<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>gundemdekiler &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/gundemdekiler/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "gundemdekiler"</description>
	<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 03:41:04 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[BİR YAHUDİ GENCİN KEHANETİ..]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1659</link>
<pubDate>Thu, 26 Jun 2008 22:14:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1659</guid>
<description><![CDATA[Bir acı tespit, kabullenilmeyecek bir yarışma sonucu! Eyvahlar olsun ki kendi öz değerlerimizi ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><em><span style="font-size:small;">Bir acı tespit, kabullenilmeyecek bir yarışma sonucu! Eyvahlar olsun ki kendi öz değerlerimizi yitirdik, kaybettik, kaptırdık...</span></em></span></p>
<p><span></span></p>
<div>
<div>
<p><strong><span style="font-size:small;color:#990000;"><img src="http://www.internethaber.com/images/news/39897.jpg" alt="" /></span></strong></p>
<p><strong><span style="font-size:small;color:#990000;font-family:Verdana;">"Bugünkü Türkiye'nin Kültürü, Kurumları ve Değerlerinde Osmanlı Mirası" konulu Sakıp Sabancı Ödülleri'nde tüm ödüller yabancılara gitti. Yirmibir Türk araştırmacıdan hiçbiri dereceye layık görülmedi. Acı ama durum böyle...</span></strong></p>
<p><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:small;">Sakıp Sabanca Ödülleri, Türkiye için kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığı oldu. "Bugünkü Türkiye'nin Kültürü, Kurumları ve Değerlerinde Osmanlı Mirası" konulu yarışmaya yerli ve yabancı çok sayıda araştırmacı ve akademisyen katıldı. Yarışmaya <strong>Türkiye'den yirmibir araştırmacı katılırken</strong>, bu araştırmacılardan <strong>hiçbiri ödüle layık görülmedi.</strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Verdana;">Yarışma, Türkiye'nin kendi öz kültürüne ne kadar yabancılaştığınında en önemli göstergesi niteliğinde. Bu gerçeği, ironiyle dile getiren Bekir Ayvazoğlu, yıllar önce bir Yahudi gencinin sözlerini okuyucularına aktardı.</span></p>
<p><span style="font-family:Verdana;"><span style="font-size:small;"><strong>İşte o önemli tespit;</strong> </span></span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Verdana;">"Rahmetli A. Süheyl Ünver, Amerika'da bulunduğu yıllarda (1958-1959) ziyaret ettiği Colombia Üniversitesi'nde harıl harıl Osmanlıca öğrenmeye çalışan bir <strong>Yahudi genciyle </strong>karşılaşmış ve ona bu ilgisinin sebebini sormuş. Gencin verdiği cevap mealen şöyle: </span></p>
<p><strong><span style="font-size:small;color:#800000;font-family:Verdana;">"Sizde bu dili ve kültürü bilen nesil artık gidiyor. Yakında kendi kültürünüzü öğrenmek, arşivlerinizdeki belgeleri okutmak için yabancı uzmanlar çağırmak zorunda kalacaksanız. Ben kendimi o günler için hazırlıyorum!" </span></strong></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Verdana;">Osmanlıca çalışan Yahudi gencinin, 1958 yılındaki bu kehaneti; bugün gerçek oldu. Yarışmanın birincilik ödülüne ise <strong>Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Tarihi Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Amy Singer'ın "Hayırseverliğin Devamlılığı" başlıklı incelemesi layık görüldü. </strong> </span></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Verdana;">Sanırız bu ödül  "bizden" bir şeyi hatırlatıyor... </span></p>
<p><strong><span style="font-size:small;font-family:Verdana;">Güleriz ağlanacak halimize...</span></strong></p>
<p><span style="font-size:small;font-family:Verdana;">(Alıntıdır) 26.Haziran.2008</span></div>
</div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Önce Alıştırma - Sonra Uyuşturma]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1643</link>
<pubDate>Sun, 01 Jun 2008 21:40:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1643</guid>
<description><![CDATA[Uyandırın
korkmayın heryerde konuşun konuyu siz açın
takside taksiciye konuşun
apartmanda kap]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Uyandırın</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">korkmayın heryerde konuşun konuyu siz açın</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">takside taksiciye konuşun</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">apartmanda kapıcıya konuşun</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">sakallı gazete bayinize konuşun</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">eve gelen gündelikçiye konuşun.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Anlatın eğer Fethullah dindarsa peygamber gibi ise</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">neden Amerika'da yaşıyor ?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">neden Mekke'de Kabe yakınlarında bir malikanede değil de</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Amerika’da FBI çiftliğinde.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Söyleyin bu zat değilmiy di 25 yıl o cami senin bu cami</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">benim salya sümük ağlayarak FAİZ haram diyen ?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">sorun kapıcınıza peki BANK ASYA  nedir ?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Önce alıştırmanız gerekir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Görüntüye.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Seslere.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Hareketlere.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Sessizliğe.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Çevrenizde olup bitenlere.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Yavaş yavaş alıştırırsınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Alışırlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Türbana.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Çarşafa, peçeye.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Taşyapı’ya.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Oğulların gemilerinin olmasına.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Çocukların televizyon kurmasına.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Yakınların yolsuzluklarına.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Sevgililere alınan evlere.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Çokeşliliğe.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Erkeklerin, kadınların ayrı ayrı oturmasına.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Ramazanda öğle yemeği verilmemesine.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Beyaz takkeyle gezenlere.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Hem de öyle alışırsınız ki size çok doğal gelmeye</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">başlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Bizde böyle deyip geçmeye başlarsınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">'Galiba demokrasi bu da biz mi anlamıyoruz?' diye</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">kuşkulanırsınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Sonra da uyuşursunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Yavaş yavaş uyuşursunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">İçinizden bile tepki duymaz olursunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">'En az üç çocuk yapın' derler, dinler geçersiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">'Bizi azaltmaya çalışıyorlar' derler, gülme duygunuz</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">bile kaybolmuştur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">'Batı'nın ahlaksızlığını aldık' derler, öyle dinler</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">durursunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Uyuşturmuşlardır sizi.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Bir yandan Çanakkale zaferini kutlarsınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Öte yandan Çanakkale savaşını yıllar sonra</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">kaybettiğinizi bile fark etmezsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Başbakanınız planlarını Amerika'ya açıklar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Siz burdan dinlersiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Amerika Ankara'yı işgal etmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Siz İngilizce öğrenmeye çalışırken durumu</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">göremezsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">***</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Alışırsınız ve uyuşursunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Geçmişe dalıp gitmişken,</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">geleceği kaybetmekte olduğunuzu fark edemezsiniz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Plan da bunun için yapılmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Önce alıştırma.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Sonra uyuşturma.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Yüzünüze demokrasi derler, arkanızdan gülerler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Yüzünüze çokkültürlülük derler, arkanızdan bölerler.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Yüzünüze değişim derler, arkanızdan soyarlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Yüzünüze gelişim derler, arkanızdan bakarlar.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Alışırsınız.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-size:9pt;font-family:Arial;">Uyuşursunuz.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0 10px;"><span style="font-weight:700;font-size:9pt;font-family:Arial;">Tehlikenin farkında mısınız?</span></p>
<p>ERDAL ATABEK..DENİZCE ' YE TEŞEKKÜRLER..</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-top:0;margin-bottom:0;"> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BURNU UZUN OLANLAR...]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1642</link>
<pubDate>Sun, 01 Jun 2008 21:27:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1642</guid>
<description><![CDATA[


 


 


 



Ruanda, küçük bir Afrika ülkesidir. Uganda, Tanzanya ve Burundi ile sınır k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="articleLongTitleBig2"> </td>
</tr>
<tr>
<td class="articleAuthor"> </td>
</tr>
<tr>
<td height="16"> </td>
</tr>
<tr>
<td class="articleSummary">
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Ruanda, küçük bir Afrika ülkesidir. Uganda, Tanzanya ve Burundi ile sınır komşusudur.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Nüfusu: 9,907,509</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Okur-yazar oranı: % 70,4</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Din: Halkın % 82,5’u Hıristiyan, % 5’i Müslüman.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Resmi diller: Kinyaruandaca, Fransızca ve İngilizce.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Doğal kaynaklar: Altın, kalay cevheri, tungsten cevheri, metan gazı.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Kişi başına yıllık gelir: 1000 dolar.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Halkın % 60’ı yoksulluk sınırı altında.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Ruanda, 1860 yılında Almanya’nın sömürgesi oldu.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Almanlar Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkınca, Ruanda 1916 yılında Belçika’nın boyunduruğu altına girdi.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Belçikalı egemenler, Ruanda’yı kolayca yönetebilmek için, sömürgecilerin o çok iyi bilinen ‘Böl ve Yönet’ yöntemini hemen uygulamak istediler. Ama önce, Ruandalıları bölüp parçalıyacak bir gerekçe bulmalıydılar. </span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Belçikalı egemenler Ruandalıları dini inançlarına göre bölemiyorlardı, çünkü halkın büyük çoğunluğu Hıristiyan misyonerlerin onlarca yıl süren yoğun çabaları sonucu Hıristiyan olmuştu. Öyleyse, dini inanca dayalı bir ayrımcılık söz konusu olamazdı. Ruandalıları etnik kökene göre ayrıştırmak da olanaksız görülüyordu. Gerçi Ruandalıların bir kısmı çiftçilik bir kısmı da hayvancılık yapıyordu ama, bu farklılık derin bir ayrımcılık yaratmaya elverişli değildi.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Belçikalı egemenler en sonunda Ruandalıları bölecek şeytanca bir formül buldular. </span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Ruandalıları ‘<em>burnu uzun olanlar</em>’ ve ‘<em>burnu kısa ve basık olanlar</em>’ diye ikiye ayırdılar.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Bu anlattığım, şaka değil! Belki kara mizah olarak görülebilir, ama hiç şaka değil!</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Belçikalı sömürgeciler, burnu uzun olanlara ‘Tutsi’, burnu kısa ve basık olanlara ‘Hutu’ dediler. Elbette sadece böyle demekle kalmadılar. Tutsilerin, soylu, kültürlü ve daha akıllı olduğunu duyurup, kendilerine hizmet edecek yöneticileri Tutsilerden seçtiler.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Aslında, burnu uzun Tutsiler azınlıktaydı. Ruandalıların çoğunluğu kısa ve basık burunlu Hutulardı. Peki, Belçikalı sömürgeciler, kendilerinin yaratıp ortaya çıkardığı ayrımcılıkta neden çoğunluktaki Hutuları değil de azınlıkta olan Tutsileri kendilerine yakın kişiler olarak seçmişlerdi?</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Sömürgeciler, ‘Böl ve Yönet’ yöntemini uygularken hep şu ilkeye bağlı davranırlar. Bölünme sonucu ortaya çıkan sınıflardan azınlık olanını kendilerine uşak olarak seçerler. Azınlıkta olan uşaklar aracılığıyla çoğunluk üzerinde baskı kurup denetimi sağlarlar. Azınlıkta olanlar, konumları nedeniyle, çoğunlukla baş edemeyeceklerini bildiklerinden sürekli olarak efendilerine bağlı kalırlar.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;"><span style="font-family:times new roman;">Belçikalı sömürgecilerin yarattığı yapay bölünmenin hiçbir bilimsel yanı bulunmamaktaydı. Tutsilerle Hutular arasında kan, soy ve kültür farkı yoktu. </span><span style="font-family:times new roman;">Tutsilerle Hutuların genetikleri de aynıydı. Yani, etnik kökene dayalı bir ayrımın aslı astarı yoktu!</span></span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Belçikalı sömürgeciler, Tutsi seçkinlerini kullanarak halktan vergi toplamayı ve Belçika’nın politikalarını dayatmayı başardılar. Yerel yönetimlere Tutsileri getirerek egemenliklerini pekiştirdiler.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Ancak 1950’lerde ortaya çıkan ve 1960’larda süren Afrika Milliyetçiliği rüzgarı Orta Afrika’da esmeye başlamıştı. Afrikalılar, sömürgecilere karşı başkaldırıyordu. Eylemin öncüleri, Birleşik Afrika ve tüm Afrikalılara eşitlik istiyordu.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-family:times new roman;"><span style="font-size:medium;">İşte bu rüzgardan cesaretlenen Ruanda’nın Hutuları, Tutsilere başkaldırdılar. Kasım 1959’da Tutsilerle Hutular arasında silahlı çatışma çıktı. Binlerce Tutsi öldürüldü, binlercesi de komşu Uganda’ya kaçtı. Belçikalı sömürgecilerin başlattığı ayrımcılık sonucu Ruanda’da bir iç savaş çıkmıştı.</span></span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">1 Temmuz 1962’de Ruanda, bağımsızlığına kavuştu. Ancak Belçikalı sömürgecilerin neden olduğu iç savaş durmadı. Hutularla Tutsiler arasındaki katliamlar aralıklarla sürdü.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Ruanda’da iç savaş 1994 yılında soykırım boyutlarına ulaştı. Çoğunluğu Tutsi olan 800 bin Ruandalı öldürüldü.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Şimdi gelelim ülkemize.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-family:times new roman;"><span style="font-size:medium;">Uzun bir süredir Türkiye’yi ve Türk halkını bölüp parçalamak isteyen ABD ve AB Sömürgecileri de ‘Böl ve Yönet’ yöntemini uygulamaya koydular.</span></span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Türk-Kürt ayrımı yaratıp bir iç savaşın çıkmasını beklediler, olmadı. Gerçi besleyip ortalığa saldıkları PKK teröristleri on binlerce insanımızın canına kıydı, ama asıl hedefe varamadılar.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Bu kez sömürgeciler, Alevi-Sünni kutuplaşmasını denediler, o da tutmadı. Gerçi Çorum, Kahramanmaraş ve Sivas’ta canavarca katliamlar gerçekleştirdiler, ama yine istedikleri olmamıştı.</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-family:times new roman;"><span style="font-size:medium;">Son olarak sömürgeciler, türban yanlıları-türban karşıtları ayrımcılığını ortaya sürüp körüklediler. Bu kez ABD-AB sömürgecileri, iktidarı da yanlarına çekip TBMM’de de çoğunluğu ele geçirdiklerinden, bu son oyunlarında sanki hedeflerine varmaya, bir iç savaş çıkaramaya yaklaşmış gibi görünmektedirler.</span></span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Peki, Türk milleti, ABD-AB sömürgecilerinin bu son oyununu da boşa çıkarırsa ne olacak?</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-family:times new roman;"><span style="font-size:medium;">Nasıl Belçikalı sömürgeciler Ruandalıları bölmek için halkın burun farkını öne çıkardılarsa, herhalde ABD-AB sömürgecileri de Türk halkının başka bir organını dillerine dolayıp ayrımcılık yaratmaya çalışacaklardır!</span></span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Sömürgecilerde oyun çoktur, bitmez!</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;font-family:times new roman;">Tek yol, Türk milletinin siviliyle, askeriyle hep birlikte, ‘Ne ABD ne AB Tam Bağımsız Türkiye’ diyerek ayaklanmasıdır!</span></div>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;">Yılmaz Dikbaş</span></div>
<div><span style="font-size:medium;">10 Şubat 2008, Antalya</span></div>
<div><a class="pageLinks" href="http://us.f346.mail.yahoo.com/ym/Compose?To=dikbas@kalinka.com.tr" target="_blank"><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:medium;color:#003399;"><strong>dikbas@kalinka.com.tr</strong></span></span></a><span style="font-size:medium;"> </span></div>
<div><a class="pageLinks" href="http://www.kalinka.com.tr/" target="_blank"><span style="text-decoration:underline;"><span style="font-size:medium;color:#003399;"><strong>www.kalinka.com.tr</strong></span></span></a><span style="font-size:medium;"> </span></div>
<div><span style="font-size:medium;"></p>
<p></span></div>
<div>
<div>
<div>
<div><a class="pageLinks" href="http://www.turk.kaderi.com/" target="_blank"></a></div>
<p><span style="font-size:medium;font-family:Times New Roman;"></p>
<div><em>"Bir adam ki memleketi kurtarmak için evvela büyük adam olmak lazımdır der ve bunun için de bir örnek seçip, onun gibi olmayınca memleketin kurtulamayacağı kanaatinde bulunursa, bu adam değildir."</em></div>
<p></span></div>
</div>
<div><span style="font-family:Times New Roman;"><span style="font-size:medium;">Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK </span></span></div>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyaz Saray'da yerli malı pazarı kurdu  ]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1636</link>
<pubDate>Sun, 25 May 2008 08:49:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1636</guid>
<description><![CDATA[Beyaz Saray&#8217;da yerli malı pazarı kurdu   
hurriyet.com.tr 
Burası Beyaz Saray bahçesi. Ba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Beyaz Saray'da yerli malı pazarı kurdu   </p>
<p>hurriyet.com.tr </p>
<p>Burası Beyaz Saray bahçesi. Başkan Bush pazar yeri kurmuş, yanına kürsüsünü çekmiş, Amerikan mallarını öve öve bitiremedi. Bush, dün Dünya Ticaret Günü'nde, 'ABD malları haftası' ilan etti.</p>
<p>Başkan Bush'un pazar yeri </p>
<p>ABD Başkanı George Bush'u dün Beyaz Saray Bahçesi'nde kurduğu "pazar yeri"nde görenler şaşırdı. Portakal, limon, domates kasaları, pamuk çuvallarının arasına bir de kürsüsünü yerleştiren Bush, tuhaf bir görüntü verdi. Kimine göre bir tek 'Gel vatandaş gel' demediği kaldı. </p>
<p>23 Mayıs Dünya Ticaret Günü dolayısıyla, Başkan Bush, Amerikan ürünlerini Beyaz Saray bahçesine yığdı, kasaların arkasına geçti ve Amerikan ürünlerini öven bir konuşma yaptı. "Amerikan Malları Haftası" ilan eden Başkan Bush, bu malların tüm dünyaya daha fazla satılması için gereken teşviklerin de yapılacağını duyurdu. Türkiye "Yerli Mallar Haftası"ndan yıllar önce vazgeçmişti. Türk ürünleri, özellikle de tarım ürünleri iyice azaldı. </p>
<p>Amerikan mallarının ihracatı için, setbest ticaret anlaşmalarının bu çerçevede son derece önemli olduğunu da belirten Bush, daha fazla ihracat için bu tür amlaşmaları destekleyeceğini söyledi.</p>
<p>Bush ayrıca, ihracat sayesinde Amerikan işçisinin hayat standardının da yükeldiğine dikkat çekti. Zaten kürsüsünün öünde de "İhracat, Amerikan işçisinin yararınadır" yazısı yer aldı. </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çin depreminin 'görüntüleri' 17 Ağustos'tan ders almayanlara!]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1629</link>
<pubDate>Thu, 15 May 2008 15:46:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1629</guid>
<description><![CDATA[


Çin depreminin &#8216;görüntüleri&#8217; 17 Ağustos&#8217;tan ders almayanlara!
JFMO Odası ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;"><span style="font-family:Courier New;">Çin depreminin 'görüntüleri' 17 Ağustos'tan ders almayanlara!</p>
<p>JFMO Odası Şube Başkanı Baki, milletvekillerinin, siyasilerin çalışma odalarına, Çin depremindeki 'insan çığlıklarını, yıkılan bina fotoğraflarını astıklarını' bildirdi</p>
<p>Deprem riski büyük olan bir coğrafyada bulunan ve gelecekte dünyanın süper gücü olarak görülen Çin'in, aletsel büyüklüğü 7.9 olan bir depremle sarsıldığı anımsatıldı. TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Melih Baki, Çin'deki depremi değerlendirirken, 'Tarihin en acı ve büyük yıkımlarının görüntüleri önümüzde. 10 binlerce can kayıpları yanında enkaz altındaki insan sayısı da 10 binlerle ifade ediliyor. Çaresiz insanların çığlıkları kulağımızda... evimizin içinde' dedi.</p>
<p>JFMO Başkanı Melih Baki, 17 Ağustos 1999'da Marmara Bölgesi'ndeki depremde benzer görüntüleri unutup; afet yasalarını daha Meclis'e getirmeyen siyasilerin, konu ile ilgili Bakanlığın ve yetkililerin önlerine Çin'de yaşanan felaketin görüntülerini getirip 'ithaf' ettiklerini vurguladı.</p>
<p>Baki, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, daha sonra şunları dile getirdi:</p>
<p>'Çıkardıkları onlarca anlaşılmaz, birbirleri ile çelişen genelgeler yüzünden, yapılan hataları görmezden gelen, denetlemeyen; ilgili yüksek yargı kararlarına rağmen halkın can ve mal güvenliğini güvence altına alacak afet yasalarında düzenleme yapmayan, unutan, başta siyasi aktörlerimiz, iktidarımız, milletvekillerimiz ve yetkililerimiz unutmasınlar ki yaşadıkları ve idare ettikleri Türkiye 'tehlikeli bir deprem ülkesi'... Tarih boyunca deprem afetlerinden büyük yıkımlar yaşamış ve yaşayacak olan bir coğrafyada bulunuyor.. ve her an kapımızı çalacak bu felaketlerden ülkemizin ve halkımızın can ve mal güvenliğini güvence altına alacak yönetmelik, genelge ve yasaları çıkarmakla yükümlüdürler. Ve tarihe, halka karşı sorumludurlar. Biz Jeofizik Mühendisleri Odası olarak bu yükümlülük ve sorumluluklarını bir kez daha hatırlatıyoruz. Enkaz altındaki çaresiz insan çığlıklarını, yıkılan sayısız bina görüntülerini çalışma odalarına asıyoruz. Bir an önce, zaman yitirmeden! Depreme dayanıklı yapı tasarımı ile ilgili yasaları Meclis'e indirin. Depremin dinamik parametrelerini içeren, hesaplayan jeofizik uygulamaları hayata geçirin, hemen yasallaştırın. Deprembilimi olan jeofizik sismoloji bilimine önem verin, hemen şimdi. Bu vesile ile tüm Çin halkına geçmiş olsun diyoruz'</p>
<p>14.05.2008</span></span></td>
</tr>
<tr>
<td><span style="font-size:x-small;font-family:Courier New;"> </span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ÖKÜZ YERİNE KOYUYORLAR !]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1626</link>
<pubDate>Sat, 10 May 2008 11:10:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1626</guid>
<description><![CDATA[ÖKÜZ YERİNE KOYUYORLAR !

 
Sade anlatalım, basit açıklayalım. Herkes anlasın. Önemlidir. ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:x-large;color:#ff0000;">ÖKÜZ YERİNE KOYUYORLAR !<br />
</span></strong></p>
<div> </div>
<div><span style="font-size:medium;"><span style="color:#ff0000;"><strong>Sade anlatalım, basit açıklayalım. Herkes anlasın. Önemlidir.</strong> </span><strong><span style="color:#ff0000;"><span style="color:#33ccff;">"Soğan soyulurken yaşarıyor da gözler, devlet soyulurken niçin aldırmıyor öküzler" </span>durumuna </span><span style="color:#ff0000;">düşmeyelim.</span></strong></span></div>
<div><span style="color:#ff0000;">Necati Doğru-</span><span style="color:#ff0000;">ANKARA, 07 Mayıs 2008 Çarşamba </span></div>
<p><a class="pageLinks" href="http://www.heddam.com/#Icerik" target="_blank"></a></p>
<div style="font-size:8pt;color:#999999;font-family:Tahoma;"></div>
<div style="color:#999999;"> </div>
<p><span style="padding-bottom:15px;"></p>
<div><strong><span style="font-size:small;color:#ff0000;">Öküz de can taşıyor.</p>
<p>Hakir görmeyelim.</p>
<p>Fakat göz göre göre niçin öküz olalım. Sadece VATAN Gazetesi yazıyor. VATAN ekonomi muhabiri Ufuk Korcan ve arkasından VATAN ekonomi yazarı Prof. Aydın Ayaydın da, "millet olarak öküz durumuna düşürüldüğümüzü" anlatan haberleriyle toplumun dikkatini çekmeye çalıştılar. Türk <span>Telekom</span>'un yüzde 55'i, 2005 yılında "özelleştirilip" Lübnan sermayeli OGER şirketine satılırken zaten ucuza gitmişti.</p>
<p>Şimdi yeni satış var.</p>
<p>Türk <span>Telekom</span>'da devletin elinde kalan yüzde 45'lik hissenin yüzde 17.5'u satılacak. Bunun bir miktarı (yüzde 35'i) içeride <span>Telekom</span> çalışanlarına, PTT çalışanlarına ve küçük girişimcilere sunulacak.</p>
<p>Sunuldu.</p>
<p>Talep büyük oldu.</p>
<p>Telekom'un hisse senetlerinden edinmek isteyen bizim vatandaşlar 7 kat daha fazla istekte bulundu. Geri kalan bölüm (yüzde 65) ise yabancılara, 7 - 8 - 9 Mayıs günleri satılacak.</p>
<p>***</p>
<p>Değer tespiti yapıldı.</p>
<p>Fiyat belirlendi.</p>
<p>Pırasa fiyatına gidiyor.</p>
<p>Öyle bir fiyat koydular ki Telekom'un toplam değeri (hissenin yüzde 100'ü) 12.5 milyar dolara geliyor.</p>
<p>Bu fiyat düşük!</p>
<p>Çok düşük!</p>
<p>Devletin malı, halkın birikimiyle, özverisiyle, desteğiyle oluşmuş bu şirketi zaten daha başlangıçta (yüzde 55'ini) çok ucuza satmışsın, elinde kalan yüzde 45'in yüzde 17.5'unu da şimdi yine ucuza satıyorsun.</p>
<p>Niçin?</p>
<p>Derdin ne?</p>
<p>Acelen nedir?</p>
<p>Telekom'un yüzde 55'ini alan OGER şirketi, bundan bir hafta önce elindeki hisselerin yüzde 35'ini Suudi ortağına öyle bir fiyata sattı ki; toplam değer 20.9 milyar dolara denk geldi.</p>
<p>***</p>
<p>Tekrar yazayım.</p>
<p>İyi anlaşılsın.</p>
<p>Bizi toplum olarak "öküz durumuna" düşüren nokta burası: Telekom'un iki ortağı var. Biri Lübnanlı OGER, diğeri Türkiye Cumhuriyeti <span>Özelleştirme</span> İdaresi. Lübnanlı elindeki payı bir başkasına satarken; "Telekom'un değeri 20.9 milyar dolardır, ister al ister alma" diyebiliyor ve kabul ettiriyor. Diğer ortak, Türk halkı adına bizim <span>Özelleştirme</span> İdaresi ise; "Telekom'un toplam değeri 12.5 milyar dolardır" diye ilan ediyor.</p>
<p>***</p>
<p>Daha net anlatayım.</p>
<p>Ekmek aynı ekmek.</p>
<p>Türkiye'nin ekmeği.</p>
<p>Hamur, su, maya aynı.</p>
<p>Bu Türkiye'nin şirketi.</p>
<p>Ekmeği ikiye kesiyorsun.</p>
<p>Lübnanlı, elindeki parçanın değerine 20.9'dan fiyat biçiyor, bizim özelleştirme idaresi ise elindekine 12.5 üzerinden değerlendirme koyuyor.</p>
<p>Niçin bu fark?</p>
<p>Niçin bu indirim?</p>
<p>İMKB'ye dün sunulan sirkülere göre; bu kadar ucuza satarak; "yabancı alıcılara Türk halkının sırtından daha ilk günden yüzde 22 oranında gelir transferi" yapılmaktadır.</p>
<p>Nedendir bu kıyak?</p>
<p>Gerekçesi nedir?</p>
<p>Ve bu yabancı alıcılar kimdir? Gösterilen değil gerçek kimlikleri nedir? Yabancı isimle kurulmuş tabela şirketlerin, naylon firmaların arkasına saklanarak; "malı götürecek olanların içinde iktidar yanlısı ve yağcısı yerli zenginler de" var mıdır?</p>
<p>Öküzün de canı var.</p>
<p>Hakir görmüyorum.</p>
<p>Ama niçin öküz olayım?</span></strong></div>
<p><strong></strong></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[ATATÜRK İLKELERİ NERENİZE BATIYOR..?]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1623</link>
<pubDate>Wed, 07 May 2008 15:43:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1623</guid>
<description><![CDATA[ Atatürk ilkeleri nerenize batıyor.?










 
 
Saldırılara tahammül edemeyen
Denktaş, s]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> <strong>Atatürk ilkeleri nerenize batıyor.?</strong></p>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div><img src="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/12062191112.jpg" alt="" /></div>
</div>
</div>
<div>
<p style="margin:0;"> </p>
<p style="margin:0;"> </p>
<p><strong><span style="text-decoration:underline;"><span style="color:#ff0000;">Saldırılara tahammül edemeyen<br />
Denktaş, sonunda patladı:</span></span></strong><span style="font-size:small;"><br />
<span style="color:#00ff00;">KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı,<br />
“AB normlarına uymuyor” diyerek<br />
Atatürk ilkelerinin tasfiyesini isteyenlere<br />
 çok sert çıktı.</span></span></p>
<p><span style="font-size:small;"><br />
TÜrk milleti üzerinde oynanan oyunlara dikkat çeken Rauf Denktaş,<br />
“Bizi birbirimizden ayırmak, bölmek istiyorlar.<br />
 ’Ne Mutlu Türküm’ sözünü ortadan kaldırmak istiyorlar” dedi.<br />
Atatürk ilkelerine yönelik saldırıları sert bir üslupla eleştiren Denktaş,<br />
 “Bu ilkelerden vazgeçin’ diyorlar. Nesi batıyor, nerelerine batıyor bu ilkeler?<br />
Bunu her Türk’ün sorması lazım.<br />
Her Türk’ün bu ilkelere dört elle sarılması lazım” diye konuştu.<br />
 </p>
<p>Minnettarız...<br />
Gençlere Nutuk ve  Kur’an-ı Kerim  okumalarını tavsiye eden Denktaş,<br />
”Atatürk’e dinsiz diyenlere söylüyorum,<br />
 Atatürk dinsiz olsaydı, Kur’an meali yazdırmazdı.<br />
Atatürk olmasaydı bugün<br />
Anadolu’nun birçok yerinde ezan sesi yerine çan sesleri duyulurdu “ dedi.<br />
 </p>
<p>Neler demişlerdi...<br />
 </p>
<p>Andrew Duff<br />
(Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkan Yardımcısı)<br />
 “Türkiye bir şekilde Kemalizm tanımını reforme etmeli ve<br />
devlet dairelerinin duvarlarından Kemal Atatürk’ün fotoğraflarını indirmeli...”<br />
 </p>
<p>Prof. Atilla Yayla<br />
 “Kemalizm, ilerlemeden çok gerilemeye tekabül etmektedir.<br />
İleride bizlere, neden her yerde bu adamın heykelleri var diye soracaklar”<br />
 </p>
<p>Prof. Zafer Üskül<br />
(AKP Milletvekili)<br />
Anayasa’da Atatürk milliyetçiliği ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık yer alıyor.<br />
Bu ifadelerin çıkarılması mı gerekecek?<br />
Yer almaması doğru olur diye düşünüyorum.<br />
Atatürk ilkeleri  nerelerine batıyor!<br />
Rauf Denktaş, Atatürk ilke ve inkılaplarının<br />
Avrupa normlarına uymadığı telkinlerine karşı sert çıktı:<br />
Nesi batıyor, nerelerine batıyor bu Atatürk ilkeleri KKTC’nin kurucu<br />
Cumhurbaşkanı Denktaş, önceki gün Manisa’nın Soma ilçesinde<br />
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği”<br />
konulu bir konferans verdi.<br />
 </p>
<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kurucu<br />
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,<br />
Atatürk ilke ve inkılaplarına yönelik saldırıları sert bir üslupla eleştirdi.<br />
Denktaş, Atatürkçü Düşünce Derneği ile Gaziler Derneği’nin<br />
daveti üzerine geldiği Manisa’nın Soma ilçesinde,<br />
 “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği”<br />
konulu bir konferans verdi. Gündüz Beder<br />
Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansta,<br />
KKTC’nin özgürlük yolunda çektiği<br />
sıkıntıları ve Kıbrıs üzerinde oynanan oyunları anlatan Denktaş,<br />
“Bizi birbirimizden ayırmak istiyorlar, bizi bölmek istiyorlar.<br />
’Ne Mutlu Türküm’<br />
sözünü ortadan kaldırmak istiyorlar” dedi.</p>
<p>Dört elle sarılmalıyız<br />
Konuşmasında, Avrupa Birliği’nin dayatmasıyla,<br />
Atatürk ilke ve inkılaplarına yönelik heyezanlara da<br />
göndermede bulunan Rauf Denktaş, şöyle devam etti:<br />
“’Atatürk ilkeleri Avrupa normlarına uymaz,<br />
bu ilkelerden vazgeçin’ diyorlar.<br />
Nesi batıyor,<br />
nerelerine batıyor bu Atatürk ilkeleri?<br />
 Bunu her Türk’ün sorması lazım.<br />
Her Türk’ün bu ilkelere dört elle sarılması lazım.”</p>
<p>Ezan yerine çan duyulurdu<br />
Konferansta kendisini can kulağıyla dinleyen<br />
gençlere de tavsiyelerde bulunan KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş,<br />
 “Atatürk’ün Nutku’nu okuyun evlatlar,<br />
 Kur’an-ı Kerim-i de okuyun.<br />
 Atatürk’e dinsiz diyenlere söylüyorum,<br />
 Atatürk dinsiz olsaydı, Kur’an-ı Kerim meali yazdırmazdı.<br />
Bilelim, dinimiz nedir diye araştıralım.<br />
Dinimiz hakkında en güzel sözleri Atatürk söylemiştir.<br />
Atatürk olmasaydı, bugün Anadolu’nun birçok<br />
yerinde çan sesleri duyulurdu ezan yerine” diye konuştu. <br />
 </p>
<p><font size="3"><br />
Amaçları Türk askerini<br />
Ada’dan çıkarmak<br />
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek,<br />
Ankara milletvekilleri ve Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri<br />
“Ankara Günleri”<br />
kapsamında Lefkoşa Belediye Başkanlığı’nda KKTC’nin<br />
1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı ziyaret ettiler.<br />
Denktaş, ziyarette yaptığı konuşmada Kıbrıs Rum yönetimi lideri<br />
Dimitris Hristofyas’ın açık çağrısı olduğunu belirterek,<br />
“(Kıbrıs Türklerini Türkiye’den ayırmamız lazım’ görüşünde olduğunu” söyledi.</p>
<p></font></span> </p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Disk'alifiye!  Yılmaz ÖZDİL]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1621</link>
<pubDate>Sun, 04 May 2008 18:33:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1621</guid>
<description><![CDATA[Disk&#8217;alifiye!
&#8220;Türbana özgürlük&#8221; deseydin&#8230;
Taksim&#8217;e çıkabilirdin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:small;"><span style="color:#ac0000;"><span class="haberdevambaslik">Disk'alifiye!</span></p>
<p></span></span>"Türbana özgürlük" deseydin...</p>
<p>Taksim'e çıkabilirdin.</strong></p>
<p><strong>"Tekbiiiir"</strong> deseydin...</p>
<p>Olurdu.</p>
<p><strong>*</p>
<p>"Hepimiz Ermeniyiz"</strong> de birader...</p>
<p><strong>"Biji"</strong> de.</p>
<p><strong>*</p>
<p></strong>Sen kalktın <strong>"emek memek" </strong>dedin.</p>
<p>Yok öyle!</p>
<p>Verirler sopayı, su püskürtürler.</p>
<p>Gözüne biber gazı sıkarlar.</p>
<p>Gaz bombası atarlar üstüne.</p>
<p><strong>*</p>
<p></strong>Bıçakla gezebilirsin halbuki...</p>
<p>Tabancayla gezebilirsin Taksim'de.</p>
<p>Maçtan sonra ateş edebilirsin, <strong>"seviniyorum ulaynn" </strong>diye nara atarak, caddeyi kesebilirsin, yoldan geçenlere bira şişesi fırlatabilirsin... Ses çıkarmazlar.</p>
<p>Kapkaç yapabilirsin.</p>
<p>Tiner çekebilirsin.</p>
<p>Otomobil çalabilirsin.</p>
<p>Dükkán soyabilirsin.</p>
<p>Armut gibi duran panzerin burnunun dibinde... Esneyen, ayakta uyuyan çevik kuvvetin gözünün içine baka baka hap satabilirsin. Kadın satabilirsin.</p>
<p>Travesti pazarlayabilirsin.</p>
<p>Kaçak Afrikalı çalıştırabilirsin.</p>
<p>Kırmızı ışıkta geçebilirsin.</p>
<p>Eşekle gezebilirsin.</p>
<p>İnek dolaştırabilirsin.</p>
<p><strong>*</p>
<p></strong>Turist kızlara parmak atsaydın...</p>
<p>Bi derece.</p>
<p><strong>*</p>
<p></strong>Suçun, suçsuzluk senin..</p>
<p>Kalktın <strong>"emek memek" </strong>dedin.</p>
<p>E arandın.</p>
<table border="0">
<tbody>
<tr>
<td height="10"> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><!-- docid= 8838501--> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SAPIK VAR]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1620</link>
<pubDate>Tue, 29 Apr 2008 19:45:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/?p=1620</guid>
<description><![CDATA[


29 Nisan 2008



Sapık var!
ERKEK 76, kadın 26 yaşında.
50 yaş fark!
Aslında bize ne&#8230;]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td class="muhabir" width="100%" align="right" valign="top">29 Nisan 2008</td>
</tr>
<tr>
<td class="hurtextverdana" width="100%" align="left" valign="top">
<span class="haberdevambaslik">Sapık var!</span></p>
<p><strong>ERKEK 76, kadın 26 yaşında.</p>
<p>50 yaş fark!</strong></p>
<p>Aslında bize ne... Hani ne derler, <strong>"Alan razı, satan razı."</p>
<p></strong>Fakat insan refleks olarak bağırmak istiyor... <strong>"Sapık var!"</p>
<p></strong>Hani konu komşunuzda varsa böyle aralarında 50 yaş fark olan çift, çoluğu çocuğu uzak tutun derim!</p>
<p>Nitekim bu yazıya vesile olan beyefendiye(!) 26 yaşındaki karısı yetmemiş, önce 20 yaşındaki bir genç kıza meyletmiş, sonra 14 yaşında çocukta karar kılmış!</p>
<p>O şimdi mahpus!</p>
<p><strong>* * *</p>
<p></strong>76 yaşında bir erkekle 26 yaşında bir kadın, ne konuşurlar, beraber gülebilirler mi, uyku saatleri birbirini tutar mı falan... O konulara girecek değilim. Belli ki bu <strong>"tuhaf"</strong> çiftlerin böyle bir derdi olmuyor.</p>
<p>Erkeğin derdinin ne olduğunu az çok tahmin edebiliyoruz. Eksik olmasın, <strong>Hüseyin Üzmez</strong> bizi <strong>"örnek"</strong>siz bırakmadı!</p>
<p>Ben daha çok, kendinden 50 yaş büyük erkeği kocalığa kabul eden kızların ruh halini merak ediyorum.</p>
<p>Daha yolun başındaki bir genç kızın <strong>"son çare"</strong>si midir bu adamlar?</p>
<p><strong>"Aşk"</strong> diyenler olacaktır şimdi...</p>
<p>Sahi... <strong>"Aşk"</strong> var di mi?</p>
<p><strong>"Hızır"</strong> gibi yetişip rezilliklerin üstünü örtmeye yarıyor!</p>
<p>Bir de <strong>"din"</strong> var böyle. Dört kadınla halvet olmaya kalkanların sığınağı!</p>
<p>Yutuyoruz biz de!</p>
<p>Uzatmayayım, kadınlara da en az erkekler kadar kızıyorum. Yaptıkları <strong>"yardım ve yataklık"</strong> suçu bir nevi.</p>
<p><strong>* * *</p>
<p></strong>Diyeceksiniz ki, <strong>"Erkekle kadın arasında kaç yaş fark olursa sapıklık sayılmaz?"</p>
<p></strong>Rakam veremem.</p>
<p>Hem dedim ya... <strong>"Alan razı satan razı"</strong> olduktan sonra.</p>
<p>Ama 50 yaş fark...</p>
<p>Çok be arkadaşlar!</p>
<p>İnsanın vicdanını sızlatıyor.</p>
<p>Akla iyi şeyler gelmiyor. Kalp ne kadar temiz tutulmaya çalışılırsa çalışılsın...</p>
<p>Hele <strong>Hüseyin Üzmez</strong> gibileri de çıkınca insanın karşısına...</p>
<p><strong>MIŞ-MUŞ</strong></p>
<p><strong>CHP’de Deniz Baykal 10. kez liderlik koltuğuna oturmuş; parti içi muhalefet tasfiye edilmiş.</strong>Koltuğa oturuyorlar, muhalefet yapıyorlar, iktidar oluyorlar... Kendi aralarında oyalanıyorlar.</p>
<p><strong>Erkek beyni trafikte mağara adamı gibiymiş.</strong>Bu durumda bir de "Kendini devamlı direksiyonda zannetme" sorunları olduğu anlaşılıyor!</p>
<p><strong>Avrupa ilanla astronot arıyormuş.</strong>Biz daha overlokçu açığını kapatamadık!</p>
<p><strong>Kadına kötü muamelede ilk 10’daymışız.</strong>Buna da şükür, ilk 3’e girmek de vardı!<br />
PAKİZE SUDA</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Doğu ile Kitap Tavsiyeleri üzerine]]></title>
<link>http://marifetullah.wordpress.com/2007/08/21/dogu-ile-kitap-tavsiyeleri-uzerine/</link>
<pubDate>Tue, 21 Aug 2007 10:48:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>marifetullah</dc:creator>
<guid>http://marifetullah.wordpress.com/2007/08/21/dogu-ile-kitap-tavsiyeleri-uzerine/</guid>
<description><![CDATA[Bismillah.
Saffet Bakırcı (Konyalı Tefsir Hocası)’nın dediği gibi siz Kur’anı baştan son]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bismillah.</p>
<p>Saffet Bakırcı (Konyalı Tefsir Hocası)’nın dediği gibi siz Kur’anı baştan sona okuyup,anladınız; Buhari, Müslim, Ebu DAvut, İbn Mace, Tirmizi, Ahmed b. Hanbel, Beyhaki, Rüdani hadi bunlar bir yana Riyazüs Salihini okudunuz da mı benden Kitap tavsiyesi istiyorsunuz… <img src="http://dogu.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif" alt="D" class="wp-smiley" /></p>
<p>Kitap Tavsiyeleri<br />
1) Ahmed Kalkan ;Müslümanın Akaidi , Rağbet Yay<br />
2) Ferit Aydın;  İslamda İnanç Sistemi/Akaid  KAHRAMAN YAYINLARI<br />
3) Mehmed Alagaş, Din Gerçeği ve İslam(İnsan Dergisi Yay.)<br />
4) Celalettin Vatandaş;Hz. Muhammed’in Hayatı ve İslam Daveti Medine Dönemi (Pınar Yay)<br />
5) Haris El Muhasibi, Er Riaye, İnsan Yay</p>
<p>Allah’a emanet olun.</p>
<p class="comment author-comment">
<p class="comment-metadata">
<p class="comment-permalink"><a href="http://dogu.wordpress.com/2007/08/16/satilik-sony-psp-yuru-emre-yuru-bana-bir-kitap-tavsiye-edin/#comment-881" title="Permalink to this comment">Ağustos 20th, 2007   9:11 pm</a></p>
<p class="comment-author"><strong><a href="http://dogu.wordpress.com/" rel="external nofollow">dogu</a></strong></p>
<p class="comment-content"> 			<img src="http://a.wordpress.com/avatar/dogu-32.jpg" class="avatar avatar-dogu avatar-32" height="32" width="32" />Hoşgeldin Marifetullah;</p>
<p>Hepsi eğitim sisteminin suçu <img src="http://dogu.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif" alt="D" class="wp-smiley" /> Bir cümleyle çıkarım işin içinden.</p>
<p>Tavsiyeler için eşekkürler.</p>
<p>Allah’a emanet olun…</p>
<p>NOT: Tavsiye ettiğin ilk kitap ders kitabı mı yoksa öyle mi hazırlanmış bilinçli olarak? İlginç <img src="http://dogu.wordpress.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif" alt="D" class="wp-smiley" /> Bir de asıl listeye girecek kitap hangisi? Gerçi numara verip sıraladığına göre ilk kitap ama ben yine de sorayım.</p>
<p>Your comment is awaiting moderation.</p>
<p class="comment-metadata">
<p class="comment-permalink"><a href="http://dogu.wordpress.com/2007/08/16/satilik-sony-psp-yuru-emre-yuru-bana-bir-kitap-tavsiye-edin/#comment-887" title="Permalink to this comment">Ağustos 21st, 2007   10:27 am</a></p>
<p class="comment-author"><strong>marifetullah</strong></p>
<p><img src="http://a.wordpress.com/avatar/marifetullah-32.jpg?1187692051" class="avatar avatar-marifetullah avatar-32" height="32" width="32" />Yukarıda Tavsiye ettiğim kitaplar üzerinde çok durduğum ve çalıştığım Akaidin temellendirilmesi ile ilgilidir.</p>
<p>Ahmed Kalkan; İslami hassasiyetleri olan takva sahibi bir müslüman şahsiyettir ve araştırmacı kimliği ile Kur’an da yapmış olduğu bir kelime kavram çalışması ile bunu ispat etmiştir. Baştan sona kadar kur’an-da ki kavramları işlemiş ve inşaallah yakında kitaplaştıracaktır. Bu kadar Kur’an kavramları üzerine yoğunlaşmış bir zattan okuyacağınız bir akaid kitabı inanın İnancınızı ve külürel birikiminizi zenginleştirecek bir açılım sağlayacaktır.</p>
<p>Ferid Aydın; Doğuda bir şeyh iken İslam’ın tevhid akidesi ile tanışır ve Şeyhlik mertebesini bırakarak yurtdışında özel şirketlerde çalışır. Aynı zamanda iyi bir mütefekkir ve tasavvuf uzmanıdır. Arapça eserlerinin yanın da son zamanlarda türkçe eserler kaleme almaktadır, Çeviri eseri olan İslam tarihi okumaya değerdir. Aynı zamanda Rabıta adlı tasavvuf reddiyesi ile Ercüment Özkandan sonra belki en kapsamlı ve sistematik reddiyeyi yazmış ve biz okurların hizmetine sunmuştur. İslamda inanç sistemi ile kendi ilmi birikimini ortaya koymuş ve ince fukufiyeti ile İslam inancının Tevhidin, şirkin tüm yönleri ile aslını ortaya koymuştur.</p>
<p>Mehmed Alagaş; Yaşantısından ve kişisel gayretinden şüphe duymadığımız yazar, Dİn gerçeği kitabı ile türkiye de dinin nasıl anlatıldığını oysa asıl din kavramında kur’anın anlattığı konunun bambaşka olduğunu titizlikle işlemiştir. Her din bir yaşam şekli her yaşam şekli bir dindir, tezinin çok güzel bir ispatıdır. Diğer eserleri ile de 1990′lı yıllara damgasını vuran yazar, Romanlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir.</p>
<p>Celalettin Vatandaş; Tevhidi dünya görüşünü benimseyen ve hatta tek kelime ile özümseyen entellektüel ve olgun bir şahsiyet. Vahiyden kültüre adlı eseri ile bir çok insanın hayata bakışını değiştiren, Tevhidin insanı sarsan yönünü insanı baştan ayağa kuşatan yönünü çok iyi aktaran yazarın son kitabı olan Peygamberin hayatı 10 yıllık bir çalışmanın ürünüdür. Kitap Allah resulülü doğru anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitaptır.</p>
<p>Halis el Muhasibi; bizim Nefis Tezkiyemizi sağlayacak mutasavvuf bir alimdir. Takva Allah’a bağlılık ve Peygamber segisini hiç onun gibi anlatan olmadı. Okudukça kendinizi bambaşka alemlerde hissedeceğiniz bu günün modern psikoloklarından çok daha kaliteli bir ruh uzmanı.</p>
<p>Yukarıda ki liste konularına göre tavsiyelerdir.</p>
<p>Akaid<br />
Siyer<br />
Ahlak</p>
<p>Listede 1. okuma ve sonuncu okuma gibi bir kategorizasyona gitmedim. Lakin mutlaka okunmalıdır, düşüncesinde olduğum için bu 5 ismi saydım aslında okunmazsa da sorun olacak değil, yani kitaplar hiç bir şey kaybetmez okumayanlar kaybederler…</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yılmaz Özdil-Bidon Kafa]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/2007/08/13/yilmaz-ozdil-bidon-kafa/</link>
<pubDate>Mon, 13 Aug 2007 22:42:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/2007/08/13/yilmaz-ozdil-bidon-kafa/</guid>
<description><![CDATA[Bidon kafa&#8230;
ŞARIL şarıl bedava su varken, baraj yapacağına, dünyanın en uzun borusunu d]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2" face="Courier New">Bidon kafa...</p>
<p>ŞARIL şarıl bedava su varken, baraj yapacağına, dünyanın en uzun borusunu döşeyip, taaa Rusyalardan en pahalı gazı getiriyor...</p>
<p>Depo yok.</p>
<p>Depo var...</p>
<p>Su yok.</p>
<p>Suyu bulsa...</p>
<p>Boru yok.</p>
<p>Boru döşese, o döşeyene kadar zaten su kuruyor.</p>
<p>*</p>
<p>Yani darılmayın ama, hakikaten Allah cezanızı versin be kardeşim.</p>
<p>*</p>
<p>Bakıyorum televizyonlara...</p>
<p>Şöhret olmuşsun yahu!</p>
<p>BBC, CNN hep seni gösteriyor.</p>
<p>Akmayan çeşme başında, elindeki boş bidonu kameraya sallayarak, 'elim kırılsaydı' diye bağırıyorsun.</p>
<p>*</p>
<p>Hiç bağırma.</p>
<p>Senin paranla sana köfte ekmek ısmarladılar, hizmet sandın... Sudan ucuz senin oyun.</p>
<p>Hiç bağırma.</p>
<p>*</p>
<p>Düşün şöyle bir...</p>
<p>Maazallah CHP-MHP iktidar olsaydı, ne diyeceklerdi?</p>
<p>'Uğursuz bunlar...'</p>
<p>'Bereketsizler...'</p>
<p>'Geldiler, kuruttular...'</p>
<p>Demeyecekler miydi?</p>
<p>Diyeceklerdi.</p>
<p>Sen de kafanı emme basma tulumba gibi sallayarak, 'he valla' demeyecek miydin?</p>
<p>Diyecektin.</p>
<p>Hatta, şu anda tek satır bile susuzluktan bahsetmeyen liboşları, satılık kalemleri okuyup okuyup, 'şerefsiz bu laikler' demeyecek miydin öfkeyle?</p>
<p>Diyecektin.</p>
<p>Hiç bağırma.</p>
<p>*</p>
<p>Bak şimdi sen, çoluk çocuk kokarcaya döndün, Afrikalılar gibi fellik fellik yıkanacak dere arıyorsun...</p>
<p>Senin sırtından koltuk sahibi olanlar, borsa vurgunu yapanlar, ihale kapanlar, dolar-faiz volisi vuranlar ise, Perrier’le San Pellegrino’yla jakuzide banyo yapıyor, köpük köpük.</p>
<p>*</p>
<p>Reina’da sular kesik mi sanıyorsun, a benim bidon kafalım?</p>
<p>*</p>
<p>Şimdi iyi dinle...</p>
<p>Yap elini yumruk.</p>
<p>Şeytan kulağına kurşun der gibi vur bakayım kafana iki defa...</p>
<p>Ne duydun?</p>
<p>'Donk donk' di mi?</p>
<p>*</p>
<p>Sen önce onu doldur.</p>
<p>Su kolay.</font></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[VÜCUDUNA SAPLANMIŞ 7 MERMİNİN ACISIYLA TÜRK SUBAYI]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/2007/08/12/vucuduna-saplanmis-7-merminin-acisiyla-turk-subayi/</link>
<pubDate>Sun, 12 Aug 2007 16:51:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/2007/08/12/vucuduna-saplanmis-7-merminin-acisiyla-turk-subayi/</guid>
<description><![CDATA[
VÜCUDUNA SAPLANMIŞ 7 MERMİNİN ACISIYLA TÜRK SUBAYI** Güneydoğu&#8221;nun küçük bir ilçes]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2" face="Courier New"><a href="http://candandostluk.wordpress.com/files/2007/06/3.jpg" title="3.jpg"><img src="http://candandostluk.wordpress.com/files/2007/06/3.jpg" alt="3.jpg" /></a></font></p>
<p><font size="2" face="Courier New">VÜCUDUNA SAPLANMIŞ 7 MERMİNİN ACISIYLA TÜRK SUBAYI**</font><font size="2" face="Courier New"> </font><font size="2" face="Courier New">Güneydoğu''nun küçük bir ilçesinde görev yapan hakim ilçe dışındaki lojmanından görünen karakolun bir gecesini şöyle anlatır:</p>
<p>'Lojmanımızın balkonundan o karakol görünürdü. Yaklaşık bir aydır her istihbarat kaynağından karakolun basılacağı haberi geliyordu. Üstelik baskının şimdiye kadar yapılanlardan çok daha büyük<br />
olacağı söyleniyordu. Yakın birliklerden timler getirildi, karakolun etrafına mayınlar döşendi,<br />
ağır silahlarla takviyeler yapıldı ve baskın beklenmeye başlandı.'</p>
<p>'En son gelen istihbaratta baskının saati ve baskına katılacak terörist sayısı bile veriliyordu. 22.10, beş yüz terörist. Karakol o gün basılmadı.'</p>
<p>'Bir gün sonra, bildirilen saatte cehennem başladı. Balkonumuzdan izlediğim dehşet dolu manzarada, daire haline gelmiş teröristlerin, dairenin ortasına, gecenin karanlığında ateşleri parıldayan silahları<br />
ateşlediklerini görüyordum. Karakolun, havan ve roket mermilerinin patladığı yerde olduğunu biliyorduk. Tam anlamıyla çember içine almışlardı. Lojmandan ayrılıp doğruca jandarmanın binasına gittik. Karakolun merkezi, telsizle, sürekli timlerden durumlarını bildirmelerini istiyor; dış emniyette bulunan timler de bu çağrılara cevap veriyor, havan ve uçaksavar ateşi istedikleri yerleri de tarif ediyorlardı.'</p>
<p>'Bir süre sonra telsiz konuşmaları, timlerden birinin üzerine yoğunlaştı. Timden bir türlü cevap alınamıyordu. Üst üste, defalarca çağrı yapılıyor ancak bir türlü timle irtibata geçilemiyordu. Konuşmaları takip eden askerler timden ümitlerini kesmişlerdi. Ama bir yandan da çağrılar devam<br />
ediyordu. Bir saat kadar sonra, telsizden bitkin bir ses duyuldu: 'Yaralılarım var, yaralılarımı alın.' Tüylerimiz diken diken olmuştu. Hemen cevap verildi. 'Tamam Suat 3, sakin olun, az sonra birlik<br />
çıkacak.' İlk yaralı haberi, bu saatlerdir aranan timden gelmişti. Tim komutanı konuşurken arkadan silah sesleri duyuluyordu. Herkes bu sözler üzerine yorum yapıyordu. Telsizin başındaki tim komutanlarından biri, bu timde şehit olduğundan emindi. Merkezden tekrar çağrı yapıldı. 'Suat 3,<br />
irtibatı kesme. Sakin olun! ' Cevapta bir değişiklik olmadı: 'Yaralılarım var. Kan kaybediyorlar.<br />
Yaralılarımı alın! ' Ve tam bir buçuk saat, beşer dakika arayla Suat 3 kodlu timle muhabere<br />
aynen bu sözlerle sürdü: 'Yaralılarımı alın', 'Sakin olun, geliyoruz.' Hepimiz o time kimsenin yardıma gidemeyeceğini çok iyi biliyorduk. Karakola düşen mermi sayısında azalma olmuyor, aksine, takviye alan teröristler baskının şiddetini gittikçe artırıyorlardı. Kimsenin, değil karakolun dışına çıkmak, mevzi değiştirebilecek fırsatı dahi olmadığı apaçıktı.'</p>
<p>'Bir süre sonra, Suat 3''ün telsizinden hırs dolu kelimelerini işittik: 'Hemen gelip yaralılarımı almazsanız, karakola dönüp bölüğü tarayacağım.' Hepimiz şok olmuştuk. Hemen tabur komutanı devreye girdi. Hemen hemen aynı sözcüklerle tim komutanına sakin olma çağrısı yaptı. Ama<br />
işe yaramıyordu. Tim komutanı 'Yaralılarımı alın! ' dışında başka bir şey demiyordu. Tabur komutanının da telsizi bırakmasıyla, bir saat kadar daha tim komutanından ses çıkmadı. Birer dakika arayla yapılan yoğun çağrılara cevap vermedi. Hepimiz tim komutanının da şehit olduğunu düşünüyorduk. İçim burkuluyor, başım dönüyor, tanık olduğum bu anlardan nefret ediyordum.<br />
Telsizin başına tim komutanının okuldan devre arkadaşı geldi. Son bir ümitle eline mikrofonu alıp, cevap beklemeden, telsizin kodlarını da kullanmadan, konuşmaya aşladı: 'Devrem ben Hüseyin. Geçmiş olsun devrem. Biraz daha dayan olur mu? Bak destek timleri yola çıktı. Sana doğru<br />
geliyorlar. Devrem aman pes etme olur mu? ' 'Telsizin mandalını bırakıp beklemeye başladı. Hepimiz<br />
duvara monteli telsiz cihazının hoparlör kısmına gözlerimizi dikmiş bekliyorduk. Ve konuştu: 'Devrem, bölük komutanı nerde? ' Hepimiz derin bir 'Oh! ' çektik. Telsizden, 'İzinde devrem' yanıtı verildi. Suat 3, artık tükenen bir sesle konuşmayı sürdürdü: 'Ne olur yaralılarımı alın. Bende yaralıyım.'</p>
<p>'O ana kadar kendisinin de yaralı olduğunu söylememişti. Hepimiz donup kalmıştık. Telsizin başındaki devre arkadaşı da bu sözü üzerine mikrofonu fırlattı ve odadan çıktı. Ben kapının hemen eşiğinde ayakta duruyor, duyduklarım ve gördüklerimle bir tarihe tanıklık ettiğimi düşünüyordum.<br />
'Ben de yaralıyım' dan sonra yine ses kesildi. Sabaha kadar hiç konuşmadı Yüzlerce kez yapılan çağrılara cevap vermedi. Artık onun şehit olduğuna ben de inanmıştım.'</p>
<p>'Gün ağarırken hepimiz yorgun düşmüş, telsizden yapılan 'Suat 3, Konuşan Suat, Cevap ver! ' çağrısından bıkmış halde bir köşede yığılmışken, birden telsizin mandalına basıldığını fark ettik. Telsizden silah sesleri geliyordu. Ve on on beş saniye sonra hayatım boyunca unutamayacağım bir<br />
İstiklal Marşı dinlemeye başladım. MAndala sürekli basıldığı için bütün telsizlerin konuşma imkanı durmuştu.'</p>
<p>'Çatışmanın altında yaralı bir tim komutanının, makamıyla söylediği İstiklal Marşı'nı dinliyordum. Gözlerim dolmuştu. O ana kadar duyduğum en güzel İstiklal Marşı''ydı. Birinci dörtlüğü bitirdi. İkinci dörtlükte sesi çatallaştı. Kelimeler uzadı. Ama marşı söylemeyi bırakmadı. Bozuk bir ses tonuyla, kendini zorlayarak okumaya devam etti. Marşı bitirdiğinde, ben de bitmiştim. Hemen orayı terk ettim.'</p>
<p>'Bir daha onun sesini hiç duymadım. Toplam 22 şehidin verildiği o baskın gecesinde, vücuduna saplanmış 7 merminin acısıyla söylediği İstiklal Marşı''nı ruhuma işleten tim komutanının ölmediğine ise hala inanamıyorum.'</p>
<p>Hakimin anıları burada sona eriyor. İşte benim Türk subayından anladığım budur. Vücudunda yedi mermi olduğu halde makamı ile istiklal Marşı söyleyen adamdır. </p>
<p></font></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tevhid Daveti ]]></title>
<link>http://marifetullah.wordpress.com/2007/08/02/tevhid-daveti/</link>
<pubDate>Thu, 02 Aug 2007 09:16:20 +0000</pubDate>
<dc:creator>marifetullah</dc:creator>
<guid>http://marifetullah.wordpress.com/2007/08/02/tevhid-daveti/</guid>
<description><![CDATA[ 
Allah’a İman Tevhid Bir Dünya Görüşü
 
            İslamı diğer bütün di]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><span style="font-size:14pt;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;text-indent:35.4pt;"><strong><span style="font-size:14pt;">Allah’a İman Tevhid Bir Dünya Görüşü</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span>İslamı diğer bütün dinlerden teolojiden, teozofiden ve ideolojik kurumlardan ayıran en büyük özellik <span style="color:red;">TEVHİD </span>ilkesidir. Hiçbir dinde Allah inancı İslam da ki kadar sağlam tutarlı ve evrensel boyutuyla mevcut değildir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span><span style="color:red;">TEVHİD<span>  </span></span>birlemek teklemek ve yalnızca kendine has özelliklerle diğer her şeyden ayrılmak demektir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span style="color:red;"><span>            </span>TEVHİD </span>islami akademi dilinde ise; Allah’ın; bir, tek, yegane, eşsiz, denksiz, noksansız, doğmamış ve doğrulmamış olduğuna iman etmektir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span>Yüce <span style="color:red;">TEVHİD </span>inancına sahip mü’min kişiye “Muvahhid” veya “Hanif” denir. Muvahhid; şirkin hertürlüsünden ve tüm cahili anlayış ve yaklaşımlardan uzak Kur’an-ı Kerim’in yaklaşımına uygun ve gerçek anlamda Allah (subhanehu)’nun varlığına ve birliğine iman eden kimsedir.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span><span style="color:red;">TEVHİD</span>; hayat ve kainat yasalarında olduğu kadar İslam anlayışında “Sosyal”, “Siyasal” ve “Toplumsal” disiplininde kaynağıdır. Çünkü muvahhid kişi Allah”tan korkar ve sever. Yani Arapça Reca ve Havf arası bir disiplin şuurudur İslam dini. Dolayısıyla Allah’la arasına girebilecek hertür sevgi onun için tehlikelidir. Allah’ın emir ve yasaklarını zamanla zorlayıcı sebeplerle veya sıradan nedenlerle çiğnese bile daha sonra derin bir pişmanlık duyar ve tövbe eder.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span>Her şey Allah’ın varlığı, birliği, eşsizliği ve sonsuzluğu eksenin de varolmuştur.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span>Geçmişten<span>        </span>→ <span>Geleceğe</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span><span>            </span>Zamandan<span>        </span></span><span style="font-family:'MS Mincho';">→</span><span> Mekana</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span><span>            </span>Merkezden <span>     </span></span><span style="font-family:'MS Mincho';">→</span><span> Çembere</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span><span>            </span>Ruhtan<span>    </span><span>         </span></span><span style="font-family:'MS Mincho';">→</span><span> Maddeya</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span><span>            </span>Sebepten <span>        </span></span><span style="font-family:'MS Mincho';">→</span><span> Sonuca</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span><span>            </span>Sükundan <span>       </span></span><span style="font-family:'MS Mincho';">→</span><span> Harekete</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span><span>            </span>Ne varsa fiziki veya metafiziki, bilinen veya bilinmeyen, olmuş yada olacak her şey ancak bu eksene (Allah dilemesi ve bilmesi) eksenine bağlı olarak söz konusudur. Dolayısıyla Muvahhid kişi tüm yaşamını hiçbir zaman bu eksenin merkezkaçından çıkmayacak şekilde sürdürmek zorunda olduğunu bilir.</span><span style="color:red;"> TEVHİD</span> yaşamını tercih eden insan günaha sürüklenmiş dahi olsa Allah eksenli düşünce çizgisinden sapmaz. Çünkü dönüş yalnızca onadır. Bu bağlamda yaşayan için ölümün davası adına olması Şehadet çizgisini oluşturur ki “Madem ölüm tek bir defa gelecek oda neden Allah yolunda olmasın” düşüncesini zihinden ve eylemlerinden hiç çıkarmaz.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span><span style="color:red;">TEVHİD</span> ehli dönemsel bazı enstantenenelerin etkisinde kalmış ve siyasi zorbalıkların olduğu demokrat anlayışa isteksiz yönelmiş olabilir. Bu kin duyduğu kafire karşı Müslüman destekleme isteği onun tevhid düşüncesini terk ettiği dava düsturlarından ödün verdiği veya ideolünden vazgeçtiği anlamında değildir. O zalime karşı susan dilsiz şeytandır evrensel düsturu ile yönelişini sürekli kontrol eder kimin yanında olduğunu ve bunun nedenlerini zihninde sorgular.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span>Muvahhid şirk ve şirk hükmünde ki suçlar hariç, günah işlemekle affedilmeyeceği düşüncesine kapılmaz ve günahı alışkanlık haline getirmez.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span><span style="color:red;">TEVHİD</span>; İmanın temel taşı olarak müminin yaşamını yönlendirir ve her adımda her nefeste ve her davranışta onun hayat disiplinini sağlayan tüm yasaların kaynağıdır. <span style="color:red;">TEVHİD </span>Mu’mine; meşru helal ve mübah davranışlarda hareket serbestisini tanıyan geniş yıldızların üzerinde dalgalanan yüce bir bayraktır. Dolayısıyla dünyada ki tüm bayraklar bu yücelik yanında küçük kalır.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;"><span>            </span><span style="color:red;">TEVHİD </span>Tarihin her döneminde (devrinde) müminler en acımasız zalimlerin ve en kanlı dikdatörlerin karşısında hatta idam sehpalının üzerinde İman-Tevhid bağının kopmaz sağlamlığını “Ben Allah’tan başka kimseden korkmam ve Allah’tan başka kimseye boyun eğmem” sözleriyle haykırmışlardır. Bu söz <span style="color:#006e00;">Bilal-i Habeşi’den</span><span style="font-family:'MS Mincho';color:#006e00;">→</span><span style="color:#006e00;"> Bediüzzaman Said Nursi’ye, Yasir’den </span><span style="font-family:'MS Mincho';color:#006e00;">→</span><span style="color:#006e00;"> </span><span style="color:#006e00;">Seyyid Kutuba, Ahmed Yasin’den </span><span style="font-family:'MS Mincho';color:#006e00;">→</span><span style="color:#006e00;"> Şamil Basiyev’e, Hattab’tan </span><span style="font-family:'MS Mincho';color:#006e00;">→</span><span style="color:#006e00;"> Hasan El Benna’ya, İskilipli Atıf Hoca’dan </span><span style="font-family:'MS Mincho';color:#006e00;">→</span><span style="color:#006e00;"> Hz. İmam Hüseyin’e </span><span>kadar zulme uğramış tüm İslam kahramanlarının yüce sinelerinden ve pak alınlarından gerçek bir özgürlük nişanı olarak gözleri kamaştırmaktadır.<span style="color:green;"></span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KARAMANOĞLU MEHMET BEY'İ ARIYORUM.........]]></title>
<link>http://candandostluk.wordpress.com/2007/07/16/karamanoglu-mehmet-beyi-ariyorum-2/</link>
<pubDate>Mon, 16 Jul 2007 08:22:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>candandostluk</dc:creator>
<guid>http://candandostluk.wordpress.com/2007/07/16/karamanoglu-mehmet-beyi-ariyorum-2/</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/q88PNC3J7AU'></param><param name='wmode' value='transparent'></param><embed src='http://www.youtube.com/v/q88PNC3J7AU&rel=0' type='application/x-shockwave-flash' wmode='transparent' width='425' height='350'></embed></object></span></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
