<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>nurullah-genc &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/nurullah-genc/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "nurullah-genc"</description>
	<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 02:54:49 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Yürüyelim Seninle İstanbulda]]></title>
<link>http://sehristanbul.wordpress.com/?p=277</link>
<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 22:01:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>didarr</dc:creator>
<guid>http://sehristanbul.tr.wordpress.com/2008/09/21/yuruyelim-seninle-istanbulda/</guid>
<description><![CDATA[

Kırmızıyı sevdiğini bilseydim
hayallerim kıpkırmızı olurdu
İstanbul hala güneşin ardı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><a href="http://sehristanbul.files.wordpress.com/2008/09/yuruyelim-seninle-istanbulda.jpg"></a></p>
<p style="text-align:center;"><a href="http://sehristanbul.files.wordpress.com/2008/09/yuruyelim-seninle-istanbulda.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-311" title="yuruyelim-seninle-istanbulda" src="http://sehristanbul.wordpress.com/files/2008/09/yuruyelim-seninle-istanbulda.jpg?w=470" alt="" width="470" height="394" /></a><a href="http://sehristanbul.files.wordpress.com/2008/09/yuruyelim-seninle-istanbulda.jpg"></a></p>
<p style="text-align:center;">Kırmızıyı sevdiğini bilseydim<br />
hayallerim kıpkırmızı olurdu</p>
<p style="text-align:center;">İstanbul hala güneşin ardında<br />
ufuklarında birkaç kara leke<br />
birkaç kan pıhtısı dudaklarında<br />
İstanbul hala sevimli mi sevimli<br />
ve hala bir tomucuk tadında<br />
yürüyelim seninle İstanbul'da</p>
<p style="text-align:center;">korkusuz bir rüyadır<br />
bekler bizi Beykoz'da, Üsküdar'da<br />
birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü<br />
yenilgisiz bir muamma gibidir<br />
arar bulusmayan ellerimizi<br />
deli rüzgar yine sarhoş, hovarda</p>
<p style="text-align:center;">tam orada, Çamlıca yokuşunda<br />
birkaç bulut çekelim gökyüzünden<br />
damarlarımızdan geçirelim ve birden<br />
bırakalım suların üzerine<br />
sen bir defa konuş, sen bir defa gül<br />
kumlu ebrular yapalım seninle<br />
serpmeli ebrular, bülbülyuvası<br />
hercaimenekşe, gonca ve sümbül</p>
<p style="text-align:center;"><!--more--></p>
<p style="text-align:center;">yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında<br />
yürüyelim seninle İstanbul'da<br />
boğaziçi magrur türkülerini<br />
gözlerine baka baka söyleyin<br />
martılar üşüyünce<br />
denizin sıcağında bulsunlar kalbimizi</p>
<p style="text-align:center;">anlayabilir misin<br />
neden çıban gibi büyür bağrımda<br />
büyürde kelebek olur bu sızı<br />
kırmızıyı sevdiğini söyledin<br />
bu yüzden mi günlerdir<br />
İstanbul'da gül kokusu yayılan<br />
tepeler kırmızı, sular kırmızı</p>
<p style="text-align:center;">İstanbul bilmeli ki, sahillerine<br />
mehtabı taşıyan senin bakışlarındır<br />
İstanbul bilmeliki, limanlardan gemiler<br />
önce senin yüreğine açılır<br />
uzaklarda bir yerde<br />
toprağı öpmek için eğilen bahçıvanın<br />
parmaklarında hüzün<br />
sana doğru akan nehrin<br />
ağlayan suretidir</p>
<p style="text-align:center;">bir elimizde umut<br />
bir elimizde sevda<br />
yürüyelim seninle İstanbul'da<br />
musiki kesilsin, tükensin yazı<br />
çaresiz kalınca mızrap ve şiir<br />
ozan bir kenara bıraksın sazı<br />
ressam fırçasına neden mi kızgın<br />
tuvalde çizgiler, renkler kırmızı<br />
kırmızıyı sevdiğini bilince<br />
çekilir mi artık güllerin nazı</p>
<p style="text-align:center;">Anadolukavağı'nda her akşam<br />
burcu burcu bir rüyadır hayalin<br />
karanlık, hüznünü düşürür dağa<br />
kuşlar kanat çırpar, yıldızlar ağlar<br />
endamın her sabah iner toprağa</p>
<p style="text-align:center;">hasret, yanlızlığı çoğaltan deniz<br />
ayrılık acıyla süzülür kandan<br />
nefesin fermandır Topkapı Sarayı'nda<br />
dönüşünü bekliyor rıhtımda şehzadeler<br />
öylesine yorgun, mahzun ve candan</p>
<p style="text-align:center;">İstanbul bir yanımda, sen bir yanımda<br />
uykusundan uyanınca fırtına<br />
dalgalar türkümüze aşina olur<br />
yüzümüze bakınca deniz fenerleri<br />
sahibini arayan gemilerin<br />
çığlığıyla vurulur</p>
<p style="text-align:center;">tarih heyelandır hainlerin ardında<br />
İstanbul tarihin soylu anası<br />
biz bu yürüyüşü çiğdemlerden almışız<br />
sevdayı kız kulesi'nden<br />
yalıların burukluğu altında<br />
geçiyoruz sokaklardan delice</p>
<p style="text-align:center;">anlayabilir misin<br />
beyoğlu'nda gezinen<br />
hayal kırıklığının benden türediğini<br />
anlayabilir misin<br />
kırmızı neden böyle<br />
doldurur aynalara inleyen yüreğimi</p>
<p style="text-align:center;">sana giden yolların kavşağında<br />
bir adam direniyor izini bulmak için<br />
siliyor tanyerine akan alın terini<br />
ufkunda sapsarı umudun rengi<br />
mavi yitik, beyaz kızgın ve siyah<br />
arıyor sessizce kaybolan günlerini</p>
<p style="text-align:center;">Gülhane'de simit satan çocuklar<br />
nasıl anlasınlar ellerimizin<br />
neden böyle çekingen olduğunu<br />
Ayasofya önünde tramvay bekleyenler<br />
gökyüzüne dokunurken bu acı<br />
kimdir diye sorsunlar içlerinden<br />
birlikte yürüyen iki yabancı</p>
<p style="text-align:center;">biz gitsek de, İstanbul'da yine de<br />
yıllar yılı gezinmeli bu sızı<br />
benden bir yaralı şiir kalmalı<br />
senden bir tebessüm, bir de kırmızı<br />
 <br />
<strong><span style="color:#888888;">Nurullah Genç</span></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yağmur ]]></title>
<link>http://videow.wordpress.com/?p=543</link>
<pubDate>Thu, 18 Sep 2008 13:00:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>sorularlaislamiyet</dc:creator>
<guid>http://videow.tr.wordpress.com/2008/09/18/yagmur/</guid>
<description><![CDATA[ 
Vareden’in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Vareden’in adıyla insanlığa inen Nur<br />
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından<br />
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur<br />
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından<br />
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat<br />
En müstesna doğuşa hamiledir kainat</p>
<p>Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım<br />
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları<br />
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım</p>
<p>Hasretin alev alev içime bir an düştü<br />
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü<br />
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde<br />
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü</p>
<p>İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi’nin<br />
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla<br />
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin<br />
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla<br />
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak<br />
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak</p>
<p>Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım<br />
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim</p>
<p>Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü<br />
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü<br />
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe<br />
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü</p>
<p>Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden<br />
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına<br />
Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden<br />
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina<br />
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin<br />
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin</p>
<p>Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım<br />
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide<br />
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim</p>
<p>Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü<br />
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü<br />
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin<br />
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü</p>
<p>Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan<br />
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar<br />
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan<br />
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar<br />
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri<br />
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri</p>
<p>Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım<br />
O mücella çehreni izleseydim ebedi<br />
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım</p>
<p>Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü<br />
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü<br />
Katil sinekler deldi hicabın perdesini<br />
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü<br />
Dolaşan ben olsaydım Save’nin damarında<br />
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin<br />
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında<br />
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin<br />
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü<br />
On asırlık ocağın savururdum külünü</p>
<p>Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım<br />
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım</p>
<p>Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü<br />
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü<br />
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara<br />
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü</p>
<p>Badiye yaylasında koklasaydım izini<br />
Kefenimi biçseydi Ebva’da esen rüzgar<br />
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini<br />
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar<br />
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya<br />
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya</p>
<p>Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım<br />
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu<br />
Bahira’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım</p>
<p>Haritanın en beyaz noktasına kan düştü<br />
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü<br />
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi<br />
Hakların temeline sanki bir volkan düştü</p>
<p>Firakınla kavrulur çölde kum taneleri<br />
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir<br />
Erdemin, bereketin doldurur haneleri<br />
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir<br />
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların<br />
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların</p>
<p>Devlerin esrarını aynalara sorsaydım<br />
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü<br />
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü<br />
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer<br />
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü</p>
<p>Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini<br />
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir<br />
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini<br />
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir<br />
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından<br />
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından</p>
<p>Madeni arzuların ardında seyre daldım<br />
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim</p>
<p>Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü<br />
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü<br />
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali<br />
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü</p>
<p>Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır<br />
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur<br />
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır<br />
Sesini duymayanlar girdabında boğulur<br />
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin<br />
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin</p>
<p>Saatlerin ardında hep kendimi aradim<br />
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü<br />
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü<br />
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül<br />
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü</p>
<p>Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde<br />
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay<br />
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde<br />
Sümeyra’yı arıyor her damlada bir saray<br />
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin<br />
Mekanın fırçasında solmayan resim senin</p>
<p>Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım<br />
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım</p>
<p>Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü<br />
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü<br />
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan<br />
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü</p>
<p>Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın<br />
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler<br />
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın<br />
Nazarın ok misali karanlıkları deler<br />
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin<br />
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin</p>
<p>Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım<br />
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım</p>
<p>Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü<br />
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü<br />
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün<br />
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü</p>
<p>Nefsinle yeniden çizilecek desenler<br />
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek<br />
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler<br />
Anneler çocuklara hep seni içirecek<br />
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin<br />
Sana mü’mindir sema; sana muhtaçtır zemin</p>
<p>Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p>Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü<br />
Zedelendi sağduyu; körleşen iz’an düştü<br />
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın<br />
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü</p>
<p>Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım<br />
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım<br />
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım<br />
Bahira’dan süzülen bir yaş da ben olsaydım<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım<br />
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p>Ya Rasulullah,öyle ki Ashab-ı kehfin köpeği,senin ashabınla beraber cenete girsin de…<br />
Ben cehennemde kalayım reva mıdır bu?</p>
<p>OYSA Kİ O ASHAB-I KEHFİN KÖPEĞİ ;</p>
<p>BEN DE SENİN ASHABININ KÖPEĞİ,</p>
<p>BEN DE SENİN ASHABININ KÖPEĞİ…</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hikaye nedir]]></title>
<link>http://yenisiirler.wordpress.com/?p=26</link>
<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 15:37:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>siirsitesi</dc:creator>
<guid>http://yenisiirler.tr.wordpress.com/2008/09/12/hikaye-nedir/</guid>
<description><![CDATA[Gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa düz yazı şeklindeki anlatıya öykü veya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa düz yazı şeklindeki anlatıya öykü veya eski adıyla hikâye denir.</p>
<p>Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.</p>
<p>Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur. Karakterler belli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır. Konu tümüyle düş ürünü olabilir, ya da son derece gerçekçidir. Genellikle ironik bir rastlantı yoluyla yaratılan özel bir an üzerindeki yoğunlaşma sürpriz sonlara olanak verir.</p>
<p>Eski Yunan’daki fabl ve kısa romanslar, Binbir Gece Masalları öykünün habercileridir. Ama öykü ancak 19. yüzyılda romantizm ve gerçekçilik akımlarının yaygınlaşmasıyla edebi bir tür haline gelebildi. Edgar Allan Poe’nin Grotesk ve Arabesk öyküleri adlı eseriyle yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde değil Avrupa’da da etkili oldu. Almanya’da Heinrch von Kleist, ve E. T. A. Hoffmann, psikolojik ve metafizik sorunları öykülerinde masalsı bir anlatımla yansıttılar.</p>
<p>20. yüzyıla girildiğinde öyküler ilk kez genellikle gazete ve dergilerde yayınlanıyor ve bu yüzden gazeteciliğe özgü yerel renkler taşıyordu. Bret Harte’nin öyküleri, Ruyard Kipling’in Hindistan’daki yaşamı anlatan öyküleri, Mark Twain’in Missisippi ve O. Henry'nin öyküleri bu özelliktedir.</p>
<p>Rusya’da Gogol, Dostoyevski, Turgenyev ve Çehov’un öyküleri, öykü türünün edebi eserler arasında sağlam bir yere oturmasına büyük katkı sağladı. Türkiye'de öykü ya da hikaye kavramı diğer yeni türler gibi Tanzimat'tan sonra edebiyatımıza girmiştir. Öykünün bizdeki ilk gerçek temsilcisi olarak Ömer Seyfettin'i görmek mümkündür. Falaka,Başını Vermeyen Şehit,Pembe İncili Kaftan gibi dönemin sosyal olaylarını gözler önüne seren Ömer Seyfettin çok sayıda hikayesiyle Türkiye'de hikayeciliğin gelişmesine çok büyük katkı sağlamıştır</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Masal nedir]]></title>
<link>http://yenisiirler.wordpress.com/?p=23</link>
<pubDate>Fri, 12 Sep 2008 15:34:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>siirsitesi</dc:creator>
<guid>http://yenisiirler.tr.wordpress.com/2008/09/12/masal-nedir/</guid>
<description><![CDATA[Olağanüstü öğe, kahraman ve olaylara yer veren yaşanmamış öykülerdir. Masal terimi önceli]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Olağanüstü öğe, kahraman ve olaylara yer veren yaşanmamış öykülerdir. Masal terimi öncelikle, Külkedisi, Çizmeli Kedi gibi sözlü geleneğin ürünleri olan halk öykülerini kapsar. Ama sözlü gelenekle ilişkisi olmayan edebi yönü ağır basan bazı eserler de bu türün içinde yer alır. Halk masalları 4 temel grupta toplanır: Hayvan masalları, olağanüstü ve gerçekçi masallar, güldürücü öyküler, zincirlemeli masallar.</p>
<p>Hayvan masalları genellikle kısa masallardır. La fontaine masalları bu türün en güzel örnekleridir. Şeyhi’nin Har-name adlı eseri de Divan edebiyatındaki hayvan masalları türüne örnek gösterilebilir.</p>
<p>Olağanüstü masallarda, olağan varlıkların yanı sıra cin, peri, dev, ejderha gibi olağanüstü varlıklara da yer verilir. Gerçekçi masalların başlıca kahramanları ise padişahlar, vezirler, prens ve prensesler, zenginler, hırsızlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki kişilerdir.</p>
<p>Güldürücü masallar okuyan ve dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan masallardır.</p>
<p>Zincirleme masallarda sıkı bir mantık bağıyla birbirine bağlanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda sıralanır.</p>
<p>Masal Özellikleri 1.Olağanüstü konular vardır. 2.Kahramanlar olağanüstü özelliklere sahip olabilir. 3.Yer ve zaman belirsizdir. 4.Masallarda bir öğüt (ders) çıkarılabilir. 5.Masallarda kalıplaşmış bir tekerleme ile başlar. 6.Masallarda olağanüstü varlıklar (cin, peri, melek) bulunabilir. 7.Masallar kalıplaşmış tekerlemelerle biter</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[benden anlamadın şiirden anla]]></title>
<link>http://ozlusozler.wordpress.com/?p=13</link>
<pubDate>Wed, 03 Sep 2008 17:58:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>klip</dc:creator>
<guid>http://ozlusozler.tr.wordpress.com/2008/09/03/benden-anlamadin-siirden-anla/</guid>
<description><![CDATA[SİTEM
Benden anlamadın, şiirden anla
Senin gülüşünle yaşadığımı
Akşamı ettiğim senden]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>SİTEM</p>
<p>Benden anlamadın, şiirden anla<br />
Senin gülüşünle yaşadığımı<br />
Akşamı ettiğim senden kalanla<br />
Sabaha seninle başladığımı<br />
Benden anlamadın, şiirden anla</p>
<p>NURULLAH GENÇ YAĞMUR KİTABINDAN</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Nurullah Genç,yağmur şiiri,şiir klipleri]]></title>
<link>http://islamivideoizle.wordpress.com/?p=20</link>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 20:12:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>klip</dc:creator>
<guid>http://islamivideoizle.tr.wordpress.com/2008/08/22/nurullah-gencyagmur-siirisiir-klipleri/</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[googlevideo=http://video.google.com/videoplay?docid=-4916029364942921400&#38;ei]</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YAĞMUR - NURULLAH GENÇ  (SESLİ)]]></title>
<link>http://sanatsever.wordpress.com/?p=451</link>
<pubDate>Mon, 26 May 2008 07:52:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>barbarosseferde</dc:creator>
<guid>http://sanatsever.tr.wordpress.com/2008/05/26/yagmur-nurullah-genc-sesli/</guid>
<description><![CDATA[TIKLA ŞİİRİ DİNLE
Yağmur 
Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.box.net/shared/ze95fwfwg8">TIKLA ŞİİRİ DİNLE</a></p>
<p>Yağmur </p>
<p>Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur<br />
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından<br />
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur<br />
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından<br />
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat<br />
En müstesna doğuşa hamiledir kainat </p>
<p>Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım<br />
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları<br />
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım </p>
<p>Hasretin alev alev içime bir an düştü<br />
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü<br />
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde<br />
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü </p>
<p>İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin<br />
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla<br />
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin<br />
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla<br />
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak<br />
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak </p>
<p>Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım<br />
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim </p>
<p>Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü<br />
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü<br />
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe<br />
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü </p>
<p>Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden<br />
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına<br />
Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden<br />
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina<br />
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin<br />
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin </p>
<p>Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım<br />
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide<br />
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim </p>
<p>Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü<br />
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü<br />
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin<br />
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü </p>
<p>Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan<br />
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar<br />
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan<br />
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar<br />
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri<br />
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri </p>
<p>Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım<br />
O mücella çehreni izleseydim ebedi<br />
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım </p>
<p>Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü<br />
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü<br />
Katil sinekler deldi hicabın perdesini<br />
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü<br />
Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında<br />
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin<br />
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında<br />
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin<br />
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü<br />
On asırlık ocağın savururdum külünü </p>
<p>Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım<br />
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım </p>
<p>Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü<br />
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü<br />
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara<br />
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü </p>
<p>Badiye yaylasında koklasaydım izini<br />
Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar<br />
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini<br />
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar<br />
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya<br />
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya </p>
<p>Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım<br />
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu<br />
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım </p>
<p>Haritanın en beyaz noktasına kan düştü<br />
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü<br />
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi<br />
Hakların temeline sanki bir volkan düştü </p>
<p>Firakınla kavrulur çölde kum taneleri<br />
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir<br />
Erdemin, bereketin doldurur haneleri<br />
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir<br />
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların<br />
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların </p>
<p>Devlerin esrarını aynalara sorsaydım<br />
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım </p>
<p>Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü<br />
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü<br />
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer<br />
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü </p>
<p>Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini<br />
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir<br />
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini<br />
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir<br />
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından<br />
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından </p>
<p>Madeni arzuların ardında seyre daldım<br />
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim </p>
<p>Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü<br />
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü<br />
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali<br />
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü </p>
<p>Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır<br />
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur<br />
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır<br />
Sesini duymayanlar girdabında boğulur<br />
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin<br />
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin </p>
<p>Saatlerin ardında hep kendimi aradim<br />
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım </p>
<p>Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü<br />
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü<br />
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül<br />
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü </p>
<p>Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde<br />
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay<br />
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde<br />
Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray<br />
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin<br />
Mekanın fırçasında solmayan resim senin </p>
<p>Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım<br />
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım </p>
<p>Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü<br />
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü<br />
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan<br />
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü </p>
<p>Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın<br />
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler<br />
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın<br />
Nazarın ok misali karanlıkları deler<br />
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin<br />
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin </p>
<p>Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım<br />
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım </p>
<p>Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü<br />
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü<br />
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün<br />
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü </p>
<p>Nefsinle yeniden çizilecek desenler<br />
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek<br />
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler<br />
Anneler çocuklara hep seni içirecek<br />
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin<br />
Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin </p>
<p>Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım </p>
<p>Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü<br />
Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü<br />
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın<br />
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü </p>
<p>Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım<br />
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım<br />
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım<br />
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım<br />
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Seni benim kadar sevemeyenler seni benden fazla sevebilir mi?]]></title>
<link>http://minikkelebek.wordpress.com/2008/03/17/seni-benim-kadar-sevemeyenler-seni-benden-fazla-sevebilir-mi/</link>
<pubDate>Mon, 17 Mar 2008 19:09:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>Minik Kelebek</dc:creator>
<guid>http://minikkelebek.tr.wordpress.com/2008/03/17/seni-benim-kadar-sevemeyenler-seni-benden-fazla-sevebilir-mi/</guid>
<description><![CDATA[
 Seni benim kadar sevecek olan
başını taşlarda çürütmelidir
yarasına dikenleri sarmalı
ka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-1012" href="http://minikkelebek.wordpress.com/2008/03/17/seni-benim-kadar-sevemeyenler-seni-benden-fazla-sevebilir-mi/1012/" title="2060569-134964ad1581a6c7.jpg"><img width="734" src="http://minikkelebek.wordpress.com/files/2008/03/2060569-134964ad1581a6c7.jpg" alt="2060569-134964ad1581a6c7.jpg" height="508" style="width:635px;height:417px;" /></a></p>
<p> Seni benim kadar sevecek olan<br />
başını taşlarda çürütmelidir<br />
yarasına dikenleri sarmalı<br />
kalbinde dağları yürütmelidir...</p>
<p>Gözleri her sabah başka bir çeşme<br />
her akşam krater, her gece duman<br />
gökleri günboyu alevlenirken<br />
boynunda bir kement olmalı zaman...</p>
<p>Yollar düğüm düğüm boğmalı onu<br />
ızdırap sızmalı baktığı yerden<br />
kaplan tutuşmalı, kurt inlemeli<br />
saçından bir teli yaktığı yerden... </p>
<p>Sana benim kadar tutulmak demek<br />
vurulmak demektir kartallar gibi<br />
tâcını, tahtını kaybetse bile<br />
gülümseyebilmek krallar gibi... </p>
<p>Seni benim kadar sevecek olan<br />
ruhunu kapından kovabilir mi<br />
seni benim kadar sevemeyenler<br />
seni benden fazla sevebilir mi?</p>
<p><b>Nurullah Genç</b></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yağmur]]></title>
<link>http://minikkelebek.wordpress.com/2008/01/23/yagmur/</link>
<pubDate>Wed, 23 Jan 2008 14:36:39 +0000</pubDate>
<dc:creator>Minik Kelebek</dc:creator>
<guid>http://minikkelebek.tr.wordpress.com/2008/01/23/yagmur/</guid>
<description><![CDATA[
Var edenin adıyla insanlığa inen nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirl]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a title="31meidruppelmk3nw0ip2mf2.jpg" rel="attachment wp-att-999" href="http://minikkelebek.wordpress.com/2008/01/23/yagmur/attachment/999/"><img src="http://minikkelebek.wordpress.com/files/2008/03/31meidruppelmk3nw0ip2mf2.jpg" alt="31meidruppelmk3nw0ip2mf2.jpg" width="486" height="332" /></a></p>
<p>Var edenin adıyla insanlığa inen nur<br />
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından<br />
Toprağı kirlerinden arındırır bir yağmur<br />
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından<br />
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat<br />
En müstesna doğuşa hamiledir kainat<br />
Yıllardır bozbulanık suları yudumladım<br />
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları<br />
Yağmur seni bekleyen bir taş da ben olsaydım</p>
<p>Hasretin alev alev içime bir an düştü<br />
Değişti hayal köşküm gözümde viran düştü<br />
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde<br />
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü</p>
<p>İhtiyar cübbesinden kan süzülür nebinin<br />
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla<br />
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin<br />
Sarsılır Ebu Kubeyz kovulmuş feryatlarla<br />
Evlerin anasına dikilirken yeşil bayrak<br />
Yeryüzü avaredir yapayalnız ve kurak<br />
Zaman ayaklarımda tükendi adım adım<br />
Eyula bir ağ gibi ördü rüyalarımı<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım</p>
<p>Yağmur gülşenimize sensiz baldıran düştü<br />
Düşmanlık içimizde dostluklar yaban düştü<br />
Yenilgi ilmek ilmek düğümlendi tarihe<br />
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü</p>
<p>Bir güzide mektuptur çağların ötesinden<br />
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına<br />
Yayılır o en büyük muştu pazartesinden<br />
Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına<br />
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin<br />
Sükutu yar sevinci dualar kadar derin<br />
Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım<br />
Bir cezir yaşadım ki yaşanmamış mazide<br />
Dokunduğun küçük bir nakışta ben olsaydım<br />
Sensiz kaldırımlara nice güzel can düştü<br />
Yarılan göğsümüzden umutlar bir can düştü<br />
Yağmur kaybettin bütün hazinesini ceddin<br />
En son avucumuzdan ince ve mercan düştü</p>
<p>Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan<br />
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar<br />
Mutluluk nameleri işitirler hiradan<br />
Bir devrin korkusuyla halkalanır yokuşlar<br />
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri<br />
Paramparça ateşler şahının hayalleri<br />
Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım<br />
O mücella çehreni izleseydim ebedi<br />
Sana sırıl sıklam bir bakışta ben olsaydım</p>
<p>Sarardı yeşil yaprak dal koptu fidan düştü<br />
Baykuşa çifte yalı bülbüle zindan düştü<br />
Katil sinekler deldi hicabın perdesini<br />
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü</p>
<p>Dolaşan ben olsaydım sahabenin damarında<br />
Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin<br />
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında<br />
Senden bir kıvılcımın süreyya bir şulenin<br />
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü<br />
On asırlık ocağın savururdum külünü<br />
Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım<br />
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak<br />
Uğrunda koparılan bir baş ta ben olsaydım</p>
<p>Sensizlik depremiyle hancı düştü han düştü<br />
Mazluma sürgün evi zalime cihan düştü<br />
Sana meftun ve hayran sana ram olanlara<br />
Bir bela tünelinde ağır bir imtihan düştü</p>
<p>Badiye yaylasında koklasaydım izini<br />
Kefenimi biçseydi ebvada esen rüzgar<br />
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini<br />
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar<br />
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya<br />
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya<br />
Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım<br />
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu<br />
Bahiradan süzülen bir yaş da ben olsaydım</p>
<p>Haritanın en beyaz noktasına kan düştü<br />
Kırıldı adaletin kılıcı kalkan düştü<br />
Mahkumlar yargılıyor hakimler mahkum şimdi<br />
Hakların temeline sanki bir volkan düştü</p>
<p>Firakınla kavrulur çölde kum taneleri<br />
Ahuların içinde sevdan ak kor gibidir<br />
Erdemin bereketin doldurur haneleri<br />
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir<br />
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların<br />
Sessiz yükü zehirdir en güzel imbakların<br />
Devlerin esrarını aynalara sorsaydım<br />
Çözülürdü zihnimde buzlamış düşünceler<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım</p>
<p>Sensiz tutunduğumuz dallardan yılan düştü<br />
İlkin karardı yollar sonra sonra heyelan düştü<br />
Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer<br />
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü</p>
<p>Yağmur duysam içimin göklerinden sesini<br />
Yağarsın taşlar bile yemyeşil filizlenir<br />
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini<br />
Sel gider de zulmetin çöplüğü temizlenir<br />
Yağmur bir gün kurtulup çağın kundaklarından<br />
Alsam ölümsüzlüğü billur dudaklarından<br />
Madeni arzuların ardında seyre daldım<br />
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım</p>
<p>Şehirler kabus dolu köylere duman düştü<br />
Tersine döndü her şey sanki asuman düştü<br />
Kırık bir kayık kaldı elimizde hayali<br />
Hazindir ki dertleri aşmaya umman düştü</p>
<p>Ayrılığın bağrında büyüyen bir yaradır<br />
Seni hissetmeyen kalp kapısız zindan olur<br />
Sensiz doğrular eğri beyaz bile karadır<br />
Sesini duymayanlar girdabında boğulur<br />
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin<br />
Şaşkınlığa açılır gözleri görmeyenin<br />
Saatlerin ardında hep kendimi aradım<br />
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım</p>
<p>Sensiz ufuklarıma yalancı bir tan düştü<br />
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü<br />
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül<br />
Yüzyıllar boyu dorukta bekleyen sultan düştü</p>
<p>Ay gibisin güneşler parlıyor gözlerinde<br />
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay<br />
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde<br />
Sümeyrayı arıyor her damlara bir saray<br />
Tahumlar ve iklimler senindir mevsim senin<br />
Bekanın fırçasında solmayan resim senin<br />
Yağmur bir gün elimi ellerinde bulsaydım<br />
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım</p>
<p>Tavanı çöktü aşkın duvarlar üryan düştü<br />
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü<br />
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan<br />
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü</p>
<p>Islaklığı sanadır ahımın efganımın<br />
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler<br />
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın<br />
Nazarın ok misali karanlıkları deler<br />
Bu değirmen seninle dönüyor ahenk senin<br />
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin<br />
Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım<br />
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar<br />
Sana hicret eden bir kureyş de ben olsaydım</p>
<p>Yağmur sayrılığıma seninle derman düştü<br />
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü<br />
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün<br />
Bir dönüm noktasında aklıma rahman düştü<br />
Nefesinle yeniden çizilecek desenler<br />
Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek<br />
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler<br />
Anneler çocuklara hep seni içirecek<br />
Yağmur seninle biter susuzluğu evrenin<br />
Sana mümindir sema sana muhtaçtır zemin<br />
Damar damar seninle hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p>Kardeşler arasına hey hat suizan düştü<br />
Zedelendi sağduyu körleşen izan düştü<br />
Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın<br />
Bahçemize sensizlik hazan düştü</p>
<p>Yağmur seni bekleyen bir taş da ben olsaydım<br />
Çöl de seni özleyen bir kuş da ben olsaydım<br />
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım<br />
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım<br />
Bahiradan süzülen bir yaş da ben olsaydım<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım<br />
Yer yüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım<br />
Sana hicret eden bir kureyş de ben olsaydım<br />
Damar damar seninle hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p><strong>Nurullah Genç</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Paylaşabilir misin? ]]></title>
<link>http://minikkelebek.wordpress.com/2008/01/23/paylasabilir-misin/</link>
<pubDate>Wed, 23 Jan 2008 14:34:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>Minik Kelebek</dc:creator>
<guid>http://minikkelebek.tr.wordpress.com/2008/01/23/paylasabilir-misin/</guid>
<description><![CDATA[
Sen benimle gökyüzünde koşmayı
Sen benimle ölürken buluşmayı
Paylaşabilir misin ?
Güneş]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-1000" href="http://minikkelebek.wordpress.com/2008/01/23/paylasabilir-misin/1000/" title="231347.jpg"><img src="http://minikkelebek.wordpress.com/files/2008/03/231347.jpg" alt="231347.jpg" /></a></p>
<p>Sen benimle gökyüzünde koşmayı<br />
Sen benimle ölürken buluşmayı<br />
Paylaşabilir misin ?</p>
<p>Güneşi koklayınca çatlayan bir tohumu<br />
Irmağın yüreğinde çiçeklenen yangını<br />
Her akşam yanlızlığı uyandıran toprağı<br />
Her sabah bir gölgeyi sevindiren yaprağı<br />
Paylaşabilir misin ?</p>
<p>Sen benimle gökleri paylaşabilir misin<br />
Hani salkım saçaktır bulutlarda sevgiler<br />
Hani bir turna gibi üryan olunca yürek<br />
Bahçesinde umuda kanatlanır serviler<br />
Sen benimle yağmurun nefesini<br />
Sen benimle tomurcuğun sesini<br />
Bir hülyanın dalgın avuçlarında<br />
Gölgesini arayan bir kuşun kafesini<br />
Paylaşabilir misin ?<br />
Her limanda bekleyen benim yanlızlığımdır<br />
Her geminin demir attığı yerde<br />
Parçalanan kalbin çığlıklarıyla<br />
Dağılan kırmızı benim yanlızlığımdır<br />
Gemilerin güvertesinden sızan<br />
Tayfaların masum bakışlarında<br />
Kelepçeler vurulan benim yanlızlığımdır<br />
Denizin kollarında uyurken kadırgalar<br />
Zıpkınlanan balığın gözlerinde kıvranan<br />
Benim yanlızlığımdır<br />
Sen benimle karanlık gecelerde<br />
Alabilirmisin avuçlarında<br />
Denizin dibindeki bir ateş çiçeğini<br />
Sen benimle kumlara gömülmeyi<br />
Sen benimle ölürken de gülmeyi<br />
Paylaşabilir misin ?   </p>
<p>Yosunlarda ağlayan yitik bir defineyi<br />
Dalgalara tırmanan kalbin çüzgilerini<br />
Yıldızlara gül kokusu taşıyan<br />
Kaptanları ağlatan aşkın ezgilerini<br />
Paylaşabilir misin ?</p>
<p>Rıhtımları kıskanan benim ayrılığımdır<br />
Karaya çıktığında vurulan her askerin<br />
Kanıyla ıslanan benim ayrılığımdır<br />
Kursunlanan deniz fenerlerinin<br />
Kapanan gözkapakları ardında<br />
Acıların heykelini yontan el<br />
Benim ayrılığımdır<br />
Sen benimle rüzgarı tutuşturan alevi<br />
Kasırgayı,tayfunu,suları yutan devi<br />
Paylaşabilir misin ?</p>
<p>Benim ruhum kuşların öldüğü anda biter<br />
Senin ruhun kuşları öldürürken dirilir<br />
Benim ufuklara baktığım yerde<br />
Yorgun savaşçılar seferden döner<br />
Senin her umudu yıktığın yerde<br />
İçimizde yanan kandiller söner<br />
Şimşekler susunca tükenir sesin<br />
Bulutlar tutunmuyor kanlı kirpiklerine<br />
Sen bir yanardağı sevecek kadar<br />
Mavi değilsin<br />
Martılardan,mürekkep balığından<br />
Suları sevmeyi öğrenmelisin<br />
Adımların öylesine karanlık<br />
Bana doğru yürüdüğün her sabah<br />
Ansızın akşam olur<br />
Senin o kızıl dudaklarında<br />
Unuturum çiçeklerin adını<br />
Artık duymalısın uykuda bile<br />
Kervanları gördüğün mesafeden<br />
Çöllerin feryadını<br />
Benim intizarımdır çölde kum fırtınası<br />
Bedevi bir infilaktır susuzluk<br />
Her serabın ortasında bunalan<br />
Her mecnun yüreğinin beyaz kıvrımlarında<br />
Leylayı arayan benim intizarımdır<br />
Hani bir ahunun can damarından<br />
Kelebekler uçar sılaya doğru<br />
Hani arslanları avlayan bir yiğidin<br />
Bir vahşinin pençelerinde solan<br />
Karanfili güvencindir ansızın<br />
Kelebeğin kanadında büyüyen<br />
Güvercinin renklerinde uyuyan<br />
Benim intizarımdır<br />
Sen benimle bir yılan derisini<br />
Bir akrebin gözlerinde ölümü<br />
Bir zakkum türküsünü<br />
Bir kaktüsün süsünü<br />
Paylaşabilir misin ?</p>
<p>Sen benimle kumlara gömülmeyi<br />
Sen benimle ölürken de gülmeyi<br />
Hani mum ışığında gölgeler de gariptir<br />
Evlerin duvarında gezinir çaresizlik<br />
Ağıtlar parçalanır içimizde köz gibi<br />
Bir yudum suya bile karışır da hüznümüz<br />
İncecik bir perdedir mutluluk,yanar gider<br />
Bilmez misin ki,umut bir kuştur konar gider<br />
Çoğalır kuşkuları tuzağa düşenlerin<br />
Hani bir ısırgandır güzel yüzlü han kızı<br />
Örümcek yuvasına bırakır ellerini<br />
Gergefinde laleye benzetir ahımızı<br />
Sen benimle mevsimlerin ardında<br />
Kımıldayan bir ihtilal gülünü<br />
Paylaşabilir misin ?</p>
<p>Samerre’da hu çeken dervişin sızısını<br />
Hakan sarayında bir alınyazısını<br />
İstanbulda uyuyan devlerin rüyasını<br />
Erzurumda hüma kuşunun yuvasını<br />
Tanrı dağlarında çiğdemin sevdasını<br />
Paylaşabilir misin ?</p>
<p>Sen benimle gökyüzünde koşmayı<br />
Sen benimle ölürken buluşmayı…</p>
<p><b>Nurullah Genç</b></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[RUVEYDA]]></title>
<link>http://muddessir.wordpress.com/2007/07/15/ruveyda/</link>
<pubDate>Sun, 15 Jul 2007 23:50:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>muddessir</dc:creator>
<guid>http://muddessir.tr.wordpress.com/2007/07/15/ruveyda/</guid>
<description><![CDATA[
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına 
bir güvercin uçurup kıtalar arasından 
çağırdın be]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><strong><font size="2"><img border="0" width="1" src="http://img35.yukle.tc/images/104manolya20cicek.jpg" height="1" /><img border="0" width="472" src="http://img35.yukle.tc/images/104manolya20cicek.jpg" height="354" /></font></strong></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>bir güvercin uçurup kıtalar arasından </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>çağırdın beni </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>geçerek birer birer sürgün kanyonlarını </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>yetim çığlıklarımı duyurmak üzere sana </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>adını söylemek istemiyorum </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>her hecesi amansız bir kor dudaklarımda </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>adını söylemek istemiyorum </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>Rüveyda dediğim zaman </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>anla ki, senin için yürüyor kelimeler </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>çığlığımın atardamarlarından </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>hangi yıldızdır bilmem, gözlerin </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>kayar da üzerime Rüveyda </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>sonra açılır önümde ıstırab vadileri </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>silik renkleriyle adımlarıma </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>hayalin bittiği menfeze doğru </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>alaca bir at koşar içimde </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>zamansız, mekansız nefese doğru </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>oysa Rüveyda </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>baştan başa ben </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>kitaplara sürdüğüm kapkara lekelerden </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>bir anlatsam nasıl utandığımı </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>bir doğrulsam eğrildiğim yerden </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>ağarır tanyeri nilüferlerin </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>alaca bir at koşar içimde </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>ezer toynaklarıyla anılarımı </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>sular köpürmemeliydi Rüveyda </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>kırılmamalıydı ıslak dalları hasret selvilerinin </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>ben zehire alışkınım, şerbete değil </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>rüyalar nefret eder avare duruşumdan </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>kabuslar çekerek ancak derdimi yeryüzünde </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>sen gün boyu simsiyah bir ufukla beraber </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>ben her gece bir mehdi türküsüyle çilekeş </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>yargılamak için zeval kayıtlarını </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>inkilap bekliyorum </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>hangi umut çiçeğidir bilmem, ellerin </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>uzanır da gönlüme Rüveyda </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>derinden bir ok saplanır bağrıma </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>beynimi çağıran bir sese doğru </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>alaca bir at koşar içimde </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>zamansız, mekansız nefese doğru </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>varlığın cinayettir memleketimde işlenen </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>akıtır kanını asil pehlivanların </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>yokluğun sükunettir kuşatır evrenimi </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>varlığın ve yokluğun ölümüdür baharın </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>artık eskisi gibi bakamıyorsun </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>göklerinde bir belkıs otururdu Rüveyda </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>binlerce gökkuşağı olurdu kirpiklerin </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>güneş bir ane gibi dururdu başucunda </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>artık dokunamıyor kakülün bulutlara </em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font color="#008000"><em>karalara bürünmüş saçlarında dolunay</em></font></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[SÛKUT-U HAYAL]]></title>
<link>http://muddessir.wordpress.com/2007/07/15/sukut-u-hayal/</link>
<pubDate>Sun, 15 Jul 2007 18:02:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>muddessir</dc:creator>
<guid>http://muddessir.tr.wordpress.com/2007/07/15/sukut-u-hayal/</guid>
<description><![CDATA[

Böyle mi olacaktı türkülerin son hâli 
ezgilerden sorulur küfürlerin vebâli 
&nbsp;
ayna k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><font size="2" color="#99cc00"><em><img border="0" width="1" src="http://img32.yukle.tc/images/3066YESIL.jpg" height="1" /><img border="0" width="640" src="http://img32.yukle.tc/images/3066YESIL.jpg" height="480" /></em></font></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00"><img border="0" width="1" src="http://img32.yukle.tc/images/4141images.jpg" height="1" /></font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">Böyle mi olacaktı türkülerin son hâli </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">ezgilerden sorulur küfürlerin vebâli </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">ayna kırıldı; hasret divanında gül soldu </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">papatya uçarı bir zakkum oldu </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">kuğu gölün en susuz noktasında boğuldu </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">ivedî bir kavgadır tenhâ da ömür </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">direniyorum </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">direniyorum ki, aşk yenilmesin </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">zenginlere, cinayet erbâbına </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">böyle mi olacaktı mutluluğun son hâli </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">kahkahadan sorulur hıçkırığın vebâli </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">bir milat öncesi kalıntı gibi </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">zulme açılıyor gizli kapılar </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">sanki bütün yüzler çalıntı gibi </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">çocuklarda bile kan kokusu var </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">hayat bir dramdan alıntı gibi </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">tabut kırılıyor; ağlıyor mezar </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">aşk elden gidiyor; durmamalıyım </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">yosunlu hayaller kurmamalıyım </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">ölümün ardına düşüp gün boyu </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">kırmızı camlara vurmamalıyım </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">böyle mi olacaktı değirmenin son hâli </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">bereketten sorulur kuraklığın vebâli </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">güya bütün umutlar ülkeme dolacaktı </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">güya ülkem göklerin yolunu bulacaktı </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">neden hafif tartıyor yüreğimi terâzi </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">intizarın mavi dengelerini </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">yıkıyor sonunda leylâ </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">direnmeliyim </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">direnmeliyim ki, aşk yenilmesin </font></em></p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;"><em><font color="#99cc00">yoksullara, kürek mahkumlarına</font></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yağmur]]></title>
<link>http://sevgiliyesiirler.wordpress.com/2007/02/04/yagmur/</link>
<pubDate>Sun, 04 Feb 2007 21:57:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>manzaralar</dc:creator>
<guid>http://sevgiliyesiirler.tr.wordpress.com/2007/02/04/yagmur/</guid>
<description><![CDATA[Vâr eden&#8217; in adıyla insanlığa inen Nûr
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Topra]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Vâr eden' in adıyla insanlığa inen Nûr<br />
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından<br />
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur<br />
Kutlu bir zaferdir bu ebâbil dudağından<br />
Rahmet vâdilerinden boşanır âb-ı hayat<br />
En müstesna doğuşa hamiledir kâinat</p>
<p>Yıllardır boz bulanık suları yudumladım<br />
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları<br />
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım</p>
<p>Hasretin alev alev içime bir ân düştü<br />
Değişti hayal köşküm, gözümde viran düştü<br />
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde<br />
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü</p>
<p>İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebî'nin<br />
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla<br />
Mehtâbını düşlerken o mühür sahibinin<br />
Sarsılır Ebû Kubeys kovulmuş feryatlarla<br />
Evlerin anasına dikilir yeşil bayrak<br />
Yeryüzü âvaredir, yapayalnız ve kurak</p>
<p>Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım<br />
Heyûlâ, bir ağ gibi ördü rüyalarımı<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım</p>
<p>Yağmur, gülşenimize sensiz , baldıran düştü<br />
Düşmanlık içimizde; dostluklar yaban düştü<br />
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe<br />
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü</p>
<p>Bir güzîde mektuptur, çağların ötesinden<br />
Ulaşır intizârın yaldızlı sabahına<br />
Yayılır o en büyük muştu, pazartesinden<br />
Beyazlık dokunmuştur gecenin siyahına<br />
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin<br />
Sükûtu yâr, sevinci duâlar kadar derin</p>
<p>Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım<br />
Bir cezîr yaşadım ki, yaşanmamış, mâzide<br />
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, kaldırımlara nice güzel cân düştü<br />
Yarılan göğsümüzden umutlar bîcan düştü<br />
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin<br />
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü</p>
<p>Melekler sağnak sağnak gülümser mâverâdan<br />
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar<br />
Mutluluk nağmeleri işitirler Hira'dan<br />
Bir devrim kokusuyla halkalanır yokuşlar<br />
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri<br />
Paramparça , ateşler şâhının hayalleri</p>
<p>Keşke bir gölge kadar yakının da dursaydım<br />
O mücella çehreni izleseydim ebedi<br />
Sana sırılsıklam bir bakışta ben olsaydım</p>
<p>Sarardı yeşil yaprak; dal koptu;fidan düştü<br />
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü<br />
Kâtil sinekler deldi hicâbın perdesini<br />
İstiklâl boşluğunda arılan nâdân düştü</p>
<p>Dolaşan ben olsaydım Sâve'nin damarında<br />
Tablosunu yapardım yıkılan her kulenin<br />
Ebedî aşka giden esrarlı yollarında<br />
Senden bir kıvılcımın, süreyyâ bir şûlenin<br />
Tarasaydım bengisu fışkıran kâkülünü<br />
On asırlık ocağın savurdum külünü</p>
<p>Bazen kendine aşık deli bir fıtınaydım<br />
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım</p>
<p>Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü<br />
Mazluma sürgün evi; zâlime cihan düştü<br />
Sana meftun ve hayran, sana râm olanlara<br />
Bir belâ tünelinde ağır imtihan düştü</p>
<p>Bâdiye yaylasında koklasaydım izini<br />
Kefenimi biçseydi Ebvâ da esen rüzgâr<br />
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini<br />
Ne kaderi suçlamak kalırdı, ne intihar<br />
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya<br />
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyada</p>
<p>Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım<br />
Tereddüt oymak oymak kemirdi gurûrumu<br />
Bahîra' dan süzülen bir yaş da ben olsaydım</p>
<p>Haritanın en beyaz noktasına kan düştü<br />
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü<br />
Mahkûmlar yargılıyor; hâkimler mahkum şimdi<br />
Hakların temeline sanki bir volkan düştü</p>
<p>Firâkınla kavrulur çölde kum tâneleri<br />
Ahûların içinde sevdan akkor gibidir<br />
Erdemin, bereketin doldurur hâneleri<br />
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir<br />
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların<br />
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların</p>
<p>Devlerin esrârını aynalara sorsaydım<br />
Çözülürdü zihnimde buzlanış düşünceler<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü<br />
İlkin karardı yollar, sonra heyelân düştü<br />
Güvenilen dağlara kar yağdı birer birer<br />
Sensizlik diyârından püsküllü yalan düştü</p>
<p>Yağmur, duysam içimin göklerimden sesini<br />
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir<br />
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini<br />
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir<br />
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından<br />
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından</p>
<p>Madenî arzuların ardında seyre daldım<br />
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım</p>
<p>Şehirler kâbus dolu; köylere duman düştü<br />
Tersine döndü her şey sanki; âsuman düştü<br />
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayâlî<br />
Hazîndir ki, dertleri aşmaya ummân düştü</p>
<p>Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır<br />
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur<br />
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır<br />
Sesini duymayanlar girdâbında boğulur<br />
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenîn<br />
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin</p>
<p>Saatlerin ardında hep kendimi aradım<br />
Bir melâl zincirine takıldı parmaklarım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü<br />
Sensiz, kıtalar boyu uzanan vatan düştü<br />
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül<br />
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü</p>
<p>Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde<br />
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay<br />
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde<br />
Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray<br />
Tohumlar ve iklimler senindir ; mevsim senin<br />
Mekanın fırçasında solmayan resim senin</p>
<p>Yağmur, bir güm elimi ellerinde bulsaydım<br />
Güzellik şâhikası gülümserdi yüzüme<br />
Senin visâlinle bir gülmüş de ben olsaydım</p>
<p>Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü<br />
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü<br />
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan<br />
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü</p>
<p>Islaklığı sanadır âhımın, efganımın<br />
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler<br />
Sendendir ekşimeyen cevheri efkârımın<br />
Nazarın ok misali karanlıkları deler<br />
Bu değirmen seninle dönüyor; âhenk senin<br />
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin</p>
<p>Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım<br />
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım</p>
<p>Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü<br />
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü<br />
Silimdi hayalimden bütün efsûnu ömrün<br />
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü</p>
<p>Nefsinle yeniden çizilecek desenler<br />
Çehreler yepyeni bir değişim geçirecek<br />
Aydınlığa nûrunla kavuşacak mahzenler<br />
Anneler çocuklarına hep seni içirecek<br />
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin<br />
Sana mü'mindir semâ; sana muhtaçtır zemin</p>
<p>Damar damar seninle, hep seninle olsaydım<br />
Bâtılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p>Kardeşler arasına heyhat, sû-i zan düştü<br />
Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü<br />
Şarkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın<br />
İnsanlık bahçemize sensizlik hazân düştü</p>
<p>Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım<br />
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım<br />
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım<br />
Bahîra'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım<br />
Senin visâlinle bir gülmüş de ben olsaydım<br />
Sana hicret eden bir kureyş de ben olsaydım<br />
Damar damar seninle, hep seninle olsaydım<br />
Bâtılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p><span STYLE="font-size: 11px">NURULLAH GENÇ</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[sensiz kalan bu şehri yakmayı çok istedim]]></title>
<link>http://harictengazel.wordpress.com/2006/12/15/sensiz-kalan-bu-sehri-yakmayi-cok-istedim/</link>
<pubDate>Fri, 15 Dec 2006 16:41:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>sepia</dc:creator>
<guid>http://harictengazel.tr.wordpress.com/2006/12/15/sensiz-kalan-bu-sehri-yakmayi-cok-istedim/</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img319.imageshack.us/img319/616/1zc1.png" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hicran Rüzgarı]]></title>
<link>http://hicranruzgari.wordpress.com/2006/11/23/hicran-ruzgari-2/</link>
<pubDate>Thu, 23 Nov 2006 11:09:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>hicranruzgari</dc:creator>
<guid>http://hicranruzgari.tr.wordpress.com/2006/11/23/hicran-ruzgari-2/</guid>
<description><![CDATA[Hicrân rüzgârıyım, işkence seli
Kuşandım sevginin intizârını
Mecnun, yüreğine saldığ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Hicrân rüzgârıyım, işkence seli</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Kuşandım sevginin intizârını</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Mecnun, yüreğine saldığım deli</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Bitmeyen bir aşkın ihtirâsını</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Hicrân rüzgârıyım; alevden tahtım</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Benliğim hasretle büyüyen bebek</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Kerem'i Aslı'nın 'âh'ına yaktım</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Kanatlarım ateş saçan kelebek</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Hicrân rüzgârıyım; ellerim kanlı</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Yağmur oldum, şimşek gibi parladım</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Ferhat, dağı yaran bir delikanlı</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Emrah'ı Selvi'ye müptelâ kıldım</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Artık İlgilenmiyorum Seninle]]></title>
<link>http://hicranruzgari.wordpress.com/2006/11/23/hicran-ruzgari/</link>
<pubDate>Thu, 23 Nov 2006 11:08:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>hicranruzgari</dc:creator>
<guid>http://hicranruzgari.tr.wordpress.com/2006/11/23/hicran-ruzgari/</guid>
<description><![CDATA[Bunca yıkılmış dağlar üstüne
Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin
&nbsp;
Oysa kaç g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Bunca yıkılmış dağlar üstüne</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Oysa kaç güvercin havalanmıştı içimden</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Konarak pervazlarına gülüşlerinin</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Kaç mermi sıyırmıştı ruhumu</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Acımasız yürüyüşlerinin mevzilerinde</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Dayanmıştım</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Ağlamıştım saatlerce parçalanan düşlerime</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Ta ki sevgilim</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Kızaran bir gök bulutu</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Ölümü</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Bir yıldırımla düşürdüğün ana değin</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Kalbimin haritasına</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">&#160;</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Artık ilgilenmiyorum seninle</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Demiştin barut kokan kelimelerle</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Demiştin de hayat ölü bir bıldırcın gibi</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Tutuşup yanmıştı yanan bir tahta içinde</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Tarla küllerle dolu, ortasında yumurta</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Çatladıkça yeniden doğuruyor kanımdan</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Fışkıran harflerle kalbim olan cümleyi:</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">Ben ancak bir tarih kitabı kadar</p>
<p style="margin-top:5px;margin-bottom:5px;margin-left:25px;">İlgileniyorum seninle...</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
