<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>gunun-notu &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/gunun-notu/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "gunun-notu"</description>
	<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 20:54:00 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[ KAHVENİN KOYU YÜZÜ; DAVİDOFF]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/07/31/kahvenin-koyu-yuzu-davidoff/</link>
<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 19:47:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/07/31/kahvenin-koyu-yuzu-davidoff/</guid>
<description><![CDATA[
“Davidoff Kahve ürün olarak Amerikan çekirdeğinden imal ediliyor ki dünyanın en iyi çekird]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.zinodavidoff.com/shared/img/en_international/products/cafe/large/fine_aroma_l.jpg" /><img src="http://www.zinodavidoff.com/shared/img/en_international/products/cafe/large/rich_aroma_l.jpg" /></p>
<p>“Davidoff Kahve ürün olarak Amerikan çekirdeğinden imal ediliyor ki dünyanın en iyi çekirdeğidir. İçimi çok rahat olup kalitesi çok yüksektir. Her kahvenin bir kalitesi var. Ama ortada çekirdek farkı var. Çekirdek ve kalite olarak Türkiye''de en kaliteli marka Daudoff''tur”<br />
<!--more--><br />
<strong> Alanında dünyanın en iyi profesyonelleri olan Davidoff Kahve üreticileri, kahve hakkındaki her detayı, kahvenin orjinini, eşsiz lezzetini oluşturan kavrulma derecesindeki farkı bilen ve en iyi şekilde değerlendiren üreticilerdendirler.</strong> Ayrıcalıklı bir kahvenin oluşumu için özel bir yetenek gerekmektedir. Kahvenin yapısındaki ana özellik; en iyi kahvelerin, en kaliteli kahveleri yetiştiren bölgelerden gelmesidir diyebiliriz. Kahve yetiştiren her bölgenin kendine özgü farklılığı vardır. Kahvenin karekteristiği, toprağının cinsine, yetiştirildiği bölgenin iklimine ve yüksekliğine bağlıdır. Özellikle yüksek rakımlı bölgelerden temin edilen hasat, kaliteli aroma yapısını temin etmenin en sağlam yoludur diyebiliriz.<br />
Lüks kahve tüketicilerine hitap eden Davidoff Kahve, Türkiye pazarına ''Agri Tarım Ürünleri'' ile tüketicilerin beğenisine sunuldu. Agri Tarım Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Umut Çingil ile Davidoff Kahveyi ve ülkemizde kahve sektörünü konuştuk;<br />
Kahve ağırlıklı olarak faaliyet gösterdiklerini belirten Çingil, Davidoff Kahve''nin en iyi çekirdekten üretildiğini belirterek devamla, “Agri Tarım kahve ağırlıklı olarak çalışıyor. Kuruluş amacı budur. Hazır ve filtre olmak üzere iki çeşit ürünümüz var. <strong>Davidoff Kahve ürün olarak Amerikan çekirdeğinden imal ediliyor ki dünyanın en iyi çekirdeğidir. Dünyada ''süper premium'' kahve sınıfında parekende olarak piyasaya girmiş bir kahve yoktur. İçimi çok rahat olup kalitesi çok yüksektir. Her kahvenin bir kalitesi var. Ama ortada çekirdek farkı var. Çekirdek ve kalite olarak Türkiye''de en kaliteli marka Daudoff''tur. Makinası olmayan fakat espresso yapmak isteyen insanların ihtiyacına cevap veren bir kahvedir Daudoff.”</strong> dedi.</p>
<p>Fiyat olarak pahalı olduklarını da ifade eden Umut Çingil, Davidoff Kahve''yi öncelikli olarak parekende satış yapan tüm marketlerde satışa sunmayı düşünmediklerini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti, “Sayılı sayıda ve yıl içinde belli dönemlerde üretilen başka bir ürünümüz var. Bu ürün hediye edilebilecek türdendir. İlk başlarda pazara ve marketlere girmeyi düşünmüyoruz. Kahve satış noktası olarak seçici olmaya çalışıyoruz. Belli yerlerde satışlarımız var. Sayı olarak belli sayılarda üretiliyor. Fiyat olarak pahalı. Örneğin bir ürün çeşidimizden 30 bin adet getirmeyi düşünüyoruz.”</p>
<p>Daudoff Kahve''nin özel müşterilere ve üst sınıfa hitap ettiğini söyleyen  Umut Çingil, devamla, “Her markete vermiyoruz çünkü onlar satamayabilirler. Ağırlıklı olarak İstanbuldayız. Ama yavaş yavaş diğer şehirlerede açılıyoruz. Akdeniz bölgesinde özellikle yabancılar çok beğendikleri için Antalya v.b yerlere açılıyoruz. Çünkü özel müşterilere ve üst sınıfa hitap ediyoruz.” dedi.</p>
<p>Türk Kahvesimiz tabiki başka ama<br />
Tavsiye ederim Davidoff'uda.<br />
Keyifle içeceğiniz pratik mi partik (:</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[10 Kaide-i Kural]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/07/04/10-kaide-i-kural/</link>
<pubDate>Wed, 04 Jul 2007 18:58:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/07/04/10-kaide-i-kural/</guid>
<description><![CDATA[1.Günah ve harama düşme endişesiyle şüpheli şeylerden uzak durmadıkça&#8230;&#8230;. AKLIN ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:10pt;line-height:1.3em;">1.Günah ve harama düşme endişesiyle şüpheli şeylerden uzak durmadıkça....... <span style="color:red;">AKLIN FAYDASI OLMAZ </span></p>
<p>2.İlmin olmadıkça....<span style="color:red;">ERDEMİN FAYDASI OLMAZ </span></p>
<p>3.Allah'a karşı alçak gönüllü bir duyarlılık sevgi ve ürperti duyguları taşımadıkça.....<span style="color:red;"> KURTULMANIN FAYDASI OLMAZ </span></p>
<p>4.Adalet olmadıkça... <span style="color:red;">YÖNETİMİN FAYADASI OLMAZ </span></p>
<p>5.Edep olmadıkça.. <span style="color:red;">ASALETİN FAYDASI OLMAZ </span></p>
<p>6.Cömertlik olmadıkça.. <span style="color:red;">ZENGİNLİĞİN FAYDASI OLMAZ<br />
</span><br />
7.Güven olmadıkça.. <span style="color:red;">SEVİNCİN FAYDASI OLMAZ </span></p>
<p>8.Kanaat olmadıkça..... <span style="color:red;">FAKİRLİĞİN FAYDASI OLMAZ </span></p>
<p>9.Alçak gönüllülük olmadıkça.. <span style="color:red;">YÜKSELMENİN FAYDASI OLMAZ </span></p>
<p>10.Allah'ın başarıya ulaştırması olmadıkça. <span style="color:red;">ÇALIŞMANIN FAYDASI OLMAZ </span></p>
<p><span style="color:blue;">Hz.ÖMER</span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Akşemseddîn hazretlerinin tavsiyeleri ]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/07/04/aksemseddin-hazretlerinin-tavsiyeleri/</link>
<pubDate>Wed, 04 Jul 2007 14:45:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/07/04/aksemseddin-hazretlerinin-tavsiyeleri/</guid>
<description><![CDATA[Akşemseddîn hazretleri sohbetlerinde ve vâzlarında buyururdu ki:
&#8220;Her işe Besmele ile ba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Akşemseddîn hazretleri sohbetlerinde ve vâzlarında buyururdu ki:</p>
<p>"Her işe Besmele ile başla. Temiz ol, dâim iyiliği âdet edin. Tembel olma,<br />
namaza önem ver. Nîmete şükr, belâya sabr et. Dünyânın mutluluğuna mağrûr<br />
olma. Kimseye kızma, eziyet ve cefâ etme. Ömrün uzun olsun istersen,<br />
kimsenin nîmetine hased etme. Kimseyi kötüleyip, atıp tutma. Senden üstün<br />
kimsenin önünden yürüme. Dişin ile tırnağını kesme. Ayakta pantolon<br />
giymekten sakın. Misvâkı başkasıyla berâber kullanmak uygun olmaz. Çok<br />
uyumak kazancın azalmasına sebeb olur. Akıllı isen yalnız yolculuğa çıkma.<br />
Gece uyanık ol, seher vakti tilâvet kıl, Kur'ân-ı kerîm oku. Dâimâ ALLAH<br />
C.C. C.C.ü teâlâyı zikret. Kendini başkalarına medhetme. Nâmahreme bakma,<br />
harama bakmak gaflet verir. Kimsenin kalbini kırıp, virân eyleme. Düşen şeyi<br />
alıp temizleyerek yersen, fakirlikten kurtulursun. Edebli, mütevâzî ve<br />
cömerd ol. Tırnağınla dişini kurcalama. Elbiseni, üzerinde dikmekten sakın.<br />
Cünüp kimse ile yemek yemek gam verir. Yalnız bir evde yatmaktan sakın.<br />
Çıplak yatmak fakirliğe sebeb olur."<br />
<!--more--><br />
"Velî, insanlardan gelen sıkıntılara katlanıp, tahammül eden kimsedir.<br />
Sıkıntıları göğüsler, belâlar yüzünden şikâyetçi olmaz ve adâvet beslemez,<br />
düşmanlık tavrı takınmaz. O, toprak gibidir. Toprağa her türlü kötü şey<br />
atılır. Fakat topraktan hep güzel şeyler biter.</p>
<p>ALLAH C.C. C.C.ü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: "O insanlar<br />
sandılar mı ki, (sâdece) îmân ettik demeleriyle bırakılacaklar da imtihâna<br />
çekilmeyecekler." (Ankebût sûresi:2)</p>
<p>Îmân, taklîd ile, babadan ve dededen görerek, sırf îmân ettim demekle olmaz.<br />
Böyle taklid ile inanan kimseler, imtihân olunması bakımından belâ ve<br />
musîbetlere düçâr olmazlar. Belâ ve musîbetler, ALLAH C.C. C.C. dostlarının<br />
muhabbet ve sevgisini artırır. Nitekim altın için ateş ne kadar kızgın<br />
olursa, altını o derece saf ve hâlis yapar. Bu sebeble kişi mânevî<br />
mertebesinin yüksekliğine göre büyük veya küçük belâ ve musîbetlere uğrar.<br />
Nitekim Resûlullah efendimiz bir hadîs-i şerîfte buyurdu ki:</p>
<p>"Kişi, dînindeki sebâtına göre belâya (imtihâna) mübtelâ olur. Âfiyet,<br />
kıymetini bilmeyen kimse için derd gibidir. Belâ, kadrini bilen için devâ<br />
gibidir." Belânın, insanın Rabbine dönmesini sağlayan sıkıntıların kadrini<br />
bilen, Hakkı gerçekden sevenlerdendir. Taklid ile sevenler değillerdir.<br />
Çünkü taklid ile sevmek, belanın, imtihânın faydasını giderir. Sevilenin<br />
hareketi, gerçek muhabbeti bozmaz. Nitekim Mûsâ aleyhisselâm, Fir'avn'ın<br />
sarayında Âsiye Hâtun tarafından büyütülürken, Âsiye Hâtun onu gerçekten<br />
seviyordu. Fir'avn ise, Âsiye Hâtunu taklid ederek seviyordu. Âsiye Hâtun<br />
gerçekten sevdiği için, onun hareketlerinden incinmiyordu. Mûsâ aleyhisselâm<br />
Fir'avn'ın sakalını tutup çekince, Fir'avn'ın sevgisi gerçek sevgi olmadığı<br />
için, hemen rahatsız oldu."</p>
<p>"Kişinin kadrinin ve kıymetinin varlığı, mihnetlere, belâ ve musîbetlere<br />
sıkıntılara sabretmesiyle ortaya çıkar. Bu mihnet, dünyâlığın olmaması veya<br />
eksilmesi, elden çıkması ile olur. Sabredenlerin, sabırdaki sebatları<br />
sebebiyle iyilikleri; yâni sabır, tevekkül, kanâat ve hilm, yumuşaklık gibi<br />
güzel hasletleri artar. Böylece olgunlaşan insanın kalb aynasındaki kirler,<br />
cevherin hâlis hâle getirilmesi gibi temizlenir. Belâ günlerinde, belâ<br />
geldiğinde Eyyûb aleyhisselâmın kulluğu iyi bir kulluktur.</p>
<p>"Kulluk beş kısımdır: Birincisi ten kulluğudur. Bu, ALLAH C.C. C.C.ü<br />
teâlânın emirlerine uyup, yasak ettiği şeylerden sakınmaktır. İkincisi; nefs<br />
kulluğudur. Bu kulluk, nefsi terbiye etmek, ıslâh etmek, mücâhede ve nefsin<br />
istemediği şeyleri yapmak, riyâzet çekip nefsin istediği şeyleri<br />
yapmamaktır. Üçüncüsü; Gönül kulluğudur. Bu ise, dünyâdan ve dünyâda bulunan<br />
şeylerden yüz çevirip, âhirete yönelmektir. Âhirete yarar iş yapmaktır.<br />
Dördüncüsü; sır kulluğudur. Bu, her şeyi bırakıp, tamâmen ALLAH C.C. C.C.ü<br />
teâlâya dönüp, O'nun rızâsını kazanmaktır. Beşincisi; can kulluğu. Bu<br />
kulluk, müşâhedeye ermek için kendini ALLAH C.C. C.C. yoluna vermekle<br />
olur..."</p>
<p>"Mânevî huzûra ermek ve bu yolda ilerlemek için dört şey lâzımdır. 1. Az<br />
yemek, 2. Az uyumak, 3. Halka az karışmak, 4. ALLAH C.C. C.C.ü teâlâyı çok<br />
zikretmek."</p>
<p>NE SEN GÖRÜRSÜN NE DE BEN</p>
<p>Osmanlı Sultânı İkinci Murâd Han, Hacı Bayram-ı Velî'yi son derece severdi.<br />
Fırsat buldukça, sık sık ziyâretine giderdi. Bir defâsında, dört yaşındaki<br />
oğlu Şehzâde Mehmed ile berâber Hacı Bayram'a gelip, elini öptüler. Sultan<br />
Murâd Han, sohbet sırasında Hacı Bayram'a;</p>
<p>"Efendim, İstanbul'u alıp, kâfir diyârını İslâm'ın nûru ile nûrlandırarak,<br />
çan çınlamaları yerine ezân seslerinin yükselmesini arzu ederim. Bu hususta<br />
duâlarınızı beklerim." dedi. Hâcı Bayram-ı Velî;</p>
<p>"ALLAH C.C. C.C.ü teâlâ, ömrünüzü ve devletinizi ziyâde etsin. Yalnız,<br />
İstanbul'un alındığını sen ve ben göremeyiz." dedi, sonra da, şehzâde Mehmed<br />
ile Akşemseddîn'i göstererek;</p>
<p>"Ama şu çocukla bizim köse görürler." buyurdu.</p>
<p>BİZİM TATTIĞIMIZI TADARSAN</p>
<p>İstanbul'un fethinden sonra, Fâtih Sultan Mehmed Han, hocasını ziyârete<br />
gitmişti. Sohbet esnâsında;</p>
<p>"Muhterem hocam! Elhamdülillah büyük yardımlarınızla İstanbul'u fethettik.<br />
Artık beni talebeliğe, dervişliğe kabûl buyurmanızı istirhâm ediyorum."<br />
dedi. Akşemseddîn hazretleri;</p>
<p>"Sultânım, sen bizim tattığımız lezzeti tadacak olursan, saltanâtı<br />
bırakırsın. Devlet işlerini tam yapamazsın. Dîn-i İslâmı yayma işi yarım<br />
kalır. Müslümanların rahat ve huzûr içinde yaşıyabilmeleri için, devletin<br />
ayakta kalması şarttır. Talebelikle pâdişâhlığın bir arada yürütülmesi çok<br />
güçtür. Seni talebeliğe kabûl edersem, düzen bozulabilir, halkımız perişân<br />
olabilir. Bunun vebâli büyüktür. ALLAH C.C. C.C.ü teâlânın gazâbına mâruz<br />
kalabiliriz." diyerek, teklifini reddetti. Bunun üzerine Fâtih Sultan Mehmed<br />
Han, hocasına iki bin altın hediye etmek istemiş ise de, bunu da kabûl<br />
etmedi.</p>
<p>1) Mu'cem-ül-Müellifîn; c.9, s.271<br />
2) Fâtih'in Hocası Akşemseddîn, Hayâtı ve Eserleri<br />
3) Câmiu Kerâmât-il Evliyâ; c.1, s.164<br />
3) Nefehât-ül-Üns; s.684<br />
5) Osmanlı Müellifleri; c.1, s.12<br />
6) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.1, s.251<br />
7) Şakâyık-ı Nûmâniyye Tercümesi; s.240<br />
8-) Rehber Ansiklopedisi; c.1, s.158<br />
9) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; s.983</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[1 Taş At !]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/06/02/1-tas-at/</link>
<pubDate>Sat, 02 Jun 2007 21:25:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/06/02/1-tas-at/</guid>
<description><![CDATA[
Bir taş at
Bir taş daha at
Bir şiir ateşle
Bir yumruk yükselt

Bir çocuk yetiştir
Duvara bir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://files.myopera.com/Umman/blog/1.jpg" alt="http://files.myopera.com/Umman/blog/1.jpg" height="279" width="373" /></p>
<p>Bir taş at<br />
Bir taş daha at<br />
Bir şiir ateşle<br />
Bir yumruk yükselt<br />
<!--more--><br />
Bir çocuk yetiştir<br />
Duvara bir slogan yaz<br />
Şehitleri an<br />
Bir hayal kur<br />
Tarihine sahip çık<br />
Sokaklara sahip çık<br />
Bir slogan at<br />
Bir tohum ek<br />
Bir ateş yak<br />
Bir cam kır<br />
Terle…<br />
Bir yara sar!<br />
Bir dosta sevgi göster<br />
Hakikati söyle<br />
Gökyüzüne bak<br />
Aklını kullan<br />
İz bırakma<br />
Bir hücreyi ziyaret et<br />
Kendi kalbini çal<br />
Parolayı aklında tut<br />
BİR FÜZEYİ ÇALIŞMAZ HALE GETİR<br />
Bir plan yap<br />
Bir umut ışığı ol<br />
Bir teoriyi test et!<br />
Bir dogmaya meydan oku<br />
Bir damla gözyaşı akıt<br />
Hainlerle hesaplaş<br />
Ağırlığını hakkıyla taşı<br />
Sevmek için mücadele et!<br />
Sevdiğini bir daha söyle<br />
Sınırı aş!</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Osmanlı Tokatı ]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/06/01/osmanli-tokati/</link>
<pubDate>Fri, 01 Jun 2007 18:31:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/06/01/osmanli-tokati/</guid>
<description><![CDATA[
Osmanlı zamanında ordu çeşitli birliklerden oluşurmuş.
O birliklerden biride Tokatçı grubu ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img153.imageshack.us/img153/5554/osmanltokaddk3.jpg" border="0" /></p>
<p>Osmanlı zamanında ordu çeşitli birliklerden oluşurmuş.<br />
O birliklerden biride Tokatçı grubu imiş.<br />
Tokatçı denilen askerler devşirmelerden oluşur ve gayet iri yapılı, iri elli kişilermiş.<br />
Bunların özel çalışma salonları varmış.<br />
Salonlarda mermerden yapılı olan büyükçe kolonlar varmış.<br />
Tokatçılar bu mermer kolonları tokatlayarak ellerini daha da geliştirirlermiş.<br />
Savaş sırasında ordunun en arkasında bulunur savaşın sonlarına doğru hızla savaş alanına girer ve bitkin durumda olan düşman askerlerini tek tokat darbesiyle yerle bir ederlermiş.<br />
Tokat attıkları kişinin yüzünü içeri çökertir ve beyin kanaması geçirmesine sebep olarak öldürürlermiş</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Allah'ım]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/05/30/allahim/</link>
<pubDate>Wed, 30 May 2007 19:01:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/05/30/allahim/</guid>
<description><![CDATA[
Allah’ım beni ;
Minberde sözün,
mihrabta ibadet etmenin,
yeryüzünde işin,
savaş meydanınd]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img230.imageshack.us/img230/8619/prayerbeadsrestingbybilud2.jpg" border="0" height="336" width="500" /></p>
<p><span style="color:teal;"><span style="font-size:12pt;line-height:1.3em;"><span style="font-family:Garamond;"><strong>Allah’ım beni ;<br />
Minberde sözün,<br />
mihrabta ibadet etmenin,<br />
yeryüzünde işin,<br />
savaş meydanında kahramanlık ve cesaretin,<br />
Muhammed’in (asm) yanında vefanın,<br />
dinde hikmetin,<br />
toplumda sorumluluğun,<br />
hayatta abidliğin,<br />
çağında devrimin,<br />
iradede adaletin,<br />
evinde Aîşe ve Eğitimin ustası, üstadı,<br />
rehberi eyle, her yerde Sana kul eyle.</strong></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir Fısıltı Ve O İsim "Tarık Bin Ziyad " Gemileri Yakmak" ]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/05/25/bir-fisilti-ve-o-isim-tarik-bin-ziyad-gemileri-yakmak/</link>
<pubDate>Fri, 25 May 2007 17:52:36 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/05/25/bir-fisilti-ve-o-isim-tarik-bin-ziyad-gemileri-yakmak/</guid>
<description><![CDATA[

Tarık Bin Ziyad 1300 yıl önce İspanya’ya ayak bastığında arkasında kendini dünyaya bağ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img440.imageshack.us/img440/5682/sayfa1bp5.jpg" border="0" height="480" width="351" /></p>
<p><strong><br />
Tarık Bin Ziyad 1300 yıl önce İspanya’ya ayak bastığında arkasında kendini dünyaya bağlayan şeyleri ortadan kaldırıp, İspanya’nın fethini müyesser kılmak için gemileri yaktırmıştı. O günkü İslam orduları hızla ilerleyerek kısa bir süre sonra Prene dağlarına varmıştı. Eğer o gün Prene dağları aşılmış olsaydı bu gün Avrupa’nın bir İslam kıtası halini alması çok kuvvetle muhtemeldi. O günlerden bize en büyük miras, adını <span style="color:red;">Tarık Bin Ziyad’tan alan “Cebel-i Tarık (Tarık Dağı)” ile “gemileri yakmak” deyimi kaldı.</span> O günden bu güne “gemileri yakmak” deyimi azmi, gayreti ve hedefe ulaşmaktaki samimiyeti anlatmak için kullanılıyor.</strong><br />
<!--more--><br />
<strong>Aradan 1300 yıl geçti. Tarık Bin Ziyad’ın torunları bu gün dedelerinin yapamadığını yapmak için başta Fransa olmak üzere Avrupa içlerine doğru ilerliyor. Bu gün istedikleri güç ve kuvvetten yoksun bile olsalar 12 milyon Müslüman nüfus ciddi bir alternatif olarak Batı dünyasının karşısında duruyor.</strong></p>
<p><img src="http://img463.imageshack.us/img463/9892/sayfa2ux1.jpg" border="0" height="480" width="308" /></p>
<p>O gün gemiler Tarık’ındı ve Tarık dağlara adını vermek için o odundan gemileri yaktı.<br />
Bu gün Mağripli çocukların yaktıkları araçlar onların değil.<br />
Onlar arabaların üretildiği yerlerde bir köle gibi çalıştılar.<br />
Onlar kapitalizmin ve emperyalizmin en büyük vasıtaları olan arabaları yakıyorlar.<br />
Onlar arabaları yakarak Tarık’taki ruha ulaşmak ve Fransa’ya adlarını yazmak istiyorlar. Sadece vasıtalar farklı. <strong><span style="color:red;">Nasıl ki ‘Cebel-i Tarık’ Tarık Bin Ziyad ile anılıyorsa,</span> </strong>Mağripli çocuklar da Fransa ile anılmak istiyorlar.</p>
<p>Tarık gemileri yakmıştı. İspanya’yı fethetmişti.<br />
Fakat Prene dağlarını geçemediği için Fransa’yı fethedememişti.<br />
Tarık dağı aşamadı; ama Mağripli çocuklar denizleri aştılar.<br />
Durum onu gösteriyor ki artık o çocukların aşamayacağı şey yok.</p>
<p><img src="http://img490.imageshack.us/img490/7514/sayfa3la0.jpg" border="0" height="480" width="316" /></p>
<p><strong>Tarık gemileri hakikatte yaktırmamıştı.<br />
Sadece akıllardaki gemileri yaktırmış ve kalbe, imana teslim olmuştu.<br />
Ve aklı (gemi) kalbe (gemi yataklarına) bırakmıştı.<br />
Gemi yatakları rüzgara ve akıntıya kapalı koy, tabii limanlardı.<br />
Şimdi Mağripli çocuklar Tarık’ı gemici nuru olarak akıl ve kalblerine bayrak yapıyorlar ve gemileri bir daha asla yataklarına koymamak üzere yataklarından çıkarıyorlar.</strong></p>
<p><span style="font-size:11pt;line-height:1.3em;"><span style="color:red;"><strong>Tarık, sabah yıldızı, venüs, zühre, Endülüs fatihi, fatih demektir.<br />
Mağripli çocuklar Tarık’ı bir sabah yıldızı olarak yakalarına takıyorlar.<br />
Mağribin çocukları için sabah olmak üzere.<br />
Sabahın ne getireceğini şimdiden kestirmek zor.</strong></span></span></p>
<p>...</p>
<p>Başa dönelim.<br />
Tarık savaşı kazanmasaydı gemileri yaktığı için akılsızlıkla suçlanacaktı.<br />
Muvaffak olduğu için herkes Tarık’ın makul davrandığını düşünüyor.<br />
...</p>
<p><img src="http://img96.imageshack.us/img96/7961/sayfa4cf9.jpg" border="0" height="480" width="324" /></p>
<p>Gökten üç elma düşmüş.<br />
Biri anlatana, biri dinleyene, Biride bu yazıyı yazana .......</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Günün Notu ]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/05/23/gunun-notu-3/</link>
<pubDate>Wed, 23 May 2007 08:26:37 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/05/23/gunun-notu-3/</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img517.imageshack.us/img517/782/ads305zvv7.png" height="491" width="324" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Günün Notu]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/05/22/gunun-notu-2/</link>
<pubDate>Tue, 22 May 2007 18:43:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/05/22/gunun-notu-2/</guid>
<description><![CDATA[
İnanç,  görmediğimize inanmaktır.
Bunun armağanı da inandığımızı görmektir.
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img45.imageshack.us/img45/997/note6op1mi.jpg" border="0" /></p>
<p><span style="color:red;"><strong>İnanç, </strong></span> <strong>görmediğimize inanmaktır.<br />
Bunun armağanı da</strong><span style="color:red;"><strong> inandığımızı görmektir.</strong></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kulluğum Sultanlığımdır  ]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/05/22/kullugum-sultanligimdir/</link>
<pubDate>Tue, 22 May 2007 17:38:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/05/22/kullugum-sultanligimdir/</guid>
<description><![CDATA[Kulluğum Sultanlığımdır
&nbsp;
Ömer Sevinçgül
Hatırlıyorum, bir tanıdığım ‘Niçin na]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h3 align="left">Kulluğum Sultanlığımdır</h3>
<p align="left">&#160;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom:12pt;" align="left"><strong>Ömer Sevinçgül</strong></p>
<p>Hatırlıyorum, bir tanıdığım ‘Niçin namaz kılıyorsun?’ diye sormuştu da hemen cevap vermek yerine, başka bir soruyla mukabele etmiştim: ‘İlletini mi öğrenmek istiyorsun, hikmetini mi?’ Şaşırmış, ‘bu ne demek oluyor’ demişti. Şöyle bir açıklama yapmıştım: ‘İllet, hakiki sebep demektir. Hikmet ise, gözetilen fayda ve menfaat.’</p>
<p>‘Şu halde illeti nedir?’</p>
<p>‘İlâhî emir, sadece emredildiği için kılıyorum.’</p>
<p>‘Ya hikmeti?’</p>
<p>‘Saymakla bitmez. Ben, hemen aklıma gelenleri söyleyeyim. <span></span>Herşeyden önce, cehennem ateşinin kalkanı, kabir azâbının siperi ve cennet kapılarının anahtarıdır. Ebedî saadet, onun sonsuza uzanan bir meyvesidir.</p>
<p>Namaz kalbe gıda, rûha şifa, bedene sıhhat, vicdana ölçü, akla istikâmet, iradeye kuvvet ve duygulara intizam verir.<br />
<!--more--></p>
<p>Namaz, hayatı disiplin altına alır, günahtan korur, manevî kirleri temizler. Ruh, onunla nefes alır, huzur bulur, sükûna erer, Rabbine yönelir. Mânevî yükselişin merdivenidir namaz; bütün ibadetlerin özüdür.</p>
<p>Ancak bunların hiçbiri olmasaydı bile ben namazımı yine kılacaktım. Çünkü, faydalar teşvik edici olabilir, fakat asla hakiki sebep olamaz. Önce istenilmez, belki sonra verilir.’</p>
<p>O zaman söyleyemedim, dostuma şunları da söylemek isterdim:</p>
<p>‘Namaz îmânımın ifadesidir, acizliğimin, zayıflığımın, çaresizliğimin, kısacası kulluğumun itirafıdır.</p>
<p>Namaz gözümün nuru, gönlümün gözbebeğidir. Dünyam onunla aydınlandı, hakikatı onun ışığıyla gördüm, diğer varlıkların ibadetlerini onun ilhâmıyla bildim.</p>
<p>Secdedeki zilletimde izzetimi bulmuşum. Allah’a baş eğişim, başkasına baş eğmeyeceğime dair yeminimdir. Alnım yeri öperken, rûhum da beni sayısız ni’metlerle yaşatan rahmet elini öpmektedir.</p>
<p>Namazda ben âlem olurum, âlem de ben olur. Yüce divanda kâinatın sözcülüğünü ederim. Dilsiz varlıklar benim dilimde dile gelir.</p>
<p>Seccade tahtım, secde saltanâtım… ve <strong>kulluğum sultanlığımdır</strong>.’</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Günün Notu]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/05/19/gunun-notu/</link>
<pubDate>Sat, 19 May 2007 19:49:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/05/19/gunun-notu/</guid>
<description><![CDATA[
Hem Allah&#8217;a İnanma , Hem O&#8217;na Söv!
Duyulmamış Görülmemiş şey&#8230; 
(N.F.K Sah]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img45.imageshack.us/img45/997/note6op1mi.jpg" height="78" width="79" /></p>
<p><strong>Hem Allah'a İnanma , Hem O'na Söv!<br />
Duyulmamış Görülmemiş şey... </strong><br />
(N.F.K Sahte Kahramanlar syf :74 -75 )</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
