<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>hristiyanlik &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/hristiyanlik/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "hristiyanlik"</description>
	<pubDate>Sun, 07 Sep 2008 04:56:26 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[hristiyanlık]]></title>
<link>http://sozlukler.wordpress.com/?p=15</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 09:04:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>lugatiweb</dc:creator>
<guid>http://sozlukler.wordpress.com/?p=15</guid>
<description><![CDATA[her sene yeni kurallar eklenen din
yozlaşmış, değiştirilmiş din. &#8220;hz isa allah&#8217;ın]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>her sene yeni kurallar eklenen din</p>
<p>yozlaşmış, değiştirilmiş din. "hz isa allah'ın oğludur" saçmalığını uydurup en büyük günahlardan biri olan allah'a şirk <a title="ortak)" href="http://sozlukler.wordpress.com/k/ortak/">*</a> koşmuş din.</p>
<div>
<table id="t905851" style="visibility:hidden;" border="0">
<tbody>
<tr>
<td><span style="display:none;font-size:8pt;"><em></em></span></td>
<td><a href="po('/soz_uye_entryid.php?ac=action&#38;id=905851','entryid905851','300','200');"><span style="font-size:xx-small;">#905851</span></a> </td>
<td class="linkler"> <a id="a39" title="http://just-another-stranger.uludagsozluk.com" href="http://just-another-stranger.uludagsozluk.com/" target="_blank">w</a> </td>
<td class="linkler"> <a id="a40" title="bu entry'i tavsiye et" href="po('/soz_uye_entryid.php?id=905851&#38;ac=tav','yazar_6174','300','200');">tavsiye</a> </td>
<td class="linkler"> <a id="a41" title="bu entryi sikayet et." href="http://sozlukler.wordpress.com/soz_uye.php?sa=iletisim&#38;id=905851">!?</a> </td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<li>kölelik düzenini meşrulaştırır. çünkü bu hayatı yadsır.. önemli olanın bu hayattan sonraki hayattır. öteki hayatın önemine vurgu yapar ve bu hayatın, burda yaşanılan acıların, burda yaşanılan sorunların önemsiz olduğunu söyleyen dindir.</li>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Lut Tabletinin Şifresi]]></title>
<link>http://birtakimolaylar.wordpress.com/?p=148</link>
<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 13:55:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>kemalmete</dc:creator>
<guid>http://birtakimolaylar.wordpress.com/?p=148</guid>
<description><![CDATA[Lut Gölü’nün Ürdün kıyılarında bulunduğu sanılan ve bilimsel inceleme altına alınan ya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lut Gölü’nün Ürdün kıyılarında bulunduğu sanılan ve bilimsel inceleme altına alınan yaklaşık bir metre boyundaki taş yazıt, Hıristiyanlığı sarsabilir.</strong></p>
<p>Uzmanlar, yazı karakterlerinin Hz. İsa’nın doğumundan önceki yüzyıla işaret ettiğini doğruladı. Kimyasal analizden de benzer bir sonuç çıktı.</p>
<p>Kırık taştan yapılan çeviri doğruysa, 2100 yıl öncesinin Yahudi toplumunda da Hz. İsa’nın çizdiği Mesih portresine yakın bir kurtarıcının beklendiği, yani Hıristiyan teolojisinin vaaz ettiğinin aksine "acı çeken Mesih" kavramının Hz. İsa ile birlikte başlamadığı kanıtlanabilir.</p>
<p>New York Times, "Mesihle ilgili ifadeler gerçekten taşın üstünde yer alıyorsa, Hz. İsa konusunda son dönemde hem kamuoyunda, hem de akademisyenler arasında yeniden şekillenen görüşlere katkı yapılmış olacak. Çünkü İsa’nın ölümü ve dirilişiyle ilgili hikayenin orijinal olmadığı, o dönemin Yahudi geleneğinin bir parçası olduğu ortaya çıkacak" yorumunu yaptı.</p>
<p>İbrani Üniversitesi profesörlerinden Yehezkel Kaufman da, "Üç gün sonra diriliş motifi, akademik literatürün neredeyse tamamına aykırı bir biçimde, Hz. İsa’dan önce geliştirilmiş bir kavram haline geliyor. Yani Hz. İsa ve havarileri, daha önce var olan bir mesih öyküsündekileri hayatlarına uyarlamakla kalmışlar" dedi.</p>
<p><strong>Hıristiyanlar şoke olacak</p>
<p></strong>California Üniversitesi’nde Tevrat kültürü profesörü olan Daniel Boyarin, "Bazı Hıristiyanlar bunu şoke edici bulacak, kendi ilahiyatlarının benzersizliğine bir meydan okuma olarak görecekler" dedi.</p>
<p>Yaklaşık 10 yıl önce bulunan tablet, Ürdünlü bir antikacının eline geçti. Tableti son olarak İsviçre’de yaşayan İsrail vatandaşı bir koleksiyoner satın aldı. Birkaç yıl önce tableti inceleyen ve önemini keşfeden İsrailli akademisyen Arda Yardeni, geçen yıl bu konuda bir makale yayımladı. Yardeni, ilk tepkisinin, "Taşa yazılmış Kumran metinleri bulmuşsun" şeklinde olduğunu söylüyor.</p>
<p>60 yıl önce yine Lut Gölü yakınında bir mağarada bulunan parşömen tomarlarına yazılı Kumran Metinleri, bugün hala tartışılıyor. Hz. İsa dönemindeki bir Yahudi mezhebi olan Essenilerin inançlarını Tevrat’a yakın bir dille anlatan Kumran Metinleri ile ilgili bir konferans, dün Kudüs’teki İsrail Müzesi’nde yapıldı. Kumran Metinleri ile yaşıt olduğu sanılan tablet de, bilimadamları ve ilahiyatçılar tarafından masaya yatırıldı. Gelecek birkaç ay içinde tablet hakkında birçok yeni bilimsel makale yayımlanacak ve "Cebrail Vahyi" ile ilgili tartışma büyüyecek.</p>
<p><strong>Diriliş miti İsa’dan eski mi</p>
<p></strong>Lut Gölü kıyısında bulunan taş bir tablet, dinler tarihini değiştirebilir. Hz. İsa’nın doğumundan yüz yıl kadar önce yazıldığı sanılan tablette, Cebrail’in ağzından, "öldükten üç gün sonra dirilecek bir mesih"ten bahsediliyor. İbranice 87 satırın yer aldığı tablette kırıklar olduğu için tercüme tartışmalı.</p>
<p>Hıristiyan ilahiyat çevrelerini karıştıran tablet ile ilgili ilk çeviriler doğruysa, Hz. İsa’nın ölümü ve yeniden dirilişiyle ilgili öykünün orijinal olmadığı, doğumundan önce de Yahudi çevrelerinde anlatıldığı kesinleşecek. Böylece İncil’in yeniden yorumlanması gerekecek.</p>
<p><strong>Son akşam yemeğinin anlamı başka</strong></p>
<p>Tablet, Son Akşam Yemeği’ne de yeni bir boyut getiriyor. İsrailli Prof. İsrael Knohl şöyle açıklıyor: "İncil’de Hz. İsa ölümünden önce çekeceği acılara dair birçok öngörüde bulunur. İlahiyatçılar bunların İncil’e sonradan eklenmiş olabileceğini, çünkü Hz. İsa’nın zamanında ’acı çeken Mesih’ kavramının olmadığını söylüyorlardı. Oysa bu tablet bunun varlığını kanıtlıyor. Hz. İsa’nın misyonu, Romalılar tarafından idama çarptırılarak, kavminin gelecekte alacağı intikama zemin hazırlamaktı. Bu yüzden son akşam yemeğinin anlamı da tamamen farklıydı. Orada kendi kanını feda etmesi başkalarının günahları için değil, İsrail’in kurtuluşunu sağlamak içindi."</p>
<p><strong>Kırık tablette ne yazıyor</strong></p>
<p>İSRAİLLİ bilimadamlarının "Cebrail Vahyi" adını verdiği tabletteki 87 satır kazınarak değil, mürekkeple yazılmış. Bu nedenle silinmiş yerler ve taşın kırılmasından dolayı ancak tahmin edilerek okunabilen bölümler var. Metnin çoğunda, Cebrail’in ağzından bir kıyamet günü tasviri yapılıyor.</p>
<p>Uzmanlar özellikle 80. satır üstünde duruyorlar. Bu satırın "Lışloşet yevmin" (Üç gün içinde) ifadesiyle başladığı kesin ama sonrasını okumak güç. Bunu başaran, Kudüs’teki İbrani Üniversitesi’nin Kitab-ı Mukaddes araştırmaları bölümünden profesör İsrael Knohl oldu. Knohl’un yorumu, birçok bilimadamı tarafından da kabul ediliyor. Buna göre, cümlenin devamında "hayeh" (hayat) sözcüğü geçiyor. Cümle tamamlandığında, "Ben, Cebrail, sana emrediyorum ki, üç gün içinde yeniden hayata döneceksin" ifadesi oluşuyor. Bir sonraki cümlede, Cebrail’in hitap ettiği kişinin, "prensler prensi" olduğu görülüyor. Bu ifade, Tevrat’ta da geçiyor. Bununla Yahudilerin lideri olan ve üç gün içinde yeniden dirilecek biri kastediliyor. Knohl, bu kişinin, Hz. İsa’nın doğduğu gün ölen "zalim" Yahudi kralı Herod’un ordusunda bulunan Simon adlı bir komutan olduğunu savunuyor. Buna göre metni de Simon taraftarlarından biri yazmış olabilir.</p>
<p>[<a href="http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9369969.asp?gid=229&#38;sz=48892">Hürriyet</a>]</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir İnsan Kılıklı ve Peşindeki Koyunlar!]]></title>
<link>http://bkabakli.wordpress.com/?p=134</link>
<pubDate>Sun, 18 May 2008 08:48:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>Bilal KABAKLI</dc:creator>
<guid>http://bkabakli.wordpress.com/?p=134</guid>
<description><![CDATA[Hemen konuya girmek istiyorum, o kadar sinirliyim ki şu yazıyı yazarken&#8230; Az önce youtube]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen konuya girmek istiyorum, o kadar sinirliyim ki şu yazıyı yazarken... Az önce youtube'da videolar izledim, Fettullah Gülen hakkında. Videolar beni şoke etti açıkçası. Bunları yaptığını biliyordum ama bu kadar açıkça yapacağını tahmin edemezdim. Yurt dışında Fettullah dergilerinde kelime-i şahadetten Hz. Muhammed (SAV)'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğu kısmını attıklarını duymuştum. Fettullah Gülen'in kendi kaleminden, Türkiye'de yüzbinlerce koyunun okuduğu kitabında bunları göreceğim aklıma gelmezdi. Bu kadar bariz iken, o yüzbinler nasıl hala daha bu adamın peşinden gidebildiler! İşte bu sebepten saf koyun değil de aptal olduklarını düşünüyorum.</p>
<p>"Herkes kelime-i tevhidi esas alarak çevresine bakışını gözden geçirmeli ve ıslah etmelidir. Hatta kelime-i tevhidin ikinci bölümüne yani 'Muhammed Allah'ın resuludür' kısmını söylemeksizin ikrar kimselere de merhamet nazarı ile bakmalıdır" (Gülen, Küresel Barışa Doğru, S131) İlk okuduğunuzda "aman ne demişki, işte küresel barış" diyebilirsiniz. Fettullah, hocası ve talebesinin neler yaptığını, nasıl çalıştığını öğrendiğinizde eminim fikriniz değişecek. Biraz daha kötü niyetli olacaksınız...</p>
<p>"... Kuran devamla Allah'ı bıraktıp da 'bazılarımız bazılarımızı rab edinmesin' diyor. Dikkat edin bu mesajda 'Muhammedur Resulullah' yoktur." (Gülen, Hoşgörü ve Diyalog İklimi, S241).</p>
<p>Hele ki şakirt talebesi, Fettullah'ın sağ kolunun dediğini duysanız yok artık dersiniz... "Mühim olan kelime-i tevhid inancıdır. Hz Muhammedi kabul ve tasdik etmek ise şart olmayıp bir kemal mertebesidir." (Ahmet Şahin,Zaman Gazetesi, 17 Nisan 2000).</p>
<p>Bu adamların öğrenci evinde kalan insanlar bunların yalanlarına beş yaşındaki çocuklar gibi inanıyor ve öyle bir sinirle, öyle bir öfke ile savunuyorlar ki! Bu evlerde çocuklara öğretilen şeyleri anlatmakla bitmez. Mesela "Dinin değişmediği ama 100 yılda bir yeni bir peygamber ile değil ama onun gibi birşey ile güncellendiği, günün şartlarına uydurulduğu (update edildiği)". "Ölülerden yardım isteyiniz" bile burada duyulabilir! Zaten o evlerde bir "şefaat" olayı vardır ki ne ben anlatayım ne siz dinleyin. Fettullahların yürüttüğü politikanın son noktasıdır. Tam olarak hristiyanlık inancıdır. Kur'an'daki açık ayetlere rağmen hala daha bunların peşinden giden insanlar vardır. Bunlar daha çok aptal körlerdir. Ne koyarsan önüne yer, düşünmez... Nasıl olsa bir düşünen var, Fettullah ve yardakçıları.</p>
<p>Fethullah Gülen:Peygambere Gerek Yok!<br />
http://www.youtube.com/watch?v=CPmN7BQS6KA&#38;feature=related</p>
<p>Fethullah Gülen:Kur'an Ayetleri Çok SERT!<br />
http://www.youtube.com/watch?v=PI27kQBUGNc&#38;feature=related</p>
<p>Fethullah Gülen-Papa Eli Öpme Merasimi<br />
http://www.youtube.com/watch?v=yPUVfxzIFNI&#38;NR=1</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kariye (DVDRIP) Belgesel Türkçe]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/06/28/kariye-dvdrip-belgesel-turkce/</link>
<pubDate>Thu, 28 Jun 2007 11:41:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/06/28/kariye-dvdrip-belgesel-turkce/</guid>
<description><![CDATA[ 	
Kariye  (DVDRIP)  Belgesel Türkçe
Mozaik Sanatının Son Çiçeği

Şifre : azeri
 	
Linkler:
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#000000"><a href="http://imageshack.us/" target="_blank"> 	<img src="http://img401.imageshack.us/img401/697/kariye1zq1zr7.jpg" alt="Kariye (DVDRIP) Belgesel Türkçe" style="border:medium none;" /></a></font></p>
<p><font color="#000000">Kariye  (DVDRIP)  Belgesel Türkçe</font></p>
<p><font color="#000000">Mozaik Sanatının Son Çiçeği</font></p>
<p><font color="#000000"><!--more--><br />
Şifre : azeri</font></p>
<p><font color="#000000"><a href="http://imageshack.us/" target="_blank"> 	<img src="http://img329.imageshack.us/img329/6158/kariyekw5fn1.jpg" alt="Kariye (DVDRIP) Belgesel Türkçe" style="border:medium none;" height="447" width="427" /></a></font></p>
<p><font color="#000000">Linkler:<br />
<a href="http://rapidshare.com/files/15402606/kariye.part1.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/15402606/kariye.part1.rar</a><br />
<a href="http://rapidshare.com/files/15408106/kariye.part2.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/15408106/kariye.part2.rar</a><br />
<a href="http://rapidshare.com/files/15413256/kariye.part3.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/15413256/kariye.part3.rar</a><br />
<a href="http://rapidshare.com/files/15415958/kariye.part4.rar" target="_blank">http://rapidshare.com/files/15415958/kariye.part4.rar</a></font></p>
<p><font color="#000000"><br />
</font></p>
<p>www.downtr.org den alınmıştır</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İslam,Musevilik,Ve Hristiyanlık da "İman" ]]></title>
<link>http://paradies.wordpress.com/2007/05/22/islammusevilikve-hristiyanlik-da-iman/</link>
<pubDate>Tue, 22 May 2007 19:34:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>paradies</dc:creator>
<guid>http://paradies.wordpress.com/2007/05/22/islammusevilikve-hristiyanlik-da-iman/</guid>
<description><![CDATA[İman, bir dine inanmaya verilen isimdir.
Çoğu dinde inanılması gereken bir ilkeler bütünü va]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İman, bir dine inanmaya verilen isimdir.<br />
Çoğu dinde inanılması gereken bir ilkeler bütünü vardır, bu bütüne amentü denilir;<br />
iman işte bu bütüne inanmaya verilen addır.</strong></p>
<p><img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:nFyQ6_JrzhYzyM:http://www.ocf.berkeley.edu/%7Ejson/icons/pray.gif" border="0" /></p>
<p><strong>İSLAM'da İMAN</strong></p>
<p><span style="color:red;"><strong>İslam dininde, İman, Allah'ın Muhammed peygambere vahyettiği, Hz. Muhammed(s.a.v) tarafından tebliğ edilen hususların kabul ve tasdik edilmesidir.<br />
İslam amentüsüne inanmaktır.<br />
İman, bu tasdikten ibarettir.<br />
Fakat İslama göre kişinin, hayatında ve ölümünde kendisine müslüman muamelesi yapılması için kelime-i şehâdeti dili ile söyleyip kalbi ile tasdik etmesi şarttır.</strong></span><br />
<!--more--><br />
İslamda imanın altı şartı vardır, İslam dininin amentüsünü oluştururlar. Bunlar:</p>
<p>* Allah'a inanmak,<br />
* Meleklerine inanmak,<br />
* Kitaplarına inanmak,<br />
* Peygamberlerine inanmak,<br />
* Âhiret'e inanmak,<br />
* Kadere; hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna ve öldükten sonra dirilmeye inanmak.</p>
<p>imanın esasları müslümanlar tarafından önce kabul edilmeli,<br />
ardından bu kabuller hakkıyla anlaşılmalı ve ardından herbir iman esasının iç ve dış dünyadaki karşılıkları keşfedilmeye çalışmalıdır.</p>
<p><img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:nFyQ6_JrzhYzyM:http://www.ocf.berkeley.edu/%7Ejson/icons/pray.gif" border="0" /></p>
<p><strong>MUSEVİLİK'de İMAN</strong></p>
<p><span style="color:red;"><strong>Her dinde olduğu gibi Musevilikte de İman esasları vardır<br />
Bunlara İbranice’de emunot adı verilir.<br />
Museviliğin amentüsü (Credo) olan bu 13 Emunot şunlardır.</strong></span></p>
<p>1. Bütün imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız’ın yarattıkları onun eseridir. O yaratır ve yaratacaktır.<br />
2. Tüm imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız tektir, ondan başkası yoktur O bizim tanrımız olmuş ve olacaktır.<br />
3. Bütün imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız bir beden değildir ve bedene benzerliği yoktur hiçbir şekilde tasvir edilemez.<br />
4. Bütün imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız ezeli ve ebedidir O’nun dışında başka tanrı yoktur.<br />
5. Bütün imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız’a sadece ona dua etmeli başkasına etmemeliyiz.<br />
6. Bütün imanımızla inanırız peygamberlerin bütün sözleri doğrudur Tanrı tarafından kabul edilmiştir.<br />
7. Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.<br />
8. Bütün imanımızla inanırız ki ezelden beli elimizde olan Tevrat, Sina dağında rahmetle andığımız Musa’ya verilenin aynısıdır.<br />
9. Bütün imanımızla inanırız ki elimizde olan Tevrat değiştirilmemiştir ve asla değiştirilemez.<br />
10. Bütün imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız insanların bütün hareket ve düşüncelerini bilir. Kutsal Kitapta da yazdığı üzere : "Her birinin yüreğini yaratan, bütün onların işlerini anlayan O’dur"<br />
11. Bütün imanımız ile inanırız ki Davud soyundan Mesih gelecektir. Gecikmesine rağmen geleceği günü bekleriz.<br />
12. Bütün imanımızla inanırız ki adı kutsal olan Yaradanımız, emirlerini yerine getirenleri ödüllendirir, emirlerini ihlal edenleri tövbe etmezlerse cezalandırır.<br />
13. Bütün imanımızla inanırız ki ruhumuz ölümsüzdür ve kutsal yaratıcımızın dilediği zaman ölüler hayata kavuşacaktır.</p>
<p><img src="http://tbn0.google.com/images?q=tbn:nFyQ6_JrzhYzyM:http://www.ocf.berkeley.edu/%7Ejson/icons/pray.gif" border="0" /></p>
<p><strong>HRİSTİYANLIK'da İMAN</strong></p>
<p><span style="color:red;"><strong>Katolik Kilisesi'ne göre iman esasları aşağıdaki sözlerle dile getirilir:</strong></span><br />
"İman ederim ki:<br />
Tek Tanrı'ya her şeye gücü yeter Peder'e, gök ile yeryüzünü yaradana ve onun biricik oğlu, efendimiz İsa Mesih'e, Kutsal Ruhtan beden alarak, bakire Meryem'den doğduğuna, Pontuslu Pilatus zamanında azap çektiğine,<br />
Haça gerilerek ölüp gömüldüğüne,<br />
Araf'a (Limbos) indiğine,<br />
üçüncü gün ölülerden dirildiğine, göğe çıktığına,<br />
gücü her şeye yeten Peder Allah'ın sağında oturduğuna, oradan gelip dirilerle ölüleri yargılayacağına, inanırım.<br />
Kutsal Ruh'un varlığına, Kutsal Evrensel Kiliseye, Azizlerin birliğine, günahların bağışlanmasına bedenin dirilmesine ve sonsuz hayata...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boynuzlu Öküzler]]></title>
<link>http://okuz.wordpress.com/2007/05/03/boynuzlu-okuzler/</link>
<pubDate>Thu, 03 May 2007 08:34:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>okuz</dc:creator>
<guid>http://okuz.wordpress.com/2007/05/03/boynuzlu-okuzler/</guid>
<description><![CDATA[&#8216;Boynuzlu öküzler&#8217; eleştirisiBaşbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın katıldığı Avrupa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Times New Roman"><strong><span style="color:black;">'Boynuzlu öküzler' eleştirisi</span></strong></font><font face="Times New Roman"><strong><span style="background:#a0ffff;color:black;">Başbakan</span></strong> Tayyip Erdoğan'ın katıldığı Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanlık Konferansı'nın ardından gruplarda 'Türkiye' tartışması yaşandı.</p>
<p>Sosyalist Grup Başkanı Martin Schullz: AB Komisyonu yeşil ışık yakarsa biz de bunu destekleyeceğiz.</p>
<p>Hıristiyan Demokrat Grup Başkanı Hans Gert Pottering: Türkiye'ye benim gibi ''ayrıcalıklı statü'' önerenler de var, Türkiye'nin üyeliğine destek veren de. Liberal Grup Başkanı Graham Watson: Müzakereler geciktirilmemeli. Avusturya'da aşırı sağcı Özgürlükçüler Partisi'nin (FPÖ) eski lideri Jörg Haider ise Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkanlara 'Sanırım bizi boynuzlu öküzler (hornochsen) yönetiyor' dedi. Bu sözcük, ülkede 'mantıklı bir gelişmeye direnenler' için kullanılıyor. (AA)</p>
<p></font><span class="style131"><span style="font-size:8.5pt;font-family:Tahoma;"><a href="http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/09/24/politika/politika2.html">http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/09/24/politika/politika2.html</a><font color="#435360"> </font></span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Öküz Nefesi]]></title>
<link>http://okuz.wordpress.com/2007/01/25/okuz-nefesi/</link>
<pubDate>Thu, 25 Jan 2007 22:37:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>okuz</dc:creator>
<guid>http://okuz.wordpress.com/2007/01/25/okuz-nefesi/</guid>
<description><![CDATA[(Öküz Nefesi)
Anadolu&#8217;lu Azizler
   Dr. Meryem Acara - Öğretim Görevlisi
   Hacettepe]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-indent:-45pt;margin:0 0 0 45pt;" class="MsoNormal"><font face="Times New Roman">(Öküz Nefesi)</font></p>
<p style="text-indent:9pt;margin:0 0 0 -9pt;" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:10pt;color:#011b36;font-family:Arial;">Anadolu'lu Azizler</p>
<p><span>   </span>Dr. Meryem Acara - Öğretim Görevlisi<br />
<span>   </span>Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat tarihi Bölümü</span></strong></p>
<p><font face="Times New Roman"> </font><span style="font-size:10pt;color:#011b36;font-family:Arial;">Bir gün başmelek Gabriel Meryem'e görünür ve henüz nişanlı olduğu Yusuf kendisinibilmeden gebe kalacağını, doğacak çocuğun kutsal olacağını müjdeler. Meryem'in gebe olduğunu öğrenen Yusuf O'ndan ayrılmaya karar verir ancak, gördüğü bir rüya sonucu bu kararından vazgeçer. Birlikte nüfus sayımı için Beytüllahim'e gittiklerinde kaldıkları handa İsa doğar, olayın tanığı olan bir öküz ve eşek nefesleri ile bebeği ısıtırlar.</span><span style="font-size:10pt;color:#011b36;font-family:Arial;"> </span><span style="font-size:12pt;font-family:'Times New Roman';"><a href="http://www.tureb.org.tr/anadoluazizler.asp">http://www.tureb.org.tr/anadoluazizler.asp</a></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[VAAZLAR-Altın Buzağı]]></title>
<link>http://okuz.wordpress.com/2007/01/25/vaazlar-altin-buzagi/</link>
<pubDate>Thu, 25 Jan 2007 22:35:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>okuz</dc:creator>
<guid>http://okuz.wordpress.com/2007/01/25/vaazlar-altin-buzagi/</guid>
<description><![CDATA[VAAZLAR
ALTIN BUZAĞI
Çıkış 32
Bu bölümdeki anlatı bizi 21.yy.da bile düşündürmektedir. B]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center" style="text-align:center;"><strong><span style="font-size:24pt;color:#990000;"><font face="Times New Roman">VAAZLAR</font></span></strong></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>ALTIN BUZAĞI</strong><br />
Çıkış 32<br />
Bu bölümdeki anlatı bizi 21.yy.da bile düşündürmektedir. Burada kendi düşüncemizi nasıl yansıtmaya kalktığımızı gözlemleyebiliriz.<br />
1. Şimdi bu buzağıya onu isteyenlerin bakış açısından bakalım Bu insanlar bizim gibi insanlardı; çok zor zamanları vardı. Mısır altında çok çekmişlerdi ve şimdi kurtulmuşlardı. Bir Tanrı istiyorlardı. Musanın görevlendirdiği Haruna bu konuyu getirdiler. "Bizim önümüzde yürüyecek bir Tanrı yap." Önünde eğilebilecek ve oldukça mükemmel görünebileeek, güvenilebilecek, umutları ve korkuları için son nokta olabilecek bir Tanrı, uğrunda yaşayacakları ve ölebilecekleri bir Tanrı istiyorlardı. Bu gerçekten bütün insanlığın en çok istediği şeydir.<br />
Görebilecekleri bir Tanrı istiyorlardı, Allah hakkında görünmez bilinmez gibi bir kavramla karşılaşmak istemiyorlardı. Harun bunu başından beri biliyordu. Önlerinde görebilecekleri bir figür istiyorlardı.<br />
Bunda en büyük sorun, insan oldukları için en önemli bir noktayı unutmuşlardı. Bu da Musanın kendisiydi. Onlara yaşamını vermiş Musayı unutmuşlardı. Kendini onlar için riske atan Musayı unutmuşlardı. Onları Mısır diyarından kurtaranı ihmal etmişlerdi.<br />
Yalnızca bunu değil, çöldeki uzun yol boyunca bütün tehlikeler boyunca Tanrı ile kendi aralarında gidip gelen Musa'yı unutmuşlardı. Aslında Musa'nın aracılığı ile Tanrıyı unutmuşlardı. Musa onlara tanrı hakkında daha önce hayal bile edemeyecekleri bir şeyi göstermişti. Bu Allah bu halk ile ilgilenmiş, onlara adaleti ile dokunmuştu. Kadın ile erkek arasındaki adaleti sağlamış, doğruluğu onlara göstermişti. Bu Tanrı onları eziyet diyarından kurtarmıştı. Ama bütün bunlar unutulmuştu.<br />
Bugün bizim burada olma nedenimiz Mesih İsa ile bize sunulmuş olunan prensipler ve idealler, görüşler nedeniyledir. Bütün bunlar Mesih İsa'da aramızda yer almıştır. İnsanın kurtuluşu ile insanlığın itibarı olmuştur. Fakat bu birkaç yüzyıldan beri halk Allahı unutmuştur. Ve insanlar altın buzağıyı arar hale gelmişlerdir. Kayıp çocuklara giden hac yolcusu babalardan sadece üç asır sonra insanlık altın buzağı yapmaya başlamıştır.<br />
Bu kişiler denenmenin en büyüğüne girmişlerdir. Allahtan daha aşağı olan şeylere tapınmaya başlamışlardır. Biz kendimizi hemen bu durumdan istisna tutacağız.<br />
Aslında biz de bu küçük altın imajları oluşturmaktayız. Yarı Tanrılar oluşturup önünde eğiliyoruz. Bizler gerçekten önümüzde gidecek bir Tanrı arıyoruz.<br />
II. Şimdi böyle bir buzağıya onu yapanın gözü ile bakalım.. Harun oldukça ilginç bir kişidir. Aslında kendisi Musa'nın kardeşidir. İyi ve yetenekli bir adamdır. Bu nedenle Musa bu kişiye sorumluluk vermiştir. Daha çok kendisini izleyenlerin istediklerini veren bir liderdir. Her zaman şu sözleri işitebilirsiniz " Eğer bu kişiler altın bir buzağı istiyorlarsa, Allahı altın buzağı da göreceklerse neden olmasın, istediklerini verebiliriz.<br />
Biz aslında başkalarını memnun etme gönüllüsü kişilerle hep karşılaşırız. Aslında böyle ailelerde vardır. Çocuklarını memnun etmeye çalışırlar. Böyle vaizlerde vardır.<br />
Her çeşit insan bu tarz ilişkilerde bulunur. Harun yaptığının yanlışlığını anladığında bizim yaptığımız gibi yapmaktadır: Yani sorumluluğu başkasına atmaktadır. Musa bu konuyu gündeme getirdiğinde Harun aynı bizim yaptığımız gibi yaptı: "Bütün suçu oradaki halkın ne kadar fesat olduğunu söyleyerek halka attı." "Ben hiçbir şey yapmadım" Öncelikle suçu kişilerin üstüne attı, bundan sonra onun kişisel utancını görebilirsiniz.Onlara söylediklerinin geri dönüşünü gördü. Bundan sonra tekrar denedi. "Ben Tanrılarınızı getirin ateşe atacağım dediğimde, onlar getirdiler ve bende ateşe attım bu çıktı" dedi. Önce halkı suçladı, sonra da ateşi suçladı. Yaşamımızda hep suçu başkalarına yüklemenin yollarını aruyoruz. Kendi yaşamımızda kaç kez. "İşte bir çocukluktu oldu gibi sözler söyledik." İnsanlar bir kez yaşam önünde eğilmeye başlıyorlarsa aslında kendilerini alçaltmaya da başlamış oluyorlar. Bir kez yaşamı hafife alıyorlarsa, kendileri de tepetaklak gidiyorlar. Eğer durumlara göğüs gerecek bir imanla ayakta duramazsanız o zaman siz Harun gibi düşeceksiniz.<br />
III. Şimdi burada anahtar olan kişiye bakalım. Birde buzağıya onu kıran kişinin gözü ile bakalım. Bütün bu olanlar Musa dağda iken onlardan uzakta iken oldu. Bu Tanrısallığın yerini aldı. Orada ne yaptığını bilmiyoruz ama dağdan yasa ile indiğini görüyoruz. Kollarında yazılı tabletlerle indiği o an en eski antlaşmanın en önemli anıdır. Yeşu onunla birlikeydi ve henüz uzaktaydılar, Musa kamp yerinden gelen sesleri uyuyordu. Yeşu Musa'dan daha iyi niyetli bir biçimde, aslında daha az sezgi içinde konuştu. "Kamptan savaş sesleri geliyor" dedi. Musa "Hiçte öyle değil" diye cevap verdi. Dağın etekleerine vardıklarında onları görebiliyordu. Buzağıyı ve etrafında dönüp duran halkı gördü. Liderlerin hayal kırıklığı anlarını bilirsiniz. Özellikle güven duydukları kişilerden gelen durumlarda büyük bir hayal kırıklığına uğrarlar. Onlardan büyük birşeyler beklerle ama durum tam tersine döner.<br />
Musa onların arasına indi, buzağıyı yaktı. Onu toza çevirdi, onu suya fırlattı ve halkın onu içmesini istedi. Musa halkı gördüğümüz gibi hiçte hafife almamıştı.<br />
Bu öyküde aslında bizi bekleyen tehlikeleri, ayartılmaları, fırsatlarımızın ne olduğunu görebiliriz.<br />
Acaba benim oluşturduğum put nedir? Rab ne olursun bugün bu putu kırmam için bana yardım et ki, yalnız sana tapınayım….<br />
----Adamın biri NewYork hava alanında gümrükten geçiyordu. Bavulunda İncilini gören görevli adama şöyle dedi: "Kardeşim, Amerika'da bunu okumaya vakit bulamazsın. Biz burada yalnızca dolar kazanmakla vakit geçiririz. Güç sahibi doların Tanrımız olduğunu da düşünebilirsin" ------</font></p>
<p style="margin:0;" class="MsoNormal"><a href="http://www.twpc93.com/index20.html"><font face="Times New Roman">http://www.twpc93.com/index20.html</font></a></p>
<p><font face="Times New Roman"> </font></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
