<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>kursun &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/kursun/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "kursun"</description>
	<pubDate>Fri, 05 Sep 2008 11:41:15 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[cüneyt tek,kurşun]]></title>
<link>http://klipmekani.wordpress.com/?p=1169</link>
<pubDate>Thu, 04 Sep 2008 19:43:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>klipmekani</dc:creator>
<guid>http://klipmekani.wordpress.com/?p=1169</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style='text-align:center; display: block;'><object width='425' height='350'><param name='movie' value='http://www.youtube.com/v/9X69GydYh0w'></param><param name='wmode' value='transparent'></param><embed src='http://www.youtube.com/v/9X69GydYh0w&rel=0' type='application/x-shockwave-flash' wmode='transparent' width='425' height='350'></embed></object></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boşuna değil]]></title>
<link>http://penceretencere.wordpress.com/?p=328</link>
<pubDate>Mon, 25 Aug 2008 14:41:18 +0000</pubDate>
<dc:creator>penceretencere</dc:creator>
<guid>http://penceretencere.wordpress.com/?p=328</guid>
<description><![CDATA[7 düvele asırlarca himaye etmiş olan Osmanlı&#8217;nın topraklarını parçalayarak devlet kurd]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>7 düvele asırlarca himaye etmiş olan Osmanlı'nın topraklarını parçalayarak devlet kurdurup bu devletleri sömürgeleştirmiş olan istilacı  devletler günümüzdede 85 yıllık Cumhuriyetimizide yok etme girişmleri içine girmiştir. Yüzyıllardır  işgal ve sömürge devletlerinin yürütmüş olduğu yenilmez güç olma politikaları genel itibari ile büyük devletleri <!--more-->bölerek parçalayarak irili ufaklı bir çok devlet yaratmaktır.Yarattıkları bu küçük devletleri esareti  altına  almak bu ülkelerin  hükümetlerini kullanarak istekleri doğrultusunda icraat yapmalarını sağlamak.Böl parçala yönet sistemini yerleştirmektir.  Osmanlı devleti adına Bahriye nazırı Rauf  Bey ile Büyük Britanya adına Amiral Arthur Gough-Calthorpe (Anlaşma Devletlerinin Akdeniz filo komutanı) tarafından Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalamış olduğu Mondros ateşkes andlaşması ile  böl parçala politikalarına  en önemli örnektir.</p>
<p>Bu andlaşma Osmanlı ordusunun dağıtılmasını , dağıtılan ordunun silahlarının işgal güçlerine teslimini , ülkenin  Misak-ı Milli sınırlarını belirliyor , bu sınırlar  içerisinde olan doğu illerinde çıkabilecek karışıklıklara  24. maddeye istinaden itilaf devletleri tarafından işgal etme yetkisini vermekte idi.Bu andlaşmanın imzalanması ile  savaştan yenik ve yıkık bir devlet olarak çıkan  Osmanlı'nın yeni sınırlarını çizen uluslararası bir belge olarak önem kazanır. Bu belgenin çizdiği hudutlar 19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal'in Samsun'dan başlatarak Anadolu'nun tamamına yayılan  Türk kurtuluş Savaşı'nın manifestosu olmuş ve bir ülke yoktan varedilmiştir.</p>
<p>Milli kurtuluş savaşının her aşamasında yapılan müzakerelerin tamamında sömürge devleti olmak yada bir ülkenin mandası altında olunması  red edilmiş milli birlik ve bağımsızlık ilkesi benimsenmiştir. Bu durumu 4-11 Eylül 1919 sürecinde yapılan Sivas kongresinde alınan kararlar ile net bir şekilde dünyaya deklare edilmiştir. Sömürge ve manda amaçlarından hiçbir zaman  vazgeçmeyen bu devletler Cumhuriyet kurulduktan ve sonrası süreçte ülkemizi sömürge etme düşüncesini her dönem taze tutmuş 2. dünya savaşı sürecinde ülkemizi savaşa sokma gayretleri ile bu düşüncelerini açık etmişlerdir.</p>
<p><strong>Neden ülkemiz himaye edilmek isteniyor ? Ne var bu coğrafyada ?</strong></p>
<p>Karadeniz'e kıyısı olan  ülkelerin ticaret ve askeri nakliye  yolları İstanbul ve Çanakkale boğazından geçmektedir. Boğazların himayesini elinde bulundurmak isteyen ülkelerin stratejik hamlelerini kolaylaştıracak olması en önemli etkendir. Ülkemizin bulunduğu coğrafi konum ve yeraltı  zenginliği ;</p>
<p><strong>1 - Boğazlar</strong>. Transit geçişler için  stratejik konum teşkil etmektedir.<br />
<strong>2 - Altında rezervlerinde dünya ikincisiyiz </strong>Tahminlere göre 6.500 ton. 600 ton olduğu kesinleşmiş ve 50 ton işlenmiş.Ayrıca 300 ton altın ithal ediliyor bunun 150 tonu işlendikten sonra tekrar ihraç ediliyor.<br />
<strong>3 - Avrupa'da Jeotermal birincisiyiz</strong>. 31.500 MWt  ( megavat termal ) olan tahmini Jeotermal enerjisi ile Dünya yedincisi . Avrupa birincisi doğrudan kullanım açısından 229 MWt ile dünya sıralamasında Dünya beşincisi<br />
<strong>4 - 10,6 Milyar ton kömür reverv'i  </strong>25 yıldır 8,3 Milyar ton  olan rezervlerimizi 300 bin metre daha derinleştirilince 2,3 Milyar ton kömür  rezervleri  oldu  toplamda 10,6 Milyar ton kömür rezervleri hedefi gerçekleşmiş oldu.<br />
<strong>5 - Bor</strong>       :  3 milyar 66 nilyon ton ile dünya rezervlerinin % 72 si ( Uzay teknolojisinin enerji kaynağı olması düşünülürse )<br />
<strong>6 - Çinko - kursun</strong> : 860.000 ton kurşun , 2,3 Milyon ton çinko<br />
<strong>7 - Alüminyum :</strong> 87 milyon ton işlenebilen boksit<br />
<strong>8 - Demir    :</strong> 113 Milyon  %50 - 55 işletilebilen tenöre sahip<br />
<strong>9 - Bakır   :</strong> Metal içerikli 1,5 milyon ton , düşük tenörlü kaynaklar dahil edildiğinde 3,5 Milyon ton<br />
<strong>10 - Manyezit :</strong> 111 Miyon ton<br />
<strong>11 - Trona  :</strong> 836 Milyon ton<br />
<strong>12 - Mermer ve doğal taşlar :</strong> 5,1 Milyar metreküp<br />
<strong>13 - Bentonit :</strong> 250 Milyon ton  ' dur</p>
<p> yapılan araştırmalar sonucunda varlığı tesbit edilmiş rezervlerdir.</p>
<p>İsmini belkide ilk defa duyduğunuz  bir çok madenin  ülkemizdeki varlığı ülkemiz üzerinde oynanmak istenen senaryoların çeşitli sebeplerini ortaya koymaktadır. Dikkat etti iseniz bu madenlere petrol ve petrolden kaynaklı maden ürünleri dahil değil. Emin olunki bir çok arap ülkelerinin ve diğer petrol üreten ülkelerin işlemiş olduğundan fazlası ve iki katı kalitede olan petrol ürünleri topraklarımızın derinliklerinde tarafımızdan işlenmeyi bekliyor. Bu yazım " Batan geminin malları "  yazımda belirttiğim ülkelerin ülkemize ilgi duymalarının sebeplerinide ortaya koymaktadır.</p>
<p> <strong>Özetle :</strong> Sömürgeci işgalci devletlerin ülkemiz siyasetine kriterler koyarak hükümetlerimize himaye etme isteklerinin bizi sömürge etme arzularının üstünü artık örtememektedir. Bize teşvik yardımları  adı altında IMF'i ile Dünya bankası ile  sağlamış oldukları krediler <strong>" Boşuna değil "</strong> ekonomik özgürlüğümüzü borçlandırma ve faiz ödettirme politikası ile esaretleri altına almaktır. İyilikler gibi görünen hamleler  <strong>" Boşuna değil "</strong> bunu unutmadan ülke olarak politikalar üretmemiz gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İSYANKAR ve SOĞUK bir SESLENİŞ !]]></title>
<link>http://zehirli.wordpress.com/?p=54</link>
<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 18:35:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>zehirli</dc:creator>
<guid>http://zehirli.wordpress.com/?p=54</guid>
<description><![CDATA[ 
  Sistemin kırık bebekleri büyüdü.
 
  Ve onlar ki susturulmadan önce
  
      ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> <br />
<strong>  Sistemin kırık bebekleri büyüdü.<br />
 <br />
  Ve onlar ki susturulmadan önce<br />
  <br />
                     damarlarınızdan kan emerek ölmeli...<br />
 <br />
  Size söylüyorum;<br />
 <br />
  Savaş kolaydır,kurşun ağırlığında yara alırken.</strong></p>
<p><strong>  Nefret doğaldır.</strong></p>
<p><strong>  Ne var ki zayıfı ezmek güç zannedildiğinden beri<br />
 <br />
                               insanoğlu kendi bokunu yemekle meşgul.</strong></p>
<p><strong> <br />
  ah lütfen !</strong></p>
<p><strong>  Bana sakın faili meçhul demeyin !<br />
 <br />
  Eğer siz gerçeği dezenfekte ederek yaşıyorsanız </strong></p>
<p><strong>                                                ki evet siz yaşıyorsunuz<br />
  <br />
  Ama sakın bir damla daha sevinmeyin</strong></p>
<p><strong>  Her su damlası asit tadı verir elbet</strong></p>
<p><strong>  Elbet kendini satar o muazzam kaosa.</strong></p>
<p><strong> <br />
  Bilmelisiniz ki</strong></p>
<p><strong>  Toprak kokar<br />
 <br />
  göz çukurunuza giren her kurtçuk, er geç bunu size ispatlar.<br />
 </strong></p>
<p><strong>  Çağlar boyunca bilgi,</strong></p>
<p><strong>  Tek efendi benim dese de </strong></p>
<p><strong>                     durmadan üreyen bir türe güvenmemekle iyi etti</strong></p>
<p><strong>  Peşinden gittiğiniz iyilik ise </strong></p>
<p><strong>                    hala çabuk kirlenebilen bir renkle ifade ediliyorsa</strong></p>
<p><strong>  Ne anlattığımı kavrayabiliyorsunuz demektir.<br />
 <br />
--------------------------------------------------------------</strong></p>
<p><strong>Yazan :  Özgür Ataş</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kafama Bir Kurşun Sıkar mısınız ?]]></title>
<link>http://zalper.wordpress.com/2008/01/30/kafama-bir-kursun-sikar-misiniz/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jan 2008 13:29:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>zalper</dc:creator>
<guid>http://zalper.wordpress.com/2008/01/30/kafama-bir-kursun-sikar-misiniz/</guid>
<description><![CDATA[&#8220;Kafama bir kurşun sıkar mısınız efendim ?&#8221;
&#8220;Tövbe tövbeee durduk yere adam]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Kafama bir kurşun sıkar mısınız efendim ?"<br />
"Tövbe tövbeee durduk yere adamı günaha sokacaklar yaa"<br />
"Adam tövbeni sıktıktan sonra edersin, olmaz mı ?"<br />
"Ya havle vela kuvvete...bırak be adam!Ben öldürmek için yaşamıyorum."<br />
"Ulan madem hayatını o kadar ulvi gayelere adadın bu şerefi de sana veriyorum."<br />
"Almıyorum abicim o şerefi"<br />
"Ulan şeytan diyor şu herifi de yok et kendini de"</p>
<p>"Adam melek gibiydi melek beni öldürmedi"<br />
"İyi ya işte yerkürede melek gibi insanlarda var yaşamak güzel şey"<br />
"Ne meleği biliyor musun,sen ? Şeytan o şeytan."<br />
"Şeytan melek değildir abicim"<br />
"Melektir o melek yanmış melek"<br />
"Tamam senle polemiğe giremeyeceğim.Vakit israfı yapmadan başka birini bulayım.</p>
<p>Yazan : Zalper</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hayaller]]></title>
<link>http://biriz.temizsayfa.com/2008/01/16/hayaller/</link>
<pubDate>Wed, 16 Jan 2008 14:06:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>BirIz</dc:creator>
<guid>http://biriz.temizsayfa.com/2008/01/16/hayaller/</guid>
<description><![CDATA[ Bir çocuğun hayallerini paylasmak için durdunuz mu hiç ?
Hani kucağına aldığı oyuncak bebe]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://biriz.wordpress.com/files/2008/01/hayaller.thumbnail.jpg" alt="hayaller.jpg" align="right" /> Bir çocuğun hayallerini paylasmak için durdunuz mu hiç ?<br />
Hani kucağına aldığı oyuncak bebeğine mamasını yedirmeye çalışan ufaklıktan            bahsediyorum.<br />
Hiç onlarla aynı sofraya oturup paylastınız mı yemeklerini ?<br />
Ya da, oyuncak tabancasıyla sağa sola ateş eden oğlunuzun tabancasından            cıkan hayalet kurşun size de isabet ettimi ?<br />
Peki onların hayal atlarına binip oradan oraya sürdünüzmü atınızı hiç            ?<br />
Yoksa, "saçmalama oğlum, o elinde tuttugun silah gerçek değil"            ya da "oyuncak bebekler mama yemezler" diyerek onların hayallerini            baltalamayımı sectiniz ?<!--more--></p>
<p>Peki en son ne zaman hayal kurdunuz bir çocuk gibi ? Hatırlıyormusunuz            ?<br />
Yoksa birileri her hayalinizden sonra "saçmalama, gene çocuklar            gibi hayaller kurmaya basladın !!! " diyerek hayallerinizi icinize            atmayı mı ogretti ?</p>
<p>Bir hayalinizin pesinden koşmayı denediniz mi hic, kimsenin söylediklerine            aldırmadan ya da<br />
birilerinin hayalleri oldunuz mu hiç ?</p>
<p>Sunu bilin ki ; hayalleri olmadan bir hiçtir insan.<br />
Ve siz, bir hiç olmayacak kadar insansınız ...</p>
<p>Ne olur!!!<br />
Hayallerinizi baltalayanlara,<br />
oyuncak tabancalarınızı elinizden almak isteyenlere ve<br />
sizi hayalsiz bir dünyaya hapsetmeye çalışanlara<br />
kulak asmayın...</p>
<p>Ve bir çocugun hayallerini hiçbir zaman yıkmayın ...<br />
Unutmayın ;<br />
Hayal edebildiğiniz surece guzeldir dünya<br />
ve hayaller,<br />
onlara inandığınız kadar gerçektirler...<br />
"Hayallerinizi kovmayın; çünkü onlar gittiler mi siz kalırsınız            belki, fakat<br />
artık yaşamıyorsunuz demektir</p>
<p>Mark Twain</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[GEÇMİŞ ZAMANA AĞLAYAN ARABESK ]]></title>
<link>http://zehirli.wordpress.com/?p=13</link>
<pubDate>Mon, 14 Jan 2008 06:41:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>zehirli</dc:creator>
<guid>http://zehirli.wordpress.com/?p=13</guid>
<description><![CDATA[________________________________________________________________________________
         ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left;"><strong>________________________________________________________________________________</strong></p>
<p style="text-align:left;"><strong>                                  İNTİKAM ALINDI<br />
                                  </strong></p>
<p style="text-align:center;"><strong>                                 <img src="http://zehirli.files.wordpress.com/2008/04/mafia.jpg" alt="" />                      </strong></p>
<p style="text-align:left;"><strong> <br />
      Pis bir oda.Etrafta gazete parçaları,eskimiş ve rengi atmış bir koltuk göze çarpıyor.Başıma sardıkları bezi çözdüklerinde ilk izlenimlerim bunlardı.</strong></p>
<p style="text-align:left;"><strong>    Boyası dökülmüş duvar,yere dağılmış birkaç kırık şişeyle birlikte keskin içki kokusu da dahil herşey mide bulandırıcı. Vücudumdaki sızı ise dayanılacak gibi değil,öyle ki artık ağrılarımın yönünü bile tahmin edemez durumdaydım. Neden ve kimler tarafından bu kadar hırpalanmıştım bilmiyorum, hatta bu konuda en ufak bir fikrim bile yoktu.O anda içimdeki korkuyu kontrol altına almayı denedim,biraz zorlayınca kalp atışlarım yavaşlamaya başladı. Dehşete kapılmış olan suratımda şimdi alaycı bir gülümseme vardı.</strong></p>
<p><strong>İki adam rahatsızlık verecek derecede kollarıma asılmış,sanki cılız ve narin bedenim onlara bir zarar verebilirmiş gibi sımsıkı tutuyorlardı beni,kaçabileceğim tek kapının önünde ise iki adam daha vardı.Şeytansı bir suratı olan liderleri belindeki silahı işkence gördüğü için kendinden geçmiş ve tanınmaz halde olan birine doğru yöneltmişti. </strong></p>
<p><strong>Birdenbire boğazımı yırtarcasına içimden çıkmak isteyen bir çığlık yeniden korkumu ateşleyiverdi, evet onu tanıyordum ! Ama yüzümdeki maske değişmedi,kafamda bir plan hızla şekillenip dudağımda patlayınca : </strong></p>
<p><strong>-</strong>Onu öldürecek misin gerçekten?<strong> diye sordum.</strong></p>
<p><strong>Odadaki herkes kendini o ana hazırladığı için bu beklenmedik soru karşısında afalladı.Kolumu tutan adamlar şaşkınlıklarını öfkeyle gizleyerek canımı daha çok acıttılar,ama sonra silahın yere doğru indiğini gördüm.</strong></p>
<p><strong>-</strong>Evet bir mahsuru mu var?<strong> diyerek gülmeye başladı adam,diğerleri de ona katıldı bir süre,kahkahalar azalınca yanıt verdim.</strong></p>
<p><strong>-</strong>Var tabi ama daha çok senin için bir mahsuru var,farkında mısın bilmiyorum ama elinde pimi çekilmiş bir el bombası tutuyorsun<strong> dedim.Aniden kaşlarını çatıp bana doğru ilerledi ;</strong> </p>
<p><strong>-</strong>Bana bak orospu,kanın bitene kadar bir bıçakla deşerler ve sonra yüzünü eriten kezzap seni tanınmaz hale getirince göl kıyısına atarlar,kimsenin ruhu duymaz ! Ben en kralıyla başettim,gözümü korkutacak birşey kalmadı anlayacağın,şimdi o kırık çeneni fazla zorlama ve tadını çıkar bu eğlencenin.</p>
<p><strong>-</strong>Tamam hadi yap o zaman,sahip olduğun bu gücün yanında kendi canından da olacaksın.Daha bu adamın gerçekte kim olduğunu bile bilmeden öldürmeye kalkışıyorsun,Böyle mi başettin en kralıyla !</p>
<p><strong>-</strong>Sen kim oluyorsun be kaltak bana ders veriyorsun !<strong> diyerek tam da beklediğim gibi davranmış, suratıma bir yumruk atmıştı, burnumun kırıldığını hissettim,çünkü bunu desteklercesine zonklamaya başlamıştı,ama tüm gücümü toplayıp tekrar cevap verdim;</strong></p>
<p>-Öldüreceğin adamın karısı sana neyle uğraştığını bilmiyorsun dedi ve sen buna inanmadın,istersen öldürdükten sonra kocamın cesedini parçalara ayırıp çöpe atarsın,ya da yakıp rüzgara savurabilirsin, daha aklına ne geliyorsa yaptırırsın ama şunu bil ki seni bulurlar ve bulduklarında senin gibi merhametli davranıp hemen öldürmezler,hatta ömrünü öyle bir uzatırlar ki o durumdayken ölmek için hergün dua edersin tanrıya !<strong> </strong></p>
<p style="text-align:center;"><strong><img src="http://zehirli.wordpress.com/files/2008/04/b.gif" alt="" /></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Bunları söylediğim esnada adam silahın kabzasıyla oynuyordu,bu iyiye işaret dedim kendime,ama o aniden bana doğru nişan alıp kurşunu serbest bıraktı ! Ağır çekimde gelen bir ateş topu sanki sevdiğim adamın bir zamanlar gördüğü bir rüyayı gerçekleştirdi,anlattığına göre binlerce yıldız dökülmüştü alnından içeri, sarsılan vücuduyla diz çökmüş ve o anda hayal bile edemeyeceği derecede mutlu olduğunu söylemişti...</strong></p>
<p><strong>Artık sızı yoktu,yerde yatan kadına baktım,dağılmış kafatasından oluk oluk kan geliyordu. Ama birdenbire yaşarken boğazıma kadar gelip de atamadığım bir çığlıkla irkildim,gürültü yüzünden kendine gelen sevgilim çıldırmak üzereydi,ardımdaki ışığa aldırmaksızın ona doğru koştum ve başını ellerimin arasına alıp öpmeye başladım,biraz önce beni tutan adamlar şimdi onu çözerken liderlerinin şöyle dediğini duydum. </strong></p>
<p><strong>-</strong>İntikam alındı,artık gidebilirsin</p>
<p><strong>                                      Son</strong></p>
<p><strong>Yazan : Suna Torakçıoğlu</strong></p>
<p><strong>________________________________________________________________________________</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Cinnetten Kalan Son Kurşun]]></title>
<link>http://kotutohum.wordpress.com/2007/10/16/cinnetten-kalan-son-kursun/</link>
<pubDate>Tue, 16 Oct 2007 20:42:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>kotutohum</dc:creator>
<guid>http://kotutohum.wordpress.com/2007/10/16/cinnetten-kalan-son-kursun/</guid>
<description><![CDATA[ 	 	 	 	 	 	 	 	 	
Ve kardeşlerimin hepsi ölüp gittiler. İlk kez göçen yeniyetme kuşlar gibiy]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><title></title> 	 	 	 	 	 	 	 	<!-- 		@page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } 	--> 	</p>
<p style="text-indent:1.25cm;margin-bottom:0;">Ve kardeşlerimin hepsi ölüp gittiler. İlk kez göçen yeniyetme kuşlar gibiydi hepsi. Gözlerimin önünde yuvalarını terk ettiler. Bu günün gelip çatacağını biliyorlardı. Ne kadar kutsaldı bilemem ama yine de bir misyonları vardı işte. İyi mi yaptılar kötü mü yaptılar; bu senin gibilerin tartışma konusu, bizim için görev vakti geldiğinde “iyi” ve “kötü” anlamsızlaşır, zorunluluk ahlakı ve iradeyi uyduruk tahta bir tabuta tıkayıp, mezara kor, üzerine de bir karış toprak atıverir.</p>
<p><!--more--> Bu an susma vaktidir aslında, ama gel gör ki, ağzımdan sözcükler çıkmasa da kafamın içinde küçük bir tilki bir şeyler mırıldanıp duruyor. Anlaşılan senin paniğin, öfken ve hiddetin benim de ruhumu sarıverdi. Senden nefret ediyorum biliyorsun bunu, çünkü komutu veren sendin küçük sünepe, onları teker teker dışarıya yollayan, hepsini öldüren sendin. Tamam biliyorum, bu onların varoluş sebebiydi; hatta bu benim de varoluş sebebim, bütün yaşanmışlığımız senin cinnetinle ortak. Bizi var ettiğin için çok teşekkürler, ama yine de bizi öldürdüğün için seni affedemiyorum şu anda. Varoluşumuzu yok olmamız üzerinden kurduğunuz için seni ve senin gibileri affedemiyorum. Şu anki kocaman yalnızlığımın tek sebebi sensin ve ben de üzerime düşeni yapacağım emin ol ki.</p>
<p style="margin-bottom:0;">	Kimleri neden öldürdüğünü bilmiyorum. Annenin, çocuklarının, karının, dostlarının ne suçu vardı bilmiyorum. Sizin için suç nedir, suçlu kimdir; hiçbir şeyi kestiremiyorum açıkçası. Sadece kardeşlerimin barut kokulu bedenleri geliyor aklıma, son çıkan kardeşimin rüzgarını hissediyorum hala yüzümde. Onlar yaşadılar, varoluşlarını anlamlandırdılar, şanın ışığıyla, ölümün gölgesi kesişti bedenlerinde; oldukları o “an” esasında yok oldukları andı; biliyorum. Üçüncü sayfa okurları kızmasınlar bize, varoluş sebebimiz sizin öfke nöbetlerinizle ve gözyaşlarınızla kesişir her daim. Hayatımız o anı beklemekle geçer, o anın yaklaştığı her “an”da anlamsız hayatımız bir nedenselliğe bürünür. Ölüm yaklaşıverir yanaklarımıza, ama yapabilecek başka bir şeyimiz yok. Bizler bunun için buradayız, sizin çocuklarınız, kardeşleriniz, yakınlarınız, sevdikleriniz için buradayız. Hani kimse de suçlayamaz bizi, barutu kıçımıza yerleştiren de sizsiniz, tetiği çeken de. Aciz kullar acizliğinin farkında olmalıdır her zaman. Emir geldiğinde görev yerine getirilmelidir. Öfke sizin öfkeniz, nefret sizin nefretiniz, tetiği çeken sizlersiniz, yaşamı bedenlerinizden koparıp götürmeyi tercih edenler sizsiniz. Ama yine de bir garip hissediyorum kendimi, merak etme küçük sünepe, bir asilik yapmayacağım, tetiğini çekivereceksin, ben de yuvamdan fırlayıvereceğim. Başlangıç sonla birleşecek, varlığımın tanımı “bütün” oluverecek.</p>
<p style="margin-bottom:0;">	 Dinle beni küçük sünepe, barutumun sesini duy. Çoluğunun çocuğunun üzerine gönderdiğin kardeşlerimin sesini nasıl dinlediysen beni de işte öyle dinleyiver. Son, artık bitti, senin sonun benden, benim sonum senden gelsin artık. Kardeşlerimin rüzgarını nasıl yüzünde hissettiysen, sevdiklerini öldürürken nasıl haz aldıysan, ben de o etinin dokusunu hissedeceğim şimdi, ben de onlar adına aynı hazzı alacağım işte. Annem son çocuğunu doğursun bırak, rüzgarım, varoluşum ve ölümüm yarsın içini. Ölümüm varsın onun da ölümü olsun. Ben onun çocuğu olduğum kadar senin de çocuğunum işte; en imanlı kulunum, bilinmezliğe gidiş yolunda sana kapıları açacak pasaportunum.</p>
<p style="margin-bottom:0;">	Hadi artık ağlamayı bırak. Kan banyosu senin seçimindi, şimdi daha da ileri gitmeyi bilmelisin. Silahı daya şakağına, sür beni namluya, varoluşumu, varoluşumuzu tanımla, çek hadi şu tetiği, pişmanlıktan kurtuluverelim ikimiz de. Biz birbirimizin tanrısı ve kuluyuz artık. Haydi gel ölelim ve gerçekten varolalım…</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[KAÇIŞ'ın ŞİİRİ]]></title>
<link>http://ipsikoloji.wordpress.com/2007/07/17/105/</link>
<pubDate>Tue, 17 Jul 2007 23:31:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>idusunce</dc:creator>
<guid>http://ipsikoloji.wordpress.com/2007/07/17/105/</guid>
<description><![CDATA[/Hep kaçtım gözlerinden
korkuyordum
gözlerinden korkuyordum
kaçışımda bir sır saklıydı
ba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>/Hep kaçtım gözlerinden<br />
korkuyordum<br />
gözlerinden korkuyordum<br />
kaçışımda bir sır saklıydı<br />
bana ait<br />
bunu sen bilmiyordun<br />
sen beni tanımıyordun<br />
belki beni anlayamadın<br />
anlamanı da istemezdim<br />
eğer beni anlasaydın<br />
daha bir korkardım gözlerinden<br />
daha bir kurşunlanırdım<br />
göz yaşlarım daha bir saplanırdı bağrıma<br />
bunu sen bilmiyordun<br />
sen beni tanımıyordun/</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
