<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>defter &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/defter/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "defter"</description>
	<pubDate>Tue, 14 Oct 2008 12:36:03 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Gönderilemeyen Mektup]]></title>
<link>http://utkutanrivere.wordpress.com/?p=11</link>
<pubDate>Mon, 13 Oct 2008 15:37:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>Utku</dc:creator>
<guid>http://utkutanrivere.tr.wordpress.com/2008/10/13/gonderilemeyen-mektup/</guid>
<description><![CDATA[Merhaba Babacım,
Bir bayramın daha birinci günü sona erdi, bu sefer kimseler yokken sen vardın ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Babacım,</p>
<p>Bir bayramın daha birinci günü sona erdi, bu sefer kimseler yokken sen vardın yanımda, yıllar sonra benimleydin! Rüyama geldiğin için teşekkür ederim. O kadar yoldan zahmet olmuştur... Merak etme; bir şeyler sorup, seni yormak istemiyorum. Yazdıklarımı oku yeter benim için. </p>
<p>	Uzun yılların ardından rüyamda seni görmek gerçekten çok güzeldi; ama rüyanın sonu yine hayal kırıklığına çıkıyordu. Etrafıma baktığımda sen yine yoktun. Gördüklerim sadece benim hayal dünyamdaki şeylerdi. Seni nasıl özledim bir bilsen… Topu topu iki yıldır muhabbetimiz olsa da, seni çok özledim. Resimlerine de baksam, kameradaki kayıtlara da baksam geçmiyor, gözlerim evin her yerinde seni arıyor. Arada bir eşyalarını karıştırıyorum, kızmıyorsundur umarım. Eşyalarından sana dair bir şeyler anlamaya çalışıyorum; boş zamanlarında neler yapardın, işinde neler yapardın; merak ediyorum. Fotoğraflara bakıyorum, başarılı amcaların yanında tek genç sen varsın, birileri sana yol veriyor… Layığıyla senin oğlun olmak için çalışıyorum, her geçen gün sana bir adım daha yaklaşıyorum. Bu avuntum olmasa günler geçmek bilmez, anlıyorsundur beni. Her gün, saat, dakika; sana bir adım daha yaklaşıyorum.</p>
<p>	Sana kapris yapmak için, beni öpmeye geldiğinde “Git!” derdim ya sana, bana kızmıyordun umarım. Vazgeçtim, desem gelemeyeceksin bu sefer, biliyorum. Keşke elinde olsa… Elinde olsa ne yapar eder gelirdin. Elinde olsa on yıl sonra seni rüyamda görmek bu kadar garip gelmezdi bana, alışık olurdum herhalde. “Yine babam” derdim; ama rüyamda seni görebilmek benim için alışılmadık bir şey babacım. </p>
<p>	Acaba yaşasaydın, yüzün rüyamdaki gibi, daha belirgin, daha derin çizgilerle mi dolu olurdu? Yoksa son çalışman olan “sigarayı bırakmak” seni gençleştirir, yüzündeki çizgileri kapatır mıydı? Merak etme, kendime soruyorum bunları. “Oğlum n’olur bir şey sorma.” dedin ya bana, sözünü dinliyorum babacım, sormuyorum.</p>
<p>	Bir an önce gelsem yanına da doya doya sarılsak birbirimize! Rüyadakilerle olmuyor babacım. Rüyamdaki kokunla, sabahları bizi öperek uyandırdığın zamanki kokun tutmuyor birbirini. Islık çalarak odamıza kadar gelip, ses çıkararak bizi öpmelerin gibi olmuyor hiçbir şey! </p>
<p>	Çok özlüyoruz seni babacım… Ailede seni en az tanıyan benim; ama özelliklerini en çok ben almışım. Karakterim, en çok sana benziyormuş. Ne mutlu bana! Konu açıldığında annem seni anlatıyor bana. O kadar hoşuma gidiyor ki! Seni en az tanıyan olarak, en çok sana benzemek, beni inanılmaz mutlu ediyor. Benim sigaram falan yok, olmasın da zaten! Seni azar azar zehirleyip, en sonunda ölüme götüren şeye ben kurban olmayacağım. Bir gün yine öleceğim; ama sigaradan olmayacak bu ölüm. Seni üzmemek için ağlamamaya, isyan etmemeye çalışıyorum; ama ben de insanım. Benim de patlama noktalarım olabiliyor bazen. En çok da yanına geldiğimde ağlıyorum. Bedenine, daha doğrusu kemiklerine diyeyim, bir iki metre yakınken ne oluyorsa, hiç susasım gelmiyor. Sürekli ağlamak istiyorum. O üzülmesin diye elimden geldiğince susmaya çalışıyorum…</p>
<p>	Ben ne mi yapıyorum? Sen dil öğrenmeye önem verirmişsin hep. Zaten evi sözlüklerle doldurmuşsun! Abimden sonra, ben de yabancı dil seçmiştim, duymuşsundur. Ben de abim gibi ilk seferde, ilk ve tek istediğim yeri kazandım! İdealler değil mi? Sen daha iyi bilirsin… </p>
<p>	Korkuyorum be babacım! Seni sigaradan kaybettim; sevdiklerimden, sevdiklerimin sigara içmesinden ve artık sevmekten korkuyorum. Ya sevdiğim biri de bir gün sigara yüzünden ölürse?.. Her an sana bir adım daha yaklaştığım bu yolun en kısa zamanda sona ermesini bekliyorum. Telefonda son söylediklerin hep aklımda: “Kendine iyi bak, seni çok seviyorum canım oğlum.”</p>
<p>	Ben de seni çok seviyorum eksik yanım, babacım. Kendine iyi bak, iyi uykular.</p>
<p>Küçük oğlun,<br />
Utku.</p>
<p>01.10.2008 - 03.35</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İnternet not defteri]]></title>
<link>http://eser360.wordpress.com/?p=125</link>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2008 17:49:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>eser360</dc:creator>
<guid>http://eser360.tr.wordpress.com/2008/08/04/internet-not-defteri/</guid>
<description><![CDATA[İnternet not defteri
wiki mantığıyla 10 günlük notlar, evden işe, işten eve, ya da bir nevi ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://sites.google.com/site/eser360/Home/cl1p_big_logo.gif" alt="" width="295" height="289" />İnternet not defteri</p>
<p>wiki mantığıyla 10 günlük notlar, evden işe, işten eve, ya da bir nevi mail adresi olmadan<br />
mail, internet siten olmadan internet sitesi gibi, kayıt yok parola yok.</p>
<p>Mesela işinizle ilgili bir notu evden almanız gerekiyor, mail atmak yerine, http://cl1p.net/adınız yazıyorsunuz çıkan adrese notunuzu alıyorsunuz ve daha sonra lazım olduğunda adrese girip notunuzu görüyorsunuz.</p>
<p>Sitenin adresi<br />
<a href="http://cl1p.net/">http://cl1p.net/</a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Rubailer -3 (Talih) ]]></title>
<link>http://birdusunce.wordpress.com/?p=59</link>
<pubDate>Fri, 25 Jul 2008 11:11:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>ezikcilek</dc:creator>
<guid>http://birdusunce.tr.wordpress.com/2008/07/25/rubailer-3-talih/</guid>
<description><![CDATA[Defter-i ömürden sarı bir sayfa düşerken,
Gark oldu baharım kışa, hazana şaşarken.
Yalnız]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Defter-i ömürden sarı bir sayfa düşerken,<br />
Gark oldu baharım kışa, hazana şaşarken.<br />
Yalnız seni sevdim ben hayatım boyu, yalnız,<br />
Düştüm gecenin koynuna ben ufka koşarken…</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Limon çiçekleri]]></title>
<link>http://edebiyan.wordpress.com/?p=44</link>
<pubDate>Sat, 07 Jun 2008 23:07:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>mahmutaltinoz</dc:creator>
<guid>http://edebiyan.tr.wordpress.com/2008/06/07/limon-cicekleri/</guid>
<description><![CDATA[
Kişisel yazı ağırlıklı bir blog olmasına rağman genede güzel birşeyler bulunabilir bence.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://edebiyan.wordpress.com/files/2008/06/sarigul3.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-57" src="http://edebiyan.wordpress.com/files/2008/06/sarigul3.jpg?w=76" alt="çiçek" width="76" height="96" /></a><br />
Kişisel yazı ağırlıklı bir blog olmasına rağman genede güzel birşeyler bulunabilir bence. Deneme, öykü, şiir kategorilerinde yazılar mevcut olan site farklı olarak "Bir kadının hatıra defteri" adıyla yazılar barındırıyor. Bir kadının hatıra defterini okumak isterseniz:<a href="http://gulsumguven.blogspot.com/" target="_blank"> limonçiçekleri</a></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
