<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>surgun &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/surgun/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "surgun"</description>
	<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 02:38:56 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[Sürgün : Rafet El Roman : Gitar Akorları]]></title>
<link>http://gitarakorlarim.wordpress.com/2008/06/21/surgun-rafet-el-roman-gitar-akorlari/</link>
<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 21:35:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>gitarakorlarim</dc:creator>
<guid>http://gitarakorlarim.tr.wordpress.com/2008/06/21/surgun-rafet-el-roman-gitar-akorlari/</guid>
<description><![CDATA[Rafet El Roman Sürgün

Am                         C                     Dm
Ben yar kendimi bildim ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><b>Rafet El Roman Sürgün</b></p>
<pre>
Am                         C                     Dm
Ben yar kendimi bildim bileli bir sana aşık sana deli
                      Am
Seninle açtım bu gözleri seninle kaparım ancak
                       C                     Dm
Yar kendimi bildim bileli bir sana aşık sana deli
                      Am
Seninle açtım bu gözleri seninle kaparım ancak

Am
Dur durak bilmez bu gönül
E
Koşar peşinden bir ömür
Dm
Son demindeyken hayatın
Am
Neden bu sürgün

Am
Bilirim seni sevdim zamansız
E
Sen sabırsız ben bir arsız
Dm                   Am
Hiç utanmadık inan seninle sevişirken
Dm
Gel yalan yok ki içinde

E
Sen tanımadın mı onca sene
Dm                E
Düşlerimden kalktılar

Sana uyandım sadece

Am                         C                     Dm
Ben yar kendimi bildim bileli bir sana aşık sana deli
                      Am
Seninle açtım bu gözleri seninle kaparım ancak
</pre></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[21 Mayıs 1864 Büyük Çerkes Sürgünü]]></title>
<link>http://derinliksarhosuyum.wordpress.com/?p=84</link>
<pubDate>Mon, 02 Jun 2008 09:29:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>D'S</dc:creator>
<guid>http://derinliksarhosuyum.tr.wordpress.com/2008/06/02/21-mayis-1864-buyuk-cerkes-surgunu/</guid>
<description><![CDATA[
&#8220;1859 yılından itibaren başlayan anavatanından ayrılmalar, 21 Mayıs 1864&#8242;den sonr]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:center;"><strong></strong></p>
<p style="text-align:center;">"1859 yılından itibaren başlayan anavatanından ayrılmalar, 21 Mayıs 1864'den sonra daha da şiddetlendi. 1860 yılında 4 milyon olan Kafkaslı nüfusu, 1897'de 1.660.000 sayısına inmişti. Adıge-Abaza-Ubıh grubundan oluşan Kuzeybatı Kafkasyalılar 85 % 'ler düzeyinde; Oset, Çeçen ve Dağıstanlı 10-15 % ‘ler düzeyinde anavatarlarından sürüldüler. Gerçekte bu sürgün, bir soykırım niteliğine dönüştü. İşte bu nedenle, 21 Mayıs 1864 günü Çerkeslerin yas günüdür. Anavatanlarından sürülen Kafkaslı sayısı 1.400.000-1.500.000 civarındadır. Sürülenlerin dışında, vatanında kalan Çerkesleri zorlamak için uygulanan politikanın özü şuydu ; <em>”Kaçırmak veya göçürmek istiyorsan, evleri, tarlaları, yak-yık, kaçmaktan ya da, aç kalıp ölmekten başka bir seçenek bırakma...”</em></p>
<p style="text-align:center;"><em></em></p>
<h3 style="text-align:center;">BiZ, iNSANLIK TARiHiNiN EN ACIMASIZ SÜRGÜN VE SOYKIRIMINI YAŞAMIŞ ÇERKESLER OLARAK...</h3>
<h3 style="text-align:center;">NEREDE YAŞIYOR OLURSAK OLALIM, YAŞADIĞIMIZ SOYKIRIMI UNUTMAYACAĞIMIZA, GELECEK</h3>
<h3 style="text-align:center;">NESiLLERE DE UNUTTURMAYACAĞIMIZA... HER TÜRLÜ BASKIYA, ASiMiLASY<span>ON</span>A KARŞI</h3>
<h3 style="text-align:center;">KOYARAK VAR OLACAĞIMIZA 21 MAYIS'I ULUSAL-KÜLTÜREL DiRiLiŞiMiZiN GÜNÜ YAPACAĞIMIZA...</h3>
<h3 style="text-align:center;">YAŞADIĞIMIZ TÜM ÜLKELERDE ANAVATANIMIZ KAFKASYA'DA  VE TÜM DÜNYADA BARIŞI SAVUNACAĞIMIZA...<br />
 </h3>
<h3 style="text-align:center;">ATALARIMIZIN<br />
MANEVi HUZURUNDA<br />
 ANT iÇERiZ...</h3>
<address>Üst yazıyı cerkes.org sitesinden aldım. Ant ise üyesi olduğum kafkasonline.com sitesinden e-posta yoluyla ulaştı bana.</address>
<address>Soykırıma uğramış sürülmüş tüm dünya Çerkeslerine, Kafkasyalılara, Dağlılara itafen. Gülen Yüzler Solmasın.</address>
<address></address>
<p style="text-align:center;">D'S</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[tüketici kalite ister]]></title>
<link>http://katpatuka.wordpress.com/?p=79</link>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2008 08:44:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>katpatuka</dc:creator>
<guid>http://katpatuka.tr.wordpress.com/2008/04/11/tuketici-kalite-ister/</guid>
<description><![CDATA[Geçenlerde pencerelerden birisi artık kapatamadık. Tornavida alıp açtım: gömme sürgünü: b]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://katpatuka.files.wordpress.com/2008/04/kent-pencere_6045.jpg"><img style="float:right;border:1px solid black;margin:5px;" src="http://katpatuka.wordpress.com/files/2008/04/kent-pencere_6045.jpg?w=128" alt="" width="256" height="108" /></a>Geçenlerde pencerelerden birisi artık kapatamadık. Tornavida alıp açtım: gömme sürgünü: bozuldu! Kullandığı malzeme herhalde çelik değil alüminyum ve en çok güç gören dönen parça iki köşeden kırıldı. Markası <strong>Kent Gömme Sürgün</strong>'müş.</p>
<p>Bu parça daha iyi tasarlamazlar mı? İleri düşünmezler mi? Bu parça bolzulsun diye beş on yıl sonra tüketici bir yenisi alsın mı acaba? <a href="http://katpatuka.files.wordpress.com/2008/04/kent-pencere_6046.jpg"><img class="size-medium wp-image-81" style="border:1px solid black;margin:5px;" src="http://katpatuka.wordpress.com/files/2008/04/kent-pencere_6046.jpg?w=400" alt="" width="400" height="300" /></a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[İhânet ve Sürgün!.. : 150'likler.. ]]></title>
<link>http://biyotarih.wordpress.com/2008/01/20/ihanet-ve-surgun-150likler/</link>
<pubDate>Sun, 20 Jan 2008 11:11:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>biyotarih</dc:creator>
<guid>http://biyotarih.tr.wordpress.com/2008/01/20/ihanet-ve-surgun-150likler/</guid>
<description><![CDATA[İçişleri bakanlığı tarafından oluşturulan ilk hainler listesi 600 kişiden oluşmakta idi.
A]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:0;margin-bottom:0;">İçişleri bakanlığı tarafından oluşturulan ilk hainler listesi 600 kişiden oluşmakta idi.</p>
<p>Ancak Lozan Antlaşması'nın bir maddesinde sürgün edilecek insanların sayısının 150'yi geçmeyecek şeklinde öngörmesi üzerine bu liste ilk önce 300 ardından da 149 kişiye indirilmiştir.</p>
<p>150'likler adı verilen ve 23 Nisan 1924 tarihinde Bakanlar Kurulu ve T.B.M.M.'nin oturumunda saptanan bu listeye 1 Haziran 1924 tarihindeki kararla "Köylü Gazetesi" sahibi Refet Bey de eklenerek kesin şekliyle 150 kişi olarak kabul edilmiştir.<!--more--></p>
<p>28 Haziran 1938 tarihinde, 150'liklerin yurda girmelerini engelleyen yasa kaldırılsa da geri dönen çok kişi olmamıştır.</p>
<p>Bu listenin 600 kişilik ilk hali açıklanmamıştır.</p>
<p><b>HEYET-İ CELİLE-İ VEKİLENİN 10.9.340 TARİHLİ VE 880 NUMARALI KARARNAMESİNİN SURETİDİR</b></p>
<p>Affı umumi kanununa merbut olup Türkiye'de ikametden men edilen Yüzeli kişilik listede esamisi muharrer eşhasın emval-i menkule ve gayrımenkulelerinin hükümete intikali veya tasfiye edilmesi hakkında bir sarahat mevcut olmamasına ve Lozan muahedesine merbut affı umumi beyannamesine ait protokolda her nekadar dokuz ay müddetle ashabı tarafından emval-i mezkurenin tasfiye olunacağı ve mehil-i mezkurun ınkızasından sonra esmanı tamamiyle ashabına tevdi edilmek üzere hükümetçe tasfiye edilebileceği muharrer ise de işbu muamelenin icrası hükümetçe mukaddema karar verilmesiyle meşrut bulunmasına ve henüz bir karar verilmemiş olmasına binaen emval-i mezkureye müdahele olunması kanunen gayrı caiz olacağından mavzuubahs eşhasın emvalini tasfiye etmeleri için tarih-i ilandan İtibaren dokuz ay mehil itası ve bu müddetin mürurunda hükümetçe tasfiye hususunun tahtı karara alınmasını mutazammın Maliye vekalet-i celilesinin 31 Ağustos 340 tarih ve Hukuk Müşavirliği 2346/1347 numaralı tezkeresiyle vaki teklifi heyet-i vekilenin 10.9.340 tarihli içtimaında bittezekkür kabul edilmiştir.</p>
<p><b>YÜZELLİ KİŞİLİK LİSTE KARARNAME SURETİ<br />
</b></p>
<p>Lozan muahedenamesine merbut affı umumi protokolunda aftan istisna edilen yüzelli kişiden yüzkırkdokuz kişinin ismi ve hüviyetlerini mübeyyin defteri havi ve heyet-i vekilece tasdik talebini mutazammın Dahiliye vekalet-i celilesinin 23 Nisan 340 tarih ve 13304/1791 numaralı tezkeresi üzerine defterde mevcut yüzkırdokuz şahsa ilaveten Köylü gazetesi sahibi Refet'in ithaliyle defterin tasdiki heyet-i vekilenin 1.6.340 tarihli içtimaında karargir oldu.</p>
<p>Müdafaa-i Milliye vekili Kazım<br />
Başvekil ve Hariciye vekili İsmet<br />
Türkiye Reisicumhuru Gazi Mustafa Kemal<br />
Maliye vekili Mustafa Abdülhalik<br />
Ticaret vekili Hasan Hüsnü<br />
Ziraat Vekalet vekili Hasan Hüsnü<br />
Dahiliye vekili Recep<br />
Nafia vekili Süleyman Sırrı<br />
Adliye vekili Mustafa Necati<br />
Maarif vekili Vasıf<br />
Sıhhiye ve Muavenat-ı İçtimaiye vekili Doktor Refik<br />
Mübadele İmar ve İskan vekili Mahmut Celal</p>
<div align="center"><b>Yüzellilikler listesi şu şekildedir:</b></div>
<p><b>Padişah 6. Mehmet Vahdettin'in maiyeti</b></p>
<p>1. Kiraz Hamdi - Yaver-i Has<br />
2. Zeki - Hademe-i Hassa Kumandanı<br />
3. Kayserili Şaban Ağa - Hazine-i Hassa Müfettişi<br />
4. Şükrü - Tütüncübaşı<br />
5. Şerkarin Yaver<br />
6. Yaverandan Erkan-ı Harp Miralay Tahir<br />
7. Seryaver Avni<br />
8. Eski Hazine-i Hassa Müdürü ve Defter-i Hakani Emini Refik<br />
<b><br />
Kuvve-i İnzibatiye'ye dahil kabine üyeleri</b></p>
<p>9. Ürgüplü Mustafa Sabri Efendi - eski Şeyhülislam<br />
10. Ali Rüşdi - eski Adliye Nazırı<br />
11. Cemal Artin - eski Ziraat ve Ticaret Nazırı Cemal<br />
12. Cakacı Hamdi Paşa - eski Bahriye Nazırı<br />
13. Rumbeyoğlu Fahrettin - eski Maarif Nazırı<br />
14. Kızılhançerli Remzi - eski Ziraat ve Ticaret Nazırı</p>
<p><b>Sevr Anlaşması'nı imzalayanlar</b></p>
<p>15. Hadi Paşa - eski Maarif Nazırı<br />
16. Rıza Tevfik Bölükbaşı - Şura-yı Devlet eski Reisi<br />
17. Reşat Halis - Bern eski sefiri<br />
<b><br />
Kuvve-i İnzibatiye'ye dahil kabine üyeleri</b></p>
<p>18. Süleyman Şefik Paşa - Kuva-i İnzibatiye Başkumandanı<br />
19. Bulgar Tahsin - Şefik Paşa'nın yaveri, süvari yüzbaşısı<br />
20. Miralay Ahmet Refik - Kuvve-i İnzibatiye Erkan-ı Harbiye Reisi<br />
21. Tarık Mümtaz - Kuvve-i İnzibatiye Mitralyöz kumandanı ve Damat Ferit Paşa’nın yaveri<br />
22. Ali Nadir Paşa - Kuvve-i İnzibatiye Kumandanlarından İzmir Kolordusu Kumandanı<br />
23. Kaymakam Fettah - Kuvve-i İnzibatiye mensuplarından ve Nemrut Mustafa Divanı Harp üyesi<br />
24. Çopur Hakkı - Kuvve-i İnzibatiye mensuplarından</p>
<p><b>Mülkiye ve Askeriyeden</b></p>
<p>25. Gümülcineli İsmail - eski Bursa Valisi<br />
26. Konyalı Zeynelabidin - ayandan<br />
27. Fanizade Mesut - eski Cebelibereket (Osmaniye) Mutasarrıfı<br />
28. Miralay Sadık - Hürriyet ve İtilaf Fırkası lideri<br />
29. Bedirhani Halil Rahmi - eski Malatya Mutasarrıfı<br />
30. Giritli Hüsnü - eski Manisa Mutasarrıfı<br />
31. Nemrut Mustafa - eski Divan-ı Harp Reisi<br />
32. Hulusi - Uşak Belediye Reisi<br />
33. Hain Mustafa - eski Adapazarı Kaymakamı<br />
34. Hafız Ahmet - eski Tekirdağ Müftüsü<br />
35. Sabit - eski Afyonkarahisar Mutasarrıfı<br />
36. Celal Kadri - eski Gaziantep Mutasarrıfı<br />
37. Adanalı Zeynelabidin - Hürriyet ve İtilaf Katibi Umumisi<br />
38. Vasfi Hoca - Mülga Eski Evkaf Nazırı<br />
39. Ali Galip - eski Harput Vali Vekili<br />
40. Ömer Fevzi - eski Bursa Müftüsü<br />
41. Ahmet Asım - eski İzmir Kadı Müşaviri<br />
42. Natık - eski İstanbul Muhafızı<br />
43. Adil - eski Dahiliye Nazırı<br />
44. Mehmet Ali - eski Dahiliye Nazırı<br />
45. Salim Mirimiran - eski Edirne Valisi ve Şehremini Vekili<br />
46. Hoca Rasihzade İbrahim - Kütahya’da Yunanlılara Mutasarrıflık etmiştir<br />
47. Abdurrahman - Adana’da Fransız işgalinde Vekillik etmiştir<br />
48. Ömer Fevzi - eski Şarkikarahisar mebusu<br />
49. Adil - Mülazım, işkenceci namıyla maruf<br />
50. Refik - Mülazım, işkenceci namıyla maruf<br />
51. Şerif - eski Kırkağaç Kaymakamı<br />
52. Mahmut Mahir - eski Çanakkale Mutasarrıfı<br />
53. Emin - eski İstanbul Merkez Kumandanı<br />
54. Sadullah Sami - eski Kilis Kaymakamı<br />
55. Osman Nuri - Bolu Mutasarrıfı ve Dahiliye Nezareti eski Dava Vekili<br />
<b><br />
Çerkes Ethem ve avanesi</b></p>
<p>56. Çerkes Ethem<br />
57. Çerkes Reşit Bey - Çerkes Ethem'in kardeşi<br />
58. Çerkes Tevfik Bey - Çerkes Ethem'in kardeşi<br />
59. Eşref Kuşçubaşı<br />
60. Hacı Sami - Eşref Kuşçubaşı'nın kardeşi<br />
61. İzmirli Küçük Ethem - yüzbaşı, eski Akhisar kaymakamı<br />
62. Düzceli Mehmetoğlu Sami<br />
63. Burhaniyeli Halil İbrahim<br />
64. Susurluk'tan Demirkapılı Hacı Ahmet</p>
<p><b>Çerkes Kongresi'ne murahhas olarak iştirak edenler</b></p>
<p>65. Hendek kazasının Sümbüllü köyünden Bağ Osman<br />
66. İbrahim Hakkı - eski İzmir Mutasarrıfı<br />
67. Sait Beraev<br />
68. Tahir Berzek<br />
69. Adapazarı'nın Harmantepe köyünden Maan Şirin<br />
70. Söke Ereğlisi'nin Teke köyünden Kocaömeroğlu Hüseyin<br />
71. Adapazarı'nın Talustanbey köyünden Bağ Kamil<br />
72. Hamte Ahmet<br />
73. Maan Ali<br />
74. Kirmastı'nın Karaosman köyünden Harun Reşit<br />
75. Eskişehirli Hızır Hoca<br />
76. Bigalı Nuri Bey oğlu İsa<br />
77. Adapazarı'nın Şahinbey köyünden Lampat Yakup<br />
78. Gönen'in Bayramiç köyünden Kumpat Hafız Sait<br />
79. Sait - İzmirli davavekili<br />
80. Şamlı Ahmet Nuri</p>
<p><b>Polisler</b></p>
<p>81. Tahsin - İstanbul Polis eski Müdürü<br />
82. Kemal - İstanbul Polis eski Müdür Muavini<br />
83. Ispartalı Kemal - Emniyetiumumiye Müdür Muavini<br />
84. Hafız Sait - İstanbul Polis Müdüriyeti Birinci Kısım eski Başmemuru<br />
85. Şeref - İstanbul Polis Müdüriyeti Birinci Şube eski müdürü<br />
86. Hacı Kemal - Arnavutköy Merkez eski Memuru<br />
87. Nedim - Şişli Komiseri<br />
88. Fuat - eski İzmir Merkez Memuru, Edirne Polis Müdürü ve Yalova Kaymakamı<br />
89. Yolgeçenli Yusuf - Adana’da Polis Memuru<br />
90. Sakallı Cemil - Unkapanı Merkez Eski Memuru<br />
91. Mazlum - Büyükdere Merkez eski Memuru<br />
92. Fuat - Beyoğlu eski İkinci Komiseri</p>
<p><b>Gazeteciler</b></p>
<p>93. Mevlanzade Rıfat - Serbesti Gazetesi sahibi, Hürriyet ve İtilaf üyesi<br />
94. Sait Molla - Türkçe İstanbul Gazetesi sahibi<br />
95. İzmirli Hafız İsmail - İzmir Müsavat Gazetesi sahibi ve eski muharriri, Darülhikmet üyesi<br />
96. Refik Halit Karay - Aydede Gazetesi sahibi ve Posta Telgraf eski Müdür-ü Umumisi<br />
97. Bahriyeli Ali Kemal - Bandırma Adalet Gazetesi sahibi<br />
98. Neyir Mustafa - Edirne’de Teemin ve Elyevm, Selanik Hakikat Gazetesi sahibi<br />
99. Ferit - Köylü Gazetesi eski muharriri<br />
100. Refii Cevat Ulunay - Alemdar Gazetesi sahibi<br />
101. Pehlivan Kadri - Alemdar Gazetesi sahibi<br />
102. Fanizade Ali İlmi - Adana Ferda Gazetesi sahibi<br />
103. Trabzonlu Ömer Fevzi - Balıkesir İrşad Gazetesi sahiplerinden<br />
104. Hasan Sadık - Halep Doğru Yol Gazetesi sahibi<br />
105. İzmirli Refet - Köylü Gazetesi sahibi ve müdürü</p>
<p><b>Diğer şahıslar</b></p>
<p>106. Tarsuslu Kamilpaşazade Selami<br />
107. Tarsuslu Kamilpaşazade Kemal<br />
108. Süleymaniyeli Kürt Hakkı<br />
109. İbrahim Sabri - Şeyhülislam Mustafa Sabri Hocanın oğlu<br />
110. Bursalı Cemil - Fabrikatör<br />
111. Çerkes Ragıp - meşhur İngiliz casusu<br />
112. Haçinli Kazak Hasan - Fransız işgalinde zabit<br />
113. Süngülü Davut - eşkıya reisi<br />
114. Binbaşı Çerkes Bekir<br />
115. Necip - Fabrikatör Bursalı Cemil’in kayınbiraderi<br />
116. Ahmet Hulusi - İzmir eski Umur-u İslamiye Müfettişi<br />
117. Uşaklı Madanoğlu Mustafa<br />
118. Gönen’in Tuzakçı köyünden Yusuf oğlu Remzi<br />
119. Gönen’in Bayramiç köyünden Hacı Kasım Oğlu Zühtü<br />
120. Gönen’in Balcı köyünden Kocagözün Osman oğlu Şakir<br />
121. Gönen’in Muratlar köyünden Koç Mehmet oğlu Koç Ali<br />
122. Gönen’in Ayvacık köyünden Mehmet oğlu Aziz<br />
123. Gönen’in Keçeler köyünden Bağcılı Ahmet oğlu Osman<br />
124. Susurluk Yıldız köyünden Molla Süleyman oğlu İzzet<br />
125. Gönen’in Muratlar köyünden Hüseyin oğlu Kazım<br />
126. Gönen’in Balcı köyünden Bekir oğlu Arap Mahmut<br />
127. Gönen’in Rüstem köyünden Gardiyan Yusuf<br />
128. Gönen’in Balcı köyünden Ömer oğlu Eyüp<br />
129. Gönen’in Keçeler köyünden Talustan oğlu İbrahim Çavuş<br />
130. Gönen’in Balcı köyünden Topallı Şerif oğlu İbrahim<br />
131. Gönen’in Keçeler köyünden Topal Ömer oğlu İdris<br />
132. Manyas’ın Bolcaağaç köyünden Kurhoğlu İsmail<br />
133. Gönen’in Keçeler köyünden Muhtar Hacı oğlu İshak<br />
134. Marmara'nın Kayapınar köyünden Yusuf oğlu İshak<br />
135. Manyas’ın Kızlık köyünden Ali Bey oğlu Sabit<br />
136. Gönen’in Balcı köyünden Veli oğlu Selim<br />
137. Gönen’in Çerkes Mahallesi’nden Makinacı Mehmet oğlu Osman<br />
138. Manyas'ın Değirmenboğazı köyünden Kadir oğlu Kamil<br />
139. Gönen’in Keçidere köyünden Hüseyin oğlu Galip<br />
140. Manyas'ın Hacıyakup köyünden Çerkes Sait oğlu Salih<br />
141. Manyas’ın Hacıyakup köyünden Maktul Şevket’in biraderi İsmail<br />
142. Gönen’in Keçeler köyünden Abdullah oğlu Deli Kasım<br />
143. Gönen’in Çerkes Mahallesi’nden Hasan Onbaşı oğlu Kemal<br />
144. Manyas’ın Değirmenboğazı köyünden Kadir oğlu Kamil’in biraderi Kazım</p>
<p><b>Efe</b></p>
<p>145. Gönen’in Kızlık köyünden Pallaçoğlu Kemal<br />
146. Gönen’in Keçeler köyünden Tuğoğlu Mehmet</p>
<p><i>KAYNAK<br />
ERDEHA, Kamil, Yüzellilikler Yahut Milli Mücadele'nin Muhasebesi, s.224-230, Tekin Yayınevi, I.Basım, İstanbul, 1998</i></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sabetaycılık]]></title>
<link>http://ozgursun.wordpress.com/2007/03/04/sabetaycilik/</link>
<pubDate>Sun, 04 Mar 2007 16:51:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>aliilaslan</dc:creator>
<guid>http://ozgursun.tr.wordpress.com/2007/03/04/sabetaycilik/</guid>
<description><![CDATA[ 
  Sabetaycılığın kurucusu Sabatay Sevi
Sabetaycılık 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ort]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:center;"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/fa/Sabbatai_tsevi.jpg" height="250" width="165" /> </div>
<p style="text-align:center;">  Sabetaycılığın kurucusu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatay_Sevi" title="Sabatay Sevi">Sabatay Sevi</a></p>
<p style="text-align:center;"><strong>Sabetaycılık</strong> 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatay_Sevi" title="Sabatay Sevi">Sabatay Sevi</a>‘nin kurucusu olduğu, onu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mesih" title="Mesih">mesih</a> (kurtarıcı son peygamber) kabul eden , <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yahudi" title="Yahudi">Yahudi</a> Mistizmine (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kabbala" title="Kabbala">Kabbala</a>) dayanan <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Gizli&#38;action=edit" class="new" title="Gizli">gizli</a> inanç.</p>
<p>Gizliliğin sürdürülmesi amacıyla bu inanca inananlar bulundukları ülkenin yaygın dininde görünmeyi tercih ederler. Sabetaycılar, belli kurallar dahilinde tamamen müslüman ismi almakta ve kendilerini her bakımdan “şüphe edilmeyecek ölçüde” <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman" title="Müslüman">müslüman</a> göstermektedirler. Kendilerini yahudiliğe bağlı bir fraksiyon olarak tanımlasalar da Yahudiler tarafından resmi olarak bu dine bağlı kabul edilmezler. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kur%27an" title="Kur'an">Kur’an</a> da ise inanmadıkları halde Müslümanım diyenler <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCnafikun_Suresi" title="Münafikun Suresi">Münafikun Suresi</a>‘nde ele alınmaktadır. Taraftarları <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatayistler" title="Sabatayistler">Sabatayistler</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatyc%C4%B1" title="Sabatycı">Sabatycı</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabetayc%C4%B1" title="Sabetaycı">Sabetaycı</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Avded%C3%AE" title="Avdedî">Avdedî</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%B6nme" title="Dönme">Dönme</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Selanikli&#38;action=edit" class="new" title="Selanikli">Selanikli</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Meamin" title="Meamin">Meamin</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Maminim&#38;action=edit" class="new" title="Maminim">Maminim</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Takiyyeci&#38;action=edit" class="new" title="Takiyyeci">Takiyyeci</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Munaf%C4%B1k" title="Munafık">Munafık</a> gibi farklı isimlerle de anılır. İlk dönemlerde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Musevi" title="Musevi">Musevi</a> ibadet ve ayinlerine sadık kalmışlarsa da asıl Yahudilerden tamamen ayrılmış ve onlara “<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Koferim&#38;action=edit" class="new" title="Koferim">koferim</a>” (kafirler) ismini vermişlerdir. Yahudiler ise renkleri değişen bir balık olduğundan “<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sazanikos&#38;action=edit" class="new" title="Sazanikos">Sazanikos</a>” (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sazan" title="Sazan">Sazan</a>) demişlerdir. Sabetay Sevi bağlıları çeşitli ülkelerde günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Kutsal şehirleri <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Selanik" title="Selanik">Selanik</a>‘tir.</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Diyanet_I%C5%9Fleri_Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1&#38;action=edit" class="new" title="Diyanet Işleri Başkanlığı">Diyanet Işleri Başkanlığı</a>‘nın 07.08.2000 tarih B02.1.DIB.0.10-21/1119 nolu yazisina istinaden sabetaycılğın bir islam mezhebi ya da tarikati olmadığı ve islam düşüncesi içinde de yer almadığı açıkça belirtilmiştır.</p>
<p align="center">&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;<br />KAYNAKLI ANLATIM<br />&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;</p>
<p>”’Sabetaycılık”’ 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan [[Sabatay Sevi]]’nin kurucusu olduğu, onu [[mesih]] (kurtarıcı son peygamber) kabul eden , [[Yahudi]] Mistizmine ([[Kabbala]]) dayanan [[gizli]] inanç.</p>
<p>Gizliliğin sürdürülmesi amacıyla bu inanca inananlar bulundukları ülkenin yaygın dininde görünmeyi tercih ederler. Sabetaycılar, belli kurallar dahilinde tamamen müslüman ismi almakta ve kendilerini her bakımdan “şüphe edilmeyecek ölçüde” [[müslüman]] göstermektedirler. Kendilerini yahudiliğe bağlı bir fraksiyon olarak tanımlasalar da Yahudiler tarafından resmi olarak bu dine bağlı kabul edilmezler. [[Kur’an]] da ise inanmadıkları halde Müslümanım diyenler [[Münafikun Suresi]]’nde ele alınmaktadır. Taraftarları [[Sabatayistler]], [[Sabatycı]], [[Sabetaycı]], [[Avdedî]], [[Dönme]], [[Selanikli]], [[Meamin]], [[Maminim]], [[Takiyyeci]], [[Munafık]] gibi farklı isimlerle de anılır. İlk dönemlerde [[Musevi]] ibadet ve ayinlerine sadık kalmışlarsa da asıl Yahudilerden tamamen ayrılmış ve onlara “[[koferim]]” (kafirler) ismini vermişlerdir. Yahudiler ise renkleri değişen bir balık olduğundan “[[Sazanikos]]” ([[Sazan]]) demişlerdir. Sabetay Sevi bağlıları çeşitli ülkelerde günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Kutsal şehirleri [[Selanik]]’tir.</p>
<p>[[Diyanet Işleri Başkanlığı]]’nın 07.08.2000 tarih B02.1.DIB.0.10-21/1119 nolu yazisina istinaden sabetaycılğın bir islam mezhebi ya da tarikati olmadığı ve islam düşüncesi içinde de yer almadığı açıkça belirtilmiştır.</p>
<p>== Tarih ==<br />===İnanc’ın doğuşu===</p>
<p>[[İspanya]]’dan kovulma ve doğu [[Avrupa]]’da yaşadıkları sıkıntılar üzerine başgösteren bunalımlar sebebiyle Yahudiler kendilerine kucak açan Osmanlı topraklarına göç etmiş, aralarında [[Tevrat]]’ta bahse geçen kurtarıcı son peygamber [[Mesih]]’in geleceği beklentisi yaygın bir hal almıştı. Bu yüzden [[Sabetay Sevi]] [[1648]] yılına mesihliğini ilan ettikten sonra dünyadaki tüm Yahudiler arasinda büyük bir yanki uyandırmıştır. 1,5 milyon kişiye ulaşan inananları onu sadece öğretmen, peygamber olarak görmüyor, belki bir tür tanrısal enkernasona da inaniyorlardı. Yahudi din adamlarının büyük bir kısmı [[Sabetay Sevi]]’ye karşı çıkmıştır.</p>
<p>===Din değiştirme===</p>
<p>İzmir’li hahamlar Sabetay Sevi’nin Dinlerini bozduğu gerekçesiyle öldürülmesine karar verdiler, ama bu kararı uygulayamadılar ve onu Osmanlı sarayına şikayet ettiler. Osmanlı yönetimi en başta olaya ilgisizdi. Daha sonra yahudi din adamlarının artan şikayetleri üzerine Seviyi tutuklayarak Sultan [[IV. Mehmet]]’in huzuruna çıkarıldı. Sevi Sultandan Mesih olarak tanınma talep etti, ayrıca İsrail toprağını kendisine vermesini de istedi. Sultan onu Çanakkale’de bir kaleye hapsetti. Faaliyetleri burada da devam eden Sevi’yi yine Yahudi hahamlar Saray’a şikayet edince, Osmanlı bu talepler karşısında kayıtsız kalamadı. Ortaya çıkan kargaşayı gidermek için [[Fazıl Ahmet Paşa]], işin esasini ögrenmek için, Sevi’nin derhal Istanbul’a gönderilmesini istedi.</p>
<p>Edirne sarayinda, Sadaret Kaymakamı [[Mustafa Paşa]], Şeyhülislam [[Minkarizade Yahya Efendi]] ve Padisah’in imamı meşhur [[Vani Efendi]]’den oluşan bir divan kuruldu, Padişah Sultan IV. Mehmet de divanı ‘Kafes’ten’ izledi. Divanda, Türkçe konuşamayan Sabetay için Padişah’ın hekimbaşısı Yahudilikten dönme [[Hayatizade Mustafa Fevzi Efendi]] tercümanlik etti (Asıl adı [[Moses Ben Raphael Abrabanel]]).</p>
<p>Divan reisi: – Karıştırmadığın halt kalmadı. Uyandırmadık fitne bırakmadın Sabatay Efendi. Haydi bakalım şimdi göster mucizeni!</p>
<p>Deyince Sabatay Sevi afallar. Ne yapacağını, ne diyeceğini şaşırır. Mucize göstermesi beklenmektedir. Tercüman, mucizenin şeklini de anlatır: Sabatay soyunacak, vücudunu en maharetli okçular nişangâh yapacaklardır. Attıkları oklar vücuduna işlemezse o zaman Osmanlı Padişahı da onun mesih olduğunu resmi olarak tasdik edecektir. Çünkü Yahudiler, ona kılıç, ok, tüfek, kurşun işlemez, hatta onu ateş yakmaz, suda boğulmaz diye itikat etmektedirler.</p>
<p>Divan heyetinin teklifi karşısında Sabatay Sevi “[[Adiyo santo]]!” diye titremeye başlar. Teklifin dehşetinden beti benzi atar, artık her şey bitmiştir. Can havliyle son bir hamle yapar. Her şeyi inkâr eder. Ayrıca mesihlik davasının bazı Yahudiler tarafından ortaya atıldığını, kendisinin asla böyle bir iddiada bulunmadığına dair yemin üstüne yemin çeker, teminat üstüne teminat verir. Dökmedik dil bırakmaz.</p>
<p>Ancak, ulema ve padişah bu cevaplardan tatmin olmaz. Bunun üzerine Hekimbaşı [[Hayyâtîzâde]] ([[Terzizâde]]) [[Mustafa Fevzî Efendi]], Sabetay’a Müslüman olma teklifi götürür. Önce Sabetay bunu kabule yanaşmaz. Ancak, Hekimbaşı, ona bunu kabul etmediği takdirde türlü, türlü işkencelerle öldürüleceğini [[Ladino]] diliyle uzunca anlatır. Sevi, dönme Hayatizade’nin tavsiyesi üzerine “can bedenden çıkmadıkça” diyerek kenisine söylenen kelime-i şehâdeti tekrarlar.</p>
<p>Divan huzurunda Müslüman olan Sabatay Veled-i Mordehay veya Sabatay Sevi, üzerine içoğlanlarına mahsus hamama gönderilerek gusül abdesti aldırılır ve kendisine müslüman kisvesi [[kürk]] ve [[hil’at]] giydirilir. [[Aziz Mehmet Efendi]] adını alarak 150 [[akçe]]lik bir maaşla sarayda üst düzey memur [[Kapcıcıbaşı]] olarak göreve getirildi. Söylentiye göre divandan çıkan Sevi, elbisesi içerisinde sakladığı ”Can” adlı [[beyaz güvercin]]i serbest bırakarak “can bedenden çıktı” dedi ve çevresindekilere ettiği yeminin geçerli olmadığını söyledi. “Can bedenden çıktığı” için artık bu söze sadık kalması gerekmez.</p>
<p>Sevi’nin Müslüman olmasi bütün Yahudi dünyasinda şok etkisi yarattı. [[Hahambaşılık]] olayı sevinçle karşıladı ve Müslüman olan Sevi’yi dinden çıkmış saydı. Büyük çogunluk onun Mesih olmadığına inanarak [[ortodoks]] Yahudi inancına geri döndü, ikiyüz ailelik bir topluluk ise İslamiyete geçerek onun yolundan gitti. Bunlar onun büyük bir hikmete binaen zahiren müslüman olduğunu, mesihliğinin bir gereği olduğu yorumunda bulunurlar. Polonyalı karısı Sara, Sara’nın kardeşi [[Jacob Kerido]]’da bu kervana katılır. Sara Fatma adını, Kerido’da Yakub adını alır.</p>
<p>Sevi, bu olayla taraftarlarına “Karanlık bir” dönemin başladığını ve bunu “[[Aydınlık günler]]in” takip edeceğini söyleyip, aydınlık dönemin başlaması için karanlığın şart olduğunu dile getirir. Sabetaycılar “[[Aydınlık Günler]]” gelinceye kadar gizlenmeye devem edeceklerdir.</p>
<p>Sevi dinden döndükten sonra bir süre [[Edirne]]/[[Hızırlık]] yakınlarında bulunan bir [[Bektaşi]] tekkesine devam etmiş. Bu tekke 1641-1642 yıllarında “şüpheli” bulunarak yetkililerce kapatılmış ancak [[IV. Mehmet]] tarafından [[Zaviye]] olarak tekrar açılmış. Musevi kaynakları Sevi’nin [[Sufism]] ve [[Bektaşilik]]ten etkilendiğini ve bu öğretileri Kabbala öğretisi ile harmanlayarak kendi öğretisine şekil verdiğini dile getirirler.</p>
<p>===Sürgün===</p>
<p>Bir süre sarayda [[Kapcıcıbaşı]] olarak sarayda üst düzey memur olarak çalışsa da, mesihi yahudi inancına bağlılığının farkedilmesi üzerine [[batı trakya]]’ya sürülür. [[Ibrahim Alaettin Gövsa]], Sabatay Sevi isimli eserinin 68. sayfasında olayı anlatıyor:<br />Sabatay Sevi’nin (Mehmet Efendi adi ve Müslüman kıyafeti ile) İstanbul’da yine eski müritlerinden bir kısmini toplayarak ayinler yaptığını, [[Girit]] seferinden dönen [[Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa]]ya haber verdiler. Sadrazam kendini çağırtarak</p>
<p>- Bu ne iştir? Sen hala uslanmadın mı? diye tembih ettiği zaman Sabatay ağız kalabalığına başladı ve meşhur olan kurnazlığı ile</p>
<p>- Aman Sultanım, ben birtakım akrabamı, dostlarımı Müslüman yaptığım gibi bunları da dini celil İslam’a celp ve davet etmeğe uğraşıyorum, yolunda cevaplar verir.</p>
<p>[[Sadrazam]] ona ihtar eder:<br />– Aklını başına topla. Müslümanım dedikten sonra yine çıfıtlığa başlarsan belânı bulursun.</p>
<p>Yine de bu sözlerle bir müddet takipten kurtulur.</p>
<p>Fakat aradan uzun bir süre geçmeden Sadrazamın adamları Boğaziçi’nde [[Kuruçeşme]]’deki [[havra]]da Sabatay Sevi’yi müridleriyle beraber [[İbranice]] dua okurken yakalarlar. Artık hiçbir şeyi inkâr edecek gücü kalmaz, bütün foyası meydana çıkar. Bu hadise üzerine İzmirli sevi kendisini unutturmak ve izini kaybettirmek için Kuruçeşme’yi bırakarak [[Kağıthane]] civarında ıssız bir köşeye çekildi. Fakat müritlerinin bir müddet sonra orada da etrafına toplanıp ayinler yapmaya devam ettikleri görüldü.</p>
<p>İş tekrar Sadrazama haber verilince [[Fazıl Ahmet Paşa]] kızdı ve onu tek bir yahudinin yaşamadığı [[Arnavutluk]]’un Ülgün kenti, [[Berat]] kasabasına sürülmesini emretti. Burada beş yıl yaşadıktan sonra ölür. [[Avram Galante]]’ye göre Berat’ta müslümanlar tarafından, şehrin içinden geçen ırmağın kıyısında halen yeri bilinmeyen bir noktada toprağa verilir.</p>
<p>Sabetaya inananlar mesihlerinin ölümüne inanmazlar, onun göğe yükselmiş olup, yeniden geleceğine dair inançlarını sürdürüler. Hala inançlı Sabetaycılar, belli zamanlarda deniz ve ırmak kenarlarına gelerek, Sabetay sevi Seni bekliyoruz! diye bağırma geleneğini sürdürmektedirler. Kayıp Mesih kitabının yazarı [[John Freely]] bu kitabı yazdıktan sonra bazı Sabetaycılardan hala Sabetay’ın mesih olduğuna inandıklarını ifade eden mesajlar aldığını belirtmiştir.</p>
<p>Sevi dini tefekküre ve teorik çalışmalarına Arnavutluk’ta devam etmektedir. Bu sıralarda sabetaycılığın ana kaynağı olan kitaplar yazılacaktır. Olaylardan sonra sevi enerjisininin önemli bir kısmını İslâm’a ve Müslümanlara düşmanlık için harcar. [[Nathan Levi]] ise din değiştirmeden onu takip eder. Daha sonra bir kısım din değiştiren sabetaycıların tekrar yahudi dinine döndükleri bilinmektedir.</p>
<p>Şahsının isteği üzere Selanik şehri kutsiyete kavuşur ve inananlar ([[maminim]]) buraya yerleşirler. İki yüz ailelik ilk sabetaycı çekirdek toplum işte burada kurulur.</p>
<p>==Cemaat==<br />[[Resim:Istanbul Sevi Logo.jpg&#124;thumb&#124;Rav. Istanbul Sevi Logosu]]<br />Sabetay Sevi’nin İslamı kabul etmesi üzerine takipçilerinin büyük bir kısmı geleneksel yahudiliğe geri döner. Sevi, kendisi gibi Müslümanlığı kabul eden takipçisi 200 aile’den oluşan bir grup bağlılığını korur ve Selanik’e yerleşerek dış görünüşte Müslüman, gerçekte ise Sabetaycı-Yahudi olarak yaşamaya devam etti. Bu topluluk pratikte [[Zohar]]’a dayanan mistik bir yaşami benimser, Yahudi inancını sürdürür, fakat resmen Müslüman milletine dahil olarak yaşarlar. İşte tarihte dinden dönenler anlamında ‘[[Dönmeler]]’ olarak adlandırılan [[cemaat]] böylece doğmuş olur. Bunların başında [[Gazze]]’li meşhur haham [[Nathan]] gelmektedir. Genç Nathan, yeni din yorumu ve Sabatay’ın fikirlerinin tanıtılmasında etkin bir rol oynamıştır.</p>
<p>Sabetaycılara göre yahudiler kendi aleyhlerinde bir çifte standart içindedirler. Halbuki Yahudiler, [[Halakhah]]’ya (Yahudi şeriatına) göre Müslümanlığı seçen Sabetaycıları dinden çıkararak doğru bir karar verdiklerine inanmaktadırlar. [[Gizli Yahudi]] “Ingilizcede crypto Jew” olarak Sabetaycıların İspanyol [[konverzo]]larından, [[marrano]]lardan ve [[morisco]]lardan çok farkı var. 1391-1492 yılları arasında Katolik İspanya’sında zorla Hıristiyanlaştırılan yüzbinlerce Yahudi vardı. Ölüm tehdidiyle dinlerini değiştirmek zorunda kalmışlardı. Ama içlerinden pek azı - birkaç bin - bugüne kadar geleneklerini devam ettirip, inançlarını korumuşlardır.</p>
<p>Daha sonra gizli sabetaycılar olarak adlandırılabilecek bir grup yahudide din değiştirmeden Sevi’ye inanacaktır.</p>
<p>Sabetayist, Dönme, vesaire adlar ile anılan topluluğun Müslüman görünen bir kısmı Selanik’in Yunanistan’da kalması ile, 1924 yılında yapılan [[nüfus mübadelesi]] sonucu Türkiye’ye göç etti. Yirmibeşbin kişilik bir cemaattiler. Selanikliler diye anılıyorlardı. Tarikat üyelerinin gizli kalmayı tercih etmesi haklarındaki pek çok bilginin spekülatif olmasına yol açmaktadır. Bugün gerçek sayıları ile ilgili resmi herhangi bir sayı bulunmamaktadır. Sayı konusundaki bilgiler spekulatif sayılamlıdır. Türkiye Musevî cemaati ileri gelenlerinden [[Harry Ojalvo]]’nun, 23-29 Mayis 1998 Tarihli [[Aksiyon dergisi]]’ne “Ülkemizde bir buçuk milyon Yahudi kökenli Türk vardır” demesi ile sayının 1,5 milyon civarında olduğu tahmin edilmiştir.</p>
<p>Sabetaycılar ondokuzuncu yüzyıla kadar oldukça depolitik olarak varlıklarını sürdürdüler. Ancak bu yıllarda Osmanlı toplum yapısındaki değişiklikler kendilerini oldukça aktif kılmıştır. Özellikle imparatorluğun geleceğinin tayini konusunda ortaya çıkan [[İttihat Terakki]]’de siyasi roller üslendiler. Nitekim bu dönemdeki çok önemli siyasi aktörlerin sabetaycı kökenli olduğu söylenir.<br />===Sosyal alışkanlıkları===</p>
<p>Sabetaycılar giyime ve dış görünüme çok önem verirler. Büyük yemekler düzenlerler. amaçları ise gençler kaynaşsın, saf kan bozulmasın. Kendi aralarında evlenmeyi istemeyen, dışardan birini seven çocuklar, evlatlıktan reddetmeye ve cemaatten kadar gidebilir.<br />====Yemekler====<br />İbadethanelerinin ayrı, mezarlıklarının ayrı olmasının yanı sıra bu cemaat mensubu ailelerin zengin ve farklı bir mutfak kültürleri söz konusu. [[Esin Eden]], Yunanistan’da İngilizce olarak yayınlanan Bir ailenin yemek kitabi isimli eserinde, kendilerine özgü yemeklerden bahsediyor. Ritüellerin pek çoğu yemekle ilgili. Özellikle ilkbaharda yemek faaliyetleri düzenleniyor. Selanik yemekleri yeniyor. Burada temel nokta sofranın bereketi ve yemeklerin çeşitliliği. Bazı yemeklerin dinsel göndermeleri oluyor. Örneğin normalde et ve balık birarada yenmezken yılın sadece bir günü birlikte yeniliyor. Bu özel günlerden bir takvim sayesinde haberdar olunuyor. Toplulukta din işleriyle uğraşan kişilerce hazırlanıp ilgililere yollanan bu takvim, [[Yahudi takvimi]]ne benzemekle birlikte bazı değişiklikler gösteren bir çeşit ay takvimi.</p>
<p>Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor. Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!… ‘Yok’ demek adeta yasak. Mesela evde pirinç azalmışsa ‘pirinç azaldı’ yerine ‘pirinç bereket’ demeyi tercih ediyorlar.</p>
<p>====Evlilikler====<br />Cemaat dışından izinsiz evlenenler aforoz edilir, böyleleri “Kararmış” diye anılır. Sabetaycıların kendi aralarında evlenmeleri , onlara has [[resesif]] özellikte genetik problemlerin doğmasına yol açmıştır.</p>
<p>Sabetaycilar’in [[Şemseddinzâde Osman Efendi]] taifesine mensup [[Ali Efendi]]’nin 18-20 yaşlarındakı kizi Râbia, [[Manastır]]lı [[Hacı Feyzullah Efendi]]’ye kaçmış, dönmeligi bırakarak Müslüman olmak ve onunla evlenmek istedigini bildirmiştır. Israrli girişimlere ragmen kızın babasi Ali Efendi bu evliliğe razı olmamiş, bunun üzerine durum Selanik Valiliği tarafindan [[Babiâli]]’ye bildirilmistir. Osmanli Bakanlar Kurulu, 29 Aralık 1891 tarihinde yaptiğı toplantıda, kız babasının, bu izdivaca muvafakat vermemesine rağmen, kızın reşid ve kendi evliliğine karar verebilecek yaşta olduğunu gerekçe göstererek, bu evliligi onaylamış; ancak Selanik’te olaylar çıkmaması için genç çiftin ilk vapurla ve gizlice İstanbul’a getirilerek, evliliğin Selanik’ten uzakta yapilmasını istemiştir</p>
<p>====Çocuklar====</p>
<p>Çocuklara evlenme çağına kadar gizli hiç bir şeyden bahsedilmez. Bunun dışında sünnetler topluluktan bir doktora yaptırılıyor çünkü operasyon normalden biraz farklı oluyor.</p>
<p>Toplulukta eğitime de büyük önem verildiği edinilen bilgiler arasında. Hareketin mensupları arasında eğitime çok ağırlık verildiği biliniyor. Bütün çocuklara çok iyi eğitim verilmeye çalışılıyor. Bu durum geleneksel aile yapısının bir sonucu.</p>
<p>===Sabatay mezhepleri===<br />[[Resim:Jakub Frank.jpg&#124;thumb&#124;200px&#124;Jacob Frank.]]<br />#[[Karakaşlar]], [[Kuniosos]]<br />#[[Yakubiler]],<br />#[[Kapancılar]] ya da [[Kapaniler]] veya [[İzmirliler]]</p>
<p>Sevi’nin ölmesi/kayboluşu sonrasında Selanik’te yerleşen dini cemaat , çeşitli olaylar sonucunda farklı dini pratikleri benimseyen üç ana gruba/mezhebe/fraksiyona ayrıldı. Bu üç ayrı grup, mezhep taassubuyla, farklı yerlerde ibadet ediyor, kolay kolay kız alıp vermiyor ve hatta ölülerini bile aynı mezarlığa gömmüyorlar. Aralarındaki gizli rekabet ve husumet hala sürmektedir. Değişik adlar alan bu grupların nesl-i şerîf denilen en yüksek asil ailelere mensup birer reisi var. Bunlar, cemaat ihtiyarlarının reyleriyle seçilirler, ölünceye kadar bu mevkide kalırlar.</p>
<p>Sevi’nin kayınbiraderi olan Yakov Qerido’yu onun halifesi kabul eden yakubiler , daha sonraları ortaya çıkan ve Mesihi ruha sahip olduğunu iddia eden [[Baruhya Ruso]]‘nun ([[Osman Baba]], [[Osman Ağa]], [[Osman Bevvap]]) hilafetine inanan karakaşlar ve sadece Sevi’ye inanan Kapancılardır.</p>
<p>Osman Baba [[Bektaşi]] tarikatında [[Dede]]’lik derecesine kadar yükselmiş olup, mezarı [[Bulgaristan]]’ın [[Khaskovo]] köyününün güney batısında (Google Earth: 41.8500 25.4667) bulunmaktadır.</p>
<p>Kapan’ın İbranicede ”[[İzmir]]’im” anlamına geldiği söylenmektedir.</p>
<p>Kapancılar sakallarını, yakubiler başlarını traş ederler. Fanatik karakaşlar ise, sakallarını da saçlarını da traş etmezler.</p>
<p>[[Jacob Frank]]’ın 1726-1791 (Jacob Leibowicz) kurduğu Frankistler de sabetaycı harekete olan benzerliklerinden dolayı not edilmelidir. [[Jakob Frank]] adındaki haham, 1759′da Polonya’lı yahudilerin kitlesel vaftizini yaptırarak hristiyanlığa döndürmüş. Bunların dış görünümü hristiyan, gerçekte yahudidirler. Frankistler, “[[günahın kurtarıcı gücü]]” olduğuna inanır. Bir vaazında, “Sizi gelmiş geçmiş tüm yasalardan, tüm töre, anane ve inançlardan kurtarmaya geldim,” diyor.</p>
<p>===Sabetaycı olduğu söylenen kişiler===</p>
<p>Sabetaycı olduğu söylenen kişiler bu bilgileri hiç bir zaman doğrulamamıştır. Türkiye’de Sabetaycı olduğunu söyleyerek resmi makamlara Musevi olmak üzere başvuran [[Ilgaz Zorlu]] [[1969]] adında tek bir kişi bulunmaktadır. Resmi rakam bu nedenle bir kişidir. Yayınlanan listerin güvenirliği her zaman sorgulanmıştır. Bu listeler soyadı benzerliği, kişinin memleketi veya ecdadının memleketi, gömülen mezarlıklar, kişinin çevresi ve arkadaşlıkları, gittiği okullar, evlilikleri, [[Yalçın Küçük]] tarafından ortaya atılan isim kuralları [[onomastik]] gibi doğruluğu kolayca sorgulanabilecek ölçütlere göre hazırlanmaktadır.</p>
<p>İsim kuralları teorisine göre Türkiye’de Sabetaycılar isimlerini belli kurallara göre seçmişlerdir:</p>
<p># [[İbranice]] ile Türkçe arasındaki ses benzeşmelerini dikkate alarak<br /># [[Tevrat]]ta geçen ismin [[Arapça]] ve Türkçe karşılığını alarak<br /># [[İbranice]] ve Türkçedeki aynı sessiz harflerden oluşan isimleri yakınsatarak<br /># Soyisimler, bir sonraki jenerasyonda isim olarak seçilerek<br /># [[Ladino]] ve [[Yiddish]] dilindeki Musevi isim ve soyisimlerin Türkçesi kullanilarak<br /># Tevrat’ta varolan isimlerin sonuna -zade, -gil, -han, -oğlu vb. ek getirerek</p>
<p>===Sabataycı mezarlıkları===</p>
<p>Sabataycılar gerek ilk dönemde yoğun olarak yaşadıkları [[Selanik]]’te, gerek daha sonraları [[Türkiye]]’nin basta [[İstanbul]] olmak üzere [[İzmir]] ve [[Bursa]] gibi şehirlerine yerleştikten sonra ölülerini ayrı mezarlıklara defnetmeyi tercih etmişlerdir. Selanik’te mahalle olarak da diğer dinlere mensup insanlardan ayrı bir yerleşim düzeni kurmuşlar. [[1924]] [[ahali mübadelesi]] gereği geldikleri Türkiye’de de belli merkezlere yoğun olarak ilgi göstermiş ve içe kapanık bütünlüklerini böylece korumaya çalışmışlardır. Ancak zamanla farklı mahalle ve şehirlere yerleşerek bir nevi fiziki asimilasyona uğramakla birlikte cemaat yapılarını korudukları görülmektedir.</p>
<p>İstanbul’da, Karakaşlar cemaatinin mezarlığı, [[Üsküdar]] [[Bülbül deresi]]’nde yer alıyor. Sabataycılığı sürdürme konusunda diğer cemaatlerden daha aktif olduğu belirtilen bu cemaatin mezarlık konusunda da hassas davrandığı görülmektedir. Bülbül deresi mezarlığında az sayıda da olsa bazı Kapancıların yer aldığı belirtiliyor. [[Yakubiler]] ise [[Maçka]]’daki mezarlığa ölülerini defnetmektedirler. Yakubilerdin yoğun olarak İzmir’de yasadıkları belirtiliyor. Kapancılar cemaatinin ise [[Feriköy]] mezarlığında satın almış oldukları ayrı bir bölüme ölülerini defnettikleri biliniyor. Sabataycıların mezar sekli ve tasların islemesi tamamen farklı. Genellikle [[seramik]] üzerine çıkartma resim bu mezar taslarında yer alır. Yazıların üslubu da farklılık arz ediyor. Dikkat çeken nokta ise [[Ey zair..]] diye başlaması. Sekil olarak da dönem dönem farklılık arz etse de kendilerine özgü çiçek islemeler ve Müslüman mezarlarından farklı geometrik sekil vermeler dikkat çekmektedir.</p>
<p>‘Sakladım söylemedim derdimi, gizli tuttum, uyuttum…’ İstanbul’un Üsküdar, Bülbülderesinde dik bir yokuşun başında yer alan, büyükçe bir mezarlığın içindeki mezar taşlarından birinin üzerinde yazılı bu sözler… Üzerleri fotoğraflı, kıbleye göre yerleştirilmemiş, ziyaretçilerinden dua veya fatiha istemediklerini yazı ile belirten mezarlardan sadece biri. Belki de Tevrat’daki “Mesih, bülbüllerin en çok öttüğü yere gelecek” ibaresinden seçtiler burayı kendilerine kabristan olarak.</p>
<p>(enteresan)</p>
<p>==İnanç ve Ayinler==</p>
<p>Sabetaycılığın temel dini inanç kaideleri, Yahudiligin mistik ekollerinden Kabbalistik metodun Levi yorumundan oluşmaktadir.</p>
<p>Selanik günlerinde bitişik nizam ve birinden diğerine kolaylıkla geçilebilen evlerde yasayan bu cemaat efradinin evlerinden birinde yeşil abajurlu lambalarin zayif isigiyla aydinlatilmis gizli toplanti yerleri vardi. “Kahal” denilen bu yerlerde “Payyetan” adi verilen din ululari tarafindan dualar okunur ve “Ab-bet-din” denilen reisler tarafindan vaaz edilirdi. Bu vaazlarda daima Sabetay’in adi yüceltilirdi. Hem bu mesihin ve hem Yakup Querido’nun günün birinde ümmetlerini kurtaracaklari inanışı üzerinde israr edilirdi. Gerek ayinler ve gerekse ritüeller tamamen gizli tutulduğundan bilimsel araştırmalara kaynaklik edebilecek bilgileri elde etmek oldukça zordur.</p>
<p>===Sabetaycılık’ın esasları===<br />Selanikli bir Dönme yeleğini tamir ettirmek için bir terziye bırakır. Yeleğin cebinde İspanyol Yahudicesi ile yazılmış bir belgenin unutulmuş olduğunu gören terzi belgeyi [[Journal de Salanique]]’in yayın yönetmeni [[Sadi Levy]]’e gösterir. O da belgenin bir kopyasını hemen kaydeder. Belge, çok kapalı bir cemaat olan Dönmeler’le ilgili ele geçen ilk yazılı belgelerden biridir. Ve bu belge 1897 yılında Paris’te [[Şarkiyat Kongresi]]’nde tebliğ olarak sunulmuştur. (Bu tebliğin Türkçe metni için [[Tarih ve Toplum]] dergisinin 168. sayısında M. [[Dannon]] imzasıyla yayınlanan çevrisine bakılabilir)</p>
<p>Bu belgede maddeler halinde ‘Sabetaycılık’ın gizli esasları ve gizli rituelleri ile ilgili son derece açıklayıcı bilgiler bulunuyor. Selanikli Dönme’nin cebinden çıkan belge üç bölümden oluşuyor. Bunlar oruçla ilgili dualar, inançla ilgili esaslar, üçüncüsü ise Sabetaycı bayramlarına ilişkin esasları belirliyor.</p>
<p>Iste Efendimiz, kralimiz ve Mesihimiz Sabatay Sevi’nin on sekiz emri bunlardir. Serefi müzdad olsun!</p>
<p>* Tek ve eşsiz olan ve onun dışında hiçbir benzeri mevcut olmayan yaratıcıya olan imanı korumaya itina göster.<br />* Gerçek mesih olan mesih’ine inan; şanını artıran david’in soyundan gelen senyörümüz, * Kralımız Sabetay Sevi haricinde hiçbir kurtarıcı yoktur.<br />* Ne tanrının ne de mesih’in adına sahte yemin etme, zira senyörün adı ondan alınmıştır ve bu kutsal varlığa saygısızlık edilmez.<br />* Tanrının ve mesih’in adı geçtiği zaman saygı duyulur. Hemcinsine göre üstün olan doğası nedeniyle her kim olursa olsun ona saygı göstermelidir.<br />* Mesih’in sırrını anlatmak ve incelemek için toplantıdan toplantıya koşuşturulmalıdır.<br />* Onlardan ne kadar nefret ederse etsinler başka ulusların mensuplarını öldürmek için bile olsa kendi aralarında katil olamaz.<br />* 16 [[Kislev]] günü herkes bir araya gelir ve herkes mesih’le ilgili başkalarından duyduğunu ve mesih’e olan inancın gizemi hakkında ne anladıysa yanındakilerine anlatır.<br />* [[Zina]] onlar arasında hüküm süremez. beriya kuralı mevcut olsa bile, buna rağmen hırsızlar yüzünden tedbir almak gerekir.<br />* Yalan şahitlik yapılmaz, mümin olmasalar bile hem cinsine yalan söylenmez ve birbirini ele vermek olmaz.<br />* [[Türban]] inancı taşıyan birini, inandığı bir yer bile olsa, zorla bir yere sokulmaya izin verilmez, zira [[üstat mücadeleciler]] gurubuna ait bir kimse eksiksiz bir kalp haliyle ve istençli bir ruhla hiçbir şekilde zorlamadan kendiliğinden oraya girer.<br />* Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.<br />* Kislev ayının 16’sındaki bayram büyük sevinçle kutlanır.<br />* Kişiler birbirine karşı iyiliksever ve merhametli olmalıdır ve hemcinsinin istenci için kendi istenci gibi çaba sarf etmelidir.<br />* Her gün gizlice [[mezamir]] okunmalıdır.<br />* Her [[ayın doğuşu]] izlenmelidir ve ayın çehresini güneşle karşı karşıya gelmek üzere çevirmesi ve ay ile güneşin yüz yüze bakmaları için dua edilmelidir.<br />* Türklerin gözlerini örterek gizleme adetlerine, [[ramazan]] orucu tutmak için, ve keza kurban kesmek için sıkışmadıklarına dikkat edilmelidir. Gözün gördüğü her şey kusursuz olarak yerine getirilmelidir.<br />* Onlarla evlilik sözleşmesi yapılmamalıdır.<br />* Oğulların [[sünnet]]ine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır. (Alaettin Gövsa, Sabatay Sevi, S.59-61)</p>
<p>===Gmar Tikun felsefesi===</p>
<p>Sabataizm, “tikun (=onarım) felsefesi” adını verdikleri bir felsefeye dayanırlar.</p>
<p>Bir tür Yahudi metafiziği olan bu felsefe, bizce Eski Mısır Hermetizmine aittir. Aslen Mısır Yahudisi olan Haham Luria da zaten bu felsefenin en ünlü yorumcusu sayılmaktadır.</p>
<p>Tikun felsefesine göre, âlemin yaratılışında bir miktar tanrısal ışık (=nur) kaynağına geri dönememiştir. Hatta, fizik dünyanın varlık sebebi de budur. Bu hapis kalan tanrısal ışıkların kaynağına dönmek ister ancak bunun için sıkışıp kaldığı ‘vazonun’ kırılması gerekmektedir. Bu felsefenin sahipleri, bu ışığın kurtarılması görevinin son kurtarıcıya verildiğini düşünmektedirler. Onun için de kurtarıcının çabuk gelmesiini kolaylaştıran ve “Aydınlık günleri” getirecek ışığın serbest kalması için her türlü günah mübahtır.</p>
<p>Konunun uzmanları onun fuhuş yaptığı bilinen bir kadınla Sevi’nin evliliğini de tikun felsefesine bağlarlar. Yazar Ilgaz Zorlu da eserinde “serbest seks” dediği gelenekleri bu felsefeyle ilişkilendirir. Sabetay Sevi zamanında yahudi yasalarının bazı temel kurallarının kaldırıldığını belirtilmişse de mesihin gelmesi ile beraber Tevrat hükümleri nin yeniden geri döneceğindi söylemiştir.</p>
<p>Antinomian olarak adlandırılan düşüncede daha yüze bir iyilik için daha küçük günahlar işlemek serbesttir. Bu düşünce inananlarına iyi-kötü, ahlaklı-ahlaksız, günah-sevap kavramları arasında geçiş yapma serbestisi tanımakta.</p>
<p>===Okullar - Kitaplar===</p>
<p>Haartz gazetesine göre Türkiye’deki yapılanma 12 gizli kabbalistik okulda eğitim görmüş, 50 Ogan (ruhani lider) dan oluşmaktadır. Sabatay Sevi’nin taraftarlarina inanç esaslari olarak 18 maddelik bir nizamname biraktigi çesitli kitaplarda yer almaktadir. Okunan kitaplar ‘Zohar’, ‘Sefer Bahir’ ve Sefer ‘Yetsira’ ve Musa’nın beş kitabı’dır, ancak Talmud okunmaz. Çocukların okuduğu meşhur dualardan: “Beşamı barohya ilen sabatay sevi, ese sabatay sevi etena dalay mandos” her sabah okunur.</p>
<p>[[Şemsi Efendi Mektebi]], Manastır’da bulunan ve haham [[Şemsi Efendi]]’nin ([[Şimon Zui]]) kurucusu olduğu şimdiki [[Feyziye Mektepleri]]’nin öncüsü okuldur.</p>
<p>==Bayramlar ve Tatiller==</p>
<p>Yılın çeşitli günlerinde ve her biri ayrı bir anlam taşıyan 16 tanedir.(Gövsa, Sabatay Sevi)</p>
<p>Bunların içinde en ilginci ise Mart 22’de yani baharın birinci gününde kutlanan [[Kuzu Bayramı]], [[Dört Gönül Bayramı]] veya diğer bir deyişle [[Mum Söndü]] diye bilinen gizli bayram. Bu kuzu bayramı hakkında Sabatay zümresi mensuplarından [[Karakaşzade Rüştü]], 1924 tarihinde Vakit gazetesi muharririne su izahatı vermişti: Kuzu bayramı 22 Adar’da (Mart) yapılır. Bu bayram geceye mahsustur. Her sene kuzu eti ilk defa bu bayram münasebeti ile ve hususi merasimle yenir. Bu merasimde en aşağısı ikisi erkek ikisi kadın olmak şartı ile evli dört kişinin bulunması lazımdır. Bu çiftlerin sayısı artırılabilir. Kadınlar iyi giyinmiş ve elmaslar ile süslenmiş oldukları halde sofra hizmetinde bulunurlar. Yemekten sonra biraz eğlenilir ve muayyen zamanda ışıklar söndürülerek karanlıkta kalınır… Bu bayram vesilesi ile doğacak çocuklar bir nevi kutsiyeti haiz tanınırlar. Ona (Dört Gönül Bayramı) adi verilir. (Gövsa, Sabatay Sevi, S. 64)</p>
<p>İsrail’in ikinci Cumhurbaşkanı (1952-1963) olan tarihçi Itzhak Ben-Zvi (1884-1963), ”The Exiled and the Redeemed” adlı kitabında ”The Sabbateans of Salonica” başlıklı bir bölüme yer vermektedir. Bu eserde, Sabetaycı kökenli olup, Selanik’ten mübadeleyle gelerek İzmir’e yerleşen ve de gerçek anlamda ihtida eden Dr. Ismail Eden adındaki şahıstan öğrendiklerini nakletmektedir. Bu kişiye göre Sabetaycılık hareketi artık tamamen tarihe karışmıştır. Dr. Eden, ”eş değiştirme merasiminin” 1800’lerde Kapancıların lideri olan Derviş Efendi’nin Kabbalah ve Zohar’ı çarpıtarak yorumlamasıyla başladığını, 1870’lere kadar da (Sultan Abdülaziz dönemine dek) uygulandığını duyduğunu belirtmiştir. Fakat bu tarihten sonra Kapancılar zümresinde bu adete son verilmiştir.</p>
<p>Kısacası 1683-1800 ile 1870/1900 sonrası bu adet hiçbir Sabetaycı grupta (Yakubiler, Kapancılar, Karakaşlar) ya bilinmiyordu ya da uygulanmıyordu.<br />Sabataycıların kendilerine has 16 bayram ve ayin ayrı olarak diğer Musevi’lerle müşterek birtakım bayram ve yortular da söz konusu. Bunlar, [[Yusuf Bayramı]], [[Meyve bayramı]], [[Fecir bayramı]] gibi isimlerle anılır. Ayrıca Sabataycı her grubun da kendi içinde geliştirmiş olduğu bayramlar da var. Bunlardan [[Osman Ağa bayramı]] en önemlilerindendir. Karakaşlar grubunun kurucusu Osman Aga, (daha sonra soyadı kanunu çıkınca bu aile fertleri Ogan soyadını almışlardır) için bu ritüel düzenlenir.</p>
<p>Bazı sabetaycılar ortodoks Yahudiler gibi, [[Şabat]] (cumartesi) günü iş yapmamak konusunda katı bir tutum sergilemektedirler.</p>
<p>==Sabetaycılık Hakkında Çeşitli İddialar==</p>
<p>Sabetayizm konusundaki çeşitli iddialar aşağıda yer almaktadır.</p>
<p>* Ülkenin rantlarının arslan payını gizli dayanışma ile paylaşma<br />* Gizli dayanışma yöntemi ile politika ve sivil toplum örgütleri seçimlerine etki yapma<br />* Gizli kimlik ile seçmeni aldatma<br />* Siyaset, yargı, eğitim, basın, ticaret, istihbarat gibi alanlarda üst düzey yönetimleri elinde bulundurma<br />* Ehil ve lâyık olmadıkları halde köşebaşlarına, önemli mevkilere hep kendilerinden olanları atama<br />* Medyada tekel ve kartel kurma<br />* Basın yoluyla toplumun ahlak değerlerini değiştirmeye çalışma (Benzeme, Benzet)<br />* Zâhiren Müslüman görünmelerine rağmen agresif (saldırgan) şekilde İslâm dinine ve dindar Müslümanlara düşmanlık etme<br />* Devlet arşivlerindeki Sabataycılarla ilgili bilgi, belge ve dosyaların sinsice imha ve yok etme. (Gershom Scholem Sabatay Sevi ile ilgili kitabında böyle yazıyor.)<br />* Laiklik, kıyafet devrimi, saltanatın ve hilafetin kaldırılması Sabetaycılar’ın büyük planının bir parçası mı?<br />* Dergah + Loca + Sinagog = İktidar<br />* Topluluk çıkarını, ülke çıkarı üstünde tutmak<br />* Tüm partilerin üst düzey yönetimini ele geçirerek çok partili sistemi işlemez hale getirme<br />* Müslüman görünüp hem de din ve dindarlara düşmanlık etme<br />* Biz bu tekeli sokakta bulmadık, kaptırmayız<br />* İslâm dininde reform yapılmasını istemek</p>
<p>Sabetaycılar çoğu zaman bu iddialara cevap vermemişlerdir ve gizli kalmışlardır bu yüzden bu iddialar gün geçtikçe toplum arasında yayılmaktadır.</p>
<p>===Neden hala saklanıyorlar?===</p>
<p>* Sabetaycılar, 1666′dan sonra asirlarca Osmanli ve Cumhuriyet dönemlerinde -çogu zaman gizleseler ve içe kapansalar da- kendi inanç ve geleneklerini serbestçe yaşamışlardır. Gerek Osmanli devleti, gerekse Cumhuriyet döneminde hiç bir takibata uğramamışlardır. Bütün bunlara rağmen kendilerini neden sakladıkları hâlâ bilinmiyor.</p>
<p>==Kaynaklar==</p>
<p>1917 Selanik yangınında Sabetaycılıkla alakalı dökümanların bulunduğu kütüphanelerin bir kısmı yanmıştır. Bu yangından kurtulan belgeler nüfus mübadelesi sırasında İstanbul’a getirilmiştir. Ancak açıklanmayan bir nedenle bu belgeler şu anda cemaatin elinde olmayıp İsrail devletinin gizli arşivinde bulunmaktadır.</p>
<p>* [[İbrahim Alaettin Gövsa]], Sabatay Sevi isimli eseri, [[Milenyum Yayınları]] ISBN 9758455060<br />* Evet, Ben Selanikliyim Türkiye Sabetaycılığı, [[Ilgaz Zorlu]], Belge Yayınları, Temmuz 1999 ISBN 9753441750<br />* Evet, Ben Selanikliyim Türkiye Sabetaycılığı Makaleler, [[Ilgaz Zorlu]], [[Zvi-Geyik Yayınları]], 2001 ISBN 975851606X<br />* [[Şişli Terakki]] Davaları, [[Ilgaz Zorlu]], [[Abdurrahman Dilipak]], [[Zvi-Geyik Yayınları]], Ekim 2001<br />* Efendi: [[Beyaz Türkler]]in Büyük Sırrı, [[Soner Yalçın]], [[Doğan Kitapçılık]]<br />* Efendi 2: Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Soner Yalçın, Doğan Kitapçılık<br />* Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar İki Kimlikli, Gizli, Esrarlı ve Çok Güçlü Bir Cemaat, [[Mehmed Şevket Eygi]]<br />* Gizli Din Taşıyanlar, [[Yorgo Andreadis]]<br />* Temel Garip Todoron (Anadolu’nun Gizli Tarihinden Sayfalar), [[Yorgo Andreadis]]<br />* [[Selanik]] 1850-1918 Yahudilerin Kenti ve Balkanlar’ın Uyanışı, [[Gilles Veinstein]]<br />* Sabetay Sevi ve Sabetaycıların Gelenekleri, [[Avram Galanti]] ([[Abraham Galante]])<br />* Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar İki Kimlikli, Gizli, Esrarlı ve Çok Güçlü Bir Cemaat, Mehmed Şevket Eygi<br />* [[Tekelistan]], [[Yalçın Küçük]]<br />* Dönmeler Âdeti : Selanik’te Yaşayan Sabataycıların Gizli Hayatı Hakkında 120 Yıl Önce Yapılmış Bir Araştırma; Ahmed Safi, Ilgaz Zorlu Zvi-Geyik Yayınları ISBN 9758516124.<br />* Gerchom G. Sholem / The Mystical Messiah: Sabbtai Zwi/ Princeton Uni. Press 1977<br />* Gerchom G. Sholem / On the Kabbalah and its Symbolism / Schocken Books 1965<br />* Gerchom G. Sholem Mojor Trends in Jewish Mysticism / Schocken Books 1995<br />* The Jews of Khazaria Kevin Brook ISBN 074254981X<br />* Unomastica Alla Turca, Hakan Erdem, konuyu araştıranlar ile gırgır geçen bir kitap<br />* Ilber Ortayli, “Osmanli Modernlesmesi ve Sabetaycilik”, Alevi Kimligi, (Ed. T. Olsson), Istanbul 1999, Tarih Vakfi Yayınları<br />* A Salonique Sous l’oeil Des Dieux! Jean-Jose Frappa, 1917 Paris. Çev:Musa Doğan</p>
<p>== Dış bağlantılar ==<br />* [http://www.haaretz.com/hasen/pages/ShArt.jhtml?itemNo=181051 Haartz Gazetesinde bir yazı, (İngilizce)]<br />* [http://groups.yahoo.com/search?query=donmeh Dönme Yahoogrupları]<br />* [http://www.sabah.com.tr/2005/04/18/gnd108.html Sabah’tan bir yazı]<br />* [http://www.kheper.net/topics/Kabbalah/Zevi_and_Bektashi.htm Zevi Bektaşi tekkesinde]<br />* [http://www.yarindergisi.com/yarindergisi2/ekim02/8-9.html Yarın dergisi]<br />* [http://bbs.keyhole.com/ubb/download.php?Number=596019 Osman Baba’nın mezarı, Google Earth]<br />* [http://www.googleearthhacks.com/downloads/filedownload.php?file=8316 Sabetay Sevi’nin Doğduğu mahalle, İzmir Agora. Google Earth. Havra Sokak ve Eski dünyanın en büyük Alışveriş Merkezi, 38°25′12.38″N 27° 8′22.82″E]<br />* [http://www.kheper.net/topics/Kabbalah/Donmeh-FAQs.htm Donmeh - Frequently Asked Questions]<br />* [http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=127119 - Emin Çölaşan ‘SABETAYCILAR makalesi]<br />* [http://arsiv.hurriyetim.com.tr/hur/turk/00/09/17/yasam/01yas.htm ‘Sabetaycılar’ kitabı Mehmed Sevket Eygi]<br />* [http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=129383 -  Ahmet Hakan ve Mehmed Sevket Eygi Sabetaycılık ]</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sabetaycılık]]></title>
<link>http://herseyosmanli.wordpress.com/2007/03/04/sabetaycilik/</link>
<pubDate>Sun, 04 Mar 2007 16:51:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>aliilaslan</dc:creator>
<guid>http://herseyosmanli.tr.wordpress.com/2007/03/04/sabetaycilik/</guid>
<description><![CDATA[ 
  Sabetaycılığın kurucusu Sabatay Sevi
Sabetaycılık 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ort]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:center;"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/fa/Sabbatai_tsevi.jpg" height="250" width="165" /> </div>
<p style="text-align:center;">  Sabetaycılığın kurucusu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatay_Sevi" title="Sabatay Sevi">Sabatay Sevi</a></p>
<p style="text-align:center;"><strong>Sabetaycılık</strong> 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatay_Sevi" title="Sabatay Sevi">Sabatay Sevi</a>‘nin kurucusu olduğu, onu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mesih" title="Mesih">mesih</a> (kurtarıcı son peygamber) kabul eden , <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yahudi" title="Yahudi">Yahudi</a> Mistizmine (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kabbala" title="Kabbala">Kabbala</a>) dayanan <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Gizli&#38;action=edit" class="new" title="Gizli">gizli</a> inanç.</p>
<p>Gizliliğin sürdürülmesi amacıyla bu inanca inananlar bulundukları ülkenin yaygın dininde görünmeyi tercih ederler. Sabetaycılar, belli kurallar dahilinde tamamen müslüman ismi almakta ve kendilerini her bakımdan “şüphe edilmeyecek ölçüde” <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman" title="Müslüman">müslüman</a> göstermektedirler. Kendilerini yahudiliğe bağlı bir fraksiyon olarak tanımlasalar da Yahudiler tarafından resmi olarak bu dine bağlı kabul edilmezler. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kur%27an" title="Kur'an">Kur’an</a> da ise inanmadıkları halde Müslümanım diyenler <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCnafikun_Suresi" title="Münafikun Suresi">Münafikun Suresi</a>‘nde ele alınmaktadır. Taraftarları <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatayistler" title="Sabatayistler">Sabatayistler</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatyc%C4%B1" title="Sabatycı">Sabatycı</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabetayc%C4%B1" title="Sabetaycı">Sabetaycı</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Avded%C3%AE" title="Avdedî">Avdedî</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%B6nme" title="Dönme">Dönme</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Selanikli&#38;action=edit" class="new" title="Selanikli">Selanikli</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Meamin" title="Meamin">Meamin</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Maminim&#38;action=edit" class="new" title="Maminim">Maminim</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Takiyyeci&#38;action=edit" class="new" title="Takiyyeci">Takiyyeci</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Munaf%C4%B1k" title="Munafık">Munafık</a> gibi farklı isimlerle de anılır. İlk dönemlerde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Musevi" title="Musevi">Musevi</a> ibadet ve ayinlerine sadık kalmışlarsa da asıl Yahudilerden tamamen ayrılmış ve onlara “<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Koferim&#38;action=edit" class="new" title="Koferim">koferim</a>” (kafirler) ismini vermişlerdir. Yahudiler ise renkleri değişen bir balık olduğundan “<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sazanikos&#38;action=edit" class="new" title="Sazanikos">Sazanikos</a>” (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sazan" title="Sazan">Sazan</a>) demişlerdir. Sabetay Sevi bağlıları çeşitli ülkelerde günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Kutsal şehirleri <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Selanik" title="Selanik">Selanik</a>‘tir.</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Diyanet_I%C5%9Fleri_Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1&#38;action=edit" class="new" title="Diyanet Işleri Başkanlığı">Diyanet Işleri Başkanlığı</a>‘nın 07.08.2000 tarih B02.1.DIB.0.10-21/1119 nolu yazisina istinaden sabetaycılğın bir islam mezhebi ya da tarikati olmadığı ve islam düşüncesi içinde de yer almadığı açıkça belirtilmiştır.</p>
<p align="center">&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;<br />KAYNAKLI ANLATIM<br />&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;</p>
<p>”’Sabetaycılık”’ 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan [[Sabatay Sevi]]’nin kurucusu olduğu, onu [[mesih]] (kurtarıcı son peygamber) kabul eden , [[Yahudi]] Mistizmine ([[Kabbala]]) dayanan [[gizli]] inanç.</p>
<p>Gizliliğin sürdürülmesi amacıyla bu inanca inananlar bulundukları ülkenin yaygın dininde görünmeyi tercih ederler. Sabetaycılar, belli kurallar dahilinde tamamen müslüman ismi almakta ve kendilerini her bakımdan “şüphe edilmeyecek ölçüde” [[müslüman]] göstermektedirler. Kendilerini yahudiliğe bağlı bir fraksiyon olarak tanımlasalar da Yahudiler tarafından resmi olarak bu dine bağlı kabul edilmezler. [[Kur’an]] da ise inanmadıkları halde Müslümanım diyenler [[Münafikun Suresi]]’nde ele alınmaktadır. Taraftarları [[Sabatayistler]], [[Sabatycı]], [[Sabetaycı]], [[Avdedî]], [[Dönme]], [[Selanikli]], [[Meamin]], [[Maminim]], [[Takiyyeci]], [[Munafık]] gibi farklı isimlerle de anılır. İlk dönemlerde [[Musevi]] ibadet ve ayinlerine sadık kalmışlarsa da asıl Yahudilerden tamamen ayrılmış ve onlara “[[koferim]]” (kafirler) ismini vermişlerdir. Yahudiler ise renkleri değişen bir balık olduğundan “[[Sazanikos]]” ([[Sazan]]) demişlerdir. Sabetay Sevi bağlıları çeşitli ülkelerde günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Kutsal şehirleri [[Selanik]]’tir.</p>
<p>[[Diyanet Işleri Başkanlığı]]’nın 07.08.2000 tarih B02.1.DIB.0.10-21/1119 nolu yazisina istinaden sabetaycılğın bir islam mezhebi ya da tarikati olmadığı ve islam düşüncesi içinde de yer almadığı açıkça belirtilmiştır.</p>
<p>== Tarih ==<br />===İnanc’ın doğuşu===</p>
<p>[[İspanya]]’dan kovulma ve doğu [[Avrupa]]’da yaşadıkları sıkıntılar üzerine başgösteren bunalımlar sebebiyle Yahudiler kendilerine kucak açan Osmanlı topraklarına göç etmiş, aralarında [[Tevrat]]’ta bahse geçen kurtarıcı son peygamber [[Mesih]]’in geleceği beklentisi yaygın bir hal almıştı. Bu yüzden [[Sabetay Sevi]] [[1648]] yılına mesihliğini ilan ettikten sonra dünyadaki tüm Yahudiler arasinda büyük bir yanki uyandırmıştır. 1,5 milyon kişiye ulaşan inananları onu sadece öğretmen, peygamber olarak görmüyor, belki bir tür tanrısal enkernasona da inaniyorlardı. Yahudi din adamlarının büyük bir kısmı [[Sabetay Sevi]]’ye karşı çıkmıştır.</p>
<p>===Din değiştirme===</p>
<p>İzmir’li hahamlar Sabetay Sevi’nin Dinlerini bozduğu gerekçesiyle öldürülmesine karar verdiler, ama bu kararı uygulayamadılar ve onu Osmanlı sarayına şikayet ettiler. Osmanlı yönetimi en başta olaya ilgisizdi. Daha sonra yahudi din adamlarının artan şikayetleri üzerine Seviyi tutuklayarak Sultan [[IV. Mehmet]]’in huzuruna çıkarıldı. Sevi Sultandan Mesih olarak tanınma talep etti, ayrıca İsrail toprağını kendisine vermesini de istedi. Sultan onu Çanakkale’de bir kaleye hapsetti. Faaliyetleri burada da devam eden Sevi’yi yine Yahudi hahamlar Saray’a şikayet edince, Osmanlı bu talepler karşısında kayıtsız kalamadı. Ortaya çıkan kargaşayı gidermek için [[Fazıl Ahmet Paşa]], işin esasini ögrenmek için, Sevi’nin derhal Istanbul’a gönderilmesini istedi.</p>
<p>Edirne sarayinda, Sadaret Kaymakamı [[Mustafa Paşa]], Şeyhülislam [[Minkarizade Yahya Efendi]] ve Padisah’in imamı meşhur [[Vani Efendi]]’den oluşan bir divan kuruldu, Padişah Sultan IV. Mehmet de divanı ‘Kafes’ten’ izledi. Divanda, Türkçe konuşamayan Sabetay için Padişah’ın hekimbaşısı Yahudilikten dönme [[Hayatizade Mustafa Fevzi Efendi]] tercümanlik etti (Asıl adı [[Moses Ben Raphael Abrabanel]]).</p>
<p>Divan reisi: – Karıştırmadığın halt kalmadı. Uyandırmadık fitne bırakmadın Sabatay Efendi. Haydi bakalım şimdi göster mucizeni!</p>
<p>Deyince Sabatay Sevi afallar. Ne yapacağını, ne diyeceğini şaşırır. Mucize göstermesi beklenmektedir. Tercüman, mucizenin şeklini de anlatır: Sabatay soyunacak, vücudunu en maharetli okçular nişangâh yapacaklardır. Attıkları oklar vücuduna işlemezse o zaman Osmanlı Padişahı da onun mesih olduğunu resmi olarak tasdik edecektir. Çünkü Yahudiler, ona kılıç, ok, tüfek, kurşun işlemez, hatta onu ateş yakmaz, suda boğulmaz diye itikat etmektedirler.</p>
<p>Divan heyetinin teklifi karşısında Sabatay Sevi “[[Adiyo santo]]!” diye titremeye başlar. Teklifin dehşetinden beti benzi atar, artık her şey bitmiştir. Can havliyle son bir hamle yapar. Her şeyi inkâr eder. Ayrıca mesihlik davasının bazı Yahudiler tarafından ortaya atıldığını, kendisinin asla böyle bir iddiada bulunmadığına dair yemin üstüne yemin çeker, teminat üstüne teminat verir. Dökmedik dil bırakmaz.</p>
<p>Ancak, ulema ve padişah bu cevaplardan tatmin olmaz. Bunun üzerine Hekimbaşı [[Hayyâtîzâde]] ([[Terzizâde]]) [[Mustafa Fevzî Efendi]], Sabetay’a Müslüman olma teklifi götürür. Önce Sabetay bunu kabule yanaşmaz. Ancak, Hekimbaşı, ona bunu kabul etmediği takdirde türlü, türlü işkencelerle öldürüleceğini [[Ladino]] diliyle uzunca anlatır. Sevi, dönme Hayatizade’nin tavsiyesi üzerine “can bedenden çıkmadıkça” diyerek kenisine söylenen kelime-i şehâdeti tekrarlar.</p>
<p>Divan huzurunda Müslüman olan Sabatay Veled-i Mordehay veya Sabatay Sevi, üzerine içoğlanlarına mahsus hamama gönderilerek gusül abdesti aldırılır ve kendisine müslüman kisvesi [[kürk]] ve [[hil’at]] giydirilir. [[Aziz Mehmet Efendi]] adını alarak 150 [[akçe]]lik bir maaşla sarayda üst düzey memur [[Kapcıcıbaşı]] olarak göreve getirildi. Söylentiye göre divandan çıkan Sevi, elbisesi içerisinde sakladığı ”Can” adlı [[beyaz güvercin]]i serbest bırakarak “can bedenden çıktı” dedi ve çevresindekilere ettiği yeminin geçerli olmadığını söyledi. “Can bedenden çıktığı” için artık bu söze sadık kalması gerekmez.</p>
<p>Sevi’nin Müslüman olmasi bütün Yahudi dünyasinda şok etkisi yarattı. [[Hahambaşılık]] olayı sevinçle karşıladı ve Müslüman olan Sevi’yi dinden çıkmış saydı. Büyük çogunluk onun Mesih olmadığına inanarak [[ortodoks]] Yahudi inancına geri döndü, ikiyüz ailelik bir topluluk ise İslamiyete geçerek onun yolundan gitti. Bunlar onun büyük bir hikmete binaen zahiren müslüman olduğunu, mesihliğinin bir gereği olduğu yorumunda bulunurlar. Polonyalı karısı Sara, Sara’nın kardeşi [[Jacob Kerido]]’da bu kervana katılır. Sara Fatma adını, Kerido’da Yakub adını alır.</p>
<p>Sevi, bu olayla taraftarlarına “Karanlık bir” dönemin başladığını ve bunu “[[Aydınlık günler]]in” takip edeceğini söyleyip, aydınlık dönemin başlaması için karanlığın şart olduğunu dile getirir. Sabetaycılar “[[Aydınlık Günler]]” gelinceye kadar gizlenmeye devem edeceklerdir.</p>
<p>Sevi dinden döndükten sonra bir süre [[Edirne]]/[[Hızırlık]] yakınlarında bulunan bir [[Bektaşi]] tekkesine devam etmiş. Bu tekke 1641-1642 yıllarında “şüpheli” bulunarak yetkililerce kapatılmış ancak [[IV. Mehmet]] tarafından [[Zaviye]] olarak tekrar açılmış. Musevi kaynakları Sevi’nin [[Sufism]] ve [[Bektaşilik]]ten etkilendiğini ve bu öğretileri Kabbala öğretisi ile harmanlayarak kendi öğretisine şekil verdiğini dile getirirler.</p>
<p>===Sürgün===</p>
<p>Bir süre sarayda [[Kapcıcıbaşı]] olarak sarayda üst düzey memur olarak çalışsa da, mesihi yahudi inancına bağlılığının farkedilmesi üzerine [[batı trakya]]’ya sürülür. [[Ibrahim Alaettin Gövsa]], Sabatay Sevi isimli eserinin 68. sayfasında olayı anlatıyor:<br />Sabatay Sevi’nin (Mehmet Efendi adi ve Müslüman kıyafeti ile) İstanbul’da yine eski müritlerinden bir kısmini toplayarak ayinler yaptığını, [[Girit]] seferinden dönen [[Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa]]ya haber verdiler. Sadrazam kendini çağırtarak</p>
<p>- Bu ne iştir? Sen hala uslanmadın mı? diye tembih ettiği zaman Sabatay ağız kalabalığına başladı ve meşhur olan kurnazlığı ile</p>
<p>- Aman Sultanım, ben birtakım akrabamı, dostlarımı Müslüman yaptığım gibi bunları da dini celil İslam’a celp ve davet etmeğe uğraşıyorum, yolunda cevaplar verir.</p>
<p>[[Sadrazam]] ona ihtar eder:<br />– Aklını başına topla. Müslümanım dedikten sonra yine çıfıtlığa başlarsan belânı bulursun.</p>
<p>Yine de bu sözlerle bir müddet takipten kurtulur.</p>
<p>Fakat aradan uzun bir süre geçmeden Sadrazamın adamları Boğaziçi’nde [[Kuruçeşme]]’deki [[havra]]da Sabatay Sevi’yi müridleriyle beraber [[İbranice]] dua okurken yakalarlar. Artık hiçbir şeyi inkâr edecek gücü kalmaz, bütün foyası meydana çıkar. Bu hadise üzerine İzmirli sevi kendisini unutturmak ve izini kaybettirmek için Kuruçeşme’yi bırakarak [[Kağıthane]] civarında ıssız bir köşeye çekildi. Fakat müritlerinin bir müddet sonra orada da etrafına toplanıp ayinler yapmaya devam ettikleri görüldü.</p>
<p>İş tekrar Sadrazama haber verilince [[Fazıl Ahmet Paşa]] kızdı ve onu tek bir yahudinin yaşamadığı [[Arnavutluk]]’un Ülgün kenti, [[Berat]] kasabasına sürülmesini emretti. Burada beş yıl yaşadıktan sonra ölür. [[Avram Galante]]’ye göre Berat’ta müslümanlar tarafından, şehrin içinden geçen ırmağın kıyısında halen yeri bilinmeyen bir noktada toprağa verilir.</p>
<p>Sabetaya inananlar mesihlerinin ölümüne inanmazlar, onun göğe yükselmiş olup, yeniden geleceğine dair inançlarını sürdürüler. Hala inançlı Sabetaycılar, belli zamanlarda deniz ve ırmak kenarlarına gelerek, Sabetay sevi Seni bekliyoruz! diye bağırma geleneğini sürdürmektedirler. Kayıp Mesih kitabının yazarı [[John Freely]] bu kitabı yazdıktan sonra bazı Sabetaycılardan hala Sabetay’ın mesih olduğuna inandıklarını ifade eden mesajlar aldığını belirtmiştir.</p>
<p>Sevi dini tefekküre ve teorik çalışmalarına Arnavutluk’ta devam etmektedir. Bu sıralarda sabetaycılığın ana kaynağı olan kitaplar yazılacaktır. Olaylardan sonra sevi enerjisininin önemli bir kısmını İslâm’a ve Müslümanlara düşmanlık için harcar. [[Nathan Levi]] ise din değiştirmeden onu takip eder. Daha sonra bir kısım din değiştiren sabetaycıların tekrar yahudi dinine döndükleri bilinmektedir.</p>
<p>Şahsının isteği üzere Selanik şehri kutsiyete kavuşur ve inananlar ([[maminim]]) buraya yerleşirler. İki yüz ailelik ilk sabetaycı çekirdek toplum işte burada kurulur.</p>
<p>==Cemaat==<br />[[Resim:Istanbul Sevi Logo.jpg&#124;thumb&#124;Rav. Istanbul Sevi Logosu]]<br />Sabetay Sevi’nin İslamı kabul etmesi üzerine takipçilerinin büyük bir kısmı geleneksel yahudiliğe geri döner. Sevi, kendisi gibi Müslümanlığı kabul eden takipçisi 200 aile’den oluşan bir grup bağlılığını korur ve Selanik’e yerleşerek dış görünüşte Müslüman, gerçekte ise Sabetaycı-Yahudi olarak yaşamaya devam etti. Bu topluluk pratikte [[Zohar]]’a dayanan mistik bir yaşami benimser, Yahudi inancını sürdürür, fakat resmen Müslüman milletine dahil olarak yaşarlar. İşte tarihte dinden dönenler anlamında ‘[[Dönmeler]]’ olarak adlandırılan [[cemaat]] böylece doğmuş olur. Bunların başında [[Gazze]]’li meşhur haham [[Nathan]] gelmektedir. Genç Nathan, yeni din yorumu ve Sabatay’ın fikirlerinin tanıtılmasında etkin bir rol oynamıştır.</p>
<p>Sabetaycılara göre yahudiler kendi aleyhlerinde bir çifte standart içindedirler. Halbuki Yahudiler, [[Halakhah]]’ya (Yahudi şeriatına) göre Müslümanlığı seçen Sabetaycıları dinden çıkararak doğru bir karar verdiklerine inanmaktadırlar. [[Gizli Yahudi]] “Ingilizcede crypto Jew” olarak Sabetaycıların İspanyol [[konverzo]]larından, [[marrano]]lardan ve [[morisco]]lardan çok farkı var. 1391-1492 yılları arasında Katolik İspanya’sında zorla Hıristiyanlaştırılan yüzbinlerce Yahudi vardı. Ölüm tehdidiyle dinlerini değiştirmek zorunda kalmışlardı. Ama içlerinden pek azı - birkaç bin - bugüne kadar geleneklerini devam ettirip, inançlarını korumuşlardır.</p>
<p>Daha sonra gizli sabetaycılar olarak adlandırılabilecek bir grup yahudide din değiştirmeden Sevi’ye inanacaktır.</p>
<p>Sabetayist, Dönme, vesaire adlar ile anılan topluluğun Müslüman görünen bir kısmı Selanik’in Yunanistan’da kalması ile, 1924 yılında yapılan [[nüfus mübadelesi]] sonucu Türkiye’ye göç etti. Yirmibeşbin kişilik bir cemaattiler. Selanikliler diye anılıyorlardı. Tarikat üyelerinin gizli kalmayı tercih etmesi haklarındaki pek çok bilginin spekülatif olmasına yol açmaktadır. Bugün gerçek sayıları ile ilgili resmi herhangi bir sayı bulunmamaktadır. Sayı konusundaki bilgiler spekulatif sayılamlıdır. Türkiye Musevî cemaati ileri gelenlerinden [[Harry Ojalvo]]’nun, 23-29 Mayis 1998 Tarihli [[Aksiyon dergisi]]’ne “Ülkemizde bir buçuk milyon Yahudi kökenli Türk vardır” demesi ile sayının 1,5 milyon civarında olduğu tahmin edilmiştir.</p>
<p>Sabetaycılar ondokuzuncu yüzyıla kadar oldukça depolitik olarak varlıklarını sürdürdüler. Ancak bu yıllarda Osmanlı toplum yapısındaki değişiklikler kendilerini oldukça aktif kılmıştır. Özellikle imparatorluğun geleceğinin tayini konusunda ortaya çıkan [[İttihat Terakki]]’de siyasi roller üslendiler. Nitekim bu dönemdeki çok önemli siyasi aktörlerin sabetaycı kökenli olduğu söylenir.<br />===Sosyal alışkanlıkları===</p>
<p>Sabetaycılar giyime ve dış görünüme çok önem verirler. Büyük yemekler düzenlerler. amaçları ise gençler kaynaşsın, saf kan bozulmasın. Kendi aralarında evlenmeyi istemeyen, dışardan birini seven çocuklar, evlatlıktan reddetmeye ve cemaatten kadar gidebilir.<br />====Yemekler====<br />İbadethanelerinin ayrı, mezarlıklarının ayrı olmasının yanı sıra bu cemaat mensubu ailelerin zengin ve farklı bir mutfak kültürleri söz konusu. [[Esin Eden]], Yunanistan’da İngilizce olarak yayınlanan Bir ailenin yemek kitabi isimli eserinde, kendilerine özgü yemeklerden bahsediyor. Ritüellerin pek çoğu yemekle ilgili. Özellikle ilkbaharda yemek faaliyetleri düzenleniyor. Selanik yemekleri yeniyor. Burada temel nokta sofranın bereketi ve yemeklerin çeşitliliği. Bazı yemeklerin dinsel göndermeleri oluyor. Örneğin normalde et ve balık birarada yenmezken yılın sadece bir günü birlikte yeniliyor. Bu özel günlerden bir takvim sayesinde haberdar olunuyor. Toplulukta din işleriyle uğraşan kişilerce hazırlanıp ilgililere yollanan bu takvim, [[Yahudi takvimi]]ne benzemekle birlikte bazı değişiklikler gösteren bir çeşit ay takvimi.</p>
<p>Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor. Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!… ‘Yok’ demek adeta yasak. Mesela evde pirinç azalmışsa ‘pirinç azaldı’ yerine ‘pirinç bereket’ demeyi tercih ediyorlar.</p>
<p>====Evlilikler====<br />Cemaat dışından izinsiz evlenenler aforoz edilir, böyleleri “Kararmış” diye anılır. Sabetaycıların kendi aralarında evlenmeleri , onlara has [[resesif]] özellikte genetik problemlerin doğmasına yol açmıştır.</p>
<p>Sabetaycilar’in [[Şemseddinzâde Osman Efendi]] taifesine mensup [[Ali Efendi]]’nin 18-20 yaşlarındakı kizi Râbia, [[Manastır]]lı [[Hacı Feyzullah Efendi]]’ye kaçmış, dönmeligi bırakarak Müslüman olmak ve onunla evlenmek istedigini bildirmiştır. Israrli girişimlere ragmen kızın babasi Ali Efendi bu evliliğe razı olmamiş, bunun üzerine durum Selanik Valiliği tarafindan [[Babiâli]]’ye bildirilmistir. Osmanli Bakanlar Kurulu, 29 Aralık 1891 tarihinde yaptiğı toplantıda, kız babasının, bu izdivaca muvafakat vermemesine rağmen, kızın reşid ve kendi evliliğine karar verebilecek yaşta olduğunu gerekçe göstererek, bu evliligi onaylamış; ancak Selanik’te olaylar çıkmaması için genç çiftin ilk vapurla ve gizlice İstanbul’a getirilerek, evliliğin Selanik’ten uzakta yapilmasını istemiştir</p>
<p>====Çocuklar====</p>
<p>Çocuklara evlenme çağına kadar gizli hiç bir şeyden bahsedilmez. Bunun dışında sünnetler topluluktan bir doktora yaptırılıyor çünkü operasyon normalden biraz farklı oluyor.</p>
<p>Toplulukta eğitime de büyük önem verildiği edinilen bilgiler arasında. Hareketin mensupları arasında eğitime çok ağırlık verildiği biliniyor. Bütün çocuklara çok iyi eğitim verilmeye çalışılıyor. Bu durum geleneksel aile yapısının bir sonucu.</p>
<p>===Sabatay mezhepleri===<br />[[Resim:Jakub Frank.jpg&#124;thumb&#124;200px&#124;Jacob Frank.]]<br />#[[Karakaşlar]], [[Kuniosos]]<br />#[[Yakubiler]],<br />#[[Kapancılar]] ya da [[Kapaniler]] veya [[İzmirliler]]</p>
<p>Sevi’nin ölmesi/kayboluşu sonrasında Selanik’te yerleşen dini cemaat , çeşitli olaylar sonucunda farklı dini pratikleri benimseyen üç ana gruba/mezhebe/fraksiyona ayrıldı. Bu üç ayrı grup, mezhep taassubuyla, farklı yerlerde ibadet ediyor, kolay kolay kız alıp vermiyor ve hatta ölülerini bile aynı mezarlığa gömmüyorlar. Aralarındaki gizli rekabet ve husumet hala sürmektedir. Değişik adlar alan bu grupların nesl-i şerîf denilen en yüksek asil ailelere mensup birer reisi var. Bunlar, cemaat ihtiyarlarının reyleriyle seçilirler, ölünceye kadar bu mevkide kalırlar.</p>
<p>Sevi’nin kayınbiraderi olan Yakov Qerido’yu onun halifesi kabul eden yakubiler , daha sonraları ortaya çıkan ve Mesihi ruha sahip olduğunu iddia eden [[Baruhya Ruso]]‘nun ([[Osman Baba]], [[Osman Ağa]], [[Osman Bevvap]]) hilafetine inanan karakaşlar ve sadece Sevi’ye inanan Kapancılardır.</p>
<p>Osman Baba [[Bektaşi]] tarikatında [[Dede]]’lik derecesine kadar yükselmiş olup, mezarı [[Bulgaristan]]’ın [[Khaskovo]] köyününün güney batısında (Google Earth: 41.8500 25.4667) bulunmaktadır.</p>
<p>Kapan’ın İbranicede ”[[İzmir]]’im” anlamına geldiği söylenmektedir.</p>
<p>Kapancılar sakallarını, yakubiler başlarını traş ederler. Fanatik karakaşlar ise, sakallarını da saçlarını da traş etmezler.</p>
<p>[[Jacob Frank]]’ın 1726-1791 (Jacob Leibowicz) kurduğu Frankistler de sabetaycı harekete olan benzerliklerinden dolayı not edilmelidir. [[Jakob Frank]] adındaki haham, 1759′da Polonya’lı yahudilerin kitlesel vaftizini yaptırarak hristiyanlığa döndürmüş. Bunların dış görünümü hristiyan, gerçekte yahudidirler. Frankistler, “[[günahın kurtarıcı gücü]]” olduğuna inanır. Bir vaazında, “Sizi gelmiş geçmiş tüm yasalardan, tüm töre, anane ve inançlardan kurtarmaya geldim,” diyor.</p>
<p>===Sabetaycı olduğu söylenen kişiler===</p>
<p>Sabetaycı olduğu söylenen kişiler bu bilgileri hiç bir zaman doğrulamamıştır. Türkiye’de Sabetaycı olduğunu söyleyerek resmi makamlara Musevi olmak üzere başvuran [[Ilgaz Zorlu]] [[1969]] adında tek bir kişi bulunmaktadır. Resmi rakam bu nedenle bir kişidir. Yayınlanan listerin güvenirliği her zaman sorgulanmıştır. Bu listeler soyadı benzerliği, kişinin memleketi veya ecdadının memleketi, gömülen mezarlıklar, kişinin çevresi ve arkadaşlıkları, gittiği okullar, evlilikleri, [[Yalçın Küçük]] tarafından ortaya atılan isim kuralları [[onomastik]] gibi doğruluğu kolayca sorgulanabilecek ölçütlere göre hazırlanmaktadır.</p>
<p>İsim kuralları teorisine göre Türkiye’de Sabetaycılar isimlerini belli kurallara göre seçmişlerdir:</p>
<p># [[İbranice]] ile Türkçe arasındaki ses benzeşmelerini dikkate alarak<br /># [[Tevrat]]ta geçen ismin [[Arapça]] ve Türkçe karşılığını alarak<br /># [[İbranice]] ve Türkçedeki aynı sessiz harflerden oluşan isimleri yakınsatarak<br /># Soyisimler, bir sonraki jenerasyonda isim olarak seçilerek<br /># [[Ladino]] ve [[Yiddish]] dilindeki Musevi isim ve soyisimlerin Türkçesi kullanilarak<br /># Tevrat’ta varolan isimlerin sonuna -zade, -gil, -han, -oğlu vb. ek getirerek</p>
<p>===Sabataycı mezarlıkları===</p>
<p>Sabataycılar gerek ilk dönemde yoğun olarak yaşadıkları [[Selanik]]’te, gerek daha sonraları [[Türkiye]]’nin basta [[İstanbul]] olmak üzere [[İzmir]] ve [[Bursa]] gibi şehirlerine yerleştikten sonra ölülerini ayrı mezarlıklara defnetmeyi tercih etmişlerdir. Selanik’te mahalle olarak da diğer dinlere mensup insanlardan ayrı bir yerleşim düzeni kurmuşlar. [[1924]] [[ahali mübadelesi]] gereği geldikleri Türkiye’de de belli merkezlere yoğun olarak ilgi göstermiş ve içe kapanık bütünlüklerini böylece korumaya çalışmışlardır. Ancak zamanla farklı mahalle ve şehirlere yerleşerek bir nevi fiziki asimilasyona uğramakla birlikte cemaat yapılarını korudukları görülmektedir.</p>
<p>İstanbul’da, Karakaşlar cemaatinin mezarlığı, [[Üsküdar]] [[Bülbül deresi]]’nde yer alıyor. Sabataycılığı sürdürme konusunda diğer cemaatlerden daha aktif olduğu belirtilen bu cemaatin mezarlık konusunda da hassas davrandığı görülmektedir. Bülbül deresi mezarlığında az sayıda da olsa bazı Kapancıların yer aldığı belirtiliyor. [[Yakubiler]] ise [[Maçka]]’daki mezarlığa ölülerini defnetmektedirler. Yakubilerdin yoğun olarak İzmir’de yasadıkları belirtiliyor. Kapancılar cemaatinin ise [[Feriköy]] mezarlığında satın almış oldukları ayrı bir bölüme ölülerini defnettikleri biliniyor. Sabataycıların mezar sekli ve tasların islemesi tamamen farklı. Genellikle [[seramik]] üzerine çıkartma resim bu mezar taslarında yer alır. Yazıların üslubu da farklılık arz ediyor. Dikkat çeken nokta ise [[Ey zair..]] diye başlaması. Sekil olarak da dönem dönem farklılık arz etse de kendilerine özgü çiçek islemeler ve Müslüman mezarlarından farklı geometrik sekil vermeler dikkat çekmektedir.</p>
<p>‘Sakladım söylemedim derdimi, gizli tuttum, uyuttum…’ İstanbul’un Üsküdar, Bülbülderesinde dik bir yokuşun başında yer alan, büyükçe bir mezarlığın içindeki mezar taşlarından birinin üzerinde yazılı bu sözler… Üzerleri fotoğraflı, kıbleye göre yerleştirilmemiş, ziyaretçilerinden dua veya fatiha istemediklerini yazı ile belirten mezarlardan sadece biri. Belki de Tevrat’daki “Mesih, bülbüllerin en çok öttüğü yere gelecek” ibaresinden seçtiler burayı kendilerine kabristan olarak.</p>
<p>(enteresan)</p>
<p>==İnanç ve Ayinler==</p>
<p>Sabetaycılığın temel dini inanç kaideleri, Yahudiligin mistik ekollerinden Kabbalistik metodun Levi yorumundan oluşmaktadir.</p>
<p>Selanik günlerinde bitişik nizam ve birinden diğerine kolaylıkla geçilebilen evlerde yasayan bu cemaat efradinin evlerinden birinde yeşil abajurlu lambalarin zayif isigiyla aydinlatilmis gizli toplanti yerleri vardi. “Kahal” denilen bu yerlerde “Payyetan” adi verilen din ululari tarafindan dualar okunur ve “Ab-bet-din” denilen reisler tarafindan vaaz edilirdi. Bu vaazlarda daima Sabetay’in adi yüceltilirdi. Hem bu mesihin ve hem Yakup Querido’nun günün birinde ümmetlerini kurtaracaklari inanışı üzerinde israr edilirdi. Gerek ayinler ve gerekse ritüeller tamamen gizli tutulduğundan bilimsel araştırmalara kaynaklik edebilecek bilgileri elde etmek oldukça zordur.</p>
<p>===Sabetaycılık’ın esasları===<br />Selanikli bir Dönme yeleğini tamir ettirmek için bir terziye bırakır. Yeleğin cebinde İspanyol Yahudicesi ile yazılmış bir belgenin unutulmuş olduğunu gören terzi belgeyi [[Journal de Salanique]]’in yayın yönetmeni [[Sadi Levy]]’e gösterir. O da belgenin bir kopyasını hemen kaydeder. Belge, çok kapalı bir cemaat olan Dönmeler’le ilgili ele geçen ilk yazılı belgelerden biridir. Ve bu belge 1897 yılında Paris’te [[Şarkiyat Kongresi]]’nde tebliğ olarak sunulmuştur. (Bu tebliğin Türkçe metni için [[Tarih ve Toplum]] dergisinin 168. sayısında M. [[Dannon]] imzasıyla yayınlanan çevrisine bakılabilir)</p>
<p>Bu belgede maddeler halinde ‘Sabetaycılık’ın gizli esasları ve gizli rituelleri ile ilgili son derece açıklayıcı bilgiler bulunuyor. Selanikli Dönme’nin cebinden çıkan belge üç bölümden oluşuyor. Bunlar oruçla ilgili dualar, inançla ilgili esaslar, üçüncüsü ise Sabetaycı bayramlarına ilişkin esasları belirliyor.</p>
<p>Iste Efendimiz, kralimiz ve Mesihimiz Sabatay Sevi’nin on sekiz emri bunlardir. Serefi müzdad olsun!</p>
<p>* Tek ve eşsiz olan ve onun dışında hiçbir benzeri mevcut olmayan yaratıcıya olan imanı korumaya itina göster.<br />* Gerçek mesih olan mesih’ine inan; şanını artıran david’in soyundan gelen senyörümüz, * Kralımız Sabetay Sevi haricinde hiçbir kurtarıcı yoktur.<br />* Ne tanrının ne de mesih’in adına sahte yemin etme, zira senyörün adı ondan alınmıştır ve bu kutsal varlığa saygısızlık edilmez.<br />* Tanrının ve mesih’in adı geçtiği zaman saygı duyulur. Hemcinsine göre üstün olan doğası nedeniyle her kim olursa olsun ona saygı göstermelidir.<br />* Mesih’in sırrını anlatmak ve incelemek için toplantıdan toplantıya koşuşturulmalıdır.<br />* Onlardan ne kadar nefret ederse etsinler başka ulusların mensuplarını öldürmek için bile olsa kendi aralarında katil olamaz.<br />* 16 [[Kislev]] günü herkes bir araya gelir ve herkes mesih’le ilgili başkalarından duyduğunu ve mesih’e olan inancın gizemi hakkında ne anladıysa yanındakilerine anlatır.<br />* [[Zina]] onlar arasında hüküm süremez. beriya kuralı mevcut olsa bile, buna rağmen hırsızlar yüzünden tedbir almak gerekir.<br />* Yalan şahitlik yapılmaz, mümin olmasalar bile hem cinsine yalan söylenmez ve birbirini ele vermek olmaz.<br />* [[Türban]] inancı taşıyan birini, inandığı bir yer bile olsa, zorla bir yere sokulmaya izin verilmez, zira [[üstat mücadeleciler]] gurubuna ait bir kimse eksiksiz bir kalp haliyle ve istençli bir ruhla hiçbir şekilde zorlamadan kendiliğinden oraya girer.<br />* Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.<br />* Kislev ayının 16’sındaki bayram büyük sevinçle kutlanır.<br />* Kişiler birbirine karşı iyiliksever ve merhametli olmalıdır ve hemcinsinin istenci için kendi istenci gibi çaba sarf etmelidir.<br />* Her gün gizlice [[mezamir]] okunmalıdır.<br />* Her [[ayın doğuşu]] izlenmelidir ve ayın çehresini güneşle karşı karşıya gelmek üzere çevirmesi ve ay ile güneşin yüz yüze bakmaları için dua edilmelidir.<br />* Türklerin gözlerini örterek gizleme adetlerine, [[ramazan]] orucu tutmak için, ve keza kurban kesmek için sıkışmadıklarına dikkat edilmelidir. Gözün gördüğü her şey kusursuz olarak yerine getirilmelidir.<br />* Onlarla evlilik sözleşmesi yapılmamalıdır.<br />* Oğulların [[sünnet]]ine itina gösterilmelidir ve bunu aziz halkın utancını kaldırmak için yapmalıdır. (Alaettin Gövsa, Sabatay Sevi, S.59-61)</p>
<p>===Gmar Tikun felsefesi===</p>
<p>Sabataizm, “tikun (=onarım) felsefesi” adını verdikleri bir felsefeye dayanırlar.</p>
<p>Bir tür Yahudi metafiziği olan bu felsefe, bizce Eski Mısır Hermetizmine aittir. Aslen Mısır Yahudisi olan Haham Luria da zaten bu felsefenin en ünlü yorumcusu sayılmaktadır.</p>
<p>Tikun felsefesine göre, âlemin yaratılışında bir miktar tanrısal ışık (=nur) kaynağına geri dönememiştir. Hatta, fizik dünyanın varlık sebebi de budur. Bu hapis kalan tanrısal ışıkların kaynağına dönmek ister ancak bunun için sıkışıp kaldığı ‘vazonun’ kırılması gerekmektedir. Bu felsefenin sahipleri, bu ışığın kurtarılması görevinin son kurtarıcıya verildiğini düşünmektedirler. Onun için de kurtarıcının çabuk gelmesiini kolaylaştıran ve “Aydınlık günleri” getirecek ışığın serbest kalması için her türlü günah mübahtır.</p>
<p>Konunun uzmanları onun fuhuş yaptığı bilinen bir kadınla Sevi’nin evliliğini de tikun felsefesine bağlarlar. Yazar Ilgaz Zorlu da eserinde “serbest seks” dediği gelenekleri bu felsefeyle ilişkilendirir. Sabetay Sevi zamanında yahudi yasalarının bazı temel kurallarının kaldırıldığını belirtilmişse de mesihin gelmesi ile beraber Tevrat hükümleri nin yeniden geri döneceğindi söylemiştir.</p>
<p>Antinomian olarak adlandırılan düşüncede daha yüze bir iyilik için daha küçük günahlar işlemek serbesttir. Bu düşünce inananlarına iyi-kötü, ahlaklı-ahlaksız, günah-sevap kavramları arasında geçiş yapma serbestisi tanımakta.</p>
<p>===Okullar - Kitaplar===</p>
<p>Haartz gazetesine göre Türkiye’deki yapılanma 12 gizli kabbalistik okulda eğitim görmüş, 50 Ogan (ruhani lider) dan oluşmaktadır. Sabatay Sevi’nin taraftarlarina inanç esaslari olarak 18 maddelik bir nizamname biraktigi çesitli kitaplarda yer almaktadir. Okunan kitaplar ‘Zohar’, ‘Sefer Bahir’ ve Sefer ‘Yetsira’ ve Musa’nın beş kitabı’dır, ancak Talmud okunmaz. Çocukların okuduğu meşhur dualardan: “Beşamı barohya ilen sabatay sevi, ese sabatay sevi etena dalay mandos” her sabah okunur.</p>
<p>[[Şemsi Efendi Mektebi]], Manastır’da bulunan ve haham [[Şemsi Efendi]]’nin ([[Şimon Zui]]) kurucusu olduğu şimdiki [[Feyziye Mektepleri]]’nin öncüsü okuldur.</p>
<p>==Bayramlar ve Tatiller==</p>
<p>Yılın çeşitli günlerinde ve her biri ayrı bir anlam taşıyan 16 tanedir.(Gövsa, Sabatay Sevi)</p>
<p>Bunların içinde en ilginci ise Mart 22’de yani baharın birinci gününde kutlanan [[Kuzu Bayramı]], [[Dört Gönül Bayramı]] veya diğer bir deyişle [[Mum Söndü]] diye bilinen gizli bayram. Bu kuzu bayramı hakkında Sabatay zümresi mensuplarından [[Karakaşzade Rüştü]], 1924 tarihinde Vakit gazetesi muharririne su izahatı vermişti: Kuzu bayramı 22 Adar’da (Mart) yapılır. Bu bayram geceye mahsustur. Her sene kuzu eti ilk defa bu bayram münasebeti ile ve hususi merasimle yenir. Bu merasimde en aşağısı ikisi erkek ikisi kadın olmak şartı ile evli dört kişinin bulunması lazımdır. Bu çiftlerin sayısı artırılabilir. Kadınlar iyi giyinmiş ve elmaslar ile süslenmiş oldukları halde sofra hizmetinde bulunurlar. Yemekten sonra biraz eğlenilir ve muayyen zamanda ışıklar söndürülerek karanlıkta kalınır… Bu bayram vesilesi ile doğacak çocuklar bir nevi kutsiyeti haiz tanınırlar. Ona (Dört Gönül Bayramı) adi verilir. (Gövsa, Sabatay Sevi, S. 64)</p>
<p>İsrail’in ikinci Cumhurbaşkanı (1952-1963) olan tarihçi Itzhak Ben-Zvi (1884-1963), ”The Exiled and the Redeemed” adlı kitabında ”The Sabbateans of Salonica” başlıklı bir bölüme yer vermektedir. Bu eserde, Sabetaycı kökenli olup, Selanik’ten mübadeleyle gelerek İzmir’e yerleşen ve de gerçek anlamda ihtida eden Dr. Ismail Eden adındaki şahıstan öğrendiklerini nakletmektedir. Bu kişiye göre Sabetaycılık hareketi artık tamamen tarihe karışmıştır. Dr. Eden, ”eş değiştirme merasiminin” 1800’lerde Kapancıların lideri olan Derviş Efendi’nin Kabbalah ve Zohar’ı çarpıtarak yorumlamasıyla başladığını, 1870’lere kadar da (Sultan Abdülaziz dönemine dek) uygulandığını duyduğunu belirtmiştir. Fakat bu tarihten sonra Kapancılar zümresinde bu adete son verilmiştir.</p>
<p>Kısacası 1683-1800 ile 1870/1900 sonrası bu adet hiçbir Sabetaycı grupta (Yakubiler, Kapancılar, Karakaşlar) ya bilinmiyordu ya da uygulanmıyordu.<br />Sabataycıların kendilerine has 16 bayram ve ayin ayrı olarak diğer Musevi’lerle müşterek birtakım bayram ve yortular da söz konusu. Bunlar, [[Yusuf Bayramı]], [[Meyve bayramı]], [[Fecir bayramı]] gibi isimlerle anılır. Ayrıca Sabataycı her grubun da kendi içinde geliştirmiş olduğu bayramlar da var. Bunlardan [[Osman Ağa bayramı]] en önemlilerindendir. Karakaşlar grubunun kurucusu Osman Aga, (daha sonra soyadı kanunu çıkınca bu aile fertleri Ogan soyadını almışlardır) için bu ritüel düzenlenir.</p>
<p>Bazı sabetaycılar ortodoks Yahudiler gibi, [[Şabat]] (cumartesi) günü iş yapmamak konusunda katı bir tutum sergilemektedirler.</p>
<p>==Sabetaycılık Hakkında Çeşitli İddialar==</p>
<p>Sabetayizm konusundaki çeşitli iddialar aşağıda yer almaktadır.</p>
<p>* Ülkenin rantlarının arslan payını gizli dayanışma ile paylaşma<br />* Gizli dayanışma yöntemi ile politika ve sivil toplum örgütleri seçimlerine etki yapma<br />* Gizli kimlik ile seçmeni aldatma<br />* Siyaset, yargı, eğitim, basın, ticaret, istihbarat gibi alanlarda üst düzey yönetimleri elinde bulundurma<br />* Ehil ve lâyık olmadıkları halde köşebaşlarına, önemli mevkilere hep kendilerinden olanları atama<br />* Medyada tekel ve kartel kurma<br />* Basın yoluyla toplumun ahlak değerlerini değiştirmeye çalışma (Benzeme, Benzet)<br />* Zâhiren Müslüman görünmelerine rağmen agresif (saldırgan) şekilde İslâm dinine ve dindar Müslümanlara düşmanlık etme<br />* Devlet arşivlerindeki Sabataycılarla ilgili bilgi, belge ve dosyaların sinsice imha ve yok etme. (Gershom Scholem Sabatay Sevi ile ilgili kitabında böyle yazıyor.)<br />* Laiklik, kıyafet devrimi, saltanatın ve hilafetin kaldırılması Sabetaycılar’ın büyük planının bir parçası mı?<br />* Dergah + Loca + Sinagog = İktidar<br />* Topluluk çıkarını, ülke çıkarı üstünde tutmak<br />* Tüm partilerin üst düzey yönetimini ele geçirerek çok partili sistemi işlemez hale getirme<br />* Müslüman görünüp hem de din ve dindarlara düşmanlık etme<br />* Biz bu tekeli sokakta bulmadık, kaptırmayız<br />* İslâm dininde reform yapılmasını istemek</p>
<p>Sabetaycılar çoğu zaman bu iddialara cevap vermemişlerdir ve gizli kalmışlardır bu yüzden bu iddialar gün geçtikçe toplum arasında yayılmaktadır.</p>
<p>===Neden hala saklanıyorlar?===</p>
<p>* Sabetaycılar, 1666′dan sonra asirlarca Osmanli ve Cumhuriyet dönemlerinde -çogu zaman gizleseler ve içe kapansalar da- kendi inanç ve geleneklerini serbestçe yaşamışlardır. Gerek Osmanli devleti, gerekse Cumhuriyet döneminde hiç bir takibata uğramamışlardır. Bütün bunlara rağmen kendilerini neden sakladıkları hâlâ bilinmiyor.</p>
<p>==Kaynaklar==</p>
<p>1917 Selanik yangınında Sabetaycılıkla alakalı dökümanların bulunduğu kütüphanelerin bir kısmı yanmıştır. Bu yangından kurtulan belgeler nüfus mübadelesi sırasında İstanbul’a getirilmiştir. Ancak açıklanmayan bir nedenle bu belgeler şu anda cemaatin elinde olmayıp İsrail devletinin gizli arşivinde bulunmaktadır.</p>
<p>* [[İbrahim Alaettin Gövsa]], Sabatay Sevi isimli eseri, [[Milenyum Yayınları]] ISBN 9758455060<br />* Evet, Ben Selanikliyim Türkiye Sabetaycılığı, [[Ilgaz Zorlu]], Belge Yayınları, Temmuz 1999 ISBN 9753441750<br />* Evet, Ben Selanikliyim Türkiye Sabetaycılığı Makaleler, [[Ilgaz Zorlu]], [[Zvi-Geyik Yayınları]], 2001 ISBN 975851606X<br />* [[Şişli Terakki]] Davaları, [[Ilgaz Zorlu]], [[Abdurrahman Dilipak]], [[Zvi-Geyik Yayınları]], Ekim 2001<br />* Efendi: [[Beyaz Türkler]]in Büyük Sırrı, [[Soner Yalçın]], [[Doğan Kitapçılık]]<br />* Efendi 2: Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı, Soner Yalçın, Doğan Kitapçılık<br />* Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar İki Kimlikli, Gizli, Esrarlı ve Çok Güçlü Bir Cemaat, [[Mehmed Şevket Eygi]]<br />* Gizli Din Taşıyanlar, [[Yorgo Andreadis]]<br />* Temel Garip Todoron (Anadolu’nun Gizli Tarihinden Sayfalar), [[Yorgo Andreadis]]<br />* [[Selanik]] 1850-1918 Yahudilerin Kenti ve Balkanlar’ın Uyanışı, [[Gilles Veinstein]]<br />* Sabetay Sevi ve Sabetaycıların Gelenekleri, [[Avram Galanti]] ([[Abraham Galante]])<br />* Yahudi Türkler Yahut Sabetaycılar İki Kimlikli, Gizli, Esrarlı ve Çok Güçlü Bir Cemaat, Mehmed Şevket Eygi<br />* [[Tekelistan]], [[Yalçın Küçük]]<br />* Dönmeler Âdeti : Selanik’te Yaşayan Sabataycıların Gizli Hayatı Hakkında 120 Yıl Önce Yapılmış Bir Araştırma; Ahmed Safi, Ilgaz Zorlu Zvi-Geyik Yayınları ISBN 9758516124.<br />* Gerchom G. Sholem / The Mystical Messiah: Sabbtai Zwi/ Princeton Uni. Press 1977<br />* Gerchom G. Sholem / On the Kabbalah and its Symbolism / Schocken Books 1965<br />* Gerchom G. Sholem Mojor Trends in Jewish Mysticism / Schocken Books 1995<br />* The Jews of Khazaria Kevin Brook ISBN 074254981X<br />* Unomastica Alla Turca, Hakan Erdem, konuyu araştıranlar ile gırgır geçen bir kitap<br />* Ilber Ortayli, “Osmanli Modernlesmesi ve Sabetaycilik”, Alevi Kimligi, (Ed. T. Olsson), Istanbul 1999, Tarih Vakfi Yayınları<br />* A Salonique Sous l’oeil Des Dieux! Jean-Jose Frappa, 1917 Paris. Çev:Musa Doğan</p>
<p>== Dış bağlantılar ==<br />* [http://www.haaretz.com/hasen/pages/ShArt.jhtml?itemNo=181051 Haartz Gazetesinde bir yazı, (İngilizce)]<br />* [http://groups.yahoo.com/search?query=donmeh Dönme Yahoogrupları]<br />* [http://www.sabah.com.tr/2005/04/18/gnd108.html Sabah’tan bir yazı]<br />* [http://www.kheper.net/topics/Kabbalah/Zevi_and_Bektashi.htm Zevi Bektaşi tekkesinde]<br />* [http://www.yarindergisi.com/yarindergisi2/ekim02/8-9.html Yarın dergisi]<br />* [http://bbs.keyhole.com/ubb/download.php?Number=596019 Osman Baba’nın mezarı, Google Earth]<br />* [http://www.googleearthhacks.com/downloads/filedownload.php?file=8316 Sabetay Sevi’nin Doğduğu mahalle, İzmir Agora. Google Earth. Havra Sokak ve Eski dünyanın en büyük Alışveriş Merkezi, 38°25′12.38″N 27° 8′22.82″E]<br />* [http://www.kheper.net/topics/Kabbalah/Donmeh-FAQs.htm Donmeh - Frequently Asked Questions]<br />* [http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=127119 - Emin Çölaşan ‘SABETAYCILAR makalesi]<br />* [http://arsiv.hurriyetim.com.tr/hur/turk/00/09/17/yasam/01yas.htm ‘Sabetaycılar’ kitabı Mehmed Sevket Eygi]<br />* [http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=129383 -  Ahmet Hakan ve Mehmed Sevket Eygi Sabetaycılık ]</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sabetaycılık]]></title>
<link>http://herseyoyun.wordpress.com/2007/03/04/sabetaycilik/</link>
<pubDate>Sun, 04 Mar 2007 16:51:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>herseyoyun</dc:creator>
<guid>http://herseyoyun.tr.wordpress.com/2007/03/04/sabetaycilik/</guid>
<description><![CDATA[ 
  Sabetaycılığın kurucusu Sabatay Sevi
Sabetaycılık 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ort]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:center;"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/fa/Sabbatai_tsevi.jpg" height="250" width="165" /> </div>
<p style="text-align:center;">  Sabetaycılığın kurucusu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatay_Sevi" title="Sabatay Sevi">Sabatay Sevi</a></p>
<p style="text-align:center;"><strong>Sabetaycılık</strong> 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatay_Sevi" title="Sabatay Sevi">Sabatay Sevi</a>‘nin kurucusu olduğu, onu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mesih" title="Mesih">mesih</a> (kurtarıcı son peygamber) kabul eden , <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yahudi" title="Yahudi">Yahudi</a> Mistizmine (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kabbala" title="Kabbala">Kabbala</a>) dayanan <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Gizli&#38;action=edit" class="new" title="Gizli">gizli</a> inanç.</p>
<p>Gizliliğin sürdürülmesi amacıyla bu inanca inananlar bulundukları ülkenin yaygın dininde görünmeyi tercih ederler. Sabetaycılar, belli kurallar dahilinde tamamen müslüman ismi almakta ve kendilerini her bakımdan “şüphe edilmeyecek ölçüde” <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCsl%C3%BCman" title="Müslüman">müslüman</a> göstermektedirler. Kendilerini yahudiliğe bağlı bir fraksiyon olarak tanımlasalar da Yahudiler tarafından resmi olarak bu dine bağlı kabul edilmezler. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kur%27an" title="Kur'an">Kur’an</a> da ise inanmadıkları halde Müslümanım diyenler <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCnafikun_Suresi" title="Münafikun Suresi">Münafikun Suresi</a>‘nde ele alınmaktadır. Taraftarları <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatayistler" title="Sabatayistler">Sabatayistler</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabatyc%C4%B1" title="Sabatycı">Sabatycı</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabetayc%C4%B1" title="Sabetaycı">Sabetaycı</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Avded%C3%AE" title="Avdedî">Avdedî</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%B6nme" title="Dönme">Dönme</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Selanikli&#38;action=edit" class="new" title="Selanikli">Selanikli</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Meamin" title="Meamin">Meamin</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Maminim&#38;action=edit" class="new" title="Maminim">Maminim</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Takiyyeci&#38;action=edit" class="new" title="Takiyyeci">Takiyyeci</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Munaf%C4%B1k" title="Munafık">Munafık</a> gibi farklı isimlerle de anılır. İlk dönemlerde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Musevi" title="Musevi">Musevi</a> ibadet ve ayinlerine sadık kalmışlarsa da asıl Yahudilerden tamamen ayrılmış ve onlara “<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Koferim&#38;action=edit" class="new" title="Koferim">koferim</a>” (kafirler) ismini vermişlerdir. Yahudiler ise renkleri değişen bir balık olduğundan “<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sazanikos&#38;action=edit" class="new" title="Sazanikos">Sazanikos</a>” (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sazan" title="Sazan">Sazan</a>) demişlerdir. Sabetay Sevi bağlıları çeşitli ülkelerde günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Kutsal şehirleri <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Selanik" title="Selanik">Selanik</a>‘tir.</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Diyanet_I%C5%9Fleri_Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1&#38;action=edit" class="new" title="Diyanet Işleri Başkanlığı">Diyanet Işleri Başkanlığı</a>‘nın 07.08.2000 tarih B02.1.DIB.0.10-21/1119 nolu yazisina istinaden sabetaycılğın bir islam mezhebi ya da tarikati olmadığı ve islam düşüncesi içinde de yer almadığı açıkça belirtilmiştır.</p>
<p align="center">&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;<br />KAYNAKLI ANLATIM<br />&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;&#38;</p>
<p>”’Sabetaycılık”’ 17. yüzyılda İzmir ve çevresinde ortaya çıkan [[Sabatay Sevi]]’nin kurucusu olduğu, onu [[mesih]] (kurtarıcı son peygamber) kabul eden , [[Yahudi]] Mistizmine ([[Kabbala]]) dayanan [[gizli]] inanç.</p>
<p>Gizliliğin sürdürülmesi amacıyla bu inanca inananlar bulundukları ülkenin yaygın dininde görünmeyi tercih ederler. Sabetaycılar, belli kurallar dahilinde tamamen müslüman ismi almakta ve kendilerini her bakımdan “şüphe edilmeyecek ölçüde” [[müslüman]] göstermektedirler. Kendilerini yahudiliğe bağlı bir fraksiyon olarak tanımlasalar da Yahudiler tarafından resmi olarak bu dine bağlı kabul edilmezler. [[Kur’an]] da ise inanmadıkları halde Müslümanım diyenler [[Münafikun Suresi]]’nde ele alınmaktadır. Taraftarları [[Sabatayistler]], [[Sabatycı]], [[Sabetaycı]], [[Avdedî]], [[Dönme]], [[Selanikli]], [[Meamin]], [[Maminim]], [[Takiyyeci]], [[Munafık]] gibi farklı isimlerle de anılır. İlk dönemlerde [[Musevi]] ibadet ve ayinlerine sadık kalmışlarsa da asıl Yahudilerden tamamen ayrılmış ve onlara “[[koferim]]” (kafirler) ismini vermişlerdir. Yahudiler ise renkleri değişen bir balık olduğundan “[[Sazanikos]]” ([[Sazan]]) demişlerdir. Sabetay Sevi bağlıları çeşitli ülkelerde günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Kutsal şehirleri [[Selanik]]’tir.</p>
<p>[[Diyanet Işleri Başkanlığı]]’nın 07.08.2000 tarih B02.1.DIB.0.10-21/1119 nolu yazisina istinaden sabetaycılğın bir islam mezhebi ya da tarikati olmadığı ve islam düşüncesi içinde de yer almadığı açıkça belirtilmiştır.</p>
<p>== Tarih ==<br />===İnanc’ın doğuşu===</p>
<p>[[İspanya]]’dan kovulma ve doğu [[Avrupa]]’da yaşadıkları sıkıntılar üzerine başgösteren bunalımlar sebebiyle Yahudiler kendilerine kucak açan Osmanlı topraklarına göç etmiş, aralarında [[Tevrat]]’ta bahse geçen kurtarıcı son peygamber [[Mesih]]’in geleceği beklentisi yaygın bir hal almıştı. Bu yüzden [[Sabetay Sevi]] [[1648]] yılına mesihliğini ilan ettikten sonra dünyadaki tüm Yahudiler arasinda büyük bir yanki uyandırmıştır. 1,5 milyon kişiye ulaşan inananları onu sadece öğretmen, peygamber olarak görmüyor, belki bir tür tanrısal enkernasona da inaniyorlardı. Yahudi din adamlarının büyük bir kısmı [[Sabetay Sevi]]’ye karşı çıkmıştır.</p>
<p>===Din değiştirme===</p>
<p>İzmir’li hahamlar Sabetay Sevi’nin Dinlerini bozduğu gerekçesiyle öldürülmesine karar verdiler, ama bu kararı uygulayamadılar ve onu Osmanlı sarayına şikayet ettiler. Osmanlı yönetimi en başta olaya ilgisizdi. Daha sonra yahudi din adamlarının artan şikayetleri üzerine Seviyi tutuklayarak Sultan [[IV. Mehmet]]’in huzuruna çıkarıldı. Sevi Sultandan Mesih olarak tanınma talep etti, ayrıca İsrail toprağını kendisine vermesini de istedi. Sultan onu Çanakkale’de bir kaleye hapsetti. Faaliyetleri burada da devam eden Sevi’yi yine Yahudi hahamlar Saray’a şikayet edince, Osmanlı bu talepler karşısında kayıtsız kalamadı. Ortaya çıkan kargaşayı gidermek için [[Fazıl Ahmet Paşa]], işin esasini ögrenmek için, Sevi’nin derhal Istanbul’a gönderilmesini istedi.</p>
<p>Edirne sarayinda, Sadaret Kaymakamı [[Mustafa Paşa]], Şeyhülislam [[Minkarizade Yahya Efendi]] ve Padisah’in imamı meşhur [[Vani Efendi]]’den oluşan bir divan kuruldu, Padişah Sultan IV. Mehmet de divanı ‘Kafes’ten’ izledi. Divanda, Türkçe konuşamayan Sabetay için Padişah’ın hekimbaşısı Yahudilikten dönme [[Hayatizade Mustafa Fevzi Efendi]] tercümanlik etti (Asıl adı [[Moses Ben Raphael Abrabanel]]).</p>
<p>Divan reisi: – Karıştırmadığın halt kalmadı. Uyandırmadık fitne bırakmadın Sabatay Efendi. Haydi bakalım şimdi göster mucizeni!</p>
<p>Deyince Sabatay Sevi afallar. Ne yapacağını, ne diyeceğini şaşırır. Mucize göstermesi beklenmektedir. Tercüman, mucizenin şeklini de anlatır: Sabatay soyunacak, vücudunu en maharetli okçular nişangâh yapacaklardır. Attıkları oklar vücuduna işlemezse o zaman Osmanlı Padişahı da onun mesih olduğunu resmi olarak tasdik edecektir. Çünkü Yahudiler, ona kılıç, ok, tüfek, kurşun işlemez, hatta onu ateş yakmaz, suda boğulmaz diye itikat etmektedirler.</p>
<p>Divan heyetinin teklifi karşısında Sabatay Sevi “[[Adiyo santo]]!” diye titremeye başlar. Teklifin dehşetinden beti benzi atar, artık her şey bitmiştir. Can havliyle son bir hamle yapar. Her şeyi inkâr eder. Ayrıca mesihlik davasının bazı Yahudiler tarafından ortaya atıldığını, kendisinin asla böyle bir iddiada bulunmadığına dair yemin üstüne yemin çeker, teminat üstüne teminat verir. Dökmedik dil bırakmaz.</p>
<p>Ancak, ulema ve padişah bu cevaplardan tatmin olmaz. Bunun üzerine Hekimbaşı [[Hayyâtîzâde]] ([[Terzizâde]]) [[Mustafa Fevzî Efendi]], Sabetay’a Müslüman olma teklifi götürür. Önce Sabetay bunu kabule yanaşmaz. Ancak, Hekimbaşı, ona bunu kabul etmediği takdirde türlü, türlü işkencelerle öldürüleceğini [[Ladino]] diliyle uzunca anlatır. Sevi, dönme Hayatizade’nin tavsiyesi üzerine “can bedenden çıkmadıkça” diyerek kenisine söylenen kelime-i şehâdeti tekrarlar.</p>
<p>Divan huzurunda Müslüman olan Sabatay Veled-i Mordehay veya Sabatay Sevi, üzerine içoğlanlarına mahsus hamama gönderilerek gusül abdesti aldırılır ve kendisine müslüman kisvesi [[kürk]] ve [[hil’at]] giydirilir. [[Aziz Mehmet Efendi]] adını alarak 150 [[akçe]]lik bir maaşla sarayda üst düzey memur [[Kapcıcıbaşı]] olarak göreve getirildi. Söylentiye göre divandan çıkan Sevi, elbisesi içerisinde sakladığı ”Can” adlı [[beyaz güvercin]]i serbest bırakarak “can bedenden çıktı” dedi ve çevresindekilere ettiği yeminin geçerli olmadığını söyledi. “Can bedenden çıktığı” için artık bu söze sadık kalması gerekmez.</p>
<p>Sevi’nin Müslüman olmasi bütün Yahudi dünyasinda şok etkisi yarattı. [[Hahambaşılık]] olayı sevinçle karşıladı ve Müslüman olan Sevi’yi dinden çıkmış saydı. Büyük çogunluk onun Mesih olmadığına inanarak [[ortodoks]] Yahudi inancına geri döndü, ikiyüz ailelik bir topluluk ise İslamiyete geçerek onun yolundan gitti. Bunlar onun büyük bir hikmete binaen zahiren müslüman olduğunu, mesihliğinin bir gereği olduğu yorumunda bulunurlar. Polonyalı karısı Sara, Sara’nın kardeşi [[Jacob Kerido]]’da bu kervana katılır. Sara Fatma adını, Kerido’da Yakub adını alır.</p>
<p>Sevi, bu olayla taraftarlarına “Karanlık bir” dönemin başladığını ve bunu “[[Aydınlık günler]]in” takip edeceğini söyleyip, aydınlık dönemin başlaması için karanlığın şart olduğunu dile getirir. Sabetaycılar “[[Aydınlık Günler]]” gelinceye kadar gizlenmeye devem edeceklerdir.</p>
<p>Sevi dinden döndükten sonra bir süre [[Edirne]]/[[Hızırlık]] yakınlarında bulunan bir [[Bektaşi]] tekkesine devam etmiş. Bu tekke 1641-1642 yıllarında “şüpheli” bulunarak yetkililerce kapatılmış ancak [[IV. Mehmet]] tarafından [[Zaviye]] olarak tekrar açılmış. Musevi kaynakları Sevi’nin [[Sufism]] ve [[Bektaşilik]]ten etkilendiğini ve bu öğretileri Kabbala öğretisi ile harmanlayarak kendi öğretisine şekil verdiğini dile getirirler.</p>
<p>===Sürgün===</p>
<p>Bir süre sarayda [[Kapcıcıbaşı]] olarak sarayda üst düzey memur olarak çalışsa da, mesihi yahudi inancına bağlılığının farkedilmesi üzerine [[batı trakya]]’ya sürülür. [[Ibrahim Alaettin Gövsa]], Sabatay Sevi isimli eserinin 68. sayfasında olayı anlatıyor:<br />Sabatay Sevi’nin (Mehmet Efendi adi ve Müslüman kıyafeti ile) İstanbul’da yine eski müritlerinden bir kısmini toplayarak ayinler yaptığını, [[Girit]] seferinden dönen [[Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa]]ya haber verdiler. Sadrazam kendini çağırtarak</p>
<p>- Bu ne iştir? Sen hala uslanmadın mı? diye tembih ettiği zaman Sabatay ağız kalabalığına başladı ve meşhur olan kurnazlığı ile</p>
<p>- Aman Sultanım, ben birtakım akrabamı, dostlarımı Müslüman yaptığım gibi bunları da dini celil İslam’a celp ve davet etmeğe uğraşıyorum, yolunda cevaplar verir.</p>
<p>[[Sadrazam]] ona ihtar eder:<br />– Aklını başına topla. Müslümanım dedikten sonra yine çıfıtlığa başlarsan belânı bulursun.</p>
<p>Yine de bu sözlerle bir müddet takipten kurtulur.</p>
<p>Fakat aradan uzun bir süre geçmeden Sadrazamın adamları Boğaziçi’nde [[Kuruçeşme]]’deki [[havra]]da Sabatay Sevi’yi müridleriyle beraber [[İbranice]] dua okurken yakalarlar. Artık hiçbir şeyi inkâr edecek gücü kalmaz, bütün foyası meydana çıkar. Bu hadise üzerine İzmirli sevi kendisini unutturmak ve izini kaybettirmek için Kuruçeşme’yi bırakarak [[Kağıthane]] civarında ıssız bir köşeye çekildi. Fakat müritlerinin bir müddet sonra orada da etrafına toplanıp ayinler yapmaya devam ettikleri görüldü.</p>
<p>İş tekrar Sadrazama haber verilince [[Fazıl Ahmet Paşa]] kızdı ve onu tek bir yahudinin yaşamadığı [[Arnavutluk]]’un Ülgün kenti, [[Berat]] kasabasına sürülmesini emretti. Burada beş yıl yaşadıktan sonra ölür. [[Avram Galante]]’ye göre Berat’ta müslümanlar tarafından, şehrin içinden geçen ırmağın kıyısında halen yeri bilinmeyen bir noktada toprağa verilir.</p>
<p>Sabetaya inananlar mesihlerinin ölümüne inanmazlar, onun göğe yükselmiş olup, yeniden geleceğine dair inançlarını sürdürüler. Hala inançlı Sabetaycılar, belli zamanlarda deniz ve ırmak kenarlarına gelerek, Sabetay sevi Seni bekliyoruz! diye bağırma geleneğini sürdürmektedirler. Kayıp Mesih kitabının yazarı [[John Freely]] bu kitabı yazdıktan sonra bazı Sabetaycılardan hala Sabetay’ın mesih olduğuna inandıklarını ifade eden mesajlar aldığını belirtmiştir.</p>
<p>Sevi dini tefekküre ve teorik çalışmalarına Arnavutluk’ta devam etmektedir. Bu sıralarda sabetaycılığın ana kaynağı olan kitaplar yazılacaktır. Olaylardan sonra sevi enerjisininin önemli bir kısmını İslâm’a ve Müslümanlara düşmanlık için harcar. [[Nathan Levi]] ise din değiştirmeden onu takip eder. Daha sonra bir kısım din değiştiren sabetaycıların tekrar yahudi dinine döndükleri bilinmektedir.</p>
<p>Şahsının isteği üzere Selanik şehri kutsiyete kavuşur ve inananlar ([[maminim]]) buraya yerleşirler. İki yüz ailelik ilk sabetaycı çekirdek toplum işte burada kurulur.</p>
<p>==Cemaat==<br />[[Resim:Istanbul Sevi Logo.jpg&#124;thumb&#124;Rav. Istanbul Sevi Logosu]]<br />Sabetay Sevi’nin İslamı kabul etmesi üzerine takipçilerinin büyük bir kısmı geleneksel yahudiliğe geri döner. Sevi, kendisi gibi Müslümanlığı kabul eden takipçisi 200 aile’den oluşan bir grup bağlılığını korur ve Selanik’e yerleşerek dış görünüşte Müslüman, gerçekte ise Sabetaycı-Yahudi olarak yaşamaya devam etti. Bu topluluk pratikte [[Zohar]]’a dayanan mistik bir yaşami benimser, Yahudi inancını sürdürür, fakat resmen Müslüman milletine dahil olarak yaşarlar. İşte tarihte dinden dönenler anlamında ‘[[Dönmeler]]’ olarak adlandırılan [[cemaat]] böylece doğmuş olur. Bunların başında [[Gazze]]’li meşhur haham [[Nathan]] gelmektedir. Genç Nathan, yeni din yorumu ve Sabatay’ın fikirlerinin tanıtılmasında etkin bir rol oynamıştır.</p>
<p>Sabetaycılara göre yahudiler kendi aleyhlerinde bir çifte standart içindedirler. Halbuki Yahudiler, [[Halakhah]]’ya (Yahudi şeriatına) göre Müslümanlığı seçen Sabetaycıları dinden çıkararak doğru bir karar verdiklerine inanmaktadırlar. [[Gizli Yahudi]] “Ingilizcede crypto Jew” olarak Sabetaycıların İspanyol [[konverzo]]larından, [[marrano]]lardan ve [[morisco]]lardan çok farkı var. 1391-1492 yılları arasında Katolik İspanya’sında zorla Hıristiyanlaştırılan yüzbinlerce Yahudi vardı. Ölüm tehdidiyle dinlerini değiştirmek zorunda kalmışlardı. Ama içlerinden pek azı - birkaç bin - bugüne kadar geleneklerini devam ettirip, inançlarını korumuşlardır.</p>
<p>Daha sonra gizli sabetaycılar olarak adlandırılabilecek bir grup yahudide din değiştirmeden Sevi’ye inanacaktır.</p>
<p>Sabetayist, Dönme, vesaire adlar ile anılan topluluğun Müslüman görünen bir kısmı Selanik’in Yunanistan’da kalması ile, 1924 yılında yapılan [[nüfus mübadelesi]] sonucu Türkiye’ye göç etti. Yirmibeşbin kişilik bir cemaattiler. Selanikliler diye anılıyorlardı. Tarikat üyelerinin gizli kalmayı tercih etmesi haklarındaki pek çok bilginin spekülatif olmasına yol açmaktadır. Bugün gerçek sayıları ile ilgili resmi herhangi bir sayı bulunmamaktadır. Sayı konusundaki bilgiler spekulatif sayılamlıdır. Türkiye Musevî cemaati ileri gelenlerinden [[Harry Ojalvo]]’nun, 23-29 Mayis 1998 Tarihli [[Aksiyon dergisi]]’ne “Ülkemizde bir buçuk milyon Yahudi kökenli Türk vardır” demesi ile sayının 1,5 milyon civarında olduğu tahmin edilmiştir.</p>
<p>Sabetaycılar ondokuzuncu yüzyıla kadar oldukça depolitik olarak varlıklarını sürdürdüler. Ancak bu yıllarda Osmanlı toplum yapısındaki değişiklikler kendilerini oldukça aktif kılmıştır. Özellikle imparatorluğun geleceğinin tayini konusunda ortaya çıkan [[İttihat Terakki]]’de siyasi roller üslendiler. Nitekim bu dönemdeki çok önemli siyasi aktörlerin sabetaycı kökenli olduğu söylenir.<br />===Sosyal alışkanlıkları===</p>
<p>Sabetaycılar giyime ve dış görünüme çok önem verirler. Büyük yemekler düzenlerler. amaçları ise gençler kaynaşsın, saf kan bozulmasın. Kendi aralarında evlenmeyi istemeyen, dışardan birini seven çocuklar, evlatlıktan reddetmeye ve cemaatten kadar gidebilir.<br />====Yemekler====<br />İbadethanelerinin ayrı, mezarlıklarının ayrı olmasının yanı sıra bu cemaat mensubu ailelerin zengin ve farklı bir mutfak kültürleri söz konusu. [[Esin Eden]], Yunanistan’da İngilizce olarak yayınlanan Bir ailenin yemek kitabi isimli eserinde, kendilerine özgü yemeklerden bahsediyor. Ritüellerin pek çoğu yemekle ilgili. Özellikle ilkbaharda yemek faaliyetleri düzenleniyor. Selanik yemekleri yeniyor. Burada temel nokta sofranın bereketi ve yemeklerin çeşitliliği. Bazı yemeklerin dinsel göndermeleri oluyor. Örneğin normalde et ve balık birarada yenmezken yılın sadece bir günü birlikte yeniliyor. Bu özel günlerden bir takvim sayesinde haberdar olunuyor. Toplulukta din işleriyle uğraşan kişilerce hazırlanıp ilgililere yollanan bu takvim, [[Yahudi takvimi]]ne benzemekle birlikte bazı değişiklikler gösteren bir çeşit ay takvimi.</p>
<p>Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor. Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!… ‘Yok’ demek adeta yasak. Mesela evde pirinç azalmışsa ‘pirinç azaldı’ yerine ‘pirinç bereket’ demeyi tercih ediyorlar.</p>
<p>====Evlilikler====<br />Cemaat dışından izinsiz evlenenler aforoz edilir, böyleleri “Kararmış” diye anılır. Sabetaycıların kendi aralarında evlenmeleri , onlara has [[resesif]] özellikte genetik problemlerin doğmasına yol açmıştır.</p>
<p>Sabetaycilar’in [[Şemseddinzâde Osman Efendi]] taifesine mensup [[Ali Efendi]]’nin 18-20 yaşlarındakı kizi Râbia, [[Manastır]]lı [[Hacı Feyzullah Efendi]]’ye kaçmış, dönmeligi bırakarak Müslüman olmak ve onunla evlenmek istedigini bildirmiştır. Israrli girişimlere ragmen kızın babasi Ali Efendi bu evliliğe razı olmamiş, bunun üzerine durum Selanik Valiliği tarafindan [[Babiâli]]’ye bildirilmistir. Osmanli Bakanlar Kurulu, 29 Aralık 1891 tarihinde yaptiğı toplantıda, kız babasının, bu izdivaca muvafakat vermemesine rağmen, kızın reşid ve kendi evliliğine karar verebilecek yaşta olduğunu gerekçe göstererek, bu evliligi onaylamış; ancak Selanik’te olaylar çıkmaması için genç çiftin ilk vapurla ve gizlice İstanbul’a getirilerek, evliliğin Selanik’ten uzakta yapilmasını istemiştir</p>
<p>====Çocuklar====</p>
<p>Çocuklara evlenme çağına kadar gizli hiç bir şeyden bahsedilmez. Bunun dışında sünnetler topluluktan bir doktora yaptırılıyor çünkü operasyon normalden biraz farklı oluyor.</p>
<p>Toplulukta eğitime de büyük önem verildiği edinilen bilgiler arasında. Hareketin mensupları arasında eğitime çok ağırlık verildiği biliniyor. Bütün çocuklara çok iyi eğitim verilmeye çalışılıyor. Bu durum geleneksel aile yapısının bir sonucu.</p>
<p>===Sabatay mezhepleri===<br />[[Resim:Jakub Frank.jpg&#124;thumb&#124;200px&#124;Jacob Frank.]]<br />#[[Karakaşlar]], [[Kuniosos]]<br />#[[Yakubiler]],<br />#[[Kapancılar]] ya da [[Kapaniler]] veya [[İzmirliler]]</p>
<p>Sevi’nin ölmesi/kayboluşu sonrasında Selanik’te yerleşen dini cemaat , çeşitli olaylar sonucunda farklı dini pratikleri benimseyen üç ana gruba/mezhebe/fraksiyona ayrıldı. Bu üç ayrı grup, mezhep taassubuyla, farklı yerlerde ibadet ediyor, kolay kolay kız alıp vermiyor ve hatta ölülerini bile aynı mezarlığa gömmüyorlar. Aralarındaki gizli rekabet ve husumet hala sürmektedir. Değişik adlar alan bu grupların nesl-i şerîf denilen en yüksek asil ailelere mensup birer reisi var. Bunlar, cemaat ihtiyarlarının reyleriyle seçilirler, ölünceye kadar bu mevkide kalırlar.</p>
<p>Sevi’nin kayınbiraderi olan Yakov Qerido’yu onun halifesi kabul eden yakubiler , daha sonraları ortaya çıkan ve Mesihi ruha sahip olduğunu iddia eden [[Baruhya Ruso]]‘nun ([[Osman Baba]], [[Osman Ağa]], [[Osman Bevvap]]) hilafetine inanan karakaşlar ve sadece Sevi’ye inanan Kapancılardır.</p>
<p>Osman Baba [[Bektaşi]] tarikatında [[Dede]]’lik derecesine kadar yükselmiş olup, mezarı [[Bulgaristan]]’ın [[Khaskovo]] köyününün güney batısında (Google Earth: 41.8500 25.4667) bulunmaktadır.</p>
<p>Kapan’ın İbranicede ”[[İzmir]]’im” anlamına geldiği söylenmektedir.</p>
<p>Kapancılar sakallarını, yakubiler başlarını traş ederler. Fanatik karakaşlar ise, sakallarını da saçlarını da traş etmezler.</p>
<p>[[Jacob Frank]]’ın 1726-1791 (Jacob Leibowicz) kurduğu Frankistler de sabetaycı harekete olan benzerliklerinden dolayı not edilmelidir. [[Jakob Frank]] adındaki haham, 1759′da Polonya’lı yahudilerin kitlesel vaftizini yaptırarak hristiyanlığa döndürmüş. Bunların dış görünümü hristiyan, gerçekte yahudidirler. Frankistler, “[[günahın kurtarıcı gücü]]” olduğuna inanır. Bir vaazında, “Sizi gelmiş geçmiş tüm yasalardan, tüm töre, anane ve inançlardan kurtarmaya geldim,” diyor.</p>
<p>===Sabetaycı olduğu söylenen kişiler===</p>
<p>Sabetaycı olduğu söylenen kişiler bu bilgileri hiç bir zaman doğrulamamıştır. Türkiye’de Sabetaycı olduğunu söyleyerek resmi makamlara Musevi olmak üzere başvuran [[Ilgaz Zorlu]] [[1969]] adında tek bir kişi bulunmaktadır. Resmi rakam bu nedenle bir kişidir. Yayınlanan listerin güvenirliği her zaman sorgulanmıştır. Bu listeler soyadı benzerliği, kişinin memleketi veya ecdadının memleketi, gömülen mezarlıklar, kişinin çevresi ve arkadaşlıkları, gittiği okullar, evlilikleri, [[Yalçın Küçük]] tarafından ortaya atılan isim kuralları [[onomastik]] gibi doğruluğu kolayca sorgulanabilecek ölçütlere göre hazırlanmaktadır.</p>
<p>İsim kuralları teorisine göre Türkiye’de Sabetaycılar isimlerini belli kurallara göre seçmişlerdir:</p>
<p># [[İbranice]] ile Türkçe arasındaki ses benzeşmelerini dikkate alarak<br /># [[Tevrat]]ta geçen ismin [[Arapça]] ve Türkçe karşılığını alarak<br /># [[İbranice]] ve Türkçedeki aynı sessiz harflerden oluşan isimleri yakınsatarak<br /># Soyisimler, bir sonraki jenerasyonda isim olarak seçilerek<br /># [[Ladino]] ve [[Yiddish]] dilindeki Musevi isim ve soyisimlerin Türkçesi kullanilarak<br /># Tevrat’ta varolan isimlerin sonuna -zade, -gil, -han, -oğlu vb. ek getirerek</p>
<p>===Sabataycı mezarlıkları===</p>
<p>Sabataycılar gerek ilk dönemde yoğun olarak yaşadıkları [[Selanik]]’te, gerek daha sonraları [[Türkiye]]’nin basta [[İstanbul]] olmak üzere [[İzmir]] ve [[Bursa]] gibi şehirlerine yerleştikten sonra ölülerini ayrı mezarlıklara defnetmeyi tercih etmişlerdir. Selanik’te mahalle olarak da diğer dinlere mensup insanlardan ayrı bir yerleşim düzeni kurmuşlar. [[1924]] [[ahali mübadelesi]] gereği geldikleri Türkiye’de de belli merkezlere yoğun olarak ilgi göstermiş ve içe kapanık bütünlüklerini böylece korumaya çalışmışlardır. Ancak zamanla farklı mahalle ve şehirlere yerleşerek bir nevi fiziki asimilasyona uğramakla birlikte cemaat yapılarını korudukları görülmektedir.</p>
<p>İstanbul’da, Karakaşlar cemaatinin mezarlığı, [[Üsküdar]] [[Bülbül deresi]]’nde yer alıyor. Sabataycılığı sürdürme konusunda diğer cemaatlerden daha aktif olduğu belirtilen bu cemaatin mezarlık konusunda da hassas davrandığı görülmektedir. Bülbül deresi mezarlığında az sayıda da olsa baz