<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>yari-yariya &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/yari-yariya/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "yari-yariya"</description>
	<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 17:50:57 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[~ Yarı Yarı'ya ~ ]]></title>
<link>http://cennetcicegi.wordpress.com/?p=16</link>
<pubDate>Thu, 28 Feb 2008 18:30:58 +0000</pubDate>
<dc:creator>CeNNeT ÇiÇeĞi</dc:creator>
<guid>http://cennetcicegi.wordpress.com/?p=16</guid>
<description><![CDATA[Bir günün;
Yarısı gündüz, yarısı gece..
Gecenin;
Yarısı yıldızlı, yarısı karanlık;
G]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<h5 align="left"><font color="#060606">Bir günün;<br />
Yarısı gündüz, yarısı gece..</p>
<p>Gecenin;<br />
Yarısı yıldızlı, yarısı karanlık;</p>
<p>Gündüzün;<br />
Yarısı güneşli, yarısı bulutlu... </font></h5>
<h5 align="left"><font color="#060606"><!--more--></p>
<p>Dünyanın;<br />
Yarısı kara, yarısı deniz..</p>
<p>Karanın;<br />
Yarısı kaya, yarısı toprak;</p>
<p>Toprağın;<br />
Yarısı mümbit, yarısı çorak...</p>
<p>Senenin;<br />
Yarısı yaz, yarısı kış...</p>
<p>Yazın;<br />
Yarısı ferah, yarısı kurak</p>
<p>Kışın;<br />
Yarısı ılık, yarısı "donak"</p>
<p>Bir ömrün;<br />
Yarısı gençlik, yarısı ihtiyarlık..</p>
<p>Gençliğin;<br />
Yarısı yetişkinlik, yarısı çocukluk;</p>
<p>Yetişkinliğin;<br />
Yarısı başarı, yarısı başarısızlık...</p>
<p>Çocukluğun;<br />
Yarısı kahkaha, yarısı gözyaşı..</p>
<p>İhtiyarlığın;<br />
Yarısı muhabbet, yarısı hastalık...</p>
<p>Her şeyin;<br />
Yarısı beyaz, yarısı siyah; yarısı sıcak, yarısı soğuk.. Yarısı iyi, yarısı kötü; yarısı uzun, yarısı kısa..</p>
<p>Böyle iken;<br />
Nasıl beklersin, her günün neşe içinde geçmesini?<br />
Nasıl umarsın ki; hiç, başın bile ağrımasın?..</p>
<p>Her şeyi çözer zaman merak etme!<br />
Senin de hayatın dupduru, süt liman olmayacak.<br />
Gözyaşı dökecek sonra güleceksin; dertlenip çare bulacaksın; hastalanacak ardından şifaya kavuşacaksın..</p>
<p>Ve hatta öleceksin doğduğun gibi ve öldüğün gibi dirileceksin!<br />
Bunlar olacak.. Ama ne kadar olacak, ne zaman olacak bilmiyoruz.</p>
<p>Bazı insanlar başında mutlu oluyor hayatlarının, bazı insanlar sonunda veya ortasında.<br />
Bazısı içinde yaşıyor mahkûmiyeti, bazısı dışında..</p>
<p>Bilmemiz gereken şu ki;</p>
<p>Sadece biz değiliz dertli, kederli.. Sadece gördüklerimiz değil neşeli, mutlu..<br />
Herkes bir imtihan içinde..</p>
<p>Herkesin soruları farklı veya benzer sorular farklı zamanlarda geliyor insanların önüne...</p>
<p>Zaten başkası lazım değil ki bize;<br />
Başkasının sorusundan not verilmeyecek yani bize!</p>
<p>Evet, gece olabilir şu anda senin için.<br />
Fakat beklersen, güneş doğacak!..</p>
<p>Senin bilmen gereken ve benim bilmem gereken; günün yarısı gündüz, yarısı gece... Dünyanın yarısı kara, yarısı deniz... Yılın yarısı yaz, yarısı kış...<br />
Ömrün; yarısı gençlik, yarısı ihtiyarlık... Çocukluğun yarısı kahkaha, yarısı gözyaşı... İhtiyarlığın; yarısı muhabbet, yarısı hastalık...</p>
<p>Sonu olan bir dünyada olduğumuz halde;<br />
Nasıl bekleriz ki mutluluklarımızın sonsuz olmasını...<br />
..veya neden korkarız ki, kederlerimizin sonsuz olacağından?..</p>
<p>Muammer Erkul</font></h5>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
