<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>dunya-kupasi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/dunya-kupasi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "dunya-kupasi"</description>
	<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 19:08:26 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[türkiye - bosna hersek maçı canlı yayını]]></title>
<link>http://yeniposta.wordpress.com/?p=661</link>
<pubDate>Fri, 10 Oct 2008 17:58:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>medyatiki</dc:creator>
<guid>http://yeniposta.tr.wordpress.com/2008/10/10/turkiye-bosna-hersek-maci-onbiri/</guid>
<description><![CDATA[ A Milli Futbol Takımımız, 2010 Dünya Kupası Grup Elemeleri&#8217;nde bu akşam Bosna Hersek il]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/20080624110625.jpg" alt="Türkiye'nin Bosna Hersek onbiri" width="272" height="204" /> <span class="ver11">A<strong> </strong>Milli Futbol Takımımız, 2010 Dünya Kupası Grup Elemeleri'nde bu akşam Bosna Hersek ile İnönü'de karşı karşıya geliyor. </span></p>
<p><span class="ver11">Gruptaki ilk maçında Ermenistan'ı Erivan'da Tuncay ve Semih'in golleriyle deviren ancak Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Belçika ile yenişemeyen millilerimizin, Mart 2009'da İspanya ile gerçekleştireceği iki kritik karşılaşma öncesinde puan kaybına tahammülü yok.</span></p>
<p>maç saat 21.00 de atv den canlı yayınlanacak.</p>
<p>Terim, son çift kale maçta şu onbiri çıkardı:</p>
<p>Volkan, Sabri, Servet, İbrahim, Hakan, Kazım, Aurelio, Ayhan, Arda, Batuhan ve Mevlüt.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye 1-1 Belçika... Maçın gollerini izleyebilirsiniz...(10 Eylül 2008)]]></title>
<link>http://fbahce.wordpress.com/?p=361</link>
<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 20:21:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>obtoprak</dc:creator>
<guid>http://fbahce.tr.wordpress.com/2008/09/12/turkiye-1-1-belcika-macin-gollerini-izleyebilirsiniz10-eylul-2008/</guid>
<description><![CDATA[
Teşekkürler timsah&#8230;
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[dailymotion id=k4bIltVps3zwqeLrEu]</p>
<p>Teşekkürler <a href="http://since1907.blogspot.com/">timsah...</a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[türkiye belçika maçı]]></title>
<link>http://videoizlesene.wordpress.com/?p=78</link>
<pubDate>Wed, 10 Sep 2008 22:58:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>harbisey</dc:creator>
<guid>http://videoizlesene.tr.wordpress.com/2008/09/10/turkiye-belcika-maci/</guid>
<description><![CDATA[türkiye belcika macı izle seyret

]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>türkiye belcika macı izle seyret</p>
<p>[dailymotion id=x6pv3g]</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[türkiye 1-1 belçika sahamızda puan kaybettik]]></title>
<link>http://yeniposta.wordpress.com/?p=365</link>
<pubDate>Wed, 10 Sep 2008 16:50:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>medyatiki</dc:creator>
<guid>http://yeniposta.tr.wordpress.com/2008/09/10/turkiye-belcika-milli-maci-canli-yayinda-atvde-saat-2100/</guid>
<description><![CDATA[Ermenistan&#8217;ı Erivan&#8217;da 2-0 yenerek 2010 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri&#8217;ne iyi ba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div>Ermenistan'ı Erivan'da 2-0 yenerek 2010 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'ne iyi başlayan milli takımımız ikinci maçında Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Belçika'yı ağırladı.</div>
<p>[dailymotion id=k3Odm1CJiH5cViLlpR&#38;related=1]</p>
<p>diğer videolar için tıklayın:<br />
<a href="http://medyatiki.wordpress.com/video-klip/">http://medyatiki.wordpress.com/video-klip/</a></p>
<p>maçtan kareler için <a href="http://yeniposta.wordpress.com/2008/09/10/turkiye-belcika-maci-milli-takim-fotograflari/">burayı</a> tıklayın.</p>
<p>puan durumu için <a href="http://yeniposta.wordpress.com/2008/09/04/2010-dunya-kupasi-elemeleri-puan-durumu/">şurayı</a> tıklayın.</p>
<p>fikstür ve toplu sonuçlar için <a href="http://yeniposta.wordpress.com/2008/09/04/2010-dunya-kupasi-elemeleri-fiksturu/">burayı</a> tıklayın.</p>
<div>
<div id="CustomBannerContainer" style="float:left;margin-top:6px;margin-right:6px;margin-bottom:6px;"><!-- Begin Banner --> <!-- End Banner --></div>
</div>
<div><span style="color:#ff0000;"><span style="font-weight:bold;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="color:#000000;"><span style="color:#ff0000;"><span style="font-weight:bold;">TÜRKİYE:</span></span> </span>Volkan, Gökhan Gönül, Gökhan Zan, Servet, Çağlar, Colin Kazım, Emre Belözoğlu, Mehmet Topal, Arda, Semih, Tuncay</div>
<p><span style="color:#000000;"><span style="color:#ff0000;"><span style="font-weight:bold;">BELÇİKA:</span></span> </span><span style="font-family:Arial;color:#000000;"><span style="font-family:Arial;">Stijnen, Simons, Kompany,  Defour, Witsel, Swerts, Vertonghen, Vermaelen, Sonck, Dembele, Fellaini </span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">12. dakikada tuncay şanlı sakatlanınca yerine hamit altıntop girdi.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">31. dakikada serbest vuruş kazanan belçika </span><span style="font-family:Arial;color:#000000;"><span style="font-family:Arial;">Sonck'un kafa gölüyle 1-0 öne geçti.</span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">takımımız ilk yarıyı 1-0 yenik kapattı.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">75. dakikada </span><span style="font-family:Arial;color:#000000;"><span style="font-family:Arial;">Witsel, Gökhan'ın pozisyonunda topa elle temas edince hakem penaltıyı işaret etti. Emre topu sağdan filelere yolladı. 1-1</span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">son dakikalarda milli takımımız baskılı oynamasına rağmen başka gol bulamayınca sahamızda belçika'yı yenemedik ve 2 puan kaybettik.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[''KAZANDIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUZ'']]></title>
<link>http://turknews.wordpress.com/?p=89</link>
<pubDate>Sun, 07 Sep 2008 09:08:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>manex</dc:creator>
<guid>http://turknews.tr.wordpress.com/2008/09/07/kazandigimiz-icin-mutluyuz/</guid>
<description><![CDATA[ &#8221;KAZANDIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUZ&#8221;
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, bu tü]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img style="margin-right:10px;" src="http://www.ebmhaber.com/resim.php?sayi=73820" border="0" alt="''KAZANDIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUZ''" align="left" /> <strong>''KAZANDIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUZ''</strong></p>
<div style="font-size:10pt;"><strong>Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, bu tür eleme grubu ilk maçlarının her zaman zor olduğunu belirterek, "Avrupa Futbol Şampiyonası'nı bitirip Dünya Kupası'na başlamak kolay değil" dedi. </strong></div>
<p>Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, kolay teslim olmayan sürpriz bir takıma karşı kazandıkları için mutlu olduklarını söyledi. Fatih Terim, Ermenistan maçının ardından düzenlediği basın toplantısında, bu tür eleme grubu ilk maçlarının her zaman zor olduğunu belirterek, "Avrupa Futbol Şampiyonası'nı bitirip Dünya Kupası'na başlamak kolay değil" dedi.</p>
<p>Bu karşılaşmanın iki ülke insanının bir top çevresinde kavgasız ve gürültüsüz biraraya gelebileceğini gösterdiğini ifade eden Terim, "Ermenistan'da, beklediğimizin çok üstünde bir misafirperverlik gördük. Az sayıdaki Türk taraftarına karşı herhangi bir taşkınlık yapmadıkları için teşekkür ediyoruz. Karşılaşmada İstiklal Marşı dışında ters bir davranış görmedik. Zamanla bu sorun da aşılacak" diye konuştu.</p>
<p>Sahanın zeminine göre en iyi futbolu ortaya koyduklarını dile getiren Terim, sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa Futbol Şampiyonası sonrası kaldığımız yerden devam ediyoruz. Doğum günümde futbolcularım bana bir saat aldı. Ama gerçek hediyeyi bugün sahada verdiler. (Milli takım kazanmayı öğrendi) demiştim. Tüm futbolcularımı kutluyorum. 7-8 gol pozisyonumuz var. Rakibe pozisyon vermedik. Bizi yalnız bırakmayan az sayıdaki Türk taraftarına teşekkür ediyorum."</p>
<p>Terim, bu karşılaşma öncesinde Ermenistan'ın 6 maçını izlediğini kaydederek, "Rakiplerimi ciddiye alırım. Sahaya çıkan Ermeni takımında 11 oyuncunun 10'unu tutturduk. Çok analiz ettik. Kazanmak çok keyifliydi. Ermenistan'a başarılar diliyorum" dedi.</p>
<p>Bu arada kimi Ermeni gazetecilerin cep telefonlarının çalması üzerine, "Bir daha çalması durumunda basın toplantısını terkederim" uyarısında bulunan Terim, yeniden bir telefonun çalmasının ardından teşekkür ederek toplantıyı yarıda bıraktı. Milli takım kafilesi, maçın ardından Türkiye'ye dönmek üzere havaalanına hareket etti.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA['DOSTLUK VE BARIŞA KATKI SAĞLAMASINI ÜMİT EDİYORUM']]></title>
<link>http://turknews.wordpress.com/?p=63</link>
<pubDate>Sat, 06 Sep 2008 10:38:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>manex</dc:creator>
<guid>http://turknews.tr.wordpress.com/2008/09/06/dostluk-ve-barisa-katki-saglamasini-umit-ediyorum/</guid>
<description><![CDATA[ &#8216;DOSTLUK VE BARIŞA KATKI SAĞLAMASINI ÜMİT EDİYORUM&#8217;
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img style="margin-right:10px;" src="http://www.ebmhaber.com/resim.php?sayi=73798" border="0" alt="'DOSTLUK VE BARIŞA KATKI SAĞLAMASINI ÜMİT EDİYORUM'" align="left" /> <strong>'DOSTLUK VE BARIŞA KATKI SAĞLAMASINI ÜMİT EDİYORUM'</strong></p>
<div style="font-size:10pt;"><strong>Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye ile Ermenistan arasında bugün yapılacak Dünya Kupası eleme grubu karşılaşmasının, bölgesel dostluk ve barışın sağlanmasına katkıda bulunmasını ümit ettiğini belirtti.</strong></div>
<p>Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye ile Ermenistan arasında bugün yapılacak Dünya Kupası eleme grubu karşılaşmasının, "ortak tarihi paylaşan iki halkın yakınlaşmasının önündeki engellerin ortadan kaldırılmasına vesile olmasını ve bölgesel dostluk ve barışın sağlanmasına katkıda bulunmasını ümit ettiğini" belirtti.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Türkiye Ermenistan Maçı Yarın]]></title>
<link>http://ademw.wordpress.com/?p=4</link>
<pubDate>Fri, 05 Sep 2008 17:42:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>ademw</dc:creator>
<guid>http://ademw.tr.wordpress.com/2008/09/05/turkiye-ermenistan-maci-yarin/</guid>
<description><![CDATA[
Türkiyenin Ermenistan milli takımıyla oynayacağı dünya kupası elemeleri maçı yarın saat 1]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://zipkinci.com/galeri/data/media/3/norvec.gif" alt="" width="420" height="280" /></p>
<p>Türkiyenin Ermenistan milli takımıyla oynayacağı dünya kupası elemeleri maçı yarın saat 18:55 'de. Bu maçı TRT1 ekranlarından canlı olarak izleyebilirsiniz. Eğer izleyemiyorsanız <a href="http://www.adembey.com/turkiye-ermenistan-maci.html" target="_blank">CANLI MAÇ</a> 'a tıklayarak maç saatinde buradan canlı bir şekilde izleyebilirsiniz.</p>
<p>Türkiye Ermenistan maçı hakkında daha çok bilgiye ulaşmak isterseniz <a href="http://www.adembey.com/turkiye-ermenistan-maci.html" target="_blank">TIKLAYIN</a>.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ermenistan 0-2 türkiye maç sonucu, golleri, özeti, videosu]]></title>
<link>http://yeniposta.wordpress.com/?p=268</link>
<pubDate>Fri, 05 Sep 2008 15:23:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>medyatiki</dc:creator>
<guid>http://yeniposta.tr.wordpress.com/2008/09/05/ermenistan-turkiye-milli-maci/</guid>
<description><![CDATA[(A) Milli Futbol Takımı, 2010 yılında Güney Afrika&#8217;da düzenlenecek 19. Dünya Kupası Fi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>(A) Milli Futbol Takımı, 2010 yılında Güney Afrika'da düzenlenecek 19. Dünya Kupası Finalleri öncesi Avrupa elemeleri 5. Grup'ta deplasmanda Ermenistan ile karşı karşıya geldi ve takımımız ermenistan'ı 2-0 yendi.</p>
<p>[dailymotion id=k1qau2MPKIURbCL32t&#38;related=1]</p>
<p>maçın golleri (dk 60) tuncay ve (dk 77) semih'ten geldi. böylece takımımız 2010 dünya kupası elemelerine 3 puanla başlamış oldu.</p>
<p>[dailymotion id=k32Z5px6uIU2xmL3ji&#38;related=1]</p>
<p>fotoğraflar için <a href="http://yeniposta.wordpress.com/2008/09/06/ermenistan-turkiye-macindan-fotograflar/">burayı</a> tıklayın.</p>
<p>puan durumu için <a href="http://yeniposta.wordpress.com/2008/09/04/2010-dunya-kupasi-elemeleri-puan-durumu/">burayı</a></p>
<p>fikstür için <a href="http://yeniposta.wordpress.com/2008/09/04/2010-dunya-kupasi-elemeleri-fiksturu/">şurayı</a> tıklayın.</p>
<p>video listesi için tıklayın:<br />
<a href="http://medyatiki.wordpress.com/video-klip/">http://medyatiki.wordpress.com/video-klip/</a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Gül Erivan’a gidiyor]]></title>
<link>http://osmandemirci.wordpress.com/?p=420</link>
<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 05:58:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>osmandemirci</dc:creator>
<guid>http://osmandemirci.tr.wordpress.com/2008/09/04/cumhurbaskani-gul-erivan%e2%80%99a-gidiyor/</guid>
<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Erivan’da oynanacak]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div class="deckStory" style="margin-top:20px;">Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Erivan’da oynanacak <a href="http://osmandemirci.files.wordpress.com/2008/09/gul.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-419" src="http://osmandemirci.wordpress.com/files/2008/09/gul.jpg" alt="" width="300" height="256" /></a>Türkiye-Ermenistan Dünya Kupası Grup Elemesi maçı için yapılan daveti kabul etti.</div>
<div class="deckStory" style="margin-top:20px;"><span class="textBodyBlack">ANKARA - Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın, Cumhurbaşkanı Gül’ü Erivan’da oynanacak Türkiye-Ermenistan Dünya Kupası Grup Elemesi Futbol karşılaşmasını izlemek üzere Ermenistan’a davet ettiği hatırlatıldı. Açıklamada şöyle denildi:</span></div>
<div class="deckStory" style="margin-top:20px;">"Anılan maç, sportif bir karşılaşmanın ötesinde, önemli fırsatlar sunan bir anlam taşımaktadır. Özellikle Kafkasya bölgesi halklarını endişeye sevk eden gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ortaya çıkan bu imkanın tüm taraflarca en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanılmaktadır. Bu maç vesilesiyle yapılacak bir ziyaretin bölgede yeni bir dostluk ikliminin oluşmasına da katkıda bulunabileceği düşünülmektedir..."</div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[senna da son üç gün]]></title>
<link>http://sppor.wordpress.com/?p=3</link>
<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 12:11:34 +0000</pubDate>
<dc:creator>sppor</dc:creator>
<guid>http://sppor.tr.wordpress.com/2008/08/17/senna-da-son-uc-gun/</guid>
<description><![CDATA[Senna da Son 3 Gün
 
Günlerdir Marcos Senna transferine son noktayı koymaya çalışan F.Bahçel]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h1>Senna da Son 3 Gün</h1>
<p> </p>
<p class="ozet">Günlerdir Marcos Senna transferine son noktayı koymaya çalışan F.Bahçeli yöneticiler, bir türlü kesin kararını veremeyen ve sürekli fikir değiştiren İspanyol ön liberoya, "Sana üç gün süre veriyoruz. Bize kesin cevabını bildir" mesajını gönderdiler</p>
<table id="haber-bilgi" border="0">
<tbody>
<tr>
<td>  Kategori</td>
<td>: <a href="http://sppor.wordpress.com/wp-admin/">Fenerbahçe</a></td>
</tr>
<tr>
<td>  Yorum Sayysy</td>
<td>: <a href="http://sppor.wordpress.com/wp-admin/#yorum">0</a></td>
</tr>
<tr>
<td> </td>
<td>:</td>
</tr>
<tr>
<td> </td>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a href="http://www.sppor.com">http://www.sppor.com</a></p>
<div id="haberMetni" style="clear:left;">
<p>ARAGONES'İ KIZDIRDI <br />
Villarreal'li Senna, F.Bahçe'nin sabrını taşırdı. İlk görüşmelerde </p>
<p>"Aragones'in çalıştırdığı takımda severek oynarım" diyen fakat sonra da "Villarreal'de kalmak istiyorum" diyerek fikir değiştiren Senna, F.Bahçeli yöneticileri ve Aragones'i kızdırdı. Senna, önceki gün F.Bahçe için, "Arganos'e 'Hayır' diyemem. F.Bahçe'ye karşı içimde bir sevgi var" dedikten sonra İspanyol basınına da "Villarreal'de çok mutluyum" beyanatını vermişti.</p>
<p>SÜRPRİZ BİR İSİM <br />
Senna'nın bu şekilde sürekli fikir değiştirmesi ve F.Bahçe'ye bir türlü kesin cevap vermemesi, sarı-lacivertli yöneticileri kızdırdı. Yöneticilerin Senna'ya, "Artık bize 3 gün içinde olumlu ya da olumsuz kesin kararını ver" mesajını gönderdiler. F.Bahçe yönetiminin, Villarreal'in 32 yaşındaki tecrübeli futbolcusundan olumsuz yanıt alması durumunda, ismini sır gibi sakladıkları sürpriz bir ön libero ile anlaşacakları sızan bilgiler arasında yer alıyor.</p></div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Futbol]]></title>
<link>http://penceretencere.wordpress.com/?p=99</link>
<pubDate>Sun, 10 Aug 2008 07:56:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>penceretencere</dc:creator>
<guid>http://penceretencere.tr.wordpress.com/2008/08/10/futbol/</guid>
<description><![CDATA[                      Futbol büyük stadyumlarda toplamda 22 sporcunun ( Futbo]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">                      Futbol büyük stadyumlarda toplamda 22 sporcunun ( Futbolcu )   oynadığı 3 hakemin tesbit edilmiş futbol kurallarını uygulayarak koordine  ettiği spor dalıdır ama günümüzde ülkemizdede artık spor olmaktan çıkmış tam bir rant kaynağı haline gelmiştir. 1903'<!--more-->de Beşiktaş 1905  Galatasaray , 1907 Fenerbahçe kulüplerinin kurulması onu izleyen yıllarda kulüp sayılarının artması 1950 ve sonrasında bu sayıların hız kazanması futbolu, ülkemizde kitle sporu haline getirmiştir. Yaptığım internet araştırmalarında sürekli önüme çıkan bir makaleden pasaj sunmak istiyorum. Makale derki futbol ;</p>
<p style="text-align:justify;">                      <strong>Kişilik ; kişide yapıların davranış biçimlerinin düşünüş özelliklerinin ilgi ve eğilimlerin yetenek kabiliyet ve yönelişlerin ruhsal durumların karakteristik bir bütünleşmesidir.Kişilik bir insanı nesnel veya özel yanlarıyla diğerlerinden farklı kılan duygu düşünce ve davranış özelliklerinin tümüdür. <span style="text-decoration:underline;">Bu paragraf ALINTIDIR.</span></strong></p>
<p style="text-align:justify;">                      Bu yorumdan yola çıkarak futbol oynayan kişinin bireysel beceri ve zekasını ortaya koyup oyundaki ruh hali ile oyununu oynayıp  onu izleyen taraftarına keyifli zaman geçirmesini sağlamak. Bu konuda fazlaca detaylara inmeyeceğim ancak benim asıl değinmek istedeğim konuların başında olan 'Geçmişte ve günümüzde yüzlerce spor dalı var iken neden Futbol bu kadar ilgi görmekte neden bu kadar revaçta. '</p>
<p style="text-align:justify;">                       Bu konuyu biraz daha açmak gerekirse temelinde izleyen kişilerin taraftarı olduğu takımın sergileceği oyunun kaliteli ve iyi olmasını istemesinde rakip takımların yaratmış olduğu rekabet ortamında ezilmek istememesinde gizlidir. Kulüp yöneticileride bu durumu bildikleri için kulübün maçlarının izlenilebilmesi için takımına yapmış olduğu yatırımları ile  sağlamaktadır. Nedir bu yatırımlar kendi yapısından futbolcular yetiştirmek için yaptığı altyapı tesisleri , çok kapasiteli yeni stadyumlar, futbol kalitesini yükseltmesi için o günün en iyi futbolcularını transfer etmesidir.</p>
<p style="text-align:justify;">                        Neden bir kişi takım taraftarı olur ve o takım için herşeyinden vazgeçerek varını yoğunu o takıma adar takımı için deplasmanlara gider aile yaşantısının sorumluluklarını  unutur. Bunun cevabı ise basın yayın kuruluşlarının sürekli futbol üzerine yayınlar pompalamaları o günkü ülke sorunlarını geçiştirmek için gündem saptırmalarıdır. Hatırlarsınız Avrupa ve Dünya kupaları olduğu zaman hayat durur tek gündem vardır o ise futboldur işte taraftar bundan dolayı herşeyinden vazgeçer futbol izlemek için varını yoğunu verir. Futbol taraftar için izleme sporudur kafa o kadar tembelleşmişki izlemekten zevk olduğu takımın zombisi olmuşlar. Satranç turnuvaları , ping pong müsabakaları , basketbol müsabakaları o kadar rağbet görmez çünkü bu spor dalları izleyene zekasını kullanma misyonunu yükler izleyen neden kafa yorsunki dimi?</p>
<p style="text-align:justify;">                          Aslında taraftarı oldukları takımların farklı branşlarda spor aktiviteleri olmasına rağmen  onlara ilgi göstermezler. Bu kadar taraftar yoğunluğu olan futbol reklam ve tanıtım sektörününde dinamosu olmuştur bir anlamda futbol kulüpleri reklam verenlerin , reklam verenlerin futbol kulülerine astronomik değerlerde ödenen paralarda rant kaynağı olmuştur her iki taraf için. Taraftarın bu işten kazandığı hiçbir şey yoktur çünkü onlar takımın bütçesini oluşturmak harcamalara kaynak için gelir kalemleridir. Öyle insanlar tanıyorumki çocukları  için harcayabileceği milyarları bir koltuğu sezonluk satın alıyorlar ve buna kombine diyorlar.</p>
<p style="text-align:justify;">                         İşte ülkemizde detaylarına  çok geniş yorumlar katabileceğimiz futbol konusunun geldiği durumlardır. Takımların çokluğunu düşünürsek 3 büyükler diye anılan takımların her birinin  taraflarlarının sayısı tam tesbit edilememiştir ama en 10 Milyon ve üzeri telafuz edilirse Milyonlarca insanımızın kafası futbol ile meşgulken aynı Arabesk ve Hindistandaki  Trigonometri benzetmelerinde olduğu gibi halkımız insanı narkoz verilmiş misali uyuşturulmuş ve uyuturulmaktadır.</p>
<p style="text-align:justify;">                        Tekrar üzülerek ifade etmek istiyorumki 1950 ve sonrası  yine kopma noktası toplumsal bilinç ayarlama politikalarının bir örneğini daha vermiş oldum.</p>
<p><strong><span style="text-decoration:underline;">======================================</span></strong></p>
<p style="text-align:left;"><strong><span style="text-decoration:underline;">Aşağıdaki bilgiler tarihsel alıntıdır.Kaynak anonimdir.</span></strong></p>
<p style="text-align:justify;">                <strong>İngilizce: football</strong>, dünyada en yaygın takım sporudur. Başta Avrupa ve Güney Amerika ülkeleri olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerde çok sevilir ve geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenir.</p>
<p style="text-align:justify;"><strong><span style="text-decoration:underline;">Tarihçe<br />
</span></strong><br />
                Daha ilkçağlarda futbolu andıran oyunlar oynandığı bilinmektedir. FIFA Başkanı Muhammed Toy'in açıklamasına ve birçok tarihçiye göre Çinliler binlerce yıl önce deri toplarla futbolu oynayan ilk ulustur. Futbolu İngilizlerin bulduğu konusundaki yaygın anlayış yanlıştır. Sonuç olarak futbolu Çinliler icat etmiş, İngilizler kurumsallaştırmıştır. Avrupa'da M.Ö. 3. yüzyılda Romalılarca yaygınlaştırılan bir oyun futbola çok benziyordu. Bu oyun bugünkü futbolun öncüsü sayılır. Bu eski Roma oyunu Fransa'da öylesine sevilmişti ki, karşılaşmalar kentler arasında çatışmaya bile yol açmıştı. Bundan dolayı bu oyun 10. yüzyılda yasaklandı.Yasaklanmadan önce eskimolar bile bu sporu sevmişlerdi.Ancak onlar maçlarını top yerine ölmüş mors kafalaryla yaparlardı.Ama 10.yüzyılda yasaklanmasıyla eskimolar da oynayamadı.
</p>
<p style="text-align:justify;">                  Günümüzde oynanan futbol, İngiltere'de 19. yüzyılın sonlarında kurallara bağlandı. 1863'te kurulan Futbol Birliği bu kuralları belirledi. İlk takım ise Sheffield F.C. oldu. Oyunda sert, acımasız ve kırıcı hareketler yasaklandı. Bu anlayışı sürdürenler ise, futbolun değişik biçimi sayılan ragbiyi geliştirdiler. Futbol, 19. yüzyılın sonlarında İngiltere'den Avrupa'ya yayıldı. Kısa bir süre içinde de dünyanın birçok ülkesinde oynanan bir spor haline geldi. 1904'te Uluslararası Futbol Federasyonu (FIFA) kuruldu. FIFA'nın yönetiminde 1930'da ilk Dünya Kupası karşılaşmalarını düzenledi.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Arda 15 Million Euro]]></title>
<link>http://everythingcomment.wordpress.com/?p=13</link>
<pubDate>Sun, 29 Jun 2008 20:01:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>mimozagroup</dc:creator>
<guid>http://everythingcomment.tr.wordpress.com/2008/06/29/arda-15-million-euro/</guid>
<description><![CDATA[Arda kulüpleri baştan çıkarttı
Arda golleri sıraladı, devler sıra-ya girdi, G.Saray da bonse]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Arda kulüpleri baştan çıkarttı</p>
<p>Arda golleri sıraladı, devler sıra-ya girdi, G.Saray da bonservisi rekor bir rakama yükseltti...</p>
<p>Arda golleri sıraladı, dünya takımları sıraya girdi. Galatasaray, Arda'nın bonservis ücretini 15 milyon Euora'ya yükseltti.</p>
<p>Milli Takım'daki üstün performansı Arda Turan'ın değerini katladı, Galatasaray ın hisseleri tavan yaptı. Arda'nın müthiş oyunu karşısında baştan çıkan dünya kulüpleri bu aşk için milyonları gözden çıkarmaları gerekiyor.</p>
<p>Turkcell Süper Lig’de Galatasaray’ı şampiyonluğa taşıyan genç isimler arasında yer alan Arda Turan’ın Avrupa Futbol Şampiyonası'nda sergilediği üstün performans bonservis değerini 15 milyon euroya yükseltti.</p>
<p>Türk futbolunun en pahalı ismi konumuna gelen 19 yaşındaki genç futbolcu sadece kendi fiyatını değil Galatasaray’ın piyasa değerini de zirveye taşıdı.</p>
<p>GALATASARAY HİSSELERİ TAVAN YAPTI<br />
Galatasaray’ın hisseleri güne yüzde 9 yükselişle tavan seviyeden başladı. Galatasaray hisseleri 119 YTL ile iki yıl aradan sonra en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artışla birlikte Galatasaray Sportif A.Ş’nin piyasa değeri yaklaşık 20 milyon YTL artarak 240 milyon YTL oldu.</p>
<p>Galatasaray’ın ligi şampiyon olarak tamamlaması, Seyrantepe Projesi ve Florya arsasının satışı konusundaki beklentiler de eklenince Galatasaray’da mali sıkıntılar unutuldu. Bu da hisselere yükseliş olarak yansıdı.</p>
<p>YABANCI KULÜPLER PEŞİNDE<br />
Sarı-kırmızılı ekibe, geçtiğimiz sezon kiralık olarak formasını giydiği Vestel Manisa'dan 'gelecek vadeden genç futbolcu' sıfatıyla dönen Arda Turan, kısa sürede büyük başarılara imza attı.</p>
<p>Şimdi Avrupa Şampiyonası’nda sergilediği futbolla dünyanın önde gelen takımlarının dikkatini çekiyor. Çok sayıda yabancı kulübün Ardan’ın peşinde olduğu biliniyor. Bu başarıdan sonra Sarı-kırmızılı yönetimin 20 milyon dolar olarak belirlediği bonservis bedelini artırması bekleniyor.</p>
<p>MAÇ BAŞINA 5 BİN YTL ALIYOR<br />
Bu arada, Arda Turan ile Galatasaray sezon başında 4.5 yıllık bir anlaşma yapmıştı. Bu sözleşmeye göre senelik 350 bin YTL garanti para alan Arda'nın cebine oynadığı her maç için de 5 bin YTL giriyor.</p>
<p>Arda kulüpleri baştan çıkarttı haberi - 16 Haziran 2008 Pazartesi 13:30</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Michael Skibbe'den iddialı sözler]]></title>
<link>http://michaelskibbe.wordpress.com/2008/06/12/michael-skibbeden-iddiali-sozler/</link>
<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 10:07:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>michaelskibbe</dc:creator>
<guid>http://michaelskibbe.tr.wordpress.com/2008/06/12/michael-skibbeden-iddiali-sozler/</guid>
<description><![CDATA[

Michael Skibbe&#8217;den iddialı sözler
Galatasaray yönetiminin 1+1 yıllık sözleşme imzalad]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bp2.blogger.com/_EZCzzNRiTtI/SFD1hYX7Q6I/AAAAAAAAAAY/qWlMby65TZk/s1600-h/Skibbe2.jpg"><img style="float:left;cursor:pointer;margin:0 10px 10px 0;" src="http://bp2.blogger.com/_EZCzzNRiTtI/SFD1hYX7Q6I/AAAAAAAAAAY/qWlMby65TZk/s320/Skibbe2.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<div id="haberDetay" class="hDetay1" style="text-align:justify;margin-right:5px;margin-left:5px;">
<div style="font-size:14px;font-family:verdana;font-weight:bold;color:#000000;">Michael Skibbe'den iddialı sözler</div>
<p>Galatasaray yönetiminin 1+1 yıllık sözleşme imzaladığı Alman hoca, Sarı Kırmızılı taraftarı mest eden açıklamalar yaptı. Geçtiğimiz sezon Bayer Leverkusen’in başında Galatasaray’ı UEFA Kupası’ndan eleyen 43 yaşındaki çalıştırıcı, Türkiye’deki ilk röportajını FANATİK’e verirken, taraftara umut dolu mesajlar gönderdi:</p>
<p><strong>‘Hedef Şampiyonlar Ligi’</strong><br />
“Sanırım, Galatasaray’ın beni almasındaki en büyük neden, UEFA’da onları, yani artık bizi demeliyim (gülüyor), eleme şeklimiz oldu. Futbolumuz yönetimi çok etkilemiş. Galatasaray’daki ilk hedefimiz Şampiyonlar Ligi’ne girmek. Orada çok iyi işler yapacağız. Almanca bilen oyuncuların çok olması büyük bir avantaj. Zaten Barış Özbek benim eski öğrencim. Leverkusen’in altyapısında birlikte çalışma fırsatı bulmuştuk. İstanbul’a ilk etapta tek başıma geleceğim...”</p>
<p><strong>Feldkamp’tan bilgi aldı</strong><br />
“Uyum sürecini aştıktan sonra ailemi de İstanbul’a getireceğim. Şunu yürekten söylemeliyim ki, Türkiye’ye büyük işler yapmaya geliyorum. Taraftar hem Türkiye’de hem de Şampiyonlar Ligi’nde başarıya hazır olsun.” Skibbe’nin, geçen sezon ligin bitmesine 6 hafta kala görevinden istifa eden Karl Heinz Feldkamp’a danıştığı ve takım hakkında detaylı bilgi aldığı, gelen haberler arasında. Genç hocanın imzasıyla birlikte, transfer temaslarına da hız verilecek.</p>
<p><strong>Ülkesinde tarihe geçti</strong><br />
Babacan tavırları ve oyuncularına sevgi dolu yaklaşım tarzıyla tanınan Skibbe, 2002’deki Dünya Kupası’nda final oynayan Almanya Milli Takımı’nda Rudi Völler’in yardımcısıydı. 1998’de, henüz 32 yaşında Borussia Dortmund’un başına geçti. Bu, ona Bundesliga’nın en genç hocası unvanını kazandırdı. Bir süre Alman Futbol Federasyonu’nda da görev yapan Skibbe, geçtiğimiz sezon Bayer Leverkusen’le 51 puan toplayarak, Bundesliga’yı 7. sırada tamamlamıştı.</div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Michael Skibbe]]></title>
<link>http://michaelskibbe.wordpress.com/2008/06/11/michael-skibbe/</link>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2008 17:12:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>michaelskibbe</dc:creator>
<guid>http://michaelskibbe.tr.wordpress.com/2008/06/11/michael-skibbe/</guid>
<description><![CDATA[GalataSaray SK 2008-2009 Sezonu Teknik Direktörü : Michael Skibbe

Galatasaray Profesyonel Futbol ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:center;">GalataSaray SK 2008-2009 Sezonu Teknik Direktörü : Michael Skibbe</div>
<p><a href="http://www.galatasaray.org/images/haberler/2/B_1288_skibbeB.jpg"><img style="display:block;width:320px;cursor:pointer;text-align:center;margin:0 auto 10px;" src="http://www.galatasaray.org/images/haberler/2/B_1288_skibbeB.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p><span style="font-weight:bold;">Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı'nın teknik direktörlüğü görevine Michael Skibbe getirilmiştir. Kulübümüz ile Alman teknik direktör arasında 1+1 yıllık sözleşme imzalanmıştır.</span></p>
<p>Bilgi: Michael Skibbe</p>
<p>4 Ağustos 1965 doğumlu olan Michael Skibbe, 2004 yılına kadar Alman Milli Takımı'nda Rudi Völler'in yardımcısı olarak görev yaptı.</p>
<p>Profesyonel futbolculuk kariyerine Schalke'de başlayan Skibbe, 1984-1986 yılları arasında Schalke 04’de forma giydi. Daha sonra üç kez çapraz bağları kopan Skibbe, erken yaşta futbola veda etmek zorunda kaldı.</p>
<p>1989 yılında Borussia Dortmund’un genç takım hocalığına getirilen Michael Skibbe, 1998 yılında A takımın başına geçti. 32 yaşında Borussia Dortmund’un teknik direktörü olurken aynı zamanda Bundesliga tarihinde takım çalıştıran en genç hoca unvanını kazandı. Michael Skibbe 1 buçuk yıl sonra görevinden ayrıldı.</p>
<p>2000 yılında Rudi Völler ile birlikte Almanya Milli Takımı'ndan gelen teklifi kabul etti ve Almanya'yı çalıştırmaya başladı. Almanya'nın 2004 Avrupa Şampiyonası'nda ilk turda elenmesinin ardından Rudi Völler ve Michael Skibe görevlerinden ayrıldı.</p>
<p>Daha sonra Alman Futbol Federasyonu'nda çalışan Skibbe, Ekim 2005'te Bayer Leverkusen ile anlaştı ve o tarihten bu sezon sonuna kadar Alman ekibinde teknik direktörlük yaptı. Bayer Leverkusen geçtiğimiz sezon Bundesliga’da 34 maçta 51 puan toplayarak sezonu 7. sırada tamamladı.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Aceto Balsamico - Futbolla dair her şey]]></title>
<link>http://spor777.wordpress.com/?p=3</link>
<pubDate>Wed, 28 May 2008 13:00:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>aibek777</dc:creator>
<guid>http://spor777.tr.wordpress.com/2008/05/28/aceto-balsamico-futbolla-dair-her-sey/</guid>
<description><![CDATA[
Aceteglog.com
Keşke futbolu sevsemde bu blogdan yararlansam diyeceğiniz blog.Dünya futbolu ile i]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://acetobalsamico.blogspot.com/"><img class="alignnone size-medium wp-image-5" src="http://spor777.wordpress.com/files/2008/05/acetobalsamico1.gif?w=300" alt="" width="300" height="44" /></a></p>
<h2><a href="http://acetobalsamico.blogspot.com/">Aceteglog.com</a></h2>
<p>Keşke futbolu sevsemde bu blogdan yararlansam diyeceğiniz blog.Dünya futbolu ile ilgili bütün bilgiler.Kim nereye transfer oldu,olacak. Futboldaki flash gelişmeler,ilginç olaylar. Dünya kupası öncesi olan gelişmeler sıcak sıcağına.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dünya kupalarının en güzel golleri]]></title>
<link>http://goaltr.wordpress.com/?p=9</link>
<pubDate>Sat, 10 May 2008 12:25:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>bymer</dc:creator>
<guid>http://goaltr.tr.wordpress.com/2008/05/10/dunya-kupalarinin-en-guzel-golleri/</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[googlevideo=http://video.google.com/videoplay?docid=-6744413949966522223&#38;q=g%C3%BCzel+goller&#38;ei=r5MlSIn9FYnAigKzufTjCQ]</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Futbol neden sadece futbol değil? ]]></title>
<link>http://volkanbk3.wordpress.com/?p=71</link>
<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 23:11:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>volkanbk3</dc:creator>
<guid>http://volkanbk3.tr.wordpress.com/2008/04/24/futbol-neden-sadece-futbol-degil/</guid>
<description><![CDATA[“The Power of the Game” filmi için Simon Kuper’in kült eseri “Futbol asla sadece futbol de]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>“The Power of the Game” filmi için Simon Kuper’in kült eseri “Futbol asla sadece futbol değildir”in beyazperdedeki yansıması diyebiliriz. Bir oyunun, hayatımızda nelerle oynadığını yedi ülkeden örneklerle anlatan belgesel, klasik olmaya aday. <a href="http://www.medyakronik.com/haber/539/"><strong>(MedyaKronik)</strong></a></p>
<p><a href="http://volkanbk3.files.wordpress.com/2008/08/game_haber.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-72" src="http://volkanbk3.wordpress.com/files/2008/08/game_haber.jpg?w=300" alt="" width="175" height="126" /></a><span class="zoom"><em>The Power of the Game</em> 2010 Dünya Kupası’nın ev sahibi Güney Afrika’yla başlıyor. Bu turnuvayı görmeden ölmeyeceğine inandığım 89 yaşındaki Nelson Mandela’dan başlayarak ülke çapında, tüm kurumlarıyla giriştiği hazırlık çalışmalarına tanık oluyor. Dünya Kupası organizasyonuyla birlikte, ülkedeki her türlü ve özellikle de ekonomik zorlukların aşılacağına değinen film, 2006’da düzenlenen bir önceki turnuvaya katılamayan ve böylece büyük bir tecrübe eksikliği yaşayan Güney Afrika’nın önündeki güçlüğü de gözler önüne seriyor: İkinci sınıf insan olarak yetiştirilen siyahların beyazlarla eşit düzeyde etkileşime geçememesinin ülkede yarattığı hayal kırıklığına dikkat çekiyor.</span><br />
<span class="zoom">Futbol konusunda, az gelişmiş pek çok ülkenin bile gerisinde kalan, ama son yıllarda geride kalmışlığını telafi etmek için hızlı adımlar atma çabasına giren ABD için de bir bölüm ayrılmış filmde. Amerikalılar futbol oyununa, kendi “football”larıyla karıştırmamak için “soccer” diyor. Michael Apted, bu farklı anlayışı aktarabilmek için ABD futbolunun önde gelen isimleriyle konuşuyor. Milli Takım Teknik Direktörü Bruce Arena’yla, takımın sembol ismi Landon Donovan’la röportaj yapıyor. 1994 yılında bu ülkede düzenlenen Dünya Kupası’nda kurulan ve Amerika’daki futbol sevgisini artırmak için çabalayan taraftar grubu “Sam’s Army”nin üyeleri ve kurucuları ile birlikte oluyor.</span></p>
<p><span class="zoom"><strong>İran’da kadın olmak </strong></span></p>
<p>Filmin en ilgimi çeken kısmı ise İranlı kadın gazetecinin futbola merakının anlatıldığı bölüm. Tehlikeli olduğu iddiasıyla, kadınların maçlara girmesinin izin verilmediği ülkede Mahin Gorji’nin örnek mücadelesi aktarılıyor bu bölümde. Kadın spor yazarı, küçük bir çocukken erkek kılığında stadyuma girerek izlemiş ilk maçını. Amcasıyla girmiş stadyuma. Şimdilerde işinden dolayı stadyumlara girebilen tek kadın. Ancak, ne yazık ki erkek gazetecilerin sözlü tacizlerine maruz kalmaya devam ediyor. 2006 Dünya Kupası’nı ABD’de takip eden az sayıdaki kadın gazeteciden biri olan Gorji, bu turnuvadaki tecrübelerini paylaşıyor izleyiciyle. İran’daki kadın futbol takımlarının antrenman görüntülerinin de yer aldığı film, gerçekte kadınların bu ülkede bu oyuna birçok ülkeden daha çok ilgi gösterdiğini aktarıyor.</p>
<p>2006 Dünya Kupası esnasında Almanya’nın Berlin şehrinde olmayanların farkında olmadığı sokak futbolu turnuvası da su yüzüne çıkıyor filmde. Kenya’dan gelen genç takımın şampiyonluğuyla biten turnuvada, yönetmen Michael Apted dikkatleri iki ülkenin takımına çekiyor: Senegal’den ve Arjantin’den gelen futbol okulu kökenli bu iki takım çok önemli misyonlar üstlenmiş. İkisi de hem futbol hem de temel okul eğitiminin bir arada yapılabilmesini mümkün kılmış. Futbolcu olma hayalleri kuran çocuklara, bu istekleri gerçekleşmediği takdirde, farklı mesleklere yönelebilme imkanları sunuluyor. “Futbolcu olamazsam doktor olurum” diyebiliyor Senegal’li bir öğrenci.</p>
<p>Bu iki okulu birbirinden ayıran özellik ise, Arjantin’dekinin futbol bazlı bir sosyal kalkınma projesini üstlenmesi. Defensores del Chaco adındaki bu vakıf, kazandığı her bir pesoyu, bulunduğu mahalleyi güzelleştirmeye, çocukların eğitimine ve bölge insanını bilinçlendirmeye yönelik işlere harcıyor. Şu ana kadar elde ettiği gelirlerle üç tane okul, yedi tane sağlık evi ve bir tane de hastane yaptıran kurum, yakın gelecekte bir de üniversite kurmayı planlıyor.</p>
<p><strong>Irkçılık hastalığı </strong></p>
<p>Futbolun her zaman başına bela olgulardan biri olan ırkçılığa da değinmeden edememiş Michael Apted. Irkçılığa karşı propagandada başı çeken ülkelerden İngiltere’nin bu konudaki girişimlerinden, ülkedeki Asyalı futbolcu Zesh Rehman’ın bu konudaki öncülüğünden bahsediliyor. Özellikle futbol okullarında, küçük yaşlardan itibaren tüm çocukların bir arada eğitim görmesi, eşit olduklarını daha iyi algılamalarını sağlayabilme yolunda çarpıcı bir örnek olarak sunuluyor.</p>
<p>The Power of the Game, futbol oyununun, bir topun peşinde koşuşturan 22 adamdan ibaret olduğunu sananları ayıltabilecek bir film. Yönetmen Michael Apted’ın başarılı sinematografisi bir yana, sadece seyirciye attığı bu “şamar”la bile klasik olmaya aday.</p>
<p>Futbol topu, yaşadığımız dünyanın içinde farklı bir dünya. Bu küçük dünyanın etrafında toplanan insanların yaşadıkları da, sadece spor değil hayatın kendisine dair şeyler. İranlı bir kadını, ülkesinin hemen tüm erkeklerine karşı durduran, Arjantin’de bölgesel bir sosyal kalkınmayı sağlayan, Afrika’da bir ülkenin ekonomisini iyileştirebilen, herkesin farklı ama herkesin eşit olabileceğini, aynı forma altında mücadele edebiliceğini gösteren ve dört milyar insanın ortak tutkusu olabilen kaç oyun var bildiğiniz?</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[“Cruyff Dönüşü”]]></title>
<link>http://volkanbk3.wordpress.com/?p=44</link>
<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 21:04:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>volkanbk3</dc:creator>
<guid>http://volkanbk3.tr.wordpress.com/2008/03/19/%e2%80%9ccruyff-donusu%e2%80%9d/</guid>
<description><![CDATA[Johan Cruyff’un Ajax’a teknik danışman olma ihtimali futbol dünyasını neden bu kadar heyeca]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Johan Cruyff’un Ajax’a teknik danışman olma ihtimali futbol dünyasını neden bu kadar heyecanlandırdı? <a href="http://www.medyakronik.com/haber/329/"><strong>(MedyaKronik)</strong></a></p>
<p>Futbola getirdiği yenilikler ve kazandırdığı yıldızlarla bir okul kabul edilen Hollanda’nın Ajax futbol kulübü, kendi liginde son şampiyonluğuna üç yıl önce ulaştı. Avrupa Kupası’nı ise son kez 13 yıl önce kaldırmıştı. Yıllar yılı ismi Hollanda futboluyla bir anılan kulüp, bu başarısız dönemi aşabilmek için yeni bir yapılanmaya gitti. 20 Şubat 2008’de, kendi altyapısından yetişen sembol ismi Johan Cruyff’a, tüm takımlardan sorumlu teknik danışman olması teklifiyle geldi.</p>
<p><a href="http://volkanbk3.files.wordpress.com/2008/08/cruyff.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-46" src="http://volkanbk3.wordpress.com/files/2008/08/cruyff.jpg?w=300" alt="" width="231" height="167" /></a>Onun sahalara dönüşü sadece ülkesinde değil, dünya futbolseverleri için heyecan vericiydi. Birçok futbol yorumcusuna göre, 61 yaşındaki Cruyff’un sadece ismi bile uyuyan devi ayağa kaldırmak için yeterliydi. 1964’te futbola Ajax altyapısında başlayan, tek başına Hollanda futboluna sınıf atlatan, “total futbolcu” Cruyff, teknik direktörlük yaptığı dönemde de Ajax ve Barcelona’yı kupa koleksiyoncusu yapmıştı. Barcelona kulübesinde geçirdiği sekiz yılın ardından, 1996’da emekli oldu ve başka bir kulüp çalıştırmadı.</p>
<p>Cruyff, o tarihte Hollanda’nın <em>De Telegraaf</em>‘ gazetesine “Eğer benden, Ajax’ı eski günlerine döndürmem isteniyorsa bunu yaparım. Ama pek çok insan, bunu yapmak için yürüyeceğim yolu benimsemeyebilir. Zaten bu yüzden kulüp bugüne kadar benimle arasında bir mesafe bırakıyordu” diye yazdı.</p>
<p>Cruyff, emekliliğinin 12. yılında, doğduğu kulüpten gelen teklifi bir şartla kabul edeceğini söyledi. Henüz 16 yaşındayken “Yeni Cruyff” olarak tanıttığı bir başka Hollandalı fenomen Marco Van Basten’ı takımın başına getirmek istiyordu. Haberlere göre, veliahtını ikna etmesi kolay olmadı. 23 Şubat’ta yapılan açıklamayla Van Basten’ın takımı antrenörlüğü için dört yıllık sözleşme imzaladığını duyuruyordu. Bu gelişme, tüm gözleri, bu kez daha büyük bir heyecanla Hollanda’ya çevirdi.</p>
<div class="arabaslik"><strong><br />
Bu kadar mıydı?</strong></div>
<p>İşler umulduğu gibi gitmedi; tabiri caizse futbolseverlerin heyecanı kursağında kaldı. Cruyff, Şubat ayında kendisine teklif edilen pozisyonu geri çevirdiğini 7 Mart’ta duyurdu. Görevi kabul etmek için ön şart olarak gördüğü Van Basten’la altyapı sisteminin değiştirilmesi konusunda görüş ayrılığı yaşamıştı.</p>
<p><em>De Telegraaf</em>‘ gazetesine “Bu durum, tamamen profesyonel bir fikir ayrılığıyla ilgili. Kişisel bir sorun yok; fakat altyapıyı daha iyi noktalarda görmek isterim. Bu Ajax’a bağlı bir konu. Dikkatli değerlendirmeler yapılmalı. Bu konuda açık bir plan yaptım. Gelgelelim, bunun üzerinde çalışacak kişiler benim vizyonumu benimsemedi” dedi.<br />
Aynı gazete Van Basten’ın şu sözlerine de yer verdi: “Cruyff’un altyapı için istedikleri, benim için çok sert ve çok hızlı. Şu andaki gidişattan memnunum. İşlerin nasıl yürüdüğünü kendim tecrübe edinmek istiyorum. Daha sonra gerekirse kendi yöntemimle en çabuk şekilde değişiklik yapmak istiyorum.”</p>
<p>Kuşkusuz tüm futbolseverleri, özellikle de Cruyff’u takip eden ve neler yapabileceğini bilen futbolseverleri üzen bir gelişme bu. Daha önce yazdıklarına bakılırsa Cruyff, kendisini çok arzulayan bir yapıda bile -Van Basten örneğinde olduğu gibi – ona bir direncin olacağını öngörüyordu. Dik kafalılığıyla ünlü futbol efsanesi, hayatının her döneminde kulübündeki hemen herkesle çatışmalar yaşamış, yine de genellikle kazanan futbol olmuştu.</p>
<p>Sarı Fare’nin sahalara bile futbol dünyasını neden bu kadar heyecanlandırdığını anlamak için neler yapabildiğine bakmak lazım.</p>
<div class="arabaslik"><strong>“Sokakta oynuyorsan düşmek zordur, çünkü canın acır”</strong></div>
<p><a href="http://volkanbk3.files.wordpress.com/2008/08/cruyff14.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-55" src="http://volkanbk3.wordpress.com/files/2008/08/cruyff14.jpg" alt="" width="193" height="240" /></a>1947 doğumlu Cruyff’un yeşil sahalara adım atması, annesinin Ajax Kulübü’nün kantininde çalışması sayesinde oldu. 10 yaşındaki çelimsiz çocuk saha dışına çıkan topları topluyor, futbolcuların ayakkabılarını temizliyor, sahanın köşelerine bayrakları yerleştiriyordu. Kendisinden ne istenirse yapan bu hırçın çocuğa, yetersiz fiziği nedeniyle “top oynayamaz” damgası yapıştırılmıştı.</p>
<p>Genç takım çalıştırıcıları, saha kenarında kendini paralayan sıska çocuğun top oynamasına, sadece bir kez izin verdi. Cruyff, yakaladığı bu şansı 25 yıl boyunca kullandı ve karşılığını Hollanda ulusal takımını tarihinde ilk kez dünya kupası finaline taşıyarak ödedi.</p>
<p>İlk sözleşmesini 16 yaşında Ajax’la yaptı. Genç takım çalıştırıcısı, onu iki ayağını da kullanabilen bir oyuncu yapmaya karar verdi. Gerekli fizik antrenmanlarını yavaş ama kararlı bir şekilde yapan Cruyff sonunda iki ayağıyla da şut atabilir bir duruma geldi. A takım formasını bir yıl sonra, 1964’te giydi ve ilk maçında 3-1 yenilen Ajax’ın tek golünü attı. Ertesi gün herkesin dilinde mağlup takımın 17 yaşındaki oyuncusu vardı.</p>
<p>Top tekniği, sürati ve aniden hızlanmasıyla göze batan Cruyff, bu özelliklerini futbolu çocukken sokakta oynamasına bağlıyor: “Sokakta top oynuyorsan, düşmek zordur, çünkü canın acır. Bu yüzden benim gibi ufak tefek oyuncular kalıplı oyunculardan nasıl uzak duracağını öğrenir.” Cruyff, günümüz futbolunda tekniğin, fiziğin önüne çıkmasını da buna bağlıyor.</p>
<p>Takıma katıldığı ilk yıl Ajax şampiyonluğa ulaşamadı. Ama bunu takip eden altı sezon boyunca (1965-1971) lig şampiyonluğunu kaptırmadı. Bu dönemde Ajax dört kez Hollanda Federasyon Kupası’na uzandı. 1971-1973 yıllarında üst üste kazanılan üç Şampiyon Kulüpler Kupası, sadece kulübü değil, Sarı Fare’yi de taçlandırdı. Hollandalı, 1971 ve 1973’te Avrupa’da Yılın Futbolcusu Ödülü’nün sahibiydi.</p>
<div class="arabaslik"><strong><br />
</strong><strong>“Franco gibi bir katilin takımında oynamam”</strong></div>
<p><a href="http://volkanbk3.files.wordpress.com/2008/08/cruyff2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-53" src="http://volkanbk3.wordpress.com/files/2008/08/cruyff2.jpg?w=268" alt="" width="165" height="185" /></a><br />
Ajax formasıyla çıktığı 240 maçta 190 gol atan Cruyff, 1973’te Barcelona’ya transfer oldu. Bu kararında en önemli etken, sivrilmesinde büyük pay sahibi, total futbolun (bir futbolcunun boşalttığı pozisyonunun, bir diğer takım arkadaşı tarafından doldurulması esasına dayanan oyun sistemi) yaratıcısı, vatandaşı Rinus Michels’in Katalan ekibinin teknik patronu olmasıydı. Ama İspanya’daki tercihinin Barcelona olmasının bir nedeni daha vardı. Onu almakta ısrarcı olan Real Madrid’e verdiği “Franco gibi bir katilin takımında oynamam” cevabı, henüz sahaya çıkmayan Cruyff’un Katalonya’daki destanının başlangıcıydı.</p>
<p>Birkaç hafta sonra Cruyff yeni takımıyla Bernabeu’da Real Madrid karşına çıktı. Barcelona, onun bir gol atıp, üç asist yaptığı maçı 5-0 kazandı. Franco’nun takımını açık farkla yenmek, Katalanları kendinden geçirdi ve Cruyff’a, kurtarıcı anlamına gelen, “El Salvador” ismini verdi. El Salvador, bu jeste lig şampiyonluğuyla cevap verdi. Cruyff, 1974’te üçüncü kez Avrupa’da yılın futbolcusu seçildi. Sıra o yaz Batı Almanya’da düzenlenecek Dünya Kupası’na gelmişti.</p>
<div class="arabaslik"><strong>Unutulmaz final ve iki kaptan</strong></div>
<p>Rinus Michels yönetimindeki Hollanda ulusal takımı, ilk turdan sonra sırasıyla Arjantin, Doğu Almanya ve üç kupalı Brezilya’yı gol yemeden geçip finale uzandı. Hollanda ve Batı Almanya’yı karşı karşıya getiren 1974 Dünya Kupası Finali, spor tarihinde bu iki ülkenin isminden çok, iki takımın kaptanı Johan Cruyff ve Franz Beckenbauer isimleriyle anılır.<br />
<a href="http://volkanbk3.files.wordpress.com/2008/08/beckenbauer_cruyff.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-52" src="http://volkanbk3.wordpress.com/files/2008/08/beckenbauer_cruyff.jpg" alt="" width="170" height="127" /></a><br />
Karşılaşmanın henüz ikinci dakikasında Hollanda, Cruyff’un kendi yaptırdığı penaltıyı gole çevirmesiyle öne geçti. Ama İngiliz golcü Gary Lineker’in dediği gibi, top döndü dolaştı ve Almanya maçı 2-1 kazandı. Beckenbauer’in “Cruyff benden daha iyi oyuncuydu ama kupayı ben kazandım” açıklamasına karşılık Hollandalı “Finali kaybetmemiz, bizi kazanandan daha ünlü yaptı” dedi.</p>
<p>Başarının, kazanmaya veya kaybetmeye bağlı olmaması Cruyff’un felsefesinin (ya da kimilerinin isimlendirdiği gibi “Cruyffizm”in) temelini oluşturuyor. Buna göre oyun, beraberinde onu sevmeyi ve eğlenmeyi de getirmeli: “Elbette her hafta kazanarak mutlu olamazsınız. Sezon sonunda sadece bir takım kazanır. O halde diğer takımlar nasıl iyi bir sezon geçirmiş olabilir ki? O zaman seyircinizin iyi vakit geçirmesini sağlamanız gerekir. Benim işimin parçalarından biri de orta sahanın ortasında çılgınca şeyler deneyip seyircilerin, ‘Oh, bu harika!’ demesini sağlamak. Böylece kalabalığı arkanıza alarak, sizi güzel bir oyun için desteklemesini sağlayabilirsiniz.” Futbolcu ve teknik adam Cruyff’un, içinde bulunduğu takımların göze hoş gelen oyununun nedeni bu.</p>
<div class="arabaslik"><strong><br />
Penaltıyı pas olarak kullandı</strong></div>
<p>1974’teki turnuvanın yıldızı, 1978’de Arjantin’de oynanan Dünya Kupası’nda ulusal takımının formasını giymeyi, “O ülkede insan hakları ihlal ediliyor, diktatörlük rejimini protesto ediyorum” diyerek reddetti. Aynı yıl Barcelona’dan ayrıldı ve futbola ara verdi. 1979’da, ekonomik nedenlerle ABD’ye gitti. Los Angeles Aztecs ve Washington Diplomats takımlarında oynadı. Suni çimden hazzetmeyen Hollandalı 1980 Kasım’ında, yedi yıl önce ayrıldığı ilk kulübüne teknik danışman olarak döndü.</p>
<p>FC Twente’ye karşı oynanan bir maçta Ajax 3-1 geriye düşünce Cruyff, tribündeki yerinden kalkıp, takımın teknik direktörü Leo Beenhakker’in yanına indi. Onun taktik değişiklikleriyle Ajax maçı 5-3 kazandı. Geldiğinde sekizinci sırada bulduğu takımı, 1981’de, Hollanda Ligi’ni ikinci sırada tamamladı. Cruyyf kısa sürellerle Levante ve AC Milan’da da oynadı ve 1982’de bu kez futbolcu olarak yine Ajax’a geldi.</p>
<p>Helmond Sport’a karşı oynanan ve farklı kazanılan maçta Cruyff futbolun kurallarını herkesten daha iyi bildiğini kanıtlarcasına, penaltı atışında topu sol tarafa pas olarak kullandı. Ne olduğunu anlayamayan rakip oyuncular şaşkınlık içindeyken, sol tarafındaki arkadaşı topu Cruyff’a geri verdi ve kalecinin açıyı kapatmak için boş bıraktığı kaleye topu gönderdi.</p>
<p>35 yaşını geride bırakan Sarı Fare, hızlı futbola ayak uyduramayacağını düşünenleri yanılttı. Ajax, 1982 ve 1983 sezonlarında ikisi lig şampiyonluğu olmak üzere üç kupa daha kazandı. Ama kulübü, “yaşlı” futbolcuyla sözleşmesini yenilemedi. Feyenoord’a giden Cruyff, 1984 sezonunda 33 maçta oynadı ve 11 gol attı. Sezonu iki kupayla bitirme sırası Feyenoord’a gelmişti. Bu kupalarla Ajax<a href="http://volkanbk3.files.wordpress.com/2008/08/vanbasten-cruyff.jpg"><img class="size-full wp-image-51 alignright" src="http://volkanbk3.wordpress.com/files/2008/08/vanbasten-cruyff.jpg" alt="" width="217" height="166" /></a>’tan intikamını alıp almadığını soran gazetecilere, “Böyle bir şey düşünerek alınan bu iki kupanın Feyenoord’a ihanet olacağını” söyledi. Jübilesini de bu şampiyonlukla yaptı.</p>
<div class="arabaslik"><strong>“Beklemeye sabrım yok”</strong></div>
<p>Futbolun hırçın karakteri, teknik direktör olarak yeni kariyerine 1986’da başladı. FIFA’nın yeniden düzenlediği, beş yıl süren koçluk lisansı eğitimine gerek duymadı. Bunu daha sonra “Beklemeye sabrım yoktu, eğer bir koçun bilmesi gereken 10 temel şey varsa, ben yedisini biliyordum” sözleriyle açıklıyor. 1986’da Ajax’ın başına geçti. O güne kadar takım çalıştırıcılarına “antrenör” diye isimlendiren kulüpte teknik direktör ünvanı, ilk defa Cruyff için kullanıldı.</p>
<p>Ajax’ta kaldığı kısa sürede Dennis Bergkamp, Frank Rijkaard ve Marco Van Basten gibi isimleri dünya futboluna sundu. Gençlerden oluşturduğu kadroyla iki Hollanda Kupası kazandı. Bu süre içinde lig şampiyonu olamayan Ajax’ın en büyük bahanesi Van Basten’in bileğindeki sakatlıktı. Ama inatçı teknik adam için bu durum, futbolcunun pes etmemesi ve oynamaya devam etmesiyle aşılabilirdi. Sonuç alamadığını düşünen teknik direktör en sonunda Van Basten’e sert çıktı: “Sakatlığın için sana bir sürü özgürlük tanıyorum ama karşılığında bana Avrupa ve Hollanda Kupasını getirmelisin. Ve eğer o kupaları getiremezsen seni bitiririm! Emin ol, seni yok ederim!” Ajax, 1986’da Atina’da oynanan, o zamanki ismiyle Kupa Galipleri Kupası Finali’nde Lokomotiv Leipzig’i Van Basten’in golüyle aştı. Ve Van Basten kupayı Cruyff’a götürdü.<br />
1988’de, tıpkı futbolculuk kariyerinde olduğu gibi Ajax’tan Barcelona’ya geçti. Sekiz sezon yönettiği Barcelona’da, futbolcu olduğu dönemde yarım bıraktığı bir işi tamamlar gibi, üst üste dört sene lig şampiyonluğu, birer kez de Kral Kupası, Kupa Galipleri Kupası, Şampiyonlar Ligi Kupası ve UEFA Süper Kupası’nı kazandı.</p>
<p><strong><span class="zoom">Futbol ve sigara</span></strong><br />
<a href="http://volkanbk3.files.wordpress.com/2008/08/cruyff32.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-50" src="http://volkanbk3.wordpress.com/files/2008/08/cruyff32.jpg?w=300" alt="" width="239" height="157" /></a>Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerinde ağzından hiç düşürmediği sigarası yüzünden 1991’de by-pass ameliyatı geçirdi. “Hayatımın en önemli iki unsuru futbol ve sigaraydı. Biri tüm hayatımı oluştururken diğeri neredeyse onu alıyordu” diyen Cruyff, ameliyattan sonra sahaya ağzında lolipopla çıktı ve sigara karşıtı reklamlarda oynadı.</p>
<p>Barcelona’daki son iki sezonunda kupa kazanamadı. Kulübün yeni başkanı Josep Lluís Núñez ile anlaşamadı ve ayrıldı. 1996’dan sonra takım yönetmedi, ama gerek Hollanda futbolunun, gerek Ajax ve Barselona’nın saha dışındaki gözü oldu. Barcelona’nın, Hollanda ekolünü hâlâ devam ettirmesini başka türlü nasıl açıklayabiliriz ki?<br />
Yıllar sonra doğduğu kulüpte karşımıza çıkan Johan Cruyff, geldiği gibi aniden ayrılarak, futbol dünyasına kendi ismiyle anılan “Cruyff Dönüşü” çalımlarından birini attı. Onun zekasına futbol arenasında tekrar tanık olmak isteyen milyonlarca sporseverin hevesi şimdilik kursağında kaldı. Umarız Sarı Fare aynı çalımı geri dönmek için de atar.</p>
<p><a href="http://video.google.com/videoplay?docid=-3518748891580965526&#38;q=cruyff+turn&#38;total=34&#38;start=10&#38;num=10&#38;so=0&#38;type=search&#38;plindex=3"><br />
</a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[2010 dünya kupası elemeleri puan durumu]]></title>
<link>http://yeniposta.wordpress.com/?p=277</link>
<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 15:33:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>medyatiki</dc:creator>
<guid>http://yeniposta.tr.wordpress.com/2008/09/04/2010-dunya-kupasi-elemeleri-puan-durumu/</guid>
<description><![CDATA[

5. Grup Puan Durumu






Takımlar
O
G
B
M
A
Y
Av
P


1
İspanya
2
2
0
0
5
0
5
6


2
Türkiye
2
1]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div>
<div class="GridHeaderTab">
<h1>5. Grup Puan Durumu</h1>
</div>
</div>
<table id="ctl00_ContentHolder_PuanTablosu" style="width:468px;border-collapse:collapse;border-width:0;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr class="thFirst">
<th class="thLeft" align="right" scope="col"></th>
<th align="left" scope="col">Takımlar</th>
<th align="center" scope="col">O</th>
<th scope="col">G</th>
<th scope="col">B</th>
<th scope="col">M</th>
<th scope="col">A</th>
<th scope="col">Y</th>
<th scope="col">Av</th>
<th class="thRight" scope="col">P</th>
</tr>
<tr class="trNorm">
<td align="center">1</td>
<td align="left">İspanya</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">5</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">5</td>
<td style="width:30px;" align="center">6</td>
</tr>
<tr class="trAlternate">
<td align="center">2</td>
<td align="left">Türkiye</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">3</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">4</td>
</tr>
<tr class="trNorm">
<td align="center">3</td>
<td align="left">Belçika</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">4</td>
<td style="width:30px;" align="center">3</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">4</td>
</tr>
<tr class="trAlternate">
<td align="center">4</td>
<td align="left">Bosna Hersek</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">7</td>
<td style="width:30px;" align="center">1</td>
<td style="width:30px;" align="center">6</td>
<td style="width:30px;" align="center">3</td>
</tr>
<tr class="trNorm">
<td align="center">5</td>
<td align="left">Ermenistan</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">6</td>
<td style="width:30px;" align="center">-6</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
</tr>
<tr class="trAlternate">
<td align="center">6</td>
<td align="left">Estonya</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">2</td>
<td style="width:30px;" align="center">10</td>
<td style="width:30px;" align="center">-8</td>
<td style="width:30px;" align="center">0</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
