<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>sevdigim-siirler &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/sevdigim-siirler/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "sevdigim-siirler"</description>
	<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 17:28:56 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Ay Yüzlüm]]></title>
<link>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=188</link>
<pubDate>Tue, 22 Apr 2008 22:50:47 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahuzarr</dc:creator>
<guid>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=188</guid>
<description><![CDATA[
Ay yüzlüm, apaçık sözlüm rûhum Sana kurban;
Gönlüm Sana hayran!
Nergis bakışlarının te]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[audio http://www.fileden.com/files/2007/10/28/1549563/Yusuf%20Ziya%20%C3%96zkan%20-%20Ay%20Y%C3%BCzl%C3%BCm.mp3]</p>
<p>Ay yüzlüm, apaçık sözlüm rûhum Sana kurban;<br />
Gönlüm Sana hayran!</p>
<p>Nergis bakışlarının tesiri ne de yaman!<br />
Sultânım el-amân..!</p>
<p>Bak sînemde bir ok var, derûnumda bir acı,<br />
Sendedir ilâcı...</p>
<p>Ey varlığı nûr, dünyası sürûr, sözü Kur’ân!<br />
Her derdime derman...</p>
<p>Pür âteşim bırakma hicranda beni zinhâr!<br />
Rûhumda âh u zâr...</p>
<p>Hem mahzûn, hem de perişan dertlerle kıvrandım;<br />
Kapına dayandım!</p>
<p>Bilmem başka kor, başka ateş, ben Sana yandım;<br />
Seninle uyandım.</p>
<p><strong>Fethullah Gülen</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İnleyen Bir Nayım]]></title>
<link>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=180</link>
<pubDate>Sat, 19 Apr 2008 00:19:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahuzarr</dc:creator>
<guid>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=180</guid>
<description><![CDATA[
Derd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh!
Kapında bir bahtı karayım Yâ Resûlallâh!
Umard]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[audio http://www.fileden.com/files/2007/10/28/1549563/11144.mp3]</p>
<p>Derd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh!<br />
Kapında bir bahtı karayım Yâ Resûlallâh!<br />
Umardım hep cemâl-i pâkinden tecelliler,<br />
Bak şimdi; firâka sezâyım Yâ Resûlallâh!</p>
<p>İnlerken nay-i kalbim, ümîd-i feyzinle dâim,<br />
Cürmümle o demde cüdâyım Yâ Resûlallâh!<br />
Saçılır iklim-i pâkinden âleme rahmet,<br />
Ben neden kuruyup solayım Yâ Resûlallâh!</p>
<p>Ne şevkti tüterken bûyun her dem seherlerde,<br />
Ya şimdi, inleyen bir nâyım Yâ Resûlallâh!<br />
Kabul kıl mücrimi, kovma kapından ne olur!<br />
Kovarsan kime sızlanayım Yâ Resûlallâh!</p>
<p>Yanmışım isyanla, yakma hicranla Ey Nebî!<br />
Bak baştan ayağa yarayim Yâ Resûlallâh!<br />
Günah bana yaraşmaz, doğru... Af Sen’in şânın,<br />
Sen varken kime dert yanayım Yâ Resûlallâh!</p>
<p style="font-weight:bold;text-align:left;">Fethullah Gülen</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Avare Gönül]]></title>
<link>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=178</link>
<pubDate>Fri, 18 Apr 2008 13:26:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahuzarr</dc:creator>
<guid>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=178</guid>
<description><![CDATA[


Gel artık aldanma divane gönül;
Pişman olup yoksa ağlayacaksın.
Oldun bir hayale pervane g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:left;">
<p style="text-align:left;"><img class="alignnone size-full wp-image-179" src="http://ahuzarim.wordpress.com/files/2008/04/sultanahmetzs0.jpg?w=450" alt="" width="450" height="144" /></p>
<p style="text-align:left;">[audio http://www.fileden.com/files/2007/10/28/1549563/13435.mp3]</p>
<p style="text-align:left;">Gel artık aldanma divane gönül;<br />
Pişman olup yoksa ağlayacaksın.<br />
Oldun bir hayale pervane gönül,<br />
Bir gün bu hüya ile hep yanacaksın..</p>
<p style="text-align:left;">Bildim bileli her dem Avaresin,<br />
Yolların yoldaşı tam biçaresin,<br />
Dertleri pek çok bir baht-ı karesin;<br />
Ah bilsem ne zaman anlayacaksın..</p>
<p style="text-align:left;">Her gün ömrün mumlar gibi eriyor,<br />
Bak, feryadına kimse ses vermiyor<br />
Hasretlerin, hicranların bitmiyor.<br />
Acaba ne zaman uyanacaksın</p>
<p style="text-align:left;">Arzuların hep ruhunu kanattı,<br />
Günahların her ufkunu kararttı;<br />
Gelen günler geçenleri arattı,<br />
Bilmem buna nasıl dayanacaksın?</p>
<p style="font-weight:bold;text-align:left;">Fethullah Gülen</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mavi Bir Ölüm]]></title>
<link>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=148</link>
<pubDate>Wed, 02 Apr 2008 15:47:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahuzarr</dc:creator>
<guid>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=148</guid>
<description><![CDATA[

Yine Sana seslenicem&#8230;
Senin kim olduğunu hiç bilmeden,
Senin kim olduğunu en çok bilerek]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ahuzarim.wordpress.com/files/2008/04/blue_life____by_gnato.jpg" title="blue_life____by_gnato.jpg"><img src="http://ahuzarim.wordpress.com/files/2008/04/blue_life____by_gnato.jpg" alt="blue_life____by_gnato.jpg" height="254" width="396" /></a></p>
<p>[audio http://www.fileden.com/files/2007/10/28/1549563/Seyfullah%20Kartal%20-%20Mavi%20%C3%96l%C3%BCm.mp3]</p>
<p>Yine Sana seslenicem...<br />
Senin kim olduğunu hiç bilmeden,<br />
Senin kim olduğunu en çok bilerek,<br />
İsyankar zambakların, çılgın nilüferlerin,<br />
Dört nala açan kiraz çiçeklerinin,<br />
Dudak kıvrımlarına yoldaş olucam.</p>
<p>Sarı bir hüzün, kızıl bir gurur ve<br />
Siyah bir öfkeyle konuşucam sana...</p>
<p>Sana oklardan değil, yaydan bahsedicem,<br />
Gülün dikenlerinden değil,<br />
Gülleri ve dikenlerini doğurmaktan yorulmayan,<br />
Topraktan söz açıcam.<br />
Akan su gelmicek kelimelerime,<br />
Suyu şefkatle kucaklayan sessiz taşların canını yakan<br />
Damlaları dillendiricem.<br />
Yine sana seslenicem, senin kim olduğunu hiç bilmeden,<br />
Bilmek istemeden...</p>
<p>Alaattinin sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi ve<br />
Ne dilersem dilememi isteseydi,<br />
Hiçbirşeyi elde etmeyi dilemezdim.<br />
Birşeyden vazgeçmeyi isterdim sadece,<br />
Hayatta birşeyden vazgeçmem lutfedilseydi,<br />
Bedeli herşeyim olsa bile<br />
Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim.<br />
Garip değilmi..<br />
Sana seslenmekten vazgeçmek istemediğimi,<br />
Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belkide,<br />
Oysa sana seslenmek,<br />
Bütün hesaplarımı gördüğüm bu dünyadaki<br />
Tek geride kalmış hesap benim için.<br />
Bu dünyadaki tek yük,<br />
Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek.<br />
Kürek mahkumu için kürek neyse,<br />
Benim içinde sana seslenmek o.<br />
Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu,<br />
Öbür yandan, bileklerimden sızan kanların<br />
Gönlümü işgale yeltendiği bir rotanın can suyu.</p>
<p>Oysa ben sana küreklerden değil,<br />
Gemiden bahsetmek isterdim.<br />
Atalarım bana, kadınlara gökyüzünü,<br />
Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler.<br />
Sen kürekleri, yağlı urganları,<br />
Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun.<br />
Sana ellerimle dokunarak,<br />
Gözlerimle okşayarak göstermek isterdim,<br />
Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri.<br />
Ama senin vaktin yoktu, ben bunu hiç anlayamadım.<br />
Kavmimin kadınları bana öğretmediler ki,<br />
Bazı kadınların beyaz güvercinlerden daha çok,<br />
Siyah apoletleri sevebileceğini.<br />
Sana sesleniyorum...<br />
Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarıma kadar toplanmış<br />
Kan pıhtılarını seyrediyor.<br />
Kürekleri bırakmıyorum,<br />
Önce yücelttiğin, sonra terk ettiğin aşkın onuru için,<br />
Kalemi bir an elimden düşürmüyorum.<br />
Ankara kalesinin önünde sana sesleniyorum.</p>
<p>Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin,<br />
Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm.<br />
Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı,<br />
Cehennemle konuşurdum,<br />
Seni ona anlatabilirdim.<br />
Oysa sen ne cenneti isticek kadar aşık oldun,<br />
Ne de cehennemi isticek kadar ayrılık.<br />
'Seviyorum seni ama..' dedin,<br />
'Hoşçakal' diye ekledin.<br />
'Şimdi gitmeye mecburum, belki yine gelirim..<br />
Umarım gelirim...' son sözün oldu.<br />
Cennetin ve cehennemin dillerini,<br />
Savaş naralarını ve aşk şiirlerini,<br />
Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım,<br />
Senin sözlerinin anlamını öğretmediler.<br />
Hiçbirşey söylemeden gittin...<br />
Ayrılığın dilsiz olduğunu ben senden öğrendim.<br />
Dilsiz olanın yaşayabileceğini sen öğrettin bana,<br />
Ve kalemime ilk defa yavan gözlerle baktım.</p>
<p>Yine, yeniden, sadece sana seslenicem,<br />
Müebbet bir aşk dışında,<br />
Bildiğim tüm duyguları terk edicem.</p>
<p>Sana seslenicem yine..<br />
Seni sadece kuru bir sevgiyle değil,<br />
Derin bir hüzünle, binlerce yıllık bir gururla,<br />
Ve pervasız bir öfkeyle sevdiğimi duyumsuyor musun?<br />
Mütevazi bir sevgiyle değil,<br />
Küstah bir aşkla sevdim seni.</p>
<p>Ben Osmanlı gibi,<br />
Kollarımın yetişemediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken,<br />
Sen köprülerin ülkesi Venedikteki son sancağı,<br />
Kışın üşümemek için şal yaptın kendine.<br />
Neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde,<br />
Zaman geçtikçe eksilir demiştin oysa<br />
Atalarımın öğrettiklerine ters düşsede,<br />
Sana inanırım bilirsin,<br />
Zamanla unutursun demiştin.<br />
Niye daha derinleşiyor öyleyse?<br />
Derinleşiyor özlemin,<br />
Ve gönlümde bir iç savaşta dökülen<br />
Kanları coşturuyor, ayrılık sözlerin.<br />
Öfkelerimin kararlılığını aşka katık ederek konuşucam.<br />
Bedenim bu dünyayı terk edene kadar.</p>
<p>Öyle sanıyorumki hüzünle ve acıyla<br />
Pek barışık olmadığın için benden uzun yaşayacaksın.<br />
Benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne,<br />
Onların benden geldiğini birtek sen bileceksin.<br />
Küstah bir aşkla sevicem seni,<br />
Ben savaş ve ölümle haşır neşir olan kelimeler dışındakileri,<br />
Unutmaya gayret edicem, ömrümün geri kalanında.<br />
Sana seslenicem yine...<br />
Ben seni Beyrut gibi sevdim ama, sana ne mağribi<br />
Ne de manhattanı anlatamadım.<br />
Bağdatı ve Şamı işgale yeltenmişken,<br />
Venedikten gelen ihanet tarumar etti ordularımı.</p>
<p>Sarı bir keder, kızıl bir kibir ve<br />
Siyah bir isyanla konuşucam sana...</p>
<p>Senin kim olduğunu hiç bilmeden,<br />
Ağlayan zambakların dudak kıvrımlarına yoldaş olucam.<br />
Senin kim olduğunu en çok bilerek,<br />
Kavmimin bana vaadettiği tüm aşkları terk edicem.</p>
<p>Müebbet bir aşk, sarı bir hüzün, kızıl bir gurur ve<br />
Siyah bir öfkeyle konuşucam,<br />
Bu dünyayı terk etme müjdesi gelene kadar.</p>
<p>Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keşke........</p>
<p>Hüznümün beni aşan taşkınlığını,<br />
Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını,<br />
Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve<br />
Azalmayacak kararlılığını anlayabilseydin...<br />
Anlatabilirdim sana;<br />
Seninle yaşanan bir aşktan sonra,<br />
Ayrılığın, ölüm bile olsa, mavi bir ölüm olacağını...</p>
<p><b>Ömer Çelik<br />
</b></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Herşey Sende Gizli]]></title>
<link>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=89</link>
<pubDate>Fri, 21 Mar 2008 22:48:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahuzarr</dc:creator>
<guid>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=89</guid>
<description><![CDATA[
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[audio http://www.fileden.com/files/2007/10/28/1549563/Selahaddin%20Kocaaslan%20-%20Hersey%20Sende%20Gizli.mp3]</p>
<p>Yerin seni çektiği kadar ağırsın<br />
Kanatların çırpındığı kadar hafif..<br />
Kalbinin attığı kadar canlısın<br />
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...<br />
Sevdiklerin kadar iyisin<br />
Nefret ettiklerin kadar kötü..<br />
Ne renk olursa olsun kaşın gözün<br />
Karşındakinin gördüğüdür rengin..<br />
Yaşadıklarını kar sayma:<br />
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;Ne kadar yaşarsan yaşa,<br />
Sevdiğin kadardır ömrün..<br />
Gülebildiğin kadar mutlusun<br />
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin<br />
Sakın bitti sanma her şeyi,Sevdiğin kadar sevileceksin.<br />
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer<br />
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın<br />
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer<br />
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.<br />
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret<br />
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın<br />
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın<br />
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.<br />
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın<br />
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.<br />
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..</p>
<p>İşte budur hayat!<br />
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın<br />
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün<br />
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun<br />
Çiçek sulandığı kadar güzeldir<br />
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli<br />
Bebek ağladığı kadar bebektir<br />
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,<br />
Sevdiğin kadar sevilirsin...</p>
<p><b>Can YÜCEL</b></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ben Sana Mecburum]]></title>
<link>http://ahuzarim.wordpress.com/2008/03/16/ben-sana-mecburum/</link>
<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 23:37:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahuzarr</dc:creator>
<guid>http://ahuzarim.wordpress.com/2008/03/16/ben-sana-mecburum/</guid>
<description><![CDATA[
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[audio http://www.fileden.com/files/2007/10/28/1549563/Selahaddin%20Kocaaslan%20-%20Ben%20Sana%20Mecburum.mp3]</p>
<p>Ben sana mecburum bilemezsin<br />
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum<br />
Büyüdükçe büyüyor gözlerin<br />
Ben sana mecburum bilemezsin<br />
İçimi seninle ısıtıyorum</p>
<p>Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor<br />
Bu şehir o eski İstanbul mudur?<br />
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor<br />
Sokak lambaları birden yanıyor<br />
Kaldırımlarda yağmur kokusu<br />
Ben sana mecburum sen yoksun</p>
<p>Sevmek kimi zaman rezilce korkudur<br />
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur<br />
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan<br />
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu<br />
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından<br />
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman<br />
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu</p>
<p>Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor<br />
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor<br />
Durup köşe başında deliksiz dinlesem<br />
Sana kullanılmamış bir gök getirsem<br />
Haftalar ellerimde ufalanıyor<br />
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem<br />
Ben sana mecburum sen yoksun</p>
<p>Belki Haziranda mavi benekli çocuksun<br />
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor<br />
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden<br />
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun<br />
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor<br />
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin<br />
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor</p>
<p>Ne vakit bir yaşamak düşünsem<br />
Bu kurtlar sofrasında belki zor<br />
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden<br />
Ne vakit bir yaşamak düşünsem<br />
Sus deyip adınla başlıyorum<br />
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin<br />
Hayır başka türlü olmayacak<br />
Ben sana mecburum bilemezsin..</p>
<p><b>Attila İLHAN</b></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mona Roza]]></title>
<link>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=23</link>
<pubDate>Tue, 11 Mar 2008 21:29:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>ahuzarr</dc:creator>
<guid>http://ahuzarim.wordpress.com/?p=23</guid>
<description><![CDATA[

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhame]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a title="schwarze-rose1.jpg" href="http://ahuzarim.wordpress.com/files/2008/03/schwarze-rose1.jpg"><img src="http://ahuzarim.wordpress.com/files/2008/03/schwarze-rose1.jpg" alt="schwarze-rose1.jpg" width="340" height="248" /></a></p>
<p>[audio http://www.fileden.com/files/2007/10/28/1549563/Sacid%20Onan%20-%20MonaRoza.mp3]</p>
<p>Mona Roza, siyah güller, ak güller<br />
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak<br />
Kanadı kırık kuş merhamet ister<br />
Ah, senin yüzünden kana batacak<br />
Mona Roza siyah güller, ak güller</p>
<p>Ulur aya karşı kirli çakallar<br />
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa<br />
Mona Roza, bugün bende bir hal var<br />
Yağmur iğri iğri düşer toprağa<br />
Ulur aya karşı kirli çakallar</p>
<p>Açma pencereni perdeleri çek<br />
Mona Roza seni görmemeliyim<br />
Bir bakışın ölmem için yetecek<br />
Anla Mona Roza, ben bir deliyim<br />
Açma pencereni perdeleri çek...</p>
<p>Zeytin ağaçları söğüt gölgesi<br />
Bende çıkar güneş aydınlığa<br />
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi<br />
Seni hatırlatıyor her zaman bana<br />
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi</p>
<p>Zambaklar en ıssız yerlerde açar<br />
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur<br />
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar<br />
Işıksız ruhumu sallar da durur<br />
Zambaklar en ıssız yerlerde açar</p>
<p>Ellerin ellerin ve parmakların<br />
Bir nar çiçeğini eziyor gibi<br />
Ellerinden belli oluyor bir kadın<br />
Denizin dibinde geziyor gibi<br />
Ellerin ellerin ve parmakların</p>
<p>Zaman ne de çabuk geçiyor Mona<br />
Saat onikidir söndü lambalar<br />
Uyu da turnalar girsin rüyana<br />
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar<br />
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona</p>
<p>Akşamları gelir incir kuşları<br />
Konar bahçenin incirlerine<br />
Kiminin rengi ak, kimisi sarı<br />
Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine<br />
Akşamları gelir incir kuşları</p>
<p>Ki ben Mona Roza bulurum seni<br />
İncir kuşlarının bakışlarında<br />
Hayatla doldurur bu boş yelkeni<br />
O masum bakışlar su kenarında<br />
Ki ben Mona Roza bulurum seni</p>
<p>Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza<br />
Henüz dinlemedin benden türküler<br />
Benim aşkım sığmaz öyle her saza<br />
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler<br />
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza</p>
<p>Artık inan bana muhacir kızı<br />
Dinle ve kabul et itirafımı<br />
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı<br />
Alev alev sardı her tarafımı<br />
Artık inan bana muhacir kızı</p>
<p>Yağmurlardan sonra büyürmüş başak<br />
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış<br />
Bir gün gözlerimin ta içine bak<br />
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış<br />
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak</p>
<p>Altın bilezikler o kokulu ten<br />
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne<br />
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen<br />
Bir tüy ki kapalı gece ve güne<br />
Altın bilezikler o kokulu ten</p>
<p>Mona Roza siyah güller, ak güller<br />
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak<br />
Kanadı kırık kuş merhamet ister<br />
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!<br />
Mona Roza siyah güller, ak güller</p>
<p>Sezai Karakoç</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çember]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/?p=163</link>
<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 20:05:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/?p=163</guid>
<description><![CDATA[
 
Ya dışındasındır çemberin
Ya da içinde yer alacaksın
Kendin içindeyken, kafan dışınd]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2008/02/cember.jpg" title="http://www.fotograf.web.tr/foto.php?f=26517&#38;1453%20istanbul"></a></p>
<p align="center"><em><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2008/02/istehayatimiz2.jpg" title="Çember"><img width="492" src="http://befeoglu.wordpress.com/files/2008/02/istehayatimiz2.jpg" alt="Çember" height="480" /></a> </em></p>
<p align="center"><em>Ya dışındasındır çemberin<br />
Ya da içinde yer alacaksın<br />
Kendin içindeyken, kafan dışındaysa<br />
Çaresi yok kardeşim<br />
Her akşam böyle içip, kederlenip<br />
Mutsuz olacaksın<br />
Meyhane masalarında kahrolacaksın<br />
Şiirlerle, şarkılarla kendini avutacaksın<br />
Ya dışındasındır çemberin<br />
Ya da içinde yer alacaksın</em></p>
<p align="center"><em>Murathan MUNGAN</em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dilek]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/11/07/dilek/</link>
<pubDate>Wed, 07 Nov 2007 12:41:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/11/07/dilek/</guid>
<description><![CDATA[Bir küçük, bir küçücük evim olsa;
İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa;
Bütün]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><font color="#808000">Bir küçük, bir küçücük evim olsa;<br />
İçinde bir küçük, bir küçücük halım olsa;<br />
Bütün bunlar benim öz malım olsa.</font></em></p>
<p><em><font color="#808000">Masam, mürekkebim, etajerim,<br />
Penceresinde benim perdelerim,<br />
Etajerinde kitaplarım olsa.</font></em></p>
<p><em><font color="#808000">Bir ufak, bir minicik evim olsa;<br />
İçinde bir kadın, beni parasız pulsuz seven bir kadın<br />
Bu kadın karım olsa!</font></em></p>
<p><em><font color="#808000">Nerde, hangi şehirde olursa olsun,<br />
Bir küçük, bir küçücük evim bulunsun,<br />
Bir ufacık halım olsun yeter,<br />
Yeter de artar bile!</font></em></p>
<p><em><font color="#808000">Nerde, hangi şehirde olursa olsun,<br />
Etajerim, kitaplarım olsun,<br />
Beni parasız pulsuz seven karım olsun yeter,<br />
Yeter de artar bile!</font></em></p>
<p><em><strong><font color="#808000">CEVDET KUDRET SOLOK</font></strong></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Etki ve Tepki]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/26/etki-ve-tepki/</link>
<pubDate>Fri, 26 Oct 2007 20:51:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/26/etki-ve-tepki/</guid>
<description><![CDATA[En iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur
sırf uzaklaşmak için,
ve geride kalanlar
bi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><font color="#800000">En iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur<br />
sırf uzaklaşmak için,<br />
ve geride kalanlar<br />
birinin onlardan<br />
uzaklaşmayı neden isteyebileceğini<br />
bir türlü tam olarak anlayamazlar.</font></em></p>
<p><em><font color="#800000"><strong>CHARLES BUKOWSKI</strong></font></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Taştın Yine Deli Gönül]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/19/tastin-yine-deli-gonul/</link>
<pubDate>Fri, 19 Oct 2007 06:51:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/19/tastin-yine-deli-gonul/</guid>
<description><![CDATA[Taştın yine deli gönül
Sular gibi çağlar mısın
Aktın yine kanlı yaşım
Yollarımı bağla]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><font color="#1c57e3">Taştın yine deli gönül<br />
Sular gibi çağlar mısın<br />
Aktın yine kanlı yaşım<br />
Yollarımı bağlar mısın</font></em></p>
<p><em><font color="#1c57e3">Nidem elim ermez yâre<br />
Bulunmaz derdime çare<br />
Oldum ilimden avare<br />
Beni bunda eğler misin</font></em></p>
<p><em><font color="#1c57e3">Yavı kıldım ben yoldaşı<br />
Onulmaz bağrımın başı<br />
Gözlerimin kanlı yaşı<br />
Irmağ olup çağlar mısın</font></em></p>
<p><em><font color="#1c57e3">Ben toprak oldum yolunda<br />
Sen aşırı gözetirsin<br />
Şu karşıma göğüs geren<br />
Taş bağırlı dağlar mısın</font></em></p>
<p><em><font color="#1c57e3">Harami gibi yoluma<br />
Aykırı inen karlı dağ<br />
Ben yârimden ayrı düştüm<br />
Sen yolumu bağlar mısın</font></em></p>
<p><em><font color="#1c57e3">Karlı dağların başında<br />
Salkım salkım olan bulut<br />
Saçın çözüp benim içün<br />
Yaşın yaşın ağlar mısın</font></em></p>
<p><em><font color="#1c57e3">Esridi Yunus'un canı<br />
Yoldayım illerim kanı<br />
Yunus düşte gördü seni<br />
Sayru musun  sağlar mısın</font></em></p>
<p><strong><em><font color="#1c57e3">YUNUS EMRE</font></em></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Boşver be Yaşı Başı]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/18/bosver-be-yasi-basi/</link>
<pubDate>Thu, 18 Oct 2007 08:26:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/18/bosver-be-yasi-basi/</guid>
<description><![CDATA[gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
sarı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><em><font color="#008080">gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..<br />
şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,<br />
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?<br />
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,<br />
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama<br />
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.<br />
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,<br />
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,<br />
bırak aksın yollarına.<br />
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.<br />
sen inan yüreğine,<br />
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..<br />
büyü büyü... bak ellerin ayakların kocaman.<br />
aklın da maaşallah yerinde,<br />
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.<br />
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,<br />
boşver yaşı başı,<br />
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?<br />
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.<br />
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,<br />
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir<br />
kış günü, öl gitsin...<br />
parayı pulu savurup,<br />
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,<br />
savrul gitsin...<br />
Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,<br />
kendi yüreğinden başka kim?.<br />
Aklını al da öyle git,<br />
ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra<br />
bayıra vur da git.<br />
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle<br />
bırakmadıkça birine.<br />
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,<br />
seveceksen ve öleceksen uğruna...<br />
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...<br />
yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.<br />
sen mi biteceksin?<br />
çekeceksen bile bayrağı,<br />
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?</font></em></p>
<p align="center"><em><strong><font color="#008080">CAN YÜCEL</font></strong></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Susarak]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/15/susarak/</link>
<pubDate>Mon, 15 Oct 2007 14:42:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/15/susarak/</guid>
<description><![CDATA[    
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><font color="#693a4a"><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/10/dsc00035.JPG" title="Yel değirmenine sesleniş"></a><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/10/dsc00035.JPG" title="Yel değirmenine sesleniş"></a><span style="font-size:12pt;font-family:'Times New Roman';"><font color="#000000"><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/10/dsc00035.JPG" title="Yel değirmenine sesleniş"><img border="0" width="550" src="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/10/dsc00035.JPG" alt="Yel değirmenine sesleniş" height="300" /></a>   <img border="0" width="1" src="http://befeoglu.wordpress.com/wp-admin/" height="1" /></font></span><em> </em></font></p>
<p><em><font color="#693a4a">Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..<br />
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..<br />
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..<br />
Ben de söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..<br />
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...<br />
Ben de susuyorum sevgimi saklayıp içimde....<br />
Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor...<br />
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...<br />
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....</font></em></p>
<p><em><strong><font color="#693a4a">AZİZ NESİN</font></strong></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Suskunum Sana]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/05/suskunum-sana/</link>
<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 06:57:21 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/10/05/suskunum-sana/</guid>
<description><![CDATA[
   
 Hangi şiire başlasam suskunum sana
Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun
Güneşte ka]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/10/suskun.jpg" title="http://www.fotokritik.com/645882"></a></em></p>
<p><em><font color="#333333"><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/10/suskun1.jpg" title="http://www.fotokritik.com/645882"><img src="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/10/suskun1.jpg" alt="http://www.fotokritik.com/645882" /></a>   </font></em></p>
<p align="left"><em><font color="#333333"> </font></em><em><font color="#333333">Hangi şiire başlasam suskunum sana<br />
Dağ göğsünde bir kaya diliyle suskun<br />
Güneşte kavrulan bir kum tanesi<br />
Çatlayan dudaklarım oluyor her gece<br />
Yağmura suskun yaşamaya suskun<br />
Haykırabilsem<br />
Belki bir nehir köpürebilir sesimde<br />
Silinebilir kuraklığın bütün izleri<br />
Upuzun çöller vadileşebilir içimde</font></em></p>
<p align="left"><em><font color="#333333">Hangi güzelliği özlesem suskunum sana<br />
Yürek boşluğunda bir of kadar suskun<br />
Özlüyorum seni masmavi<br />
Koşuyorum sana bembeyaz<br />
Ve kahroluyorum bir anda kapkara<br />
Ah oluyorum<br />
Of oluyorum<br />
Ve susuyorum<br />
Oysa haykırabilsem<br />
Işık yumağı bir pınar olur soluğum</font></em></p>
<p align="left"><em><font color="#333333">Hangi türküye uzansam suskunum sana<br />
Ağıt ağıt, özlem özlem suskun<br />
Tut ki vurulmuşum<br />
Aşktan ve kandan bir damla olmuşum<br />
Bir saçlarının rüzgarına<br />
Bir de ağzının kıyılarına konmuşum<br />
Hangi dalga silebilir beni senden<br />
Hangi kasırga koparabilir<br />
Ben saç tellerinde bir ezgi olmuşum<br />
Coşkuların her şahlanışında<br />
Sana deprem deprem susmuşum<br />
Ve sana susmaktan inan ki yorulmuşum</font></em></p>
<p align="left"><em><font color="#333333">Yeter olsun gözlerinde ışık fırtınası<br />
Sözlerinde baskı yasası yeter<br />
Hangi kavgayı özlesem suskunum sana<br />
Zafer sabahlarında gece kadar<br />
Bayram sabahlarında yas kadar suskun<br />
Böyle güzelliklere de<br />
Böyle suskunluklara da lanet olsun<br />
Al bu suskunluğumu al artık<br />
Al ki<br />
Bütün gürültüler kahrolsun</font></em></p>
<p align="left"><em><strong><font color="#333333">ADNAN YÜCEL</font></strong></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Birisi]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/28/birisi/</link>
<pubDate>Fri, 28 Sep 2007 14:15:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/28/birisi/</guid>
<description><![CDATA[
                                       Bir şey var aramızd]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><img src="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/09/kirmizi.jpg" alt="http://www.fotokritik.com/705165" /></p>
<p align="left"><em><font color="#e00000">                                       Bir şey var aramızda<br />
                                       Senin bakışından belli<br />
                                       Benim yanan yüzümden.<br />
                                       Dalıveriyoruz arada bir.<br />
                                       İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki,<br />
                                       Gülüşerek başlıyoruz söze.</font></em></p>
<p align="left"><em><font color="#d90624"><font color="#e00000">                                       </font>Bir şey var aramızda<br />
<font color="#e00000">                                       O</font>nu buldukça kaybediyoruz isteyerek.<br />
<font color="#e00000">                                       </font>Fakat ne kadar saklasak nafile<br />
<font color="#e00000">                                       </font>Bir şey var aramızda,<br />
<font color="#e00000">                                       </font>Senin gözlerinde ışıldıyor,<br />
<font color="#e00000">                                       </font>Benim dilimin ucunda.</font></em></p>
<p align="left"><em><font color="#d90624"><font color="#e00000">                                       </font><strong>NAHİT ULVİ AKGÜN</strong></font></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bir Gece ANSIZIN GELEBİLİRİM]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/24/bir-gece-ansizin-gelebilirim/</link>
<pubDate>Mon, 24 Sep 2007 08:16:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/24/bir-gece-ansizin-gelebilirim/</guid>
<description><![CDATA[



                          Bu kadar yürekten çağırma beni!
    ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em></em><em><font color="#333399"></p>
<p style="text-align:center;"><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/09/istanbul2.jpg"></a></p>
<p><em><font color="#333333"><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/09/istanbul3.jpg" title="http://www.fotokritik.com/714643"></a></font></em><em><font color="#333333"><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/09/istanbul3.jpg" title="http://www.fotokritik.com/714643"></a></font></em><em><font color="#333333"><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/09/istanbul3.jpg" title="http://www.fotokritik.com/714643"></a></font></em><em></em><em><font color="#333333"></p>
<p style="text-align:center;"><img src="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/09/istanbul3.jpg" alt="http://www.fotokritik.com/714643" /></p>
<p><em><font color="#333333"> </font></em><em><font color="#333333">                         Bu kadar yürekten çağırma beni!<br />
                          Bir gece ansızın gelebilirim.<br />
                          Beni bekliyorsan, uyumamışsan,<br />
                          Sevinçten kapında ölebilirim.<br />
</font></em></p>
<p><em><font color="#333333">                          Belki de hayata yeni başlarım,<br />
                          İçimde küllenen kor alevlenir,<br />
                          Bakarsın hiç gitmem kölen olurum,<br />
                          Belki de seversin beni kim bilir.</font></em></p>
<p><em><font color="#333333">                          Kal dersen, dağlarca severim seni,<br />
                          Bir deniz olurum ayaklarında,<br />
                          Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz,<br />
                          Kalbim duruverir dudaklarında.</font></em></p>
<p><em><font color="#333333">                          Ya da unuturum kim olduğumu,<br />
                          Hatırlamam belki adımı bile,<br />
                          Belki de çıldırır, deli olurum,<br />
                          Sana kavuşmanın heyacanıyla...</font></em></p>
<p><em><font color="#333333">                          Aşk bu, bilinir mi nereye varır,<br />
                          Ne durdurur özlemini, seveni...<br />
                          Bakarsın ansızın gelebilirim,<br />
                          Bu kadar yürekten çağırma beni. </font></em></p>
<p><em><font color="#333333">                          <strong>ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN</strong></font></em></p>
<p></font></em></font></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Do]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/21/do/</link>
<pubDate>Fri, 21 Sep 2007 12:49:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/21/do/</guid>
<description><![CDATA[
Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><a href="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/09/yokus.jpg" title="yokus.jpg"><img src="http://befeoglu.wordpress.com/files/2007/09/yokus.jpg" alt="http://www.fotokritik.com/368555" /></a></p>
<p align="center"><em><font color="#003300">Dün sabaha karşı kendimle konuştum<br />
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum<br />
Yokuşun başında bir düşman vardı<br />
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum<br />
<em></em><br />
<strong>ÖZDEMİR ASAF</strong> </font></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Adım Sonbahar]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/12/adim-sonbahar/</link>
<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 14:15:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/12/adim-sonbahar/</guid>
<description><![CDATA[nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden ba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>nasıl iş bu<br />
her yanına çiçek yağmış<br />
erik ağacının<br />
ışık içinde yüzüyor<br />
neresinden baksan</em><em><br />
gözlerin kamaşır<br />
</em></p>
<p><em>oysa ben akşam olmuşum<br />
yapraklarım dökülüyor<br />
usul usul<br />
adım sonbahar</em></p>
<p><em><strong>ATTİLA İLHAN</strong></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Beyhude Gamlanma Divane Gönül]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/05/beyhude-gamlanma-divane-gonul/</link>
<pubDate>Wed, 05 Sep 2007 08:31:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/09/05/beyhude-gamlanma-divane-gonul/</guid>
<description><![CDATA[Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır
Yaptığın hatayı görmüyo]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><font color="#333399">Beyhude gamlanma divane gönül<br />
Cümle alemin rızkını veren vardır<br />
Yaptığın hatayı görmüyor sanma<br />
Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır</font></em></p>
<p><em><font color="#333399">Mal-ı emlakım var deyu güvenme<br />
Arkam var deyu dayanma<br />
Sırt üstü insanı yere varan vardır</font></em></p>
<p><em><font color="#333399">Beyhude gamlanma divane gönül<br />
Cümle alemin rızkını veren vardır</font></em><em><font color="#333399"> </font></em><em><font color="#333399"><br />
Derdime vakıf değil canan<br />
Beni handan bilir<br />
Hakkı vardır şad olanlar<br />
Herkesi şadan bilir</font></em><em><font color="#333399"><br />
Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil<br />
Çektiğim alamı bir ben bir de Allah'ım bilir<em></em></font></em><em><br />
<font color="#333399"><em><font color="#333399"></p>
<p><strong>FUZULÎ</strong></p>
<p></font></em></font></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kendi Kendine]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/08/31/kendi-kendine/</link>
<pubDate>Fri, 31 Aug 2007 11:06:15 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/08/31/kendi-kendine/</guid>
<description><![CDATA[Kişinin kendine ettiğini,
Edemez kişiye hiçbir fani.
Bu kahbe hırsı, ne kıskanç kini, ne şa]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><font color="#333399">Kişinin kendine ettiğini,<br />
Edemez kişiye hiçbir fani.<br />
Bu kahbe hırsı, ne kıskanç kini, ne şarap<br />
Ne de haşhaş edemez.<br />
Kişinin kendine ettiğini tayfun, boran,<br />
Dağ, taş edemez...</font></em></p>
<p><em><font color="#333399">Kişinin kendine ettiğini,<br />
Edemez kişiye hiçbir fani.<br />
Tutmazsa gerçek dost elini,<br />
Kendi kendisiyle baş edemez.<br />
Kişinin kendine ettiğini,<br />
Sarhoş edemez, ayyaş edemez,<br />
Mezar soyan nebbaş edemez...</font></em></p>
<p><em><strong><font color="#333399">MEVLÂNA CELALEDDİN RUMİ</font></strong></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Her Şey Sende Gizli]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/08/27/her-sey-sende-gizli/</link>
<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 14:23:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/08/27/her-sey-sende-gizli/</guid>
<description><![CDATA[Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif.
Kalbinin attığı k]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><em><font color="#008000">Yerin seni çektiği kadar ağırsın<br />
Kanatların çırpındığı kadar hafif.<br />
Kalbinin attığı kadar canlısın<br />
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...<br />
Sevdiklerin kadar iyisin<br />
Nefret ettiklerin kadar kötü...<br />
Ne renk olursa olsun kaşın gözün<br />
Karşındakinin gördüğüdür rengin.<br />
Yaşadıklarını kar sayma:<br />
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna,<br />
ne kadar yaşarsan yaşa, sevdiğin kadardır ömrün.<br />
Gülebildiğin kadar mutlusun,<br />
üzülme, bil ki ağladığın kadar güleceksin<br />
sakın bitti sanma her şeyi, sevdiğin kadar sevileceksin.<br />
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer<br />
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın<br />
bir gün yalan söyleyeceksen eğer<br />
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.<br />
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret<br />
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın<br />
unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın<br />
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.<br />
Kendini yalnız hisseciğin kadar yalnızsın<br />
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.<br />
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.<br />
İste budur hayat!<br />
İste budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın<br />
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün<br />
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun<br />
çiçek sulandığı kadar güzeldir<br />
kuşlar ötebildiği kadar sevimli<br />
bebek ağladığı kadar bebektir<br />
ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin,<br />
bunu da öğren:<br />
Sevdiğin kadar sevilirsin...</font></em></p>
<p><em><font color="#008000"><strong>CAN YÜCEL</strong><br />
</font></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anlar]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/08/23/anlar/</link>
<pubDate>Thu, 23 Aug 2007 07:07:28 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/08/23/anlar/</guid>
<description><![CDATA[Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><font color="#333300">Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,<br />
İkincisinde, daha çok hata yapardım.<br />
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.<br />
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,<br />
Çok az şeyi<br />
Ciddiyetle yapardım.<br />
Temizlik sorun bile olmazdı asla.<br />
Daha çok riske girerdim.<br />
Seyahat ederdim daha fazla.<br />
Daha çok güneş doğuşu izler,<br />
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.<br />
Görmediğim bir çok yere giderdim.<br />
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.<br />
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.<br />
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.<br />
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.<br />
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.<br />
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.<br />
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,<br />
Gitmeyen insanlardandım ben.<br />
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.<br />
Eğer yeniden başlayabilseydim,<br />
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.<br />
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.<br />
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,<br />
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.<br />
Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...<br />
ÖLÜYORUM...</font></em></p>
<p><em><font color="#333300"> </font></em><strong><em><font color="#333300">JORGE LUIS BORGES </font></em></strong></p>
<p><em><br />
</em> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Desem ki]]></title>
<link>http://befeoglu.wordpress.com/2007/08/22/desem-ki/</link>
<pubDate>Wed, 22 Aug 2007 10:57:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Berna</dc:creator>
<guid>http://befeoglu.wordpress.com/2007/08/22/desem-ki/</guid>
<description><![CDATA[Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı sende esiyor,
Sende ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><font color="#003300">Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,<br />
Rüzgârların en ferahlatıcısı sende esiyor,<br />
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,<br />
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,<br />
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,<br />
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,<br />
Sende tattım yemişlerin cümlesini.<br />
Desem ki sen benim için,<br />
Hava kadar lazım,<br />
Ekmek kadar mübarek,<br />
Su gibi aziz bir şeysin;<br />
Nimettensin, nimettensin!<br />
Desem ki...<br />
İnan bana sevgilim inan,<br />
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;<br />
Ve soframda en eski şarap.<br />
Ben sende yaşıyorum,<br />
Sen bende hüküm sürmektesin.<br />
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,<br />
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.<br />
Günlerden sonra bir gün,<br />
Şayet sesimi farkedemezsen,<br />
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,<br />
Bil ki ölmüşüm.<br />
Fakat yine üzülme, müsterih ol;<br />
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,<br />
Ve neden sonra<br />
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,<br />
Hatırla ki mahşer günüdür<br />
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.<br />
</font></em></p>
<p><strong><em><font color="#333300">CAHİT SITKI TARANCI</font></em></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
