<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>yonetim &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/yonetim/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "yonetim"</description>
	<pubDate>Wed, 14 May 2008 15:42:58 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[PKK'nın yönetim şeması nasıl?]]></title>
<link>http://skyturkvngenc.wordpress.com/?p=646</link>
<pubDate>Tue, 13 May 2008 12:00:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>skyturkvngenc</dc:creator>
<guid>http://skyturkvngenc.wordpress.com/?p=646</guid>
<description><![CDATA[Terör örgütü PKK’nın bir devlet modeli geliştirdiği belirlendi. Kendince hiyerarşik bir si]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Terör örgütü PKK’nın bir devlet modeli geliştirdiği belirlendi. Kendince hiyerarşik bir sistem geliştiren terör örgütünün model olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kopya ettiği ortaya çıktı. </strong></p>
<p>Emniyet birimleri tarafından deşifre edilen bu sisteme göre, örgütün planladığı yapılanmanın başına koyduğu erkler neredeyse Türkiye’deki ile tıpatıp aynı. Mayıs 2007’de kurulan Kürdistan Topluluklar Birliği (Koma Civaken Kürdistan -KCK) çatısı altında yeniden şekillenen terör örgütünün, “yasama, yürütme, yargı” gibi erkleri kurduğu ortaya çıkan yapılanmadan anlaşılıyor. Söz konusu yeni yapılanmada KCK, en tepede yer alıyor. Ancak her zaman etkili olan üçlü güç ise onun altında; çünkü yürütme erki ile önderlik komitesi eşit düzeyde kabul ediliyor. Bu şemaya göre İmralı’da hakkında verilen hapis cezasını çekmekte olan örgüt elebaşı Abdullah Öcalan’ın, yürütmede tek isim olduğu görülüyor. KCK Başkanı olarak zikredilen terörist Murat Karayılan’ın yasama, yürütme ve yargının altında kendi başına karar alamayan ve harekete geçemeyen biri olduğu anlaşılıyor.</p>
<p>Bahsi geçen şemada yürütmenin içinde sözde yürütme konsey başkanı ile dört kişiden oluşan başkan yardımcıları (sol Alevi kadro) bulunuyor. Bu yapının emrinde ise 30 kişilik yürütme konseyi ile bunlara bağlı başka alanlar var. Söz konusu alanlar terör örgütünün A’dan Z’ye bütün birimlerini içine alıyor. Şemada yargı tek başına ele alınıyor. Bu daha çok yargılama işine bakıyor ve cezaları veren kurum olarak değerlendiriliyor. Yargının altında herhangi bir yapı bulunmuyor.</p>
<p>Yasama ise Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) ile eşit tutuluyor. Bu yapının başkanlığını yurtdışında yaşayan Zübeyir Aydar yapıyor. Yasamanın altında başkan, dört başkan yardımcısı ile başkanlık divan üyeleri ve genel kurul kademeleri yer alıyor.</p>
<p><strong>YÜRÜTME HER ŞEYİN ÜSTÜNDE</strong></p>
<p>KCK yapılanmasında yürütme her şey anlamına geliyor. Alanlar olarak belirlenen bölüm ise beşe ayrılmış: İdeolojik alan, halk savunma alanı, kadın alanı, sosyal ve siyasal alan. İdeolojik alan propaganda yapmaktan sorumlu bir birim. Bilim aydınlanma komitesi, kültür komitesi, basın yayın, PKK inşa komitesi ve PAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi) bu birime bağlı olarak çalışıyor. PKK burada, silahlı bir güç olarak görülmekten çok eğitim ve propaganda birimi olarak değerlendiriliyor. Ayrıca PKK bilinenin aksine terör örgüt şeması içinde 15’inci sırada yer alan bir birim hüviyetinde nitelendiriliyor.</p>
<p>Örgütün silahlı olan kesimi, halk savunma alanı içinde zikrediliyor. Bu alanın başında Halk Savunma Güçleri (HPG) sözde komutanlığı bulunuyor. Hiyerarşik yapı sırasıyla 41 kişiden oluşan HPG Meclisi, 5 kişilik ana karargâh komutanlığı, 11 kişiden oluşan HPG Komuta Konseyi ve kol komutanlıkları şeklinde yer alıyor. Komutanlıklara bağlı birimler ise akademiler komutanlığı, öz savunma güçleri, özel kuvvetler ve YJA-STAR (Özgür Kadın Birlikleri) adlarıyla tanımlanıyor. Bütün bu birimlerin başındaki isim Suriyeli Dr. Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin. HPG’ye bağlı savunma alanları ise kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayrılmış durumda. Bu iki birim de kendi içinde 3 saha ve 19 alana bölüştürülmüş bulunuyor.</p>
<p>Kadın alan merkezi tamamen kadınlardan oluşan birimleri kapsıyor. Canlı bombaların hazırlanmasında ve örgüt propagandasında bu alan en aktif şekilde kullanılıyor. KJB (Koma Jina Bilind - Yüksek Kadınlar Topluluğu), PAJK (Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi), YJA (Özgür Kadın Birliği) Jina Civan (Genç Kadınlar Örgütlenmesi) ve YJA-STAR bu alana bağlı çalışıyor. Terör örgütünün devlet şemasında sosyal alan merkezi ise sosyal komite, halk sağlığı komitesi, dil ve eğitim komitesi, özgür yurttaşlık koordinasyonu, ekonomi ve maliye komitesi şeklinde sıralanıyor.</p>
<p>Gençlik örgütlenmesine bakan bu birim Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Avrupa’daki gençleri örgüte kazandırmayı hedefliyor. Daha çok üniversite öğrencilerinden oluşan bu yapı, aynı zamanda öğrencileri kitlesel eylemlerde de kullanıyor. Militan eğitimi ise dağlarda değil şehirlerde veriliyor. Bu yapıyı Türkiye’de YDGH (Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi), İran’da TCD, Irak’ta TCM, Suriye’de TCA gibi isimlerle anılan talebe cemiyetleri temsil ediyor. Avrupa’daki gençlik yapılanmasının adının Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) olduğu belirtiliyor.</p>
<p><strong>PKK’NIN ALEVİ VE YEZİDİ YAPILANMASI DA VAR</strong></p>
<p>Terör örgütünün şemasında en dikkat çeken kısım ise siyasal alan merkezi. Bu birimde yer alan yapılanmalar oldukça ilginç. Azınlık ve inanç grupları komitesi, hukuk komitesi, dış ilişkiler komitesi, ekoloji ve yerel yönetimler komitesi bunlardan sadece birkaçı. Dış ilişkiler komitesi bünyesinde Avrupa Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK), Kürt Yezidiler Birliği, Kürt Aleviler Birliği, Kürdistan Hukukçular Birliği, Kürt Sanatçılar Birliği, Kürdistan İmamlar Birliği, Kürdistan İşçiler Birliği, Kürdistan Yazarlar Birliği, Kürdistan Kadınlar Birliği ile Avrupa Kürt Dernekleri Federasyonu (KON-KURD) gibi birimler yer alıyor. Bütün bunlar Avrupa’da yasal olarak faaliyet yürüten yapılanmalar şeklinde zikrediliyor. Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komitesi bünyesinde Türkiye’de faaliyet yürüten Demokratik Kuruluş Birliği (DKB), İran’da bulunan Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Irak’ta seçime dahi giren Demokratik Çözüm Partisi (PÇDK) gibi oluşumlar yer alıyor.</p>
<p>Örgüt şemasında Avrupa’da faaliyet yürüten bütün federasyonlar KON-KURD’e bağlı olarak anılıyor. Avusturya Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KOM), Danimarka Kürt Dernekleri Federasyonu (FEY-KURD), Hollanda Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-KOM), İsveç Kürt Dernekleri Federasyonu (FKKS), Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu (YEK-KOM), Belçika Kürt Dernekleri Federasyonu (FEK-BEL), Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA), Britanya (İngiltere) Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-BİR), İsviçre Kürt Dernekleri Çatı Örgütü (FEKAR) söz konusu yapılanmada görülüyor.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[E-Ticaret]]></title>
<link>http://dataistanbul.wordpress.com/?p=4</link>
<pubDate>Fri, 11 Apr 2008 23:08:55 +0000</pubDate>
<dc:creator>dataistanbul</dc:creator>
<guid>http://dataistanbul.wordpress.com/?p=4</guid>
<description><![CDATA[Geleneksel pazarlama araçlarının önemini bilmekle birlikte, teknolojinin hızlı gelişimiyle g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Geleneksel pazarlama araçlarının önemini bilmekle birlikte, teknolojinin hızlı gelişimiyle günümüzde e-ticaretin ne kadar önemli bir konuma geldiğinin farkındayız. Teknoloji konusunda dünyayı biraz da geriden takip eden ülkemizde dahi, <strong>e-ticaret</strong> yoluyla elde edilen cirolar, bütün kurumların ilgisini bu alana çekmiştir.<br />
Satıcı açısından elektronik ticaretin en önemli avantajı ulaşılabilecek insan sayısının "sınırının", internet kullanıcı sayısı olmasıdır ki bu sayı, Avrupa'da 100 milyonu, Türkiye'de ise 7 milyonu geçmiştir.</span> <span>İnternet aracılığıyla hızla büyüyen, küreselleşen, katılanların sayısının her geçen gün arttığı <strong>e-pazaryerleri</strong>, satış işlemlerini hızlandırarak iş ve işlem sürelerini en kısa sürede ve en az giderle olabilecek en az süreye indirgemekte hatta çoğu kez ortadan kaldırmaktadır.</span></p>
<p><!--more--></p>
<p>Bu tür bir e-ortamda müşteri memnuniyetini karşılayabilmek en önemli husustur.  Çünkü müşteri bazı eski alışkanlıklarını bırakacak ve sizin sisteminize güvenerek bu iş türünü kullanacağından, bu platformda olacak en küçük bir kusur müşterinin e-pazaryerini kullanma isteğini o an derhal köreltecektir. Bunun sonucunda gerçekleşemeyen siparişin yanı sıra, sisteme olan güven ve şirket imajı zedelenecek, ayrıca şirket kaynakları boşa harcanmış olacaktır.</p>
<p><span>Tam müşteri memnuniyetinin yani başarıya ulaşmanın ise ancak iyi tasarlanmış ve ihtiyaçları karşılayabilmiş, en son bilişim teknolojileri ile desteklenmiş bir e-ticaret altyapısı sağlanabileceği açıktır.</span></p>
<p>Hazırladığımız anahtar teslim projelerle, her türlü kategoride ürününüzü satabileceğiniz, abonelik sistemiyle üye olan kullanıcılara özelleştirilmiş servisler sunabileceğiniz, kampanyalar düzenleyip duyurularını yapabileceğiniz, sadece sizin veya yetkilendirdiğiniz kullanıcıların erişimine açık olan yönetim panelinden her türlü ürün ve kullanıcı işlemlerini yapabileceğiniz, güvenliği uluslararası sertifikalar ve <strong>Data İstanbul </strong>güvenlik kodlamalarıyla sağlanan bir platforma sahip olacaksınız.</p>
<p>Türkiye' de 18 Milyon kişi internet bankacılığını kullanıyor. Bu durum E-Ticaretin öneminin ne kadar etkin olduğunu göstermektedir..</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Tönnies'in Cemaat Teorisi]]></title>
<link>http://rehabasogul.wordpress.com/?p=38</link>
<pubDate>Mon, 03 Mar 2008 18:06:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>Reha Başoğul</dc:creator>
<guid>http://rehabasogul.wordpress.com/?p=38</guid>
<description><![CDATA[Mesele itibariyle, &#8216;Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için mi vardır?&#8217; sorusunun çık]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Mesele itibariyle, 'Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için mi vardır?' sorusunun çıkış mantığını irdelemektir, kısa ve öz olarak... Açarsak; sosyolog Ferdinand Tönnies'in topluluk ve toplum başlıklı araştırmasında yer alan teoride, gelenekçi ve modern çizgilerin içinde kollektif bir birlikteliğin ne gibi şeylerden etkilendiği ve buna göre bu birlikteliği bozmamak için, model olarak bir insan figürü(prototip) tasvir etmek istemiştir. Bu tip insanlar arasındaki bağlılığı da kan, mekan, fikir ortaklıkları olmak üzere ayırt etmiş ve aralarındaki ilişkinin esasında, tamamen bütünseli korumak adına gerekli olan çıkar ilişkisini organik ya da psikolojik değil, mekanik bir düzenekle işlediğini savunur.</p>
<p>Araştırma başlığından da anlaşılacağı gibi, ortada bir toplum bir de topluluk vardır ve farklı nüanslardan oluşmuşlardır, topluma baktığında irade; yönetim, bilim, sanayi, ticaret, hukuk, gibi öğelerle varken, topluluklar; hobiler, rütin ev işleri, kendini gerçekleştirme, aile, din gibi öğelerle vardır ve topluluk ile toplumun birbirine zıt olarak davranması sözkonusudur ki sorunlar da bu çatışmadan ileri gelmektedir. Geleneksel ve modern toplumlar arasında ise bu farklar ve çatışmalar daha da barizdir...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bu sabah gelen mail  ...]]></title>
<link>http://hoodiastore.wordpress.com/?p=9</link>
<pubDate>Thu, 07 Feb 2008 23:07:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>ness1905</dc:creator>
<guid>http://hoodiastore.wordpress.com/?p=9</guid>
<description><![CDATA[Bu sabah bi mail geldi cok begendim Gani mujde yazmis&#8230; Herkes okusun istedim  ..
7,4 Yetmedi ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sabah bi mail geldi cok begendim Gani mujde yazmis... Herkes okusun istedim  ..</p>
<p class="EC_EC_MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3"><span style="font-size:12pt;">7,4 Yetmedi mi ?</span></font></p>
<p class="EC_EC_MsoNormal"><font color="navy" face="Arial" size="2"><span style="font-size:10pt;color:navy;font-family:Arial;"> </span></font></p>
<p class="EC_EC_MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3"><span style="font-size:12pt;">Bir hafta önce türban protestoların sırasında '7.4 yetmedi mi?' pankartınıaçan sevgili kardeşime seslenmek istiyorum bugün... 20 bin insanın acısıve cenazesi üzerine politika yapmaya kalkan 'o güzel insana' bir çiftsorum var. Ey mantosu uzun, aklı kısa kardeşim benim, 7.0 yetmedi mi?Senin okuduğun gazeteler yazdı mı bilmiyorum ama Amerika'nın, hani o gavurve Hıristiyan Amerika Birleşik Devletleri'nin, hani o Siyonistlerle işbirliği yaptığı için her yerde bayrağını yaktınız ABD'nin Los Angelesşehrinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem oldu bacım... Neredeyse bizimkine yakın bir deprem. Bizde ayni şiddetteki bir deprem 20bin kişi ölup, 20 bin kişi sakat kalırken, gavur, Hıristiyan ve Siyonistdostu Amerika'da sadece 2 kişiyaralandı güzel ablam. Şimdi türbanlı başınıellerinin arasına alıp düşünüyor musun, acaba?Sakarya gibi muhafazakar bir bölgede Allah binlerce Muslumanı öldürerekcezalandırıyorsa eğer, ve Siyonist dostlarına niye kıyak geçiyor?Seks shoplarıyla, porno filmleriyle tüm dünyaya 'seks', 'uyuşturucu' ve'günah' ihraç eden bu ülkenin Allah katında ayrıcalığı ne olabilir kigüzel annem?Oysa, adım gibi eminim Sakarya'da, Gölcük'te hayatlarını kaybedenlerinçoğu ölmeselerdi eğer sabah ezanı ile birlikte camilerin yolunututacaklardı. Üç aylarda oruç tutacak,Ramazan'da devrilmeyen minarelerinışıklarıyla birlikte senin ağzına adı bile yakışmayan Allah'ın adı ilebirlikte oruçlarını açacaklardı.E nooldu şimdi? 7.0 yetmedi mi güzel ninem? Eğer her coğrafya olayını, herdoğal afeti bilimin ve aklın süzgecinden geçirmeden böyle yorumlarsan buülkenin yarısı her deprem felaketinden sonra dinsiz olur güzel halakızım... Fay hattında 10 katlı binalara izin veren şapşal belediyecilikanlayısını, deniz kumundan inşaat yapan edebiyatçı muteahitleri, depremedayanıklı konut üretme çabalarını, hırsızları, uğursuzları bir kenarabırakıp her şeyi ilahi kudretin intikamı olarak açıklarsan bu deprem 10yıl sonra gene aramızdan binlerce 'dinsizi' alır gider güzel amca kızım..Beynin var mı bilmiyorum, betonların altında inleyerek can veren 20 bininsanı, kadını, çocuğu ve bebeği bir kalemde günahkar diye silip atan kuşbeynini türbanın altında görmek mümkün olamıyor cünkü, ama bence bu yazıyıoku ve bütün gece uyumadan düşün. Allah'ın kullarına böyle cezalar verebileceğini hala düşünüyorsan da gitHıristiyan ol... Çünkü senin bu mantığına göre Allah onları daha çokseviyor. 'Gavurlar' hem senden daha zengin, hem de evleri tepelerineyıkılmıyor.</span></font></p>
<p class="EC_EC_MsoNormal">&#160;</p>
<p class="EC_EC_MsoNormal"><font face="Times New Roman" size="3"><span style="font-size:12pt;">Gani MUJDE</span></font></p>
<p><font color="black" face="Times New Roman" size="3"><span style="font-size:12pt;color:black;"></p>
<p></span></font></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yeteneklerinize Odaklanın]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/08/10/yeteneklerinize-odaklanin/</link>
<pubDate>Fri, 10 Aug 2007 11:13:12 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/08/10/yeteneklerinize-odaklanin/</guid>
<description><![CDATA[Hepimiz bir şekilde zayıf olduğumuz noktalarda kendimizi geliştirmeyi isteriz. Zaman zaman kendi]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Hepimiz bir şekilde zayıf olduğumuz noktalarda kendimizi geliştirmeyi isteriz. Zaman zaman kendimizi yer bitiririz. Neden zayıf olduğumuz bir noktamız istediğimiz kadar kuvvetli bir noktamız haline dönüşmüyor diye...</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Pozitif Psikoloji ile son zamanlarda oldukça ilgilenmeye başladım. Özellikle bu akımı başlatan ve yayılmasına neden olan University of Penn profesörlerinden Martin Seligman’ın kitapları ve çalışmaları üzerinde kafa yoruyorum. Martin Seligman hayatta verimlilık, başarı ve mutluluk gibi olguları anlamamızı sağlayan kısıma pozitif psikoloji adını vermiş.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><!--[if !supportEmptyParas]--> <!--[endif]--></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Bu çalışmalardan bir tanesi ise başarılı olmak için kuvvetli olduğunuza inandığınız yönlerinizi ve yeteneklerinizi daha çok kullanıyor ve geliştiriyor olmanız gerektiğidir. Oysa yöneticiler genellikle çalışanların zayıf olduğu konularda kendilerini geliştirmelerini sağlamaya çalışır. İnsan Kaynakları uzmanları geliştirilmesi gereken alanlarda eğitim programları düzenler. Yani yeteneğimizin fazla olmadığı alanlarda güçlenmek için akıntıya kürek çekmeye çalışmak gibi bir şey bu. Ya da resim yapmaya yeteneği olmayan bir kişiye yağlı boya resim yaptırmak istemek gibi...</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><!--[if !supportEmptyParas]--> <!--[endif]--></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Geçenlerde çok yetenekli bir genç bana ‘geliştirmem gereken alanlar nelerdir?’ diye sordu. Kendisinin yeteri kadar başarılı olmadığına inanıyordu. Oysa gelecek vaad eden, tutkulu, enerji dolu, bilgili ve kapasitesi yüksek bir gençti. Tek yapması gereken daha fazla tecrübe sahibi olmaktı. Buda ancak zamanla mümkündü.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><!--[if !supportEmptyParas]--> <!--[endif]--></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Bana kalırsa kişinin başarılı olmak istediği alanda eğitim ve bilgi eksiği varsa, bu açığı kapatmasının en önemli yolu okumak, eğitim almak ve öğrenmekten geçer. Daha sonra bu öğrendiklerini uygulamaya koymadaki başarısı onu kariyerinde daha yüksek noktalara ulaştıracaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><!--[if !supportEmptyParas]--> <!--[endif]--></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Güçlü yanlarınızın ne olduğunu bilmiyorsanız ve öğrenmek isterseniz, ekteki <a href="http://www.authentichappiness.sas.upenn.edu/" target="_blank"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">VIA Signature Strengths Questionnaire</span></a> </span> <span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">size bu konuda yardımcı olacaktır. 240 soruluk bir test ama yaklaşık 15-20 dakikadan fazla zamanınızı almayacaktır. Kısaca insanın güçlü yanlarını anlaması için ‘Hayatta beni ne heyecanlandırır?’ sorusuna verilen cevabın önemli olduğunu söylüyor Seligman.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><!--[if !supportEmptyParas]--> <!--[endif]--></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">İş yerinizde yetenekli olduğunuz konularda her gün biraz daha fazla işler yapmayı deneyin. Ama bu yaptıklarınızın birbirinin aynısı değil sizi her gün biraz daha limitlerinizi zorlamaya teşvik edecek<span>  </span>nitelikte olmasına önem verin.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><!--[if !supportEmptyParas]--> <!--[endif]--></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Zayıf olduğunuzu düşündüğünüz yönlerinizi geliştirme çabasının olumlu olacağı muhakkak ama bu konularda kendinizi yiyip bitirmek yerine, kendinize fazla hoşlanmadığınız bu konularda daha yavaş hareket ettiğiniz için kızmamayı deneyin. Bir sene boyunca yeteneğiniz olan konularda daha çok çalışın. Sene sonunda neler hissettiğinizi düşünün ve nasıl gelişme gösterdiğinize bakın. Fark göreceğinize inanıyorum. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Bana kalırsa, bu metod bir alanda uzmanlaşmanıza da yardımcı olacağından, yükselen bir başarı grafiği çizmenize katkıda bulunacaktır.</span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[--]]></title>
<link>http://kesik.wordpress.com/2007/08/08/4/</link>
<pubDate>Wed, 08 Aug 2007 16:30:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>byhnvc</dc:creator>
<guid>http://kesik.wordpress.com/2007/08/08/4/</guid>
<description><![CDATA[Yayın hayatımızın başlamadan Kestik.Com &#8216; un üzerinde devam edeceğini bildirmekten kıv]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yayın hayatımızın başlamadan Kestik.Com ' un üzerinde devam edeceğini bildirmekten kıvanç duyarız ...</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Kur'ân Ahlakında Erkek Karakteri.]]></title>
<link>http://isoru.wordpress.com/2007/07/27/kuran-ahlakinda-erkek-karakteri/</link>
<pubDate>Fri, 27 Jul 2007 22:24:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>isoru</dc:creator>
<guid>http://isoru.wordpress.com/2007/07/27/kuran-ahlakinda-erkek-karakteri/</guid>
<description><![CDATA[Kuran ahlakının yaygın olarak yaşanmadığı bir toplumda insanların karakterini belirleyen ba]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.ankaraalperenocaklari.net/images/kuran.jpg" align="left" height="259" width="346" /><span style="text-decoration:underline;">Ku</span><span style="text-decoration:underline;">ran ahlakının yaygın olarak yaşanmadığı bir toplumda insanların karakterini belirleyen başka etkenler de vardır. Buna bir örnek olarak ‘erkek adam dediğin…’ diye başlayan anlayış verilebilir. Bu mantığa göre, erkek karakterinin ilk prensibi daima üstün olmaktı</span>r. Bu anlayışa sahip toplumdaki diğer etkenler de zaten erkeğin bu üstünlük iddiasını destekleyecek niteliktedir. <strong>Kısaca, bu ve buna benzer mantıkların sonuçları, gençleri gerçek anlamda sevgi, saygı, merhamet gibi üstün ahlaki özelliklerden uzaklaştırmaktadır.</strong> Tüm bunların yanında gençlere verilen eğitimin de önemli bir yeri vardır. Bu da zaman zaman haklı olanın değil güçlü olanın üstün olduğunu savunan, zayıf ve aciz insanların toplumdan silinmesini öngören, insanlara şefkatsizlik, acımazsızlık, çıkarcılık telkini yapan Darwinist öğretilerin gençlere sistematik olarak telkin edilmesidir.<br />
<!--more--><br />
<span style="text-decoration:underline;"><strong>En Güzel Örnek Peygamberlerimizdir</strong></span></p>
<p>Bir Müslümanın, tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için çaba göstermesi gereken kişiler peygamberlerimizdir. Rabbimiz, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)in güzel bir örnek olduğunu bir ayette şöyle bildirmektedir:</p>
<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır. </strong></span></span>(Ahzab Suresi, 21)</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>Peygamberimiz (sav)’i görmemiş olsak bile, Kuran ayetlerinden ve hadis-i şeriflerden,</strong></span><img src="http://img134.imageshack.us/img134/3928/ozel9fy5.gif" align="right" height="211" width="282" /><span style="text-decoration:underline;"><strong> güzel tavırlarını, konuşmalarını, gösterdiği güzel ahlakı tanıyabilir, ona benzemek, ahirette onunla yakın bir dost olabilmek için elimizden gelen çabayı en fazlasıyla gösterebiliriz.</strong> Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) gibi diğer peygamberler de, Allah’ın müminler için örnek kıldığı, Allah’ın razı olduğu kişilerdir. Allah, Yusuf Suresi’nde şöyle bildirmektedir:</p>
<p><span style="color:red;"><strong>Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır</strong></span>…</span> (Yusuf Suresi, 111)</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>Hz. Muhammed (sav)’in Örnek Üslup ve Tavırları</strong></span></p>
<p>Peygamberimiz (sav)’in çok güzel bir ahlaka sahip olduğunu Allah Kuran’da bildirmiş ve şöyle buyurmuştur:</p>
<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır. Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin. </strong></span></span>(Kalem Suresi, 3-4)</p>
<p>Büyük İslam alimi İmam Gazali, hadis alimlerinden derlediği bilgiler ile Peygamber Efendimiz (sav)’in çevresindekilere karşı tutumunu şöyle özetlemiştir:</p>
<p>“… <strong><em>Huzurunda oturan herkese mübarek yüzünden nasibini verir, iltifat buyururdu. Bu yüzden huzurundaki herkes onun nezdinde kendisinden daha değerlisi olmadığı düşüncesine kapılırdı. Evet onun oturuşu, dinleyişi, sözleri, güzel latifeleri ve teveccühü hep nezdinde oturanlar içindi. Bununla birlikte onun meclisi haya, tevazu ve emniyet meclisiydi.</p>
<p>… Kendilerine ikram ve gönüllerini hoş tutmak için sahabelerini künyeleri ile çağırır, künyesi olmayanlara künye bularak onunla hitap ederdi.</p>
<p>Öfkelenmekten son derece uzak ve bir şeye çabucak rıza gösterendi.</p>
<p>İnsanlara karşı insanların en şefkatlisiydi. Öyle ya, insanların en hayırlısı insanlara hayrı dokunan, insanların en yararlısı da insanlara faydalı olandır.</em></strong>” 1</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>Adaleti</strong></span></p>
<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;">Peygamberimiz (sav) hiçbir zaman adaletten taviz vermemiştir.</span></span> Allahın “<span style="text-decoration:underline;"><strong>Rabbim adaletle davranmayı emretti</strong></span>” (Araf Suresi, 29) ayetinde bildirdiği gibi, her devirde tüm insanlara örnek olmuştur.</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>Konuşma Üslubu</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Peygamber Efendimiz (sav)’in konuşmaları her zaman insanlara Allah’ı, O’nun gücünü ve büyüklüğünü hatırlatan, daima Allah’a çağıran, insanlara Allah’ı sevdiren ve O’ndan korkup sakınmalarına vesile olan bir üslupta olmuştur</span>. Peygamberimiz (sav)’i örnek alan Müslüman erkeklerin de her konuşmalarında Allah’ı unutmadıkları belli olmalıdır.</p>
<p>Ayrıca onun sünnetine uyanlar onun gibi insanları uyaran ve onlara müjdeler veren kişiler olmalıdırlar. Nitekim Peygamberimiz (sav) de ümmetine müjde verenlerden olmalarını şöyle buyurmuştur:</p>
<p>“<span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Kolaylaştırın, güçleştirmeyin. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Birbirinizle iyi geçinin, ihtilafa düşmeyin</strong></span></span>.” 2</p>
<p align="center"> <img src="http://www.hicretonline.com/Sakal/Muhammed%20gif.gif" height="290" width="302" /></p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>Nezaketi ve Hoşgörüsü</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration:underline;">Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), son derece ince düşünceli, nezaketli, sabırlı, bu kişilere hoşgörü ile yaklaşan, içli ve çok medeni bir insandır. Sahabelerin birçok rivayetinde de Peygamber Efendimiz (sav)’in nezaketli, ince düşünceli tavırlarına örnek verilmektedir. Peygamber Efendimiz (sav), hem bir peygamber olması, hem de bir devlet başkanı olması itibariyle, her kesimden insanla sürekli irtibat halinde olmuş; devlet ve kabile reislerinden zengin kimselere, fakir, zayıf, kimsesiz yetimlerden kadın ve çocuklara kadar herkesle görüşmüştür. Tüm bu sosyal yapıları, yaşayış tarzları, huyları, alışkanlıkları birbirinden tamamen farklı olan insanlarla, her alanda iyi bir diyalog kurmuş, hepsinin gönlünü hoş tutmuş, her birine karşı nezaketli, anlayışlı, sabırlı ve güzel bir tavır göstermiştir.</span></p>
<p>Peygamber Efendimiz (sav)’in evinde yetişen ve yıllarca ona hizmet eden Hz. Enes (ra), Peygamberimiz (sav)’in eşsiz nezaketini şöyle anlatmıştır:</p>
<p>“S<span style="text-decoration:underline;"><strong>ahabelerine güzel unvanlar verirdi. Hz. Ali’ye ‘Ebû Turab’, bir başka Sahabisine ‘Ebû Hüreyre’ gibi lâkaplar vermişti. Onlara şeref kazandırmak için, hoşlarına giden isimle çağırırdı.</strong></span>”</p>
<p>“<span style="text-decoration:underline;"><strong>Kimsenin sözünü kesmezdi. Konuşmasını yarıda bırakmazdı. Konuştuğu kişi sözünü bitirmeden yahut gitmek üzere ayağa kalkmadan sohbetine devam ederdi</strong></span>.” 3</p>
<p align="center"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Hz. İbrahim’in Misafirperverliği</strong></span></p>
<p>Rabbimizin Kuran’da haber verdiğine göre, Hz. İbrahim’e insan suretinde gelen melek elçiler onun evinde konuk olmuşlardır:</p>
<p><img src="http://psf.sa.utoronto.ca/images/islam-page.jpg" align="left" height="190" width="275" />S<span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>ana İbrahim’in ağırlanan konuklarının haberi geldi mi? Hani, yanına girdiklerinde: “Selam” demişlerdi. O da: “Selam” demişti. “Yabancı bir topluluk.</strong></span></span>” (Zariyat Suresi, 24-25)</p>
<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Andolsun, elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldikleri zaman; “Selam” dediler. O da: “Selam” dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi</strong></span></span>. (Hud Suresi, 69)</p>
<p>Görüldüğü gibi Hz. İbrahim, gelen konukların farklı kişiler olduklarını hemen anlamıştır. Buna karşın hiç tanımadığı bu konuklarına karşı çok üstün bir misafirperverlik örneği göstermiş, hemen çok güzel ikramlarda bulunmuştur. Hz. İbrahim’in tanımadığı misafirlerine hemen ikramda bulunması, onun üstün ahlakının bir tecellisidir.<span style="text-decoration:underline;"><strong> İkramın, misafirlerden bir talep gelmeden yapılması, Müslümanların örnek almaları gereken ince düşünce özelliklerinden biridir. Hz. İbrahim’in gösterdiği ince düşünce örneklerinden bir diğeri de, bu ikramı sezdirmeden hazırlamasıdır:</strong></span></p>
<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile geldi. Derken onlara yaklaştırıp (ikram etti); “yemez misiniz?” dedi.</strong></span></span> (Zariyat Suresi, 26-27)</p>
<p class="post">
<p align="center"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Hz. Musa’nın Güvenilirliği</strong></span></p>
<p>Hz. Musa, Firavun ve kavmini terk ettikten sonra, Medyen’e doğru yönelmişti. Medyen suyunda<img src="http://www.mercek.org/MOC/ADMIN/editor_2/images/endulus01_haz.jpg" align="right" height="401" width="337" /> hayvanlarını sulayamayan iki kadın gördü. Kadınlar çobanlardan çekiniyorlardı, bu nedenle onların yanına gidip sahip oldukları sürüyü sulayamıyorlardı. Fakat, Hz. Musa’nın ayetlerde anlatıldığı üzere, son derece güvenilir ve nezih bir görüntüsü vardı. Bu nedenle kadınlar onunla konuşmaktan çekinmediler. Kadınlar Hz. Musa’ya hayvanlarını sulamaya kendilerinin gitmek zorunda olduğunu çünkü babalarının yaşlı bir kişi olduğunu, ancak çobanlar olduğu için sürülerini sulayamayacaklarını anlattılar. Bunun üzerine Hz. Musa kadınlara yardım edip onların hayvanlarını suladı:</p>
<p>M<span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>edyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: “Bu durumunuz ne?” “Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır.” dediler. Hemencecik onların sürülerini suladı…</strong></span></span> (Kasas Suresi, 23-24)</p>
<p>Burada Hz. Musa’nın nezaketli, ince düşünceli ve yardımsever karakterinin bir örneğini görüyoruz. <span style="text-decoration:underline;">Dikkat edilirse bu olayda Hz. Musa, hiç tanımadığı iki yabancı kişiye giderek onlarla diyalog kurmuş, onlara yardımcı olmuş ve saygılarını kazanmıştır. Öte yandan ayette “çobanlar” olarak tanımlanan kişilerin ise Hz. Musa’nın tam aksi yönde bir tavır sergiledikleri anlaşılmaktadır. Kadınlar, Hz. Musa ile diyalog kurabilmelerine rağmen, bu kişilerin yanına bile yaklaşmamışlardır. Söz konusu kişiler; dış görünüm itibarıyla güven vermeyen kimseler olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)</span></p>
<p>Demek ki bir Müslümana yakışan tavır, <span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>ayette “çobanlar” olarak tarif edilen bu kişilere benzer tavırlardan şiddetle kaçınmak, öte yandan Hz. Musa’yı örnek alarak alabildiğince nezaketli, ince düşünceli, halden anlayan, nezih, bakanın hemen güveneceği bir görüntü, üslup ve tavır geliştirmektir.</strong></span></span></p>
<p align="center"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Hz. Süleyman’ın Estetik Anlayışı</strong></span></p>
<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu. O da demişti ki: “Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim.” Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar</strong></span></span>.” (Sad Suresi, 31-32)</p>
<p><img src="http://www.harunyahya.org/guncel/basinda_hy/yazi_dizileri/vakit26haziran_kalkinma.jpg" align="left" height="305" width="275" />Din ahlakının getirdiği güzelliklerden uzak olan insanların çoğu, içine kapalı, etrafındaki olaylara ve varlıklara karşı duyarsız, umursamaz bir karakter geliştirirler. Oysa Hz. Süleyman’ın tavırlarında da açıkça görüldüğü gibi, Müslüman, etrafındaki güzelliklere karşı son derece duyarlı, güzellik, estetik ve sanattan zevk alan, ince düşünceli bir insandır. Allah’ın nimetlerinin farkındadır ve bunlardan zevk alıp şükretmeyi bilir.</p>
<p>SONUÇ</p>
<p><span style="color:red;"><span style="text-decoration:underline;"><strong>Dünyanın huzur ve barış dolu geleceği için yapılması gereken, peygamberlerin ahlakıyla ahlaklanmış inançlı ve güzel huylu nesiller yetiştirmeye gayret etmek olmalıdır. Bu amaçla yetişme çağında olan çocuklara başta Peygamberimiz (sav) olmak üzere tüm peygamberleri Kuranda anlatılan üstün yönleriyle tanıtmak, Kuran ahlakının gereği olan güzel davranışları öğütlemek gerekmektedir. Bu konuda aileler başta olmak üzere, eğitmenler, gazeteciler, köşe yazarları ve televizyonculara önemli sorumluluklar düşmektedir. Modern, inançlı, vatansever, ahlaklı, dürüst nesillerin yetişmesi hem toplumların hem tüm dünyanın refahı için mutlak zorunluluktur.</strong></span></span></p>
<p>KAYNAKLAR:<br />
1. Tirmizi, Taberani; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 798<br />
2. Hz. Said İbni Ebu Berde; G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 510/5<br />
3. Konyalı Mehmed Vehbi, Tam Metni Sahih-i Buhari, 4. cilt, Üçdal Neşriyat, İstanbul 1993, s.340</p>
<p>Kaynak: İlmi Mercek Dergisi</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dedikodularla Nasıl Başa Çıkılır?]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/18/dedikodularla-nasil-basa-cikilir/</link>
<pubDate>Wed, 18 Jul 2007 18:16:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/18/dedikodularla-nasil-basa-cikilir/</guid>
<description><![CDATA[ Business Week Türkiye   dergisini üniversite öğrencilerinin ve iş dünyasının dikkatle takip]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.businessweek.com.tr/general/default.asp"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Business Week Türkiye</span></a> <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  dergisini üniversite öğrencilerinin ve iş dünyasının dikkatle takip etmesini öneririm. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  BusinessWeek Türkiye’nin 15-28 Temmuz 2007 sayısında ‘Dedikodularla Nasıl Başa Çıkılır’ konulu bir yazısı bulunuyor. Fortune 500 şirketleriyle kurumsal psikolog olarak çalışan <a href="http://www.katzenbach.com/People/PersonInstance/tabid/74/Default.aspx?Entity_ID=137"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Kerry Sulkowicz </span></a> <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  İş dünyasında da sosyal hayatta olduğu gibi <a href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/05/02/dedikodu-yapmak-guzeldir/"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">dedikodu vazgeçilmezlerden </span></a>diyor. <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  Business Week dergisinde yer alan bu yazının dedikoduyu yönetmek açısından faydalı olacağını düşünüyorum:</p>
<p><span style="font-size:10pt;color:red;font-family:Tahoma;">New York’tan bir okuyucu:</span> <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  Dedikodularla nasıl başa çıkılır? Bir yönetici olarak bazen gizli bilgi yada haberler alıyorum. Ardından hiç bir şey söylemediğim halde çalışanlar arasında konuların konuşulduğunu duyuyorum. Çoğunlukla çarpıtılmış yada yarı doğru oluyor. Bu durumda çalışanlara bildiklerimi söylemek zorunda mıyım? Herkes işten çıkartmalar yada yeniden yapılandırma konusunda gerginken gizli bilgiye sahip olmak beni rahatsız ediyor.</p>
<p><span style="font-size:10pt;color:red;font-family:Tahoma;">K. Sulkowicz: </span> <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  Sırlar, yetki alanınız büyüdükçe gelir. Bunlar iş hayatının bir parçası. Bu yüzden diğerlerinin bilmediğini siz biliyorsunuz diye suçlu hissetmeyin. Yönetim size güvenip bunları saklamanızı beklerken, kendinizi duyduğunuz yalan yanlış dedikoduları düzeltmek zorunda hissetmeyin.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  Biliyorsunuz, dedikodular da iş hayatının bir parçası. Sonuçta küçük düşürücü bir yanı olduğunu düşünmezsek, onlarda sözlü iletişimin kanallarından biri ve çoğunlukla ya yalan ya da yanlış çıkıyorlar. Bu yüzden de şirket içindeki nabzı yoklamak için bu tip dedikodulara kulak kesmek iyi bir fikir olabilir. Aslında en üst pozisyondaki yöneticiler mevkileri gereği bu tip olaylardan izole kalabildiklerinden şirket içindeki tedirginliği patronunuzun öğrenmesini sağlayabilirsiniz. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  Sizin bu hassasiyetinizi, çalışanlarınızın hayatını etkileyecek büyük değişimler söz konusu olduğunda anlayabiliyorum. CEO’lara danışmanlık veren bir kişi olarak başka kimseyle paylaşılmayacak önemli konularda hassas konuşmalar yapıyorum. Öğrendiğim sırların geniş kapsamlı etkileri var ve konuştuğum kişi tarafından kişiselse, bunları ifşa etmek- yanlış söylenenleri düzeltmek bile olsa- benim güvenilirliğime zarar verebilir.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  Siz de bir yönetici olarak aynı soumluluğu taşıyorsunuz. Benim tavsiyem biri size dedikodu ile ilgili soru sorarsa, pozisyonunuzun gereğini yerine getirin. ‘ Bu tip konuşmalara dahil oldum ve biliyorum ki böyle bir belirsizlik içinde işe odaklanmak zor. Ama ben bu konularda konuşmaya yetkili değilim’. Bu cevap herhangi bir şey söylemekten daha iyi. Çünkü gerçeği söylediğinizde de size inanmayabilirler. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">  Konuyu bilmeyenlerin sizin sözlerinizin satır aralarını okumaya çalışmaları ya da yaptıklarınıza anlam yüklemeye çabalaması anlaşılabilir bir şey. Siz de kafanızı okumaya çalışanlara empati ile bakmaya çalışın.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yaptığımız İşte Mutlu Olmak, Hayatımızın Daha Mutlu Olmasını Sağlar mı?]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/16/yaptigimiz-iste-mutlu-olmak-hayatimizin-daha-mutlu-olmasini-saglar-mi/</link>
<pubDate>Mon, 16 Jul 2007 12:33:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/16/yaptigimiz-iste-mutlu-olmak-hayatimizin-daha-mutlu-olmasini-saglar-mi/</guid>
<description><![CDATA[Zaman zaman duyarız. 
“ Sevdiğim bir işte çalışmak istiyorum ” deriz. Çünkü sevdiğimiz]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Zaman zaman duyarız. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">“<a href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/05/16/is-yerinde-mutlulugu-aramak/"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Sevdiğim bir işte çalışmak istiyorum </span></a>” <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">deriz. Çünkü sevdiğimiz bir işte çalışmanın bize tatmin sağlayacaği ve tatmin olduğumuz bir işte çalışmanın da bize mutluluk getireceğine inanırız.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Araştırmalar ise bu olgunun yanlış olduğunu gösteriyor.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Insanın sevdiği (yada tatmin olduğu) işte çalışmasının kişiye mutluluk verdiği konusunda bir kanıt olmamakla birlikte, “mutlu insanların” yaptıkları işlerden daha çok  tatmin olduklarını araştırmalar kanıtlıyor. Yine araştırma sonuçlarına göre, mutlu olan insanlar daha üretken olabiliyor ve gelir seviyelerini daha yukarıda tutabiliyorlar. 272 çalışan üzerinde “pozitif duygu” üzerine yapılan testlerde 18 aylık dönemde kişilerin iş performansları inceleniyor. Genelde daha mutlu duygulara sahip olan insanların iş performanslarının mutsuz olan çalışanlara oranla yöneticileri tarafından daha yüksek değerlendirildiği saptanıyor.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Mutluluğu yaptığımız işin bize vermesini beklemek yerine hayatımıza “mutluluk veren, pozitif duyguları katmak” daha doğru bir yol gibi gözüküyor. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İş dünyası enteresan ortamlar. Şirket yönetimleri olarak hep bir çalışan mutluluğundan bahsediyor; ödül sistemleri, motivasyon seminerleri sunuyoruz…Hepsi çalışanların daha motive, daha mutlu bir ortamda iş yapmasını teşvik etmek için. Ama diğer taraftan çalışanların şirkete geliş gidiş saatlerini müthiş bir sistemle kontrol ediyoruz. 52 haftalık yıllık çalışma programı içerisinde işgören 2 haftalık tatili bir seferde almak istediğinde “mümkün olamayacağını söylüyor” ve bir haftalık izni zar zor veriyoruz. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İş dünyası böyle bir ortam. Tıpkı hayatın kendisi gibi!</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Eğer böyle bir döngüde takılıp kalıyorsanız, belkide dış etkenlerin sizi motive yada demotive etmesini bir kenara bırakıp, olan herşeyi olduğu gibi kabul etmeye başlayabilirsiniz. (Bu kabullenme, değişim yapmamak anlamına gelmediği gibi bir kişiyi yada olayı kabul etmemiz de ona onay verdiğimiz anlamına gelmiyor.)</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Harvard Üniversitesi iş ortamında başarının, hayatta mutlu olmak ve pozitif duygulara sahip olmak ile daha bir mümkün olacağını anlamış ki, geçen yıl “daha tatminkar ve dolu dolu” bir hayat yaşamayı anlatan “Positive Psychology” isimli dersi, en fazla ögrenci kaydı alan ders olmuş! Pozitif Psikoloji dersinin, ögrencilerin “kendilerini ve hayata bakış açılarını” değiştirebildiği, dolayısıyla olumlu bakış açışını teşvik ettiğini söyleyen profesörleri ciddiyetle dinlemekte fayda var. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Harvard Üniversitesi”nde “Positive Psychology” dersi veren Ben Shar, The Boston Globe ile yaptığı görüşmede okurlara <a href="http://www.boston.com/news/local/articles/2006/03/10/harvards_crowded_course_to_happiness/?page=3"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">mutlu olmak için birkaç ipucu </a></span>veriyor. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İş hayatımızdan zevk almak istiyorsak, iş dışında mutlu bir hayatımız olmasına özen göstermeli, temelde pozitif duygularımızı ön plana çıkartabilmeliyiz. Memnuniyet veya memnuniyetsizlik kendimizle başlıyor. Ancak Dr. Seligman, kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmenin de gerekli olduğundan bahsediyor. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Hayata daha mutlu bakabilmenin yollarını ögrenmek için ise size Pozitif Psikoloji'nin kurucusu ve yaygınlaşmasına önderlik eden <a href="http://www.authentichappiness.net/"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Martin Seligman’ın Authentic Happiness </span></a>isimli kitabını öneririm.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Daha mutlu bir hayat yaşamak için Dr. Seligman'ın önerilerinden bir tanesi de "güçlü olduğunuz yanları" bulmak ve bu güçlü yanlarınızı iş ve sosyal ortamlarda sıkça kullanmanız. Bunu yaparsak, hayatta daha mutlu bir insan olacağımızı söylüyor. Genelde hep "zayıf olan yönlerimizi geliştirmekten" bahsederiz, ama güçlü olan yanlarımızı daha çok kullanmaktan pek söz etmeyiz. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Güçlü yanlarınızın neler olduğunu bilmiyorsanız, yada emin olup olmadığınızı gözden geçirmek istiyorsaniz, <a href="http://www.authentichappiness.sas.upenn.edu/default.aspx"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">VIP Signature Strengths Test </span></a>'i almanızı tavsiye ederim. Bu test, size güçlü yanlarınızı gösterecektir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hayatımızı Yönlendirebilmek İçin Hayattan Ne Beklediğimizi Bilmek Gerek]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/10/hayatimizi-yonlendirebilmek-icin-hayattan-ne-bekledigimizi-bilmek-gerek/</link>
<pubDate>Tue, 10 Jul 2007 10:59:00 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/10/hayatimizi-yonlendirebilmek-icin-hayattan-ne-bekledigimizi-bilmek-gerek/</guid>
<description><![CDATA[Genelde hepimizin bildiği bir bilgi bu:  başarılı bir kariyer ve yaşam için kişisel hedefler]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Genelde hepimizin bildiği bir bilgi bu: <span> </span>başarılı bir kariyer ve yaşam için kişisel hedeflerimizin ne olduğunu saptamalıyız. <a target="_blank" href="http://www.mindtools.com/pggoalef.html"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Hedef koymak </span></a>pek de kolay bir şey değil, özellikle <a target="_blank" href="http://www.psywww.com/mtsite/page6.html"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">hayattan ne beklediğimizi bilmiyorsak</span></a>. Hayattan ne beklediğimizi anlamaya başladığımızda hedef koymak daha bir mümkün oluyor. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Yani nasıl bir yaşantı istiyoruz? </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/28/kariyer-arayisi/"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Nasıl bir kariyer istiyoruz</span></a>? </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Nasıl bir ortamda yaşamak ve çalışmak istiyoruz? </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Hayalinizdeki yaşamı resmetmek gibi bir şey bu...</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İş dünyasında da bu böyle: Performans değerlendirme sistemleri ile çalışan şirketlerde her bir çalışanın yılsonu hedefleri oluyor. Bu hedefleri saptamak, bana kalırsa, şirket hedeflerinin yanı sıra biraz da kişinin ne derece ilerlemek istediğine bağlı olarak gelişiyor. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Sporcular hedef koymakta başarılı olan kişilere iyi bir örnek. Nereye varmak istediğimizi bilmek, o yöne doğru hareket etmemizde ikna edici bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Hedef koymadan ilerlemek mümkün değil mi? Bana kalırsa buda mümkün. Akıntıyı kontrol edebildiğimiz sürece...</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Bir yıllık dönemleri kısa dönemli hedefler olarak tanımlayacak olursak, uzun dönemli hedeflerimize yani 15 yıl sonraki hayalimize ulaşmak için neler yapabiliriz? </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">SMART olarak tanımlanan bir hedef belirleme yöntemi, tavsiye edilen yöntemlerin başında geliyor. SMART’ın açılımı şöyle: Specific, Measurable, Attainable, Realistic, Time.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">SMART metodunu detaylandıracak olursak:</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><font size="2"><span style="color:red;font-family:Tahoma;">Specific:</span><span style="font-family:Tahoma;"> Hedefinizin belirliliği olmalı. 2007 yılında daha çok çalışacağım demek yerine ‘haftada toplam 20 saat ders çalışacağım’ demek daha hedef odaklı bir yaklaşım olur. </span></font><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><font size="2"><span style="color:red;font-family:Tahoma;">Measurable:</span><span style="font-family:Tahoma;"> Ölçülebilirlik. Ölçülemeyen hiçbir şey geliştirilemez sözü burada geçerli. Hedeflerinizi ölçülebilir şekilde hazırlayın. Müşteri portföyümü artıracağım yerine ‘İlk 6 ayda 3 yeni müşteri bulacağım. Bir senede 5, 3 senede 15 yeni müşteri kazanacağım.’</span></font><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><font size="2"><span style="color:red;font-family:Tahoma;">Attainable: </span><span style="font-family:Tahoma;">Ulaşılabilir hedefler koyun. ‘Bir yılda 5 milyon dolar kazanç sağlayacağım’ hedefi eğer ulaşılabilir bir hedefse sorun yok ama 1 yılda mümkün olmayacak bir hedefse, ya yıllık kazancı yada bu kazancın elde edilebileceği seneleri yeniden düzenleyin.</span></font><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><font size="2"><span style="color:red;font-family:Tahoma;">Realistic: </span><span style="font-family:Tahoma;">Gerçekçi hedefler koyun. Müdür olmayı hedefliyorsanız, işe girdiğiniz ilk yılın sonunda bu hedefi yakalamak için pozisyonun gerektirdiği bilgi ve tecrübeye sahip olup olmadığınızı iyi değerlendirin. </span></font><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><font size="2"><span style="color:red;font-family:Tahoma;">Time:<span>  </span></span><span style="font-family:Tahoma;">Hedeflerinize zaman koyun ve bu zamanlamaların ulaşılabilir olmasına özen gösterin. Kitap yazmak hedefinizi 1 yılda mı yoksa 3 yılda mı gerçekleştirebileceğinizi iyi düşünün.</span></font><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Bazen koyduğumuz hedeflere ulaşamayabiliriz. Bu zamanlarda kendimize kızmak yerine hedeflerimizi gözden geçirebilmeli ve gerekiyorsa zamanlamayı değiştirebilmeliyiz.<span>  </span>Hedefler bizleri üzmek yerine bizleri istediğimiz noktaya ulaştırmalı. <span style="color:red;"></span></font></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Başarı, Her Zaman 'Yukarı Doğru İlerlemek' Değildir  ]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/06/basari-her-zaman-yukari-dogru-ilerlemek-degildir/</link>
<pubDate>Fri, 06 Jul 2007 13:30:25 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/06/basari-her-zaman-yukari-dogru-ilerlemek-degildir/</guid>
<description><![CDATA[Dün Türkiye’nin en başarılı yabancı şirketlerinden birinin Genel Müdürü ile bir röporta]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Dün Türkiye’nin en başarılı yabancı şirketlerinden birinin Genel Müdürü ile bir röportaj yaptım. Başarılı olmak için kariyer hayatında edindiği iki öğretiden bahsetti. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><font size="2"><span style="color:red;font-family:Tahoma;">Birincisi.</span><span style="font-family:Tahoma;"> Başarılı olmak her zaman yukarı doğru ilerlemek değildir. Bazen bir adım geri atabilmek yukarı doğru daha sağlam adımlarla çıkabilmenin anahtarıdır.</span></font><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Hayatta bazen bulunduğumuz pozisyondan bir geri adım atmak zorunda olduğumuz zamanlar olabilir. Daha düşük maaşlı bir pozisyonu kabul etmek isteyeceğimiz anlar olabilir. Eğer bu adımlarımızın doğru adımlar olduğuna inanıyorsak, belki de bu geri adımlar kariyer yolculuğumuzda bizi daha tatminkâr noktalara getirecek tohumlardır. Bu adımları atmadan önce kendimizi iyi tanımamızda fayda var. Geri adımı kaldırabilecek yapıya sahip miyiz? Bu konuda kendimize dürüst müyüz? Bir adım geri atmamıza değecek şartlar mevcut mu?</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><font size="2"><span style="color:red;font-family:Tahoma;">İkincisi.</span><span style="font-family:Tahoma;"> Başarıyla yükselen bir kariyere sahip olmak için ‘gelmek istediğim bir sonraki nokta nedir’ sorusu yerine <span style="color:red;">‘gelmeyi hedeflediğim noktadan bir sonraki nokta</span> <span style="color:red;">hangisi’</span> sorusunu kendinize sorun. Hedeflerinizi geniş tutun.</span></font><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Size de bu öğretilerin ışık tutması dileğiyle...</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Not: Adrian Savage'in <a target="_blank" href="http://www.changethis.com/28.06.SlowLeadership"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Slow Leadership </span></a><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">isimli kitabını faydalı bulabilirsiniz.</font></span></font></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Çok Maaş mı Sevdiğin İş’te Çalışmak mı?]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/04/cok-maas-mi-sevdigin-is%e2%80%99te-calismak-mi/</link>
<pubDate>Wed, 04 Jul 2007 11:47:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/07/04/cok-maas-mi-sevdigin-is%e2%80%99te-calismak-mi/</guid>
<description><![CDATA[Amerika’nın yeni mezun gençleri için para o kadar da önemli değilmiş artık.  
Emerging Ad]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Amerika’nın yeni mezun gençleri için para o kadar da önemli değilmiş artık. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Emerging Adulthood isimli kitabın yazarı <a target="_blank" href="http://www.jeffreyarnett.com/"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Jeffrey Jensen Arnett</span></a>, <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">yeni jenerasyonun çalışmayı bir çeşit kişisel tatmin olarak gördüğünü, bu neslin iyi maaş vereni değil sevdikleri işi seçtiklerini anlatıyor. ‘20’li yaşlarındaki kişiler için para önemli ama eğer yaptıkları iş zevkli ve heyecan verici değilse para değersiz hale geliyor’ diyor. Bu düşüncenein, <a target="_blank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Baby_boomers"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">baby boomer </span></a><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">olarak tanımlanan nesil, yani şimdiki 20’li yaşlardakilerin ebeveynlerinden bu jenerasyona aktarılan bir nosyon olduğunu ekliyor.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span></font></span><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Türkiye’de durumun nasıl olduğunu araştıran bir çalışma var mı bilemiyorum. Bildiğim tek şey var ki o da yüzyıllardır insanların yaptıkları işlerden memnun olmak için bitmek tükenmek bilmeyen bir arayış içinde oldukları... </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></font><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Amerikadaki gençlik, anlaşıldığı kadarıyla özel hayatının iş hayatından daha önemli ve öncelikli olduğunu iş dünyasına duyurmak istiyor. Bu sebeple şirketlere önerileri esnek saat sisteminin konulması, küçük maaş artışları yerine daha çok tatil zamanı verilmesi ve çalışanların eğitim ihtiyaçlarının ele alınması yönünde...Amerikalı gençler, <a href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/20/dirdir-etmek-yerine-hedefe-odaklanmak/"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">’Para tatmin etmiyor. Mutlu olmak bizi tatmin ediyor</a></span>.’ <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">diyor. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Ya Türk gençleri ne diyor? Merak ediyorum gerçekten. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Sanırım en ideal olanı, hem sevdiğin işte çalışmak hemde başarın doğrultusunda ödüllendiriliyor olmak!</font></span></p>
<p></font></span></font></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Başarıyla İlerlemek için Aklımızda Tutalım]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/26/basariyla-ilerlemek-icin-aklimizda-tutalim/</link>
<pubDate>Tue, 26 Jun 2007 08:05:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/26/basariyla-ilerlemek-icin-aklimizda-tutalim/</guid>
<description><![CDATA[Kariyer süreci aslında sonu olmayan bir eğitim gibi.   
Hepimiz bir şekilde üniversiteden me]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Kariyer süreci aslında <a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/25/turkiye-nitelikli-eleman-ariyor-bulamiyor/"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">sonu olmayan bir eğitim </span></a><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">gibi. </font></span> <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Hepimiz bir şekilde üniversiteden mezun oluyoruz ve iş dünyasına atılıyoruz. Çalışıyoruz, daha çok çalışıyoruz. İş ortamlarına alışmaya, işlerin nasıl yapıldığını anlamaya çalışıyoruz. Ofis politikası denen manevraları görüyoruz. Alışma ve bocalama devresinden geçiyoruz. Hata yapıyoruz. Üzülüyoruz, seviniyoruz. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Sonra? </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Sonra bakıyoruz aradan zaman geçmiş. Örneğin 21. yüzyıla gelmişiz. Eski sistemler değişmiş, insanların değerleri değişmiş. Eldeki bilgiler çok az işe yarar olmuş, yönetim anlayışları yeni nesile uymamış. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Yeniden öğrenmek gerekmiş herşeyi. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İşte bu döngü hep böyle gider durur aslında. Sürekli öğrenmenin yanısıra, öğrendiğini uygulamaya da almak gerek. İşte bu deneme süreci de yeni hataları beraberinde getiriyor. Hemde hepimiz için…</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Boyner Büyük Mağazacılık Genel Müdürü Aslı Karadeniz, başarılı bir yönetici. Üstelik hayatında <a target="_blank" href="http://www.kigem.com/content.asp?bodyID=2720"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">bir kere bile CV yazmadan yükselmiş bir yönetici </span></a>. Geçen sene Rusya’da açtıkları ilk mağazanın yer sorunu olduğundan <a target="_blank" href="http://www.rusyadayiz.biz/index.php?subaction=showfull&#38;id=1163869719&#38;archive=&#38;start_from=&#38;ucat=11&#38;"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">hata yaptıklarını söyleyen Karadeniz</span></a>, <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">ikinci seferde aynı hatayı yapmak istemiyoruz’ diyor. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Hata yapmayı kabul etmek zordur, telafuz etmek daha zordur. Aslı Karadeniz’in başarılı yükselişine yardımcı olan özelliklerinden ikisi tahmin ediyorum risk alabilmesi ve hata yapmaktan korkmaması.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Hata yapmaktan korkmayan insanların yeteneklerini geliştirmek için çaba harcadıklarına inanıyorum. Kaba bir genelleme ile genelde Türk toplumu olarak hata yapmaktan da korkarız, çünkü başarılarımızı yüceltmektense, başarısızlıkları akıllara kazımayı yeğlemekteyiz. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Kariyerimizin başlarındaysak, <a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/20/dirdir-etmek-yerine-hedefe-odaklanmak/"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">yöneticimizin genelde iyi olmadığından yakınırız</span></a>. <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Yöneticimizde sevmediğimiz yanlara odaklanır ve kariyerimizde ilerleyememizi yada işimizden memnuniyetsizliğimizi buna bağlarız. Kendimize odaklanmak yerine şartlara ve kişilere odaklanırız. Oysa yöneticimizin başarılı olduğu yönleri takdir ederek, eksik olduğunu düşündüğümüz noktalarda ona <a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/19/kariyer-yapmak-istiyorsaniz-insiyatif-almayi-deneyin/"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">destek olsak ne olur</span></a>? Şu olur: Kendinizi farklı olduğunuz konularda daha iyi gösterme imkanı bulursunuz. <a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/07/yoneticinizi-yonetmeyi-ogrenmelisiniz/"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Yöneticinizin yeteneklerini tamamlayıcı </span></a>bir başka yeteneğiniz varsa ve bu özelliğinizi başarıyla öne çıkartırsanız, Kuvvetli yönünüz hızla fark edilir. Daha sağlıklı bir çalışma ortamı içerisinde oluruz.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;">Psikolog <a target="_blank" href="http://www.dbe-online.com/hakkimizda.html"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Emre Konuk</span></a> <a target="_blank" href="http://www.kobifinans.com.tr/bilgi_merkezi/020705/6700/3"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Yetenek Yönetimi </span></a>isimli yazısında diyor ki ‘</span><span style="font-family:Tahoma;">Birçok yönetici, çalışanlarının zayıf yönlerine odaklanır ve zamanının büyük bir kısmını zayıf yönleri geliştirmek için harcar.</span><font face="Arial"> <span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Çalışanlar da aslında değişmesi imkansız olan alanlar üzerinde çalışırlar ve haliyle bunu başaramadıklarında yöneticileri tarafından 'yeterince çaba sarf etmemekle' suçlanırlar.</span></font><font face="Times New Roman"><font size="3">’ </font></font></font><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Görülüyor ki yöneticiler de çalışanlar da aynı düşünce ile hareket ediyorlar. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Konuk, başarılı yöneticileri ise şöyle tanımlıyor ‘Başarılı Yöneticiler, her insanın benzersiz bir kimliğe ve farklı bir potansiyele sahip olduğunu kabul eder ve çalışanlarının zayıf yönlerini düzeltmeye çalışmak yerine, güçlü yönlerine odaklanır. Bu yöneticiler, çalışanlarının her birinin sahip olduğu yetenekleri, onları nelerin motive ettiğini, her birinin düşünme tarzını ve nasıl ilişki kurduğunu net olarak tanımlayabilir.’</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Birbirimizi değiştirmeye çalışmak yerine kabul etmek başarılı bir iş ilişkisinin başında geliyor.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></font></span></font></span></p>
<p></font></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Şirket İsmi Olmayan İş İlanlarına Başvursam mı Diye Düşünenlere]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/21/sirket-ismi-olmayan-is-ilanlarina-basvursam-mi-diye-dusunenlere/</link>
<pubDate>Thu, 21 Jun 2007 17:21:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/21/sirket-ismi-olmayan-is-ilanlarina-basvursam-mi-diye-dusunenlere/</guid>
<description><![CDATA[Şirketlerin popüler iş arama taktiklerinden bir taneside şirket ismini vermeden iş duyurusunda ]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Şirketlerin popüler iş arama taktiklerinden bir taneside şirket ismini vermeden iş duyurusunda bulunmak. Böyle bir yönteme başvurmanın şirketler açısından birkaç sebebi var. Bu sebeplerin ne oldukları başvuracak adaylar için oldukça önemsiz olsada şirketlerin bu konudaki düşünceleri farklı.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Kişisel olarak tavsiyem şirket ismi vermeyen iş ilanlarına başvuruların tercih edilmemesi yönünde. Biliyorum, 3-4 ay boyunca iş arayıp da bulamamış olmak insanda ister istemez gözüne çarpan her makul iş ilanına başvurma güdüsünü körüklüyor. Amacınız “iş olsunda hangi şirkette olursa olsun” ise, belki okumakta olduğunuz bu yaklaşım size göre değildir. Sonuçta, büyük ve başarılı şirketlerde bu tür isimsiz iş ilanlarına zaman zaman yer veriyor. Şansınız yağver gidebilir, kimbilir.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Sözüm, kariyer yolculuğunu daha kontrollü yürütmek isteyenlere. Günümüzde sadece hangi işi yapıyor olduğun değil, nasıl bir şirkette çalıştığında büyük önem taşıyor. Örneğin, birçok genç, profesyonel iş yaşamını <a href="http://www.kobifinans.com.tr/bilgi_merkezi/020603/484"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">aile şirketlerinde çalışarak değerlendirmeyi tercih etmiyor</a></span>. <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Bu gençlerin Türkiye’de bulunan <a href="http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=12586"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;"> aile şirketlerini tercih etmemelerinin sebepleri</a></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> ise açık. Bunların başında kurumsal bir yapı arayışı geliyor. Her ne kadar “kurumsallık” kelimesinin tam olarak ne anlama geldiği bilinmesede, bilinen birşey varki o da kurumsal yönetimlerde kararların çoğunlukla “profesyonel” süreçleri takip etmesi. Kurumsal şirketlerde daha şeffaf, daha eşit, daha düzenli yapıların olduğu algısı bunlardan bir diğeri. Bu şirketlerin çalışan memnuniyetine önem veriyor olduğu ve varolanı geliştirmeye yönelik bitmek tükenmek bilmeyen çabası olduğu. Bu da demektirki, kurumsal kimlikler, şirketlere değer katıyor. Bir bütün olarak şirketler, markalarıyla, çalışanlarına verdikleri değerle, sağladıkları sosyal imkanlarla, yatırımlarıyla, hizmetleriyle ve vizyonlarıyla en başarılı beyinleri kendilerine çekmek için uğraş veriyor. Başarılı insanların çalışmayı tercih ettikleri bir şirket olabilmek için çalışıyorlar. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Kariyerinde iyi adım atmış bir kişinin iş başvurusunda bulunacağı şirketi biliyor olmasının önemli olduğuna inanıyorum. Böyle bir kişi nerede çalışacağını ve mülakat için zamanını harcayıp harcamak istemediğini değerlendirmek ister. Kariyer hedefleri olan kişiler her önüne gelen iş ilanına başvurmaz. </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İsmini gizli tutan şirketlerin genelde “ne olduğu belirsiz” bir şirket olduğu algısının kuvvetli olduğunu düşünüyorum. (Bu konuda yapılan bir araştırma bulamadım, sadece çevremdeki kişilerinde benzer kanaatleri olduğundan böyle bir varsayımda bulunuyorum.) Şirket imajının giderek daha da önem kazandığı günümüzde, headhunter şirketleri tarafından verilen görkemli iş ilanlarının şirket ismi belirtilmeden yayınlanmasına adaylar tarafından şüphe ile bakılıyor olması gerekiyor.</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Birkaç senaryo çizelim: </p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><strong>Senaryo 1</strong>: İsimsiz iş ilanı veren şirketin, elemanlarından birini işten çıkartmayı planladığını ama işten çıkartma işlemini gerçekleştirmeden önce yerine gelecek kişiyi belirlemek istediğini düşünün. Dolayısıyla, şirket içindeki kişilere bu pozisyonun boşalacağı duyurusunu yapmak istememektedir. Yeni aday bulunduğunda, kişi işten atılır ve aynı gün pılısını pırtısını toplayıp iş yerinden ayrılır. İşten atılan kişi başının çaresine bakmak zorundadır. Şirket ise, zaman kaybı olmadan yeni kişiyi işe başlatır. Böyle bir şirkette çalışmak istermisiniz?</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><strong>Senaryo 2</strong>: İsimsiz iş ilanı veren şirket diyelim yeni bir call center kuruyor ve rakibinin duymasını istemiyor. Bana kalırsa, rekabetin bu denli yoğun olduğu bir yüzyılda, bu tür bilgilerin gizli kalacağını düşünen şirketler yaşlanmış düşünce yönetimlerinden oluşur. Herkezin ağzında “strateji” kelimesi dolaşmakta ama stratejiyi başarılı kılan etki “uygulama”'dan (execution) geçiyor. Call center kuracağınızı rakibiniz bir iş ilanı ile duyuyorsa, zaten siz birkaç yıl süre ile fark atmışsınız demektir. Kariyer sahibi olmayı isteyen bir kişi korkunun getirdiği tutuculukla hareket eden bir şirket ortamına ne kadar dayanabilir dersiniz?</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Bunun da ötesinde, daha üst düzey pozisyonlara kaliteli eleman çekebilmek için şirket ismi verilmesinin gerek şart olduğuna inanıyorum. Rekabetten bu kadar çekinen ve üst düzey pozisyonların kendi hedef kitlesi içinde duyulmayacağı yanılgısıyla yaşayan bir şirkette çalışmayı genç, dinamik ve uluslararası kimliklere sahip insanlar tercih eder mi dersiniz?</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><strong>Senaryo 3</strong>: İnsan kaynakları departmanları, şirket içinde kimlerin iş arayışı içerisinde olduğunu öğrenmek istiyordur. Böyle bir uygulama yapan şirketin ya yönetimsel sorunu vardır yada çalışanların memnun olmadığı, kapalı kutu bir ortam sözkonusudur. Güven ortamının sağlanmadığı, insanları özgür bırakmaktansa, her hareketlerinin kontrol edildiği yapıda bir şirkette çalışmak istermisiniz?</p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Aynı senaryo CV’lerinde halen çalışmakta oldukları şirket ismini yazmaktan çekinen adaylar içinde geçerli. Eğer hangi şirkette çalıştığınızın bilinmesini istemiyorsanız, iş başvurusunda bulunmayın. İş başvurusunda bulunuyorsanız, çalıştığınız şirketin ismini yazmak zorundasınız. <a href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/04/23/kariyer-sitelerinden-is-basvurusu/"> <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">Online başvuru sitelerinde</a></span> <span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">size bu bilgiyi gizleme opsiyonu veriliyor diye bu opsiyonu kullanmanızın normal olduğu varsayımı ile hareket etmeyin. Bilgi gizliyorsanız, görüşmeye çağrılma şansınızı minimuma indiriyorsunuz demektir. Eğer kendi şirketinizin iş aradığınızı bilmesini istemediğinizden böyle bir tedbir alıyorsanız, bunun pek de başarılı bir yöntem olmadığını bilin. Kendinize güvenip, bu süreç içerisinde korkunun sizi yönlendirmesine izin vermeyin.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Dırdır Etmek Yerine Hedefe Odaklanmak]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/20/dirdir-etmek-yerine-hedefe-odaklanmak/</link>
<pubDate>Wed, 20 Jun 2007 13:57:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/20/dirdir-etmek-yerine-hedefe-odaklanmak/</guid>
<description><![CDATA[Zaman zaman hepimizin dırdır ettiği olur. Bazı çalışanların dırdırları ise süreklilik g]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Zaman zaman hepimizin dırdır ettiği olur. Bazı çalışanların dırdırları ise süreklilik gösterir. Dırdır etmekten hoşlanıyorsanız, hep yöneticinizde hata buluyorsanız, hep sistemi suçluyorsanız belki de kariyer yapmak size göre değildir!</font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İnsanlar devamlı bir şeylerden şikayet edenlerden hoşlanmaz. Normal hayatınızda çok yakın dostunuz dahi size her gün bir dertten bahsetse, bir zaman sonra o kişiyle aranıza bir müddet mesafe koymayı denersiniz. Dostunuza toleranslı davranabilirsiniz ama iş yerlerinde bu tolerans seviyesi çok daha düşük seviyededir. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İş ortamınızdan, görev tanımınızdan veya </font><a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/07/yoneticinizi-yonetmeyi-ogrenmelisiniz/"><font size="2"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">yöneticinizden memnun değilseniz</span></font></a><font size="2"> <span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">yapabileceğiniz 3 şey var. Birincisi görev tanımınızı istediğiniz işleri yapacak şekilde düzenlemeye çalışmak. İkincisi, çalıştığınız şirketin size göre olmadığını düşünüyorsanız hedefe odaklanıp yükselmek istediğiniz alanda kendinizi geliştirecek aktivitelere ve eğitim programlarına katılarak zaman kazanmak. Üçüncüsü, <span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;"><a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/14/bazen-ilk-once-istifa-edip-sonra-is-aramak-iyidir/"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">işten ayrılmak</span></a>.</span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></span></font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"></span></span></font><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Şikayet ederek kariyer yapmak biraz güç. Kariyer yapmak için azimli olmak ve yılmamak gerekiyor. Hayatlarında belli bir noktaya gelmiş insanların birçoğu, o noktalara bilek gücüyle geliyor. Beğenmediğiniz yöneticiniz sizin henüz almadığınız birçok sorumluluğu yılmadan göğüslenerek bu noktalara geliyor. Bu kişiler hemen hemen hergün farklı departmanlardan yada çalışanlardan önlerine atılan sorunlara çözüm yolları araştırıyor. Yılmadan. Bıkmadan. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Çoğu çalışan işinden tatminsizliği, yöneticisinden şikayet etmeyi kendine bir borç bilir halde, yöneticisinin üzerine atar. Elbet bu tür vakalarda mevcut. Yöneticilerin nasıl daha iyi yönetici olmaları gerektiğini anlatan kitap ve makalelerin sayısına bakılırsa, iyi yönetici olmanın etkilerinin ne kadar önemli olduğu yadsınamaz. Benim anlatmak istediğim ise şu: Başarınızı, başarısız olduğunu düşündüğünüz yada sizi tatmin etmeyen bir yöneticinin eline bırakmayacak kadar zeki olun. <strong>Kişiye değil işinize odaklanın.</strong> Ekstra projeler alın üzerinize, sizden istenenden daha fazlasını yapın. Ama angarya işler olmasın bunlar. Özellikle gününüzün çoğu bu tür işlerle geçiyorsa, kendinizi şirket içinde gösterebileceğiniz çalışmaların içine atın kendinizi. Yöneticiniz bu imkanlardan sizi haberdar etmiyorsa kendiniz öğrenin. Diğer departman çalışanlarıyla görüşün. İnsan Kaynakları departmanınız varsa ve destek alabiliyorsanız, onlarla konuşun. Yılmayın. Eğer içinde bulunduğunuz ortam sizi memnun etmeyen bir ortamsa istifa etmeniz hem sizin hemde çalıştığınız şirket açısından en iyisi olacaktır.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></span></span><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></span></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">20'li yaşlarda sık iş değiştirmek <span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">her ne kadar biraz daha kabul edilir ve hatta gerekli gibi dursada, dırdır eden ve hiçbir şirkette aradığımı bulamıyorum diyen bir yapınız varsa, <a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/12/hangi-kariyer"><span style="font-size:10pt;color:blue;font-family:Tahoma;">kendinize kariyerinizden ne beklediğinizi </span></a><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">sormanızda fayda var. Beklentilerinizin karşılanabilir mi? Karşılanabilirse siz bu beklentiler için yeterli donanıma sahip misiniz? Unutmayın, hiçbir şirket mükemmel değil. Her şirketin sorunları var. Her şirketin, öyle veya böyle, daha mükemmele ulaşmak için bir çabası var. Sorunlar çalışanların önüne atılmış fırsatlardır. Sorunları çözemediğinizden dolayı şikayet etmektense yaratıcılığınızı keskin tutmanız, size daha parlak bir geleceği garanti edebilir.</span></span></font></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Takım Oyuncusu Olmayı Abarttığımız Zaman]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/09/takim-oyuncusu-olmayi-abarttigimiz-zaman/</link>
<pubDate>Sat, 09 Jun 2007 04:44:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/09/takim-oyuncusu-olmayi-abarttigimiz-zaman/</guid>
<description><![CDATA[Her pozisyon müthiş bir takım oyuncusu aramaz. Bazı pozisyonlar başarılı yöneticiler yetişt]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Her pozisyon müthiş bir takım oyuncusu aramaz. Bazı pozisyonlar başarılı yöneticiler yetiştirmek için açılır. Bu demektir ki, iyi bir takım oyuncusu olmalısınız ama takım liderliğine daha yatkın olmalısınız!</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Her yerde bir çeşit seminer var: Nasıl daha iyi takım oyuncusu olursunuz temalı! Bakıyorum da birçok insanın neredeyse beyni sulanmış ‘iyi bir takım oyuncusu’ olmak için. Ya takım liderliği? Bazıları takım oyunculuğu nosyonuna öyle bir kaptırmış ki, yapılan her iş ‘biz’ yaptık, başarılan her konu ‘biz’ hallettik oluyor. Seminerlerde teşekkür edilecek kişilerin sayısı kitaplık doldurur nitelikte... Hepsi ‘takım oyuncusu’ olmanın abartılmış getirileri. </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Takım oyuncusu olmak harika bir özellik ve başarı için gerekli. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Abartılmadığı sürece.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Şirketler sadece ‘uyumlu’ insanlar aramıyorlar. Ayrıca başarılı, takımlarını yönlendiren ve yönetebilen insanlar da arıyorlar. Yani takım liderleri de arıyorlar. Dolayısıyla başvurduğunuz pozisyonda aranan nitelikleri iyi anlamanız şart. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Liderlerin önemli özelliklerinden bir tanesi ne zaman mütevazi olup ne zaman ‘kendilerini pazarlamaları gerektiğini’ çok iyi kestirebiliyor olmalarıdır. Lider insanlar yaptıklarının farkında olan insanlardır. Her mütevazılığın altında bir nedenin yattığına emin olabilirsiniz. Liderler başarılarını ‘yalın’ olarak dile getirmekten çekinmezler. Tabii, onların birçoğumuzdan farkı, bu yalınlığı nerede ve nasıl ifade etmelerini de çok iyi bilmeleri.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Kısacası, <a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/01/is-gorusmelerinde-diyalog-kurabilmek-bir-marifettir/"> <span style="color:blue;">iş görüşmelerinizde </a> </span><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> başvurduğunuz pozisyon liderlik vasıfları gerektiriyorsa, başarılarınızı tekil ifadeyle açıklamaktan çekinmeyin. Elbette, burada <a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/05/27/uzucu-ama-dogru-algilar-cv%e2%80%99nizi-alt-edebilir/"> <span style="color:blue;">ifade tonunuz ve tarzınız </a> </span> <span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">da etkili olacaktır. Kendini beğenmiş algılanmak pek hoş olmaz. Başarınızı başarısızlık olarak gösterebilirsiniz yanlışlıkla. Ama doğru zamanda ifade edilen kişisel başarılar, iyi hazırlanmış bir <a target="_blank" href="http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/03/kariyerine-belli-bir-sure-ara-veren-annelere-iletisim-taktikleri/"> <span style="color:blue;">kariyer hikayeniz </a> </span><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">sizi başvurduğunuz pozisyon için doğru aday yapabilir.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Yöneticinizi Yönetmeyi Öğrenmelisiniz]]></title>
<link>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/07/yoneticinizi-yonetmeyi-ogrenmelisiniz/</link>
<pubDate>Thu, 07 Jun 2007 13:21:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>Fatmanur Erdogan</dc:creator>
<guid>http://kariyerim.wordpress.com/2007/06/07/yoneticinizi-yonetmeyi-ogrenmelisiniz/</guid>
<description><![CDATA[İngilizcede ‘Managing Up’ olarak ifade ediliyor. 
Managing Up, kısaca yöneticilerinizi yöne]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">İngilizcede <span style="color:maroon;">‘Managing Up’</span> olarak ifade ediliyor.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Managing Up, kısaca <span style="color:maroon;">yöneticilerinizi yönetebilmeniz</span> anlamına geliyor.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Hep yöneticilerin çalışanları yönetmesinden bahseder dururuz. En büyük derdimiz, en büyük sorunumuz hep budur! Kimse yöneticisinden memnun değildir. Daha çok şey isteriz onlardan, beklentilerimiz hep yüksektir ve nedense yöneticilerimiz bu beklentilerimizi karşılamakta hep yetersiz kalır.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Yöneticilerden bu kadar çok şikâyet ediyorsak, sanırım daha iyi yönetici olmak isteğimizden. Öyleyse, iş başa düşüyor! İlk yöneticilik deneyiminizi elde etmek için ‘yönetici’ ünvanı almanız gerekmiyor. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Profesyonel iş yaşamımda bu açıdan çok şanslı bir insan olduğuma inanıyorum. Hep üst düzey yöneticilerle birebir çalıştım. Halende CEO’ya bağlı olarak çalışıyorum. Bu zamana kadar, bağlı olarak çalıştığım yöneticiler bana mentorluk yaptığı gibi, makro bakış açılarıyla, profesyonellikleriyle ve liderlik özellikleriyle iş yaşamımda onlardan çok şey öğrenmemi sağladılar. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">‘<span style="color:maroon;">Başarılı insanların beklentileri kendilerine yöneliktir, karşılarındaki kişilere değil</span>.’ Elde ettiğim en önemli bilgi bu. Kendinize bu sorumluluğu yüklediğiniz zaman, sorunların çoğunu çözmüş oluyorsunuz zaten. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Pazarlama iletişiminden bir farkı yok bu sürecin de aslında: karşındaki kişiyi iyi tanı; hangi konulara önem veriyor, hedefleri nedir, sizden beklentisi nedir, iletişim tarzı nasıldır… Bu bilgileri elde ettikten sonra, bana kalırsa yapılması gereken ilk şey <span style="color:maroon;">‘kabul etmektir’</span>. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Yöneticinizi olduğu gibi kabul etmektir. <span> </span></font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Hedefiniz, onu değiştirmek değil, yapılan işi veya süreci daha başarılı hale getirmektir. Yöneticinizin ve şirketinizin hedefleri doğrultusunda çalışmaktır. <span style="color:maroon;">Yaptığınız işte başarılıysanız, zaten her zaman ve her yerde başarılı olacaksınız demektir.</span> Kariyeriniz bir şirkete veya bir yöneticiye bağlı olmayacaktır. Bu harika bir özgürlik duygusu verir insana!</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Bu süreç de her zaman güllük gülistanlık geçmez tabii. Birçok savaş vereceksiniz. Kızacak, belki ağlayacak, nefret edecek ve ümitsizliğe kapılacaksınız. Şirket politikalarında sıkışacaksınız. Hayat dayanılmaz gibi gelecek ara ara. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Benim tavsiyem, işte bu savaşı sonuna kadar vermeniz. </font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Yarı yolda kızgınlıkla işinizden istifa etmemeniz. </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Mücadele vermeniz.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Bu deneyim, size yönetici olma yolunda büyük tecrübeler kazandıracaktır. <span> </span>Durum ümitsizse, zaten çıkış stratejinizi düşünmeye başlamış olursunuz. Ama baktınız ki, yöneticinizi yönetmeyi başardınız, o zaman başarınızı kutlamak için bir şampanya patlatma vaktidir. Kendinizi ödüllendirme vaktidir.</font></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2"> </font></span></p>
<p><span style="font-family:Tahoma;"></span><span style="font-family:Tahoma;"><font size="2">Şerefe diyerek kadeh kaldırabilmeniz ümidiyle...</font></span></p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
