<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>tutulan-notlar &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/tutulan-notlar/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "tutulan-notlar"</description>
	<pubDate>Sun, 12 Oct 2008 21:03:22 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[OKUMA NOTLARI]]></title>
<link>http://paylasilanlar.wordpress.com/?p=40</link>
<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 20:50:49 +0000</pubDate>
<dc:creator>paylasilanlar</dc:creator>
<guid>http://paylasilanlar.tr.wordpress.com/2008/07/07/okuma-notlari/</guid>
<description><![CDATA[
BİZ HANGİ DÜNYADA YAŞIYORUZ ?
Öyle insanlar tanırız ki dünyaları yaşadıkları mahallenin]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin:0;">
<div style="margin:0;"><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;">BİZ HANGİ DÜNYADA YAŞIYORUZ ?</span></div>
<p><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;">Öyle insanlar tanırız ki dünyaları yaşadıkları mahallenin<br />
sınırlarını aşamaz.</p>
<p>Her birimiz kendimiz için kurup düzenlediğimiz bir dünyada<br />
yaşıyoruz.herkes de kendisi için kurup çattığı ve içinde yaşadığı dünyanın<br />
niteliğine göre diğerinden farklı,başka bir insandır.insanlar arasındaki<br />
farklılıklar,görüş ayrılıkları yaşadıkları dünyaların<br />
farklılıklarındandır.belki insanların sayınsınca evren vardır.hayatımızın<br />
başımızdan geçen maceraların bir toplamıdır ve ömrün nicelik açısından eşitliği<br />
nitelik açısından da eşitliği demek olmaz.yine bunun gibi<br />
yeryüzündeki benzer coğrafi özellikler,hepimiz bu dünyada<br />
yaşadığımız için evrenlerimiz de aynı olduğu,hepimizin aynı evrende<br />
yaşadığı sanı ve yanılgısına bizi iletmemelidir .evrenlerimiz<br />
farklıdır,evren sayısı insanların sayısıncadır(adem kadar alem<br />
vardır).</p>
<p>Bu açıdan herkesin evreninin boyutları,onun hayatının,yaşam<br />
biçiminin boyutlarına eşittir."her insanın evreninin sınırları<br />
yaşayabildiği yere kadardır"</p>
<p>Biz hangi evren de yaşıyoruz? Hayatımız, yaşantımız,evrenimizi<br />
belirleyecektir.</p>
<p>Tolstoy'un deyişi ile:inanç;kendisi ile yaşadığımız şey<br />
demektir.oysa bir şeyin varlığını bilmek,o şeyin kişinin evrenine girmiş<br />
olmasını başlı başına gerektirmez.</p>
<p>İnsanlar içinde yaşadıkları evren türüne göre,ifade etmek<br />
istediklerini dile getirmek için bir dil seçerler.böylece her kişinin<br />
beyanı,ifadesi,onun evreninin göstergesidir,hangi dünyada yaşadığını<br />
açıklar.</p>
<p>Abdüklerim Surüş</p>
<p>SUÇLU</p>
<p>Evvel zaman içinde, adları<br />
Everybody(Herkes),Somebody(Birileri),Nobody(Hiçkimse) ve<br />
Anybody(Herkimolsa)olan dört kardeş varmış...Yapılacak önemli bir iş<br />
çıktığında en büyük kardeş herkes işi bir küçüğünün,birileri'nin<br />
yapacağından hiç şüphe etmezmiş.Aslında işi herkimolsa da yapabilecekken<br />
hiçkimse elini sürmezmiş..Hiçkimse elini sürmeyincede herkes çok fena<br />
kızarmış,çünki iş aslında herkes'in işi imiş...Herkes düşünmüş ki birileri<br />
işi nasıl olsa yapacaktır.Ama Hiçkimse kendisinin yapabileceğini aklına<br />
bile getirmezmiş...sonunda ne olmuş,biliyormusunuz herkimolsa'nın<br />
başlangıçta kolaylıkla yapabileceği işi hiçkimsenin yapmadığını görünce,<br />
en büyük ağabey herkes, suçlayarak birileri'ni yakalayıp bir güzel<br />
azarlamış!...</p>
<p></span></p>
<div></div>
<p><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;"></p>
<p align="left"> </p>
<p align="left">
<div><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;">BİLGE İLE KÖPEK</span></div>
<p><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;">Bir bilge, bir göletin başında oturmaktadır. Susuzluktan kırılan bir köpeğin<br />
devamlı olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçması dikkatini<br />
çeker. Dikkatle izler olayı. Köpek susamıştır ama gölete geldiğinde sudaki<br />
yansımasını görüp korkmaktadır. Bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadır.<br />
Sonunda köpek susuzluğa dayanamayıp kendini gölete atar ve kendi<br />
yansımasını görmediği için suyu içer. O anda bilge düşünür:</p>
<p>-Benim bundan öğrendiğimm şu oldu,der.</p>
<p>-Bir insanın istekleri ile arasındaki engel, çoğu zaman kendi içinde<br />
büyüttüğü korkulardır. Kendi içinde büyüttüğü engellerdir. İnsan bunu<br />
aşarsa, istediklerini elde edebilir.</p>
<p>Ama biraz daha düşününce aslında gerçek öğrendiği şeyin bundan farklı<br />
olduğunu görür. Asıl öğrendiği şey, insanın bir bilge bile olsa bir<br />
köpekten öğrenebileceği bilginin var olduğudur. Bu yüzden ne varsa paylaş,<br />
senden de öğrenilecek bir şeyler vardır diğer insanlar için...</p>
<p></span> </p>
<p><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;">NİYAZ-İ MİSRİ ŞERHLERİNDEN</span></p>
<p> </p>
<div><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;"><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;">Birer hale cihanın halkı bir bir razı oldular<br />
Benim bir hale meylim yok Hakk'ın bilmem nesiyim ben</span></span></div>
<p><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;"><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;">Kimi servete kimi evla ü iyale kimi bag u bostana kimi zinet ü ihtişama kimi şeytani, nefsani hevesata kimi ilm-i zahir iktisabiyle şöhret ü şana tabi olan halk, tabiat-ı beşeriyyeleri muktezası mübtela oldukları hallerden memnundurlar.Ondan mufarakate meyilleri yoktur.Halbuki halkın bu inhimakı hep serhoşluk eseridir.Her birinin meşrebi kendi hicabıdır.İşte o kimseler gafildir.Pişgah-i amalinde mesleğinin ilerisini elde etmek hırsı vardır.ilerisine nail olur başka bir gaflet ve müstağrak-ı hicab olanlar böyle gelir , böyle gider.Mesela biri hane mübtelası olur,yaptırır,içine girer,daha büyük olsun diye onun peşine düşer.Birini sever, vuslat olursa hevesi geçer, "Bu da değilmiş" der.Bir aradığı var o da seray-ı hidayette,miftahı ise Hadi-i mutlaktadır.Eğer mazhar-ı hidayet olursa kabiliyyet-i ezeliyye onu gülşen-seray-ı hakikat yoluna çevirir,ona bir refik-i rehnuma ihsan eder, nail-i vuslat olur... Niyaz-i misri şerhlerinden</p>
<p></span></span><span style="font-weight:bold;font-size:10pt;color:#800000;font-style:normal;font-family:Tahoma;background-color:#e0eff3;text-decoration:none;"> </span></p>
<p align="left"> </p>
<p> </p>
<p></span></p>
<p style="margin:0;"> </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[şafak notları]]></title>
<link>http://ipsikoloji.wordpress.com/2007/07/17/askerlik-notlari/</link>
<pubDate>Tue, 17 Jul 2007 23:21:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>idusunce</dc:creator>
<guid>http://ipsikoloji.tr.wordpress.com/2007/07/17/askerlik-notlari/</guid>
<description><![CDATA[Bir insan niye sıkılır?.Can sıkıntısı olan bir insana ‘Canı Az’ derler.Yani canı yeters]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir insan niye sıkılır?.Can sıkıntısı olan bir insana ‘Canı Az’ derler.Yani canı yetersiz.Hayal dünyası sığ, zihni dar,gönlü küçük.</p>
<p>Düzen insanın hoşuna gidiyor.İnsan düzen ile ‘Oynaşabiliyor’.</p>
<p>Gereksiz düşünceler.Düşündüklerim gereksiz olmamalı diye düşünüyorum.Boşluk Baş döndürüyor</p>
<p>Zaman, Zaman, Zamanü<br />
Geçiyor Zaman<br />
Bir bir eriyor günler<br />
Tükeniyor ömrüm ş.98</p>
<p>İnsanoğlu neyi bekliyor? İnsanoğlu ne istiyor? Ş. 93</p>
<p>“Bir tanışmadan ne çıkar?Bir tanışmadan neler çıkmadı ki” erçoban</p>
<p>Babam aradı konuştuk</p>
<p>Yalanlar havada uçuşuyor.İnanmayı özledim ş.90</p>
<p>İnsan zamanın geçmesini niye bekler ki</p>
<p>Akıl bizi aydınlatan fenere benziyor.Bir nevi yansıtıcı.Akılda ne varsa onu kullanıyor.Kafadaki veri ne ise onu yansıtıyor.</p>
<p>Beni ne etkilemeli?</p>
<p>Devirler açılıp, devirler kapanıyor.</p>
<p>Ağzından önce dumanSonra alevler fışkırdı ş.88</p>
<p>Dikkat üzerine yaptığım hatalar</p>
<p>Ne nedir? Ne ne değildir?</p>
<p>Konuşulacak malzeme.</p>
<p>Şimdi nereye gidiyor zaman?Zaman neyi taşıyor, neyi götürüyor bizden.</p>
<p>Büyüklere saygı.</p>
<p>‘moda’ göre hafıza</p>
<p>Hafıza verir ama nasıl?</p>
<p>Mod’a göre hafıza.</p>
<p>Amaç ?</p>
<p>Beylik cümleler kurmamak</p>
<p>Uyum;oryantasyon</p>
<p>İnsanın zamanın ve günlerin geçmesini niye bekleri ki</p>
<p>Özne olabilmek ş.81</p>
<p>Ben özneyim, nesne değil</p>
<p>Dikkatli ve titiz galiba bu bana çok yakışmıyor</p>
<p>Zamanı tüketmek için fiziği tüketmek.</p>
<p>Zamanı harcamak için fiziği kullanmak, biyolojimizi kullanmak.Örneğin zamanın geçmesi için yemek, yemek.</p>
<p>Düşünmek için olması gereken malzeme.</p>
<p>İnsan her ne durumda olursa nedir? İnsan her ne durumda olursa nedir? Sorularımı iki defa veya defalarca yazmak hoşuma gidiyor</p>
<p>İnsan neye tutunmaya çalışıyor</p>
<p>Ömür ömür dediğinÖmür ömür dediğin ş.78</p>
<p>“Gözlerin doğuyor gecelerime”</p>
<p>Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece</p>
<p>İnsan kendine bir hedef belirliyor ve bu hedefe ulaştığı zaman seviniyor.Tahminim bu insanın tabiatında var.Normal yani. Ş.74</p>
<p>Hafızanın karakteri.</p>
<p>Şimdi Gökyüzü ş.73</p>
<p>Dişim ağrıyor</p>
<p>Dişim bana ızdırap oluyor ş.71</p>
<p>Kafayı boşluğa düşürmek.Belki insan için gerekiyor hele bazen.</p>
<p>Saçma düşünceler gelebilir, olabilir,ama bunların hayatımızı saçma haline getirmesine izin vermemeliyiz. Ş.71</p>
<p>Mücadele etmesini öğrenmeliyiz.</p>
<p>Bir insanın aynaya bakması.</p>
<p>Geleceği bugünden yaşamaktan korkmak.Bir insanın aynaya bakması</p>
<p>Aklı boşlukta asılı bırakmak.Aklı boşlukta asılı bırakmak.</p>
<p>Düşünceyi serbest bırakmak.</p>
<p>“ne iş yaptığımı bilsem yorulmayacağımda ne iş yaptığımı bilmiyorum” gökhan</p>
<p>‘sürdürülebilir’ ilişkilerin niteliği nedir?</p>
<p>Düşünceyi kontrollü bırakmak.düşünceyi kontrollü salmak.</p>
<p>İnsan zamanın geçmesini beklemekle neyi bekliyor? Ş.66</p>
<p>Öğrenmede ‘özdeşleştirme’ tekniği.</p>
<p>Müziğin insan bünyesi üzerinde hakimiyet kurması.</p>
<p>“ İdare edemeyiz.Sesini duymassam ölürüm” yeni askere gelmiş 80 doğumlu bir genç</p>
<p>Halkımı görüyorum.İnsanımı görüyorum. Ş.61</p>
<p>‘Duyarlı’ insanlar görüyorum.Bu insanlığımı arttırıyor.</p>
<p>KATILMAK.KATILMAK</p>
<p>Ne nedir? Ne nedir? Ne nedir? Ş.54</p>
<p>Zaman ve Mekan neyi ifade ediyor.</p>
<p>Tepki almak için etkide bulunmak ne kadar insani bir yöntem.</p>
<p>İnsan ilişkileri;Asıl zenginlik bu değil mi? Ş.47</p>
<p>İnsan olmanın yolu nerden geçiyor.’Ben’ bir duvar mıdır bu yolun önünde</p>
<p>Düşünmek istiyorum ama malzemem yok hayal dünyam sığ.</p>
<p>Düzen saçmada olsa insanın hoşuna gidebiliyor.</p>
<p>İnsan kendi iradesiyle yaptığı bir edimden dolayı neden yakınır ki? Ş.46</p>
<p>Kirlenmiş duyargalar.</p>
<p>“Ye kürküm Ye” mantığı ne kadar insani ve anlamlı. Bu mantık işlemiş içimize. Ş.45</p>
<p>Nedir özgürlük dediğimiz? Nedir özgürlük dediğimiz?</p>
<p>Türk halkı ‘görsel metaryal’i çok seviyor ve bilgilenmede kolay bir yol olarak tercih ediyor.Görsel metaryalle düşünen bir halkız.Aklımız;gördüklerimiz</p>
<p>Aklım;gördüklerimGörüyorum ;öyleyse düşünüyorum ş. 39</p>
<p>Müzik neyi kanatıyor ş.09</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
