<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress.com" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>zihin &amp;laquo; WordPress.com Tag Feed</title>
	<link>http://wordpress.com/tag/zihin/</link>
	<description>Feed of posts on WordPress.com tagged "zihin"</description>
	<pubDate>Sat, 11 Oct 2008 23:38:26 +0000</pubDate>

	<generator>http://wordpress.com/tags/</generator>
	<language>en</language>

<item>
<title><![CDATA[mut` luyuz]]></title>
<link>http://ucmorlale.wordpress.com/?p=31</link>
<pubDate>Sat, 04 Oct 2008 05:30:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>ucmorlale</dc:creator>
<guid>http://ucmorlale.tr.wordpress.com/2008/10/04/mut-luyuz/</guid>
<description><![CDATA[
Doğada Görüntü Avcılığı Yarışması 23-27 Nisan 2008’de verimli toprakları, derin kapı]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ucmorlale.files.wordpress.com/2008/10/kale-ici-dask-onu.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-33" title="kale-ici-dask-onu" src="http://ucmorlale.wordpress.com/files/2008/10/kale-ici-dask-onu.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Doğada Görüntü Avcılığı Yarışması 23-27 Nisan 2008’de verimli toprakları, derin kapızları, doğal ve tarihi zenginlikleriyle ünlü Mersin’in Mut ilçesinde yapıldı.</p>
<p><a href="http://www.fotoritim.com/yazi/dask-dogay--mersin-mut&#38;bulunanlar=mut">http://www.fotoritim.com/yazi/dask-dogay--mersin-mut&#38;bulunanlar=mut</a></p>
<p>Slogani :</p>
<p>Ayak izinden başka bir şey bırakma !...<br />
Anılardan başka bir şey götürme !...<br />
Zamandan başka bir şey öldürme !...<br />
Görüntüden başka bir şey alma !...</p>
<p>olan bu muhtesem organizasyona biz de katildik ve bir suru ani biriktirip goruntuler aldik...</p>
<p>2009 da Kaz Daglari`ndayiz, bekleriz.</p>
<p>...</p>
<p>`Mut Seyahatnamesi` `...mut`luyuz... Fotoritim dergisi Ekim 2008 sayisinda...</p>
<p>Fotoritim =&#62; <a href="http://www.fotoritim.com/yazi/zicev-fotograf-atolyesi--mutluyuz">http://www.fotoritim.com/yazi/zicev-fotograf-atolyesi--mutluyuz</a></p>
<p>iyi okumalar.</p>
<p>...</p>
<p><a href="http://ucmorlale.files.wordpress.com/2008/10/zihin-ergo-sum.gif"><img class="alignnone size-full wp-image-34" title="zihin-ergo-sum" src="http://ucmorlale.wordpress.com/files/2008/10/zihin-ergo-sum.gif" alt="" width="50" height="50" /></a></p>
<p>deviantArt sitesinde bir sayfamiz var, hem fotoraflarimizi hem de seyahatname fotograflarimizi ordan izleyebilirsiniz...</p>
<p><a href="http://zihin-ergo-sum.deviantart.com/gallery/#Mut-Seyahatnamesi-Nisan-2008">http://zihin-ergo-sum.deviantart.com/gallery/#Mut-Seyahatnamesi-Nisan-2008</a></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Hafızanızı Güçlendirecek 10 Basit Taktik]]></title>
<link>http://dogaltedavi.wordpress.com/?p=417</link>
<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 22:52:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>ozboduc</dc:creator>
<guid>http://dogaltedavi.tr.wordpress.com/2008/09/27/hafizanizi-guclendirecek-10-basit-taktik/</guid>
<description><![CDATA[Hafızanızı basit alıştırmalarla güçlendirebilirsiniz. Kolaylıkla her yerde çok zaman harca]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify;">Hafızanızı basit alıştırmalarla güçlendirebilirsiniz. Kolaylıkla her yerde çok zaman harcamadan yapabileceğiniz bu 10 alıştırmayla güçlü bir hafızaya sahip olabilirsiniz. Uzmanlar düzenli uygulandığında çok başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtiyor.</p>
<ol style="text-align:justify;">
<li><strong>Ters el alıştırması:</strong>Sağ elinizi kullanıyorsanız, biraz da sol elinizi çalıştırmaya başlayın. Saçlarınızı <!--more-->sol elinizle tarayın veya çayınızı kaşıkla alışık olduğunuz yönün tersine karıştırın. Kalemi ters elinizle tutun. Biraz üreticiliğinizi kullanın ve daha neleri tersten yapabileceğinizi bulun. Tabii bulduklarınızı da hemen deneyin. Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.</li>
<li><strong>Çocuk oyunu alıştırması:</strong>İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Çiçek açan ağacın kokusunu keşfetmeye çalışın. Fırında satılan taze ekmeklerin kokularını algılamaya çalışın. Yürüdüğünüz zeminin özelliklerini hissedin. Caddede duyduğunuz sesleri ayrıştırın. Yanınızdan geçen insanların tek tek konuşmalarını dinleyin. Evinizde gözlerinizi kapatarak bir yerlere ulaşmaya çalışın. Kısacası, duyularınızı alışık olmadığınız tarzda kullanın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini arttırırsınız. Eğer bu yaptıklarınızdan zevk alır ve insan veya olayları detaylı algılamayı sürdürürseniz, hafızanız her zaman canlı kalmaya devam eder. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, unutmak istemedikleriniz o kadar sağlam kalır.</li>
<li><strong>Harf alıştırması:</strong>Elinize bir gazete ve bir fosforlu kalem alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Örneğin, çift t ve m'lerin üzerini işaretleyin. Bir sonraki aşamada, kelime içinde birden fazla geçen harflerin üzerini çizin. Alıştırmayı yaparken, kelimelerin üzerinde fazla düşünmeyin ve hemen işaretleyin. Böylelikle konsantrasyon gücünüzün ne kadar uyarıldığını hemen hissedeceksiniz. Başarılı olma isteğiniz ve aldığınız zevk zihnin canlanmasını arttırır.</li>
<li><strong>Polisiye alıştırması:</strong>''Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?'' gibi, genellikle polisiye romanlarında veya filmlerinde sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplamayı da unutmayın. Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz.  Ayrıca kısa hafızanızı da harekete geçirmiş olursunuz.</li>
<li><strong>Yürüyüş alıştırması: </strong>Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun.  Bu esnada o kadar esnek hareket edin ki, bacağınızı indirirken, kolunuz başınızın üzerine gelecek kadar yükselmeli. Bu hareketleri birkaç kez tekrarlayın. Bunu yaparken sadece kan dolaşımınız hızlanmaz,  aynı zamanda koordinasyon yeteneğiniz de artar. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.</li>
<li><strong>Ressam alıştırması:</strong> Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu hareketi gevşek ve dengeli yapın. Kendinizi Leonardo da Vinci veya sevdiğiniz bir başka ressamın yerine koyun. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır.  Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.</li>
<li><strong>Ajan alıştırması:</strong>Bu alıştırmayı daha çok sokakta yapacaksınız. Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece, sadece sıkışık trafiğin eğlenerek çabuk geçmesini sağlamaz, aynı zamanda kelime hazinenizi geliştirir ve beyninizi canlandırırsınız. Bu alıştırma, acil plaka ezberlemeniz gerektiği durumlarda çok işinize yarayabilir.</li>
<li><strong>Resim alıştırması: </strong>Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine bir tane mum, bir kuğu, üç kollu bir kaktüs, üç yapraklı bir yonca, beş parmaklı bir el, hortumunu yukarı kaldırmış bir fil, sola dalgalanan bir bayrak, saatli bir yumurta, sapının üzerinde duran bir pipo, davul yanında duran bir adam, iki deniz feneri ve bir saat çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor. Ardından sembolleri sayılara göre ezberleyin. Örneğin, mum biri, kuğu ikiyi, kaktüs üçü ifade ediyor. Bu sıralamaya hakim olduğunuzda, sembollere aklınızda tutmanız gereken bir listeyi koyabilirsiniz. Eğer bu bir alışveriş listesiyse, mumun süt şişesinin üzerinde durduğunu, kuğunun boynunda portakal filesinin asılı olduğunu hayal edebilirsiniz. Bu alıştırmayla, zihninizde listeler oluşturmayı daha kolay başarırsınız.</li>
<li><strong>Otobiyografi alıştırması:</strong>Düşünün ki hayat hikayenizi tekrar yazmanız gerekiyor. Burada, işe gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz. Bunun için en yakın arkadaşınızın kim, tipinin nasıl olduğunu hatırlamanız gerekiyor. Tabii sınıfınızın düzenini, görüntüsünü de. Ayrıca sınıfınızın penceresinden neler göründüğünüzü de hayalinizde canlandırmaya çalışın. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.</li>
<li><strong>Hipnoz alıştırması:</strong> Özellikle stresli anlarınızda veya kaygıya kapıldığınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok eder, hedeflerinize daha kolay ulaşmanızı sağlarsınız. Eğer önemli bir görüşmeden önce, hafızanızın sizi yarı yolda bırakacağından korkuyorsanız, her gün gözlerinizi kapatarak kendi kendinize tekrarlayacağınız bir cümle belirleyin. Örneğin, Benim için gerekli olan her şeyi biliyorum ve çok sakinim cümlesini tekrarlayabilirsiniz.  Ayrıca kısa hafızanızı çalıştırmada önemli olan, bunu her gün uygulamanız.</li>
</ol>
<p style="text-align:justify;">
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[NUR (aydınlanma) HAKKINDA ]]></title>
<link>http://mustafaijaz.wordpress.com/?p=310</link>
<pubDate>Sat, 20 Sep 2008 03:13:38 +0000</pubDate>
<dc:creator>Mİ</dc:creator>
<guid>http://mustafaijaz.tr.wordpress.com/2008/09/20/nur-aydinlanma-hakkinda/</guid>
<description><![CDATA[ 
 
 
 
Ruhsal Aydınlanma Felsefesi
 
hakk şerleri hayr eyler, zannetme ki gayr eyler
göreli]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:20pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#ffffff;">Ruhsal Aydınlanma Felsefesi</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><em><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">hakk şerleri hayr eyler, zannetme ki gayr eyler</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><em><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;">görelim mevla neyler, neylerse güzel eyler</span></em><strong></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;margin:0;" align="center"><strong><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"><a href="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/okumanin-sakincalari-konferans-notlari.doc"><strong><span style="color:#ff9900;">Okumanın Sakıncaları / Konferans Notları</span></strong></a><span style="color:#ff9900;"> </span><em><span style="color:#ffffff;">tıklayınız..</span></em></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Ders: insan bilgisi </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Konu: dinginlik ve aydınlanma</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;"> </span><a href="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/aydinlanma.jpg"><span style="color:#c0c0c0;"><img class="alignleft size-medium wp-image-311" title="aydinlanma" src="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/aydinlanma.jpg?w=300" alt="" width="300" height="178" /></span></a></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Daha fazla bilgiye ihtiyacımız var mı? İnsanı ve kâinatı daha fazla bilgi, daha çok bilimsel araştırma, entellektüel analiz, daha hızlı bilgisayarlar mı kurtaracak? Asıl ‘insan’ olduğumuz nokta dinginlik halidir. Bilgeliktir hayattan hayy’lanan şey.<span>  </span>Bilgelik dinginlikle gelir. Sadece bakın. Analiz yapmayın. Bir çiçeğe , bir çocuğa bakın. Bir su sesini, bir rüzgar sesini dinleyin. Sadece ama sadece dinleyin. Yargı belirtmeyin. Sözleriniz ve eylemleriniz dinginlikten güç alsın. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Düşüncelerimiz büyük yanılgı çukurları.‘düşünüyorum öyleyse varım’ sutrası insanlığın ortaya koyduğu en saçma levhalardan birisi. <em>Kant </em>bunu ‘<em>saf aklın eleştirisi</em>’nde biraz aştı ama oda bir düşünce oldu ve aynı yanılgıya kapıldı. Düşünmekle ‘akıllı’ olabiliriz ama bilge kişi, aydınlanmış insan olamayız. Kelimeleri ve düşünceleri fazla ciddiye alıyoruz.. dilde ses telleri tarafından üretilen 8 temel ses vardır<strong>: <em>a,e,ı,i,o,ö,u,ü.</em> </strong>Hava basıncıyla da diğer harfleri çıkarabiliriz, k,t,m gibi. Böylesine fakir, cılız seslerin kim olduğumuz, varlığın, var oluşun amacının ne olduğunu, tanrının ve spirutüel derinliğin ne,nasıl,niçin olduğunu kavramamıza yardımcı olabileceğine inanıyor musunuz?<span>  </span>Asıl ‘oluş’ ve aydınlanma ‘ne?’ ‘nasıl?’ ve ‘niçin?’ gibi çukurlardan uzaklaştığımızda elde edilebilir bir durum, belki de ‘elde etmenin’<span>  </span>artık bir anlama karşılık gelmediği bir yer ya da daha gerçek anlamıyla yersizlik olacaktır.<span>  </span>Düşünce biçimdir. Bütün biçimler, bütün yapılar dengesizdir, geçici ve kusurludur. Gevezedir. Ukaladır. İnsan hayatta ‘dinginliği’ ve ruhsal dinçliği aramalıdır. Berraklığı, saf sevinci. <span> </span>Dinginlik hareketle ulaşılabilecek bir yer değildir. Bir ‘yer’ hiç değildir. Bir biçimi yoktur onun. Şekilsizdir. Boşluk halidir. Sen olduğun yerde dur. Hareket sana gelir. Sen ona gitme. Onu yakalayamazsın. Dinginlik bir biçimsizlik olduğu için, boşluk olduğu için, sürekli biçim, yapı, şekil, yargı, tasvir, ses, renk, koku, tartışma, haklı olmayı isteme gibi şeyleri arayan insan dinginliğe ulaşmak için tüm bu ego alanlarından sıyrılmalıdır. Bunları bırakabilirse ancak asıl nihai hedef olan, dinginliğe, sükunete, huzura, aydınlanmaya, karşıtı ‘kötülük’ olmayan ‘iyilik’e, zıddı olmayan hakk’a, inatlaşmayla gelmeyen karara, tartışmayla bulunamayacak değişmeyen ‘değ’lere, iddiasız ‘güzelliklere’ kavuşabilir, kavuşma arzusunu yitirerek. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<div></div>
<p><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"></p>
[caption id="attachment_312" align="alignleft" width="354" caption="Aydınlanmanın Sembolü"]<a href="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/enlightenment.jpg"><span style="color:#c0c0c0;"><img class="size-full wp-image-312" title="enlightenment" src="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/enlightenment.jpg" alt="Aydınlanmanın Sembolü" width="354" height="357" /></span></a>[/caption]
<div></div>
<p><span style="font-family:Tahoma,sans-serif;"></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="color:#c0c0c0;">Arzu yok. Hırs yok. İddia etmek, yargı belirtmek, analiz etmek, etiketlemek yok. Tartışmak, zıdlaşmak yok. Haklı olmak, haksız çıkarmak yok. Benlik yok, sorun yok. ‘o’na karşı ‘ben’, onlara karşı biz yok.</span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"> </p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">’biliyorum’ duygusu veren şeylerden uzak dur. ‘bilmeme’ hali içinde sessiz ol. Lakin zihin buna dayanamaz ve sizi düşünmeye zorlar ve zihniniz sizi ele geçirir.<span>  </span>O sizi bir köle edinmiştir. Şimdi yoksa düşünecek bir şeyler, geçmişe götürüp sizi zihninizde tartıştırır, konuşturur, çatıştırır.. yorar.. size bir ‘benlik’ üretir.. sizi geleceğe götürür.. Zihniniz sizi kaygılandırarak kendisine bağımlı kılar. Artık bir kölesinizdir. ‘her şey kontrol altında’ diyerekten sizi sessizlikten, dinginlikten uzak bir ürpertiye, korku, kaygı, şüphe ‘ben’liğine sokar.<span>  </span>Her düşünce çok önemliymiş gibi davranır.<span>  </span>Kavramlar bir hapishanedir.<span>  </span>İnsan zihni, bilme, anlama, yargı belirtme, kontrol etme arzusuyla kendi görüşlerini gerçek olan şeyle değiştirir. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Can sıkıntısı, öfke, üzüntü, korku.. bunların hiçbirisinin gerçek ‘siz’ ile ilgisi yoktur. Bunlar sizin olan şeyler değildir. Bunlar zihinsel koşullanmalar, algılamalardır. Gelirler ve giderler. Tabiatıyla gelip giden hiçbir şey siz değildir. Gelip giden şeylerden beslenmeyin, onları ciddiye almayın. Onlar bir yanılsama, bir illüzyondur.<span>  </span>Hiçbir düşünce gerçeği ihata edemez. ‘lâ ilahe illallah muhammedurresulullah’ levhası gerçek bir tevhid değildir. Tevhide işaret-ediştir. Zikir bu derinliğe ulaşmak için vardır. zikir, bu sözü kelime ve kavram bazında geçip onun sahici tesiriyle buluşmak ve onurlanmak için vardır. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><a href="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/enlightenment1.jpg"><span style="color:#c0c0c0;"><img class="alignright size-medium wp-image-313" title="enlightenment1" src="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/enlightenment1.jpg?w=300" alt="" width="300" height="225" /></span></a><span style="color:#c0c0c0;">Her insan az ya da çok bir ‘kurban’ kimliğine sahiptir. Bütün kırılma ve incinmelerin temelinde biraz da bu vardır. İçerleme ve yakınmalar buradan doğar. Nefis her şeyle bir çatışma hali içinde olmak ister. Herkes mutlu ve huzurlu olmayı ister ama buna gücü yetmez zira çatışma’ya bağımlıdır. Tartışmaya, haklı çıkma isteğine. Daha iyi olma, daha . daha.. kıyaslamalarla gelen şeylere bağımlıdır.. kıyasla gelen kıyasla gidecektir. Sizin değildir. Siz o değilsinizdir.<span>  </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">‘yarın diye bir şey yoktur’ diye bir kitabı vardır Tarık Buğra’nın. Evet, yarın yoktur. Hayatın , geçmiş, şimdi ve gelecek diye bölünmesi zihin ürünüdür ve sakat bir şeydir, gerçek değildir. Geçmiş ve gelecek, di, dı, miş , mış, ecek , acak, tüm bunlar düşünme formlarıdır. Düşünmemiz gerektiğini de nerden çıkardık? Her şey ‘şimdi’ de vücud bulur. Batıda <em>anı yaşa</em> anlamında ‘carpe diem! denir. Kadim İslam ve doğu geleneği bu durum için sufi’yi tanımlarken ‘sufi; ibn’ül vakttir’ demiştir. Yani, vaktin çocuğu. Bunun dışında ‘ebul vakt’ olanlar da vardır ki henüz onlara gelmedik.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">İçinde bulunduğumuz ana, aşılması gereken bir ‘an’ olarak baktığımızda hayat bir cehenneme döner. ‘başkaları cehennemdir’ sözü biraz da bu halde söylenmiştir. Çoğu zaman bir çok iş yapmayla karşı karşıya geliriz ve hangisini önce yapacağımızı şaşırırız. Neden?<span>   </span><em>Yapmak </em>ve <em><span> </span>yapma yoluyla varmak istediğimiz netice </em>arasında bir seçim zordur. Gelecekte varılacak sonucu önemsemek şimdiyi yadsımaktır, yüksünmektir. Oysa elimizde şimdi’den başka bir şey yoktur. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Kaos teorisi: fizik kanunları (quantum) der ki; hiçbir şey birbirinden ayrı değildir, yalıtılmış hiçbir şey yoktur. Her şey birbirine bağlıdır. Her şey her şeyle ilgilidir. <span> </span>Siz <em>şimdi olan</em>’ı kabul ettiğinizde, ona ‘evet’ dediğinizde <em>yaşamak</em>’la aynı safa geçersiniz. Meyus olmaz, olumlu olmanın ‘ol’u içine girersiniz..olanı örtmez, ümitsizliğe düşmezsiniz. <span> </span>‘kûn fe yekûn’.. rıza makamı.. allahın bizden razı olmasını istiyorsak, evvela bizim allahtan razı olmamız gerekir. Razı olmanın yolu şimdiyi , olanı kabullenmek, teslim olmak ve şimdiyi onurlandırmak ve şimdideki ‘allah’ ile onurlanmak.. <span> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">‘Hayatım’ dediğiniz şey bir içerikler silsilesidir. Gerçek ‘siz’ değildir. Siz düşünceleriniz, duygularınız, deneyimleriniz, paranız, elbiseleriniz, çocuklarınız, dininiz, peygamberiniz değilsiniz. Siz hayatın ve gerçekliğin içeriği değilsiniz. Siz saf bilinç olmalısınız. Siz şimdi, siz ‘siz’siniz.hadis-i kudside de belirtildiği üzere; <span> </span>‘gizli bir hazine idim, bilinmek istedim ve insanı yarattım’ insan bilinme mahallidir. Hayatınızın koşullarını, nerde yaşadığınızı, maaşınızı, eğitim durumunuzu düzenleyerek değil, en derin düzeyde kim olduğunuzu idrak ederek aydınlanır, bilge olursunuz. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">İnsan ‘kendi’ni bilemez. O ‘kendisidir’. ‘ben’ kendini bir bilgi nesnesine dönüştüremez. Gerçekten kim olduğumuzu bildiğimizde bunun alameti şudur: kalıcı bir huzur ve canlılık. Tazelik. Berrak bir sevinç.<span>  </span>Nefs-i safiye. Her şey net. Her şey tam. Ne eksik ne fazla.<span>  </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Yaşam durumunuzu değiştirerek huzuru bulamazsınız. Nereye giderseniz gidin kendize gidersiniz. İçinizdeki ‘siz’e.. siz aydınlanmış değilseniz her yer karanlıktır sizin için. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Haliniz ‘iyi’ ve ‘kötü’ yargılarına bağlı olmadığında siz gerçek bir<span>  </span>bilge olmuşsunuzdur. Bizim yunus ne der, <em>Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa erinirim..</em> bir Osmanlı bilgesi Amiş efendi damadı Bâbanzade Ahmed Naim efendiye şöyle demiştir: <em>matlubun husulü veya adem-i husulü nezdinde müsavi değilse nakıssın evladım</em>. Kıymetli hocam Turhan Bey, her telefon görüşmemizde halimi sorar, birkaç şeye yakındığımda şöyle derdi: evladım, bir şeyleri yoluna koymaya çalışma, dünyada hiçbir şeyi yoluna koyamazsın. Sonuçları boş ver. Sadece yap! </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Bir Zen üstadına ‘zen bilgeliği’nin özünü sormuşlar, üstad; <strong>‘her seferinde tek bir şey yapmak’</strong> demiş. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Bir şey istemeyiz ama verirlerse de reddetmeyiz demiş büyükler. <strong>Ne red, ne de cehd!<span>  </span></strong></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Bir çok insanın yaşamını arzu ve korku yönetir.<span>  </span>Arzu, daha tam olarak kendiniz olabilmeniz için kendinize bir şeyler katma ihtiyacıdır. Tüm korku bir şeyleri kaybetme ve böylece küçülme, değer kaybetme ve daha az olma korkusudur.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Bütün deneyimlerin geçici olduğunu, dünyanın bize kalıcı bir şey vermediğini idrak ettiğimizde teslimiyet kolay olur. Arzu ve korku bizden gider. O vakit insanlarla bir şeyler paylaşmaya, deneyimlere ve faaliyetlere katılmaya devam ederiz ama bunları nefsimizin arzuları ve korkuları olmadan yaparız. Artık bir durumun, kişinin, yerin ya da olayın bize doyum veya mutluluk vermesini talep etmez ve onun geçici ve kusurlu yapısının öylece olmasına izin veririz. Kabul ederiz. Red etmeyiz, cehd etmeyiz.<span>  </span><em>Olan </em>ile tartışmadığımızda zorlayıcı bir düşünme ve bunun getirdiği bir kasıntı itilimine düşmez kabul etmenin verdiği dinçlik ve dinginliği hissederiz. Orada oluruz.<span>  </span>Yargıların bir formu vardır. Biçimi, yapısı. Farkındalık içinse boşluğa gerek vardır.<span>  </span>Kendinizi bu geniş farkındalıkta idrak edebilirsiniz.<span>  </span>Sui zan yok, kıyaslama yok, kıskançlık yok, arzu yok, yetersizlik, suçluluk, kurban duygusu yok. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Allahın dediği olur!</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Bunu pek çok yerde görmüşsünüzdür.<span>  </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Allahın dediği oldu!</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Bunu da ilk defa burada gördünüz belki. Bir de böyle bakalım. Kalem yazdı ve kurudu.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><a href="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/enlightenment-print-c12079895.jpg"><span style="color:#c0c0c0;"><img class="alignleft size-full wp-image-314" title="enlightenment-print-c12079895" src="http://mustafaijaz.wordpress.com/files/2008/09/enlightenment-print-c12079895.jpg" alt="" width="338" height="450" /></span></a><span style="color:#c0c0c0;">Kendiniz olun! Tepkiselci bir kişilik geliştirip her şeye ‘hayır’ demeyin. Nefsinizi böylece haklı, zeki çıkartıp başkalarını küçük düşürüp egonuzu şişirmeyin. Taklit etmeyin. Özenmeyin. İddiasız olun. Tartışmayın. Affedin. Bağışlayın. Geniş olun. Himmet sahibi olun. Başkalarının kusurlu, eksik yanları, zaafları sizin güçlü yanınız olmasın. Gıybet etmeyin. Dedikodu yapmayın. Başkalarının gizli hallerini, ayıplarını araştırmayın. Kendinizi diğerlerinden üstün göreceğiniz her şeyden kaçının. Şekillere takılmayın. Gerçeği isteyin. Sahici olun. Yalan ile hakikatin tadı farklıdır. Farkın farkında olun. Sessiz ve dingin olun. Az konuşun. Az yiyin. Az uyuyun. Aklınız nefesinizde olsun! Nefsin yolu nefestir. Nefesinizi hissedin. İçinize bakın. Ne var içinizde, öfke? Kin? korku? Şehvet? Şöhret? Her neyse .. içinize bakın ve dinginleşin. İçinizdeki sesi susturabilir misiniz? İçinizde kiminle tartışıyorsunuz? Neyi haklı, haksız bulmaya uğraşıyorsunuz.. bunları geçin.. farkında olun zihniniz size oyun oynuyor.. onun bir oyuncağı olmayın. Aklınız nefesinizde olsun! </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">İlişkide bulunduğunuz insanlardan bir şey istemeyin, bir beklenti halinde olmayın. Sadece orada olun. Onu dinleyin. Onu samimiyetle, içtenlikle dinleyin. Ona ‘kendisi’ olabileceği bir ‘boşluk’ açın içinizde.. dinlemek ona yer açmaktır. Dinlemek neden zordur? Çünkü bir insana yer açmak zordur. Nefsinizin hoşuna gitmez. Onun iktidar alanı azalır. Sizi dinliyor gibi yapan bir çok insan aslında sizin sözlerinizi değerlendiriyor ya da söyleyeceği bir sonraki sözü hazırlıyor olabilir. Belki de kendi düşünceleri içinde kaybolmuş sizi dinlemiyordur. Gerçek dinlemek çok azdır.<span>  </span><span> </span>Ama bunu yapabilirseniz işte asıl güzellik ordadır. Başkalarına, onların kendileri olabileceği ‘boşluklar’ açın. Yargılamayın. Bırakın öyle olsun.<span>  </span>Gerçek sevgi hiçbir şey istemez. Beklentisi yoktur. Gerçek erenler Allah’tan bir şey istemekten hicab ederler. Onlar razıdırlar. Teslim olmuşlardır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Her şerde bir hayır vardır. Acele etmeyin. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Yargıladıkça, etiketledikçe kategorize ettikçe yanılırız. Yaşamı bütün algılayın. Tevhid budur. Her ne olmuşsa, başka türlüsü olamazdı. Bırakın olan olsun. Olmuş olmamış olamaz. Olacak olan da olacaktır.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Yorum yapmayın. Bir takım şeyleri kötü, çirkin sıfatlarla nitelendirip buradan kendinize mutsuzluk yemleri üretip egonuza kimlik kazandırmayın. Haklı çıkmak istemeyin, haksız çıkarmak isteyeceğiniz şeyler aramaktan uzak durun. İçerlemeyin. İncinmeyin. Unutmayın ki; incinmek, incitmekten beterdir. İncinmek, <em>‘bunu bana nasıl yaparsın’</em> <em>‘bu da mı başıma gelecekti’</em> gibi kibrin, kişilik bozukluğunun bir göstergesidir. İncinmek; daha derinlerde incelendiğinde hasta bir kalbin, dünyaya bağlanmış bir insanın bağımlı olduğu bir eylemdir. Görünüşte kötü olan<span>  </span>bir şeyi isimlendirdiğiniz de duygusal bir kasılmaya uğrarsınız. İsimlendirmediğinizde ise huzurlu olursunuz.<span>  </span>Bediüzzaman hazretleri ne güzel buyurmuşlar: <strong>batıl şeyleri iyice tasvir, safî zihinleri idlâldir</strong><em>. </em>Ne de olsa baki kalan şu kubbede bir hoş sada imiş!<em> </em>İyi şeyleri görün. Kötülükleriyle bilinen bir kişi anıldığında iyi yönlerini görmeye çalışın. Eleştirmeyin. Sessiz ve dingin olun. İçinize bakın.<span>  </span>Bir şey yaparken içinizde bir hafiflik yoksa onu bırakın. Yaşam hafif bir şeydir. Efendimize günah nedir diye sorduklarında, günah içinizi tırmalayan, sizi sıkan şeydir demişler. Vesveselere kulak vermeyin. Onlara değer vererek onları içinizde şişirmeyin, büyütmeyin. Geldiği <span>gibi </span>gidecektir. Mücadele etmeyin. Ona bir ‘var’lık olarak bakmayın. Huzuru aramayın. Aramak hep gelecekte ulaşacağımız bir şeyi istemektir. Bu ise mutsuzluk vericidir. Aramayın. Derin ve sessiz bir göl gibi olun. Tepkisel olmayın. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Yumuşak huylu, alçak gönüllü olun. Hikmetin başı hilimdir. Ve sular alçağa akar. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Batıl şeyleri tasvir etmekten uzak durun.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Hakikati de tasvir etmeyin. Onu yaşayın. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Hakikat olun. Zaten o’sunuz. Sadece farkında olun. Furkan ile olun. </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler! </span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><em><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Hakdan gelen şerbeti içtik Elhamdülillah</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><em><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Şol kudret denizini geçtik Elhamdülillah</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><em><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Kuru idik yaş olduk, ayak idik baş olduk</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><em><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Havalandık kuş olduk, uçtuk Elhamdülillah</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><em><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span style="color:#c0c0c0;">Yunus miskin , çiğ idük , bişdük Elhamdülillah</span></span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><em><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></em></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;color:#c0c0c0;font-family:Tahoma,sans-serif;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="color:#c0c0c0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;"><span>                                 </span>mustafa ijaz <span> </span>/ </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma,sans-serif;">01.04.07,<span>  </span>Erzurum</span></span></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Haberci rüyalardaki sembolizmin nedenleri]]></title>
<link>http://ruyatabirlerigunlugu.wordpress.com/?p=5</link>
<pubDate>Wed, 17 Sep 2008 17:40:45 +0000</pubDate>
<dc:creator>xkalo</dc:creator>
<guid>http://ruyatabirlerigunlugu.tr.wordpress.com/2008/09/17/haberci-ruyalardaki-sembolizmin-nedenleri/</guid>
<description><![CDATA[Sembolizmin haberci rüyalardaki ve vizyonlardaki nedeni şöyle açıklanır: İnsanın imajinasyon]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sembolizmin haberci rüyalardaki ve vizyonlardaki nedeni şöyle açıklanır: İnsanın imajinasyon yeteneğinin sembolleştirici bir özelliği vardır. Zihne “anlamlar” halinde gelen “tesirler” insan zihninde, ister istemez fiziksel alemin bir özelliği olan imajlara bürünmek zorunda kalırlar ki, bürünecekleri imajları da “tesir”i alan insanın şuuraltı dağarcığından elde ederler.</p>
<p>Tesir ne kadar yüksek ya da süptil bir kaynaktan gelirse gelsin, alıcı kişinin kapasitesi, şuuraltı imajları, şuuraltı dağarcığı tesirin özgün halini kaybetme derecesi ve kısıtlanması açısından çok önemli bir rol oynar. Kaynağından “anlam” olarak inmeye başlayan tesir onu alan insanın zihninde imaj olarak belirene kadar bir sürü değişim ve dönüşüm geçirir. Metapsişikçiler şuuraltının bu dönüştürücü etkisine “renkli cam etkisi” adını verirler. Kısaca tesirler, insan zihninde yer ederken, ister istemez o insanın şuuraltı dağarcığındaki imajlara dönüşürler ve bu dönüşüm sırasında birtakım sembollere bürünmüş olurlar. Bu haberci rüyaların büyük çoğunluğunda rastlanılan doğal ve zorunlu bir süreçtir.</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Bugün. Bu sabah..]]></title>
<link>http://talhuk.wordpress.com/?p=127</link>
<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 08:45:32 +0000</pubDate>
<dc:creator>talhuk</dc:creator>
<guid>http://talhuk.tr.wordpress.com/2008/08/27/bugun-bu-sabah/</guid>
<description><![CDATA[Seninle bir güne daha uyanmanın harika mutluluğu var  üzerimde.. doğruldum yatakta.. doğruldu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Seninle bir güne daha uyanmanın harika mutluluğu var  üzerimde.. doğruldum yatakta.. doğruldum ve bileğimdede aşkımız.. vücudumun her yerinde aşkımız.. bileğime baktım ve mutluluk daha sabahın 6.55 inde kapladı içimi..</strong></p>
<p><strong>sevginin sıcaklığı öyle güzelki.. sen öyle güzelsinki.. gülüşün geldi gözümün önüne.. hani yağmurdan sonra güneş açar ve gökkuşağı rengarenk doğar ya insanın içine sanki..</strong></p>
<p><strong>gülüşünde öyle işte.. sende öylesin.. zihnimde canlanıyorsun.. kalbim biraz daha hızlı atıyor seni düşündükçe ve hissettikçe.. böylece kendime geliyorum uykumdan.. hayranım gülüşünede sanada.. herşeyinle.. sende karanlık gecenin ardından gökkuşağım oluyorsun yağmurdan sonraki gökkuşağı gibi.. güneşle birlikte her sabah ama her sabah doğuyorsun içime.. huzur veriyorsun mutluluk veriyorsun.. gülüşün tüm renkleri barındıryor içinde.. gözlerin sadece mavi yi.. ellerin gökkuşağından daha yumuşak.. daha güzel.. sen.. gökkuşağının güzellikte asla ulaşamayacağı güzelliktesin.. </strong></p>
<p><strong>sonra farkediyorum, bileğimdeki bilekliktede gökkuşağının renkleri var.. rengarenk.. seninle birlikte tüm renkleri seviyorum.. Aşkımıza ve Sevgimize yaklaşamaz bu sevgi tabii ki .. demek istediğim seninle anlamlandığı renklerin.. herşeyin.. </strong></p>
<h3><span style="color:#ff0000;">sonra diyorumki.. "bilekliğin gücü adına!!, güç BİZ de artııııııııık!!"</span></h3>
<p><strong>ikimizdede aynı bileklik var.. aynı renk.. aşk bilekliğimiz.. sende hisset sana hissettiriyim sabah duyduğum hisleri diye bilekliği tutuyorum sol elimle.. gözlerimi kapıyor ve seni düşünüyorum.. </strong></p>
<p><strong>okadar güzel ve okadar mutluluk verici ki aynı şeyi taşımak ve aynı hayatı yaşamak seninle.. aynı bilekliği taşıyoruz.. aynı hayatı yaşıyoruz ve yaşayacağız inşallah bir ömür.. aynı aşkı ve sevgiyi yaşıyoruz ve yaşatacağız bir ömür boyu inşallah..</strong></p>
<p><strong>Seni dündan daha çok severek daha çok mutlu oalrak uyanıyorum.. ve dua ediyorum.. seninle nefes alarak uyanacağım sabahlar için.. inşallah diyorum.. amin diyorum.. bilekliğin gücü adına diyorum!!</strong></p>
<h4>ben..</h4>
<h4>ben seni çoktan da çok.. inanılmaz..</h4>
<h4>akıl almaz seviyorum Burcu..</h4>
<h4>çok aşığım sana..</h4>
<h4>Herşeyimsin..</h4>
<h4>Burcu'm</h4>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[TAŞŞAK]]></title>
<link>http://zehirli.wordpress.com/?p=63</link>
<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 19:20:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>zehirli</dc:creator>
<guid>http://zehirli.tr.wordpress.com/2008/08/17/tassak-2/</guid>
<description><![CDATA[Hiç geciktirmeden başlasak mı diye sormuş delinin biri,
e okuyorsun ya demiş öteki,
siz hiç a]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hiç geciktirmeden başlasak mı diye sormuş delinin biri,</strong></p>
<p><strong>e okuyorsun ya </strong><strong>demiş öteki,</strong></p>
<p><strong>siz hiç altın tarraklı bir başbakan gördünüz mü peki ? </strong></p>
<p><strong>neden bütün kel adayları başlara bakan oluyor </strong><strong>diye sordunuz mu !!! </strong></p>
<p><strong>Vicdansızlar,namussuzlar ve ırz düşmanları </strong></p>
<p><strong>diye bağırıp çağırmalı mı insan? </strong></p>
<p><strong>fikrime tecavüz ettin bari başlık parası verseydin </strong></p>
<p><strong>diyebilir mi iftar vakinde? </strong></p>
<p><strong>11 ay domuzlar gibi beyin yiyip 1 ay aç kalanlara </strong></p>
<p><strong>şeker kız Candy' yi veriyoruz artık biz,</strong></p>
<p><strong>yanlış düşünmeyin hemen, amerikadan gelmedi, </strong></p>
<p><strong>ismini son osmanlı vermiş,</strong></p>
<p><strong>hala veriyor belki... </strong></p>
<p><strong>Neyse bu Candy öpülüp yenesi sevimli mi sevimli !!! </strong></p>
<p><strong>Elbette cingöz bir çocuk, ama sakın ona kızmayın, </strong></p>
<p><strong>yalnızca konuşur, ama ahh ne anlatır ekrana bakarak,</strong></p>
<p><strong>bakınız porno, bakınız cinayet sahnesi, </strong></p>
<p><strong>bakınız kutsal akılsızlaştırma töreni...</strong></p>
<p><strong>enflasyona parmak atıp pişman olanlar sinsilesi de buradaymış, </strong></p>
<p><strong>eşek teper demiştik biz ! </strong></p>
<p><strong>Hadi ama bakınız çocuğumuz ne kadar da büyüdü, </strong></p>
<p><strong>en cahil yaratık bile yanında halt etmiş şimdi, </strong></p>
<p><strong>vaaz veriyor diğer şeker dişilere ! </strong></p>
<p><strong>efenim nasıl büyüdüğüne bakmayın, </strong></p>
<p><strong>cillop gibi olmuş arkasına bakın siz ! </strong></p>
<p><strong>Ağhh pardon siz hiçbirşeye bakmıyordunuz değil mi ? </strong></p>
<p><strong>unutmuşum,yerinize bakan bir bakan vardır elbet, </strong></p>
<p><strong>boş işler müdürü de olsanız bakan haklı, </strong></p>
<p><strong>o kalçaya bakılmaz mı beaahhh !   </strong></p>
<p><strong> :))) </strong></p>
<p>Yazan : Doğukan Anur</p>
<p>_____________________________________________________________________</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[YOK]]></title>
<link>http://zehirli.wordpress.com/?p=59</link>
<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 18:52:43 +0000</pubDate>
<dc:creator>zehirli</dc:creator>
<guid>http://zehirli.tr.wordpress.com/2008/08/17/yok/</guid>
<description><![CDATA[Sabah 05:25
Uyku yabancı
Uyku hor görülmüş bir fahişe.
Zihnimin her köşesine bakıyor,
Bir m]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabah 05:25<br />
Uyku yabancı<br />
Uyku hor görülmüş bir fahişe.<br />
Zihnimin her köşesine bakıyor,<br />
Bir müşteri bulmak için.<br />
Uykudur;<br />
Açlıktan midesi sırtına yapışan bir fahişedir benim için.<br />
 <br />
Ve damarlarımdan kan yerine zift akıyor şimdi.<br />
Zarif bedeniyle süzülürken o esrarengiz duman.<br />
Çabucak bitiyor sigaranın ucundaki zaman...<br />
 <br />
Acaba neye niyetlenip de yazmaya başladım ben?<br />
Bilmiyorsan da konuş !<br />
Konuştukça bilirsin diyor,<br />
Henüz rahmetli olmayan bir deli.<br />
 <br />
Ama benim öfkem var !!!<br />
Gözümün önünde örülüdür duvar gibi.<br />
Vakti geldiyse<br />
Hadi kanatlan artık narin kelebek<br />
Yıkıver de göreyim geçmişi.<br />
Kim ne verdi geçici hevesler uğruna?<br />
Göster bana !<br />
 <br />
Satırlara göz değdirenleri boğasım var artık,<br />
Ruhunu dinliyormuş gibi görünen sahte bakışları<br />
Satırlamak geçiyor içimden.<br />
Burada susar, yalnızca oraya kadar.<br />
Evet burada susarlar.<br />
 <br />
Aradığın şeyi bende bulamazsın dedi kadın.<br />
Daracık bir delikten başını çıkardın,<br />
Aradığın şey bütün kadınlarda var.<br />
Halbuki ;<br />
İmkansızın tadına ancak Tanrılar bakar.<br />
Ya da Tanrı olmaya çalışanlar...<br />
 <br />
Sabah 06:33<br />
Uyumalısın diye öğüt veren bir ses yankılanmakta şimdi,<br />
Ama sonsuza dek...<br />
Ama sonsuza dek...</strong><br />
 </p>
<p>Yazan : Zehra</p>
<p>____________________________________________________</p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Anne babaların dikkat etmesi gerek]]></title>
<link>http://bebekforum.wordpress.com/?p=17</link>
<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 18:38:13 +0000</pubDate>
<dc:creator>dataistanbul</dc:creator>
<guid>http://bebekforum.tr.wordpress.com/2008/08/17/anne-babalarin-dikkat-etmesi-gerek/</guid>
<description><![CDATA[Anne ve baba, çocukları büyüdükçe problemlerinin de büyüyebileceğini unutmamalıdır. Çocu]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:navy;">Anne ve baba, çocukları büyüdükçe problemlerinin de büyüyebileceğini unutmamalıdır. Çocukların “en gerilimli ve tehlikeli” devresi, “büluğ çağı” da denilen ergenlik dönemidir.</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:navy;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:navy;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">Bu devrede “delikanlı” artık çocukluktan çıktığını hisseder. Aklı, hisleri ve cinsi duyguları, “vasat” mertebede tutulmadığı takdirde, ifrata ve tefrite saparak “gençlik çılgınlığıyla” bütün hayatını mahvedebilecek davranışlar sergileyebilir. Gençlerin bu hassas devreyi “hasarsız” atlatabilmeleri önemlidir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">Anne, kızıyla; baba da oğluyla gerektiğinde bir arkadaş gibi konuşmalıdır.</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> Çocuklarına o devreyle ilgili cinsî bilgileri, zihinlerini bulandırmadan anlatmalı ve televizyondaki müstehcen görüntülerin, yazılı basındaki müstehcenliğin zararlarına dikkat çekilmelidir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">Gençlik, hem bu dünya hayatında mesut yaşamak, hem âhirette ebedî saadete nail olabilmek için Cenabı Hakk’ın vermiş olduğu bir nimettir. </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">İnsan, gençlik devresini ve Allahu Teâlâ’nın verdiği enerjiyi, temel inançları ve temel eserlerdeki bilgileri öğrenmekte, bir iş sahibi olmakta, bir meslekte veya bir sanatta ihtisas sahibi olmakta kullanmalıdır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">Gençlere; o devrenin, vaktin “hovardaca harcandığı” bir devre değil, tam aksine ömür binasının “temeli” olduğu hatırlatılmalıdır. </span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><!--more--></p>
<div class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"></p>
<hr size="2" /></span></div>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:purple;">ANNE-BABALAR BUNLARA DİKKAT ETMELİ</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"><img src="http://www.hanimlar.com/image/yazi_img/cocuklar.jpg" border="0" alt="" hspace="0" align="left" />* Çocuğun yanında evlilik mevzuları konuşulmamalıdır</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">. Bu, çocuğun beyninde iz bırakır. Diğer bir zararı da, erkek çocuğun kafasında vaktinden önce bazı düşünceler yerleşir. O düşünceler anne ve babaya hürmetsizliğe sebebiyet verebilir, çocuğu ahlâksızlığa itebilir. Maalesef birçok yerde bu hususa dikkat edilmemekte, </span><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:purple;">daha 5-6 yaşındaki çocuğa şakavâri, “Seni evlendirelim mi?”, “Sana falancayı alalım mı?” gibisinden sözler söylenmektedir.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> Oysa sözde “eğlenmek maksadıyla” söylenen o sözler çocuğun zihninde, ruhunda fırtınalar estirmektedir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">* Çocukların yatakları ayrılmalıdır</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">. Mümkünse erkek çocuklarla kız çocukların odaları da ayrılmalıdır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">* Çocuğun yanında abartılı şaka yapmak doğru değildir</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">. Hele çocuğun yanında ve çocuğa karşı kesinlikle yalan söylenilmemeli, çirkin ve kaba konuşulmamalıdır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">* Çocuklara şiddet uygulamak doğru değildir!</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> Anne ve baba, çocuklarının birbirleriyle kaynaşmasını ve sevmelerini sağlamalı, bu yönde çocuklarına nasihatlerde bulunmalıdır. Ağabey ve abla, kardeşlerinin üzerine titrer, onlarla çok yakından ilgilenirken, kardeşler de ağabeylerine ve ablalarına hürmet etmeli, onlarla saygılı biçimde konuşmalıdır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">* Anne ve baba, çocuklarına fark ettirmeden onların davranışlarını, kimlerle arkadaşlık yaptıklarını yakından kontrol etmelidir</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;">. Atalarımız, “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” demiştir. Arkadaş seçimi çok mühimdir. Sevgili Peygamberimiz (sas), </span><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#339933;">“Kişi, dostunun dini üzerindedir. Siz kiminle arkadaşlık yaptığınıza bakınız.”</span><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> buyurmuşlardır. Terbiyeli, görgülü, çalışkan, dürüst, büyüklerine saygılı, dinini yaşayan arkadaşlar, insanın dünyada ve âhirette mesut olmasına vesile olurlar. Kötü arkadaşlar da insanın dünyasını ve âhiret hayatını mahvederler</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:10pt;font-family:Verdana;color:#3366cc;"> </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zihni açan, ruhunuzu dinlendiren resimler]]></title>
<link>http://aytugakdoganodullu1.wordpress.com/?p=163</link>
<pubDate>Sat, 02 Aug 2008 23:51:42 +0000</pubDate>
<dc:creator>ikfan</dc:creator>
<guid>http://aytugakdoganodullu1.tr.wordpress.com/2008/08/02/zihni-acan-ruhunuzu-dinlendiren-resimler/</guid>
<description><![CDATA[


















]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img123.imageshack.us/img123/413/zihinacfoto1fw3.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img134.imageshack.us/img134/3355/zihinacfoto2no3.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img413.imageshack.us/img413/912/zihinacfoto3fs1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img396.imageshack.us/img396/7107/zihinacfoto4yl0.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img383.imageshack.us/img383/1650/zihinacfoto5px6.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img111.imageshack.us/img111/5985/zihinacfoto6hl9.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img399.imageshack.us/img399/1454/zihinacfoto7oz8.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img217.imageshack.us/img217/4387/zihinacfoto8lb1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img58.imageshack.us/img58/1325/zihinacfoto9vl9.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img510.imageshack.us/img510/2209/zihinacfoto10dx6.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img161.imageshack.us/img161/5315/zihinacfoto11jv2.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img58.imageshack.us/img58/2554/zihinacfoto12by1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img185.imageshack.us/img185/5492/zihinacfoto13sb2.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img393.imageshack.us/img393/8769/zihinacfoto14au1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img399.imageshack.us/img399/9459/zihinacfoto15qs1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img161.imageshack.us/img161/5072/zihinacfoto16ty8.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img391.imageshack.us/img391/1439/zihinacfoto17vb1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img402.imageshack.us/img402/8936/zihinacfoto18di9.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><img src="http://img329.imageshack.us/img329/4206/zihinacfoto19uu8.jpg" border="0" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Mutlu Olmak]]></title>
<link>http://dancingwithoutmusic.wordpress.com/?p=11</link>
<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 20:42:09 +0000</pubDate>
<dc:creator>TRKN</dc:creator>
<guid>http://dancingwithoutmusic.tr.wordpress.com/2008/03/26/mutlu-olmak/</guid>
<description><![CDATA[Çok temel bir şey anlaşılmalıdır. İnsan mutlu olmak ister bu yüzden berbat haldedir. Ne kada]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><em>Çok temel bir şey anlaşılmalıdır. İnsan mutlu olmak ister bu yüzden berbat haldedir. Ne kadar mutlu olmak istersen, o kadar perişan olacaksın. Şimdi bu çok saçma görünür ancak temeldeki sebep budur. Ve insan zihninin nasıl çalıştığını anladığında bunu fark edebileceksin.<br />
Mutluluğu arzulamak senin başka bir yere bakmana neden olur ve o zaman da kaçırır durursun. Mutluluk yaratılacak bir şey değildir; mutluluk sadece görülebilecek bir şeydir. O zaten mevcut. Tam şu anda mutlu olabilirsin, engin bir biçimde mutlu olabilirsin! - <strong>OSHO</strong></em></p>
]]></content:encoded>
</item>
<item>
<title><![CDATA[Zihin mi Dilden Dil mi Zihinden?]]></title>
<link>http://euzkan.wordpress.com/2007/01/09/zihin-mi-dilden-dil-mi-zihinden/</link>
<pubDate>Tue, 09 Jan 2007 05:06:53 +0000</pubDate>
<dc:creator>euzkan</dc:creator>
<guid>http://euzkan.tr.wordpress.com/2007/01/09/zihin-mi-dilden-dil-mi-zihinden/</guid>
<description><![CDATA[Dil zihnin bir yansımasıdır. En basit açıklamayla, insanlar düşüncelerini dili kullanarak di]]></description>
<content:encoded><![CDATA[<p>Dil zihnin bir yansımasıdır. En basit açıklamayla, insanlar düşüncelerini dili kullanarak diğer insanlara aktarırlar. Kişinin diğer bütün nesnelerle birlikte yer aldığı ve etkide bulunduğu gerçekler dünyasında nesneler devinim halindedir. Bu hareket zaman ekseni üzerinde, kişinin bakışı ve diğer kişilerin bakışlarıyla birlikte sonsuz sayıda “haber” doğurur. Cümleler gerçekler dünyasını izleyen zihnin ilettiği haberlerdir. Haberin diğer kişilerce de üreticisinin ilk baktığı gibi anlaşılıp anlaşılmadığını bilemeyiz. Nedeni, bunu öğrenmek için de aynı kanalı yani dili kullanmak zorunda oluşumuzdur. Böyle bir zorlamada dil karşılıklı belirsizlikler üretecektir. </p>
<p>Zihinleri birbirine asgari anlam unsuruyla bağlamayı hedefleyen dil, iletişimi başlatan kişinin haberi şekillendirme ve ifade etme gücü karşısında oldukça alçakgönüllü olmalıdır. Dil bir ortak kabullenmeler ve antlaşmalar bütünüdür. Adeta zihinleri birbirine anlatmaya çalışan bir arabulucudur. Zihin ise hiçbir sınırlama ya da kural kabul etmez. Ancak ikilem şudur ki, zihni bu derece güçlü ve bağımsız kılan soyutlayışa dil ile ulaşırız. Kavramlar arasındaki karmaşık ilişkileri dil olmadan ifade etmek mümkün müdür? Yanıt, sorudaki mantık hatasında gizlidir. “İfade etmek” ancak dil ile gerçekleştirilebilir. Peki, o halde soruyu şöyle soralım: Zihinde gerçekleşen soyutlamayı dilden bağımsız hale getirebilir miyiz? Buna bir yanıt aramadan önce soyutlamanın ne olduğuna bakalım.</p>
<p>Senaryo: İnsanlar güçlü bir dile sahip olmadıkları zamanlarda doğayla kurdukları iletişimi her nesil yeniliyorlardı. Nesnelere isim vermek, hatta sıfatlarla onları nitelemek ve temel fiillerle haberi oluşturmak doğanın bilgisine ulaşmak için yeterli değildi. Dilden bağımsız olan doğanın sistematiğini özümseyen bir yapı gerekiyordu. Bu yapı, o âna kadar aslında görünen gerçeğin ilkel bir takipçisi olmuş dilin içinden çıkacak ve dili de, onu yaratan zihni de şekillendirecekti. Algının kanallarından akıp durmakta olan verilerin bilgi makamına çıkarılmasını sağlamak için ilk basit adım atılmıştı. Nesneleri tanımak, nitelendirmek ve basit haberleri iletebilmek güçsüz bir dille mümkündü. Ancak algı yokken ya da eksikken haberi nasıl üretecek ve değerlendireceklerdi? Dilleri haberi ancak gerçekle doğrudan bir ilişkiye girerek edinmelerine ya da iletmelerine izin veriyordu. Varsayamıyorlardı ya da şeylerin durumlarını tasarlayamıyorlardı. İşte insanlık bunu başardığında çok büyük bir adım atmış oldu. Artık aktarılabilir bilgiye sahiptiler. Artık tasarılar da birer haber olabilirdi. Bu, düşüncenin doğması demekti. Böylece doğayı izlediler, öğrendiler, tasarladılar ve tecrübeleriyle tasarılarını sınayıp bilgiye ulaştılar. Ve bilimin geleneğine uygun şekilde bir şeyin başkalarınca tekrar keşfedilmesine gerek bırakmamak için bilgiyi hem aralarında yatay olarak hem de yetiştirdikleri nesillerle zamanda dikey olarak yaydılar.</p>
<p>Şimdi soruya geri dönelim. Üst düzey zihinsel işlevler, sınırlandırılmış ve konuşucuların ortalaması olmak gibi faydalı bir görevi üstlenmiş bir dil dışında gerçekleştirilebilir mi? Matematikçiler bununla ilgili bir girişimde bulunmuşlardı. Tabii bunu akıl yürütmeyi matematiğe yükleyerek gerçekleştirmeye çalışmışlardı. Ancak gözden kaçan şey, mantığı ve akıl yürütmeyi belirleyen zihnin deterministik olmayan bir sistemle yani dille üretilmiş olduğuydu. </p>
<p>Dil olmasaydı düşünce bugünkü karmaşıklığıyla var olabilir miydi? Yoksa dilden bağımsız bir düşünüş gücü mü dili doğurdu? Kısacası zihin mi dilden çıktı, dil mi zihinden?</p>
]]></content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>
