu içten ve dıştan sarmış durumdadır. Bu bağlılık, bizi bütün uygarlıkların <strong>bir </strong>ve<strong> tek</strong> olduğu kavramına götürmektedir. Sevginin gerçek kaynağı <strong>“Birlik Şuur Alanı’dır.”</strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Birlik Şuur Alanı’na göre, <strong>her şey bir tek şeydir</strong>. Bizler zaman ve mekânla sınırlı olduğumuz için birliği çokluk halinde ve göreceli bir şekilde algılıyoruz. Bu algılamalarımız bağlı olduğumuz boyutun ve o şuur seviyesinin<span>  </span>icabına uygun bir şekilde gelişmekte ve değişmektedir. Küresellik içinde merkeze doğru yönelişimizin bir gereği olarak da bu oluşum kaçınılmazdır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Birlik Şuur Alanı, ruhsal merkezlerin cezbedici gücüdür, sevgi enerjisidir. Bu ilâhi cezbeye kapılan varlıklar, Birlik Şuur Alanı’na dahil olurlar. Bu cezbedici kozmik güç, <strong>Evrensel Çekim Yasası’nın</strong> insanlardaki tezahürüdür.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"> <font color="#000000"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">SEVGİYE KARŞI GÖSTERİLEN DİRENÇLER: KABUKLARIMIZ</span></strong></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Sevgi enerjisinin bizim bünyemizde doğal bir şekilde akmasına ve diğer insanlara yayılmasına engel olan en önemli neden, çeşitli direnç mekanizmalarının devreye girmesidir. Bu direnç mekanizmalarına <strong>“kabuklar</strong>” adını veriyoruz.<span>  </span>Kabuklara, her seviyeden çeşitli derecelerdeki bağımlılıklarımız, tutsaklıklarımız da diyebiliriz. Bağımlılıklar ve tutsaklıklar sevginin ortaya çıkmasına engel olurlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Gerçek sevginin ortaya çıkabilmesi için samimiyet, dürüstlük ve doğallığın o varlıkta belli bir potansiyelin üzerinde belirmiş olması gerekir. Bu özelliklerin belirebilmesi için kendi üzerimizde bir <strong>iç çalışma </strong>ve<strong> denetim</strong> uygulamamız gerekir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bizler aslında dünyada <strong>duygulara hakim olma</strong> ya da <strong>kabuklardan kurtulma</strong> eğitimi yapıyoruz. Bu ise dogmatizmden, şekilcilikten ve kalıplardan uzaklaşmaya çalışmaktır. Değişim ve değişime bireysel katkı ancak bu şekilde gerçekleşebilir. Ruhsal sevgiyi hissedebilmek, ayrıntı dünyasından kurtulmak, berrak bir şuura, dingin bir iç yapıya ve kalp huzuruna ulaşmak istiyorsak, kendi kişisel değişimimize katkıda bulunmalıyız..</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Korku, kıskançlık, öfke, kin, endişe, üzüntü</span></strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> gibi duygu hallerimiz sevgi enerjisini almamıza engel olur. Sevgisizliğimiz, insanları ve koşulları suçlasak da (oysa doğru insan olmak, doğru insanı bulmaktan daha önemlidir.) beynimizin içindeki kalıplardan ve dogmatik anlayışlardan ileri gelir. Dış dünya, arzu ve beklentilerimizle çalıştığında duygusal bir kontrole gitmezsek Bütün’e şuurlu olarak katılamayız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Fakat bizler başımıza gelen olayları, statümüzü tehdit eder nitelikte algıladığımız için insanları sevemiyoruz. Sevmek ve sevilmek, Bütün’e ulaşmak, Birlik Alanı’na girmek istiyorsak statükocu olmamalı, üstün olma hevesinden vazgeçmeli ve her türlü bağımlılıktan kurtulmalıyız.<span>  </span>Hatta sevgimiz bile bir bağımlılık oluşturmamalıdır. Sevgi: esen rüzgar, uçan kuş, doğan güneş gibi beklentisi olmayan, ayrım yapmayan doğal bir akış olmalıdır.<span>  </span>Sevgiyi yaşamak için kendimizin ve başkalarının kabuklarla kaplı bir beden değil, ruh varlığı olduğumuzu idrak etmeye çalışmamız gerekir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Yaşam içerisinde duygusal olarak rahatsız olduğumuz her olay aslında kabuklarımızdan kurtulmamız içindir. Kabuklu insan sevemez, çünkü verme, fedakârlık yapma esnekliğini gösteremez ve başkalarına uyum sağlayıp ortak sevgi alanları kuramaz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Çevremizdeki herkes ve her olay insan için birer öğretmendir ve bizleri küçük benlerimizden kurtarıp, Büyük Ben’e ya da Bütün’e ulaştırmayı amaçlamaktadır. Günlük yaşamda meydana gelen ani terslikler ve oluşan gerilim alanları bize esneklik kazandırmak içindir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Duygular, heyecanlar, duygusal hazlar çok hoş da olsalar, mutluluk için onlara bağımlıysak, haz faktörü de devrede olmadığı zaman elimizdeki işi bitirmekten, o kişiyle ilişki kurmaktan acizsek, bizi asla mutlu edemezler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Duyguların peşinde koşarken bazen engellenir, bazen de amaca ulaşırız ve şimdi’nin ve bu anın akışına uyum sağlamış olur muyuz? Çünkü bizler bir televizyon ekranında olduğu gibi öz şuurumuzda olup bitenleri bir ekrandan seyreden seyircilerden ibaretiz. Bu nedenle de <strong>“ben” </strong>ve<strong> “o”</strong> ayrımı hiç yapılmazsa yani identifikasyon ve eşkoşma had safhaya varırsa sevebilmek bizden giderek uzaklaşır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Eğer kendi üzerimizde çalışma yapmayı arzu ediyorsak, sarsıcı bir olay karşısında kendimize şu soruları sorabiliriz :</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Şu anda hangi belirli duyguyu daha çok hissediyorum?. Endişeli, kızgın, rahatsız, sıkıntılı, yalnız, çekingen, sinirli, engellenmiş, üzgün, bıkkın, kafası karışık, düş kırıklığına uğramış, kederli, korkmuş, huzursuz, öfkeli, kıskanç, suçlu, gergin, utanmış, vs.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Halimizi iyi saptamak için çeşitli şekillerde sorularla devam edebiliriz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-left:18pt;text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Egom şu anda hangi maskeleri kullanıyor?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Kendi tepkimi değiştirme işiyle uğraşmak yerine dış dünyada kimleri suçluyorum?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Kendimle ilgili neyi reddediyorum?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Bu alınganlıkları nereye kadar sürdürebileceğim?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Kendimi sürekli olarak diğer insanlardan ayrı ve üstün mü hissediyorum?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bu soruları dilediğimiz kadar arttırabiliriz. İçinde bulunduğumuz hali teşhis ettikten sonra da yeni bir olayda tekrarlamama kararı alıp, başka seferlerde kendimizi denetleyip denetleyemediğimizi kontrol edebiliriz. Yalnız kendimize duyduğumuz saygı ve güven duygularını yitirmemek ve soğukkanlılığı koruyabilmek içsel çalışmalarda sanıldığından daha büyük bir önem taşır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"> <font color="#000000"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">SAF SEVGİ YA DA VARLIK SEVGİSİ NEDİR?</span></strong></font><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Saf sevgi, yalınlığı ve sadeliği nedeniyle her türlü alış veriş duygusundan soyutlanmış sevgidir. Gücünü somut değil, soyut verilerden alır. Yani önce astralde başlar, sonra fiziğe yansır. Varlığı özde sevebilmek, fizik plandan değil, astral plandan başlar. Böyle bir sevgide sadece özün sevgisi, yani varlık sevgisi vardır. Diğer bütün düşük seviyeli, duygusal, karmaşık ve bulandırılmış sevgi türlerinden süzülerek ortaya çıktığı için insanı sadece insan olarak ele almayı gerektirir. Yani derin bir hoşgörü ve anlayışı da kapsar. Anlayışlı olmadan karşımızdaki insanı, varlık olarak olduğu gibi kabul etmek zorlaşır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bu tür sevgide bir başka varlık sadece hayatın şimdiliğinin yani şu anın bir parçası olduğu için, beden ve düşünce farkı olsa da özdeki birlik ve eşitlik için sevilir ki, bu sevgide Bütünsel Varlığa katılım vardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Ruhsal sevgi, varlığın bireysel sınırların aşması ile gerçekleşir. Çünkü ferdilik, benlik ve bireysellik oldukça sevgi yoktur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bütün bu çalışmaların asıl amacı, insanlara kendi hatalarını bulma şansını tanımak ve yaşamdaki doğal olaylar zincirinin nerelerinde değişiklik yapmak isteyebileceklerini onlara hatırlatmaktır. Çünkü sevgi ve huzur, yalnızca olmak ve olanı büyük bir doğallıka kabullenmekten kaynaklanır. Yalnızca olmaktan tatmin olmadığımız sürece yaptığımız hiçbir şeyi yeterli bulmayız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Eşsiz resimler yapmak, dev binalar dikmek ya da büyük romanlar yazmak güzel olabilir ama kendimizin efendisi olmak, bütünselliğe daha büyük bir katkı olur ve bütüne ayak uydurmak suretiyle yatağında akan minik bir derenin kaynağına ulaşması gibi, Büyük denizle uyumlu oluruz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bu düşünce sistemi, dünyada başkaları diye bir şey olmadığını idrâk etmemize yardımcı olur. Sonuçta hepimiz aynı duyguları, aynı kabukları, aynı sevgi ve birlik ihtiyacını paylaşan varılıklarız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Özdeki ve Varoluştaki eşitliğimiz nedeniyle içimizdeki bu gizli ışık, kişiyi ayrı ve yalnız kılan kabuğumuzun çeşitli çeperleri tarafından bastırılmış olabilir. Ama kendimiz dahil herkesi uyanma yolunda yürüyen, aynı yolun yolcuları olarak görmeliyiz. Çünkü gerçek sevgi ve sevginin ayrımsızlaşması, kişisel sınırların ortadan kalkmaya başladığı noktada ortaya çıkar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Beymen<strong>, Statüs Dergisi.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KIZILDERİLİLERİN ŞEREF YASALARI]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/27/kizilderililerin-seref-yasalari/</link>
<pubDate>Fri, 27 Jul 2007 08:26:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/27/kizilderililerin-seref-yasalari/</guid>
<description><![CDATA[ 
&nbsp;
KIZILDERİLİLERİN ŞEREF YASALARI
 
1 - Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek baş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"> <a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/?attachment_id=246" rel="attachment wp-att-246" title="kizilderili.jpg"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/kizilderili.jpg" alt="kizilderili.jpg" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">&#160;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><font color="#ff0000"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">KIZILDERİLİLERİN ŞEREF YASALARI</span></strong></font></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">1 - Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Büyük Ruh dinler, eğer sen sadece konuşursan.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">2 - Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. <span> </span>Rehberlik bulmaları için dua et.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">3 - Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">4 - Misafirlerine evinde saygıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">5 – Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır, ne de verilmiştir. Senin değildir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">6 - Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol - ister insan, ister bitki olsun.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">7 - Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini onurlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma. Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">8 - Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">9 <span> </span>- Herkes hatalar yapar. Ve tüm hatalar bağışlanabilir.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">10 <span> </span>- Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">11 - Doğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">12 - Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek ve bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">13 <span> </span>- <span> </span>Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın.  Verdiğin acının zehiri sana geri döner.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">14 <span>  </span>- Her zaman dürüst ol.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">15 <span> </span>- Kendini dengede tut. Senin Zihinsel ben 'in, Ruhsal ben 'in, Duygusal ben 'in ve Fiziksel ben 'in - hepsinin güçlü, saf ve sağlıklı olmaya gereksinimi var.  Zihnini güçlendirmek için bedenini çalıştır. Duygusal rahatsızlıkları iyileştirmek için ruhsallıkta büyü.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">16 - Kim olacağını ve nasıl davranacağını belirlerken bilinçli kararlar ver. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu üzerine al. </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">17 - Başkalarının mahremiyetine ve kişisel yerlerine saygılı ol. Başkalarının kişisel eşyalarına dokunma - özellikle kutsal ve dini eşyalarına. Bu yasaktır.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">18 - Önce kendine karşı dürüst ol. Önce kendini besleyemezsen ve kendine yardım edemezsen, başkalarını besleyemezsin ve onlara yardım edemezsin.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">19 - Başkalarının dini inançlarına saygı göster. Kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışma.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Arial;">20 - İyi talihini başkaları ile paylaş. Yardım kurumlarına bağışta bulun, şefkatli ol.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">&#160;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">&#160;</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DOĞRU SÖZE NE DENİR?]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/27/dogru-soze-ne-denir/</link>
<pubDate>Fri, 27 Jul 2007 07:10:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/27/dogru-soze-ne-denir/</guid>
<description><![CDATA[

Allah&#8217;ın bile insanlar hakkındaki hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra verdiğine in]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/27/dogru-soze-ne-denir/237/" rel="attachment wp-att-237" title="dale_carnegie1.jpg"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/dale_carnegie1.jpg" alt="dale_carnegie1.jpg" /></a><br />
<span style="font-family:Arial;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Allah'ın bile insanlar hakkındaki hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra verdiğine inanırken... Biz kim oluyoruz da insanlari birkaç kez görmek, iki-üç yazı okumak, birkaç dedikodu dinlemekle..<span style="color:red;"> </span><strong><span style="color:black;">yargılama hakkına</span></strong> sahip olabiliyoruz!</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Dale Carnegie</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"></span></strong><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">&#160;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-family:Tahoma;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"> <a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/?attachment_id=239" rel="attachment wp-att-239" title="nietzsche.jpg"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/nietzsche.jpg" alt="nietzsche.jpg" /></a></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Öyle bir hayat yaşıyorum ki;<br />
Cenneti de gördüm, cehennemi de.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Öyle bir aşk yaşadım ki,<br />
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bazıları seyrederken hayatı en önden,<br />
Kendime bir sahne buldum, oynadım.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Öyle bir rol vermişler ki,<br />
Okudum, okudum, anlamadım.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Kendi kendime konuştum, bazen evimde;<br />
Hem kızdım, hem güldüm halime,<br />
Sonra dedim ki, "Söz ver kendine",<br />
"Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin...</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin...</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin...</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin...</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.<br />
Öyle çok değerliymiş ki zaman ve AN,<br />
Hep acele etmem bundan, anladım..."</span></p>
<p><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Nietzsche</span></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YEDİ KUTSAL GERÇEK]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/26/yedi-kutsal-gercek/</link>
<pubDate>Thu, 26 Jul 2007 23:05:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/26/yedi-kutsal-gercek/</guid>
<description><![CDATA[ 
- Kaç yıldır benim yanımdasın?
- 20 yıldır efendim.
- Bu zaman süresince benden ne öğren]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"> <a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/26/yedi-kutsal-gercek/235/" rel="attachment wp-att-235" title="guru1.jpg"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/guru1.jpg" alt="guru1.jpg" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Kaç yıldır benim yanımdasın?</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- 20 yıldır efendim.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Bu zaman süresince benden ne öğrendin?</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Hiçbir şeyle değişmeyeceğim yedi gerçek öğrendim.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Ömrüm seninle geçtiği halde topu topu yedi gerçek mi öğrendin?</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Evet.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Söyle bakalım öyleyse neler öğrendin?</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Baktım ki herkes bir şeyi dost ediniyor, ona gönül verip bağlanıyor. Ancak, bunların hemen hepsi insanı yarı yolda bırakıyor. Ben ise, beni hiç bırakmayacak, ölümden sonra bile benimle gelecek şeyleri aradım. <strong>Ve dost olarak iyilikleri seçtim kendime Ki, onlar sonsuz bir yükselme yolculuğuna çıkmış insanoğlunun hiç tükenmeyecek azığı ve en gerçek dostlarıdır.</strong></span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Çok güzel, ikincisi ne bakalım?</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Baktım ki, insanların bir çoğu geçici dünya değerlerine dört elle sarılmış onları koruyor, kasalarda saklıyor, kaybolmaması için her çareye başvuruyor. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine, kimi ününe tutunmuş sımsıkı, onları elden çıkarmamak için çırpınıp duruyor. <strong>Oysa ben varlığımı ve bütün isteklerimi O'na satıp, gönlümü yalnız O'nun sevgisine açtım.</strong> </span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Devam et!</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- İnsanların üstün olmak için birbirleriyle yarıştıklarını gördüm. Ancak bir çoğu üstünlüğü yanlış yerlerde arıyor ve birbirinin üstüne basarak yükselmek istiyordu. <strong>Bunun üzerine üstünlüğü geçici dünya değerlerinde değil, akıl ve ahlâkça yükselmekte, kötülüklerin her çeşidinden el etek çekip, iyiliklere vasıta olmakta aradım.</strong></span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Devam et yavrum.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Yine baktım ki, insanlar sabahtan akşama birbirleriyle uğraşıyor, boş yere hayatı zehir ediyorlar kendilerine. Bütün bunların benlik, bencillik ve çekememezlikten ileri geldiğini gördüm. <strong>Ve gönlümü bu kirlerden arıtarak, herkesle dost olup, huzur ve güven içinde yaşamanın yolunu buldum.</strong></span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Sonra?</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Nedense herkes hatasının sebebini hep dışta arıyor ve başkalarını suçlamak yoluna sapıyordu. Böylece suçlarının örtüsü altına saklanıyordu. Oysa insanın başına ne geliyorsa kendi yüzünden ve kendi eliyle geliyordu. <strong>Bunu bilip yalnız kendimle cenge girerek, nefsimin iradesine uymamaya ve vesvese verenin ağına düşmemeye çalıştım.</strong> </span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Doğru. </span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Baktım ki insanlar şu bir lokma ekmek ve dünya geçimi için helal haram demeden, her türlü hakkı çiğnemekten çekinmiyorlar. Hem başkalarının hakkını alıp onları yoksul bırakmakla, hem de bu haksızlığın azabını ağır bir yük gibi vicdanlarında taşımakla iki kere kötülük etmiş oluyorlar. <strong>Oysa doğru yaşanıldığında ve hakça bölüşüldüğünde dünya nimetleri insanlara yeter de artardı bile.</strong></span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Ve yedinci?</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Yedinci olarak şunu gördüm ki, insanlar bir şeye dayanmak ve güvenmek ihtiyacındadırlar. Kimi zenginliğine, kimi güzelliğine. Bunların hepsi de bir süre sonra yıkılacak eğreti desteklerdir. <strong>Ben ise yalnız O'na sığınıp yalnız O'ndan yardım diledim. Ve bunun karşılığı sonsuz bir güven oldu.</strong></span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">- Seni tebrik ederim evladım. Ben de yıllar yılı bütün din kitaplarını inceledim. Hepsinin bu <strong>yedi gerçek </strong>etrafında döndüğünü tespit ettim.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">(Yazarı bilinmiyor)</span></strong><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;"> </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[VE BUDHA DEDİ Kİ:]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/12/ve-budha-dedi-ki/</link>
<pubDate>Thu, 12 Jul 2007 06:54:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/12/ve-budha-dedi-ki/</guid>
<description><![CDATA[
Ve Budha dedi ki:
‘‘Ne bildirilenlere yalnızca bildirildi diye, ne hadislere yalnızca saygın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/12/ve-budha-dedi-ki/222/" rel="attachment wp-att-222" title="buddha1.gif"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/buddha1.gif" alt="buddha1.gif" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Ve Budha dedi ki:</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">‘‘Ne bildirilenlere yalnızca bildirildi diye, ne hadislere yalnızca saygın geçmişlerinden dolayı, ne yalnızca söylentiden ibaret olan söylentilere, ne yalnızca bilge kişiler yazdı diye bilge kişilerin eserlerine, ne bir esinlenme anımızda bize melekler tarafından iletildiğine inanmaya eğilimli olduğumuz hayallere, ne keyfi varsayımlardan çıkarılan sonuçlara, ne mantıksal-nedensel bir ilişki mevcutmuş gibi görünen şeylere, ne de öğretmenlerimizin ve rehberlerimizin salt otoritesine inanmalıyız. <strong>Ama eğer bir yazı, öğreti ya da bildirilen mesaj idrak eden aklımız tarafından onaylanmışsa, o zaman ona inanmalıyız.’’</strong></span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Sonunda da şöyle özetledi: “İşte bu nedenle ben size, yalnızca duyduğunuza inanmamayı, aksine, i<strong>drakine vararak inanmayı </strong>ve bunun yüklediği tüm sorumluluğu üstlenerek davranmayı öğrettim.”</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">(Kaynak:<strong> H.P.Blavatsky</strong>, Gizli öğreti, III, Cilt, S. 401)</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;"> </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[DÖRT MUM]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/11/4-mum/</link>
<pubDate>Wed, 11 Jul 2007 21:55:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/11/4-mum/</guid>
<description><![CDATA[

&nbsp;
Bir odada dört mum sessizce yanıyordu. O kadar derin bir sessizlik hüküm sürüyordu ki]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/11/4-mum/218/" rel="attachment wp-att-218" title="yananmum.gif"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/yananmum.thumbnail.gif" alt="yananmum.gif" /></a><br />
<span style="font-size:10pt;font-family:Arial;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;">&#160;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bir odada <strong>dört mum</strong> sessizce yanıyordu. O kadar derin bir sessizlik hüküm sürüyordu ki odada, aralarında fısıltı şeklindeki konuşmaları bile rahatlıkla işitiliyordu.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">1.Mum <strong><span style="color:black;">'Ben Barış’ım’</span></strong> dedi. "Ancak kimse benim sürekli yanık kalıp, etrafıma ışık saçabilmeme yardımcı olmuyor. Artık sönmek üzereyim..." Ve sessizce karanlığa gömülüverir...</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">2.Mum <strong><span style="color:black;">'Ben İman'ım</span></strong> der. "Ama artık gerekli olduğuma inanmıyorum.. Yanık kalmamın da bir kıymeti kalmadı.." diye eklerken hafif bir esinti ışığını söndürüverir.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">3.Mum çok üzgündür. <strong><span style="color:black;">'Ben Sevgi'yim'</span></strong> "ama etrafıma ışık verecek gücüm kalmadı. İnsanlar beni hep kenara itiyorlar. Kendilerine en yakın olanları bile sevmemeye başladılar". Sessizce söner gider Sevgi mumu...</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">O sırada içeri aniden bir çocuk girer. 3 mumun söndüğünü görünce sebebini sorar ve niçin sonuna kadar yanmadıklarına hayıflanarak ağlamaya başlar.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">4.Mum, yumuşak ve yatıştırıcı sesi ile çocuğa ağlamamasını söyler. " Korkma ben etrafıma ışık saçtığım sürece diğerleri yeniden yanarlar ve onlar da aydınlatmaya devam ederler. Zira, <strong><span style="color:black;">Ben UMUD'UM</span></strong> ! "</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;"></span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Gözleri parlayan çocuk umut mumunu alır ve diğerlerini sevgiyle teker teker yakar.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">İçinizdeki umut mumunun saçtığı ışığı asla söndürmeyin. Kücük çocuk gibi diğer sönmek üzere olan üç mumun da sürekli yanık kalmaları icin çaba harcayın...</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Internetten: Kaynak bilinmiyor.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;"> </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[MEVLANA'NIN TEKÂMÜL ANLAYIŞI ]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/11/mevlananin-tekamul-anlayisi/</link>
<pubDate>Wed, 11 Jul 2007 21:41:31 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/11/mevlananin-tekamul-anlayisi/</guid>
<description><![CDATA[


Taş olarak ölmüştüm, bitki oldum.
Bitki olarak öldüm ve hayvan oldum.
Hayvan olarak öldü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><a title="OLE_LINK2" name="OLE_LINK2"></a><a title="OLE_LINK1" name="OLE_LINK1"></a><span><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"></span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/?attachment_id=217" rel="attachment wp-att-217" title="mevlana-evrim.jpg"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/mevlana-evrim.jpg" alt="mevlana-evrim.jpg" /></a><span><span><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"><br />
</span></strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Taş olarak ölmüştüm, bitki oldum.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bitki olarak öldüm ve hayvan oldum.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Hayvan olarak öldüm, o zaman insan oldum.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Öyleyse ölümden korkmak niye?</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Hiçbir sefer kötüye dönüştüğüm, </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Ya da alçaldığım görüldü mü?</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bir gün insan olarak ölüp, </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">ışıktan bir yaratık,</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">rüyaların meleği olacağım.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Fakat yolum devam edecek,</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Allah'tan başka her şey kaybolacak.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Hiç kimsenin görüp duymadığı birşey olacağım.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Yıldızların üstünde bir yıldız olup,</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Doğum ve ölüm üzerinde parlayacağım.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;">&#160;</p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:12pt;"><span><span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"><strong>Mevlana Celaleddin Rumi<br />
</strong></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;"><span> </span></span><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"><br />
</span></p>
<p class="MsoNormal"> <span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/SzXnj5ql-cM'></param><param name='wmode' value='transparent'></param><embed src='http://www.youtube.com/v/SzXnj5ql-cM&rel=0' type='application/x-shockwave-flash' wmode='transparent' width='425' height='350'></embed></object></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"><a href="http://www.youtube.com/watch?v=SzXnj5ql-cM"><br />
</a></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> </span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YARATICI BİÇİMDE DÜŞÜNMENİN YOLLARI]]></title>
<link>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/05/yaratici-bicimde-dusunmenin-yollari/</link>
<pubDate>Thu, 05 Jul 2007 11:34:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>yurderi</dc:creator>
<guid>http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/05/yaratici-bicimde-dusunmenin-yollari/</guid>
<description><![CDATA[
1. Yapabileceğinize inanın: Bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda aklınız onu yapman]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><a href="http://bilgelikyolu.wordpress.com/2007/07/05/yaratici-bicimde-dusunmenin-yollari/198/" rel="attachment wp-att-198" title="thinking1.gif"><img src="http://bilgelikyolu.wordpress.com/files/2007/07/thinking1.gif" alt="thinking1.gif" /></a></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">1. </span></strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"><strong>Yapabileceğinize inanın: </strong>Bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda aklınız onu yapmanın çözüm yollarını bulacaktır. Bir çözüme inanmak o çözümün yolunu açar."İmkansız", "işe yaramaz", "yapamam", "denemeye değmez" laflarını düşünme ve konuşma sözcüklerinizden çıkarın.</span><span style="font-size:11pt;"></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">2.</span></strong><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;"> <strong>Geleneklerin aklınızı dondurmasına izin vermeyin:</strong> Yeni fikirlere açık olun. Denemeci olun