<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>samimiyet &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/samimiyet/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "samimiyet"</description>
	<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 08:17:14 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Bizim dinimiz sevgi dinidir..]]></title>
<link>http://islamisite.wordpress.com/?p=38</link>
<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 16:24:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>gulayozturk</dc:creator>
<guid>http://islamisite.tr.wordpress.com/2008/04/21/bizim-dinimiz-sevgi-dinidir/</guid>
<description><![CDATA[Bizim dinimiz sevgi dinidir..
İnsanların birbirine duyduğu sevgi ve samimiyet bir taraftan onlar]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bizim dinimiz sevgi dinidir..<br />
İnsanların birbirine duyduğu sevgi ve samimiyet bir taraftan onları<br />
güzelleştirip olgunlaşirken,bir taraftan da toplumda nice güzel gelişmelerin<br />
anahtarı olur..<br />
İnsani bağlar pekişir,toplumun çesitli kesimlerin arasında diyalog kapıların<br />
açılır…<br />
Sevgi ve samimiyet öylesine güçlü bir barış ve huzur kaynağıdır ki,yaygın<br />
olduğu toplumlarda çoğu sıkıntılar kendiliğinden yok olur…<br />
Sevgiyi bu kadar sihirli yapan şey ,onun kalbe inşirah denilen ferahlık ve<br />
iç huzurunu getirmesidir..<br />
İnsanların birbirlerinden sevgisini ve saygısını esirgediği<br />
toplumlarda,insani meziyetler aramak boşunadır..<br />
Çünkü,kardeşlik,yardımlaşma,başkasını kendine tercih etme gibi erdemlerin<br />
manevi mimarı ve anahtarı sevgidir…<br />
O öyle bir anahtarıdır ki,nice iyilik ve güzelliklerin kapısını kolayca<br />
açar…<br />
Yunus’un “ Yaratılanı sevelim,Yaratandan ötürü “deyişini bilirsiniz…<br />
</strong></p>
<p><strong><!--more-->Bu söz kalbimize ,gönlümüze nakşolması gereken bir mana taşır..<br />
İnsanların ve hatta bütün yaratılmışların ,Yüce Yaratıcı’nın hatırına<br />
sevmek,asla kaba ve yıkıcı olmamak,olgun mü’minler halidir…<br />
Sevgi,mü’min için bir okyanus gibidir,oradan herkes nasibi kadarını alır…<br />
Hüner,daha çok almaya,her an almaya,böylece sevgi hazinesini çoğaltmaya<br />
gayret etmektir..<br />
Elbette bunu yapabilmek irade ve azim işidir..<br />
Çapa ister..<br />
Çünkü,varlıklara sevginin temeli muhabbetullah,yani Allah’a olan sevgidir..<br />
Şüphesiz ,mü’minler bilgileri ve nasipleri nisbetinde Allah’ı severler..<br />
İnsanların her vesileyle sevgiden söz ettiği,ama hiçbir devirde görülmediği<br />
kadar bundan mahrum kaldığı bu çağda,bizler sevgi tohumları saçmayı en<br />
önemli vazifelerimizden biri olarak görmek zorundayız…<br />
O tohumlar büyüyüp serpildikçe,bir Nur halesi olarak hepimizi saracaktır..<br />
Saadet Asrı’na ve o kutlu çağın sonraki devirlerdeki yansımalarına<br />
baktığımızda,göreceğimiz şey işte o muhabbet halesidir..<br />
Hazret Peygamber (sallallahu aleyhi ve selem) ın ve O’nun varisi<br />
evliyaullahın rehberliğinde yürüyen herkeş,insanlara şefkat ve muhabbette<br />
yaklaşmayı alışkanlık haline getirmekle mükelleftir..<br />
Önce bütün mü’minlere,sonra dünya görüşü ve toplumdaki yeri ne olursa<br />
olsun,bütün insanlara kalbindeki engin şefkat ve merhametten bir pay<br />
ulaştırmak zorundadır…<br />
Biz dünyaya düşman kazanmak için değil,dost kazanmak ve kardeşliği<br />
pekiştirmek için geldik…<br />
Bu hakikat herkeş tarafından açıkça bilinmeli ve gereği yapilmalıdır..</p>
<p>Sevgi ile kalın dostlar<br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Gül bahçesi]]></title>
<link>http://biriz.temizsayfa.com/2008/01/13/gul-bahcesi/</link>
<pubDate>Thu, 03 Jan 2008 00:38:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>BirIz</dc:creator>
<guid>http://biriz.temizsayfa.com/2008/01/03/gul-bahcesi/</guid>
<description><![CDATA[Bir gezginin yolu günün birinde bir bahçeye varmış.
O bahçede yalnız gül yetişirmiş.Birbir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gezginin yolu günün birinde bir bahçeye varmış.<br />
O bahçede yalnız gül yetişirmiş.Birbirinden narin ve zarif güller.<br />
O güller kadar zarif ve latif bir hatun kapı önünde duruyormuş.<br />
GEZGİN hatuna hayranlık ve saygı ile yaklaşip kendisini takdim etmiş. Ve hatundan adını bağışlamasını istemiş.<br />
HATUN: bana SEVGİ derler.<!--more--><br />
GEZGİN: Sevgi hatun burada yalnız mı oturuyorsunuz?<br />
SEVGİ: hayır eşimle beraber oturuyoruz. Ona İLİM derler.<br />
Şu anda bahçede çalisiyor. Bıkmaz yorulmaz bir kişidir.<br />
GEZGİN: Bahçeyi dolaşmama izin var mı?<br />
SEVGİ: Hay hay...lütfen ayakkabılarınızı çikarinda SAYGI dediğimiz şu mestleri giyiniz.<br />
Onlar öylece konuşurken İLİM çikagelmis. Bahçeyi birlikte dolaşmaya başlamışlar.<br />
SEVGİ önde İLİM ve GEZGİN arkada yürüyorlarmış.<br />
Her gülün bir adı varmış. MUTLULUK, HOŞGÖRÜ, SABIR, KANAAT,<br />
ADALET, İRADE,ŞEFKAT, MERHAMET, AKIL, HİKMET, KUDRET,<br />
SAMİMİYET, TEVAZU, FAZİLET VE...<br />
bu kadar çesitte ve bu kadar yoğunlukta güzellik bu kadar bakım ve özen,<br />
böylesine bir düzen karşisında heyecanlanan ve hayrete düşen gezgin bahçıvan ilim efendiye sormuş:<br />
GEZGİN: Siz hangi gülün hangi isimde olduğunu bazen karıştırıyormuşsunuz?<br />
İLİM: Bazen şaşirdığım oluyorsa da SEVGİ hemen yardımıma koşuyor bana doğru ismi hatırlatıyor.<br />
GEZGİN: Güllerin erip eriştiği bu toprağın bir özelligi var mı?<br />
İLİM: Özelligi olup olmadığını bilmiyorum.Bu toprağı bize VEFA adında bir dostumuz getirir.<br />
VEFA dostumuzun dediğine göre,örnegin; MERHAMETLİ bir insan görünce,<br />
ondan oluşan toprağı bize getirir, bizde onu MERHAMET gülünün altına serpiveririz veya<br />
ŞEFKATLİ bir insan görünce ondan oluşan toprağı bize getirir,<br />
bizde o toprağı ŞEFKAT gülünün altına sereriz ve bu böyle devam edip gider.<br />
GEZGİN: Güller arasında aşi yapılıyor mu?<br />
İLİM: Elbette HAYAL gülüne GERÇEK i aşiladık; ÜMIT gülü oluştu.<br />
İMAN gülüne HİZMET i aşiladık; TESLİMİYET gülü oluştu.<br />
HİKMET gülüne AKIL 'ı aşiladık; İRADE gülü oluştu. Bu aşiları sürekli yapmak zorundayız.<br />
Örnegin; o muhteşem ADALET gülüne KUDRET gülünü aşilamazsak,<br />
ADALET hemen sararıp soluyor. Aciz kalıyor.<br />
KUDRET gülüne ADALET'i aşilamazsak KUDRET gülünün toprağında ZULÜM böcekleri üreyiveriyor.<br />
GEZGİN: Bu aşiları siz mi yapıyorsunuz?<br />
İLİM: Çelikleri ben hazırlıyorum ama aşiyı koyup kovuşturan eşim SEVGİ dir.<br />
O ilham kalemini eline alır, aşilanacak varlığın AKIL perdesini yumuşak yumuşak aralar,<br />
böylece o varlığın gönlüne ulaşir,oraya aşi çeligini bir güzel yerleştirir.<br />
Sonra da oluşan bütün kader sicimi ile tatlı tatlı sarar.<br />
Bütün bu isleri bu aşamaları her seferinde ayni dolgun zevk ve heyecan içinde seyrederim.<br />
Sanki o anda Rabbim yanımızdaymış gibi...<br />
GEZGİN:tercih ettiğiniz güller var mı? İLİM: Aslında yok.<br />
Fakat eşim SEVGİ; HOŞGÖRÜ için 'o benim beş duyumdur.' der.<br />
SAMİMİYET için, 'o benim AHLAKIMDIR' der. TEVAZU için, 'o benim EDEBİM dir' der,<br />
ama ÜMIT'e fazlaca düşkün galiba... Zira ÜMIT için 'o benim kanımdır' der durur...<br />
Bir kaç gün sonra gezginimiz bir kasabaya varmış. Bir kahvehaneye girmiş.<br />
Burası oldukça tenha imiş. Kuytu bir köşede bir kişi oturuyor ve çay içiyormuş.<br />
Gezginimiz bu zata yaklaşmış, yanına oturmuş, kendisini takdim etmiş,<br />
adını bağışlamasını dilemiş.... o zat demiş ki:<br />
ADEM: Bana ADEM derler.<br />
Gezginimiz başindan geçenleri;gül bahçesini, iki soylu bahçıvanı, konuşmaları anlatmış.<br />
Adem dinlemiş.Sonunda demiş ki:O bahçeye İNSANLIĞIN KEMAL BAHÇESİ derler.......</p>
<p><a href="http://www.keskinbicak.net/hikaye/gul-bahcesi.html">http://www.keskinbicak.net/hikaye/gul-bahcesi.html</a></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
