<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>yazilarim &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/yazilarim/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "yazilarim"</description>
	<pubDate>Sat, 19 Jul 2008 15:24:11 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[4. Geleneksel Akyurt Şantiye Bayramı]]></title>
<link>http://kokonur.wordpress.com/?p=52</link>
<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 13:03:50 +0000</pubDate>
<dc:creator>ufukgazetesi</dc:creator>
<guid>http://kokonur.wordpress.com/?p=52</guid>
<description><![CDATA[Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş taşarak defalarca onarım görecek olan logarı göste]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[caption id="attachment_53" align="aligncenter" width="300" caption="Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş taşarak defalarca onarım görecek olan logarı gösteriyor."]<a href="http://kokonur.files.wordpress.com/2008/07/akyurt-belediye-baskani-gultekin-ayantasdfgdg.jpg"><img src="http://kokonur.wordpress.com/files/2008/07/akyurt-belediye-baskani-gultekin-ayantasdfgdg.jpg?w=300" alt="Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş taşarak defalarca onarım görecek olan logarı gösteriyor." width="300" height="263" class="size-medium wp-image-53" /></a>[/caption]<br />
Şenliklerin, çeşitli etkinliklerin geleneksel hale geldiği günümüzde “şantiye gibi” olmakta gelenesekselleşti. Bu gizli bir kutlama şimdilik; şantiye halinden memnun olanlar bu kutlamayı bir güne değil, yılın 365 gününe yaymış durumdalar ve koskoca bir 4 yılıda geride bırakmışız...<br />
<!--more--><br />
“Şantiye gibilik” hallerinde bazen nezaket gereği şu tabela asılır; “Çevreye vermiş olduğumuz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz, asfaltınız, doğalgazınız... hayırlı olsun... Filanca FALAN, Falanca Belediye Başkanı.” O kadar nazikler ki, 4 yıldır rahatsız ediyorlar. Bazen de bu yazıyı asmazlar ama biz biliriz ki; kesinlikle rahatsız ettiklerinin farkındalardır.</p>
<p>Biraz sabredin değerli AKYURTLULAR.</p>
<p>4 yıldır bitirilemeyen, sürekli yenilenen, altyapı çalışmaları elbet birgün bitecek, doğalgaz kaçakları elbet bir gün sona erecek, bozulmayan, çökmeyen asfalt emin olun ki birgün icat edilecek... Akyurt için yerli, yabancı tüm uzmanlar büyük bir titizlikle, çökmeyen, bozulmayan asfalt icat etmek için çalışıyor, taşmayan kanalizasyon borularının yapımı için ise son aşamaya gelindi. Biraz  daha sabredin! Hem 4 yıl önce, ne asfaltınız, ne kanalizasyonunuz, ne de doğalgazınız vardı, şikayet etmekte haklı değilsiniz ki!</p>
<p>Bu arada ilçede yürürken asfaltın içine gömülmüş kamyon, seyir halindeyken yolun altında kalan araç görürseniz şaşırmayın! Uzmanlar olası ihtimaller üzerine deney yapıyorlardır!<br />
Ciddi anlamda birkaç kez dile getirdiğimiz gibi daha önce yapılan çalışmalar tekrar tekrar yapıldı. Bunda gerekli fizibilite çalışmalarının yapılmamasının yanısıra, titiz çalışmamanın da payı bulunuyor. Ayrıca üst üste yapılan “hatalar” bir hata olmaktan da çıkmış durumda... Çünkü 4 yıldır aynı şeyleri yaşıyoruz, çalışma tamamlanıyor, aradan 2 ay geçmeden çalışma bozuluyor, ya doğalgaz unutuluyor, ya telefon, ya elektrik hattı unutuluyor, ya yanlış çalışma yapılıyor, yada yapılan çalışma bozulduğundan dolayı yenilenmesi gerekiyor. Bütün bunlar çalışmaların bir hata olmaktan öteye geçmesine neden oluyor! Diğer taraftan bu çalışmaların “Akyurt’un 50 yıllık geleceğinin düşünülerek yapılıyor” olması da bir komedi unsuru olarak, bizleri güldürmeye yetiyor.</p>
<p>Akyurt’un çehresinin değişmesi için, bordür, kilit taşı, kaldırım çalışmaları büyük önem taşıyor. Bizler bir yandan bu çalışmalar yürütülürken sevinmiş, bir yandan da çeşitli spekülasyonlar üzerine durmuştuk. Şöyle Akyurt’un yollarına çıkıp bir yürüyelim, birkaç ay öncesini gözümüzde canlandıralım, bozulan, bozulmayan, yenilenen çalışmalara bakalım... Eminim büyük bir çoğunluğumuz çok uzun süre geçmediği için süreci hatırlıyor olacaktır. Bence “şantiye hali” 5. geleneksel bayramı da hak ediyor. Ya sizce?</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Maskeler..]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=43</link>
<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 06:26:51 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=43</guid>
<description><![CDATA[Neyi gizlemek icindir maskeler? Yuzu mu? Kimligi mi? İfadeyi mi?Yoksa ifade edilemeyeni mi? İster ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Neyi gizlemek icindir maskeler? Yuzu mu? Kimligi mi? İfadeyi mi?Yoksa ifade edilemeyeni mi? İster tahtadan olsun, isterse hayvan kabuklari veya hasirdan, maskelerin uc onemli isleve sahip oldugusoylenir: saklamak, degisik gorunus vermek ve korkutmak. Demirden bir maskeye hapsedilen Gunes İmparator'un drami ile Operadaki Hayalet'in maskesine asik olan kadinin romansi arasinda bir yerlerde sanki sorunun cevabi...</p>
<p>Gizlenmek cogu zaman dogada ve kulturde akillica bir davranistir.Canlinin yasamini uzatir, onu tehlikelerden korur. Degisik gorunus kazanabilmekse apayri ve daha onemli bir kaygidir. Tabii ismini degistirmek kadar kolay degildir baska birinin Yuzunun ardina saklanmak. Kucuk bir dusuncesizlik tum gizemi bozabilir. Artik ne yaratilmak istenen korku kalir sahnede ne de gizemli goruntu. Seyircilerin cogu guler bu durumda. cok kucuk bir azinlik ise paylastiklari utanci ve caresizligi alarak Yanlarina sessizce terkederler salonu. Ancak onlar o adini bilemeyeceginiz, asla ulasamayacaginiz insanlar anlayabilirler,bugunlerde bir adi maskeyi tasiyabilmenin bile cok zor oldugunu.</p>
<p><strong>cok zor degil mi?...</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[“Ey Habibim,Benim için birbirini sevenleri müjdele.!]]></title>
<link>http://islamisite.wordpress.com/?p=269</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 17:25:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>gulayozturk</dc:creator>
<guid>http://islamisite.wordpress.com/?p=269</guid>
<description><![CDATA[                
Yaratılışımızın gereği olan dostluk,Rabbimiz’in de Emridir.]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>                <img src="http://resim.cicoz.net/tvimg/gul_(Small).jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Yaratılışımızın gereği olan dostluk,Rabbimiz’in de Emridir..</p>
<p>Yüce Yaratıcı bizi,Kendisinden korkarak,yaratılış çizgimizi bozmamaya ve dolayışıyla da, “Sadıklarla beraberOlmaya çağırır”(Tövbe ,119)Efendimiz (s.a.v )söyle buyurur..</p>
<p>Allah’a yemin ederim ki,iman etmedikçe Cennete giremezsiniz,Birbirinizi sevmedikçe de kamil mü’min olamazsınız.<br />
Size bir şey söyleyeyim mi?onu yaptığınız takdirde birbirinizi Seversiniz.aranızda selamı yayınız ve hediyeleşiniz.”</p>
<p>Bu kudsi hadiste de,birbirlerini Allah için severek dost olanlar,Söyle müjdeleniyor..</p>
<p>“Ey Habibim,Benim için birbirini sevenleri müjdele.!Benim için birbirini ikramda bulunanları müjdele!Senin için birbirine itimat edip de dost olanların müjdele.Onlara Benim de muhabbetim tahakkuk etmiştir..Bende o kullarımdan razıyım”</p>
<p>Yine Resulullah (s.a.v.) “Allah için birbirini seven,hayatını böyle geçiren,ve bu hal üzere vefat edenlerin,hiçbir gölgenin bulunmadığı bir günde,Arşın gölgesinden gölgeleneceklerini” müjdeler..</p>
<p>Allah için birbirlerini seven dostların Ahiret alemleri öyle Nur,Huzur,ve mutluluk dolu olacak ki,bunu ancak Efendimiz (s.a.v) Anlatabilir..</p>
<p>“Kıyamet gününde,Arşı-i Ala’nın etrafına,kürsüler konacak..o kürsülere oturanların yüzleri,ayın ondördü gibi parlayacak.Diğer insanlar korku ve endise içinde çalkalanırken,Onlarda korku ve endişe olmayacak..Nebiler ve Şehitlerden olmadıkları halde,bütün iman ehli onlara imrenecek..Kürsüleri Nur,elbiseleri Nur,vücutları Nur..Yüzlerinin ışığından ay ve güneş olmadığı halde,Mahser yeri Pırıl-pırıl olmuş.</p>
<p>Ya Rabbi,bunlar kimlerdir.? “diye soracak Mahşer halkı..Onlar öyle kimseler ki,ayrı-ayrı memleketlerden uzak Şehirlerden Allah için bir araya gelip toplanırlar,sevişirler, Ve Allah’a zikrederler..Onlar ne birbirlerine haset ederler,ne buğuz ederler,ne kin Beslerler.. Allah’ın sevgisinde yok olmuşlardır ..İşte onlar,o kürsülerde oturanlar,Allah için birbirlerini sevenlerdır..""</p>
<p>Allah için birbirlerini sevenlere selam olsun.selam olsun</strong></p>
<p><strong></strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA["Allah yolunda Allah rızası için cemaat olun.Yoksa şeytana yem olursunuz,]]></title>
<link>http://islamisite.wordpress.com/?p=267</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 17:09:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>gulayozturk</dc:creator>
<guid>http://islamisite.wordpress.com/?p=267</guid>
<description><![CDATA[           
insanoğlunun,Adem (a.s)ile başlayan dünya üzerindeki hayatı,kıyametin ko]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>           <img src="http://img117.imageshack.us/img117/1459/big23ep5.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>insanoğlunun,Adem (a.s)ile başlayan dünya üzerindeki hayatı,kıyametin kopmasını ile sona erecektır..<br />
Allahu Teala,dünya hayatının son diliminde yaşayan insanlara son uyarıcısı göndermiştir..</p>
<p>O,son uyarıcı Hazret Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)Efendimizin üzerinde durduğu konuların bir tanesi,müslümanların birlik ve beraberlik içerisinde olmaları ve başlarında büyüklerini itaat etmeleridir...</p>
<p>Yüce Rabbimiz..-"ey iman edenler..! Allah'dan O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin..Hep birlikte Allahın ipine sımsıkı yapışın,sakın parçalanıp ayrılmayın"buyurmuştur..(Al-i İmran.102,103 )</p>
<p>"Allahın ipi "islam,Kur'an,Peygamber,Peygamber varisi imamlar,Alimler şekilde tefsir edilmiştir...</p>
<p>Hazret Peygamber zamanında ,O'nun etrafında toplandı müslümanlar...<br />
O'nun elinde tutup,bey'at yaptılar ve O'na itaat ettiler...Çünkü Yüce Mevlamız buyuruyor ki.." Allah'a ve Rasulüne itaat ediniz..! " (Al-i İmran ,32 )..</p>
<p>İtaat,severek ve inanarak söylenenleri kabul etmek,ve güçü yettiğince söylediği şekilde hareket etmek...</p>
<p>Bir müslüman ölümüne kadar itaat etmekle sorumludur..İslam itaat dinidir..</p>
<p>Kulluğun tadını ancak itaat ahlakıyla elde edilir..Bir müslüman ,Allah'a ,Rasulüne ve başındaki Peygamberin varisleri olan Alimlere itaat halinde bulunursa,bütün gününü ve gecesini ibadetle geçirmiş sevap alır...</p>
<p>Çünkü,bu konuda Allah'ın emrine her an itaat halinde bulunmaktadır.."Kim itaatten çıkar ve cemaatten ayrılır da sonra ölürse,cahiliyet ölümü üzere ölür. "buyuruyor Peygamberimiz..</p>
<p>Bu hadi-İ Şeriften anliyoruz ki,müslümanın diğer müslümanlarla birlik ve beraberlik içerisinde ve önlerinde bulunan imamlarına ve Alimlere itaat üzere yaşamalarını emretmektedir..</p>
<p>Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem )şeytanın her an mü'min avında olduğu,tek başına kalan kimsenin kalbine ve imanına sardırdığını haber veriyor...Ve ,sığınılacak kaleyi gösteriyor..</p>
<p>"Allah yolunda Allah rızası için cemaat olun.Yoksa şeytana yem olursunuz,İman selameti ile ölmek ve Cennete girmek isteyen kimse cemaata sarılsın.. "</p>
<p>Evet dostlar,bir kimse yaptığı işlerde Allah rızasını hedefe alır,ve beraber olduğu cemaate sımsıkı sarılırsa,onun kalbine şeytan taht kurmaz ..</p>
<p>Şeytanlaşmiş insanlar da O'nu (c.c.)yolundan ayıramaz.</p>
<p>Çünkü,onun destekçisi Allahu Teala'dır..</p>
<p>Mevla ile kalın dostlar</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Demek 30 trilyon harcandı :(]]></title>
<link>http://kokonur.wordpress.com/?p=17</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 16:26:23 +0000</pubDate>
<dc:creator>ufukgazetesi</dc:creator>
<guid>http://kokonur.wordpress.com/?p=17</guid>
<description><![CDATA[Akyurt Meydanda Akyurt FestivaliGeçtiğimiz gün Ankara Büyükşehir belediyesi tarafından ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>[caption id="attachment_18" align="alignleft" width="128" caption="Akyurt Meydanda Akyurt Festivali"]<a href="http://FileURL"><img src="http://kokonur.wordpress.com/files/2008/07/dscf6384.jpg?w=128" alt="Akyurt Meydanda Akyurt Festivali" width="128" height="96" class="size-thumbnail wp-image-18" /></a>[/caption]Geçtiğimiz gün Ankara Büyükşehir belediyesi tarafından "Akyurt Festivali" düzenlendi. Ankara Büyükşehir belediyesi tarafından her ilçede, ilçenin adının festival olduğu eğlenceler gerçekleştiriliyor. Başkan Gökçek'in burada yapmış olduğu bir konuşma dikkatimi çekti; "Akyurt'a 30 trilyon harcadık." sonrasında ise alkışlar, ben "30" rakamına bir anlam veremedim.<br />
<!--more--><br />
Umarım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı "30 trilyon" derken dili sürçmüştür, 3 trilyon filan demiştir, o da fazla aslında. Çünkü ben Akyurt'a Belediye tarafından gerçekleştirilen 30 trilyonluk bir yatırım göremiyorum. </p>
<p>Konuşmasına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek Akyurt'a yapılan yatırımlardan bahsetti, meydan düzenlemesinden, doğalgaz ve kaldırım çalışmalarından bahsetti. Ancak ben öyle düşünüyorum ki, 30 trilyon rakamının ortaya çıkmasında tekrar tekrar yapılan, kanalizasyon ve kaldırım çalışmalarında payı bulunuyor. Eğer kontrolsüz yapılan çalışmaların önüne geçilebilseydi bu rakam belki de yarı yarıya düşecekti. </p>
<p>Diğer taraftan festival adı altında düzenlenen eğlence, devlet kaynakları ile seçim propagandası yapıldığını da gösteriyor. Şayet etkinlikte konuşan iki isim Akyurt Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek yapmış oldukları çalışmaları seçim otobüsünden konuşuyormuşcasına aktardılar. </p>
<p>Bu nedenle bu organizasyonda benden sıfır not almayı başardı. Bir gazeteci olarak neler olup bittiğini görebilmek adına izlediğim eğlenceden ise hiçbir zevk alamadım. </p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yaklaşan yerel seçimler üzerine...]]></title>
<link>http://kokonur.wordpress.com/?p=6</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 15:34:17 +0000</pubDate>
<dc:creator>ufukgazetesi</dc:creator>
<guid>http://kokonur.wordpress.com/?p=6</guid>
<description><![CDATA[AKP&#8217;ye kapatılma davasının açılmasının ardından daha önce de dillendirilen Yerel Seç]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>AKP'ye kapatılma davasının açılmasının ardından daha önce de dillendirilen Yerel Seçimler şimdi daha fazla gündeme gelmiş durumda... Siyasi alandaki belirsizliğin hangi kola evrileceği henüz kestirilemiyor. Söz konusu istikrarsızlığın ise seçimler ile aşılacağı görüşü hakimken, Ağustos ayı içerisinde AKP'nin kapatılma davasının sonuçlandırılması ve eğer kapatılma gerçekleşirse erken seçime gidilmesi bekleniyor. Diğer kuvvetli ihtimal ise yerel seçimler ve genel seçimlerin bir arada yapılacak olması.Kapatma davası halk içerisinde akıl bulanıklığına neden olurken, bu alanda da belirsizlik söz konusu. Aslında en genel tanımıyla her zaman söylediğimiz gibi hayat şartlarının günden güne ağırlaştığı toplumumuzda siyaset oldukça uzak bir alan olarak halktan arasını açmış gözüküyor. Bu durum siyasiler üzerinde de etkisini gösteriyor, 8 ay gibi kısa bir süre kalmasına rağmen, yukarıda siyasi parti liderleri sert mesajlar geçerken tabanda sessiz bir bekleyiş var.<br />
<!--more--><br />
Bu sessiz bekleyişin birkaç nedeni var. Siyaset arenasında yer almak isteyen isimler belirsizlik hallerinde susmayı tercih ederler. Böylesi durumlarda onlar için en iyisi de budur. Bu nedenle ben bugün MHP'de veya AKP'de yer alanların kıskıvrak bir şekilde başka oluşumlar içerisinde yer alabileceğini düşünüyorum. Örneğin biz Abdüllatif Şener'i yakından takip ediyor, Şener ile ilgili kimi konulara ise yer veriyoruz. Şimdilik pek ihtimal göremesemde AKP rüzgarı gibi, "Yeni Oluşum Hareketi"de kıskıvrak biçimde liderliğe oturabilir. Kesin birşey söyleyemiyoruz, ancak asıl belirsizliğin nedeni düzen siyasetinin AKP'yi tam anlamıyla elinin tersiyle itmemiş olması. Aslında AKP'nin bir gecede yerle bir olması için bir çok neden yer alıyor. Ancak uluslararası alanda ve piyasadaki pazarlama yeteneği bu durumda bile belirsizliğin sürmesine neden oluyor. AKP denge siyasetini çok iyi bir şekilde yürütüyor, yeri geldiğinde Kasımpaşalılık yeri geldiğinde mazlum rolü oynanıyor. </p>
<p>Akyurt'ta bazı isimler seçim döneminde Şener'in yanında olabilir. Veya AKP'nin kapatılma ihtimalini göz önüne aldığımızda yine kurulacak olası parti de  mevcut taban korunmaya çalışılacak, Şener'e kaymaların önlenmesi için bir strateji belirlendiğini bile düşünüyorum. Çünkü Milli Görüş her seferinde tekrar tekrar dirilmeyi başardı, bunu kimi zaman dini kullanarak, kimi zaman ise uluslararası dengelerde konumunu istenildiği şekle dönüştürmesi ile sağladı.Yani şunu söylemeye çalışıyorum, ha Tayyip, ha Şener!</p>
<p>AKP’nin nasıl her seferinde ayakları üzerinde durduğunu çözen, daha doğrusu bilen muhalefet, rakibini karşısına alamıyor. Siyaset alan doldurma becerisidir, muhalefetin alanını zaten iktidar yeterince doldurmuştur. AB, ABD, IMF, Dünya Bankası, NATO, işin özü sermaye ile ciddi bir ilişki yaşayan AKP, diğer siyasilere alan açmıyor. “Halk kime oy veriyorsa onun gibi olalım.” düşüncesi yok olmayı daha da çabuklaştırıyor. CHP bunun için en güzel örnek. Kutuplaşmaysa, kutuplaşma, karşıya almaysa karşıya alma,siyaset budur! ”Temiz eller” veya “yumuşak eller” siyaseti nereye kadar gidebilir ki?</p>
<p>Siyaset “ben daha güzelim.”, “ben daha güzel kahve pişiririm.” konumuna gelmiş durumda, hepsi ABD’ye şirin gözükmeye çalışıyor. Kusura bakmayın ama bu alan o kadar kolay boşalacağa benzemiyor. Öyle olsaydı, bugünkü belirsizlik hali anında çözülür, AKP gözden çıkarılırdı. Demek ki, daha iyi kahve yapmak bir işe yaramıyor!</p>
<p>E bizim Akyurt’taki siyasiler yukarıdaki alan kapma yarışından oldukça gerideler. Nasıl olsa yerel seçimler genel seçimlere göre biraz daha boş geçiyor, siyasetçiler yerel seçimlerde siyasi görüşlerinden ve duruşlarından ziyade “şunu yapacağım, bunu yapacağım...” ile yetiniyor. </p>
<p>Ülke siyaseti adına düşünce bildirmekten kaçınan, siyaseti “.... yapacağız, söz...” ile bitiren adamlardan uzak durulmalı. Otursun bir derdini anlatsın bakalım, ülke nasıl yönetilirmiş, nerde yanlış yapılıyormuş, dünya görüşünü bir görelim!</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tayland O an]]></title>
<link>http://asukaki.wordpress.com/?p=22</link>
<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 11:19:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>asukaki</dc:creator>
<guid>http://asukaki.wordpress.com/?p=22</guid>
<description><![CDATA[
Fotoğraf Tayland&#8217;da çekildi. Vietnam Savaşı’nın ardından buraya göç eden ailelerin ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img116.imageshack.us/img116/574/46jt.jpg" alt="" width="461" height="311" /></p>
<p><strong><span style="color:#000000;">Fotoğraf Tayland'da çekildi. Vietnam Savaşı’nın ardından buraya göç eden ailelerin çocukları keyifle gülümsüyor objektiflere. Fotoğrafçı, ailelerinin zor bir yaşam sürdüğü bilgisini veriyor. Çıplak ayakları, bakımsız halleri de bunu doğruluyor ama gülen yüzleri ve gülümseyen gözleri, çocukların küçük şeylerle kısacık ‘o’ anlarda ne kadar mutlu olabildiğini gösteriyor. Belli ki ‘o’ anda kendilerine yönelen bir objektif, bu ufaklıkları bir hayli sevindiriyor</span></strong></p>
<p><strong>//////////////________________________</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[her sabah www.cinarradyo.com buluşalım]]></title>
<link>http://islamisite.wordpress.com/?p=250</link>
<pubDate>Mon, 14 Jul 2008 13:40:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>gulayozturk</dc:creator>
<guid>http://islamisite.wordpress.com/?p=250</guid>
<description><![CDATA[        
merhaba sevgili dostlar..
bir kaç gün ayrılık dan sonra yine beraberiz inşallah]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>        <img src="http://www.tarakligundemi.com/haber_imaj/karanfil.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>merhaba sevgili dostlar..</strong></p>
<p><strong>bir kaç gün ayrılık dan sonra yine beraberiz inşallah.</strong></p>
<p><strong>değerli kardeşler bildiğiniz gibi acizane sabahlar saat 11 de canlı yayındayim.</strong></p>
<p><strong>bazen aksilikler olabiliyor,bende kaynaklanan bir seyi değildir.</strong></p>
<p><strong>inanin ben masumummm:)</strong></p>
<p><strong>evet,inşallah bundan sonra tam 11 de görev !! başinda olacağım..</strong></p>
<p><strong>eğer cinar radyoya giremezsaniz ( yusuf kardeşim durmadan radyo kurçalayıp duruyor..inşallah daha güzel olur zamanla )</strong></p>
<p><strong>siz benim sayfalarım dan dinleyebilirsiniz sevgili dostlar..</strong></p>
<p><strong>bir kaç adres yazayım bakayım..</strong></p>
<p><a href="http://www.sevgialemi.blogcu.com"><strong>www.sevgialemi.blogcu.com</strong></a></p>
<p><a href="http://www.anguzelblogg.blogcu.com"><strong>www.anguzelblogg.blogcu.com</strong></a></p>
<p><a href="http://www.hicretehli.blogcu.com"><strong>www.hicretehli.blogcu.com</strong></a></p>
<p><a href="http://www.gonuldendamlalar.blogcu.com"><strong>www.gonuldendamlalar.blogcu.com</strong></a></p>
<p><strong>sevgilerimle..</strong></p>
<p><strong>Allaha emanet Olun</strong></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[BENİM BLOG SAYFAM]]></title>
<link>http://kocer.wordpress.com/?p=3</link>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2008 02:59:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>kocerbilisim</dc:creator>
<guid>http://kocer.wordpress.com/?p=3</guid>
<description><![CDATA[BENİM İLK BLOG SAYFAM BUDUR
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>BENİM İLK BLOG SAYFAM BUDUR</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ben Seni Sevdim mi?]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=34</link>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 10:02:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=34</guid>
<description><![CDATA[Ben seni sevdim mi?  Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime  oturttum seni
Aldim, oksadim  saçlarini, ö]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ben seni sevdim mi?  Sevdim, kime ne</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Tuttum, ta içime  oturttum seni</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Aldim, oksadim  saçlarini, öptüm</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Içtim yudum yudum  güzelligini</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ben seni sevdim mi?  Sevdim elbette</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Bendeydi özlemlerin  en korkuncu</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Çildirirdim sen ne  kadar uzaksan,</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ask degil, hiç  doymayan bir seydi bu</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ben seni sevdim mi?  Sevdim dogrusu</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Sevdikçe  tamamlandim, bütünlendim</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Biri vardi aglayan;  gecelerce</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Biri vardi sana  tutkun; o bendim</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ben seni sevdim mi?  Sevdim, en büyük</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">En solmayan güller  açti içimde</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ömrümü degerli kilan  bir seydin</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Sen benim bozbulanik  gençligimde</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ben seni sevdim mi?  Sevdim, öyle ya</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Bir çizgiye vardim  seninle beraber</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ve bir gün orada  yitirdim seni</p>
<p style="margin-left:25px;margin-top:5px;margin-bottom:5px;">Ben seni sevdim mi?  Sevdim, Ya sen beni?</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Belki.]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=33</link>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 09:52:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=33</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img213.imageshack.us/img213/3248/sitem10041qu9.jpg" alt="" width="390" height="500" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Senin icinde ben bitmis olsaydim]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=32</link>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 09:52:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=32</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img529.imageshack.us/img529/8972/sitem10042lq8.jpg" alt="" width="402" height="461" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kirildim ben her gidisinde]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=31</link>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 09:51:14 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=31</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img529.imageshack.us/img529/6/sitem10043qi8.jpg" alt="" width="408" height="550" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sen sevmesen ne cikar?]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=29</link>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 09:49:05 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=29</guid>
<description><![CDATA[
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://img237.imageshack.us/img237/9963/sitem10047on9.jpg" alt="" width="512" height="382" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ozlemek]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=28</link>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 06:42:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=28</guid>
<description><![CDATA[özlemek
Özlemek; sevmektir ilk once
Cunku sevmezsen ozlemessinki delicesine.
Özlemek; aglamaktir
]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>özlemek<br />
Özlemek; sevmektir ilk once<br />
Cunku sevmezsen ozlemessinki delicesine.<br />
Özlemek; aglamaktir<br />
Akan her gozyasinda anilari animsamaktir.<br />
Özlemek; uzaklara dalmaktir<br />
Cok uzaklara…<br />
Özlemek; umit etmektir<br />
Hayal etmek basarmanin yarisidir misali.<br />
Özlemek; saklamaktir<br />
Bazen yalnizligindan, bazen ise etrafindaki gereksiz kalabaliktan.<br />
Özlemek; haykirmaktir<br />
Sesin kisilircasina ozledim diye bagirmaktir.<br />
Özlemek; kizmaktir<br />
Bazen ozlemine neden olanlara, bazen ise kadere çaresizce.<br />
Özlemek; yanilmaktir<br />
Gece yarisi kalktiginda, herseyin bir ruya oldugunu anladiginda mesela.<br />
Özlemek; sabretmektir<br />
Usanmadan safagi gÖzlemektir<br />
Yillari, aylari, haftalari, gunleri, saatleri, dakikalari hatta saniyeleri kovalamaktir.<br />
Özlemek; yasamaktir<br />
Yalnizliga inat mucadele etmektir<br />
Özlemek; kavusmaktir<br />
Bir daha ayrilmayacasina… Hayal bile olsa...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tuzlu Kahve]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=27</link>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 06:40:29 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=27</guid>
<description><![CDATA[Kiza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gun pesinde o kadar
delikanli vardi ki&#8230; Part]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kiza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gun pesinde o kadar<br />
delikanli vardi ki... Partinin sonunda kizi kahve icmeye davet etti.<br />
Kiz parti boyu dikkatini cekmeyen oglanin davetine sasirdi ama tam bir<br />
kibarlik gosterisi yaparak kabul etti. Hemen kosedeki sirin kafeye oturdular.<br />
Delikanli oyle heyecanliydi ki, kalbinin carpmasindan konusamiyordu.<br />
Onun bu hali kizin da huzurunu kacirdi...</p>
<p>“Ben artik gideyim” demeye hazirlanirken, delikanli birden garsonu cagirdi.</p>
<p>“Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak icin.”</p>
<p>Yan masalardan bile saskin yuzler delikanliya bakti. Kahveye tuz! Delikanli<br />
kipkirmizi oldu utanctan ama tuzu kahvesine doktu ve icmeye basladi.</p>
<p>Kiz, merakla “Garip bir agiz tadiniz var.” dedi.. Delikanli anlatti: “cocukken<br />
deniz kenarinda yasardik. Hep deniz kenarinda ve denizde oynardim.<br />
Denizin tuzlu suyunun tadi agzimdan hic eksilmedi. Bu tatla buyudum ben.<br />
Bu tadi cok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadi<br />
dilimde hissetsem, cocuklugumu, deniz kenarindaki evimizi ve mutlu<br />
ailemi hatirliyorum... Annemle babam hala o deniz kenarinda oturuyorlar.<br />
Onlari ve evimi oyle ozluyorum ki...”</p>
<p>Bunlari soylerken gozleri nemlenmisti delikanlinin... Kiz dinlediklerinden<br />
cok duygulanmisti. İcini bu kadar samimi doken, evini, ailesini bu kadar<br />
ozleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmaliydi. Evini dusunen, evini<br />
arayan, evini sakinan biri... Ev duyusu olan biri... Kiz da konusmaya<br />
basladi. Onun da evi uzaklardaydi. cocuklugu gibi...</p>
<p>O da ailesini anlatti. cok sirin bir sohbet olmustu... Tatli ve sicak.<br />
Ve de bu sohbet oykumuzun harikulade guzel baslangici olmustu tabii...<br />
Bulusmaya devam ettiler ve her guzel oykude oldugu gibi, prenses,<br />
prensle evlendi. Ve de sonuna kadar cok mutlu yasadilar. Prenses<br />
ne zaman kahve yapsa prensine icine bir kasik tuz koydu, hayat boyu...<br />
Onun boyle sevdigini biliyordu cunku...</p>
<p>40 yil sonra, adam dunyaya veda etti. “olumumden sonra ac” diye<br />
bir mektup birakmisti sevgili karisina. soyle diyordu, satirlarinda: “Sevgilim,<br />
bir tanem. Lutfen beni affet. Butun hayatimizi bir yalan uzerine kurdugum<br />
icin beni affet. Sana hayatimda bir tek kere yalan soyledim.. Tuzlu kahvede.</p>
<p>İlk bulustugumuz gunu hatirliyor musun? oyle heyecanli ve gergindim ki,<br />
seker diyecekken ‘Tuz’ cikti agzimdan. Sen ve herkes bana bakarken,<br />
degistirmeye o kadar utandim ki, yalanla devam ettim. Bu yalanin bizim<br />
iliskimizin temeli olacagi hic aklima gelmemisti. Sana gercegi anlatmayi<br />
defalarca dusundum. Ama her defasinda korkudan vazgectim.<br />
simdi oluyorum ve artik korkmam icin hicbir sebep yok...</p>
<p>İste gercek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil bir tat.<br />
Ama seni tanidigim andan itibaren bu rezil kahveyi ictim.<br />
Hem de zerre pismanlik duymadan. Seninle olmak hayatimin<br />
en buyuk mutlulugu idi ve ben bu mutlulugu tuzlu kahveye borcluydum.<br />
Dunyaya bir daha gelsem, herseyi yeniden yasamak, seni yeniden<br />
tanimak ve butun hayatimi yeniden seninle gecirmek isterim,<br />
ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve icmek zorunda kalsam da...”</p>
<p>Yasli kadinin gozyaslari mektubu sirilsiklam islatti. Lafi acildiginda<br />
birgun biri, kadina “Tuzlu kahve nasil bir sey?” diye soracak oldu..</p>
<p>Gozleri nemlendi kadinin...<br />
cok tatli!.. dedi...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Ates ve su]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=26</link>
<pubDate>Fri, 11 Jul 2008 06:38:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=26</guid>
<description><![CDATA[Ates bir gun suyu gormus yuce daglarin ardinda
sevdalanmis onun deli dalgalarina.
Hircin hircin kaya]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ates bir gun suyu gormus yuce daglarin ardinda<br />
sevdalanmis onun deli dalgalarina.<br />
Hircin hircin kayalara vurusuna,<br />
yuregindeki duruluga<br />
Demis ki suya:<br />
Gel sevdalim ol,<br />
Hayatima anlam veren mucizem ol...</p>
<p>Su dayanamamis atesin gozlerindeki sicakliga<br />
al demis;<br />
Yuregim sana armagan...<br />
Sarilmis atesle su birbirlerine<br />
sikica, kopmamacasina...</p>
<p>Zamanla su, buhar olmaya,<br />
ates, kul olmaya baslamis.<br />
Ya kendisi yok olacakmis, ya aski...<br />
Bastan alinlarina yazilmis olan kaderi de<br />
yuregindeki kederi de<br />
alip gitmis uzak diyarlara su...</p>
<p>Ates kizmis, ates yakmis ormanlari...<br />
Aramis suyu diyarlar boyu,<br />
gunler boyu, geceler boyu<br />
Bir gun gelmis, suya varmis yolu<br />
Bakmis o duru gozlerine suyun,<br />
biraz kirgin, biraz hircin.</p>
<p>Ve o an anlamis;<br />
askin bazen gitmek oldugunu.<br />
Ama gitmenin yitirmek olmadigini....<br />
Ates durmus, susmus, sonmus askiyla.</p>
<p>İste o zamandan beridir ki:<br />
Ates sudan,<br />
su atesden kacar olmus..</p>
<p>Atesin yuregini sadece su,<br />
Suyun yuregini<br />
Sadece ates alir olmus...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kalbine bir yol]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=21</link>
<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 22:38:24 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=21</guid>
<description><![CDATA[Sensiz yasayamamam degil
Yalnizca denemek bile istemiyorum
Her gece seni dusluyorum
Bana elveda dedi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sensiz yasayamamam degil<br />
Yalnizca denemek bile istemiyorum<br />
Her gece seni dusluyorum<br />
Bana elveda dediginden beri<br />
Eger bu kadar aptal olmasaydim<br />
Su anda seninle birlikte olurdum<br />
Yapmak istemedigim birsey yok<br />
Eger sadece sunlari bilseydim<br />
Soylenecek sozleri<br />
Alinacak yollari<br />
Kalbine geri donebilecegim herseyi...<br />
Ne yapabilirim sana varabilmek icin<br />
Kalbine geri donebilmek icin<br />
Nasil bu kadar cilginlik oldu bilmiyorum<br />
Ama duzeltecek herseyi deneyecegim<br />
Cnku askin inanilmaz<br />
Sen hayatimdaki en guzel seysin<br />
Askimi kanitlamama izin ver<br />
Hissettiklerimi hissetmene izin ver<br />
Yemin ederim dunyalari verirdim<br />
Eger bana soyleseydin<br />
Soylenecek sozleri<br />
Alinacak yollari<br />
Kalbine geri donebilecegim herseyi...<br />
Ne yapabilirim sana varabilmek icin<br />
Kalbine geri donebilmek icin<br />
Bana bir sans daha ver<br />
Sana daha fazla sevgi verebilmem icin<br />
Cnku bu dunyada hic kimse sevemez seni benim sevdigim gibi<br />
Soyle bana<br />
Soylenecek sozleri<br />
Alinacak yollari<br />
Kalbine geri donebilecegim herseyi...<br />
Zamani geri dondurmek isterdim<br />
Seni tekrar benim yapabilmek icin<br />
Ve geri donebilecek birseyşer bulmak icin<br />
Dizlerimin uzerine coker ve yalvarirdim<br />
Sana geri donebilmek icin</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Sana yazdigim son satirlar]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=20</link>
<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 22:37:27 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=20</guid>
<description><![CDATA[Bu dinlediğim son şarkı bizim üstümüze söylenmiş. Kilit vurdum kalbime,
umutlarıma. Ne bund]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu dinlediğim son şarkı bizim üstümüze söylenmiş. Kilit vurdum kalbime,<br />
umutlarıma. Ne bundan böyle sevdaya dair bir şeyler beklenebilir yüreğimden ne<br />
de nefret edebilirim birinden Ben hamal değilim ki; hep kahrını taşıyım ömrün;<br />
Alın atık üzerimden hayata dair ne varsa. Alın sevdaya dair acıları, paylaşın<br />
aranızda...<br />
Sen sanıyorsun ki, kolay geliyor gidişin bana.. Arkanı döndüğün ilk andan<br />
gözlerim gülecek mi yeniden sanıyorsun? Söylesene! Sen ne sanıyorsun aşkı,<br />
sevgiyi, söylesene! Kolay olan, kaçmaksa, yalansa, vazgeçişse; ben zor olanı<br />
seçiyorum ve Seni Hala Seviyorum.<br />
Sen öyle san, farzet ki her şey çok kolay... Gittiğini sandığın sen, giderken<br />
bende kalanlarını, yani seni, yani aşkı, yani bizi alamayacaksın benden.... Geri<br />
vermeyeceğim onları, benim onlar, bana ait.<br />
Biliyor musun, acı olan asla gidişin değil.. Belki bir gün sevmeyi öğrendiğin de<br />
yanında ben olmayacağım.. Bir sabah gözlerini yeni doğan güne açtığında başkası<br />
olacak yatağında.. Benim içinse sadece "sen" var olacak baktığım her yerde... Ve<br />
işte ilk defa o gün sebepsiz ağlayacağım, o gün yaan yağmur gizlemeyecek<br />
gözyaşlarımı. Kim bilir belki de aynadaki hayalin ilk kez asacak suratını bana<br />
ve o sabah sensiz ve üşümüş uyanacağım!</p>
<p>Her şeyin bir bedeli var biliyorum ve bende bu bedeli ödüyorum. Ödediğim bedel<br />
sensizlik, yalnızlık, aşksızlık Oysa yüreğim her şeye rağmen mutlu olmanı<br />
diliyor....</p>
<p>Seni bulduğum yerden başlıyorum yürümeye.. Seni düşünüyor ve gecenin ayazında<br />
üşüyorum.. Veda bile etmeden gidişin geliyor aklıma, sadece susuyorum</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yuvarlanan bir sey.]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=19</link>
<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 22:37:07 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=19</guid>
<description><![CDATA[agir geliyormusum ona&#8230; tasiyamiyormus. affini isterim dedi ve gitti&#8230;
o da bana agirdi as]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>agir geliyormusum ona... tasiyamiyormus. affini isterim dedi ve gitti...<br />
o da bana agirdi aslinda<br />
ama hic bilemedi nasil yuklendigimi<br />
once midem sonra beynim sisti<br />
ve kalbim...<br />
dugumlendi<br />
duydugum en komik bahaneydi<br />
ama agir geldi<br />
onun yukunden daha da fazla<br />
tasiyamadim...<br />
yolumuz uzun ya da kisaydi<br />
ama biliyordum<br />
derin ucurumdu bir yanimiz<br />
ya yuruyecektik yuvarlanmayi goze ala ala<br />
ya da hic dusmeyecekmis gibi sarilacaktik birbirimize...<br />
ikisine de raziydim<br />
ben kaldim<br />
o gitti<br />
....<br />
yuvarlanan bir sey var asagi simdi<br />
acaba ne ki?..</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Saskin bir balik]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=18</link>
<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 22:36:01 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=18</guid>
<description><![CDATA[akvaryumda bir balik varmis. kendisi icin hazirlanmis plastik agaclarin, deniz kabuklarinin, cakil t]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>akvaryumda bir balik varmis. kendisi icin hazirlanmis plastik agaclarin, deniz kabuklarinin, cakil taslarinin arasinda dogmus. bildigi baska bir hayat olmadigindan onu cok severek yasarmis. her gun uc kez gokten yiyecek dokuluyormus. mutluymus..</p>
<p>bir gun yanina bir balik daha gelivermis. yeni gelenin renklerine asik olmus. etrafindaki her seyden daha cok sevmis onu. canliymis, hareket ediyormus, birlikte yuzuyorlar, saklanacak yeni kuytular kesfediyorlarmis. karinlarini birlikte doyuruyorlar, birlikte uyuyorlarmis.. onun renklerine, gozlerine asik olmus, surekli onu seyrederken buluyormus kendini bu balik.. yeni gelen de onu seviyormus. camdan akvaryumlarinin icinde mutlularmis.</p>
<p>bir gun balik uyanmis.. yaninda renkli baligi gorememis.. evvela telaslanmamis. dolanmaya baslamis. sus bitkilerinin aralarini kontrol etmis.. cakil taslarini kuyruguyla eselemis, deniz kabuklarinin icine girmis.. yok.. o gun aksama kadar beklemeye karar vermis.. nasilsa gelecektir, demis..</p>
<p>o gun yemegini yalniz yemis.. o gece yalniz uyumus. ertesi sabah gelecek, burnuyla onu durtecek sanmis.. sabah uyaninca su her zamankinden daha da sakinmis.. 3. gun artik yemek yemeyi kesmis.. umutlanmayi kesmis.. uyumayi kesmis.. ara sira akvaryumun icinde dolanip duruyor, basini cama carptikca da yalnizligini hissediyormus..</p>
<p>akvaryumdan nefret etmeye baslamis. deniz kabuklarinin, plastik bitkilerin, cakil taslarinin yakinindan gecmez olmus. onun zaten hicbir sey bilmeden yasadigi bu hayata ikinci bir kisiyi once sokup sonra da onu cikardiklari icin tanimadigi, bilmedigi her seye ofkeliymis..</p>
<p>merak ediyormus balik.. bir gun yeniden cikip geldiginde acaba bu hayattan tamamen nefret mi etmis olacagim.. ve kiziyormus o baliga, bu kadar aci verecektiyse, niye gitmeden evvel anlatmadin bana butun bunlari, niye aglamama izin vermedin, niye simdi ikide bir de dolanip duran ve basini camdan bir akvaryuma carpan saskin bir baligim ben?</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Soguk Alginligi gibidir ayrilik.]]></title>
<link>http://mystb.wordpress.com/?p=17</link>
<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 22:35:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>Burak Sonmez</dc:creator>
<guid>http://mystb.wordpress.com/?p=17</guid>
<description><![CDATA[nasil usuttugunde ilac alsan da, almasan da bir hafta surer ya toparlanman, bu da aynen oyledir. alk]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>nasil usuttugunde ilac alsan da, almasan da bir hafta surer ya toparlanman, bu da aynen oyledir. alkol, arkadas terapisi, aglamak gibi yontemler sendromun sadece semptomlarini azaltir, suresini asla kisaltmaz.</p>
<p>ayrilik tipki soguk alginligi gibidir. ne kadar kalin giyinirsen giyin, ne kadar vitamin alirsan al, gelir bulur bu illet seni. ayrilik da oyledir; sen istedigin kadar kuralina gore oyna, o seni en olmayacak zamanda gelir bulur.</p>
<p>evet, feci bir sekilde soguk alginligina benzer ayrilik. cunku her soguk alginligindan sonra bunyen daha bir direnc kazanir, bagisiklik sistemin daha dayanikli olur. tipki her ayriliktan sonra kalbinin daha sert, beyninin daha secici, daha temkinli olmasi gibi.</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
