<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>edephurmetsaygi &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/edephurmetsaygi/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "edephurmetsaygi"</description>
	<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 23:29:27 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[HAYA  ve  EDEB     (cok önemli Bir konu )]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1648</link>
<pubDate>Sat, 24 May 2008 01:08:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1648</guid>
<description><![CDATA[
HAYA ve EDEB (cok önemli Bir konu )
 
&#8220;Bu güzel duygu, biri fıtrî, diğeri dinî olmâk ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img208.imageshack.us/img208/6338/thcicekvaazseyfettinalknn2.gif" alt="" width="540" height="340" /></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:14pt;color:blue;">HAYA<span> </span>ve<span> </span>EDEB</span><span style="color:blue;"><span> </span></span></strong><strong><span style="font-size:14pt;">(cok önemli Bir konu )</span></strong><span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>"Bu güzel duygu, biri fıtrî, diğeri dinî olmâk üzere iki türü kapsamaktadır. Fıtri olan, halk yanında açılması haram olan yerleri açmamak gibi şeyler olup, dinîsi, halk ve Halık huzurunda edeb ve hürmet müntehi olur. Fahri âlem efendimiz, <span style="color:fuchsia;">"Haya imandan bir şubedir"</span> buyurdular. <span style="color:fuchsia;">"Utanmıyorsan dilediğini yap"</span> nebevi hadisi de varid olmuştur ki, hikmetle damgalanmış bu hadis dünya ve içindekileri değer icazla düzenlenmiş bir kelâmdır. İmam Ali -Allah onun yüzünü keremli kılsın ve ondan razı olsun-, <span style="color:fuchsia;">"Bir kimse haya elbisesini giyinse, yani hayayı kendisine prensip edinse halk o kimsenin ayıbını göremez"</span> buyurdular. Gerçekten de haya öyle onur ve şeref verici bir elbisedir ki, onu giyinenler ayıp ve eksikliklerini örtmekle birlikte herkes tarafından saygı ve ikram görürler. Haya elbisesini giyinmeyen kimseler ise ne kadar haysiyetli ve itibarlı olursa olsunlar kendilerinden aşağı kimselerden bile hakaret görürler. Haya özellikle kadınlar için çok gereklidir. Çünkü sahip oldukları yüz güzelliği bir kat daha artırır. Hatta Aristotales, <span style="color:fuchsia;">"Kadınlarda en çok sevilecek şey nedir?"</span> sorusuna <span style="color:fuchsia;">"Yüzlerinde hayadan dolayı ortaya çıkan kırmızılık"</span> cevabını vermişti.</span><br />
<span>Haya sırf hayır ve hayra vesiledir. Buna karşılık hayasızlık ve çirkin söz de şer ve şerre götürücüdür. Allah Rasulü -salat ve selam ona ve âline olsun- <span style="color:fuchsia;">"Haya ile sükut iman ağacının iki dalı, çirkin söz ile beyan da münafıklığın iki budağıdır"</span> buyurarak bu gerçeği ifade etmiştir.</span></p>
<p><span>İmam Maverdî hayayı üç kısma ayırır: <span style="color:blue;">"1- Allah'tan utanmak, 2- İnsanlardan utanmak, 3- Kendi nefsinden utanmak."</span> </span></p>
<p><span>Maverdî, Allah'tan utanmayı şöyle tanımlar: <span style="color:fuchsia;">"O'nun emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından sakınmaktır."</span></span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span><span>Rasûlullah (s.a.s), bir gün ashaba, <span style="color:fuchsia;">"Allah'tan gerektiği gibi haya ediniz"</span> demişti. Onlar<span style="color:fuchsia;">, "Yâ Rasulallah, Allah'a hamd olsun, haya ediyoruz"</span> cevabını vermeleri üzerine, <span style="color:fuchsia;">"Gerçek haya o değildir. Fakat gerçek anlamda Hakk'tan haya eden başını</span> (baçtaki duyu organlarını) <span style="color:fuchsia;">ve başın</span> (içindeki düşüncelerini) <span style="color:fuchsia;">korusun, karnını ve karnının ihtiva ettiğini</span> (yeme ve içmesini<span style="color:fuchsia;">) kontrol etsin, ölümü ve musibetleri hatırlasın, âhireti isteyen dünya hayatının süsünü terketsin, böyle yapanlar Allah'tan hakkıyla haya etmiş olurlar"</span> buyurmuştur.</span><br />
<span>Rivâyete göre Alkame b. Ulase, <span style="color:fuchsia;">"Ya Rasulallah, bana nasihat et" </span>deyince Hz. Peygamber (s.a.s) <span style="color:fuchsia;">"Kavminin etkileyici kişilerinden utandığın gibi Allah'tan da utan"</span> buyurmuştur. Allah, bütün yaratıklan sürekli görüp gözetlemektedir. Kur'ân'da <span style="color:fuchsia;">"Allah'ın gördüğünü bilmiyor mu?"</span> (el-Alak, 96/16) buyurulmuş, </span></p>
<p><span>Rasulullah (s.a.s) de ünlü Cibril hadisinde, ihsanı, Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmek olarak tanımlamış ve eklemiştir: <span style="color:fuchsia;">"Sen O'nu görmüyorsan bile O seni görüyordur"</span> Şüphesiz Allah'ın kendisini gördüğünün bilincinde olan bir kimse O'ndan utanır, O'nun emir ve yasaklarına karşı gelemez. Kuşeyrî, <span style="color:fuchsia;">"Ândolsun kadın onu arzu etmişti, eğer Rabbi'nin doğruyu gösteren delilini görmeseydi, Yusuf da onu arzu etmişti"</span> (Yusuf, 12/24) âyetinin tefsirinde şöyle bir kıssa anlatıldığını nakleder<span style="color:fuchsia;">: "Zeliha evinin bir köşesinde bulunan putun üzerini örtmüş</span> (sonra hadi demiş), <span style="color:fuchsia;">fakat Yusuf</span> (a.s) sormuştu; <span style="color:fuchsia;">"Şu yaptığın işin manası nedir?" </span>Zeliha, <span style="color:fuchsia;">"Puttan utanıyorum"</span> deyince Yusuf, <span style="color:fuchsia;">"senin puttan utandığından ziyade ben Hak Teâlâ'dan utanmaktayım"</span> demişti.</span><br />
<span>Allah'a karşı olan hayası, Yusuf (a.s)'ı fuhuş ve kötülükten korumuştur. Gerçekten de haya, özellikle Allah'tan utanma duygusu dinin kuvvetinden ve imanın sağlamlığından ileri gelmektedir. O nedenle Allah Rasûlü, <span style="color:fuchsia;">"Haya'nın azlığı küfürdür"</span> ve <span style="color:fuchsia;">"Haya imandandır"</span> (Buharî, İman, 16; Müslim İman, 57-59) buyurmuştur. </span><br />
<span>Allah'tan gereği gibi utanmamak, haya duygusunun azlığı Allah'ın emirlerine muhalefet sonucunu doğurduğu için giderek insanı küfre kadar götürebilecek tehlikeli bir yoldur. Bir başka hadisinde de Rasulullah şöyle buyurarak, iman ile hayanın ilişkisini ortaya koymuştur: <span style="color:fuchsia;">"Haya, imanın nizamıdır. Bir şeyin nizamı bozulunca parçaları darma dağın olur her dinin bir ahlâkı vardır, İslâm'ın ahlâkı da haya'dır"</span> (İbn Mâce, Zühd, 17).</span></p>
<p><span>Maverdî, hayanın ikinci kısmı olarak ifade ettiği insanlardan utanmayı da şöyle tanımlar: <span style="color:fuchsia;">"Kişinin insanlardan utanması ise, insanlara ezâ ve açıktan açığa kötülük etmemesidir."</span> Nitekim Rasûlullah (s.a.s) <span style="color:fuchsia;">"Allah'tan sakınan, insanlardan da sakınır"</span> buyurmuştur.</span><br />
<span>Maverdî'ye göre kişinin kendi nefsinden utanması, haya etmesi ise, iffetli olması ve yalnızlığında günahlardan sakınmasıdır. Hayanın bu kısmı, nefsin erdemlerinden ve ahlâkın güzelliğinden ileri gelmektedir. O halde insanın hayası bu üç yönden tam olursa onun hayır nedenleri de tam ve kötülük nedenleri kendinden uzaklaşmış olur. Kuşeyrî, hayanın bir çok çeşidinden söz etmiştir. Maverdî'nin tasnifinden tamamen farklı olan bu bölümleme de şöyle: Cinayet (günah işlemek) hayası: Adem (a.s) bunun örneğidir. Hz. Adem, <span style="color:fuchsia;">"Benden firar mı ediyorsun?"</span> denilince, <span style="color:fuchsia;">"Hayır, tersine senden haya ediyorum"</span> cevabını vermişti.</span></p>
<p><span>Kusur hayası: <span style="color:fuchsia;">"Seni tesbih ve tenzih ederiz, sana hakkıyla ibadet edemedik"</span> diyen meleklerin hayası gibi.</span></p>
<p><span>Ta'zim (iclâl) hayası: Aziz ve celil olan Allah'tan haya ettiği için kanadını kapayan İsrafil (a.s)'in hayası gibi.</span></p>
<p><span>Kerem hayası: Ümmetinden haya ettiği için <span style="color:fuchsia;">"evden çıkın"</span> diyemeyen Rasûlullah'ın (s.a.s) hayası gibi. Aziz ve Celil olan Allah bu konuda, <span style="color:fuchsia;">"Ey mü'minler, Peygamber'in evlerine yemeğe çağrılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilirseniz girin ve yemeği yiyince dağılın, söze dalmayın. Bu haliniz Peygamber'i üzüyor, fakat o size bir şey söylemekten utanıyordu. Ama Allah gerçeği söylemekten utanmaz"</span> (el-Ahzab, 33/53) buyurmuştur.</span></p>
<p><span>Haşmet hayası: Hazreti Ali'nin hayası gibi. Hazreti Afi, kızı Fatıma ise evli olduğu için mezinin çıkmasının dini hükmünü Rasûlüllah'a soramamış ve bunu sormasını Mikdat bin Esved'den rica etmişti.</span></p>
<p><span>Hakir görme (istihkar) hayası: Musa (a.s)'ın hayası gibi. Hazreti Musa,</span><br />
<span>"Dünyevi bir ihtiyacım zuhur ediyor, fakat bunu izale etmesini Rabbımdan dilemekten haya ediyorum"</span><span> demiş; yüce Allah da ona, <span style="color:fuchsia;">"Hamurunun tuzuna ve koyununun otuna varıncaya kadar her şeyi benden iste"</span> buyurmuştu.</span></p>
<p><span>Nimet hayası: Bu, Rab Teâlâ'nın hayasıdır. Sırat (köprüsünü) geçen kula mühürlü bir mektup verir, kul açar bakar ki içinde, <span style="color:fuchsia;">"Sen yaptığını</span> (ve yapmak istediğini) <span style="color:fuchsia;">yaptın, fakat ben bu konuda aleyhinde bir açıklama yapmaktan haya ettim, hadi</span> (Cennete) <span style="color:fuchsia;">git, affıma mazhar olduğun hususunda şüphen kalmasın" ibaresi yazılıdır" </span>(Kuşeyrî Risalesi, s. 314-315).</span></p>
<p><span>Cüneyd'e <span style="color:fuchsia;">"Rabbım ne ile buldun?"</span> diye sorarlar; şöyle der<span style="color:fuchsia;">: "Azametini hatırlar, O'ndan haya eder ve günahtan kaçınırım"</span> Bu, insanın Allah'ı kendisine yakın bilerek günah işlemekten haya etmesi, marifet sahibi olduğunun alâmetidir demeye gelir. İbn Ata da, "<span style="color:red;">En büyük ilim heybet ve hayadır. (Bir kimsenin kalbinden) heybet ve haya (duygusu) gitti mi, artık onda hayır kalmaz" </span><span style="color:black;">demiştir</span>. Haya ile ilgili olarak Sırrıyyu's-Sakatî'nin şöyle dediği rivayet edilir: <span style="color:fuchsia;">"Haya ve üns kalbin kapısını çalarlar, eğer burada zühd ve verâ' bulursa konaklarlar, aksi takdirde geçip giderler."</span></span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span><span>"Haya Allah'ın nimetlerini görmektir, ibadet ve ameldeki kusurları görmektir. Bu iki görüş arasından bir hal doğar ve ona haya adı verilir."</span><span style="color:blue;"></span></p>
<p class="MsoNormal">
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yaşlılar, Gençlere ALLÂH’ın Birer Emânetidir]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1585</link>
<pubDate>Mon, 14 Apr 2008 01:05:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1585</guid>
<description><![CDATA[
Yaşlılar, Gençlere ALLÂH’ın Birer Emânetidir

İnsanın yanında bulunan gerek ebeveyni ve ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img501.imageshack.us/img501/1968/dedeef0.jpg" alt="" width="540" height="340" /></p>
<p><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Tahoma;color:blue;">Yaşlılar, Gençlere ALLÂH’ın Birer Emânetidir</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"></p>
<p></span></p>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">İnsanın yanında bulunan gerek ebeveyni ve gerekse diğer yakını olan ihtiyarlar, Allâh’ın ona birer emânetidir... </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> Onun için birer imtihan vâsıtası, rızkının genişleme sebebidir... </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> Kezâ, bir takım belâ ve musîbetlerin def‘ine vesîledir. </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> O bakımdan bu mübârek ihtiyarların varlıklarıyla sıkılmak, ölümlerini arzu etmek çok büyük bir vicdansızlık ve pek büyük bir vebâldir. Hele hele kendilerini evlâtlarının hayatına fedâ eden anne ve babanın ölümlerini arzu etmenin, onlardan kurtulmaya çalışmanın çirkinliği, aklı başında hiçbir insana yakışmayacak şekilde âşikârdır. Zira yaşlıların ölümünü arzulayan her genç de, şayet ömrü varsa, mutlaka ihtiyarlayacaktır. Dolayısıyla,</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>“</strong></span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Her amel kendi cinsinden bir şeyle karşılık görür</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">”</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>kâidesi gereğince, anne-baba başta olmak üzere, hiç şüphesiz yaşlılara hürmet etmeyene, evlâdı da, diğer gençler de hürmet etmeyecektir. Buna mukabil anne-baba ve sair ihtiyarlara hürmet edip hizmet veren kimse de, ihtiyarlığında mutlaka bunun karşılığını görecektir. Nitekim, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyururlar:</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>“</strong></span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">Herhangi bir genç, yaşından dolayı bir ihtiyara hürmet ederse, Hazret-i Allah da, yaşlılığında ona hizmet edecek kimseler halk eder.”</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">(Riyâzu’s-Sâlihîn, 1, 391)</span></strong></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>Binâenaleyh, büyüklerine saygı göstermeyen, yaşlı-düşkün ve bakıma muhtaç olanlarla ilgilenmeyen kişiler, Allah indinde de, cemiyet nezdinde de mes‘ûliyetten kurtulamazlar. Şefkat ve merhametten mahrûm olan bu kimseler, ayrıca uhrevî cezâ ve azâba da dûçâr olacaklardır. </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> </strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><strong> İşte hem insanlık, hem de Müslümanlığın îcâbı şudur ki;</strong> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">- Yaşlılara saygı göstermeli, yufka yüreklerini rencide etmemeli… </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> - Yaşlılıktan dolayı vukû bulacak birtakım hata ve muvâzenesizlikleri musâmaha ile karşılamalı… </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> </span></strong></h3>
<h3><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> - Onları birer emânet olarak kabul edip haklarına riâyetkâr olmalıdır.</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>Böyle davranan, böyle düşünen âilelerde ve cemiyetlerde huzur olur, hayır ve bereket bulunur. Nitekim Resûlüllah Efendimiz buyurmuşlardır ki:</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">“Düşkünleri görüp gözetiniz; zira siz, ancak düşkünleriniz sayesinde yardım görür ve rızıklandırılırsınız.”</span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></strong><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">(R. Sâlihîn, 1, 314) Bir başka rivâyette ise</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">, </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">“Beli bükülmüş ihtiyarlar, süt emen bebekler ve otlayan hayvanlar olmasa idi, başınıza büyük azap gelecek ve sel gibi belâlar akacaktı.”</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>(Keşfü’l-Hafâ 2, 212)</strong></span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> <strong>Ne mutlu Müslüman olarak saçı-sakalı ağaran, beli kamburlaşıp ihtiyarlayan insanlara... Ve ne mutlu, yaşlılarının kadr u kıymetini bilip hukûkuna riâyet ederek onlara saygı ve sevgi ile muâmele eden gençlere...</strong></span><strong></strong></h3>
<h3><strong></strong></h3>
<p><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> ***</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"><br />
</span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:red;"><br />
</span><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Tahoma;color:red;">FIKRA</span></strong></p>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"></span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:blue;">SAÇLARI BEYAZ, SAKALI SİYAH</span></strong></p>
<h3></h3>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">Fransız imparatorlarından</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">IV. Henri</span></strong><span style="font-family:Tahoma;color:midnightblue;">, <strong>saçları beyazlamış, ama sakalları siyah bir köylü ile karşılaşınca, şaşkın şaşkın bakmış!.. Sonra da, bunun sebebini sormuş. Köylü ne cevap verse beğenirsiniz:</strong></span></p>
<h3><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span></h3>
<h3><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:midnightblue;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">— Çünkü</span></strong><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:fuchsia;">,</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">demiş</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;color:fuchsia;">, </span><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;">saçım sakalımdan yirmi yaş büyüktür haşmetmeâb.</span></strong></h3>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family:Tahoma;color:fuchsia;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family:Tahoma;color:maroon;">www.bilgicagi.net</span></strong><span style="color:maroon;"></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Peygamberimizin (s.a.v) Yeme Icme Adabi]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1559</link>
<pubDate>Thu, 10 Apr 2008 00:23:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1559</guid>
<description><![CDATA[
Peygamberimizin (s.a.v) Yeme Icme Adabi
 
Allah, insani adeta butun varliklarin merkezine yerlestir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img404.imageshack.us/img404/5972/160534825974e0d2324dbpt2.jpg" alt="" width="540" height="340" /></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:14pt;font-family:Arial;color:blue;">Peygamberimizin (s.a.v) Yeme Icme Adabi</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:12pt;"><strong><span> </span></strong><br />
<strong><span style="font-family:Verdana;">Allah, insani adeta butun varliklarin merkezine yerlestirmis. Canli ve cansiz her seyi onun etrafinda pervane etmis. Insanlik aleminin merkezine de rizki koymus.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;">Bu temel olcuyle, yeme icme adabinin ana hatlari ortaya cikar. O da, istifade edecegimiz bir nimeti, elimize aldigimiz bir rizki Allah'in adiyla yemeye baslamak; nimete saygili olmak, tasidigi sanat incelikleri uzerinde tefekkur, yedikten sonra da Allah'a hamd etmektir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;">Ikinci onemli adabi, yeyip ictiklerimizin helalden olmasidir. Bu da hem dinen kullanimi yasak olmamasi, hem de hakkimiz olmasina baglidir. Islamî usullerle kesilmemis hayvan eti, domuz ve diger yenmeyen canlilardan beslenmek ve sarap icmek yasak olanlara ornektir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;">Hz. Peygamber, gunde iki kere yemek yerdi. Az yemeyi tavsiye ederdi. Haram olan yiyecek ve icecekler haric, diger yiyecekleri yerdi. <span style="color:fuchsia;">Sadece et veya sadece sebze yemek gibi tek yonlu beslenmezdi.</span><span style="color:fuchsia;"> </span></span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span><br />
</strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Bazi yemekleri daha cok sevse de, hicbir yemek icin <span style="text-decoration:underline;">"sevmiyorum"</span> ifadesini kullanmazdi<em>. </em></span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">[Yani:cogumuzun bazi yemekler icin dedigini demezdi] </span></em></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Yemek davetlerine katilirdi</span><span style="color:black;"><br />
</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">.[Yani:davetlere icabet eder,bizler gibi mazeret beyan etmezdi.] </span></em></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Yemege baslamadan once ve yemekten sonra ellerini yikardi<em>.</em></span><span style="color:black;"><br />
</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">[Yani:bizler gibi ellerinin her zaman temiz oldugunu dusunmezdi] </span></em></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Besmele ile baslar, uygun ve kisa bir dua ile bitirirdi</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">.</span></em><span style="color:black;"><br />
</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">[Yani:Bizler gibi sukursuz bir sekilde yemeyip; insan olmanin verdigi sorumlulukla Rabbine sukrederdi.]</span></em></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:black;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Sag eliyle yerdi. Sol eliyle yiyenleri ikaz ederdi. Ortaya konulmus yemegin, kendi onune gelen kismindan yerdi. Yemek yerken saga, sola dayanmaz, yaslanarak yenilmemesini tavsiye ederdi. Yuzu koyun uzanarak yemek yemeyi yasaklardi. Yemegin israf edilmesini menederdi<em>.</em></span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">[Yani:bizler gibi yemegin dibini asla birakmaz,tam aksine ekmekle sunnetler, ekmek kirintilarini toplar ve parmaklarini bile yalardi.]</span></em></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Sogan, sarimsak gibi kokusu baskalarini rahatsiz eden yiyecekleri yedikten sonra toplum icine girmeyi hos karsilamazdi.</span><span style="color:black;"><br />
</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">[Yani:Bizler gibi dusuncesizlik etmez,pis kokan bir seyi yemeden once defalarca dusunur "acaba birisi rahatsiz olur mu" diye dusunur; bazen sevdigi bir seyi bile yemezdi.]</span></em></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:black;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Yemege ve suya uflemeyi yasaklardi. Yemegin cok sicak yenmemesi gerektigini soylerdi. Yemek ve su kaplarinin agzini kapatmayi tavsiye ederdi. Aile fertlerinin yemegi bir arada yemelerini tavsiye eder ve beraber yenen yemegin bereketli oldugunu belirtirdi</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">.</span></em><span style="color:black;"><br />
</span></strong><strong><em><span style="font-family:Verdana;color:black;">[Yani:bizler gibi ayri ayri yemez, mumkunse birkac kisiyle beraber yemek yerdi.]</span></em></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:black;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Asiriya kacmadan konusup sohbet ederdi.</span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span><br />
</strong><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-family:Verdana;">Bu ve benzeri sunnetlerinden hareketle yeme icme adabi soylece sayilmistir:</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">1.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Yemekten evvel ve sonra elini yikamak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">2.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Yemegi kendi onunden almak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">3.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Sag eliyle ve oturarak yemek,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">4.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Lokmayi agza gore almak ve iyice cignedikten sonra yutmak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">5.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Lokmayi yutmadikca ikinci lokmaya el uzatmamak agzinda lokma ile konusmamak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">6.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Suyu icmeden evvel bardaga bakmak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">7.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Suyu bir solukta icmemek,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">8.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Bardagin icine nefes vermemek,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">9.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Baskalarini tiksindirecek soz ve hareketten kacinmak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">10.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Baskasinin lokmasina ve yedigine bakmamak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">11.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Lokmayi agzina korken kafasini tabaga dogru uzatmamak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">12.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Yemekte israf etmemek, lokmasini ve aldigi yemegi bitirmek,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">13.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Agzindan bir sey cikarmak gerektiginde yuzunu sofradan cevirmek ve sol eli ile almak,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">14.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Disleriyle koparmis oldugu lokmayi yemege batirmamak.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">15.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Helalinden, temiz yemek ve Allah'a sukretmek,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">16.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Sofra sahibiyse, utanmamalari icin herkes yeyip bitirmedikce sofradan el cekmemek ve kalkmamak (az yiyen biriyse agir yemeli ve yer gibi davranmali),</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">17.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Once yasca veya mevkîce buyuk olanin baslamasi,</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Verdana;"> </span><strong><span style="font-family:Verdana;color:blue;">18.</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#ff6600;"> Mecbur kalmadikca sokaklarda yemek yememek.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family:Arial;color:black;"> Alinti : www.bilgicagi.net<br />
</span></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Su icmenin sunnetleri:]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1547</link>
<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 00:10:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1547</guid>
<description><![CDATA[
Su icmenin sunnetleri:
1- Suyu hizli degil, yavas icmek
Hazret-i Ali (ra) bildirmistir: Peygamber E]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img239.imageshack.us/img239/310/1323973316f9a5a3f96obk3.jpg" alt="" width="540" height="340" /></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-family:Verdana;color:blue;">Su icmenin sunnetleri:</span></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">1- Suyu hizli degil, yavas icmek</span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;">Hazret-i Ali (ra) bildirmistir: Peygamber Efendimiz (asm): "Su ictiginizde emerek (yudum yudum) icin, agziniza dokercesine icmeyin" buyurmustur.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">2- Suyu bir defada degil, iki veya uc defada icmek ve icerken icine nefes vermemek.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;">Ebu Katade (ra) bildirmistir: Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) buyurdu ki:</span><br />
</strong><strong><span style="font-family:Verdana;">"<span style="color:fuchsia;">Sizden biriniz su ictiginde su kabina uflemesin</span><span style="color:green;">."</span> </span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;">(Solunum sistemindeki bakteri ve mikroplarin sindirim sistemine karismamasi icin)</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;">Ebu Said (ra) anlatmistir: Resulullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: </span><br />
</strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:green;">"</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Su bardagini agzindan uzaklastir, sonra nefes al</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:green;">."</span></strong><strong></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">3- Suyu mumkunse oturarak icmek, mumkun degilse ayakta icmek</span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;">Ebu Said el-Hudri, Resulullah'in (asm) suyu ayakta dikilerek icmeyi yasakladigini bildirmistir. Fakat Hazret-i Ali'den (ra) gelen bir rivayet de soyledir: Hazret-i Ali (ra) Kufe mescidinin kapisinda ayakta su icti ve soyle dedi: "Bazi kimseler birisinin ayakta su ictigini fena gorurler. Halbuki ben Peygamber Efendimiz'in (asm) benim ictigimi gordugunuz gibi su ictigini gordum."</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">4- Suyu sag eliyle icmek.</span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;">Ibn-i Omer (ra) bildirmistir: Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) buyurdu ki<span style="color:#339966;">:</span></span><br />
</strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#339966;">"</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Biriniz yemek yedigi zaman sag eli ile yesin. Ictigi zaman da sag eliyle icsin. Cunku seytan sol eli ile yer, sol eli ile icer."</span></strong><strong></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">5- Suyu icerken "Bismillahirrahmanirrahim" demek. Ictikten sonra Allah'a hamd etmek, yani "Elhamdulillah" demek.</span><span style="color:fuchsia;"><br />
</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;">Ebu Hureyre (ra) uzunca bir hadisin sonunda bildirmistir: "Resulullah (asm) sut kadehini aldi, Besmele cekti, icti ve Allah'a hamd etti."</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;">Omer ibn-i Seleme (ra) bildirmistir: Ben Resulullah'in (asm) terbiyesinde bulunuyordum. </span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;">Yemek yerken elim yemek kabinin her tarafinda dolasirdi. Resulullah (asm) bana: "Cocugum! Allah'in adini an. Sag elinle ye ve sana yakin olan taraftan ye" buyurdu.</span></strong><strong></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">6- Suyu aile icinde de olsa ikram etmek</span></strong><strong><span style="color:fuchsia;"><br />
</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;">Irbad bin Sariye (ra) bildirmistir: Allah Resulu (asm) soyle buyurdu: </span></strong><strong><span><br />
</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#339966;">"</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:fuchsia;">Erkek hanimina su dahi icirse ondan sevap kazanir</span></strong><strong><span style="font-family:Verdana;color:#339966;">.".</span></strong><strong></strong></p>
<p><strong><span style="font-family:Verdana;">Aile ve arkadas ortaminda eger herkes susamis ise, uygun olan once baskalarina suyu ikram etmektir.</span></strong><strong></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[EDEP]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1330</link>
<pubDate>Wed, 13 Feb 2008 00:35:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/?p=1330</guid>
<description><![CDATA[ 
EDEP
Osmanlı’da sadaka taşları varmış, ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://www.akademiksanat.com/resim_susleme/Ernst_Rudolf_The_Flower_Merchant.jpg" height="533" width="540" /></p>
<p class="MsoNormal"><b><span style="font-size:20pt;font-family:Algerian;color:blue;">EDEP</span></b><span style="font-family:Arial;"></span></p>
<p><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">Osmanlı’da sadaka taşları varmış, ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden, yabancı elçilerin de şaşkın şehadetleriyle, sadece ihtiyacı kadarını alırmış. Aynı şey yolların üzerinde vakıflar tarafından kurulan konaklarda da uygulanır, yolcu eğer ihtiyacı varsa yatağının başucundaki keseden alabilirmiş. Binitine ücretsiz bakılır, ücretsiz üç gün yemek verilirmiş.</span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"></span></i></p>
<p><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">Eskiden </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Kapıyı kapat!”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> denilmezmiş. Allah (c.c.) kimsenin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş. </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Kapıyı ört, ya da sırla</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">” denilirmiş. Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş.</span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"></span></i></p>
<p><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Lambayı söndür”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> demezlermiş. Allah (c.c.) kimsenin ışığını söndürmesin, </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Lambayı dinlerdir”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> derlermiş. Lamba yakılmaz, uyandırılırmış. Uyuyan birisi uyandırılmak için sarsılmaz veya adı ile çağırilmazmış. </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Agah ol erenler”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> derlermiş. Nezaket, incelik, edeb her işin başı imiş de ondan… Ona eren uyanık olurmuş. İnsanların sözü kesilmez, işaret ve işmar edilmez, fısıltılar, gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış.</span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"></span></i></p>
<p><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">Hanımlar </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Efendi”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> derlermiş beylerine, </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“siz”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> derlermiş. Hanımefendiliklerini gösterirlermiş. Gezerken yere yumuşak basılır, ses çıkarmamaya çalışılırmış. Yerdeki haşerata basmamaya özen gösterdiği için, adı </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Karınca basmaz Efendiye”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> çıkan insanlar varmış.</span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"></span></i></p>
<p><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">Kapıdan çıkarken arkasını dönmemek, geri geri çıkmak edebmiş.Kapı eşiğindeki ayakkabılar, dışarıya doğru değil, içeriye doğru çevrilirmiş. </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Git bir daha gelme!” </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">der gibi değil de, </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsun”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> der gibi dizilirmiş.</span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"></span></i></p>
<p><span><i> </i></span><i><br />
</i><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">Eskiler hayatı o kadar nurani, o kadar temiz, o kadar manâlı yaşarmış.</span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"></span></i></p>
<p><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler, Ölçülü uzaklıkta yakın beraberlikler.”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> diye tarif eder Üstad N. Fazıl bu hali…</span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"></span></i></p>
<p><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">Eskiler </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Edeb Ya Hu!”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> derler, Onu görüyor gibi yaşamaya çalışırlarmış. O varken başkasına bakmaz, Onu unutmuş gibi hallere girmezlermiş. Ezel ve Ebed Sultanı’nın huzurunda nasıl hareket edilmesi gerekiyorsa öyle hareket etmek isterlermiş. </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Bizi takip eden, her halimizi perdesiz, engelsiz gören, şu anda bizim durumumuza bakan Allah var!”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> der gibi, o mânâyı hatırlatmak için her yere </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Edeb Ya Hu!”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> yazarlarmış. </span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:fuchsia;">“Allah’ın huzurunda edeb”</span></i></b><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;"> demekmiş bu… </span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"><br />
</span></i><b><i><span style="font-size:13.5pt;font-family:Arial;color:black;">İnsan nerede olursa olsun Allah’ın huzurunda değil midir?</span></i></b><i><span style="font-family:Arial;"></span></i></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Örnek Haya]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/10/26/ornek-haya/</link>
<pubDate>Fri, 26 Oct 2007 15:32:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/10/26/ornek-haya/</guid>
<description><![CDATA[ 
Örnek Haya
Mü&#8217;minlerin emiri Hz. Ömer r.a.&#8217;ın canına kastedilmişti. Ağır yara]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://www.islammerkezi.com/islam/ravzaresimleri/images/hucreiserif2_jpg.jpg" height="300" width="525" /></p>
<p><strong>Örnek Haya</strong></p>
<p><strong>Mü'minlerin emiri Hz. Ömer r.a.'ın canına kastedilmişti. Ağır yaralıydı. Anladı, hissetti ki bu yara onu götürecek, son anlarını yaşıyor. Bir dileği vardı, son bir dilek. Kızı Hafsa r.a.'ı Aişe r.a.'a gönderdi. Efendimiz s.a.v.'in ayak ucuna defnedilebilmek için Hz. Aişe'den izin istedi. Zira orası müminlerin annesine aitti ve Hz. Aişe r.a.' ın babası Hz. Ebu Bekir r.a. da oradaydı. Hz. Aişe bu isteği şöyle karşıladı:</p>
<p>- Aslında o yeri kendim için düşünmüştüm. Fakat Ömer'i kendime tercih edeceğim.</p>
<p>Ve Hz. Ömer r.a. vefat edince Efendimiz s.a.v.'in ayak ucuna defnedildi.</p>
<p>Müminlerin annesi Hz. Aişe r.a ., ALLAH Rasulü s.a.v.'in ve babasının kabirlerini serbestçe ziyaret ederdi. Ancak Hz. Ömer de oraya defnedildikten sonra kabirleri daha bir dikkatli ve daha bir örtünerek ziyaret eder oldu.</p>
<p>--<br />
<font color="black">İnandığınız gibi yaşamazsanız,Yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız...Hz. Ömer ( r.a.)</font> </strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Erkegin ehli ile oynama ve cima`inin edeblerini bildirir]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/09/10/erkegin-ehli-ile-oynama-ve-cimainin-edeblerini-bildirir/</link>
<pubDate>Mon, 10 Sep 2007 02:29:16 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/09/10/erkegin-ehli-ile-oynama-ve-cimainin-edeblerini-bildirir/</guid>
<description><![CDATA[Erkegin ehli ile oynama ve cima`inin edeblerini bildirir.Ey aziz !
Edeb ehli demislerdirki, Cima`nin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erkegin ehli ile oynama ve cima`inin edeblerini bildirir.</strong><strong>Ey aziz !<br />
Edeb ehli demislerdirki, Cima`nin edeb ve sartlari yirmidir :</p>
<p></strong><a href="http://imageshack.us"><img border="0" src="http://img507.imageshack.us/img507/6539/cinselhayatlp7.jpg" /></a><br />
<a href="http://g.imageshack.us/g.php?h=507&#38;i=cinselhayatlp7.jpg"><img border="0" src="http://img507.imageshack.us/img507/6539/cinselhayatlp7.8edcd72714.jpg" /></a></p>
<p>MARiFETNAME`den alintidir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bişr-i Hafi]]></title>
<link>http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/07/12/bisr-i-hafi/</link>
<pubDate>Thu, 12 Jul 2007 18:43:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<guid>http://yukarikayalar.wordpress.com/2007/07/12/bisr-i-hafi/</guid>
<description><![CDATA[ 
Bişr-i Hafi
Bişr-i Hafi. Evliyânın büyüklerinden. Genç. Günah çukuruna düşmüş yuvarl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong> <img border="0" width="250" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/2/25/Bismillah.JPG/250px-Bismillah.JPG" height="399" style="width:403px;height:338px;" /></strong></p>
<p><strong>Bişr-i Hafi</p>
<p>Bişr-i Hafi. Evliyânın büyüklerinden. Genç. Günah çukuruna düşmüş yuvarlanıyor yuvarlandıkça batıyor...</p>
<p>Bir gün Gecesini içki masalarında sabahladığı bir gecenin günü. Sarrhoş. Evinin yolunu tutturmuş, gidiyor, gitmeye çalışıyor. Yürüyor. O da ne? Bir kağıt, üstünde Besmele yazılı bir kağıt. İçi cız ediyor. Eğiliyor. Çamurların içinden Besmele yazılı kağıdı alıyor. Hiç Allah'ın ismi yerde olur mu, çamurlar içinde olur mu, bin bir düşünce bin bir ah ediş. Kağıdı öpüyor, çamurlarını siliyor, temizliyor, evine götürüyor, güzel kokulare sürüyor ve eveinin en güzel yerine asıyor.</p>
<p>O gece âlim bir zât bir rüyâ görür. Rüyâda,'' Git, Bişr'e söyle! İsmimi temizlediği gibi onu temizlerim. İsmimi büyük tuttuğu gibi büyültürüm. İsmimi güzel kokulu yaptığı gibi, onu güzel ederim. İzzetime yemin ederim ki, onun ismini dünyada ve âhirette temiz ve güzel eylerim'' denildi.<br />
Bu rüyâ, üç defa tekrar etti. Rüyâ gören kimse, sabah olunca, Bişr-i Hafi'yi arayıp meyhanede buldu. Mühim haberim var diye içeriden çağırdı. Bişr geldiğinde, gelen zâta dedi ki:<br />
-Kimden haber vereceksin?<br />
-Sana Allahü teâlâdan haber vereceğim. Bunu duyan Bişr, ağlamaya başladı ve sordu:<br />
-Bana kızıyor mu, şiddetli azap mı yapacak? Rüyâyı sonuna kadar dinleyince arkadaşlarına dönüp şöyle söyledi:<br />
-Ey arkadaşlarım! Beni çağırdılar, bundan sonra bir daha beni buralarda göremiyeceksiniz.<br />
O zâtın yanında hemen tövbe etti. Bu anda ayağında ayakkabı bulunmadığı için, hiç ayakkabı giymedi. Sebebini soranlara,''Söz verdiğim zaman yalınayaktım, şimdi giymeğe hayâ ederim'' derdi.</p>
<p>Ayakkabı giymediği için kendisine ''Hafi'' (yalınayak)denilmiştir.</strong></p>
<p><!-- / message --></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
